Bugün[28 Mart 2026]
itibarı ile 3.881 başlık/FaRk ile birlikte,
3.881 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(8/17)


- SAF/LIK ile/ve/değil İYİ NİYETLİ/LİK


- SAF/LIK ile KATIŞIKSIZ/LIK, KATIKSIZLIK

( PURE vs. UNADULTERATED )


- SÂF/SAFF[Ar. çoğ. SUFÛF] ile SÂF/SÂFÎ[Ar. < SAFÂ, SAFVET] ile SAFH[Ar.]

( Dizi, sıra, camide cemaatin sırası. İLE Temiz, katkısız, karışık olmayan, halis. | Bön, kolay aldanabilen, kurnazlığa aklı ermeyen. İLE Yüz çevirme. | Affetme, suç bağışlama.[AFV] )


- SAF/TEMİZ":
ÇOCUKLAR ve/||/<> ŞEHİTLER


- SAF ile/ve/||/<> A PRIORI

( Ampirik deneyimden gelmeyen. İLE/VE/||/<> Ampirik deneyim ile birlikte geçerli/var/kaim olsa da evrensel ve zorunlu olan. )


- SAF ile/ve/||/<> ALIK


- SAF ile/ve ANLAMLI

( PURE vs. MEANINGFUL )


- SAF ile DEĞERSİZ

( Kişiler, kendini ya da başkalarını beslerken, saf ve anlamlıyla, değersizi birbirinden ayırd etmeyi bilmelidir. )

( PURE vs. WORTHLESS )


- SAF ile/ve/< SADE[Fars. < SÂZEC]

( Bir maddenin, kavramın ve/ya da ...'nın kendi özünden/doğasından uzaklaşmadığı kadar ve dışarıdan etkilenmediği derecede bulunduğu hal. İLE/VE Bir maddenin ve/ya da kavramın etkilendiği dış faktörlerin olabildiğince alt seviyede/kıvamda tutulup, fazlalılığa/aşırılığa/lükse gitmeme/kaçmama hali. )

( Sadelikten şaşmamak doğrudur. )

( Saflaşın, dikkatli ve uyanık olun, hazır bulunun. )

( Be pure, be alert, keep ready. )

( PURE vs./and SIMPLE )


- SAF ile/ve/değil/||/<> SAFA YATAN


- SAF ile SAFİ ile SAF SU ile SAF DIŞI/LIK


- SAFAHAT[< SAFHA]:
EVRELER, SAFHALAR -<


- SAFAHAT ile SEFAHAT

( Evreler, safhalar. İLE Eğlenceye düşkünlük. | Uçarılık. )


- ŞAFAK[Ar. < ŞEFAK] değil/yerine/= TAN

( Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık. )


- ŞAFAK ile/ve/||/<> KOZMİK ŞAFAK


- ŞAFAK ile ŞAFAK PEMBESİ


- SAFARİ ile SAFARİ

( Afrika'da yapılan doğal yaşam ve hayvanlar gezisi. İLE Kedi. )


- SAFDİL[Fars.] ile/= SAFDERUN[Fars.]

( Kolayca aldatılan. )


- SAFDİL/LİK ile SAFDİLLİ/LİK


- SAFE :/yerine GÜVENLİ


- SAFETY :/yerine GÜVENLİK


- SAFF[Ar. çoğ. SUFÛF] ile SÂF[Ar.]

( Dizi, sıra. İLE Sade, arı, katıksız. | Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen. )


- SAFF[Ar.] ile GUFRÂN[Ar.]


- SAFFLORITE[İng.] ile/değil/yerine/= SAFLORİT


- SAFHA[Ar.]/MERHALE[Ar. < RİHLET]/FAZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= EVRE/AŞAMA

( Bir olayda, birbiri ardınca görülen ve/ya da beliren, gelişen değişik durumların her biri. | Menzil, konak, aşama. | İki menzil, konak arası. | Bir günlük yol. )


- SAFHA[Osm.] / PHASE[İng.] / PHASE[Fr.] / PHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= EVRE, FAZ


- SAFHA ile/değil/yerine AŞAMA


- SAFHINI BELİRLEMEK/BİLMEK ile/ve SAF OLMAK/KALMAK


- SAFİ BABA :

( Horasan'dan İstanbul kuşatmasında bulunmak için gelen Cihat Erlerinden biridir. Ayrıca Çamlıca da İvaz Baba, Beykoz da Yuşa'a Tepesinde Arkam Baba, Eyüp Sultan tepesinde Karyağdı Baba, Sütlücede Kömürcü Evliyası, Yedikule'de Eryek Baba, Merdivenköy de Şahkulu Sultan, Yıldız Baba Yıldız Hamamı mevkiinde, Tezveren Dede, Vezirhanı altında Ali Baba (Fatih Erlerindendir), Ayasofya'da Sancaktar Baba, Ayasofya'daki hamamın dibinde Salcı Baba yine aynı yerde Şücâüddin ve Cihangir'de Sakabaşı cihat erlerindendir. Safi Baba ve diğerleri İstanbul'un fethinden sonra erenlerden sayılmışlar, çoğu Bektaşi efsanelerine geçmiştir. )


- ŞÂFİ'[Ar. < ŞEFÂAT] ile ŞÂFÎ[Ar. < ŞİFÂ] ile ŞÂFİÎ[Ar.] ile ŞÂFİÎ[Ar.]

( Şefaat eden, hatalı kişinin affı için araya girip yalvaran. İLE Hastayı iyi eden, şifa veren. | Yeter görünen, kifâyet eden. İLE İmam-ı Şâfiî mezhebinden olan kişi. İLE Dört mezhepten birinin imamı olan kişi. [İdris][Hicrî: 150 - 204] )


- SAFÎHA ile ...

( Düz, yassı yüz. | Madeni levha, sac. )


- SÂFİL[Ar.] ile SÂFİL[Ar.]

( Aşağı, alçak. İLE Çökelek, tortu. )


- SÂFİR[Ar. < SEFER | çoğ. SÜFFÂR] ile SAFÎR[Ar.]

( Yola çıkmaya hazır, yolcu. | Yazıcı, kâtip. İLE Islık. | İnce, güzel ses. | Islığımsı ses. | Gök yakut. )


- SAFİR değil/yerine/= GÖKÇETAŞ


- SAFİR değil/yerine GÖKYAKUT

( Mavi renkli, değerli bir korindon türü. )


- SAFİR ile/||/<> KUNZİT

( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )


- SAFİR ile SAFİR MAVİSİ


- SAFİR ile/||/<> TANZANİT

( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Mavi ve mor tonlarında bir zoisit türü. )


- SAFİR ile/||/<> TURMALİN

( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )


- SAFİR ile/||/<> ZİRKON

( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir taş. )


- SAFİYE ve/||/<>/> TASFİYE


- SÂFİYET (AHLÂKI) ile/ve/> İRFANİYET (AHLÂKI) ile/ve/> AŞK (AHLÂKI)

( Saflaşmadıkça, kapı/lar açılmaz. )

( MORALS OF PURITY vs./and MORALS OF WISDOM vs./and MORALS OF LOVE )


- SÂFİYET ile/ve/||/<>/> İRFÂNİYET

( Kendinde/içten. İLE/VE/||/<>/> Ustadan/dışarıdan. )


- SAFİYET ve/||/<> SAMİMİYET


- SAFLAŞMA ile/ve/< ARINMA

( Durum. İLE/VE/< Yöntem. )

( Saflaşın, dikkatli ve uyanık olun, hazır bulunun. )


- SAFLAŞMA ile/ve/> İNCELME

( PURIFY vs./and/> TO BE REFINED )


- SAFLAŞMA ile/ve/değil/yerine/<> YALINLAŞMA


- SAFLAŞMAK ile SAFLAŞTIRMAK ile SAFLAŞTIRILMAK


- SAFLIK" ile/ve/değil/yerine/||/<> TESLİMİYET


- SAFLIK ile HOŞGÖRÜ

( PURITY vs. TOLERANCE )


- SAFLIK ile SAF

( CREDULITY vs. CREDULOUS )

( ساده لوحي ile زودباوري ile زودباور ile ساده لوح )

( SADEH LOHY ile ZUDBAVARY ile ZUDBAVAR ile SADEH LOH )


- SAFLIK ile SAF

( GULLIBILITY vs. GULLIBLE )

( گول خوري ile زود باوري ile فريب خوري ile گولخور ile ساده لوح )

( GOL KHORY ile ZUD BAVARY ile FARYBE KHORY ile GOLKHOR ile SADEH LOH )


- SAFRA[İt.] ile SAFRA

( Gemileri ve her boyda deniz aracını, dengede tutmak istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için, dip bölümlerine konulan ağırlık. | Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek ya da inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. | Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kişi. İLE Öd. )


- SAFRA ile CESUR ile YİĞİTLİK ile HUYSUZLUK ile GALERİLENMİŞ ile GALERİ ile GALLİKLİK ile FRANSIZLAŞMAK ile GALLİKOL ile SAFRA TAŞI

( GALL vs. GALLANT vs. GALLANTRY vs. GALLEDNESS vs. GALLERIED vs. GALLERY vs. GALLICISM vs. GALLICIZE vs. GALLICOLOUS vs. GALLSTONE )

( زرد آب ile دلاوري کردن ile زن باز ile زن نواز ile زن نوازي ile پوست رفتگي ile موزه دار ile سالن ile جاي ارزان ile لژ بالا ile اطاق موزه ile نگارستان ile نگارخانه ile گالري ile فرانسوي مآبي ile فرانسوي مآب شدن ile موجد مازو ile مازوساز ile سنگ صفرا )

( ZARD AB ile DELAVARY KARDAN ile ZAN BAZ ile ZAN NAVAZ ile ZAN NAVAZY ile POOST RAFTAGY ile MOZEH DAR ile SALEN ile JAY ARZAN ile LOZH BALA ile OTAGH MOZEH ile NEGARESTAN ile NEGARKHANEH ile GALERY ile FARANSOY MAABY ile FARANSOY MAAB SHODAN ile MOJED MAZO ile مازوساز ile SANG SAFARA )


- SAFRA ile SAFRAN ile SAFRALI ile SAFRASIZ ile SAFRA SUYU ile SAFRA TANKI ile SAFRA KESESİ ile SAFRA YEŞİLİ


- SAFRAN[Ar. < ZAFERÂN] ile ASPUR[Ar. < USFUR]

( Süsengillerden, baharda çiçek açan, 20-30 santimetre boyunda, soğanlı bir kültür bitkisi. | Bu bitkinin tepeciklerinin kurutulmasıyla elde edilen, bazı yiyecek ve içeceklere tat, koku ve sarı renk vermekte kullanılan toz. İLE Yalancı safran. )

( CROCUS SATIVUS cum ... )


- SAFRAN[Ar.] ile HİNTSAFRANI/ZERDEÇAL[Fars.]

( Süsengillerden, baharda ççek açan, küçük bir bitki. | Bu bitkinin tepeciklerinin kurutulmasıyla elde edilen, bazı yiyecek ve içeceklerde tat, koku ve sarı renk vermekte kullanılan toz. İLE Zencefilgillerden, köksaplarından safranı andıran, boyalı bir madde çıkarılan, yaprakları sivri uclu, çiçekleri sarı renkte bir bitki. )

( CROCUS cum CARCUMA LONGA )


- SAFRAN/KÜRKÜM[dvnlgttrk] ile/ve HASPİR


- SAFRAN ile YALANCISAFRAN

( ... İLE Bileşikgillerden, çiçekleri safrana benzeyen bir bitki. )

( ... ile ASPUR )

( ... cum CARTHAMUS TINCTORIUS )


- SAFSATA ile HURÂFE


- SAFSATA ile SAFSATACI/LIK


- SAFSATA ile/ve/||/<> TATAVA

( Boş, temelsiz, asılsız söz. İLE/VE/||/<> Çok fazla söz. )


- SAFSATA ile TOTOLOJİ

( Belirli bir niyet üzere uyarlanmışlık da vardır. İLE ... )


- SAFSATA ile/ve/||/<> TUTARSIZLIK


- Safsatasız KONUŞ!!!


- ŞAFT[İng. SHAFT] ile ŞAFT

( Bir makinenin dönme hareketini, öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler ya da pervane bağlanan demir mil. İLE Bilardoda, ıstaka çeşidi. )


- SAFV[Ar.] ile SAFVET[Ar.]


- SAĞ AKCİĞER ile/ve SOL AKCİĞER

( 3 bölüm[lob] vardır.[üst-orta-alt] İLE/VE 2 bölüm[lob] vardır.[üst-alt] )


- SAĞ SALİM değil/yerine/= SAĞ SAĞLAM/SAĞ ESEN/ESENLİKLE


- SAĞ-SALİM (GİTMEK, ULAŞMAK, DÖNMEK)


- SAĞ-SOL


- SAĞ/SOL BEYİN değil SAĞ/SOL YARIMKÜRE


- SAĞ ile ...

( ULVİYYET | YEMÎN )


- SAĞ ile/ve/||/<>/> SELÂMET

( Sen. İLE/VE/||/<>/> Ben. )


- SAĞ ile/ve SOL

( Kalbin olduğu taraf soldur. )

( REST ile/ve ÇEP )

( Arkadan biri ittiğinde ilk atılan adım/ayak, hangi tarafta daha yoğun/öncelikli olduğunuzun göstergesi olabilir. [özellikle snowboard'ta]
RIGHT vs./and LEFT )


- SAĞ ile ZAĞ/KILAĞI

( ... İLE Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın, keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları. )


- SAĞA ÇEKMEK ile KENARA ÇEKMEK


- SAĞA DALLANMA ile ...

( RIGHT BRANCHING )


- SAĞA SOLA (SORMAK, BAKMAK)


- SAĞAK ile ...

( Dirsek ile bilek arası ya da diz topuk arası. )


- SAĞALMAK ile SAĞALTMAK


- SAĞALTIM AMAÇLI ile/ve/değil/||/<>/> GELİŞ(TİR)ME AMAÇLI


- SAĞALTIM:
DAVRANIŞÇI ve/ya da BİLİŞSEL ile/ve/||/<> DİNAMİK ile/ve/||/<> VAROLUŞÇU


- SAĞALTIM/PSİKOTERAPİ ile/ve/||/<> ANALİTİK SAĞALTIM/PSİKOTERAPİ

( )


- SAĞALTIM/PSİKOTERAPİ ile/ve/||/<>/> PSİKANALİZ


- SAĞALTIM/PSİKOTERAPİ ile/değil/yerine SOHBET

( Çağrışımsal. İLE/DEĞİL/YERİNE Sanatsal. )


- SAĞALTIM/TEDAVİ[Ar.]:
AYAKTA ile/ve/||/<>/> YATARAK


- SAĞALTIM/TEDAVİ ile/||/<> REHABİLİTASYON

( Sayrılığın iyileştirilmesi için yapılan etkiler. İLE/||/<> Sayrının eski işlevselliğine kavuşması için yapılan destekleyici çalışmalar. )


- SAĞALTIM/TERAPİ ÜCRETİNDE İNDİRİM:
DİNAMİK/ANALİTİK ile/değil BİLİŞSEL/DAVRANIŞSAL

( Olmaz! İLE (belki/bazen) Olabilir. )

( Bütçesi uygun olmayanlar, indirim istemez fakat ve ne yazık ki özellikle bütçesi/gelir seviyesi uygun/yüksek olanlar, indirim isterler. )


- SAĞALTIM/TERAPİ:
TEK KİŞİLİK ile/ve/||/<> İKİ KİŞİLİK


- SAĞALTIM ile/ve/değil/||/<>/< DAYANIŞMA


- SAĞALTIM ile SAĞALTICI/LIK


- SAĞALTIMDA/TERAPİDE:
TIBBÎ ile/ve/||/<> DAVRANIŞSAL ile/ve/||/<> BİLİŞSEL ile/ve/||/<> DUYGUSAL


- SAĞALTIMLAR'I/TERAPİLER('İ)


- SAĞANAK ile/ve BORAN

( Birdenbire başlayan, genellikle kısa süren, şiddetli yağmur. İLE/VE Yel, şimşek ve gökgürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava. )


- SAĞANAQ[Azr.] = KASNAK, ÇEMBER[Tr.]


- SAĞANLAR -ile

( Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının, gökkuzgunumsular takımının bir alttakımı. )


- SAĞAR ile/değil SAĞIR

( Sağma işlemi yapan. İLE/DEĞİL Duymayan/işitmeyen kişi. )


- SAĞDAN, SOLA DOĞRU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SAĞDAN, KALBE DOĞRU


- SAĞDIÇ/LIK ile SAĞDIÇ EMEĞİ


- SAĞDIK ile/değil SADIK


- SAĞDUYU ve/<> DENGE


- SAĞDUYU ile DUYARLILIK

( AKL-I/HİSS-İ SELÎM ile HASSASİYET )


- SAĞDUYU = HASSE-İ SELİME = GOOD SENSE[İng.] = BON SENS[Fr.] = GESUNDER VERSTAND[Alm.]


- SAĞDUYU ile SAĞDUYULU/LUK


- SAĞDUYU ile/ve/||/<> SAĞGÖRÜ

( Doğru, akla uygun yargılar verme yeteneği. | Doğru ile yanlışı birbirinden ayırma ve doğru yargılama gücü. İLE/VE/||/<> Gerçekleri, yanılmadan görebilme yeteneği. )


- SAĞGÖRÜ ile SAĞGÖRÜLÜ/LÜK ile SAĞGÖRÜSÜZ/LÜK


- SAĞI ile/ve GUANO[İsp. < Peru dilinden]

( Kuş gübresi. İLE/VE Denizkuşu gübresi. )


- SAĞILMAK ile SAĞIRLAŞMAK ile SAĞI ile SAĞIM/LIK ile SAĞIN ile SAĞIR/LIK ile SAĞIMLI ile SAĞIR KEF ile SAĞIR NUN ile SAĞIR KAPI ile SAĞIR RENK ile SAĞIR DUVAR ile SAĞIR YILAN ile SAĞIR DİLSİZ ile SAĞIR PUSULA ile SAĞIR PENCERE ile SAĞIM MAKİNESİ ile SAĞIN BİLİMLER ile SAĞIR MİKROFON


- SAĞIN BİLİMLER/EXACT SCIENCES[İng.] ile ...

( Denetlenebilir ölçü ve hesaplara dayanan bilimler. Dar anlamda matematik. )


- SAĞIN/EXACT[İng.] ile ...

( Doğruluk kuralına uygun olan. | Sözün anlatılmak istenene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği, sahih. )


- SAĞIN = SAHİH = EXACT[İng., Fr.] = EXAKT[Alm.] = EXIGERE[Lat.] = EXACTO/TA[İsp.]

( Doğruluk kuralına uygun olan. | Sözün, anlatılmak istenilene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği. )


- SAĞIR(") ile ŞAİR

( Sağırın uydurduğunu, şair uyduramaz. )


- SAĞIR/İŞİTMEZ ile/ve/ya da DİLSİZ ile/ve/ya da SAĞIR VE DİLSİZ

( Kimse duymak istemeyenler kadar sağır olamaz. )

( EBSEM[Ar.]: Dilsiz, susmuş. )

( SAMEM[Ar.]: Sağırlık. )

( Telefonu ilk bulan Alexander Graham Bell, eşi ve annesiyle -ikisinin de sağır olmasından dolayı- hiçbir zaman telefonda konuşamadı. )

( ATREŞ ile/ve AHRAS )

( KÜND-GÜŞ: Sağır. [ KERİ: Sağırlık.] ile/ve ... )

( DEAF vs. DUMB or DEAF-MUTE )


- SAĞÎR/SAGİR[Ar.] ile/değil/||/<>/> SAĞIR[Ar.]

( Küçük, ufak. | Ergenlik çağına gelmemiş, bülûğa ermemiş, velî ya da vasîye muhtaç çocuk. | Ayırt edemeyen. | Zelil ve aşağılık kişi. İLE/DEĞİL/||/<>/> Duymayan. )


- SAĞIR ile SAĞIR ile SAĞIRLIK

( DEAF vs. DEAFEN vs. DEAFNESS )

( ناشنوا ile اصم ile کر ile صم ile کر کردن ile ناشنوايي )

( NASHNAVA ile اصم ile KAR ile SAM ile KAR KARDAN ile NASHNAVAYY )


- SAĞÎR ile/||/<> SAĞİRE

( Küçük yaşta erkek. İLE/||/<> Küçük yaşta kadın. )


- SAGİTAL EKSEN/SAGITTAL AXIS[İng.] değil/yerine/= ÖN-ARKA EKSEN


- SAGİTTARİUS A* (SGR A*) ile/||/<> M87 KARA DELİĞİ

( Sgr A* Samanyolu merkezinde 4 milyon güneş kütlesi İLE M87 kara deliği 6,5 milyar güneş kütlesidir. Sgr A* 26 bin ışık yılı uzakta İLE M87 55 milyon ışık yılı uzaktır. İki kara delik EHT tarafından görüntülendi İLE süper kütleli kara deliklerin kanıtıdır. )

( Andrea Ghez tarafından 2020 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1965-) (Ülke: ABD) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Samanyolu merkezindeki süper kütleli kara delik (Sgr A*) gözlemi, Nobel Ödülü (2020)) )


- Sağını-Solunu gör de KONUŞ!!!


- SAĞLAK ile SOLAK

( AMBIDEXTRUS: İki elini de kullanabilme. )

( ... ile AHLEF )


- SAĞLAM ZİHİN ve/||/<>/>/< SAĞLAM GÖVDE

( Sağlam anlık[zihin], sağlam gövdede bulunur. VE/||/<>/>/< Sağlam gövde, sağlam anlıkta[zihinde] bulunur. )


- SAĞLAM, CEMİL (...) :

( Bir dönem Yenimahalle muhtarı olarak görev yaptı. )


- SAĞLAM/LIK ile/ve/<> ESTETİK

( STRENGTH vs./and/<> AESTHETICS )


- SAĞLAM/LIK ile/ve GEÇERLİ/LİK

( "COOL/NESS" vs./and VALID/ITY )


- SAĞLAM/LIK ile/ve/<> KALICI/LIK

( STRENGTH vs./and/<> PERMANENT/LASTING )


- SAĞLAMA ile/ve EMİNLİK

( PROOF vs./and TO BE SURE )


- SAĞLAMA ile/ve ONAY

( PROOF vs./and APPROVAL )


- SAĞLAMA ile SAĞLAMA

( Bir işin olması için gerekli durumu, koşulları hazırlamak. | Elde etmek, sahip olmak. | [mat.] Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. İLE Yolun sağ yanına geçmek. )


- SAĞLAMA ile/ve/||/<> UYGULAMA


- SAĞLAMAK ile "BECERMEK"


- SAĞLAMAK ile/ve GERÇEKLEŞTİRMEK

( TO OBTAIN vs./and TO REALIZE )


- SAĞLAMAK ile/değil KURMAK


- SAĞLAMAK ile ÖNAYAK OLMAK


- SAĞLAMAK ile SAĞLANMAK ile SAĞLATMAK ile SAĞLAMLAMAK ile SAĞLAMLAŞMAK ile SAĞLATTIRMAK ile SAĞLANABİLMEK ile SAĞLAYABİLMEK ile SAĞLAMLAŞTIRMAK ile SAĞLAMLAŞTIRILMAK ile SAĞLAM/LIK ile SAĞLAMCA ile SAĞLAMCI/LIK ile SAĞLAM PARA


- SAĞLAMAK ile/ve/değil SUNMAK


- SAĞLAMLAŞTIRMA ile/ve/||/<> PEKİŞTİRME


- SAĞLAMLAŞTIRMAK ile SAĞLAMLAŞTIRMA

( ENTRENCH vs. ENTRENCHMENT )

( درسنگرقراردادن ile سنگرسنگي ile سنگربندي )

( DARSANGARGHARARDADAN ile سنگرسنگي ile SANGARBANDY )


- SAĞLAMLIK AÇMAZI ile/ve/||/<> GEÇERLİLİK AÇMAZI ile/ve/||/<> YALANCI AÇMAZI ile/ve/||/<> CURRY AÇMAZI


- SAĞLI-SOLLU


- SAĞLIK BAKANLIĞI TARABYA AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ :

( Tarabya Caddesi bayırı üzerindedir. )


- SAĞLIK ENFORMASYON SİSTEMLERİ/HEALTHCARE INFORMATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM DÜZENİ (BİLİM DALI)


- SAĞLIK İDARESİ ile SAĞLIK BAKANI ile SAĞLIK ile SAĞLIK DURUMU ile SAĞLIKLI ile SAĞLIKLI

( HEALTH CARE ADMINISTRATION vs. HEALTH MINISTER vs. HEALTH vs. HEALTH CONDITION vs. HEALTHFUL vs. HEALTHY )

( سلامتي ile سلامت ile تندرستي ile بنيه ile مزاج ile اداره خدمات بهداشتي ile حالت مزاجي ile وزيربهداشت ile وزير بهداشت ile صحت بخش ile تند رست ile تندرست ile سالم ile صحيح ile خوش بنيه ile سر دماغ )

( SALAMETY ile SALAMET ile TANDRESTY ile BANYYEH ile MOZAJ ile EDAREH KHODAMAT BACPEHDASHTY ile حالت مزاجي ile VEZYRABACPEHDASHT ile VEZYR BACPEHDASHT ile SAHAT BAKHSH ile TAND RAST ile TANDREST ile SALAM ile SAHYHE ile KHOSH BANYYEH ile SAR DAMAGH )


- SAĞLIK TOPU ile/ve/||/<>/> SEPET[BASKET]/EL TOPU


- SAĞLIK:
"HİZMET" ile/ve/değil/||/<>/< HAK


- SAĞLIK ile/ve GÜÇ/KUDRET

( image

image )

( HEALTH vs./and POWER )


- SAĞLIK = HEALTH[İng.] = SANTÉ[Fr.] = GESUNDHEIT[Alm.] = SALUTE[İt.] = SALUD[İsp.]


- SAĞLIK ve/> ONGUNLUK/SAADET/MUT

( Sağlık olmazsa saadet olamaz. )

( ASKLEPIOS )


- SAĞLIK ve/||/<>/< SÜREKLİLİK


- SAĞLIK ></ne yazık ki YARIMLIK

( ... >< Sakat ve sağlıksız olma durumu. | Kasık fıtığı. | Paranın yarısı. )


- SAĞLIK ve/||/<>/> YOLCULUK SAĞLIĞI


- SAĞLIKLI YAŞAM YÜRÜYÜŞ PARKURU :

( Kireçburnu - Tarabya ve Kireçburnu –Kefeliköy arasındaki sahil boyu sağlıklı yaşam ve yürüyüş parkuru Boğaziçi'nin en iyi parkurlarından biridir. Bu parkur Yeniköy'den Sarıyer Orduevine kadar gitmektedir. )


- SAĞLIKLI" ile/ve/değil/||/<> YETERLİ


- SAĞLIKLI/SAĞLIKSIZ ... değil/yerine ORANTILI/ORANTISIZ ...


- SAĞMAK ile SAĞMAL/LIK ile SAĞMAL İNEK


- SAĞRAK/KADEH:
TOPRAK ile/ve METAL ile/ve CÂM

( XV. yy.'da. İLE/VE XVI. yy.'da. İLE/VE XVII. yy.'da. | İçi şarap dolu kadeh. )


- SAĞRI ile/ve/||/<> SAĞRI KEMİĞİ

( Memeli hayvanlarda, bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm. İLE/VE/||/<> Belkemiği ile kuyruksokumu kemiği arasındaki kemik. )


- SAĞRI ile SAĞRI KEMİĞİ


- SAĞTÖRE ile SAĞTÖRESEL


- SAGU = AĞIT = MERSİYE

( İslâm'dan önce. = Halk yazınında. = Divan yazınında. )


- SAGU ile SAGUCU/LUK


- SAGUNA ile ...

( Üç "guna"(Rajas, Tamas, Sattva) ile tezahür etmiş hal. En yüce Mutlak'ın, Advaita Vedanta'nın tarifi mümkün olmayan Mutlak'ından farklı olarak, sevgi, merhamet vb. niteliklere bürünmüş olarak betimlenmesi. )


- SAĞYA değil SAĞA


- ŞAH AKORD ile/ve ŞAH ÂHENK


- ŞAH MAT değil/yerine/= HAN DÜŞER


- ŞÂH-DÂR ile ...

( Dallı boynuzu olan hayvan. )


- ŞAH-RUH:
Aynı anda, şah ve kale tehdidi. -ve


- SAH[Ar.] ile/değil/yerine İMLEÇ

( Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan im. )


- ŞAH[Fars.] ile ŞAH

( İran ya da Afgan hükümdarı. | Satranç oyununda, her yönde tek hane gidebilen en önemli taş. | Alevilik, Bektaşilik'te, Pîr. | Benzerlerine oranla en üstün, en güzel, en iyi. İLE Atın, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde ayakta durması. )


- SAH/SAHÂ[Ar.] ile SAH/SAHH[Ar. < SIHHAT]

( Cömertlik, elaçıklığı. İLE "doğrudur, yanlışsızdır" anlamına, resmî yazılara konulan bir işaret. )


- SAH/SAK SUBARAKNOİT HEMORAJİ/SUBARACHNOID HEMORRHAGE[İng.] değil/yerine/= SUBARAKNOİT KANAMA


- ŞAH değil/yerine/></< AH

( Mazlumun "AH"ı; indirir, "ŞAH"ı. )


- ŞAH ile ŞAH MAT ile ŞAH BEYİT ile ŞAH DAMARI


- ŞAH ile/ve VEZİR ile/ve FİL ile/ve AT ile/ve KALE/ROK ile/ve PİYON[Fr. < Lat.]

( ... ile/ve FERZ/FERZÎN/FERZÂNE/FERZEND[Fars.] ile/ve PÎL ile/ve ... ile/ve RUH ile/ve PİYÂDE, BEYDÂK[Ar.] )

( KING vs. QUEEN vs. BISHOP vs. KNIGHT vs. ROOK vs. PAWN )


- SAHA IONIZATION[İng.] / IONISATION DE SAHA[Fr.] / SAHA-IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SAHA İYONLAŞMASI


- SÂHA-İ BERKİYE-İ SÂKİNE, SÂHA-İ ELEKTRİKİYYE-İ SÂKİNE[Osm.] / ELECTROSTATIC FIELD[İng.] / CHAMP ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ALAN


- SÂHA-İ İNŞÂ[Osm.] / RADIATION FIELD[İng.] / CHAMP DE LA RADIATION[Fr.] / STRAHLUNGSFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM ALANI


- SÂHA-İ MİKNATİSİYE[Osm.] / MAGNETIC FIELD[İng.] / CHAMP MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ALAN


- SÂHA-İ MÎZÂBÎ[Osm.] / SOLENOIDAL FIELD[İng.] / CHAMP SOLÉNOIDAL[Fr.] / SOLENOIDFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLENOİD ALAN


- SÂHA-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL FIELD[İng.] / CHAMP RÉSIDUEL[Fr.] / RESTFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK ALAN


- SAHÂ'[Ar.] ile SÂHA[Ar. çoğ. SÂH, SÂHÂT]

( Cömertlik, elaçıklığı. İLE Alan, meydan, avlu. )


- SÂHA[Ar.]/SEKTÖR[Fr.] ile BÖLÜM/KESİM/ALAN

( SECTOR vs. ZONE/AREA )


- SAHA[Osm.] / FIELD/AREA[İng.] / CHAMP[Fr.] / FELD/FEINSAMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN


- SAHA değil SÂHA


- ŞAHAB/ŞİHÂB[Ar.]/METEOR(İT) değil/yerine/= GÖKTAŞI

( Havayuvarı içinde oluşan sıcaklık değişmeleri, yel, yıldırım, yağmur, dolu gibi olaylara verilen ad. | Akanyıldız. )


- SAHÂBE-İ KİRÂM ile/ve/||/<>/>/ ASHÂB-I SUFFÂ

( Kendilerine, sohbet ikram edilenler. İLE/VE/||/<>/> Sohbet ikram edilenlerin sohbetine, özel ve kapalı olarak katılanlar. )

( Zâhirî. İLE/VE/||/<>/> Bâtınî. )

( 40 kişi. İLE/VE/||/<>/> 360 kişi. )

( İlim geleneği. İLE/VE/||/<>/> Mürşîd geleneği. )


- SAHÂBE/ASHAB ile/ve/> TÂBİİN ile/ve/> TEBE-İ TÂBİÎN

( Hz. Muhammed'in döneminde yaşamış ve onu görmüş olanlar. İLE/VE/> Hz. Muhammed'i görmüş olanları görenler. İLE/VE/> Hz. Muhammed'i görmüş olanları görenleri görenler. )


- SAHABE ile SAHABET ile SAHABETÇİ


- SAHÂBE ile SELEF-İ SÂLİHİN


- SAHAF < SAHHAF


- SAHAFLAR ÇARŞISI < FESÇİLER ÇARŞISI


- SAHAK MESROP ERMENİ İLKOKULU :

( Yenimahalle Dalyan Sokaktaki Ermeni Sahap Mesrop Ermeni İlkokulu uzun yıllar eğitim verdi. Ermeni cemaat azalınca okulda öğrenim ve eğitim verilemez oldu. Okul kapalı durumdadır. Okul binası ahşap olup tarihi niteliktedir. )


- SAHAN[Ar.] değil/yerine/= TENCERE


- SAHAN/LIK ile SAHANLIK BUZULU


- SAHAN ile ŞAHAN[< ŞAHİN]

( Tencere. İLE [Fars.] Şahlar, sultanlar/padişahlar. | Şahin. )


- ŞÂHÂNE ile ...

( Padişah'ın kullandığı herşey bu adla birlikte kullanılırdı. [Padişah'ın "Minder-i Şâhânesi" gibi.] )


- ŞAHANE değil/yerine/= ÇOK GÜZEL, EŞSİZ, GÖRKEMLİ


- SAHANLIK değil/yerine/= DÜZLÜK/DÜZALAN


- SAHANLIK ile SAHANLIK

( Yapılarda ve bazı taşıtlarda, kapı önünde, merdiven başlarında ya da ortasında olan geniş yer. İLE Tencerenin aldığı miktar kadar olan. )


- ŞAHAP[Ar. < ŞİHÂB] değil/yerine/= AĞMA/AKAN YILDIZ


- SAHARÎ[Ar.] ile SAHÂRÎ[Ar. < SAHRÂ]

( Kaya ile ilgili, kaya cinsinden. İLE Çöller, sahrâlar, kırlar. )


- SAHÂVET[Ar.] değil/yerine/= EL AÇIKLIĞI

( CÖMERTLİK, EL AÇIKLIĞI )


- SAHB[Ar.] ile SAHB[Ar. < SÂHİB]

( Gürültü, patırtı etme. İLE Yakın dostlar, sahipler. )


- ŞAHESER[Ar.] değil/yerine/= BAŞYAPIT


- SAHÎ[Ar.] ile SÂHÎ[Ar. < SEHV]

( Cömert, eliaçık. İLE Yanılan, hata işleyen. )


- SAHİB[< SAHB] ile SAİB

( Sahip[mâlik]. | Bir vasfı olan[hâiz]. | Koruyan[hâmî]. | Bir iş yapmış olan. | Sürekli sohbette bulunan. | Hak yolunu göstermek isteyen mürşid. )


- SÂHİB[Ar.] ile KARÎN[Ar.]


- SAHİBİ OLMAK ile/değil/yerine PARÇASI OLMAK


- SAHİBİ değil EMÂNETÇİSİ


- SAHİBİNDEN değil EMÂNETÇİSİNDEN


- SAHİBİNE SORULMADAN/İZİN ALINMADAN KİŞİLERİN (ÖZEL) EŞYALARINA DOKUNULMAZ!


- SAHİBİSİ" değil SAHİBİ


- SAHİBİYİM ile/yerine (BU/ŞU/BURASI) BANA AİT


- SAHİCİ/LİK ile/ve/||/<>/> SAMİMİ/LİK


- SAHİCİ ile/ve/||/<>/< SAHİH[Ar. < SIHHAT]

( Sahte olmayan, gerçek, yapma karşıtı. İLE/VE/||/<>/< Sağlıklı olmak, gerçek olmak. )


- ŞAHİD:
ÂYET ve HADİS ve İNSAN


- ŞÂHİD[Ar. < ŞEHÂDET | çoğ. ŞEVÂHİD] ile ŞÂHİD[Fars.]

( Tanık. | Senet yerine geçecek biçimde büyük bir yapıttan ya da kişiden alınan örnek. İLE Sevgili. | Güzel. )


- ŞÂHİD[Ar.] ile HÂZIR[Ar.]


- ŞÂHİD[Ar.] ile MÜŞÂHİD[Ar.]


- SAHÎFE[Ar.] ile DEFTER[Ar.]


- SAHİFE[Ar.] değil/yerine/= YAPRAK


- SAHİFE ile/ve TOMAR[Yun.] ile/ve KİTAP

( ... İLE/VE Dürülerek, boru biçimi verilmiş kâğıt. İLE/VE ... )


- SAHİH (OLAN) ile/ve/||/<>/> SALİH (OLAN)

( Bilinmeli. @@ Uygulanmalı. )


- SAHİH[Ar.]["SAİH" değil!] değil/yerine/= DOĞRU


- SAHİH ile/ve SÂDIK


- SAHİH ile SAKÎM


- SAHİH ile/ve SARİH

( Bahs'te. İLE/VE Keşf'te. )


- SAHÎK[Ar.] ile SÂHİK[Ar.]

( Uzak. | Çok karışık anlaşılmaz söz. İLE Ezip döven. )


- ŞÂHİKA[Ar.] ile FERİŞTAH[Fars. FİRİŞTE]

( Doruk, zirve. | En üst derece. İLE En iyi, en üstün. )


- SAHİL "KENARI" değil SAHİL


- SAHİL PARKI :

( İstinye Mahallesindedir. 1.034,93 m²'lik bir alanı kapsar, 185,93 m²'lik yeşil alanı, 46,59 m²'lik çocuk oyun alanı ve park içinde 442 m²'lik tesisi bulunmaktadır. )


- SAHİL[Ar.] değil/yerine/= KIYI/YAKA/YALI


- SÂHİL[Ar.] ile SAHÎL[Ar.] ile SÂHİL[Ar.]

( Kişneyici, kişneyen. İLE At kişnemesi. İLE Deniz/ırmak/göl kenarı, kıyı, yalı. )


- SAHİL ile/ve/değil EŞİK


- SAHİL ile KIYI ile KIYI ŞERİDİ ile KIYIYA DOĞRU ile KIYIYA DOĞRU

( COAST vs. COASTAL vs. COASTLINE vs. COASTWARD vs. COASTWARDS )

( کنار دريا ile درياکنار ile کرانه ile ساحل ile ساحل دريا ile سرازير رفتن ile ساحلي ile درياکناري ile خط ساحل ile درامتداد ساحل )

( KONAR DARYA ile DARYAKENAR ile KARANEH ile SAHEL ile SAHEL DARYA ile SARAZYR RAFTAN ile SAHELY ile DARYAKENARY ile KHAT SAHEL ile DARAMOTEDAD SAHEL )


- SAHİL ile PLAJLAR

( BEACH vs. BEACHES )

( شن زار ile ساحل ile درياکنار ile کنار دريا ile سواحل )

( SHEN ZAR ile SAHEL ile DARYAKENAR ile KONAR DARYA ile SAVAHEL )


- SAHİL ile SAHİL BOYU ile SAHİL SEYRİ ile SAHİL KORUMA ile SAHİL ŞERİDİ ile SAHİL KORDONU ile SAHİL ÇİZGİSİ ile SAHİL DEVRİYESİ


- SAHİLEŞMEK ile SAHİLEŞTİRMEK ile SAH ile SAHA ile SAHİ ile SAHN ile SAHACA ile SAHİCİ/LİK ile SAHA AMİRİ ile SAHA AVANTAJI ile SAHA KOMİSERİ


- ŞAHİM[Osm.] ile/değil/yerine/= MAY


- ŞAHİN, ÖZCAN (SARIYER, 1938) :

( Serbest meslek sahibidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- SAHÎN[Ar. < SUHÛNET] ile SAHÎN[Ar. < SİHAN]

( Sıcak, kızgın, ısınmış. İLE Kalın. | Sık. | Katı, pek. )


- SAHIN/SAHN[Ar.] değil/yerine/= NAMAZ KILMA YERİ


- ŞAHİN ile ARI ŞAHİNİ

( ... İLE Yerde, şahinden daha fazla zaman geçirir. )

( ... İLE Ormanlarda, özellikle ibreli ormanlarda yuva yaparlar. )

( ... vs. HONEY BUZZARD )

( ... cum PERNIS APIVORUS )


- ŞAHİN ile BAYAĞI ARI ŞAHİNİ

( ... cum PERNIS APIVORUS )


- ŞAHİN ile/değil BAYSUNGUR

( ... İLE/DEĞİL Şahin cinsinden, yırtıcı bir kuş. )


- ŞAHİN ile BEYAZ ŞAHİN

( ... İLE Tamamen beyaz değillerdir. [Sadece tüylerinin bir bölümü beyazdır.] )


- ŞAHİN ile BOZKIR ŞAHİNİ


- ŞAHİN ile GALAPAGOS ŞAHİNİ


- ŞAHİN ile KIZIL KUYRUKLU ŞAHİN

( İlgili yazı ve ayrıntıları için burayı tıklayınız... )

( ... cum BUTEO JAMAICENSIS )


- ŞAHİN ile KIZIL ŞAHİN

( ... İLE Şahinden biraz daha büyük, uzun kanatlı ve uzun kuyrukludur. )

( ... İLE Ovalar, bozkır, dağlar ve benzer açık arazilerde yaşarlar. )

( ... vs. LONG-LEGGED BUZZARD )

( ... cum BUTEO RUFINUS )