S ve Ş ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.075 başlık/FaRk ile birlikte,
13.075 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(27/54)
- SCENARIO :/yerine SENARYO
- SCENE :/yerine SAHNE
- SCENERY vs. SCENE
- SCH/SCHIZOPHRENIA[İng.] değil/yerine/= ŞİZOFRENİ
- SCHEDULE :/yerine PROGRAM, ZAMANLAMAK
- SCHEME :/yerine PLAN, ŞEMA
- -SCHESIS ile/||/<> -SCHISIS/SCHISTO- ile/||/<> FLUX- ile/||/<> ISCH-/ISCHO-
( Süpresyon, denetim, birikim, akışın önlenmesi. İLE/||/<> Yırtık, dalak, fissür, yapışıklıkların önlenmesi. İLE/||/<> Akış. İLE/||/<> Denetim, eksiklik, durdurma, baskı altına alma. )
- SCHİFF BAZI ile/||/<> WERNER KOMPLEKSİ
( Schiff imin ligand, Werner klasik amin. )
( Formül: C=N İLE NH₃ )
- SCHILLER ve/||/<> GOTTFRIED KÖRNER ve/||/<> KALLIAS (GÜZELLİK ÜZERİNE)
- SCHISMA ile ...
( KATOLİK VE ORTODOKS'LARIN AYRIMI )
- SCHLEIERMACHER ile/ve DILTHEY
- SCHOLA CANTORUM[Fr. CHANTEUR(ŞANTÖR)] -ile
( Erkek şarkıcı./"CHANT" İLE Erkek şarkıcılar okulu. )
- SCHOLAR :/yerine BİLGİN, BURSLU ÖĞRENCİ
- SCHOLARLY vs. SCIENTIFIC
- SCHOLARSHIP :/yerine BURS, BİLGİNLİK
- SCHOOL :/yerine OKUL
- SCHOTTKY İLE FRENKEL İLE RENK MERKEZİ ile/||/<> KRİSTAL KUSURLARI
( Kristallerdeki nokta kusur türleri. )
( Formül: n_defect = N exp(-E/kT) )
- SCHRÖDİNGER DENKLEMİ ile/||/<> DİRAC DENKLEMİ
( Schrödinger göreli olmayan, Dirac göreli kuantum denklemidir. )
( Formül: iħ∂ψ/∂t = Ĥψ )
( Erwin Schrödinger tarafından 1926 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1887-1961) (Ülke: Avusturya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Dalga mekaniği, Schrödinger denklemi) (Nobel: 1933) )
- SCHRODINGER DENKLEMLERİ ile/ve/||/<> PAULI DIŞLAMA İLKESİ
( [olmasa ...] Madde yok. İLE/VE/||/<> Kuvvet yok. )
- SCHWANN GÖZESİ(PSS) ile/||/<> OLİGODENDROSİT(MSS)
(
| Başlık | Schwann gözesİ | Oligodendrosit |
|---|---|---|
| Temel tanım | Periferik sinir sisteminde aksonları saran ve miyelin oluşturan glia gözesİ | Merkezi sinir sisteminde aksonları miyelinleyen glia gözesİ |
| Bulunduğu sinir sistemi | Periferik sinir sistemi (PSS) | Merkezi sinir sistemi (MSS) |
| Miyelin oluşturma | Var | Var |
| Bir gözenin sardığı akson | Tek aksonun tek segmenti | Birden fazla akson segmenti |
| Miyelinsiz liflerle ilişki | Destekler ve sarar | Doğrudan ilişki yok |
| Bazal lamina | Bulunur | Bulunmaz |
| Ranvier boğumu | Oluşur | Oluşur |
| Sinir yenilenmesi | Belirgin biçimde destekler | Çok sınırlı |
| Embriyolojik köken | Nöral krest | Nöral tüp |
| İlişkili hastalıklar | Guillain–Barré, periferik nöropatiler | Multipl skleroz |
- SCHWARZ-CHRİSTOFFEL ile/||/<> JOUKOWSKY TRANSFORM
( S-C polygon mapping, Joukowsky airfoil mapping. )
( Formül: Polygon İLE airfoil mapping )
- SCHWARZSCHİLD KARA DELİĞİ ile/||/<> KERR KARA DELİĞİ
( Schwarzschild kara deliği dönmez İLE Kerr kara deliği döner. Schwarzschild küresel simetri İLE Kerr eksenel simetri gösterir. Schwarzschild kuramk model İLE Kerr gerçekçi astrofizik nesnesidir. )
( Roy Kerr tarafından 1963 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1934-) (Ülke: Yeni Zelanda) (Alan: Matematik, Astrofizik) (Önemli katkıları: Dönen kara delik çözümü (Kerr metriği 1963), gerçekçi kara delik modeli) )
- SCIENCE vs. SCIENTIFIC
- SCIENCE vs. TECHNOLOGY
- SCIENCE :/yerine BİLİM
- SCIENCE ile PSEUDO SCIENCE
- [not] SCIENCE vs./and PARADIGM
- SCIENTIFIC :/yerine BİLİMSEL
- SCIENTIST :/yerine BİLİM İNSANI
- SCOOTER[İng.]/TROTİNET[Fr.] değil/yerine/= KAYKAY
( Bir ayakla üzerine binilip öbür ayakla yeri teperek yol alınan ve bir yönetme kolu ile arka arkaya iki tekerleği bulunan araç ve çocuk oyuncağı. )
- SCOPE :/yerine KAPSAM
- SCORE :/yerine SKOR, PUAN
- SCOTO- ile/||/<> SKİA- ile/||/<> NOCT-/NOCTİ-/NYCT-/NYCTİ-/NYCTO-
( Karanlık. İLE/||/<> Gölge. İLE/||/<> Gece. )
- SCREAM :/yerine ÇIĞLIK ATMAK
- SCREEN :/yerine EKRAN
- SCRIPT :/yerine SENARYO
- SCRNA-SEQ ile/||/<> SCATAC-SEQ ile/||/<> CYTOF ile/||/<> SPATIAL ile/||/<> TEK HÜCRE TEKNOLOJİLERİ
( Hücre heterojenliğini çözümleme. )
( Formül: 10 ile000+ cells/run )
- SCURVY ile ...
( İSKORBÜT, C VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNDEN OLAN HASTALIK )
- SD/STANDART DEVİYASYON STANDARD DEVIATION | SPATIAL DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= STANDART SAPMA | UZAMSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU, MEKANSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU
- SDK değil STK
( "Sivil Devlet Kuruluşu" DEĞİL Sivil Toplum Kuruluşu )
- SDLC/SOFTWARE DEVELOPMENT LIFE CYCLE[İng.] değil/yerine/= YAZILIM GELİŞTİRME YAŞAM DÖNGÜSÜ
- SDP/HEALTH TRANSFORMATION PROJECT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROJESİ
- SDS-PAGE ile/||/<> NATİVE PAGE
( SDS denature protein, native doğal yapı. )
( Formül: Denatured İLE native protein )
- ŞE / BİŞEY/BİŞE/BİŞİ/BİŞİY değil ŞEY / BİR ŞEY
- SE[Ar.] ile SE[Ar.]
( Osmanlı abecesinin beşinci harfi. | Ebced hesabında 500 sayısının karşılığıdır. İLE Üç. | Tavla zarının üzerindeki üç nokta [PENC Ü SE: Beş ve üç.]. )
- ŞE" değil ŞEY
- SEA :/yerine DENİZ
- SEÂBÎB[Ar.] ile SEÂBÎB[Ar. < SU'BÛB]
( Salya. İLE Saf su akan yerler. )
- SEANS[Fr.] ile MATİNE[Fr.]
( Mesleğini ya da sanatını yapan birinin yanında, o kişinin mesleğiyle ilgili bir iş için harcanan süre. | Sinema, tiyatro, konser gibi sanat dallarında yapılan gösterilerden her biri. | Aralıksız, bir iş için harcanan süre. İLE Tiyatro, sinema, konser salonu vb.'de, gündüz gösterimi. )
- SEANS[İng.] değil/yerine/= OTURUM
- SEANS/SESSION[İng.] değil/yerine/= OTURUM
- SEARCH ENGINE OPTIMIZATION(SEO) ile/ve/||/<> SEARCH ENGINE MARKETING(SEM)
- SEARCH :/yerine ARAMAK
- SEASON :/yerine SEZON
- SEAT :/yerine KOLTUK, OTURMAK
- ŞEB-ÇERAĞ ile ...
( ONİKİ KÖŞELİ KANDİL | GECE ÇIRASI, GECE PARLAYAN YAKUT VE İNCİ )
- SEB/SEBB[Ar.] ile SEB'[Ar.]
( Sövme, sövüp sayma. İLE Yedi/7. )
- SEB'A ile ...
( YEDİ(7) )
- SEB'A[Ar.] ile Sebâ[Ar.] ile SEBBÂH[Ar. < SİBÂHAT]
( Yedi/7. İLE Hz. Süleyman'ın eşi/zevcesi Belkîs'in, Yemen'de, hükmü altında bulundurduğu mâmur olan şehri. İLE Suda yüzen, yüzücü. | Yüzgeç. )
- SEBA'L-MESÂNÎ ile ...
( FATİHÂ SÛRESİ )
- ŞEB'ÂN[Ar. < ŞİB | çoğ. ŞİBÂ'] ile ŞEBÂN[Fars.]
( Tok, doymuş. [Fars. SÎR] İLE Geceler. )
- SEBASTIAN BACH
- SEBAT ETMEK değil/yerine/= DİREŞMEK/DİREŞİM GÖSTERMEK
- SEBAT ile/ve AZİM
( PERSEVERANCE vs./and DETERMINATION )
- SEBAT değil/yerine/= DİREŞİM
- SEBAT ile SEBATLI/LIK ile SEBATSIZ/LIK
- SEBATKÂR[Ar.] değil/yerine/= DİREŞKEN/LİK
- ŞEBB[Ar.] ile ŞEB[Ar.]
( Şap. İLE Gece. )
- SEBB[Ar.] ile ŞETM[Ar.]
- SEBBÂHE ile ...
( Yüzücü kuşlar sınıfı. )
- ŞEBBOY/ŞEBBÛY[Fars.]
( Turpgillerden, güzel kokulu, dar yapraklı, değişik renkli çiçekleri olan, çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi. )
( CHEIRANTHUS CHEIRI )
- SEBEB:
HAFİF ile/ve/<> SAKÎL
( Kapalı hece. İLE/VE/<> Açık hece. )
( Harfin 1.'si harekeli, 2.'si sakîl ise. İLE/VE/<> 2 harekeli harf. )
- SEBEB[Ar.] ile ÂLET[Ar.]
- SEBEB[Ar.] ile 'ILLET[Ar.]
- SEBEB ile/ve/<> MÜSEBBİB-ÜL ESBÂB
- SEBEB[Ar.] ile ŞART[Ar.]
- SEBEB ile/ve/<> VETED ile/ve/<> FÂSILA
( İp. İLE/VE/<> Kazık. İLE/VE/<> İp ile kazıkların arası.
[Çadır terimlerinden.] )
( 2 harf. İLE/VE/<> 3 harf. İLE/VE/<> 4 harf ve fazlası. )
- SEBEBİYET VERMEK değil/yerine/= NEDEN OLMAK/YOL AÇMAK
- ŞEBEKE[Ar.]/NETWORK/WEB[İng.] değil/yerine/= AĞ
( Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü, ağ. | Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı. | Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kişilerin tümü. )
- ŞEBEKE[Ar.] değil/yerine/= ÖRÜKE
- ŞEBEKLEŞMEK ile ŞEBEK/LİK ile ŞEBEKE ile ŞEBEKÇİ ile ŞEBEKLER
- SEBEL[Ar.] ile ...
( Göze inen perde. Dumanlı, bulanık görme hastalığı. )
- SEBEP ile İLLET
- SEBEP ile MENŞE
- SEBEP ile NEDEN
( REASON vs. REASON )
- SEBEP ile SEBEB-İ HİKMET
- SEBEPLENMEK ile SEBEPLENDİRMEK ile SEBEP ile SEBEPLİ ile SEBEPSİZ/LİK ile SEBEPSİZCE ile SEBEP BİLİMİ ile SEBEPSİZ YERE ile SEBEP BİLİMSEL ile SEBEPLİ SEBEPSİZ
- SEBEPLER:
HAKİKATEN ile/ve/||/<> İLLET HÜKMÜNDE ile/ve/||/<> MAHİYETİNDE İLLET OLMA ŞÜPHESİ BULUNAN ile/ve/||/<> MECÂZEN
( LA CAUSE VRAIE avec/et/||/<> LA CAUSE QUI A FORCE DE RAISON avec/et/||/<> LA CAUSE DANS LAQUELLE EXISTE UN SIMULACRE DE RAISON avec/et/||/<> LA CAUSE PAR EXTENSION DE SON SENS )
- ŞEB-İ HİCRÂN ile ...
( Âşık'ın geceler boyu ağlayıp inlemesi. )
- SEBÎ[Ar. çoğ. SEBÂYÂ] ile SEB'Î[Ar.]
( Savaşta esir düşen. İLE Yedi sayısıyla ilgili olan. | Yedi günde bir gelen sıtma. )
- SEBİL ile/değil ŞADIRVAN
- SEBİL ile SEBİLCİ
- SEBİL ile SEBİR ile SEBİR
( Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu. | Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı, sebilhane. | Meyan kökü şerbetini bir hayır için dağıtma. İLE Suret. | Renk. | Asıl. | Heyet. İLE Mekke yakınlarında bir dağ. )
- SEBİL ile/ve SERSEBİL
( ... İLE/VE Sadece su akıtılır. [Sadece suyun sesini dinlemek ve konuşulanların duyulmamasını sağlamak için] )
( Kutsal günlerde, karşılık beklemeden, hayır için dağıtılan içme suyu. | Genellikle camilere bitişik, özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden, hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı. | Meyankökü şerbetini, bir hayır için dağıtma. | Büyük cadde. İLE Tatlı ve hafif su. | Cennette, bir çeşmenin adı. )
- SEBİL/HANE ve SIBYAN MEKTEBİ
( Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu. | Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı. | Meyan kökü şerbetini bir hayır için dağıtma. İLE Küçük çocukların okuma yazma ve Kur'ân okumayı öğrendiği okul. )
- SEBİL ile/ve TARÎK ile/ve SIRAT
- SEBK[Ar.] ile SEBK[Ar.]
( İleri geçme, ilerleme, vâki olma. | Koşuda kazanan hayvan. İLE Bir şeyi eritme, kalıba dökme. | İbârenin tarz ve tertîbi. | Yargılama sonucunda edinilen kanaatin karara yazılması. )
- SEBKAT ile ...
( GEÇME, İLERLEME[İng. PROGRESS] )
- ŞEBNEM, BEŞG, BEŞM[Fars.]/CELÎD, SAKÎ[Ar.]/DROSOSTALIDA[Yun.] ile ÇİY
( Çiy tanesi, jale. | Nedâ (hediye). )
- SEBR ve TAKSÎM
- SEBT GÜNÜ:
DİNLENME GÜNÜ değil/yerine DİNGİNLİK/DÖNÜŞÜM GÜNÜ
( YEVM-İ SEBT[Ar.]: Cumartesi günü. )
- SEBT[Ar.] ile SEBT[Ar.]
( Yazma, kaydetme, deftere geçirme. İLE Cumartesi. )
- SEBU ile ...
( Yırtıcı bir hayvan. )
- SEBÛ'[çoğ. SİBÂ'] ile SEBÛ[Fars.] ile SEBÛH[Ar. < SİBH]
( Yırtıcı hayvan. İLE Testi. | Şarap kabı. İLE Yüzgeç. )
- SEBZE[Fars. < SEBZ] -<
( SEBZ: Yeşil, yeşil renkli. | Çimen. )
- SEBZE/SEBZEVAT/ZERZEVAT değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ/GÖVLÜK/YEŞERTİ/YEŞİLLİK
- SEBZE ile BİTKİ
( VEGETABLE vs. PLANT/WORT )
- SEBZE ile/ve MEYVE
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
( SEBZE - MEYVE SULARI
Meyve-sebze özlü kokteyller, soğuk ve kirli havaların yol açabileceği olumsuzluklara karşı güçlü bir sağlık ve güzellik iksiridir. Taze sebze ve meyvelerin zengin içeriği organizmanın günlük gereksinimini karşılarken soğuk ve puslu havalarda korumasız kalan cildimizin de içeriden beslenmesini sağlar. Bu nedenle günde en az bir bardak hipervitaminli kokteyl içmenizde yarar var.
Nasıl mı hazırlayacaksınız?
Buzdolabında bulunan meyve ve sebzeleri iyice yıkayıp ince ince kıyın. Süzüp, elektrikli bir katı meyve sıkıcısına koyun. Hazırladığınız suyu ister kahvaltıda ister öğünlerde için. Vitaminlerinin kaybolmaması için fazla bekletmeden içmeniz gerekir.
GÜZELLİK İKSİRİ
İki adet kabuklu elma, bir küçük yeşil salata, bir kereviz ve üç kereviz sapı kokteyli, zengin içeriği ile kansızlığa birebir gelir. Bileşimindeki A, B ve C vitaminleri, folik asit, biotin ve potasyum sayesinde yüz ve vücut cildini canlandırarak tazelik kazandırır. Tırnakları ve saçları güçlendirir.
GÜNEŞ SUYU
Bir greyfurt, bir portakal ve bir avuç üzüm karışımının suyu, zengin bir C vitamini deposudur. Organizmayı toksinlerden arındırır, mide ve bağırsak sisteminin işlevini canlandırır. Bir avuç da kuru üzüm katarsanız kansızlığa iyi gelir.
YEŞİL ARANJMAN
Bir avuç ıspanak, bir avuç maydanoz, iki havuç ve bir salatalıktan hazırlayacağınız kokteyl, içeriğindeki A, B, C vitaminleri ve minerallerle dişleri ve dişetlerini güçlendirir. Anemi ve kabızlığa karşı güçlü bir koruyucudur. Organizmayı toksinlerden arındırmakta üstüne yoktur.
GOGO ENERJİSİ
Bir dolmalık veya çarliston biber, yarım salatalık, üç yaprak lahana, üç havuç, bir avuç ıspanak kokteyli adeta bir hipervitamin bombasıdır. İçeriğinde organizmanın günlük gereksinimini karşılayacak yeterli miktarda B grubu vitamini, A vitamini, provitamin A, kalsiyum, potasyum ve sodyum bulunur. Havuç ve lahana bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu kokteyl mevsim değişikliklerinde metabolizmayı canlandırıcı etkiye sahiptir.
DÖRT MEVSİM SENFONİSİ
İki dolmalık biber, bir havuç, bir salatalık, dört kereviz sapı ve dört yeşil salata yaprağını meyve sıkıcısına koyun. Sabah kahvaltıda ya da öğünlerde için. C ve A vitaminleri, potasyum, silisyum ve sodyum içeren bu kokteyl, dolaşımı kolaylaştırır, idrar söktürücü özelliğe sahiptir. Cildi tazeler.
EN İYİ ZİNDELİK İÇECEKLERİ
- Dört limonu sıkın ve şekersiz olarak birden için. Tam bir C vitamini bombasıdır.
- Domates suyunu biraz sıvı yağ ile kaynatın ve soğuttuktan sonra için. Vücut hücrelerine A vitamini sağlar. )
( SEBZ: Yeşil. | SEBZE: Yeşillik. )
( VEGETABLE vs./and FRUIT )
( ... cum/et POMUM )
- SEBZELER:
BUZDOLABI POŞETİNDE SAKLANMAMALI! ve/ya da POŞETLER, DELİNMELİ!
- SEBZELER:
TOPRAK ALTINDAKİLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TOPRAK ÜSTÜNDEKİLER
( [beslenmemizin] %25'inde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< %75'inde. )
- SEBZELERDE:
EN DAYANIKLILAR ile EN DAYANAKSIZLAR, EN KOLAY/HIZLI ÇÜRÜYENLER
( Pancar, havuç, soğan. İLE Kuşkonmaz, Brokoli, Mısır. )
- SEBZELERİ DOĞRARKEN ile ...
( UÇUŞMAMALARI İÇİN ÇOK AZ TUZ SERPMEK )
- SEBZELERİ SAKLAMADA:
BUZDOLABININ KENARI değil/yerine ORTASI
- SEBZELERİ:
YIKAMADAN SAKLAMAK ya da YIKANMIŞSA, İYİCE KURULAMAK
- SEBZE/LİK ile SEBZECİ/LİK ile SEBZELİ ile SEBZESİZ ile SEBZE ÇORBASI ile SEBZE MEYVE TOPTANCISI ile SEBZE MEYVE TOPTANCILIĞI
- SEBZEVÂT ile/ve "HAŞERÂT" ile/ve TEŞRİFÂT
( Çengelköy'de. İLE/VE Kuzguncuk'ta. İLE/VE Beylerbeyi'nde. )
( Eskiden vapur kaptanlarının daha fazla beklemek zorunda kaldıkları iskeleler ve nedenleri. )
- ŞEC ile ŞECC
( ... İLE Geminin, denizi yararak yol alması. )
- SECÂ değil/yerine/= KARARLI/LIK
- ŞECÂ'AT[Ar.] ile BESÂLET[Ar.]
- ŞECAAT ve/||/<>/> İFFET ve/||/<>/> FELSEFE ve/||/<>/> ADÂLET
( Öfke yerine. VE/||/<>/> Şehvet yerine. VE/||/<>/> Bilgisizlik/erdemsizlik yerine. VE/||/<>/> Ölçüsüzlük/dayatma yerine. )
- ŞECÂ'AT[Ar.] ile NECDET[Ar.]
- ŞECÂAT[Ar.] ile ŞECCÂT[Ar. < ŞECCE]
( Haksızlığa karşı olan öfke. | Yiğitlik, yüreklilik. İLE Başta ve yüzde oluşturulan yaralar. )
- ŞECÂAT[Ar.] değil/yerine/= YİĞİTLİK, YÜREKLİLİK, CESÂRET
- SECÂVEND[Fars.] ile ...
( Kur'ân-ı anlama uygun doğru okumak için konulan işaret/ler. )
- SECCADE ile SECCADECİ/LİK
- SECCÂDE[Ar.]/NAMAZLIK değil/yerine/= YAYGI
- SECDE ve/<> MİRAC
( İnsan olmak, miractadır! )
( NÜZÛL/İNZAL ve/<> URÛC )
- SECDE ve/||/<>/> TEVHÎD
( Kulluk/abdiyet makamındaki zirve hali. VE/||/<>/> Birliğe gelme. )
- SECDE/YÜKÜNÇ:
KULLUK İÇİN ile/ve KULLUKTAN MAHRUM KALMAMAK İÇİN
( İlk secde. İLE/VE İkinci secde. )
( Secde, başı yere koymak demek değildir. Asıl secde, arzusuz, menfaatsiz, Allah rızası için sevgidir. )
( Secdede bile İsm-i Nebî hali vardır. )
- SEÇEMEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<>/> YEĞLEYEBİLECEKLERİMİZ
( Doğum yerimiz. | Ten rengimiz. | Anne ve babamız. | Cinsiyetimiz. | "Adımız." | "Kökenimiz."
İLE/VE/||/<>
Adâletli olmak. | Ahlâklı olmak. | İyi kalpli olmak. | Dürüst olmak. | Saygılı olmak. | Öğrenmeye açık olmak. | Kendini geliştiren olmak. | Önyargısız olmak. )
- SEÇENEK ile/ve/<> OLANAK
( ALTERNATIVE vs./and/<> POSSIBILITY )
- SEÇENEK ile/değil/yerine OLASILIK
- SEÇENEK ile "ÖNCELİK"
( Onun yaşamında, onun için seçeneksek; onu, öncelik yapmayalım. )
- SEÇENEK ile SEÇENEKLİ/LİK ile SEÇENEKSİZ/LİK
- SEÇENEK ile SEÇİM KISMI ile EN SEÇKİN
( CHOICE vs. CHOICE PART vs. CHOICEST )
( انتخاب ile سرچين ile سرگل ile صفي ile ترجيح ile برگزيدگي ile گزينش ile اختيار ile برگزيده ile لباب ile صفوت )
( ENTEKHAB ile سرچين ile SARGOL ile SAFY ile TARJYHE ile BARGOZYDEGY ile GOZYNESH ile AKHTYAR ile BARGOZYDAH ile LABAB ile SAFUT )
- SEÇENEK = ŞIK, TERDİT = ALTERNATIVE[İng., Alm.] = ALTERNATIF[Fr.] = ALTER:İKİDEN BİRİ[Lat.] = ALTERNATIVA[İsp.]
- SEÇENEKLERDEKİ/OLASILIKLARDAKİ EŞİK VE OLANAKSIZ(LIK)LAR:
3. ve/=/||/<> 4. ve/=/||/<> 5. ve/=/||/<> 6. ve/=/||/<> 7.
( Fizikte.[3] VE/=/||/<> Kesinlikte/ölümde.[4] VE/=/||/<> Dilde.[5] VE/=/||/<> Yörüngede.[6] VE/=/||/<> Karşılaşmada.[7] )
( Var oluş ve aklın ilkelerinde ...
ya çelişmezlik,
ya özdeşlik
ya da bunların dışındaki üçüncü olasılığın olanaksızlığı...
VE/=/||/<>
Ölüm/de ...
ya o/sen, benden önce,
ya ben, ondan/senden önce,
ya da ikimiz aynı anda.
Dolayısıyla da dördüncü olasılığın olanaksızlığı...
VE/=/||/<>
Herhangi bir yerde/koşulda ...
ya geçmiş,
ya şimdi,
ya gelecek ve
ya da bu üçünden "oluşturulmuş" geniş zaman
[bunların alt çeşitlemeleri de bunların içinde]
olmak üzere başka hiçbir "zaman"ın ol(a)mayışı...
Varlığın[vucud] ...
ya kendi[vucud-u aynî]
ya düşüncesi/imgesi[vucud-u zihnî]
ya dilde/selende[vucud-u lisânî]
ya simgede/yazıda/resimde/çizimde/biçimde/sanatta[vucud-u hatti]
Dolayısıyla da beşinci olasılığın olanaksızlığı...
VE/=/||/<>
Dünya'nın yörüngesinde/n ...
ya doğru ilerlemesi,
ya geriye dönmesi,
ya sapması[başka bir yörüngeye geçmesi],
ya dönüşünün tamamen durması,
ya da yörüngesinin yok olması[güneş tarafından çekilmesi]...
Dolayısıyla da altıncı olasılığın olanaksızlığı...
VE/=/||/<>
Bir karşılaşma/da ...
ya ev sahibi takım kazanır,
ya karşı takım kazanır.
ya berabere biter,
ya yarıda kesilir [hava koşulları, izleyci olayları vb.]
ya çok önemli (/belirleyici/engelleyici) bir durumla/kararla(hükmen) sonuçlanır [bir takım, eksik oyuncuyla maça çıkamaz],
ya iptal edilir [başlamadan önce karar alınır].
Dolayısıyla da yedinci olasılığın olanaksızlığı...
)
(
)
- ŞECERE ile ŞECERECİ ile ŞECERELİ
- ŞECERE[Ar. çoğ. ŞECERÂT] ile ŞECÎR[Ar.]
( Soyağacı. | Atların soyunun yazılı olduğu çizelge. | Küçük ağaç, tek bir ağaç. | Olgun insan./İnsan-ı Kâmil. İLE Kısa, küçük ağaç. )
- ŞECERE[Ar.]["SECERE" değil!]/PEDIGRI/PEDIGREE[İng.] değil/yerine/= SOYAĞACI/SOYKÜTÜĞÜ
- ŞECERE-İ TÛBA/İLLİYÎN ile ŞECERE-İ ZAKKUM/SİCCÎN
- ŞECERETÜ'L-KEVN ile ...
( Varoluş Ağacı. | Kainat Ağacının Meyvesi. İLE İnsan. )
- SECÎ ile/değil KÂFİYE ile/değil FÂSILA
( Düzyazıda. İLE Şiirde. DEĞİL Kur'an'da. )
( SECÎ: Düzyazı[nesir] içinde uyak{kâfiye]. Düzyazıda tümce ve tümceciklerin sonunu, kulakta aynı sesi bırakan sözcüklerle uyaklayarak süsleme sanatı. ( TESCİ': Secî yapmak. )
( MÜSECCA: Secî yapılarak yazılmış kitaplar. )
- SEÇİCİ ÇİFTLEŞTİRME/EHLİLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> YAPAY SEÇİLİM
- SEÇİLME ile SEÇİLME HAKKI
- SEÇİLMEK ile/ve/değil/||/<>/> GÖREVE GELMEK
- SEÇİLMEK ile SEÇİLEBİLMEK ile SEÇİ ile SEÇİM/LİK ile SEÇİŞ ile SEÇİCİ/LİK ile SEÇİCİ KURUL ile SEÇİM YASAĞI ile SEÇİM BÖLGESİ ile SEÇİM SANDIĞI ile SEÇİM ÇEVRESİ ile SEÇİMLİK DERS ile SEÇİM TUTANAĞI ile SEÇİCİLER KURULU ile SEÇİM KAMPANYASI
- SEÇİLMİŞ DİKKAT ile/ve/||/<> BÖLÜNMÜŞ DİKKAT ile/ve/||/<> DİKKAT DEĞİŞTİRME
( SELECTIVE ATTENTION vs. DIVIDED ATTENTION vs. ATTENTION SWITCH )
- SEÇİLMİŞ ile/ve/||/<> AZINLIK
- SEÇİLMİŞ ile SEÇİCİ
( CHOSEN vs. CHOSER )
( برگزيده ile گزيده ile پسنديده ile منتخب )
( BARGOZYDAH ile GOZYDAH ile پسنديده ile MONTEKHAB )
- SEÇİLMİŞ ile SEÇİLMİŞ YETKİLİ ile SEÇİM ile SEÇİM KAMPANYASI ile SEÇMELİ
( ELECTED vs. ELECTED OFFCIAL vs. ELECTION vs. ELECTION CAMPAIGN vs. ELECTIVE )
( انتخابي ile منتخب ile برگزيده منتخب ile انتخاب نماينده ile مبارزه انتخاباتي )
( ENTEKHABY ile MONTEKHAB ile BARGOZYDAH MONTEKHAB ile ENTEKHAB NAMAYNADEH ile MOBARZEH ENTEKHABATY )
- SEÇİLMİŞLER ile/ve TUTSAKLAR ile/ve ÇAĞRILMIŞLAR
- SEÇİLMİŞ/LİK ile/ve/değil ATANMIŞ/LIK
- SEÇİM MALZEMESİ ile/ve/değil/||/<> SEÇİM FIRSATI
- SEÇİM/SAYLAMA ile/ve/değil/yerine/<>/> YEĞLEME/TERCİH
( Üç ya da üzeri seçenek içinde varılan karar verme eylemi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İki ayrı seçeneğe indirdikten sonra varılan karar verme eylemi. )
( İçten ve hassas kişilerce değeri bilinen alçakgönüllü/mütevazı armağanlar gibi, kişinin seçimleri de içinden gelen sesin çizdiği yol doğrultusunda olacaktır. )
( ŞIKK[Ar.]: İkiye bölünmüş şeyin her parçası. | Bir işin iki yönünden her biri. )
( PRODUCTUM: Yeğlenilen, tercih edilen. )
( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İnsanda. )
( [not] TO CHOOSE vs./and/but/<>/> TO PREFER
TO PREFER instead of TO CHOOSE )
( ... ile/ve/değil/yerine/<>/> PROTIMO )
- SEÇİM ile/ve KATILIM
( TO CHOOSE vs./and PARTICIPATION )
- SEÇİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< STRATEJİ
- SECİYE ile ...
( HUY, TABİAT, KARAKTER )
- SECİYE ile SECİYELİ ile SECİYESİZ/LİK
- SEÇKİN ile/ve/değil/yerine ÖNCÜ
- SEÇKİN" ile/||/<> "SEÇİLMİŞ"
- SEÇKİNLEŞMEK ile SEÇKİ ile SEÇKİN/LİK ile SEÇKİNCİ/LİK
- SEÇME ile/ve GÖZARDI ETME
( TO CHOOSE vs./and TO IGNORE )
- SEÇME ile İŞİTSEL
( AUDITION vs. AUDITIVE )
( استماع ile قدرت استماع ile آزميش هنرپيشه ile سامعه ile سماعي ile سمعي )
( ESTEMA ile GHODRAT ESTEMA ile AZMYSH NPANNARPYSHEH ile SAMEH ile سماعي ile SAMY )
- SEÇME ... ile/değil SEÇMELİ ...
- SEÇMECİLİK, EKLEKTİZM = İNTİHÂBİYE, İSTİFÂÎYE = ECLECTICISM[İng.] = AUSERWÄHLUNGSLEHRE, EKLEKTIZISMUS[Alm.] = ECLECTISME[Fr.] = ELIGENTIA[Lat.] = EKLEKTISMOS[Yun.] = ECLECTISMO[İt.]
- SEÇMECİLİK ile/ve/<> İNDİRGEMECİLİK
- SEÇMEK ile/ve AYIRMAK
( TO CHOOSE vs./and TO DETACH )
- SEÇMEK ile BİR YARGIÇ SEÇ ile SEÇİCİ ile SEÇME
( CHOOSE vs. CHOOSE A JUDGE vs. CHOOSER vs. CHOOSING )
( گزيدن ile پسنديدن ile انتخاب کردن ile اختيار کردن ile بر گزيدن ile پيشه کردن ile حکم قرار دادن ile انتخاب کننده ile گزينگر ile گزيننده ile اتخاذ )
( GOZYDAN ile PASANDYDAN ile ENTEKHAB KARDAN ile AKHTYAR KARDAN ile BAR GOZYDAN ile PEYSHEH KARDAN ile HOKAM GHARAR DADAN ile ENTEKHAB KONANDEH ile GOZYNEGAR ile GOZYNANDEH ile ETEKHAZ )
- SEÇMEK ile SEÇMELİ YEMEK ile SEÇMESİZ YEMEK ile SEÇMEN/LİK ile SEÇMECE ile SEÇMECİ/LİK ile SEÇMELİ ile SEÇME HAKKI ile SEÇMELİ DERS ile SEÇMEN KÜTÜĞÜ ile SEÇMEN LİSTESİ
- SEÇMEK/SEÇİLMİŞ ile/ve/değil AYIKLAMAK/AYIKLANMIŞ
( [not] TO CHOOSE vs./and/but TO SORT )
- SEÇMEK/YEĞLEMEK VE SONRASINDA GÖRMEK/DENEMEK ile/ve/değil/yerine GÖRMEK/DENEMEK VE SONRASINDA SEÇMEK/YEĞLEMEK
( [not] TO CHOOSE/PREFER AND THEN TO SEE/TRY vs./and/but TO SEE/TRY AND THEN TO CHOOSE/PREFER
TO SEE/TRY AND THEN TO CHOOSE/PREFER instead of TO CHOOSE/PREFER AND THEN TO SEE/TRY )
- SEÇMEN ile SEÇİM ile SEÇİM KARTI ile SEÇMEN
( ELECTOR vs. ELECTORAL vs. ELECTORAL CARD vs. ELECTORATE )
( منتخب ile انتخاباتي ile تعرفه انتخاباتي ile گزينگرگان )
( MONTEKHAB ile ENTEKHABATY ile TARAFEH ENTEKHABATY ile GOZYNEGARGAN )
- SECOND :/yerine İKİNCİ, SANİYE
- SECRET :/yerine SIR
- SECRETARY :/yerine SEKRETER
- SECRET/HIDDEN vs. COVERED
- -SECT ile/||/<> TME- ile/||/<> -TOME ile/||/<> -TOMY
( Kesmek. İLE/||/<> Kesmek. İLE/||/<> Kesici araç, kesilen bölüm, kesi. İLE/||/<> Kesme işlemi. )
- SECTION :/yerine BÖLÜM
- SEÇTİRMEK ile SEÇTİRTMEK ile SEÇTİREBİLMEK
- SECTOR ile/||/<> SEGMENT
( Sector pasta dilimi İLE segment çembersel bölge. )
( Formül: Pie slice İLE circular region )
- SECTOR :/yerine SEKTÖR
- SECURE :/yerine GÜVENLİ
- SECURITY vs./and DEPOSIT/ENTRUST
( EMNİYET ile/ve EMÂNET )
- SECURİTY[İng.] değil/yerine/= GÜVENLİK
- SECURITY :/yerine GÜVENLİK
- SEDÂ[Ar.] ile/ve/||/<>/> NİDÂ[Ar.]
- SEDÂ[Ar.] ile/ve/||/<> SÂDE[Fars.]
- SEDA ile SEDALI/LIK ile SEDASIZ/LIK ile SEDALI ÜNSÜZ ile SEDASIZ ÜNSÜZ
- SEDÂ ile/ve/||/<>/> SEDÂ-Yİ PESÎN
( İnsan sesi. İLE/VE/||/<>/> En son sedâ/selen. )
- ŞEDARABAN
( Klasik Türk müziğinde bir şet makam. )
- SEDÂ/SÂDÂ (ÇIKARMAK):
DİŞLERİN ISLIKLI SESİ YOLUYLA ile/ve DİLİN HAREKET ETTİRİLMESİ YOLUYLA ile/ve DAMAĞIN BÜZÜLMESİ YOLUYLA ile/ve DUDAKLARIN BİRBİRİNE BASTIRILMASI YOLUYLA ile/ve BURUNDAN SOLUMA YOLUYLA
- SEDASYON/SEDATION[İng.] değil/yerine/= SAKINLEŞTİRME
- SEDATİF/SEDATIVE[İng.] değil/yerine/= SAKINLEŞTİRICİ
- SEDAY, HALUK (İST. 1957) :
( Rizespor'dan transfer edildi ve iki sezon (1979 - 1981) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 21 lig, 2 kupa ve 17 özel maç olmak üzere 40 maçta oynadı. Takımına 2 gol kazandırdı. Urfaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- ŞEDD ile ...
( SIKI BAĞLAMAK | BOYUN ATKISI, KUŞAK | TASVİR )
- ŞEDDADİ[Ar.]
( Çok büyük ve sağlam yapı. )
- ŞEDDÂDÎ BİNA değil/yerine/= GÖKDELEN
- ŞEDDE[Ar.] ile İM
( Arap yazısında, iki kez okunması gereken ünsüzün üstüne konulan im. )
- ŞEDDELEMEK ile ŞEDDELENMEK ile ŞEDDE ile ŞEDDELİ ile ŞEDDELİ EŞEK
- SEDEF HASTALIĞI ile ...
( Bulaşıcı değildir! | Güneş, tedavide yararlı olabilir fakat fazlası artırır. | Sigara da artırır. )
- SEDEF KABUKLULAR ile SERT KABUKLULAR
( Salyangoz, istiridye gibi. İLE Kitin kaplı böcekler. [Hamam böceği, bok böceği gibi.] )
- SEDEF ile/||/<> EGZAMA
( Deride kalın, kırmızı ve pullu plaklar ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Deride kızarıklık, kaşıntılı, kırmızı kabarcıklar ve yangılı döküntüler. )
- SEDEF ile İNCİ
( MOTHER OF PEARL vs. PEARL )
- SEDEF ile SEDEFLİ ile SEDEFÇİ/LİK ile SEDEF OTU ile SEDEF KAKMA ile SEDEF KAKMALI ile SEDEFLİ KALKER ile SEDEF HASTALIĞI ile SEDEF OTUGİLLER
- SEDEFOTU
( Sedefotugillerden, keskin kokulu, sarı çiçekli ve tıpta kullanılan bir ağaççık. )
( RUTA )
- SEDEFSİ ile SEDEFSİ BULUT
- SEDÎD[Ar. < SEDÂD] ile SEDÎD[Ar.] ile ŞEDÎD[Ar.]
( Doğru, hak. İLE [anatomide] Kapak. İLE Yeğin, şiddetli. )
- SEDÎL[Ar. çoğ. SEDÂİL] ile SEDÎR[Ar. < SADR]
( Askı, perde, zar, örtü. İLE Odanın baş tarafına konulan döşenmiş kerevet. | Karyola. )
- SEDİMANTASYON/SEDİMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKME | TORTULAŞMA
- SEDİMANT/ASYON değil/yerine/= ÇÖKELÖLÇÜM/ÇÖKELME/TORTULLANMA/TORTULAŞMA
- SEDİMENT[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELTİ, | TORTU
- SEDİMENTASYON | SEDİMENTOLOJİ[Fr./İng./Alm.] ile TORTULAŞMA | TORTUBİLİM
( Tortu oluşması, çökelme. | Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılan, bir tür kan gözlemi. | Tortulaşma. )
- SEDİR[Fr. < CEDRE] ile AKSEDİR
( Kozaklılardan, çiçekleri sarı ya da açık yeşil renkli, boyu 40 metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. İLE Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç. )
( CEDRUS cum THUYA OCCIDENTALIST )
- SEDİR ile KATRANAĞACI
( Kozalaklılardan, boyu kırk metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. İLE Lübnan ve Toroslar'da yetişen bir sedir türü. )
( CEDRUS cum CEDRUS LIBANI )
- SEDİR[Ar. < ŞADR] ile SEDİR/DAĞSERVİSİ
( Kol koyacak yeri olmayan, arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen kerevet, divan. İLE Kozalaklılardan, boyu 40 m. kadar olabilen ve kerestesi, yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. )
- SEDİR ile SEDİRLİ
- SEDİR ile SEKİ
- SEDN[Ar. çoğ. SEDÂİL] ile SEDN[Ar.]
( Puthane. | Tapınak. İLE Gövde örgenlerinin anormal biçimde gelişmesi. )
- SEDYE[İt.] değil/yerine/= KATLANABİLİR YATAK
- SEDYE-İ ZÜ-Z-ZAFÎR[Ar.] ile ...
( Toynaklılar. )
- SEDYE/LİK ile SEDYECİ/LİK
- SEE vs. LOOK
- SEE :/yerine GÖRMEK
- SEED :/yerine TOHUM
- SEEK vs. LOOK FOR
- SEEK :/yerine ARAMAK, İSTEMEK
- SEEM :/yerine GÖRÜNMEK
- (not SEE/SAW A DREAM) HAVE A DREAM
- ŞEF[Fr. CHEF] değil/yerine/= UNGAN/ÖNDER
- ŞEF ile BAŞ DENETÇİ ile BAŞ MÜHENDİS ile BAŞ TÜCCAR ile SADIKLARIN ŞEFİ ile BAŞ SEKRETER ile ESAS OLARAK ile ŞEFLER
( CHIEF vs. CHIEF AUDITOR vs. CHIEF ENGINEER vs. CHIEF MERCHANT vs. CHIEF OF THE FAITHFUL vs. CHIEF SECRETARY vs. CHIEFLY vs. CHIEFS )
( عمده ile باشي ile فرمانده ile فحل ile نقيب ile امير ile سالار ile سر مميز ile سرمهندس ile عمدتالتجار ile اميرالمومنين ile دبيرل ile بطور عمده ile به طور عمده ile مشايخ )
( AMADEH ile BASHY ile FARMANDEH ile FAHL ile نقيب ile AMYR ile SALAR ile سر مميز ile SARMEHANDES ile عمدتالتجار ile AMYRALMOMENYNE ile DABYREL ile BETOR AMADEH ile BAH TUR AMADEH ile MOSHAYKH )
- ŞEF[İng./Fr.] ile/ve/||/<>/> YÖNETİCİ/MÜDÜR[Ar.]
( CHIEF vs./and/||/<>/> MANAGER )
( DUÇE con ... )
- ŞEF ile ŞEF GARSON/LUK
- SEFÂ ile/ve/||/<>/></< CEFÂ/ÜZGÜ
( Vefâ yoktur. İLE/VE/||/<>/< Bekâ yoktur. )
( Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma. | Eğlence, zevk, neşe. İLE/VE/||/<>/< Büyük sıkıntı, eziyet. )
( (")Saçın uzamasına.(") İLE/VE/||/<>/>< (")Tırnağın uzamasına.(") )
- SEFÂ ve/||/<>/> SEFÂLET
- SEFA ile SEFALI ile SEFASIZ ile SEFA PEZEVENGİ
- ŞEFÂAT[Ar.] değil/yerine/= BAĞIŞLAMA
- ŞEFAAT ile ŞEFAATLİ ile ŞEFAATÇİ/LİK
- SEFAHAT değil/yerine/= EĞLENCE/UÇARILIK
- SEFAHAT ile SEFAHATLE ile SEFAHAT ile SEFAHAT
( DEBAUCH vs. DEBAUCHEDLY vs. DEBAUCHEE vs. DEBAUCHERY )
( الواطي کردن ile هرزه کردن ile اهل فسق ile هرزه ile فسق ile هرزگي ile الواطي )
( ALVATY KARDAN ile NPARZEH KARDAN ile اهل فسق ile NPARZEH ile FESGH ile NPARZGY ile الواطي )
- ŞEF(A)KAT ile ...
( ESİRGEYEREK SEVME )
- SEFÂLET ile/ve/değil İÇ SEFÂLET
- SEFÂLET[Ar.] değil/yerine/= YOKSULLUK
- SEFALJİ ile/||/<> MİGREN
( Baş ağrısı. İLE/||/<> Şiddetli baş ağrıları ve öteki belirtilerle ilişkili bir nörolojik sayrılık. )
- SEFARET SOKAK :
( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Büyükdere'de Rusya ve İspanya Sefareti yazlık binaları bulunuyordu. Bu nedenle İspanyol Sefaret binası yanındaki sokağa "Sefaret Sokak" ismi verilmiştir. )
- ŞEFE[Ar.] ile ...
( Dudak. | Su içmek. )
- SEFER[Ar. çoğ. ESFÂR] ile SEFER[Ar. çoğ. ESFÂR]
( Arabî ayların ikincisi.[yılbaşının Muharrem olması itibariyle] İLE Yolculuk. | Savaşa gitme. | Savaş. | Askerin savaş durumunda ya da savaşa hazır bulunması durumu. | Kere, kez, defa. | Üç gün, üç gece süren yolculuk. | En az üç gün ve üç gecelik bir yere gitmek üzere, bulunulan yer sınırından çıkmak. | Kalbiyle hak rızasına yürüyen. | Gönlün, Allah'a yönelişi. )
- SEFER ile/||/<> IRAKEYN
( ... İLE/||/<> İki koldan sefere çıkma. )
- SEFER değil/yerine/= KEZ
- SEFER ile/ve SEFERÂN
( Arabî ayların ikincisi.[yılbaşının Muharrem olması itibariyle] İLE Muharrem ve Sefer ayları. )
(1996'dan beri)