S ve Ş ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.075 başlık/FaRk ile birlikte,
13.075 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(25/54)
- SARIYERLİ MİLİS BİNBAŞI (ARMUTLU/RİZE, 1885 - 1935) :
( Hacıoğlu Hafız Mehmet Ragıp Bey Armutlu/Rize 1885 doğumludur. Çocuk yaşta Kur'an - ı Kerim talim etmiş ve hafız olarak icazet aldıktan sonra mahalle mektebini ve diğer okulları Rize'de tamamlayarak İstanbul'a gönderilmiştir. Zaman zaman Sarıyer'de zaman zamanda Rumelifener köyünde ikamet etmiştir. Milli mücadele başladığında Milliciler safında yer almış ve M.M. (Müdafaayı Milliye) grubu içinde görev yapmıştır. Anadolu'ya silah ve cephane kaçırılmasında bizzat sahibi olduğu takası ve tayfaları ile devam etmiş birkaç kez yakalanarak hapse atılmıştır. Günlerce hapiste kalan ve işkence görmesine karşın mücadeleden yılmamıştır. Sarıyer'deki görevim bitti diyerek Kırk kişilik ekibi ile Sakarya Cephesine gitmiş ve ordu emrine girmiştir. Çetesi ile Sakarya şehri ve civarındaki yerli Rum ve İstanbul Hükümeti yanlısı çetelerin temizlenmesi ile uğraşmış ve bu iş tamamlandıktan sonra da cephe savaşlarına katılmıştır. Sakarya Savaşı sırasında ve Büyük Taarruzda çete sayısı 800‘e kadar ulaşmış ve çetesi ile milli mücadelenin tüm safhalarında başarı ile hizmet etmiş, Bandırma cephesinde yaralanarak Gazi olmuştur. Savaş sonrasında Milis Binbaşı rütbesi ve İstiklâl Madalyası ile ödüllendirilmiştir. 1935 yılında Sarıyer Mesarburnu Caddesi üzerindeki 59 kapı No.lu yalısında vefât etmiştir. )
- ŞARJ ÂLETİ değil/yerine/= YÜKLEÇ
- ŞARJ[Fr., İng. CHARGE] değil/yerine/= YÜKLEME
- ŞARJ ETMEK değil/yerine/= YÜKLEMEK
- ŞARJ OLMAK değil/yerine/= YÜKLENMEK
- ŞARJ ile ÜCRETLİ ile MASRAFLAR ile MASLAHATGÜZARLIK
( CHARGE vs. CHARGEABLE vs. CHARGES vs. CHARGES D'AFFAIRES )
( تهمت ile مطالبه هزينه ile اتهام ile عهده ile عهده داري ile اتهام پذير ile عوارض ile نايب سفارت ile شارژ دافر )
( TAHAMAT ile MOTALEBEH CPEHZYNAH ile ATEHAM ile EADEH ile EADEH DARY ile ATEHAM PAZYR ile AVAREZ ile NAYBE SEFART ile SHARZH DAFER )
- ŞARJÖR ile ŞARJÖRLÜ ile ŞARJÖRSÜZ
- ŞARK ile Şark
( Yön. İLE Özel ad, bölge adı. )
- SARKAÇ ile/||/<> PERİYOT
( Sarkaç yasaları )
( Galileo Galilei tarafından 1602 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1564-1642) (Ülke: İtalya) (Alan: Fizik, Astronomi) (Önemli katkıları: Teleskop, Jüpiter uyduları, serbest düşme) )
- SARKAÇ ile SARKIK ile SARKIL ile SARKINTI ile SARKIŞ ile SARKIT
( Durağan bir nokta çevresinde, ağırlığının etkisiyle salınım yapan, devingen katı nesne. İLE Aşağı doğru uzanmış, sölpük, salpa, gevşek. İLE Sarkaçla ilgili, devinimi, sarkaç devinimine benzeyen. İLE Aşağı doğru uzanan, sarkan şey. İLE Sarkma eylemi ya da biçimi. İLE Mağaraların tavanında oluşan, genel olarak koni biçiminde, kalker birikintisi, damlataş, istalaktit. )
- SARKAÇLAMAK ile SARKAÇ ile SARKAÇLI ile SARKAÇSIZ
- ŞARKI MEŞK ETMEK değil MEŞK ETMEK
- ŞARKI MEŞK ETMEK değil ŞARKI/YI İCRÂ ETMEK
- ŞARKI OKUMAK/SÖYLEMEK ile/yerine/değil ŞARKI İCRÂ ETMEK
- ŞARKI SÖYLEMEK değil/yerine/= YIRLAMAK
- ŞARKI ile/değil BARKAROL
( ... İLE/DEĞİL Venedik gondolcularının, söz ve müziği önceden yazılmadan, içlerinden geldiği gibi söyledikleri şarkı. | Ritmi, üç zamanlı, müzik yapıtı. )
- ŞARKÎ/ŞARKLI değil/yerine/= DOĞULU
- ŞARKI değil/yerine/= EZGİ, ÇIĞGA
- ŞARKI ile KANTO[İt. < CANTO]
( ... İLE Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genellikle kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri. | Bu gösteri sırasında söylenen şarkı. )
- ŞARKI ile/değil MEHTÂBİYE
- ŞARKI ile MÜZİK
( SONG vs. MUSIC )
- ŞARKI ile/ve/değil/yerine/<> NİNNİ
( Tüm ninniler, hicaz makamındadır. )
- ŞARKI ile POTPURİ[Fr.]
( ... İLE Sevilen müzik yapıtlarından seçilmiş bölümlerin sıralanmasıyla oluşan müzik parçası. )
- ŞARKI ile ŞANSON
( ... İLE Hafif şarkı. )
- ŞARKI = SONG[İng.] = CHANSON[Fr.] = LIED[Alm.] = CANZONE[İt.] = CANCIÓN[İsp.]
- ŞARKI[< ŞARKÎ] ile/ve TÜRKÜ[< TÜRKÎ]
( Bestecisi bilinir. İLE/VE Bestecisi bilinmez. )
( YIR / IR: Ezgi, türkü, nağme. | Şiir. | Şarkı. )
- ŞARKI ile VODVİL[Fr.]
( ... İLE Meyhanelerde söylenen, neşeli, alaylı, taşlamalı şarkı. | Hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, şarkılara da yer verilen hafif güldürülü tiyatro gösterisi. )
- ŞARKI değil/yerine/= YIR
- ŞARKICI ile/ve/değil MÜZİSYEN
- ŞARKI/CI ile YORUM/CU
- ŞARKILARINA EŞLİK ETMEK/EDİLMESİ ile/ve/||/<>/> ŞARKILARININ HEP BİRLİKTE SÖYLENMESİ
- ŞARKILAŞTIRMAK ile ŞARKILAŞTIRILMAK ile ŞARKI ile ŞARKICI/LIK ile ŞARKILI
- SARKINTILIK ile/değil İLTİFAT
- SARKITMAK ile SARKITABİLMEK ile SARKIT
- ŞARKİYAT/ORYANTALİZM değil/yerine/= DOĞU BİLİ/Mİ
- ŞARKİYAT ile ŞARKİYATÇI/LIK
- ŞARKIYI ...:
BİLMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< DUYMAMIŞ OLMAK
- Şarkı DİNLE!!!
- SARKMA ile/ve GECİKME
( [buluşma dakikasından önce] Haber verilmişse/verilirse. İLE/VE Haber verilmemişse. )
- SARKMAK ile SARKABİLMEK
- SARKOİDOZ ile/||/<> TÜBERKÜLOZ
( Gövdede küçük yangılı[granülom] göze kümelerinin oluşumu ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Mycobacterium tuberculosis bakterisinin neden olduğu, akciğerlerde ve öteki organlarda bulaş ile ilişkili bir sayrılık. )
- ŞARLATAN ile/değil/yerine/>< BİLGİN
( Aldatır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Aydınlatır. )
- ŞARLATAN değil/yerine/>< FİLOZOF
( Filozofların aydınlatmadığı bir toplumu, şarlatanlar aldatır. )
- ŞARLATAN/LIK[İt./Fr.] ile/ve/<> ŞAKLABAN/LIK
( Kendi bilgi ve niteliklerini ya da mallarını överek, çevresindekileri kandıran, dolandıran kişi. | Bilir geçinen kişi. İLE Şen, şakacı ve güldürücü kişi. | Dalkavuk. )
- ŞARLATAN ile ŞARLATANLIK
( CHARLATAN vs. CHARLATANISM )
( چاچولباز ile شارلاتان ile پشت هم اندازي )
( CHACHOLABAZ ile SHARLATAN ile POSHT NPAM ANDAZY )
- ŞARLATANLAŞMAK ile ŞARLATAN/LIK ile ŞARLATANCA
- ŞARLATAN/LIK ile SAHTEKÂR/LIK
- SARMA ile SARMAL/YILANKAVİ/HELİSEL/HELEZONİ[Ar., Yun.] ile SARMAN ile SARMAŞAN/SARILGAN ile SARMAŞIK
( Sarma eylemi. | Saran, içine alan şey. | Yaprak ya da başka şeylerle, içlik malzeme konup sarılarak yapılan yemek. | Güreşçinin, kendi ayağını, arkasında bulunan rakibin ayağının iç tarafına sokup dolaması. | Sarılarak yapılan. İLE Sarmal biçiminde olan. İLE Azman, iri. | Sarı tüylü kedi. İLE Sarılgan. İLE Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan, küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki. )
- SARMAK ile SARMAŞMAK ile SARMALAMAK ile SARMALANMAK ile SARMAL/LIK ile SARMAN ile SARMAÇ ile SARMA KAFİYE ile SARMAL METOT ile SARMAŞ DOLAŞ ile SARMAL YÖNTEM
- SARMAL ile/değil DÖNGÜSEL
- SARMAŞ DOLAŞ (GEZMEK, YÜRÜMEK)
- SARMAŞIK ile BAĞBOĞAN/KÜSKÜT[< Fr. < Ar.]
( ... İLE Çitsarmaşığıgillerden, ince, uzun ipliksi saplarıyla, asma, baklagiller ve kimi meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren, klorofilsiz bir asalak bitki, şeytansaçı, cinsaçı. )
( ... cum CUSCUTA )
- SARMAŞIK ile ÇİTSARMAŞIĞI
( ... İLE Çitsarmaşığıgillerin örnek bitkisi olan, daha çok, tarla kenarlarında yetişen, beyaz çiçekli, sarılıcı, otsu bitki. )
( ... cum CONVOLVULUS ARVENSE )
- SARMAŞIK ile FRENKASMASI
( ... İLE Asmagillerden, sonbaharda, yaprakları güzel bir renk alan, süs sarmaşığı. )
( ... cum AMPELOPSIS )
- SARMAŞIK ile JAPONSARMAŞIĞI
( Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki. İLE Asmagillerden, ana vatanı Çin ve Japonya olan, sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan, sarılcı süs bitkisi. )
( HEDERA HELIX cum AMPELOPSIS JAPONICA )
- SARMAŞIK ile LOĞUSAOTU
( Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki. İLE İkiçeneklilerden, çiçekleri koyu kahverengi ve pis kokulu, tırmanıcı bir bitki. )
( HEDERA HELIX cum ARISTOLOCHIA )
- SARMAŞIK ile MORSALKIM
( ... İLE Baklagillerden, salkım durumunda mavi, mor, beyaz, pembe renkli çiçekler açan bir sarmaşık. )
( ... cum WISTARIA SINENSIS )
- SARMAŞIK ile ORMANSARMAŞIĞI/AKASMA
- SARMAŞIK ile SARILGAN
( ... İLE Sapı yakınındaki başka bitkilere ya da başka şeylere sarılıp yükselen, otsu ya da odunsu bitki. )
- SARMAŞIK ile/değil SARMAL
- SARMAŞIK ile SARMAŞIK İNCİRİ
- SARMAŞIK ile SARMAŞIKLI ile SARMAŞIKSIZ
- SARMAŞIK ile YERSARMAŞIĞI
( ... İLE Gebreotugillerden, nemli yerlerde, duvar diplerinde yetişen bir bitki. )
( ... cum CLEOME )
- SARNIÇ ile SARNIÇLI ile SARNIÇ GEMİSİ ile SARNIÇ VAGONU
- SARPLAŞMAK ile SARP/LIK ile SARPA
- SARRÂF ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHHÂF
- SARRAF/LIK ile SARRAFLIK HAKKI
- SARSAK/LIK ile SARSAKÇA ile SARSAK SURSAK
- SARSILMAK ile KASILMA ile SARSICI
( CONVULSE vs. CONVULSION vs. CONVULSIVE )
( دچار تشنج کردن ile اختلاج ile تشنج ile تشنجي ile متشنج ile مختلج )
( DOCHAR TASHENJ KARDAN ile اختلاج ile TASHENJ ile تشنجي ile MOTESHENJ ile مختلج )
- SARSILMAZLIK = İTMİNAN-I NEFS = ATARAXIA[İng.] = ATARAXIE[Fr., Alm.] = ATARAKSIA[Yun.]
- SARSIM ile SARSINTI
( Sarsma eylemi. | Gök nesnelerinin[cirim], genel çekim yasasına uygun olarak birbirini çekmesi nedeniyle herhangi bir gezegenin hareketinde görülen karışıklık. İLE Birden sallanma, sarsılma. | Titreme. | Deprem. | Deprem sırasındaki yer hareketlerinin her biri. | Bir kurum ya da kuruluşun dengesini etkileyen bozukluk. | Kaza, ilaç ve uyuşturucuların yarattığı, fiziksel ya da coşkusal nitelikteki, birdenbire gelişen karmaşık belirtilerin tümü. )
- SARSINTI ile SARSINTI
( JOLT vs. JOLTER )
( تلق تلق ile تکان ile دست اندازدار )
( تلق تلق ile TAKAN ile DAST ANDAZDAR )
- SARSINTI ile SARSINTILI ile SARSINTISIZ ile SARSINTI BİLİMİ ile SARSINTI BİLİMSEL
- SARSMAK ile SARSILMAK ile SARSALAMAK ile SARSABİLMEK
- ŞART (SÜRMEK) ile/değil/yerine RİCA (ETMEK)
- ŞART ile FARZ
- ŞART değil KOLAY!
- ŞART ile/ve/<> ŞATR
( Koşul. | Durum, hal, vaziyet. | Yemin. İLE/VE/<> Yarı, yarım. | Bölüm, kısım, parça. | Mısra. )
- ŞART ile/ve/||/<>/> SIHHA ŞART
- ŞART ile/değil SÜS
- ŞART-I A'ZAM ile/ve ŞART-I BÂTIL ile/ve ŞART-I CÂİZ ile/ve ŞART-I LAĞV ile/ve ŞART-I MÜFSİD ile/ve ŞART-I MÜTEAHHİR ile/ve ŞART-I MÜTEÂRIZ ile/ve ŞART-I MÜTEKADDİM/EVVEL ile/ve ŞART-I NÂSİH ile/ve ŞART-I SÂNİ ile/ve ŞART-I SARÎH ile/ve ŞART-I TAKYÎDÎ ile/ve ŞART-I VÂKIF
- ŞART-I İNFİSÂHÎ ile/ve ŞART-TÂLİKÎ
( Bozucu şart. [Evimi eşime bağışlarım fakat benden önce ölürse ev benimdir.] İLE/VE Belirli bir zamana/koşula bağlı şart. [Eğer sınıfı geçersen bisiklet alırım.] )
- ŞARTLAMAK ile ŞARTLANMAK ile ŞARTLAŞMAK ile ŞARKLILAŞMAK ile ŞARTLANDIRMAK ile ŞARJ ile ŞARK ile ŞART ile ŞARKLI/LIK ile ŞARKÇI/LIK ile ŞARTLI/LIK ile ŞAR ŞAR ile ŞARTSIZ/LIK ile ŞART KİPİ ile ŞART ŞURT ile ŞARK ÇIBANI ile ŞARTLI REFLEKS ile ŞARTLI TAHLİYE ile ŞARK KURNAZLIĞI ile ŞARTSIZ REFLEKS ile ŞARTSIZ ŞURTSUZ ile ŞARTLI BİRLEŞİK CÜMLE ile ŞARTLI BİRLEŞİK ZAMAN
- KOŞULLARDA:
HAKİKÎ ile/ve/||/<> CALÎ ile/ve/||/<> İLLET HÜKMÜNDE ile/ve/||/<> SEBEP HÜKMÜNDE
- ŞARTLI TAHLİYE değil/yerine/= KOŞULLU SALIVERİ
- ŞARTLI TAHLİYE/SALIVERME ile/ve/<> DENETİMLİ SERBESTLİK
- ŞARTNAME/BAYLAVBETİ değil/yerine/= KOŞULLUK
- ŞARTSIZ-ŞURTSUZ (KABUL ETMEK, ÖNE SÜRMEK)
- SARUHAN, FUAT (RİZE, 1942 - 1994) :
( Maçka Yüksek Tekniker okulundan mezun oldu. İstanbul, Beşiktaş ve Sarıyer Belediyelerinde çalıştı ve buradan emekli oldu. Emekli olduktan sonra özel bir inşaat şirketinde genel koordinatör olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak hizmet gördü. )
- SARUHAN, ZEKİ (1932 - 1991) :
( Uzun süre ticaretle uğraştı. Bilahare yurtdışına çıktı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ŞARYO[Fr. < CHARIOT]
( Bir aletin ya da aracın hareketli parçası. | Yazı makinesinin kâğıt takılan, tuşlara vuruldukça ilerleyen bölümü. | Bazı avcı uçaklarının kalkışını sağlayan fırlatma düzeni. | Bir eğik düzlem boyunca, arabaların taşınmasını sağlayan küçük vagon. )
- ŞARZ değil ŞARJ
- ŞAŞ ile ...
( TAŞKENT )
- ŞAŞA ile ŞATAFAT
- ŞA'ŞAA ile ...
( Parlaklık, parlama. | Gösteriş, yaldız. )
- ŞÂŞAA/LI["ŞAŞALI" değil!] değil/yerine/= GÖRKEM | PARILTI, PARLAKLIK
- ŞAŞALAMAK ile ŞAŞABİLMEK ile ŞAŞALATMAK ile ŞAŞAA ile ŞAŞAALI ile ŞAŞAASIZ
- ŞAŞAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< AŞAR
( Torun. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Dede. )
( İstenç[irâde]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Direnç[ihtiyâr]. )
( Aynı dönemde ve birlikte yaşarlar. )
- ŞASE[Fr. SACHET] değil/yerine/= BOHÇA
( İçine mendil, gecelik vb. şeyleri koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte, kumaştan koruncak. )
- ŞASE[Fr. SACHET] ile ŞASİ[Fr. CHÂSSIS]
( İçine mendil, gecelik vb. şeyleri koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte, kumaştan koruncak. İLE Motorlu kara taşıtlarının iskelet bölümü. | Fotoğrafçılıkta içine duyarlı bir cam ya da kâğıt konulan, yassı, ışık geçirmez kutu. | Yapı işlerinde sürme çerçeve. )
- ŞAŞI ile ŞAŞI
( CROSS-EYE vs. CROSS-EYED )
( کج بيني ile لوچ ile کج بين ile چپ چشم )
( KAJ BEYNEY ile LOCH ile KAJ BEYNE ile CHAP CHESHAM )
- ŞAŞI/LIK ile/değil ŞAŞIL/ŞEHLÂ
( Birbirine paralel görme ekseni olmayan (göz ya da kişi.) | Gözlerini çarpıtarak. İLE Kusurlu sayılmayacak kadar hafif şaşı göz. )
( AHVEL ile/değil ... )
( LÛC ile/değil ... )
( [not] GOGGLE/CROSS-EYE/SQUINT vs./and/but ... )
- ŞAŞILMAK ile ŞAŞIRMAK ile ŞAŞILAŞMAK ile ŞAŞIRABİLMEK ile ŞAŞIRIVERMEK ile ŞAŞI/LIK
- SASIMAK ile SASI
- ŞAŞIRMA (ACEB)
- ŞAŞIRMA ve/> KORKU
- ŞAŞIRMAK ile/ve AFALLAMAK
- ŞAŞIRMAK ile "KIRILMAK"
- ŞAŞIRMAK ile/ve/||/<> SARSILMAK
- ŞAŞIRTICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNDÜRÜCÜ
- ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK
( FALLACY OF THE BEARD vs./and/||/<> BLACK OR WHITE FALLACY vs./and/||/<> ARGUMENT FROM IGNORANCE vs./and/||/<> FALLACY OF SLIPPERY SLOPE vs./and/||/<> COMPLEX QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF MANY QUESTIONS vs./and/||/<> FALLACY OF LIMITED CHOICES )
- ŞAŞIRTMA ile ŞAŞIRTMACA
- ŞAŞIRTMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EZBER BOZMAK
- ŞAŞIRTMAK ile ŞAŞIRTABİLMEK ile ŞAŞIRTI
- Şaşırdığında SUS!!!
- ŞAŞKIN BAKKAL ile ...
( Göztepe'dedir. )
- ŞAŞKIN ile ŞAŞKIN ile ŞAŞKINLIK
( BEWILDER vs. BEWILDERED vs. BEWILDERMENT )
( گيج کردن ile شگفت زده ile گيج ile سردرگم ile گيجي ile سردرگمي ile درهم ريختگي )
( GYJ KARDAN ile SHGOFT ZADEH ile GYJ ile SARDARGOM ile GYJY ile SARDARGOMY ile DAREAM RYKHTGY )
- ŞAŞKINLAŞMAK ile ŞAŞKIN/LIK ile ŞAŞKINCA ile ŞAŞKIN ŞAVALAK
- ŞAŞKINLIK(/HAYRET) ile/ve/||/<>/> KUŞKU
( Zihinde. İLE/VE/||/<>/> Felsefede. )
- ŞAŞKIN/LIK ile/değil/yerine AŞKIN/LIK
- ŞAŞKINLIK ile BELİNLEME
( .. İLE Birden uyanarak, çevresine korku ile şaşkın şaşkın bakmak. )
- ŞAŞKINLIK = CONSTERNATION[İng., Fr.] = BESTÜRZUNG[Alm.] = CONSTERNATIO[Lat.]
- ŞAŞKINLIK ile "GÖT OLMAK"
- ŞAŞKIN/LIK ile/ve/<> GÜVENSİZ/LİK
- ŞAŞKIN/LIK ile/ve/değil HAYRAN/LIK
( BEHT )
- ŞAŞKIN/LIK ile/ve/<> KARARSIZ/LIK
- ŞAŞKINLIK ile KORKU
( BEWILDERMENT vs. FEAR )
- ŞAŞKIN/LIK ve PANİK
- ŞAŞKIN/LIK ile/ve/> SUSKUN/LUK / SUSMA
- ŞAŞMA/ŞAŞIRMA/HAYRET (ETMEK) ile/ve/||/<>/> ŞAŞAKALMA/HAYRANLIK ile/ve/||/<>/> AŞK
( Felsefeye yöneltir. İLE/VE/||/<>/> Sanata yöneltir. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Doğaya/doğada. İLE/VE/||/<>/> İnsana/insanda. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Kısa süreli. İLE/VE/||/<>/> Uzun süreli. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Hem olumlu, hem olumsuzlara yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Olumsuzlara yönelik değildir. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Parçaya yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Tamamlanmışlara/olgunlara yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Anlayamadıklarımıza yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Aydınlatıcıdır. Kavrama ve kuşatmamızla birliktedir. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Açmazlarda, çelişki ve sıkıntılarda deneyimlediğimiz. İLE/VE/||/<>/> Sonsuzluğu, yüceliği ve üstünlüğü "duyumsatır". İLE/VE/||/<>/> ... )
( ASTONISHMENT/AMAZEMENT vs./and/<>/> ADMIRATION )
( ADMIRATIO cum/et/<>/> ... )
- ŞAŞMAK/ŞAŞALAMAK ile ŞAŞIRMAK
( Şaşan ve şaşıran kişi, bilmediğini bilen kişidir. )
- ŞAŞMAK ile ŞAŞMAZ/LIK
- ŞAŞMAZ, RABBANİ (İST. 1942) :
( Ankaragücü'nden transfer edildi ve üç sezon Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 100 lig, 8 kupa ve 3 turnuva maçı olmak üzere 111 resmi ve 7 özel maçla birlikte toplam olarak 118 maçta yer aldı. Lig maçlarında takımına 8 gol kazandırdı. Takım kaptanı olarak görev yaptı ve Boluspor'a giderek Sarıyer S. K. den ayrıldı. )
- ŞAŞMAZ/LIK ile/ve/||/<>/> SAPMAZ/LIK
- ŞASTRA[Sansk.] -ile
( Sutraların yorumlarını yapan yapıtlara verilen ad. )
- SASTRA(/ŞASTRA) ile ...
( Kutsal belge ya da sutraların yorumu. (Şerh) )
- SAT ile SAT-SANG
( Etkin durumdaki Sonsal İlke'nin, aşkın[transandantal] yüzü. İLE Doğru ve bilge kişilerle beraberlik. )
- SAT ile/||/<> SAD-CHİT ile/||/<> SADCİTANANDA
( Aktif durumdaki Nihai Prensip'in aşkın yüzü. @@ Evrensel potansiyelin aşkın durumu. @@ Mutlak mükemmellikteki üç niteliğe (sat+chit+ananda) sahip En Üstün Prensip. )
- ŞÂT[Ar.] ile ŞAT/ŞATT[Ar. çoğ. ŞUTÛT] ile ŞATH[Ar.] ile ŞAT[Fr. CHATTE]
( Koyun. İLE Büyük ırmak. İLE Ciddi bir hissi ya da düşünceyi mizahî bir edayla anlatan şiir. İLE Sığ sularda, ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz, bir çeşit tekne. )
- ŞATAFAT değil/yerine/= GÖRKEM
- ŞATAFAT ile ŞATAFATLI/LIK ile ŞATAFATSIZ/LIK
- SATAŞMAK ile/ve/||/<> DALAŞMAK
- SATAŞMAK ile SATAŞILMAK ile SATAŞABİLMEK
- SATAŞMAK ile/ve/||/<>/> SÜRTÜŞMEK
- SATELLIT SİSTEM/SATELLITE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UYDU DÜZENİ
- SATELLITE :/yerine UYDU
- SATEN ile/değil ZÂT-EN
- SATH ile/||/<> SATH MÜSTEVÎ
( Yüzey. | İki boyutluların yüzeyi. İLE/||/<> Düzlemsel yüzey. )
- SATHEN[Ar.] ile SATHÎ[Ar.]
( Dıştan, dış yüzden. İLE Dış yüzeyle ilgili. | [matematikte] Yüzeysel. [İng. SUPERFICIAL, Fr. SUPERFICIEL] | Üstünkörü. )
- SATHÎ ile ...
( DIŞ YÜZEYLE İLGİLİ | YÜZEYSEL | ÜSTÜNKÖRÜ )
- SATHÎ[Ar.] değil/yerine/= YÜZEYSEL/GELİŞİGÜZEL/ÜSTÜNKÖRÜ
- SATHİLEŞMEK ile SATHİLEŞTİRMEK ile SATHİ/LİK
- ŞATHİYAT ile ŞATHİYE
( Ciddi bir düşünceyi, konuyu, şaka ve alay yollu anlatmak için yazılmış deyişler. İLE Yergiye, alaya, şakaya yer veren manzum yapıt. | Tasavvuf konularını mizahlı bir biçimde işleyen, coşku hâlinde söylenen bir şiir türü. )
- ŞATHİYE[Ar.] ile ŞÂTIİYE[Ar.]
( Ciddi bir düşünceyi, konuyu, şaka ve alay yollu anlatmak için yazılmış deyişler. İLE Uzunbacaklılar.[Fr. ECHASSIERS] )
- SATİ ile ...
( Farkındalık. )
- SATI ile SATIH[Ar.]
( Satmak, satış. İLE Yüz, yüzey. )
- SATICI ile ALICI
( Satmaya "bakar". İLE Nereye bakar? )
- SATIH/SATHİ[Ar.] değil/yerine/= YÜZEY/SEL
- ŞÂTIİYE[Ar.]/ÉCHASSIERS[Fr.] ile ...
( Uzunbacaklılar. )
- SATILABİLİRLİK ile/ve/değil/<> DEĞİŞİM DEĞERLİLİK
- SATILAMAZ ile/ve/||/<> DEVREDİLEMEZ
- SATIN ALMA ile ALIŞ VE SATIŞ
( BUYING vs. BUYING AND SELLING )
( ابتياع ile خريد و فروش )
( ابتياع ile KHARYD VE FOROSH )
- SATIN ALMAK ile/değil/yerine/>< KENDİN YAP!
- SATIP SAVMAK
- SATIR ARASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM
- SATIR İLE SÜTUN İLE NULL ile/||/<> MATRİS UZAYLARI
( Matrise bağlı vektör uzayları. )
( Formül: dim(N(A)) + rank(A) = n )
- ŞÂTIR[Ar. < ŞETÂRET | çoğ. ŞUTTÂR] ile ŞÂTR[Fars.]
( Neşeli, zevkli, şen, şenlik. | Büyük bir kişinin atı yanında gitmekle görevli ağa. | Tören ve alaylarda, sultanın, vezirin yanında yürüyen görevliler. İLE Yarı, yarım. | Bölüm, parça, kısım. | Dize/mısra. )
- SATIR[Ar.] değil/yerine/= DİZEK/ÇİZEK
- SATIR[Ar.] değil/yerine/= KINRAK
- ŞATIR ile/||/<> RİKABDAR
( Tören ve alaylarda Sultan'ın, Vezir'in yanında yürüyen görevliler. İLE/||/<> Sultan'ın ata binerken üzengisini tutan görevli. )
- SATIR ile/ve SADIR
- SATİR[Fr.] değil/yerine/= YERGİ
- SATIR'DAN ile/ve/yerine SADIR'DAN (OKUMAK/KONUŞMAK)
- SATİRİAZİS ile/ve/||/<> NEMFOMANİ
( [Aşırı eşeysel istekli/lik]
Erilde. İLE/VE/||/<> Dişilde. )
- SATIRSONU ile SATIRBAŞI
- SATIŞ/SATIM ile SATIN (ALMAK)
( Satıcı ile alıcı arasında yapılan ve bir malın, alıcıya verilmesi ve bunun karşılığında bir eder alınması yoluyla yapılan işlem, satma eylemi. İLE Ederini vererek bir şey almak. )
- SATIŞ VAADİ değil/yerine/= SATIŞ ÜSTLENİMİ
- SATISFACTION :/yerine MEMNUNİYET
- [not] SATISFACTION vs./and TO (GET) IMPRESS
- SATISFACTORY vs. SATISFYING
- (not SATISFIED FROM) SATISFIED WITH
- SATISFY :/yerine TATMİN ETMEK
- SATIŞTA:
N ile/ve/||/<> A ile/ve/||/<> I ile/ve/||/<> D ile/ve/||/<> A ile/ve/||/<> S
( Gereksinim. İLE/VE/||/<> Dikkat. İLE/VE/||/<> İlgi. İLE/VE/||/<> İstek. İLE/VE/||/<> Eylem. İLE/VE/||/<> Tatmin. )
( Need. VS./AND/||/<> Attention. VS./AND/||/<> Interest. VS./AND/||/<> Desire. VS./AND/||/<> Action. VS./AND/||/<> Satisfaction. )
- Satır aralarını okumak için SUS!!!
- SATMAK ile GÖTÜRÜ SATMA
( ... ile MÜCÂZEFE )
- SATMAK ile/ve "OKUTMAK"[argo]
- SATMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DAĞITMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BAĞIŞLAMAK
- SATORİ[Jap.](Nirvana) ile ...
( Kişinin gerçek yaratılışını tanımasıyla sonuçlanan Zen yaşantısı. Uyanma, aydınlanma. Her türlü ikici, karşıt görüşler aşılarak kişinin küçük, göreli benliğinin yok olmasını sağlayan dönüşüm. (Tasavvuf'ta )
- SATORİ[Zen] = NİRVANA[Sansk.]
- SATRANÇ OYUN AÇILIŞINDA:
İSPANYOL ile/ve/||/<> İTALYAN
( [beyaz için] Bb5[< e4, e5 > Nf3, Nc6] İLE/VE/||/<> Bc4[e4, e5 > Nc3, Nc6] )
- SATRANÇ OYUN SAVUNMASINDA :
FRANSIZ ve/||/<>/> SİCİLYA
( e4[beyaz], e6[siyah] VE/||/<>/> Nf3[beyaz], d6[siyah] )
- SATRANÇ TAHTASINDA:
AK TAŞLAR ile/ve/<>/>< KARA TAŞLAR
( a1 ile başlar. İLE/VE/<>/>< h8 ile başlar. )
- SATRANÇ TAŞLARININ DEĞERLERİNDE:
1 ile/ve/||/<>/< 3 ile/ve/||/<>/< 5 ile/ve/||/<>/< 9 ile/ve/||/<>/< SONSUZ
( Piyon. İLE/VE/||/<>/< Filler. İLE/VE/||/<>/< Atlar ve kaleler. İLE/VE/||/<>/< Vezir. İLE/VE/||/<>/< Şah. )
- SATRANÇ TAŞLARININ HAMLE HARFLERİ/KODLARI:
Ş | V | K | F | A ile/ve/||/<> K | Q | R | B | N
( Ş[ah] | V[ezir] | K[ale] | F[il] | A[t]
ile/ve/||/<>
K[ing] | Q[ueen] | R[ook] | B[ishop] | [K]N[ight] )
( PİYON: simgesizdir/harf karşılığı yoktur
X: Alış.
o - o: Küçük rok.
o - o - o: Büyük rok.
ŞAH ÇEKME: +
ŞAH - MAT: #
)
( Türkçe'de. İLE/VE/||/<> İngilizce'de. )
- SATRANÇ ve/||/<>/< ANA KURALLARI
( - Taşları geliştirmek.
- Ortadaki dört merkezi ele geçirmeye çalışmak.[d4,d5,e4,e5]
- En zayıf kareye saldırmak.[f2[beyazda] ve f7[siyahta][şah'ın çaprazındaki piyon]]
- Açılışta, aynı taşı, üst üste oynamamak.
- Hiçbir taşı, boş yere kaybetmemek. )
- SATRANÇ ile ÂRİFLERİN SATRANCI/YILANLI DAMA
( ... İLE Mat yoktur. )
(
)
(
)
- SATRANÇ ve BİLARDO
- SATRANÇ ile BİSÂT-I SATRANÇ
( Satranç tahtası. )
- SATRANÇ ve/||/<> BİSİKLET
( Her hamleyle tamamen değişir. VE/||/<> [düzlükte] Ancak pedala basarak üstünde durulur ve ilerlenir. )
- SATRANÇ = CHESS[İng.] = ÉCHESS[Fr.] = SCHACH[Alm.] = SCACCHI[İt.] = AJEDREZ[İsp.]
- SATRANÇ ile/ve/||/<> KÖRLERİN SATRANCI ile/ve/||/<> KÖRLEME SATRANÇ
( )
- SATRANÇ ve/||/<> MATEMATİK
( Şah ve Mat
[Satrancın, ilk kez M.S. 570 yıllarında, Hindistan'da oynandığını biliyoruz. O tarihlerde yazılmış olan pek çok belgede satranç oyunundan söz ediliyor. Daha önce Çin'de de bu oyunun oynandığı söyleniyorsa da Çin kayıtlarında, o herşeyi kaydeden Çin kayıtlarında, satrançtan söz edilmediğinden dolayı satrancın başlangıcı olarak 570 - 600 yıllarını ve Hindistan'ı alıyoruz.]
Söylentiye göre, bunu bulan Brahman rahibi, Şah'a bir ders vermek istemiş.
"Sen, ne kadar önemli biri olursan ol, adamların, vezirlerin, askerlerin olmadan hiçbir işe yaramazsın, hiçbir önemli iş yapamazsın" demek istemiş.
Şah, durumdan memnun görünmüş.
"Peki, oyunu ve dersini beğendim. Dile benden, ne dilersen." demiş.
"Satrancın, matematikle ne ilgisi var?" diyorsanız, işte şöyle bir ilişkisi var.
Rahip, bu olay üzerine, Şah'ın alması gereken dersi hâlâ almadığını düşünerek,
"Bir miktar buğday istiyorum. Sana bulduğum bu oyunun birinci karesi için bir buğday istiyorum. İkinci karesi için iki buğday istiyorum. Üçüncü karesi için dört buğday istiyorum. Böylece, her karede, bir önceki karede aldığım buğdayın iki katı buğday istiyorum. Sadece bu kadarcık buğday istiyorum." demiş.
Şah, kendi gibi yüce ve kudretli bir şahtan, isteye isteye üç-beş tane buğday isteyen bu rahibin, küstahlığa varan alçakgönüllüğüne sinirlenmiş ve ona bir ders vermek istemiş.
"Hesaplayın. Hak ettiğinden bir tane fazla buğday vermeyin!" demiş.
İnce Hesap
Hesaplamaya başlayınca, ilk kareler kolay gitmiş. Birinci kareye bir buğday, ikinci kareye iki buğday, üçüncü kareye dört buğday... Ancak, 10. kareye gelindiğinde, toplam 1023 buğday vermeleri gerekiyormuş. Hesabın böyle gideceğini, rahibe, üç-beş buğday vereceklerini zannediyorlarmış. 15. karede, yalnızca 1.5 kilo buğday vereceklermiş. 25. kareye gelince, vermeleri gereken buğdayın, 1.5 ton olduğunu görmüşler ama fazla heyecanlanmamışlar. Oysa, 31. kareye gelince, bu işin şakası olmadığını anlamaya başlamışlar. Çünkü, vermeleri gereken buğday, 92 tonmuş.
Yine hesaplamaya devam etmişler. 49. kareye geldikleri zaman, 24 milyon ton buğday vermeleri gerektiği ortaya çıkmış. [Bu ise Türkiye'nin bir yıllık buğday üretiminden daha fazla.] 54. kareye geldiklerinde, 771 milyon ton buğday vermeleri gerekir. [Bu da dünyanın bugünkü ölçülere göre birbuçuk yıllık buğday üretimi.]
"Madem hesaba başladık, devam edelim" deyip bitirmişler. 64. kare de tamamlandığında, bugünkü ölçülerle dünyanın 1500 yıllık buğday üretimini rahibe vermeleri gerektiği ortaya çıkmış.
Bu öykünün sonu bilinmiyor. Rahip, bir miktar buğdaya râzı olup gitti mi, yoksa Şah'tan iyi bir azar mı işitti bilmiyoruz. Satrancın, günümüzden yaklaşık 1300 yıl önce bulunduğunu ve eskiden de dünyanın yıllık buğday üretiminin bugünkünden daha az olduğunu göz önünde bulundurursak, rahibe olan borcumuzu hâlâ ödeyemediğimiz, hâlâ borçlu olduğumuz ortaya çıkar.
1. karede 20 = 1
2. karede 21 = 2
...
10. karede 210 = 512
...
30. karede 230 = 536.870.912
...
60. karede 260 = 576.460.752.303.423.488
...
63. karede 263 = 9.223.372.036.854.775.808
64. karede 264 = 18.446.744.073.709.551.615
Bu sayının matematik dilindeki karşılığı ise
63Σ n = 0
2n = 264 - 1 = 18.446.744.073.709.551.615 )
- SATRANÇ ile ŞATRANÇ
- SATRANÇ ile SATRANÇ OYUNCUSU ile SATRANÇ KARESİ ile SATRANÇ TAHTASI
( CHESS vs. CHESS PLAYER vs. CHESS SQUARE vs. CHESSBOARD )
( شطرنج ile شترنج ile شطرنج باز ile خانه شطرنج ile تخته شطرنج )
( SHATRANJ ile SHTARANJ ile SHATRANJ BAZ ile KHANEH SHATRANJ ile TAKHTEH SHATRANJ )
- SATRANÇ ile SATRANÇLI ile SATRANÇÇI/LIK ile SATRANÇ TAŞI ile SATRANÇ VEZNİ ile SATRANÇ TAKIMI ile SATRANÇ TAHTASI
- SATRANÇTA:
AÇILIŞ ve/||/<> YAPILMAMASI GEREKENLER
( * At ile başlanmaz!
* Kalelerin önündeki piyonlarla başlanmaz! [Yandan değil ortadan başlanır!]
* Vezir'in önündeki piyonla başlanmaz! )
- SAT-SANG:
Doğru ve bilge kişilerle beraberlik. -ve
- SATTIRMAK ile SATTIRABİLMEK
- SATTVA <
( Aydınlatan. )
- SATTVA ile ...
( Varlık, varoluş, gerçek öz. Yoga'da saflık ya da iyilik niteliği. "Sattvik", saf, doğru. )
- SATTVANUBHAVA ile ...
( Evrenin gerçek uyumunu (sattva, varlık) duymak, yaşamak deneyimi(anubhava). )
- SATURATED İLE UNSATURATED İLE TRANS ile/||/<> YAĞ ASİTLERİ
( Lipid yapı taşlarının sınıflandırması. )
( Formül: C₁₆H₃₂O₂ (palmitik) )
- SATURATION ile ...
( Rengin tokluğu. )
- SATÜRN ile BJ1407b
( ... İLE Satürn'ünkine benzer halkaları olan ilk öte gezegendir. Bizden yaklaşık olarak 420 ışık yılı uzakta olan bu gezegenin halkaları, Satürn'e göre o kadar çok ve uzundur ki, neredeyse Güneş'ten, Venüs'e kadar olan alanı kaplamaktadır. Jüpiter'den 20-30 kat daha büyük olan bu gezegen, Satürn'ün yerinde olsaydı, halkaları, Dünya'nın gökyüzüne kadar gelir ve dolunaydan çok daha büyük görünürdü. )
- SATÜRN ile/ve/||/<> ENCELADUS
- SATÜRN ve/||/<> HALKALARI
( ... VE/||/<> Satürn'ün halkaları, 4.4 milyar yıl önce Satürn ile birlikte oluşmuştur. [30-40 milyon yıl önce oluştuğu da söylenilmektedir.] Gezegenin halka sistemi, uydularıyla arasında olan etkileşim sonucu oluşmuştur. Halkaları, büyük ölçüde, su buzu ve çok az miktarda da tholin ve silikat toz parçacıklarından oluşmuştur. Güneşin ultraviyole ışınlarının, su buzu ile etkileşmesi sonucu ortaya oksijen ve hidrojen çıkmaktadır. Bu da Satürn'ün halkalarının, kendilerine ait bir atmosferi olduğunu göstermektedir. Satürn'ün halkalarının kalınlığı sadece 20 cm.'dir. )
- SATÜRN ve/||/<> TİTAN
( ... VE/||/<> Satürn'ün en büyük uydusudur ve yoğun bir atmosferi olduğu bilinen tek doğal uydudur. Titan'daki büyük su kütleleri gibi görünen bu okyanusların, metan gazının sıvı durumu olduğu görülmüştür. Yüzey sıcaklığı, yaklaşık olarak -180 °C'dir. )
- SATÜRN /<> URANÜS
( ... İLE/VE/<> Bulunuşu/adlandırılışı, 1781'dedir. )
( Güneşe uzaklık sırasında yedinci olan ve güneş çevresindeki dolanımını 84 yılda tamamlayan gezegen. )
( Uranüs'ün, mavi-yeşil renkte olmasının, atmosferinde bulunan metan gazından kaynaklandığı düşünülüyor. Uranüs'ün Satürn gibi halkalarının olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu halkalar, Satürn'den daha az ve incedir. Ortalama sıcaklığı -197 °C olup Satürn'den sonra en sert rüzgarlara sahip ikinci gezegendir. )
( SATURN~URANUS )
- SATÜRN'ÜN HALKALARI:
3 ile/ve/değil/||/<>/> 6
- SATVET[Ar.] değil/yerine/= (ZORLU/SİNDİRİCİ) GÜÇ
- SATYAM-SHİVAM-SUNADRAM ile ...
( Doğru, iyi, güzel. Satyam(doğruluk), shivam(lütufkâr~hayırkâr shiva), sundaram(güzel). )
- SAUCE :/yerine SOS
- SAUNA[Fince] ile/ve/<> MUNÇA
( ... İLE/VE/<> Taşkömürü ile ısıtılan sauna.[Kazan'da.] )
- SAV ile İLERİ SÜRÜŞ | DENETLENEBİLİR İDDİA
- SAV = MÜDDEA, TEZ = THESIS[İng.] = THÈSE[Fr.] = THESE, THESIS[Alm.] = THESIS[Yun.] = TESIS[İsp.]
- S.A.V. değil/yerine/= S.A.S.
- SAV ile/||/<> SAVA
( Haber. İLE/||/<> Havadis. )
- SAV/İDDİAYA KARŞI, KANIT ORTAYA KOYMA SORUMLULUĞU:
GÜMRÜKTE ve/||/<> KİŞİ(İNSAN) HAKLARINDA ve/||/<> KİŞİSEL VERİ İŞLEMEDE
( Kişiye aittir.[Bunların dışındakilerde, "sav/iddia" sahibinindir.] )
- SAVAB - HATA ile SEVAP - GÜNAH
- SAVÂB[Ar.] ile SEVÂB[Ar.] ile SEVVÂB[Ar.] ile SAVB[Ar.]
( Doğruluk, dürüstlük. Doğru hareket/davranış/düşünce. | Doğru, dürüst. İLE Ödüllendirilen hareket/davranış/tutum. | Hayırlı hareket, hayır işleme. İLE Elbiseci. İLE Yön/cihet, taraf. )
- SAVAKLAMAK ile SAVAK
- SAVAN ile SAVANA
- SAVANNA(H)/SAVANA[Fr. < İsp.] ile ...
( Ekvator kuşağındaki geniş çayırlar. )
- SAVAŞ ARABASI ile ARABA SÜRÜCÜSÜ ile ARABACI
( CHARIOT vs. CHARIOT DRIVER vs. CHARIOTEER )
( ارابه ile اراده ile ارابه ران ile ممسک الاعنه )
( ARABEH ile ARADEH ile ARABEH RAN ile ممسک الاعنه )
- SAVAŞ, CEMİLE (İST. 1977) :
( Sarıyerli yazarlardan olup 1977'de İstanbul'da doğdu. Lise öğrenimini takiben uzun bir süre Açık Hava Reklam sektöründe çalıştı. Bilahare İstanbul Yaşam ve Halkız Biz Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Yazın hayatına çocuk yaşta başladı. Şiirlerini "Kalemim Susarsa" isimli kitabında topladı. Gerçek yaşamla ilgili hikâye ve denemelerini ise "Yamalı Hayat" adı altında yayımladı. Şiirlerinden bir kısmı bestelendi. Çalışmalarını "Sokak Şairleri" diye adlandırılan "Şiir Sokakta" grubu ile yürütmekte şiir ve edebiyatın diğer kolları ile ilgili çalışmalar yapmaktadır. Sarıyer Belediye'sin düzenlediği Edebiyat Günlerine katılmakta ve edebiyat etkinliklerinde aktif olarak yer almaktadır. )
- [ne yazık ki]
!SAVAŞ ile ASKERİCİLİK/MİLİTARİZM
- SAVAŞ değil/yerine/>< BARIŞ
( İyisi yoktur. DEĞİL/YERİNE/>< Kötüsü yoktur. )
- SAVAŞ ile/değil FETİH
( [not] WAR vs./but CONQUEST )
- [ne yazık ki]
!SAVAŞ ile/ve/değil/||/<> !İÇ SAVAŞ/AYAKLANMA
( POLEMOS ile STAZIS )
- SAVAŞ ya da KORSANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< TİCARET
- SAVAŞ ile KORSANLIK ile TİCARET
- SAVAŞ yerine MÜCADELE
- SAVAŞ ile/ve/değil/yerine/< SALDIRI/Ş
- SAVAŞ değil/yerine/>< SANAT
- SAVAŞ ile SAVAŞ ÇIĞLIĞI ile SAVAŞA HAZIRLIK ile SAVAŞ ALANI ile SAVAŞ ALANI ile SAVAŞ GEMİSİ
( BATTLE vs. BATTLE CRY vs. BATTLE READINESS vs. BATTLEFIELD vs. BATTLEGROUND vs. BATTLESHIP )
( جنگ ile پيکار ile نبرد ile مصاف ile رزم ile پيکار کردن ile کارزار ile شعار جنگي ile آمادگي رزمي ile نبردگاه ile عرصه ile عرصه منازعه ile رزمگاه ile رزم گاه ile کشتي جنگي ile رزمناو ile رزم ناو ile ناو )
( JANG ile PEYKAR ile NABARD ile MOSAF ile RAZM ile PEYKAR KARDAN ile KARZAR ile SHOAR JANGY ile AMADEGY RAZMY ile NABARDEGAH ile ARSEH ile ARSEH MENAZEH ile RAZMGAH ile RAZM GAH ile KESHTY JANGY ile RAZMNAV ile RAZM NAV ile ناو )
(1996'dan beri)