SA - SU ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 3.754 başlık/FaRk ile birlikte,
3.754 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(12/16)
- SANKİ GALİBA YANİ" değil SANKİ ya da GALİBA ya da YANİ
- SANKİ YEDİM CAMİSİ
( Fatih'te(İstanbul), Sanki Yedim Sokağı'ndadır. [Hocanın, yediğini farz ederek biriktirdiği para ile yaptırılmıştır.] )
- SANKİ ile ...MIŞ GİBİ
- SANKİ ile ALÂNÎ
- SANKİ ile GİBİ
( AS IF vs. LIKE )
- SANKİ ile/değil/yerine SANIRIM
- SANKİ değil/yerine/= SÖZÜMONA
- ŞANKR ile ...
( Ülser. )
- SANLAV, ÜMİT (SARIYER, 1973) :
( İlk ve ortaokulu Sarıyer'de okudu, Şişli Endüstri Meslek Lisesi Telekomünasyon Bölümünü bitirdi. Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünden mezun oldu. Genç yaşta iş hayatına atıldı, mesleği ile ilgili çalışmalar yaparken, bir yandan da Sarıyer'de "Sarıyer Haber Gazetesi"ni (2001) çıkardı. Değişik basın organlarında yazar, fotoğraf sanatçısı, yapımcı ve yönetmen olarak görev yaptı. Yıldız Teknik Üniversitesi Basından Sorumlu Rektör Danışmanlığı, özel bir kolejde kurumsal iletişim müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şirketlerinde Medya ve PR Danışmanlığı, Ortadoğu Holding Kurumsal İletişim Direktörlüğü, İbn Haldun Üniversitesi Kurumsal iletişim Müdürlüğü yaptı. İnternet ve sosyal medyanın tarihi ve gelişimi ile etkin kullanımının değerlendirildiği, alanında ilk kitap olan "Sosyal Medya Savaşları" kitabı yazdı. Ümit Sanlav, bu kitapta sosyal medyanın önemi ile sosyal medyanın sınırsız ve sonsuz faydalarının yanı sıra, yanlış kullanıldığında oluşabilecek zarar ve tehditlere de değindi. Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) kurucu başkan yardımcısı olan Ümit Sanlav, YTÜ'de başlayıp, sivil platform olarak devam eden Eğitim Teknolojileri Zirvelerinin tamamında Medya Koordinatörlüğü yaptı, Eğitim - Medya oturumları düzenledi. Ayrıca MEB tarafından düzenlenen tüm MEB Fatih ETZ'lere de davet edilen Sanlav, "Medya ve Eğitim" konulu oturumların Moderatörlüğünü ve sunumlar yaptı. Yıldız Teknik Üniversitesi Prestij Yayın grubunda yer alan "Yıldızlar Dergisi" Genel Yayın Yönetmenliği, Yıldız Teknik Üniversitesi TV Genel Yayın Yönetmenliği, Gebze Teknik Üniversitesi Rektör Danışmanlığı gibi alanlarda da çalışmalar yapan Sanlav, Teknoloji, İnternet ve Sosyal Medya Konularında sık sık TV ve Gazetelerin görüşüne müracaat ettiği isim oldu. )
- ŞANLI, ALİ (TUNCELİ, 1924 - 1995) :
( Nakliye işleriyle uğraştı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ŞANLI, HAYDAR (İST. 1938 - 2009) :
( Yeni Kolejden mezun oldu. Bir süre hukuk tahsil etti ise de okulu yarım bıraktı ve kısa bir öğretmenlik yaptı. CHP de üyesi oldu İlçe Gençlik Kol Başkanlığı görevinde bulundu ve bir dönem (1968 - 1973) İl Genel Meclis üyesi olarak görev yaptı. )
- ŞANLI, PROF. DR. İSMET (MARDİN, 1937) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. İlk, orta öğrenimini Mardin'de tamamladı. İstanbul Davutpaşa Lisesinden mezun oldu ve girdiği İ.Ü. Orman Fakültesinden 1965 yılında Yüksek Orman mühendisi olarak mezun oldu. Bir süre Orman Genel Müdürlüğü teşkilatında çalıştıktan sonra askerlik görevini yaptı ve takiben 1970 yılına kadar yine Orman F - Genel müdürlüğü teşkilatında çalıştı. Açılan sınavı kazanarak İ.Ü.Orman Fakültesi Orman Botaniği Kürsüsüne asistan olarak atandı. Bir süre Fransa'da bilimsel çalışmalar yaptı. 1976'da "Doğu Kayını (Fagus orientalis Lipsky) ‘nin Türkiye'de Çeşitli Yörelerde Oluşan Odunları Üzerinde Araştırmalar" adlı tezi ile "Ormancılık Bilimleri Doktoru" unvanını aldı. "Türkiye'nin Tersiyer Florası Üzerinde Ksikolojik Araştırmalar" adlı tezi ile 1982'de "Üniversite Doçenti" unvan ve yetkisini aldı ve 1988'de profesörlüğe yükseltildi, bilahare kendi isteği ile emekli oldu. )
- ŞANLI, SEVİM (İST. 1936) :
( Fındıklı İnönü ilk ve ortaokulunu bitirdikten sonra Beyoğlu Olgunlaşma Enstitüsünden mezun oldu. 1963 yılında Büyükdere Akşam Kız Sanat Okulunda İdari İşler Amiri olarak memuriyet hayatına başladı. 1983 yıında emekli oldu. Sosyal çalışmalardan ayrı kalmadı. 1955 ve 1957 yılları arasında CHP Büyükdere Ocak Gençlik Kolu Başkanlığı, CHP İlçesi Kadırnlar Kolu Yönetim Kurulu Üyesi ve sekreterliğini 17 yıl süre ile yaptı. 1962'de Sarıyer Kızılay Şübesine üye oldu ve 27 yıl Şube Yönetimde görev aldı, madalya ile ödüllendirildi, 1989'da SODEP (Sosyal Demokrasi Partisi)' ten Sarıyer Belediye Meclis Üyesi seçildi ve Divan Kâtibi olarak görev yaptı. Büyükdere Kız Akşam Sanat Okulu Aile Derneği kuruluşunda görev aldı. Büyükdere Mehmet İpgin İlokulu Aile Birliğu Derneği, Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Aile Birliği Derneği ve Sarıyer İnsan Hakları Komisyonu Koruma Derneği üyesidir. Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Lisesi Aile Birliği Derneğinde 20 yıl süre ile Başkanlık ve ayrıca Sarıyer İnsan Hakları Derneği'nde başkanlık üstlendi. )
- ŞANLI/LIK ile ŞANLI ŞÖHRETLİ
- ŞANLITÜRK, HASAN (ADANA 1935 - İST. 2015) :
( Sarıyerli bestekar Hasan Şanlıtürk Sultanahmet İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde eğitimini tamamladı. Ayrıca İstanbul Belediyesi Konservatuarından mezun oldu. İş hayatına Türkiye Denizcilik İşletmelerinde başladı ve buradan emekli oldu. İş hayatı ile sanatını birlikte yürüttü. Pek çok grupta şef olarak görev aldı, sayısız öğrenci yetiştirdi. Udi Hasan olarak da bilinir. Pekçok bestesi bulunuyor. Bestelerinden bazıları: Geçti aylar geçti Yıllar", "Peşinden Koşarlar","Özlüyorum", "Hoş geldin", "Gözlerimin nuru, gönlümün sururu", "Gönlümü sarmış ahu zar", "Gelin gidelim Allah Yoluna" (İlahi), "Hoş geldin şehr - i ramazan" (İlahi), "Merhaba şehr - i Ramazan" (İlahi), "Başımda esmiyor sevdanın yeli", "Ruhumda çoşan nağmelerin", "Öbrümün baharında gönlüme giren", "Yıllar yılı mutluluğu yaşarken", "Feryad mı edeyim", "Yahya Çavuş", "Hayatın zümrüt bahçelerinden". )
- SANLIUN ile/ve SANRON
( Çin Buda'cı okulu. İLE/VE Japon Buda'cı okulu. )
- SANMA! ile/ve/||/<>/> ANMA! ile/ve/||/<>/> YANMA!
( )
- SANMAK ile/değil/yerine/>< "SAYMAK"
- SANNYASİN[Sansk.] ile ...
( Gezgin derviş. )
- ŞANO[İt. SCENA] değil/yerine/= TİYATRO SAHNESİ
- SANRI ile/ve/||/<> SANCI
- SANRI ile SANRILAR ile ALDATICI
( DELUSION vs. DELUSIONS vs. DELUSIVE )
( فريفتگي ile کوراب ile پندار بيهوده ile اوهام ile گمراه کننده )
( FARYFATGY ile کوراب ile PANDAR BEYTEOODEH ile AVEYAM ile GOMRAH KONANDEH )
- SANRILAMAK ile SANRI ile SANRISAL
- SANRILARDAN "KURTULMAK" ile/ve/değil/||/<>/< SANRILARI TEKRAR EDEREK KURTULMAK
- ŞANS (VERMEK) ile/ve/değil/||/<>/< KOZ (VERMEK)
- ŞANS ile/ve ADIM
( CHANCE vs./and STEP )
- ŞANS ile/ve/değil AYRICALIK
( [not] CHANCE vs./and/but PRIVILEGE )
- ŞANS ile/ve BAHT
- ŞANS ile/değil DENKLİK/DENK GELME
- ŞANS ile/değil FIRSAT
- ŞANS ile KANAL ile ŞANSÖLYE
( CHANCE vs. CHANCEL vs. CHANCELLOR )
( امکان ile استحاله يافتن ile مجال ile شانس ile صدر کليسا ile صدر اعظم ile صدراعظم )
( EMKAN ile ESTEHALEH YAFTAN ile مجال ile SHANS ile SADAR KELYSA ile SADAR EAZAM ile SADREAZAM )
- ŞANS ile/ve/değil/yerine NİMET
( Bir nimetin çok olması, onun nimet olmadığını göstermez. )
- ŞANS ile/ve/değil OLANAK
( Şans, cesâretlinin yanındadır. )
( Kendini kanıtlaması için kendinize bir şans verin. )
( Doğru olana tutunun; şans yakında şanssızlığı alt edecektir. )
( Tedbirli ve alçakgönüllü[mütevazı] olun, şansı yakalarsınız. )
( Çalışkan ve alçakgönüllü kişiler, şansı yakalayacaktır. )
( Olgun kişi, şanssızlığın doğasını izleyerek kendini hazırlar. )
( İçten neşe, şans getirir. )
( Şanssızlık ve düşüş, kişinin kendini yönetme biçimine bağlıdır. )
( [not] CHANCE vs./and/but POSSIBILITY )
( CHANCE vs./and POSSIBILITY
Give the self a chance to prove itself. )
- ŞANS ile/değil OLASILIK
( Mantıkla açıklanamayan birtakım rastlantısal olayların nedeni olan güç. | Bir olayın olabilirliği. | Bir kimsenin bilgi ve emeğinden çok, rastlantı sonucu elde ettiği elverişli durum. İLE ... )
( [not] CHANCE vs./and/but PROBABILITY
PROBABILITY instead of CHANCE )
- ŞANS ile/değil/yerine/>< ÖZEN/BAKIM
- ŞANS değil/yerine/= UĞUR/YOM
- ŞANS ile/ve ÜMİT
( CHANCE vs./and HOPE )
- ŞANSAL, MEHMET (İST. 1950) :
( Beşiktaş'tan kiralandı, sonra da transfer edildi. Beş sezon (1977 - 1982) Sarıyer'de tescilli kaldı. 106 lig, 3 B takımlar ligi, 13 kupa ve 2 turnuva maçı olmak üzere 124 resmi ve 58 özel maçla birlikte toplam olarak 182 kez Sarıyer forması giydi. Spor Akademisini bitirdi. Teknik direktör lisansına sahip olup Sarıyer dahil pek çok kulüpte teknik direktör olarak görev yaptı. Sarıyerli Profesyonel Futbolcular Derneği kurucu üyelerindendir. )
- ŞANSAL, NUSRET (URFA, 1945) :
( Beykoz S. K. den transfer edildi ve iki sezon (1974 - 1976) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 26 lig ve 2 kupa maçı olmak üzere 28 resmi ve ayrıca 19 özel maçla birlikte toplam olarak 47 müsabaka oynadı. Lig maçlarında 1 gol attı. )
- SANSAR/GELİNCİK ile FERET
(
)
( ... İLE Yaklaşık 50 cm. boyunda [yaklaşık 13 cm.lik kuyrukla birlikte], 1 kg. civarında hayvanlardır. 7 - 10 yıl yaşarlar. )
( ... İLE MUSTELA PUTORIUS FURO )
- SANSAR ile AÇAĞSANSARI/ZERDEVA
- SANSAR ile FENEK
( Çeşitli küçük etçil hayvanların ortak adı. İLE ... )
( MARTES MARTES cum ... )
- SANSAR ile FERSÂN[Fars.]
( ... İLE Kır sansarı. )
- SANSAR ile GRİSON
( ... İLE Ekvador - Latin Amerika’da yaşayan bir cins yarı sucul sansar. )
(
)
- SANSAR ile KAYA SANSARI
- SANSAR ile/ve KESELİ SANSAR
- SANSAR ile MİNK/VİZON
( MARTES MARTES cum MUSTELA VISON )
- SANSAR ile PORSUK/DACHS[Alm.]
( Türlü küçük etçil hayvanların ortak adı. İLE Sansargillerden, su kıyılarında, kazdıkları deliklerde yaşayan, ot ve etle beslenen, pis kokulu bir hayvan. )
( MARTES MARTES cum MELES, MELEN VULGARIS )
- SANSAR ile TAYRA SANSARI
- SANSASYON[Fr./İng. < SENSATION] ile/ve/||/<> SKANDAL[Fr. < SCANDALE]
( Dalgalanma. | Çok sayıda kişiyi ilgilendiren, etkileyen, heyecan verici olay. İLE Büyük yankı uyandıran, utanç verici ya da küçük düşürücü olay. )
- SANSASYON[Fr./İng.] ile SPEKÜLÂSYON[Fr./İng.]
( Dalgalanma. | Birçok kişiyi ilgilendiren, etkileyen, heyecan verici olay. İLE Vurgunculuk. | Saptırma. | Kurgu. )
( SENSATION vs. SPECULATION )
- SANSASYONEL değil/yerine/= ÇARPICI/SES GETİREN
- ŞANSIZ ile ŞANSSIZ
( Ünsüz. | Gösterişsiz. | Kılıksız, kıyafetsiz. İLE Şansı olmayan. )
- SANSKAR(LAR) ile ...
( Kişinin karakterinin temelini oluşturan özellikler, huylar, mizaç. )
- SANSKRİT değil/yerine HİNTÇE
- SANSKRİTÇE değil SANSKRİT
- ŞANSLI (OLAN) ile/ve/değil/yerine ŞANSINI YARATAN (OLMAK)
( Kişileri değil de, konu/kavram, olgu ve olayları düşünerek yaşamanın ve konuşmanın önemli(öncelikli) olduğunu anımsayarak, kişinin "şanslı" olup olmadığı değil, olanaklarını, fırsatlarını değerlendirmesini/yaratmasını, olasılıkları yönetmenin esas olduğunu düşünmektir aslolan. )
- ŞANSLI ile NEYSE Kİ ile TALİH ile FALCI ile FALCILIK ile FALCI ile FALCI ile FALCILIK
( FORTUNATE vs. FORTUNATELY vs. FORTUNE vs. FORTUNE TELLER vs. FORTUNE TELLING vs. FORTUNE-TELLER vs. FORTUNETELLER vs. FORTUNETELLING )
( جوان بخت ile خوش شانس ile بلند اختر ile خوش اهوال ile نيک اختر ile خوشبخت بودن ile نيک بخت ile کامران ile همايون ile سفيدبخت ile خوشبخت ile از حسن اتفاق ile خوشبختانه ile طالع ile فال ile اقبال ile بحث واقبال ile طالع بين ile طالع بيني ile غيبگو ile فالگير ile رمال ile فال گير ile پيش بين ile رمالي )
( JAVAN BAKHT ile KHOSH SHANS ile BALAND AKHTAR ile KHOSH HAVAL ile NEYK AKHTAR ile KHOSHBAKHT BODAN ile NEYK BAKHT ile KAMRAN ile CPEHMAYVAN ile SEFYDABKHT ile KHOSHBAKHT ile AZ HASAN ETEFAGH ile KHOSHBAKHTANEH ile TALE ile FAL ile EQBAL ile BAHS VAGHABAL ile طالع بين ile TALE BEYNEY ile GHYBEGO ile FALGYR ile RAMAL ile FAL GYR ile PEYSH BEYNE ile رمالي )
- ŞANSÖLYE[Fr. CHANCELIER]:
BAŞBAKAN ile/ve MALİYE BAKANI
( Almanya ve Avusturya'da. İLE/VE İngiltere'de. )
- SANSUALİZM[Fr.]/SENSÜALİZM[İng.] değil/yerine/= DUYUMCULUK
- SANSÜALİZM[İng. < SENSUALISM] değil/yerine/= DUYUMCULUK
- SANSÜR[Fr. < CENSURE] ile/ve/||/<> KAMUFLAJ[Fr. < CAMOUFLAGE]
( Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükûmetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim. | Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin yayınının ve gösterilmesinin izne bağlı olması, sıkı denetim. İLE/VE/||/<> Gizleme. )
- SANSÜR[Fr.] değil/yerine/= DENETLEME/DENETKİ/SIKIDENETİM
( Her türlü yayının, sinema ve tiyatro yapıtlarının, hükümetçe, önceden denetlenmesi. Yayın ve gösterilmesinin, izne bağlı olması, sıkıdenetim. | Denetleme işini yapan kurul. )
- SANSÜR ile/değil/yerine DİSİPLİN
( [not] CENSORSHIP vs./and/but DISCIPLINE
DISCIPLINE instead of CENSORSHIP )
- SANSÜRLEME ile/değil/yerine DÜZENLEME
- SANSÜRLEMEK ile SANSÜRLENMEK ile SANSÜRLEYEBİLMEK ile SANSÜR ile SANSÜRCÜ/LÜK ile SANSÜRLÜ ile SANSÜRSÜZ/LÜK
- SANTA MARİA KİLİSESİ :
( Büyükdere Latin Kilisesi olarak bilinen Santa Maria isimli İtalyan Katolik Kilisesi çocuk parkının karşısında olup 1866'da inşâ edildi. Kilisenin bir bölümü (İdare kısmı) bir süre Sarıyer belediyesi tarafından kullanıldı. Kilise ibadete açık olup, bakımı yapılmakta ve tarihi özelliğini korumaktadır. )
- ŞANTAJ ile ŞANTAJCI
( BLACKMAIL vs. BLACKMAILER )
( باج سبيل ile تهديد کردن ile اخاذ )
( باج سبيل ile TAHADYD KARDAN ile اخاذ )
- ŞANTAJ ile ŞANTAJCI/LIK
- SANTİAR[Fr.] ile/ve/<> SANTİGRAM[Fr.] ile/ve/<> SANTİGRAT[Fr.] ile/ve/<> SANTİLİTRE[Fr.] ile/ve/<> SANTİM[Fr.] ile/ve/<> SANTİMETRE[Fr.]
( Bir ar'ın, yüzde biri, bir metrekare. İLE/VE/<> Bir gramın, yüzde biri, bir desigramın onda biri. İLE/VE/<> Suyun, buz olma noktasını sıfır, buharlaşma noktasını 100 sayarak, arası, derece olarak adlandırılan yüz eşit kısma bölme yoluyla bulunan ısı ölçeği. İLE/VE/<> Bir litrenin, yüzde biri. İLE/VE/<> Herhangi bir birimin, yüzde biri. İLE/VE/<> Bir metrenin, yüzde biri. )
- SANTİGRAT ile SANTİGRAM
( CENTIGRADE vs. CENTIGRAM )
( سانتيگراد ile صدبخشي ile صد درجهاي ile سانتيگرم )
( SANTYGERAD ile صدبخشي ile SAD DARJEKAY ile SANTYGARAM )
- SANTİMANTAL ile SANTİMANTALİZM
- ŞANTİYE[Fr. CHANTIER] değil/yerine/= ...
( Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı ya da işlendiği yer. | İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı. | Büyük yapıların inşasında yapıcıların yaşadıkları geçici bina. | Ev, fabrika, baraj vb.nin yapımının sürdüğü yer, yapı yeri. | Gemi tezgâhı. )
- SANTRA[İng. < Lat.] değil/yerine/= ORTA, MERKEZ
- SANTRA ile SANTRAL ile SANTRALCİ/LİK ile SANTRA NOKTASI ile SANTRA ÇİZGİSİ ile SANTRA YUVARLAĞI
- SANTRAL/CENTRAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZÎ
- SANTRANÇ değil SATRANÇ
- SANTRİFÜGAL/CENTRİFUGAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZKAÇ
- SANTRİFÜJ/CENTRİFUGE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜR AYIR AYGIT
- SANTRIPEDAL/CENTRIPETAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZCİL
- SANTROZOM[Fr. < Yun. KENTRON: Merkez. | SOOMA: Gövde.]
( Göze sitoplazması içinde, çekirdeğin yakınında bulunan, açık renkli ve genellikle benzer plazma kütlesi. )
- SANTUKND (SURP) ERMENİ KİLİSESİ :
( Rumelihisarı Durmuş Dede sokağındaki bu kilise küçük bir kiliseydi. Ahşap kilise 1816'da onarıldı. Bilahare yıkıldı ve yeniden daha büyük olarak inşâ edildi. Kiliseye aziz Bakire Santuknd Kilisesi denilmektedir. 1972'de yanan kilise 1973'te yeniden inşâ edildi. Kilise bahçesinde bir okul bir de mezarlık bulunuyordu (bkz. Tateosyon Okulu). )
- SANTUR ile KSİLOFON[Fr.< XYLOPHONE]
( ... İLE Değişik sayıda akortlu tahta ya da metal çubukların gam sırasıyla dizilmesinden oluşan, iki değnekle vurularak çalınan bir çalgı. )
- SANTUR ile MARİMBA
( ... İLE Zimbabwe'de kullanılan, santura benzeyen bir müzik aleti. )
- SANTUR ile SANTURİ ile SANTURCU/LUK
- SANZEN[Jap.](SAN-CH'AN[Çince]) ile ...
( Zen çalışması. Zen Ustası'yla öğrencisi arasında genellikle Koan konusunda belirli aralıklarla yapılan kişisel görüşme. )
- SANZEN[Jap.] = SAN-CH'AN[Çince]
- SANZEN ile/||/<> JAGRAT-SUSHUPTİ ile/||/<> PURNA
( Zen çalışması. Zen Ustası'yla öğrencisi arasında Koan konusunda yapılan kişisel görüşme. @@ Uyanık uyku. @@ Dolu, tamam, mutlak, sonsuz. Brahman için kullanılır. )
- ŞANZIMAN değil/yerine/= GÜÇAKTAR
- SAO TOME ve/<> PRINCIPE
( Afrika'nın en küçük ülkesi. )
- ŞAP ŞAP (TOKATLAMAK/ÖPMEK)
- ŞAP ŞUP (ÖPMEK)
- SAP, DÖNER; KESER, DÖNER ve/||/<>/> GÜN GELİR, HESAP DÖNER
- SAP ile İPÇİK
( Bitkinin, dal, yaprak, çiçek gibi bölümlerini taşıyan, ağaçlarda, odunlaşarak, gövde durumunu alan bölüm. | Çiçek ya da meyveyi dala bağlayan ince bölüm, sak. | Bir aracı tutmaya yarayan bölüm. | İplik, tire, ibrişim gibi şeylerde, iğneye geçirilen bir dikişlik iplik. | Demet durumundaki sap. İLE Bitkilerin eril örgenlerinde, başçığı, çiçeğe bağlayana ince sap. )
- SAP ve/||/<> KÜPLEĞİ
( ... VE/||/<> Küreğin, baltanın sap takılan yeri. )
- SAP ile SAMAN
( Bitkinin dal, yaprak, çiçek vb. bölümlerini taşıyan, ağaçlarda odunlaşarak gövde durumunu alan bölüm. | Çiçek ya da meyveyi dala bağlayan ince bölüm, sak. İLE Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan ufalanmış sapları. )
- ŞAP ile ŞAP ŞAP ile ŞAP TAŞI ile ŞAP HASTALIĞI
- ŞAP ile ŞAP[Ar. < ŞABB]/ALÜN[Fr.] ile ŞAP
( İstekle öperken çıkan ses. | Birden yere düşme ya da çarpma sırasında çıkan ses. İLE Alüminyum ve potasyum sülfatından ya da amonyum alüminyum sülfatından oluşan, sıcak suda eriyen, tadı buruk, antiseptik bir madde. İLE İnce kum ve çimentoyla yapılan düzgün döşeme sıvası. )
- SAP ile SAPA ile SAP SAPA ile SAPI SİLİK
- SAP ile SAPÇIK
( Bitkinin, dal, yaprak, çiçek gibi bölümlerini taşıyan, ağaçlarda, odunlaşarak, gövde durumunu alan bölüm. | Çiçek ya da meyveyi dala bağlayan ince bölüm, sak. | Bir aracı tutmaya yarayan bölüm. | İplik, tire, ibrişim gibi şeylerde, iğneye geçirilen bir dikişlik iplik. | Demet durumundaki sap. İLE Küçük sap. | Bir örgeni, organizmanın öteki bölümlerine bağlayan, içinde damarlar, sinirler ve görevsel kanallar bulunan öğelerin tümü. | Ucunda çiçek bulunan dalcık. )
- SAPA ile SAPAK
( Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan. İLE Bir anayoldan ayrılan yolun, başlangıç noktası. )
- SAPAN ile İZBİRO[İt.]
( ... İLE Çeşitli yükleri, yukarı çekmek için, halattan yapılmış sapan. )
- SAPAN ile SAPANCA
- SAPARNA[Amerika yerlilerinin dilinden]
( Eskiden, kökü tıpta kullanılmış olan, zambakgillerden, yeşilimsi çiçekli, tırmanıcı, çok yıllık bir bitki. )
( SMILAX )
- SAPASAĞLAM ile TAŞ GİBİ
- ŞAPERON ile/||/<> PROTEAZOM
( Şaperon katlanma yardım İLE proteazom protein yıkımı. )
( Formül: HSP İLE ubikuitin )
- SAPIK/LIK" ile SAPKIN/LIK | ile/değil/yerine/||/<>/< SAPMA
( "Yükleme". İLE Tespit. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Durum. )
- SAPIK ile/değil AZGIN
- SAPIKLAŞMAK ile SAPIK/LIK ile SAPIKÇA
- ŞAPIR ŞAPIR (AKMAK, DAMLAMAK, ISLANMAK)
- SAPIR SAPIR (DÖKÜLMEK)
- ŞAPIR ŞAPIR ile ŞAPIR ŞUPUR
- ŞAPIR ŞAPUR (YIKAMAK)
- ŞAPIRDAMAK ile ŞAPIRDATMAK
- SAPITMA ile/değil/||/< SAPTIRMA ile/değil/||/< SAPMA
- SAPITMAK ile SAPITTIRMAK
- ŞAPKA:
ÜSTTE/(BAŞTA) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNDE
- ŞAPKA[Rus.] ile KASKET[Fr. CASQUETTE]
( Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık. | Boru, baca, direk vb. şeylerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. | Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme örgenlerini taşıyan, şapka biçimindeki örgen. | Düzeltme işareti. İLE Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık. )
- ŞAPKA[Rusça] ile KEP[İng. < CAP]
( Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık. | Boru, baca, direk vb. nesnelerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. | Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme örgenlerini taşıyan şapka biçimindeki örgen. | Düzeltme imi. İLE Başlık, sipersiz şapka. | Asker şapkası. | Hemşirelerin taktığı başlık. | Bazı törenlerde profesör ve öğrencilerin taktığı özel başlık. )
- ŞAPKA/LIK ile ŞAPKACI/LIK ile ŞAPKALI ile ŞAPKASIZ ile ŞAPKA İŞARETİ
- ŞAPKA ile/değil BO DOI
( ... İLE/DEĞİL Vietnam'da, koni biçimindeki şapkaların adı. )
- ŞAPKA ile/değil BONE
- ŞAPKA ile KANOTİYE[Fr. < CANOTIER]
( ... İLE Düz kenarlı şapka. )
- ŞAPKA ile MELON[Fr.]
( ... İLE Yuvarlak ve bombeli bir tür şapka. )
- ŞAPKA ile RELÖVE
( ... İLE Kenarı yüksek şapka. )
- ŞAPKA ile ŞAPKACI
( HAT vs. HATTER )
( کلاه کاردينالي ile کلاه ile کلاه فروش )
( KOLAH KARDYNALY ile KOLAH ile KOLAH FOROSH )
- SAPKI ile SAPKIN/LIK ile SAPKIN KAYA
- SAPKIN EŞEYSELLİK ile/değil YOĞUN EŞEYSELLİK
- SAPKIN" ile/değil/yerine ÇAPKIN
- SAPKINLIK ile "DEJENERASYON"
( ASTRAY vs. DEGENERATION )
- SAPKINLIK ile SAPKINLIK ile SAPKIN
( DEVIANCE vs. DEVIANCY vs. DEVIANT )
( کج رفتاري ile منحرف )
( KAJ RAFTARY ile MONHERF )
- SAPLAMA ile/değil SAPTAMA
( Hızla batırmak. İLE/DEĞİL Bir şeyi belirgin kılma, tespit. | Yıkanmış gümüş bromürlü tabakanın, gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi. )
- SAPLAMAK, BATIRMAK = SANÇMAK
- ŞAPLAMAK ile ŞAPLAMAK ile ŞAPLAMAK ile ŞAPLAMAK
( "Şap" diye ses çıkarmak. İLE Bir şeyi, şaplı su ile ıslatmak. İLE Bir yapının tabanını, ince kum ve çimentoyla hazırlanan karışımla sıvamak. İLE Yemeğe şap katmak. )
- SAPLAMAK ile SAPLANMAK ile SAPLATMAK ile SAPLANABİLMEK ile SAPLANIVERMEK ile SAPLAYABİLMEK ile SAPLAYIVERMEK
- ŞAPLAMAK ile ŞAPLATMAK ile ŞAPLAK
- SAPLANTI ile/değil AŞK
- SAPLANTI = FİKR-İ SABİT = FIXED IDEA[İng.] = IDÉE FIXE[Fr.] = FIXE IDEE[Alm.] = FIXUS[Lat.]
- SAPLANTI ile/değil/yerine İSTİKRAR
- SAPLANTI ile SAPLANTILI/LIK ile SAPLANTISIZ/LIK
- SAPLANTI ile/değil TİK[Fr.]
( ... İLE/DEĞİL Herhangi bir kas kümesinin, istençdışı devinmesi. | Alışkanlıkla sık sık yinelenen, gülünç, sıkıcı söz ya da el, kol, yüz devinmesi. )
- SAPLI ile SAPLI MEŞE
- SAPMA ile/ve AYRILMA
( Serbest bir mıktnatıslı iğnenin, denge konumunda iken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı. | Bir ışının, saydam bir biçmeden geçtikten sonraki doğrultusu ile ilk doğrultusu arasında oluşan açı. | Bazı sözcüklerin, kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu. İLE ... )
( DEVIATION vs./and DIVERGE )
- SAPMA ile/değil BAŞKALDIRI
- SAPMA ile/değil KAYMA
- SAPMA ile/ve/<> SAPLANMA
- SAPMA ile/ve/||/<> YAŞAMDA KALMA SAPMASI
( II. Dünya Savaşı sırasında, müttefikler,
Naziler tarafından vurulan uçaklardaki kurşun deliklerini haritaladı ve
düşman topçularının ağır hasar verdiği alanları güçlendirmeye çalıştı.
Hedefleri, uçağın daha fazla kırmızı noktalı (ya da daha fazla merminin isabet ettiği) alanları yeniden inşâ etmek ve güçlendirmekti.
Kuramsal olarak, bu mantıklı bir çıkarımdı.
Sonuç itibariyle bunlar en çok etkilenen bölgelerdi.
Ama bir matematikçi olan Abraham Wald,
farklı bir sonuca vardı: Kırmızı noktalar, sadece eve dönebilen uçaklara verilen hasarı temsil ediyordu.
Gerçekten güçlendirilmesi gereken alanlar,
mermilerin isabet etmediği yerlerdi.
Çünkü bunlar, uçak vurulduğunda yaşamda kalamayacağı yerlerdi.
Buna, "yaşamda kalma sapması" denir.
Yalnızca yaşamda kalan örneklere odaklanmamızdan kaynaklı bir hatadır. )
(
)
- SAPMAK ile KONUDAN SAPMAK ile SAPMIŞ ile SAPMA ile SAPMA ile SAPMA ile SAPKIN ile SAPMACILIK ile SAPTIRICI
( DEVIATE vs. DEVIATE FROM SUBJECT vs. DEVIATED vs. DEVIATIN vs. DEVIATING vs. DEVIATION vs. DEVIATIONAL vs. DEVIATIONISM vs. DEVIATOR )
( عدول کردن ile گريز زدن ile انحراف ورزيدن ile منحرف شدن ile مغلطه کردن ile پرت ile کجراهي ile کجراه ile عدول ile انحراف مسير ile ضلال ile انحرافي ile کجروي ile منحرف شونده ile کجرو )
( ADOL KARDAN ile GARYZ ZADAN ile ENHERAF VARZYDAN ile MONHERF SHODAN ile MOGHALTEH KARDAN ile PORT ile کجراهي ile KOJRAH ile ADOL ile ENHERAF MOSYR ile ZELAL ile ENHERAFY ile کجروي ile MONHERF SHVANDEH ile KOJROO )
- SAPMAK ile SAPMA KOŞULU ile SAPMA GÖSTERGESİ
- SAPOTAĞACI ve/<> SAPOTGİLLER
( Sapotgillerin örnek bitkisi olan, lezzetli meyvesi ve çiklet yapımında kullanılan salgısı için sıcak ülkelerde yetiştirilen bir ağaç. VE/<> İkiçeneklilerden, örnek bitkisi sapotağacı olan, sıcak ülkelerde, genellikle Orta Amerika'da yetişen, bazı cinslerinden gütaperka çıkarılan bir bitki ailesi. )
( ACHRAS SAPOTA )
- ŞAPPADAK ile ŞARKADAK
( Apansız/ansızın. İLE Ani bir "şapırtı" sesi çıkararak. )
- SAPROFİT[Fr. < Yun. SAPROS: Çürük. | PHYTON: Bitki.]/SAPROTROF değil/yerine/= ÇÜRÜKÇÜL
( Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan bitki ve organizmalar. )
- SAPROFİTİK ile MİKORİZAL
( Ölü organik nesneyi parçalayan organizmalar. İLE Bitki kökleriyle yaşam ortaklığı ilişkisi kuran mantarlar. )
- ŞAPŞALLAŞMAK ile ŞAPŞAL/LIK ile ŞAPŞALCA ile ŞAPŞAL YAKA
- SAPSARI
- SAPSIZ ile SAPSIZ BALTA
- SAPTAMA ile/ve YAKALAMA
( TO FIX/DETERMINE vs./and TO CATCH )
- SAPTAMAK ile SAPTANMAK ile SAPTANABİLMEK ile SAPTAYABİLMEK
- SAPTANIM ile SAPTANIMCI/LIK
- SAPTAYIŞ ile SAPTAYICI
- SAPTIRMA ile/değil/yerine SAPTAMA
- SAPTIRMAK ile SAPMA
( DEFLECT vs. DEFLECTION )
( دور کردن ile عوج )
( DOR KARDAN ile عوج )
- SAPTIRMAK ile SAPTIRTMAK ile SAPTIRILMAK ile SAPTIRABİLMEK ile SAPTIRICI/LIK
- SAPTIRMAK ile ŞAŞKINLIK
( BAFFLE vs. BAFFLEMENT )
( بينتيجه کردن ile بور کردن ile دست پاچگي )
( BEYNATYJAH KARDAN ile BOR KARDAN ile DAST PACHAGY )
- ŞAPUR ŞUPUR (YALAMAK, ÖPMEK)
- ŞAR ŞAR (AKMAK)
- ŞAR ŞAR / ŞARIL ŞARIL (AKMAK)
( Su ya da yağmurun, bol ve sesli bir biçimde akması, yağması. )
- SAR'/SAR'A[Ar.]/TUTARAK/TUTARIK/TUTARGA/YİLBİK[Ar.] ile SÂRÂ[Ar.]
( Tutarık, tutarak, bayıltıcı bir sinir/beyin hastalığı. İLE Katkısız, hâlis. )
- SAR'/SAR'A[Ar.] ile SÂR[Ar.] ile -SÂR[Ar.]
( Tutarık, tutarak, bayıltıcı bir sinir/beyin hastalığı. İLE Öc, intikam. İLE "yer" bildirerek birleşik sözcükler yapar.[ÇEŞME-SÂR: Çeşmeleri çok olan yer. | KÜH-SÂR: Dağlık yer.] )
- SAR'Î ile SARÎ' ile SÂRÎ[Ar. < SİRÂYET] ile SÂRÎ[Fars.] ile SARÎH[Ar. < SARÂHAT]
( Sar'a hastalığı ile ilgili. | Sar'alı. İLE Yere yığılmış sar'alı kişi. İLE Bulaşan/bulaşıcı. [İng. CONTAGIOUS, Fr. CONTAGIEUX] İLE Sürücü, süren. İLE Açık, meydanda. | Belirli. | Saf, halis. | Safkan Arap atı. )
- SAR/SPECİFIC ABSORPTION RATE[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL SOĞURMA DEĞERİ
- ŞÂR ile ...
( ŞEHİR | İNSANIN GÖNLÜ, GÖVDESİ )
- SARABAND ile ...
( İspanya'ya özgü bir dans. )
- SARAÇ, SÜREYYA (RİZE, 1938) :
( Rize Gençlik Kulübünden transfer edildi. Aralıklı olarak iki sezon (1959 - 1960 ve 1961 - 1962) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 36 lig ve 4 özel olmak üzere 40 maçta forma giydi. Lig maçlarında 15 ve özel maçlarda 1 olmak üzere takımına 16 gol kazandırdı. Sarıyer S.K. tarihinde bir maçta en çok gol atan futbolcudur. Sarıyer'in Davutpaşa'yı (9 - 0) yendiği lig maçında takımının 5 golünü kaydetti. )
- SARAÇHANE = VEZNECİLER
- SARAKA ile SARAKACI
- SARAN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> SAĞAN
- ŞARAP FERMANTASYONU ile/||/<> SİRKE FERMANTASYONU
( Şarap fermantasyonu mayalar tarafından şeker alkole dönüştürülür İLE sirke fermantasyonu bakteriler alkolu asetik aside dönüştürür. Şarap anaerobik İLE sirke aerobik süreçtir. Pasteur iki fermantasyonu da mikroorganizmalara bağladı. )
( Louis Pasteur tarafından 1864 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- ŞARAP[Ar. < ŞERÂB]/MÜDÂME/MEY[Fars.] ile/değil HAMR
- ŞARAP[Ar.]/MEY[Fars.] değil/yerine/= ÇAKIR/SÜÇİK
- ŞARAP ile/değil KEVSER ŞARABI
- ŞARAP ile ŞARAPÇI/LIK ile ŞARAP RENGİ ile ŞARAP FIÇISI ile ŞARAP ÇANAĞI ile ŞARAP BARDAĞI
- ŞARAP ile/ve/değil/> SERAP
- ŞARAP ile/<> SİRKE
( Bulunduğu yerdeki sirkeye etki edemez. İLE/<> Bulunduğu yerdeki şarabı sirkeleştirir/bozar. )
- ŞARAPHANE SOKAK :
( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Bu sokakta şarap imalathaneleri bulunduğundan sokağa "Şaraphane Sokak" adı verildiği söylenir. )
- SARARMAK ile SARABİLMEK ile SARA ile SARAK ile SARAT ile SARAY ile SARAÇ/LIK ile SARALI ile SARAYLI ile SARAY KONUT ile SARAY ÇİÇEĞİ ile SARAY LOKMASI ile SARAY MENEKŞESİ
- SARARTMAK ile SARARTI
- SARAWAK ve/<> KUCHING
( ... VE/<> Malezya'nın bir eyaleti olan ve Borneo Adası'nda bulunan, Sarawak'ın başkenti. )
- SARAY ARKASI SOKAK :
( Sarıyer Merkezdeki sokaklardan biridir. Ali Kethüda camiinden Taşiskeleye (Denize) giderken soldaki ilk sokaktır. Bu sokak sahile iner ve yalılarla kucaklaşır. İsmini de denizle iç içe olan Mehmet Ali Paşa Sarayından almıştır. Bu sokağın önemli ismi Kaptan - ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa'nın soyundan olan Celadet, Siret ve Recai kardeşlerdir. Celadet Barbarosoğlu Tekel Genel Müdürü, DanıştayÜyesi olarak görev yaptı. Çok önemli bir şair ve bestekârdı. )
- SARAY ARKASI :
( Sarıyer Ali Kethüda (Merkez) Camii'nin Yenimahalle tarafında ve camiin yan tarafındaki kapısının karşısındaki sokaktır. Bu sokakta ve deniz kenarında bulunan Avcı Mehmet Paşa'ya ait Saray tipi yalı nedeni ile sokağa Saray Arkası Sokak denilmiştir. Saray'ın önü balıkçılar için voli yeridir. )
- SARAY DANSLARINDA:
MENUETTO ile/<> GIGUE ile/<> SARABANDE ile/<> ALLAMANDE
- SARAY ile ABADANA
( ... İLE Eski İran'da, hükümdarların taht salonlarına ve bu salonu içeren, önü sütunlu saraylarına verilen ad. )
- SARAY ile/ve/değil/yerine/<> ÇAYIR-BAYIR
- SARAY ile HATİCE SULTAN SARAYI
- SARAY ile/ve/değil HÜKÜMET KONAĞI
- SARAY ile İNSAN
( İNSAN )
- SARAY ile/||/<> KASR[Ar.]
( ... İLE/||/<> Küçük saray[sarayın bir küçüğü], köşk. )
- SARAY ile/ve/değil KONAK
( ... İLE/VE/DEĞİL Kışın oturulan ve surun/şehrin içinde olan. )
- SARAY ile/ve/<> KRAL
- SARAYLARDA:
BİRÛN ile/ve/<> ENDERÛN
- ŞARBON AŞISI ile/||/<> DOĞAL BAĞIŞIKLIK
( Şarbon aşısı yapay aktif bağışıklık oluşturur İLE doğal bağışıklık hastalığı geçirerek kazanılır. Pasteur koyunlara zayıflatılmış şarbon aşısı vurdu İLE Pouilly-le-Fort deneyinde aşının etkinliğini kanıtladı. Aşı hastalığa yakalanmadan koruma sağlar. )
( Louis Pasteur tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- ŞARBON[Fr. < CHARBON] değil/yerine/= KARAKABARCIK
- ŞARBON[Fr.] değil/yerine/= YANIKARA/KARAKABARCIK/KARAYANIK
( Çeşitli hayvanlarda, özellikle koyun ve sığırlarda görülen, deri ya da mukoza yoluyla insana bulaşan, bulaştığı yerde kara bir çıban yapan, tehlikeli sayrılık. )
- SARDANA ile ...
( Bir tür dans. )
- ŞARDON/LU değil/yerine/= TÜYLENDİRME/TÜYLENDİRİLMİŞ
- SARDUNYA ile SARDUNYA
( Çoğunlukla pembe çiçekler açan, sardunyagillerden bir bitki. İLE Bir balık türü. )
- SARF ETMEK değil/yerine/= KULLANMAK
- SARF-I NAZAR[Ar.] değil/yerine/= SAYILMASA DA, VAZGEÇİLSE DE
- SARF[Ar.]/GRAMER[İng.] değil/yerine/= DİL BİLGİSİ
- SARF[Ar.] ile/ve/||/<> NAHV[Ar.]
( Sözcük bilgisi/(b)ilimi. İLE/VE/||/<> Tümce/cümle bilgisi/(b)ilimi. )
- SARFİT HUZUR SPOR KOMPLEKSİ :
( Sarıyer Belediesi tarafından yapılan, çok amaçlı ve modern bir spor kompleksidir. Futbol, voleybol ve tenis alanları, yüzme havuzu ile donanımlı olup, yanında Ayşen Gruda ismini taşyan bir park bulunuyor. Tesis Huzur Mahallesi Cumhuriyet ve Demokrasi Caddesi üzerindedir. apı No. Su 10'dur. )
- SARGAÇ/KORSA/KORSE[Fr. < CORSET] ile KORSAJ[Fr. < CORSAGE]
( İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi. | Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda gövdeyi düzgün tutmaya yarayan nesne. İLE Küçük, kısa sargaç. )
- SARGI ile BADERNA[< İt.]
( ... İLE Halatın aşınabilecek yerine sarılan bez, halat sargısı. )
- SARGI ile FASKA[Lat.]
( Esnek bir maddeden yapılmış, uzun, dar ve ince şerit. | Bir elektrik makinesinde ya da aygıtında, aynı devreyi oluşturan iletkenlerin tümü. | Gövdenin bir bölümünü yerinde ya da baskı altında tutmak amacıyla uygun biçimde sarılmış şerit. İLE Kundak çocuklarının beline, zıbının üzerinden sarılan geniş sargı. )
- SARGILAMAK ile SARGI ile SARGIN ile SARGILI ile SARGISIZ ile SARGI BEZİ ile SARGI YERİ ile SARGIN EĞİTİM
- SARGILI ile/değil SARILI
- ŞARHA ŞARHA
( PEHLÛ-BE-PEHLÛ )
- SARHOŞ EDİCİ ile SARHOŞ ETMEK ile SARHOŞ ile SARHOŞ EDİCİ ile SARHOŞLUK
( INTOXICANT vs. INTOXICATE vs. INTOXICATED vs. INTOXICATING vs. INTOXICATION )
( مسکر ile مکيف ile مستي آور ile کيف دادن ile مستکردن ile مست کردن ile بدمست ile سرمست ile سکرآور ile سکر ile مستي ile نشئه ile بدمستي )
( MOSKER ile MAKYFE ile MOSTY AVAR ile KYFE DADAN ile MOSTEKARDAN ile MOST KARDAN ile بدمست ile SARMAST ile سکرآور ile سکر ile MOSTY ile NESHEYEH ile بدمستي )
- SARHOŞ ETMEK değil/yerine/= ESRİTMEK
- SARHOŞ İKEN ile/değil SARHOŞ İSEN
- SARHOŞ OLMAK değil/yerine/= ESRİMEK
- SARHOŞ OLMAK değil/yerine/= SÜDREMEK/ESRİMEK
- SARHOŞ[Fars. < SER-HOŞ] ile MASTOR/MASTUR
( ... İLE İleri derecede sarhoş. )
- SARHOŞ[Fars. SER:Baş. + HOŞ] değil/yerine/= ESRİK/ESRÜK[dvnlgttrk]
- SARHOŞ ile AYYAŞ ile SARHOŞ ile SARHOŞ DAVRANIŞI ile SARHOŞ HALİ
( DRUNK vs. DRUNKARD vs. DRUNKEN vs. DRUNKEN BEHAVIOR vs. DRUNKEN STATE )
( مست ile دژم ile پاتيل شده ile مخمور ile خماري ile مستانه ile بدمستي ile عالم مستي )
( MOST ile دژم ile PATYLE SHODEH ile MOKHMOR ile خماري ile MOSTANEH ile بدمستي ile ALAM MOSTY )
- SARHOŞ ile BEKRİ/AYYAŞ
( ... İLE İçkiye düşkün, içkici. )
- SARHOŞ ile DÎVÂNE
- SARHOŞ ile KÖR KANDİL/GÖK KANDİL
( ... İLE Aşırı derecede sarhoş. )
- SARHOŞ ile SARHOŞ OLMAK ile SARHOŞLUK
( INEBRIANT vs. INEBRIATE vs. INEBRIETY )
( مستي آور ile مست کننده ile سرخوش کردن ile نشئه )
( MOSTY AVAR ile MOST KONANDEH ile SARKHOSH KARDAN ile NESHEYEH )
- SARHOŞLAMAK ile SARHOŞLAŞMAK ile SARHOŞ/LUK ile SARHOŞÇA
- SARHOŞLUK ile ZAFER SARHOŞLUĞU
( ... İLE En kötü sarhoşluk. )
- SARI "BULGUR" ile/değil/yerine DOĞAL BULGUR
- SARI BABA TEKKESİ :
( Merkez Sarıyer'de Hamam Arkası Sokak ile Hamam Sokak arasında bulunuyordu. 1963 yılında tarihi Sarı Baba Tekkesi kaldırıldı ve yerine Sarıyer Ali Kethüda Camii için lojman binası yapıldı (1965). Sarı Baba Tekkesi bahçesinde gömülü bulunan Sarı Baba'nın mezarı Hamam Sokak tarafında ve yol kenarında yeniden tanzim ve ihya edildi. Sarı Baba Tekkesinin ayin günleri Pazar günleriydi. )
- SARI BABA :
( Sarı Baba olarak bilinen ve merkez Sarıyer'de hamam sokakta türbesi bulunan zatın mezar taşındaki ismi "Sarıer" dir. Ölüm tarihi 857 (1441) olarak görülmektedir. Bazı kayıtlarda Fatih Sultan Mehmet dönemi erlerinden olduğu kaydı vardır. Süheyl Ünver İstanbul Risaleleri eserinin 5. cildinde "Sarıer" den şöyle bahseder: Sarıyer'de, orada bulunan 14. İlkokulda yatar. Yukarısı mahrut, üstüvani mezar taşı kitabesinde şöyle yazılıdır:"Merhum ve mağfur el - muhtaç ila rahmeti Rabbibi'l Gafur Sarı Er ruhuna Fatiha sene 857". "Sarıer" ismi zamanla SarI Baba'ya dönüştü ve öyle kaldı. Mezarı da Sarıyer cami lojmanı yapılırken, İlkokulun bahçesinden alınıp bugünkü yerine konuldu. Buradaki Sarı Baba Dergâhı bahçesindeki mezar da ise "Kara Baba" isimli bir bulunduğu söylenmektedir. Sarı Baba isminin, zamanla Sarıyer'e dönüştüğü ve semtin bu ismi aldığı söylentisi yaygındır. )
- SARI KİRAZ ile/ve/||/<> PEMBE KİRAZ ile/ve/||/<> İTALYAN KİRAZ
- SARI KÖŞK ile SARI KÖŞK
( Beylerbeyi Sarayı'nın arka bahçesindedir. İLE Emirgan Korusu'ndadır. )
( 1856'da, inşa edilen, saraylı hanımların kaldıkları bir köşk. İLE Emirgan Korusu'ndaki üç köşkten biridir. [Pembe, Beyaz ve Sarı Köşk] )
- SARI MERCİMEK ile/değil SOYULMUŞ YEŞİL MERCİMEK
- SARI SALTUK DEDE ÇEŞMESİ :
( Rumelifeneri'nde Limana inerken solda bulunan Fenerin etrafını çevreleyen duvara bitişik basit bir duvar çeşmesidir (1969). Çeşme 2001'de onarıldı. Balıkçılar avlanmaya giderlerken bu çeşme başında toplanıp bol bereket için dua ederler. )
- SARI SALTUK = DERVİŞ SALTUK
( "Sarı" sözcüğü ve "kullanımı", başağın/buğdayın olgunlaşması ve rengiyle bağlantılandırılır. )
- SARİ ile/ve/<> CHOLİ ile/ve/<> KAMİZ
( Hindistan'lı bayanların geleneksel giysisi. [3.5 m. - 4.5 m. boylarında bir kumaş] İLE/VE/<> Sari'nin altına giyilen, dar ve kısa bluz. İLE/VE/<> Şalvar-pijama arası bir pantolon. )
- SARI ile ERMİŞ/ERGİN
- SARİ ile SÂRİ
( Budist rahiplerin giydiği sarı renkli giysi. İLE Bulaşıcı sayrılık. )
- SARİ ile SARİG ile SARİH/LİK ile SARİH MEFUL
- SARI ile ŞEKERRENK
( ... İLE Sarıya çalan renk. | Bu renkte olan. | İki kişi arasındaki dostluk ilişkilerinin bozuk olması. )
- SARIAĞI ile SARIAĞIZ
- SARIBABA PARKI (YENİ CAMİ YANI) :
( Sarıyer Merkez mahallesindedir. 420,00 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 50,00 m²'lik yeşil alanı bulunmaktadır. )
- SARICA ile SARICA
( Yabanarısı. | Sarıyı andıran, sarıya yakın. İLE Eyalet valilerinin buyruğundaki başıbozuk asker. )
- SARIÇALI = ÇOBANTUZLUĞU/KADINTUZLUĞU/AMBERBARİS
( Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden, çiçekleri sarı, meyvesi ekşi ve kırmızı renkte, kabuğu ve kökü, solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki. )
( BERBERIS VULGARIS )
- SARIDAĞ TEPE ÜSTÜ CAMİİ :
( Sarıyer'in Sarıdağ Tepeüstü yerleşim bölgesinde 1973'te inşâ edilien bir camidir. İlk açılışında ismi Hacı Ömer Camii idi, sonraları bu isim değiştirildi. )
- SARIER, HÜSEYİN ŞEFİK :
( Bir dönem Yenimahalle muhtarı olarak gönev yaptı. Sarıyer'de Balık Satış memurluğundan emekli oldu. )
(1996'dan beri)