T ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 9.317 başlık/FaRk ile birlikte,
9.317 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(29/39)
- TEVZÎ'[< VEZ |çoğ. TEVZÎÂT] ile TEVZÎÎ[Ar.]
( Dağıtma/dağıtılma. | Herkese payını dağıtma, üleştirme. İLE Dağıtma, üleştirme ile ilgili. )
- TEVZİ ile TEVZİ BÜROSU
- TEXT MINING[İng.] değil/yerine/= ÖRÜT MADENCİLİĞİ
- TEXT :/yerine METİN
- TEYAKKUZ[Ar. < YAKAZA] değil/yerine/= SAKLIK/UYANIKLIK
( Uyanma, uykudan kalkma. | Uyanık olma, uyanıklık, açıkgözlülük. )
- TEYAKKUZ[Ar.] değil/yerine/= SAKLIK/ANIKLIK/UYANIKLIK
- TEYELLEMEK ile TEYELLENMEK ile TEYEL ile TEYELLİ ile TEYEL İPLİĞİ
- TEYEMMÜM[Ar.] ile İRÂDE[Ar.]
- TEYEMMÜM[Ar. < YEMAM] ile TEYEMMÜN[Ar. < YÜMN]
( Su bulunmayan yerde su niyetiyle toprak, kum vb. şeylerle abdest alma. İLE Uğur sayma, uğur olarak kabul etme. )
- TEYİD ile TASDİK
- TEYİT ETMEK/KONFİRME ETMEK değil/yerine/= DOĞRULAMAK/GEÇERLEMEK/GERÇEKLEMEK/ONAYLAMAK
- TEYİT MEKTUBU değil/yerine/= GEÇERLETKE
- TEYİT/KONFİRMASYON değil/yerine/= DOĞRULAMA/GEÇERLEME/GERÇEKLEME/ONAYLAMA
- TEYZE / KÜKÜ/Y[dvnlgttrk] ile/ve/||/<> ANNE
( [Biyolojik açıdan] Anneyle kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi/ye verilen ad. İLE/VE/||/<> Yaşama, karnında(uterus'ta/rahim'de) gelişerek başlanılan kişi. )
( AUNT vs./and MOTHER )
- TEYZE ile YENGE/BULA
( Annenin kız kardeşi ya da ablası. İLE Amca ya da dayının eşi.[< "yeni gelen" ya da "yanına gelen"] )
- TEYZEZÂDE[Tr. + Fars.]/KUZEN[İng. < COUSIN] değil/yerine/= TEYZENİN OĞLU
- TEZ ile/||/<> ANTİTEZ-SENTEZ
( Diyalektik yöntem )
( Georg Wilhelm Friedrich Hegel tarafından 1807 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1770-1831) (Ülke: Almanya) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Diyalektik, mutlak idealizm) )
- SAV/TEZ ile/ve/||/<>/> | ÖNSAV/HİPOTEZ ile/ve/||/<>/> KARŞISAV/ANTİTEZ | ile/ve/||/<>/> BİREŞİM/SENTEZ
( Sav. İLE/VE/||/<>/> | Varsayım[ispatta geçici olarak kabul edilen doğrular][faraziye]. İLE/<> Karşı Sav. | İLE/VE/||/<>/> Bireşim. )
- TEZ ile SAV
( Ödev. İLE Mantıkça sıkı dokunmuş bir çıkarımlar dizisinin vargı'sıdır. )
( THESIS "AS HOMEWORK" vs. THESIS )
- TEZ ile/ve/değil/||/<> SÖYLEM
- TEZ ile TAVIR
- TEZ[Fars.] ile TEZ[Fr.]
( Çabuk olan, hızlı. | Hızlı bir biçimde. İLE Sav. | Üniversitelerde öğrencilerin ya da öğretim üyelerinin hazırlayıp bazen bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel çalışma. )
- TEZ ile TEZ BERİ ile TEZ CANLI/LIK ile TEZ VAKİT ile TEZ VAKİTTE
- TEZ ile TEZLER ile REDDETMEK ile KÖTÜLÜK
( DISSERTATION vs. DISSERTATIONS vs. DISSERVE vs. DISSERVICE )
( رساله ile تز ile پايان نامه ile رسائل ile بدخدمت کردن ile بدخدمتي )
( RESALEH ile TEZ ile PAYAN NAMEH ile رسائل ile BADKHODAMAT KARDAN ile بدخدمتي )
- TEZAD ile ABES
- TEZAD ile AKS
- TEZAD ile/ve KOMİK
- TEZAD ile KONTRAST
( OPPOSITION vs. CONTRAST )
- TEZAD ile/ve/> MİZAH
( OPPOSITION vs./and/> COMEDY )
- TEZAD ile TAHDE TEZAD
- TEZAD ile TAHT-EL-TEZAD
- TEZÂD ile TENÂKUZ
( KARŞIT ile ÇELİŞİK/ÇELİŞKİ )
( ÇELİŞKİ/TENAKUZ: Hem nitelik, hem nicelik. )
- TEZAHÜR[< ZUHÛR] ile ...
( MEYDANA ÇIKMA, BELİRME, GÖRÜNME | BELİRTİ | BİRBİRİNE YARDIM ETME [İng. TO APPEAR] )
- TEZÂHÜR[Ar.] ile/<> TEBÂRÜZ[Ar.]
- TEZAHÜR ile/ve/||/<>/> TESİR
- TEZAHÜRAT ile NEŞELEN ile NEŞELİ ile NEŞELİ GÜN ile NEŞE ile ŞEREFE
( CHEER vs. CHEER UP vs. CHEERFUL vs. CHEERFUL DAY vs. CHEERFULNESS vs. CHEERS )
( فريادوهلهله آفرين ile دلخوشي دادن ile هلهله کردن ile ابرو گشادن ile دلباز ile دل زنده ile شنگول ile خرم ile متبسم ile خوش روي ile بشاش ile سرحال ile خوشدل ile انبساطي ile گشاده رو ile روز خرم ile شنگولي ile بهجت ile بشاشت ile شنگي ile انبساط ile خوشدلي ile بسلامتي ile هلهله )
( فريادوهلهله آفرين ile DELKHOSHY DADAN ile NPALELLEH KARDAN ile EBRO GOSHADAN ile DELBAZ ile DEL ZANDEH ile SHANGOL ile KHRAM ile MOTBASM ile KHOSH ROY ile BESHASH ile SARHAL ile KHOSHODEL ile ANBASATY ile GOSHADEH RO ile RUZ KHRAM ile SHANGOLY ile BACPEHJAT ile بشاشت ile SHANGY ile ANBASAT ile KHOSHODELY ile BASLAMETY ile NPALELLEH )
- TEZAT ile KONTRAST
( OPPOSITION vs. CONTRAST )
- TEZAT ile TEZATLI
- TEZÂYÛF/CONNOTER[Fr.] ile BİRBİRİNİ AYNI ANDA GEREKTİREN
( Birbirini aynı anda gerektiren. )
- TEZAYÜT[Ar.] değil/yerine/= ÇOĞALMA, ARTMA
- TEZBÎL[Ar.] ile TEZBÎR[Ar. < ZEBR | çoğ. TEZBÎRÂT]
( Toprağı gübreleme. İLE Yazma, yazılma. )
- TEZCAN, HALİM (İST. 1926 - 1972) :
( İnşaat müteahhitliği ile iş hayatına atıldı. Pek çok stadın çimlendirilmesi işini üstlendi. 2 dönem Sarıyer Spor Kulübü'nde başkan olarak görev yaptı. )
- TEZCAN, İLHAN (ZEKERİYAKÖY/SARIYER, 1936) :
( Eğitimci. İlkokulu Zekeriyaköy'de okudu. Eğitimine Köy Enstitüsünde okuyarak devam etti. Önce Kepirtepe, sonraları değişik nedenlerle Arife ve Düziçi Köy Enstitülerinde eğitimine devam etti ve öğretmen olarak meslek hayatına atıldı. Siirt Meleton Nahiyesi, İstanbul Rumelifener'i, Maden, Büyükdere Mehmet İpgin İlköğretim okullarında öğretmen olarak görev yaptı. 1977 - 1982 yılları arasında Sarıyer İlçesi İlköğretim Müdürü olarak görev yaptı. 1982 yılında Sarıyer Kaymakamlığına vekâleten baktı ve aynı yıl içinde emekli oldu. )
- TEZEHHUR[Ar.] ile TEZEHHÜR[Ar. < ZEHRE | çoğ. TEZEHHÜRÂT]
( Denizin köpürüp taşması. İLE Çiçeklenme. | [kimya] Çiçeksime, tuzlanma.[Fr. EFFLORESCENCE] | Üst derinin üstünde görülen ufak ufak kabarcıklar. )
- TEZEKKÜR[< ZİKR]:
HATIRA GETİRME | BİR KONUYU KONUŞMA -<
- TEZEKKÜR ile/ve/||/<>/> TEDEBBÜR
( Geçmişe yönelik. İLE/VE/||/<>/> Geleceğe yönelik. )
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- TEZELLÜL ile/değil/yerine/< TEVÂZÛ
( Aşağılanma. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Alçakgönüllülük. )
( "Alçakgönüllüğün" aşırısı ve sonu. İLE/DEĞİL/YERİNE/< ... )
- TEZELLÜL[Ar.] ile ZÜLL[Ar.]
- TEZELZÜL[Ar.] değil/yerine/= SARSILMA, SALLANMA
- TEZENELİ SAZLARDA:
[büyükten küçüğe] MEYDAN SAZI ile/ve DİVAN SAZI ile/ve KARA DÜZEN SAZ(BOZUK DÜZEN) ile/ve TAMBURA/DÜNBÜRE/DÜNBÛRE[Fars.] ile/ve BAĞLAMA ile/ve CURA ile/ve TAR
- TEZGÂH ile/ve/||/<> BANGO
- TEZGÂH[Fars. < DESTGÂH: Makine.] değil/yerine/= ELLEK
- TEZGÂH[Fars. < DESTGÂH] ile ISDAR/ISTAR
( Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa. | Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa ya da büfe. | Üzerinde genellikle el ya da küçük makinelerle iş görülen yapım aracı. | Tersane. | Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol. İLE Halı, kilim dokunan tezgâh. )
- TEZGAH ile KALİTE TESTİ
( BENCH vs. BENCHMARK )
( نيمکت ile محک )
( NEYMOKT ile MOHAK )
- TEZGÂHLAMAK ile DOLANDIRMAK
( Dokunacak bezi tezgâha yerleştirmek. | Bir iş için hazırlık yapmak, işe girişmek. | Yasal olmayan bir işi gerçekleştirmek için plan yapmak. İLE Dolanma işini yaptırmak. | Dolaştırmak. | Birini aldatarak parasını ya da malını elinden almak. )
- TEZGAHLAMAK ile TEZGAHLANMAK ile TEZGAHLAYABİLMEK ile TEZGAH ile TEZGAHÇI/LIK ile TEZGAH MENGENESİ
- TEZGÂHTAR ile ESNAF/SÛKA[Ar.]
( TEZGÂH[< Fars. DEST-GÂH: Dokuma aleti, atölye. | Zenginlik.] )
- TEZGÂHTAR ile "TEZGÂHTAR"
( Satışla uğraşan. İLE Üçkağıtçı. )
- TEZGÂHTAR ile VANDÖZ
( ... İLE Tezgâhtar kadın. )
- TEZGAHTAR/LIK ile TEZGAHTAR AĞZI
- TEZHİB'DE:
ZÂHRİYE ile/ve/||/<> BAŞLIK ile/ve/||/<> SER LEVHA ile/ve/||/<> HÂTİME ile/ve/||/<> CETVEL ile/ve/||/<> HARİTA ile/ve/||/<> MİNYATÜR
- TEZHÎP[< ZEHEB] ile/ve TASVİR/MİNYATÜR
( Altın sürme. | Yaldızlama. | Süsleme. İLE/VE .... )
- TEZHİP ile TEZHİPÇİ/LİK
- TEZHİP ile YALDIZ ile YALDIZ
( GILD vs. GILDER vs. GILDING )
( مطلا کردن ile مطلا کاري ile طلايي کردن ile طلا کار ile طلا کاري ile طلا کوبي )
( MOTLA KARDAN ile MOTLA KARY ile TALAYY KARDAN ile TALA KAR ile TALA KARY ile TALA KUBY )
- TE'ZÎN[< EZÂN]:
EZAN OKUTMA -<
- TEZKERE ile TEZKERECİ/LİK
- TEZKERE değil/yerine/= TÜMERLİK
- TEZKÎR[Ar.] ile TENBÎH[Ar.]
- TEZKİYE[< ZEKÂT] ile ...
( TEMİZ ETME (KUSURDAN), TEMİZE ÇIKARMA, AKLAMA, ARINMA | SORUŞTURARAK BİRİNİN İYİ HALLİ OLDUĞUNU MEYDANA ÇIKARMA )
- TEZLEMEK ile TEZLEŞMEK ile TEZLEŞTİRMEK
- TEZLİ ile TEZLİK ile TEZLİK FİİLİ ile TEZLİK EYLEMİ
- TEZVEREN DEDE SOKAK :
( Rumelihisar sokaklarından biridir. Tezveren Dede İstanbul'daki yatırlardan biridir. Bu nedenle sokağa "Tezveren Dede Sokak" ismi verilmiştir. )
- TEZVÎD ile/ve/||/<> TEZEVVÜD
( Yol için yiyecek/azık verme, azıklandırma. İLE/VE/||/<> Yol için yanına yiyecek/azık alma. )
- TEZVÎR[< ZEVR | çoğ. TEZVÎRAT] değil/yerine/= YALAN DOLAN | ARABOZUCULUK
- TEZYÎF[Ar. < ZEYF] ile/ve/||/<> İSTİHFAF[Ar.]
( Değersiz gösterme. | Alay etme. İLE/VE/||/<> Küçümseme, hor görme, tahkir. )
- TEZYÎF[Ar. < ZEYF] ile/ve/||/<> TAHKİR[Ar.]
( Değersiz gösterme. | Alay etme. İLE/VE/||/<> Aşağılama, onur kırma, onuruna dokunma. | Hakaret. )
- [ne yazık ki]
TEZYÎF[Ar. < ZEYF] değil/yerine/= DEĞERSİZ GÖSTERME | ALAY ETME
- TEZYÎN[< ZÎNET] ile TEZHİB
( Süsleme, süslenme, ziynetlen(dir)me. İLE Altın sürme. | Yaldızlama. | Süsleme. )
- TEZYİN ile TEZYİNİ ile TEZYİNİ SANAT
- TEZYİNAT[Ar.] değil/yerine/= SÜSLER/BEZEKLER
- TƏBLİĞ[Azr.] = PROPAGANDA[Tr.]
- TF-IDF/TERM FREQUENCY-İNVERSE DOCUMENT FREQUENCY[İng.] değil/yerine/= TERİM SIKLIĞI – TERS BELGE SIKLIĞI
- TF/TERM FREQUENCY[İng.] değil/yerine/= TERİM SIKLIĞI
- TG İLE TM İLE TC İLE TD ile/||/<> POLİMER GEÇİŞ SICAKLIKLARI
( Kritik termal geçiş noktaları. )
( Formül: Tg ~ 0.67 Tm (K) )
- TG İLE TM İLE TD ile/||/<> POLİMER GEÇİŞ SICAKLIKLARI
( Polimerlerin kritik sıcaklıkları. )
( Formül: Tg < Tm < Td )
- TGA ile/||/<> DSC
( TGA kütle kaybı termal İLE DSC ısı akışı faz geçişleri. )
( Formül: Δm İLE ΔH )
- TH1 İLE TH2 İLE TH17 İLE TREG ile/||/<> T HÜCRE ALT GRUPLARI
( CD4+ yardımcı T hücre türleri. )
( Formül: IFN-γ İLE IL-4 İLE IL-17 İLE TGF-β )
- TH1 ile/||/<> TH2
( Th1 hücresel bağışıklık virus İLE Th2 hümoral allerji. )
( Formül: Cell-mediated İLE humoral )
- THALES KURAMI ve/||/<> ÜÇGENLER KURAMI
( Piramidin yüksekliğini bulmak için yere dikilen bir çubuğun gölgesinin uzunluğunun, çubuğun uzunluğuna eşit olmasını beklemek ve o anda piramidin gölgesinin uzunluğunu ölçerek piramidin yüksekliğinin ölçülmesi. | Bir dik üçgende, dik açının tepe noktasından hipotenüse indirilen dikmenin, iki tarafında kalan iki üçgen, birbirine ve asıl üçgene benzer üçgenlerdir. VE/||/<> ... )
- THALES ve/||/<>/> ANAKSİMANDROS/ANAKSİMENDER
( ...[M.Ö. 624 - 546] VE/||/<>/> Thales'in öğrencisi.[M.Ö. 610 - 546/545] )
( Anaksimandros, dünyanın tepsi gibi değil küre gibi olduğundan ilk kuşkulanmış kişidir.[Dünyanın eğimini bile ölçmüştür.] )
( [2. | 3. | 4. | 5. | 6. | 7. dersler...] )
- THALES ile/ve/değil PARMENİDES
( İlk filozof, Thales değil Parmenides olarak kabul edilir. )
( PARMENİDES - PERİ PHYSEOS(DOĞA ÜZERİNE) )
- THAN :/yerine -DEN, -DAN (KARŞILAŞTIRMA)
- THANK YOU vs. NO, THANK YOU
- THANK :/yerine TEŞEKKÜR ETMEK
- THANKS :/yerine TEŞEKKÜRLER
- THAT and THAT
- THAT vs. THAT
- THAT :/yerine ŞU, O, Kİ
- (THE AWARE OF) FAST ALTERATION vs. (THE AWARE OF) SLOW ALTERATION
- [not] THE BEAUTIFUL vs. WHICH/WHAT I WOULD LIKE TO
- THE FREEDOM vs./and CAPTIVITY OF THE FREEDOM
- [not] THE LOVE/HATE OF HISTORY vs. INFORMATION/KNOWLEDGE OF HISTORY
- THE MEANINGS OF THE WORDS
- THE MOST vs. UNIQUE
- THE PERSON DOES NOT TO TALK BY/IN THE WISDOM vs. THE PERSON DOES NOT TO TALK IN IGNORANCE
- (not THE REST) THE REST OF
- THE SELF OF ... vs. THE REASON OF ...
- THE THING, IF HAPPENS, WOULD NOT BE A PROBLEM vs. THE THING, WHICH WOULD BE BETTER IF NOT HAPPENS
- THE TRUMAN SHOW ve/<>/> ASCENSION
( Film.[Jim Carrey] VE/<> Dizi.[3 bölüm] )
- THE :/yerine (BELİRLİ ARTİKEL)
- THEATER :/yerine TİYATRO
- THEIA ile/ve/||/<> DÜNYA
( İlgili konuşmayı izlemek için burayı tıklayınız... )
- THEIR :/yerine ONLARIN
- THEM :/yerine ONLARI, ONLARA
- THEME :/yerine TEMA
- THEMSELVES :/yerine KENDİLERİ
- THEN :/yerine SONRA, O ZAMAN
- THEORIA ile TEMÂŞÂ
( Şey'i sürecin dışına çıkarmak. İLE Şey'i sürecin içinde görmek. )
( İdrakle bütüne bakmak. )
( Vicdanla/Zihinle bütüne bakmak. )
( İhsas/duygu. İLE İdrak. )
( Metafizik. İLE "Mistik." )
( Holistic. vs. Universal. )
- THEORY vs. PRACTICE
- THEORY vs. SCENARIO
- THEORY :/yerine TEORİ
- THEORY vs./and UTOPIA
- THEOTOKOS/PANAGİA MANASTIRI :
( Rumelikavağı'nın Mavramolos (Karataş) mevkiinde Hıristiyanlık döneminde Meryem Anaya sunulan Theotokos (Panagia) manastırı yapıldı. Burada Meryem Ana Kilisesinin günü olan 15 Ağustosta büyük panayır kurulurdu. Zamanla kilise yıkıldı. 1617'de iki hücrelik kısmı kaldı. Manastır ve kilise 1690'da yeniden yaptırıldı ise de Osmanlı yönetiminden izin alınmadan yaptırıldıkları için Damat Şehit Ali Paşa tarafından yıktırıldılar. )
- THERAPY :/yerine TERAPİ
- THERAVADA ile ...
( "Eskilerin Okul Sistemi". Pirlerin Öğretisi adı da verilen Güney Budizmi. Budizm'in başlangıçtaki durumuna benzerliğini yitirmemiş olan Budist Mezhebi. Budizm'in Ortodoks ve orijinal biçimi olarak kabul edilir. Özellikle Seylan, Burma, Tayland, Laos ve Chittagong'da uygulanmaktadır. )
- THERAVADA ile/||/<> MAHAYANA ile/||/<> VAJRAYANA
( Eskilerin Okul Sistemi. Pirlerin Öğretisi. Budizm'in başlangıçtaki durumuna benzerliğini yitirmemiş olan Budist Mezhebi. @@ Büyük Araç/Yol. Budizmin iki ana kolundan biri. Çin, Tibet, Japonya gibi kuzey Asya ülkelerinde yaygındır. @@ Elmas Araç/Yol. Tibet ve Moğolistan'da yaygın olan bir Mahayana Budizmi okulu. )
- THERE :/yerine ORADA
- THEREFOR vs. THEREFORE
- THEREFORE :/yerine BU NEDENLE
- THERMOPHİLE İLE PSYCHROPHİLE İLE HALOPHİLE İLE ACİDOPHİLE ile/||/<> EKSTREMOFİLLER
( Ekstrem ortam organizmaları. )
( Formül: Tmax = 122°C )
- THERMOPLASTİC İLE THERMOSET İLE ELASTOMER ile/||/<> POLİMER SINIFLARI
( Temel polimer malzeme türleri. )
( Formül: Tg < T < Tm )
- THESAURUS[İng.] değil/yerine/= EŞANLAMLILAR SÖZLÜĞÜ, KAVRAM DİZİNİ
- THESE :/yerine BUNLAR
- THESIS "AS HOMEWORK" vs. THESIS
- THETA ÇÖZÜCÜ ile/||/<> İYİ ÇÖZÜCÜ
( Theta Χ = 0.5 ideal, iyi Χ < 0.5 genişleme. )
( Formül: Flory İLE excluded volume )
- THETA FUNCTİON ile/||/<> ETA FUNCTİON
( Theta θ(z,τ) quasi-periodic, eta Dedekind η(τ). )
( Formül: Quasi-periodic İLE modular form )
- THEY :/yerine ONLAR
- THICK :/yerine KALIN
- THIN :/yerine İNCE
- THING ile ENTITY
- THING :/yerine ŞEY
- THING vs./and/<> THINK
- THINK :/yerine DÜŞÜNMEK
- THINKING :/yerine DÜŞÜNME
- THIRD :/yerine ÜÇÜNCÜ
- THIRTY :/yerine OTUZ
- THIS vs. THAT
- THIS vs. THAT vs. IT
- THIS vs. THIS EXIST TOO
- THIS :/yerine BU
- THOMAS HENRY HUXLEY ile
( 04 Mayıs 1825 - 29 Haziran 1895 İLE 26 Temmuz 1894 - 22 Kasım 1963 )
- THOMAS PAINE ile/ve/||/<>/>< EDMUND BURKE
- THOMAS YOUNG
- THOSE :/yerine ŞUNLAR
- THOUGH :/yerine RAĞMEN, GERÇİ
- THOUGHT vs. ATTENTION
- THOUGHT vs. BELIEF
- THOUGHT ECHO/ÉCHO DE LA PENSÉE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE YANKILANMASI
- THOUGHT vs. EMOTION
- THOUGHT :/yerine DÜŞÜNCE
- THOUGHTLESSNESS vs. NOT ABLE TO THINK
- THOUGHT/TO THINK WITHOUT ACTION vs. THOUGHT/TO THINK IN ACTION
( THOUGHT/TO THINK IN ACTION instead of THOUGHT/TO THINK WITHOUT ACTION )
- THOUSAND :/yerine BİN
- TRAK/THRAK TANRILARI ile/ve YUNAN TANRILARI
- THREAT :/yerine TEHDİT
- THREATEN :/yerine TEHDİT ETMEK
- THREE :/yerine ÜÇ
- THRESHOLD[İng.] değil/yerine/= EŞİK DEĞER
- THRILL vs. SHIVER vs. RIGOR vs. VIBRATION
- THROAT :/yerine BOĞAZ
- THROUGH :/yerine İÇİNDEN, BOYUNCA
- THROUGHOUT :/yerine BOYUNCA
- THROW :/yerine ATMAK, FIRLATMAK
- THUS :/yerine BÖYLECE
- Tİ ile Tİ BORUSU ile Tİ İŞARETİ
- T'I ve/ile YUNG ve/ile ...
( Madde ve görev. T'I evrensel zihin, madde, biçimsiz, maddi olmayan, algılanamayan. YUNG ise onun görevi. )
- TIA/TRANSIENT İSCHEMIC ATTACK TRANSIENT[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK ATAK, GEÇİCİ YETERSİZ KANLANMA ATAĞI
- TİARA ile ...
( Papalık'ın simgesi olan üç katlı taç. )
- TIBÂ[Ar. < TAB] ile TIBÂA[Ar.]
( Yaradılışlar, âdetler. İLE Kılıç yapma zanaatı. | Kitap vs. basma işi. )
- TIBBEN[Ar.] ile TIBBÎ[Ar.]
( Hekimliğe uygun olarak, hekimliğin gösterdiği yolda. İLE Hekimliğe özgü, hekimlikle ilgili. | Hekimce. )
- TIBBEN/TIBBÎ değil/yerine/= SAĞCA/SAGCIL
- TIBBİ İLÜSTRASYON/MEDICAL ILLUSTRATION[İng.] değil/yerine/= TIBBİ GÖRSELLEME
- TIBBİ/MEDICAL[İng.] değil/yerine/= TIP İLİŞKİLİ
- TIBBİ ile TIBBİ ATIK
- TIBBİYE ile TIBBİYELİ/LİK
- TİBET BUDİZMİ'NDE:
KASİD ile/ve SAGYA ile/ve NINGMA ile/ve GELUGBA
( Beyaz Nilüfer Grubu. İLE/VE Çiçek Grubu. İLE/VE Kırmızı Grubu. İLE/VE Sarı Grubu. )
- TİBET MANDALASI ile/ve/||/<> HİNT MANDALASI
( )
- TİBET ile ...
( TANRI EVİ )
- TİBET ve TEBES (MISIR)
- TİBETLİ ile TİBETÇE ile TİBET ÖKÜZÜ ile TİBET SIĞIRI
- TIC/MEDICAL MONİTORING DEVICE[İng.] değil/yerine/= TIBBİ İZLEME AYGITLARI
- TİCÂNÎ ile TİCÂNÎ
( Yobaz, gerici. İLE Kuzey Afrika'da kurulmuş bir tarikat ve bu tarikattan olan kişi. )
- TİCARET, BİLİM VS. ile SANAT ve FELSEFE
( Ortalama akıl, yeterlidir. İLE Ortalama akıl, yetmez. )
- TİCARET:
T ile/ve/||/<> İ ile/ve/||/<> C ile/ve/||/<> A ile/ve/||/<> R ile/ve/||/<> E ile/ve/||/<> T
( Tecrübe/deneyim. İLE/VE/||/<> İtibar/saygınlık. İLE/VE/||/<> Cesaret. İLE/VE/||/<> Risk. İLE/VE/||/<> Emek. İLE/VE/||/<> Tedbir. )
- TİCARET ile/ve BİLGİ
- TİCARET ve/= HİDÂYET
- TİCARET ile/değil KAÇAKÇILIK
- TİCARET ile REKLAM ile TİCARİ FİRMA ile TİCARİLEŞTİRMEK
( COMMERCE vs. COMMERCIAL vs. COMMERCIAL FIRM vs. COMMERCIALIZE )
( تجارت ile بازرگاني ile تجارتي ile تجارتخانه ile تجارتي کردن )
( TAJART ile BAZORGANY ile تجارتي ile TAJARTAKHANEH ile TAJARTY KARDAN )
- TİCARET ile/ve/||/<> TASAVVUF
- TİCARET ile TİCARET ODASI ile TİCARET FİLOSU ile TİCARET GEMİSİ ile TİCARET LİMANI ile TİCARET SİCİLİ ile TİCARET ATAŞESİ ile TİCARET BORSASI ile TİCARET MERKEZİ ile TİCARET İŞLETMESİ ile TİCARET MAHKEMESİ ile TİCARET COĞRAFYASI
- TİCARET ile/ve/||/<> TÜZE
- TİCARETGÂH/TİCARETHANE değil/yerine/= TECİMEVİ
- TİCARETLE İLGİLİ İLK KİTABI YAZAN:
BENKO KOTRULCIC
( Dünyada, ticaretle ilgili ilk kitabı 1345'te yayımlayan kişi, Dubrovnik'li Benko Kotrulcic'dir. )
- TİCARETLE KAZANILAN PARA (-NIN RİSK EDİLMESİ) ile EMEKLE KAZANILAN PARA (-NIN RİSK EDİLMESİ)
- TİCARETTE:
PARA ARTIRMAK değil/yerine ÜRÜN ARTIRMAK
- TİCARİLEŞMEK ile TİCARİ ile TİCARİ DAVA ile TİCARİ ATAŞE ile TİCARİ UNVAN ile TİCARİ TÜKETİM
- TICKET vs. INVITATION
( ÇOK FAZLA vs. AŞIRI DERECEDE ÇOK )
- TICKET :/yerine BİLET
- TICKET vs. INVITATION
- t.i.d.[Lat. < TER IN DIE] değil/yerine/= GÜNDE 3 KEZ
- TİDAL VOLÜM/TIDAL VOLUME[İng.] değil/yerine/= SOLUK OYLUMU/HACMİ
- TIDAL VOLUME ile ...
( Bir hayvanın her soluk alış-verişinde aldığı havanın hacmi. )
- TIDAL[İng.] değil/yerine/= GEL-GİTSEL
- TİDU = MARDİN
- TIE :/yerine BAĞLAMAK, KRAVAT
- TIFIL[Ar. < TIFL | çoğ. ETFÂL] değil/yerine/= KÜÇÜK ÇOCUK
- TİFO[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KARAHUMMA
( Kirli sularda, bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan, mikroplarla oluşan, ortalama üç hafta süren, ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı. )
- TİFO ile/||/<> KOLERA
( Salmonella typhi bakterisinin neden olduğu, ateş ve karın ağrısı ile ilişkili bir bulaş. İLE/||/<> Vibrio cholerae bakterisinin neden olduğu, şiddetli sürgün ve dehidrasyon ile ilişkili bir bulaş. )
- TİFTİKLENMEK ile TİFTİK ile TİFTİK KEÇİSİ ile TİFTİK TİFTİK
- TİFÜS[Fr.] değil/yerine/= LEKELİHUMMA
( Bitle geçen, ortalama 15 gün süren, gövdede pembe lekelerle beliren, ateşli ve tehlikeli bir sayrılık. )
- TİG/DİAGNOSTIC-RELATED GROUPS[İng.] değil/yerine/= TANI İLİŞKİLİ ÖBEKLER
- TIĞ ile BİZ
( ... İLE Katı bir şeyi dikerken iğne geçirilecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uclu ve ağaç saplı araç. )
- TIĞ ile MEKİK[Fars.]
( ... İLE El ya da otomatik dokuma tezgâhlarında, atkı ya da argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. | Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç ya da plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. )
- TIGHT :/yerine SIKI
- TÎHÛ[Fars.] ile ...
( Çil kuşu. )
- TIK TIK (ETMEK)
- TİK/TIC[İng./Fr.] değil/yerine/= SEĞİRCE/SEĞİRTİ
- TİK ile TİKE ile TİK TAK ile TİK AĞACI ile TİKE KEBABI
- TIKA-BASA (YEMEK, DOLDURMAK)
- TIKAÇ ile/ve/değil/yerine/>< TAÇ
- TIKAÇLAMAK ile TIKAÇLANMAK ile TIKAÇ ile TIKAÇLI ile TIKAÇSIZ
- TIKAMA KURALI ile ...
( BLOCKING RULE )
- TIKAMA ile TIKAMALI
- TIKAMAK ile TIK ile TIĞ ile TIKALI ile TIK TIK ile TIKA BASA
- [ne yazık ki]
TIKANIKLIK ile/ve/||/<> KISIR DÖNGÜ
- TIKANIKLIK ile TIKALI ile TIKALI SÜT
( CLOG vs. CLOGGED vs. CLOGGED MILK )
( گرفتگي ile گير ile زيادي پرکردن ile باز نشدني ile گرفته ile شير لخته شده )
( GARAFTAGY ile GYR ile ZYADY PORKARDAN ile BAZ NESHODANY ile GARAFTEH ile SHYR LAKHTEH SHODEH )
- TIKANIKLIK ile TIKANIKLIK ile TIKANIKLIK
( CONGEST vs. CONGESTATION vs. CONGESTION )
( گرفته کردن ile تراکم ile احتقان )
( GARAFTEH KARDAN ile TARAKAM ile EHTEGHAN )
- TIKANMA ile/ve/||/<> ENGELLENME
- TIKANMAK ile TAKILMAK
- TIKANMAK ile TIKANABİLMEK ile TIKANIVERMEK
- TIKANMAK ile/ve/||/<>/>/< TÜKENMEK
- TIKAYABİLMEK ile TIKAYIVERMEK
- TİKEL = CÜZ'Î = PARTICULAR[İng., İsp.] = PARTICULIER[Fr.] = PARTIKULAR[Alm.] = PARTICULARIS[Lat.]
- TİKEL ile/ve/||/<>/< EVRENSEL
- TİKEL ile/ve/<> TÜMEL
( Dışarıda. İLE/VE/<> Zihinde. )
( Zihin ile. İLE/VE/<> Akıl ile. )
(1996'dan beri)