R ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 3.362 başlık/FaRk ile birlikte,
3.362 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(8/15)
- RACEMIC MIXTURE[İng.] / RACEMISCHE MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK KARIŞIM
- RACEMIC[İng.] / RACÉMIQUE[Fr.] / RACEMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK
- RACEMIZATION, RACEMATION, RACEMISATION[İng.] / RACÉMISATION[Fr.] / RASSENSIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMLEME
- RACEMES[İng.] ile/değil/yerine/= RASEMLER
- RAŞİ ile RAŞİTİZM
- RAŞİTİZM[Fr. RACHITISME< Yun.]/KÜSÂHAT[Ar.] SISKALIK
( Çocuklarda, kalsiyum, fosfor eksikliğinden ya da dengesizliğinden ileri gelen, biçim bozukluğuna neden olan kemik sayrılığı. )
- RASLİLA ile ...
( Hindistan'a özgü bir halk oyunu. )
- RASPALAMAK ile RASPALANMAK ile RASPA ile RASPACI/LIK ile RASPA TAŞI
- RÂST ile DOĞRU | SAĞ | UYGUNLUK
- RÂST[Fars.] ile RÂST[Fars.]
( Makam. İLE Doğru/müstakim. | Sağ. | Haklı, doğru, gerçek. | Uygunluk. )
- RÂST[Fars.] ile RÂST[Fars.]
( Doğru. | Tesadüf. | Hedefi vurma. İLE Türk müziğinde bir makam adı. )
- YÜRÜMEK:
RASTGELE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DENGİMİZLE
( Yaşam olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Şiir olur. )
- RASTGELE ile/ve/||/<>/< DOLAYLI ile/ve/||/<>/< İKİNCİL
- RASTGELE ve TEVEKKÜL
- RASTGELE/LALETTAYİN değil/yerine/= GELİŞİGÜZEL
- RASTGELELİK:
TANIMLAMADA ile TANIMLAMAMADA
- RASTGELELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< OLASILIKLILIK
- RASTGELELİK >< TANIM/LAMA
- RASTGELME ile KAZA SONUCUNDA
- RASTIK[Fars.] ile RASTIK[Fars.]
( Kadınların, kaşlarını ya da saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya. İLE Sürmemantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurumu karası bir tozla dolduran ekin hastalığı. )
- RASTIK ile RASTIKLI
- RASTLAMAK/RASTGELELİK ile DENK GELMEK
- RASTLAMAK ile RASTLANMAK ile RASTLATMAK ile RASTLAŞMAK ile RASTLANABİLMEK ile RASTLAYABİLMEK ile RASTLAŞABİLMEK ile RAST
- RASTLAMAK ile ZORLUKLA KARŞILAŞMAK
( ENCOUNTER vs. ENCOUNTER DIFFICULTY )
( مواجه گرديدن ile برخورد ile تقابل ile رو به رو شدن ile روياروي شدن ile دچار شدن ile به مشکل برخوردن )
( MOVAJEH GARDYDAN ile BARKHORD ile TAQABEL ile RO BAH RO SHODAN ile ROYOROY SHODAN ile DOCHAR SHODAN ile BAH MOSHEKL BARKHORDAN )
- ZUFALLSVARIABLE[Alm.] ile/değil/yerine/= RASTLANTI DEĞİŞKENİ
- ZUFALLSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= RASTLANTI İŞLEVİ
- ZUFALLSPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= RASTLANTI SÜRECİ
- RASTLANTI ile KAZAEN
- RASTLANTI ile RASTLANTISAL/LIK
- RASTLANTI["RASLANTI" değil!] = TESADÜF = CHANCE, HAZARD[İng.] = HASARD[Fr.] = ZUFALL[Alm.]
- RASTLANTI değil/yerine TÜZE
- RASTLANTI ile/ve/<> YAPISAL RASTLANTI
( Fizik yasalar/ı ve fraktal geometri, yapısal rastlantılardır. )
( )
- RASTLANTI ile/ve ZORUNLULUK
( COINCIDENCE vs./and OBLIGATION )
- ZUFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= RASTLANTI
- RASTLANTI/SALLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLANTI/SALLIK
- RASYO/RATIO[İng.] değil/yerine/= ORAN
- RASYO ile RASYON
- RASYON/RATION[İng.] değil/yerine/= GÜNLÜK BESİN
- RASYONALİZASYON/RATIONALIZATION[İng.] değil/yerine/= USSALLAŞTIRMA
- RASYONALİZM/RATIONALISM[İng.] değil/yerine/= USÇULUK
- RASYONALİZM ile MEKANİZM
- RASYONEL TEOLOJİ ile DİNÎ TEOLOJİ
- RASYONEL[İng. < RATIONAL] değil/yerine/= AKILCI, USSAL
- RASYONEL ile İRRASYONEL
- RASYONEL ile PRAGMATİK
- RASYONELLEŞMEK ile RASYONELLEŞTİRMEK ile RASYONEL/LİK ile RASYONEL SAYI
- RATANYA[Peru dilinden]
( Karabuğdaydillerden, kökü sürgün kesici olarak tıpta kullanılan bir bitki. )
( KRAMERIA TRIANDRA )
- RATE :/yerine ORAN, DERECE
- RATHER :/yerine DAHA ÇOK
- RATÎB/RATB[Ar.] ile RÂTİB[Ar.]
( Taze, yeşil, yaş.[yemiş] | Yumuşak, mülâyim. İLE Sıraya koyan, tertip eden. )
- RATING :/yerine DERECELENDİRME
- RATIO vs. ACCORDING TO
- RATIO vs. CONSIDERATION
- RATIO vs. TO COMPARE
- RATIO :/yerine ORAN
- RATIO ile REASON ile INTELLECT
( Oran, karşılaştırma. Mevcut olanların karşılaştırma bilgisi. İLE/VE Nedenleri el/dikkate almak. İlliyet. İLE/VE Erekbilimsel akıl tipi. Olmayanın/Olmamış olanın aklı/bilgisi. )
( ... ile ... ile LIZHI )
- RAUF, MEHMET (İST. 1875 - 1931) :
( Bahriye Okulundan deniz subayı olarak mezun oldu. Edebiyatla çocuk yaşta tanıştı ve ilgilenmeye başladı. Çok yakından takip ettiği Halit Ziya'nın eserlerine ve realizm akımı ile ilgilendi. Fransız yazar Paul Bouget'yi okuyarak ondan etkilendi. 1896 yılından itibaren Servet - i Fünun'da yazdı. Romanlarında İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk hikâyelerini işledi. Aynı zamanda şiir yazdı. Rumelihisarı'nda ikamet ediyordu. Romanlarının büyük kısmını Yenimahalle'deki Fırıldakbahçe denilen çay bahçesinde yazdığı söylenir. Eserlerini Roman, Hikâye, Düzyazı Şiirleri ve Oyun olarak verdi. Romanları; Eylül, Ferda - ı Garam, Karanfil ve Yasemin, Genç Kız Kalbi, Böğürtlen, Son Yıldız, Tuba, Halas, Ceriha, Kan Damlası, Define. Hikâye kitapları; İhtizar, Son Emel, Aşk Kadını, Eski Aşk Geceleri, İlk Temas, İlk Zevk. Düzyazı Şiirleri; Siyah İnciler. Oyunları; Pençe, Sancar, Cidal, Diken, Evlat Acısı, Pembe Köşk. )
- RAUF ile ÇOK ACIYAN, ESİRGEYEN, MERHAMET SAHİBİ
- RAUF ile/ve RAHÎM
- RAUNT/RAVNT[İng.] değil/yerine/= DÖNEM
- RAVCI, ALİ (MALATYA, 1973) :
( Balıkesirspor'dan transfer edildi ve üç sezon (1992 - 1995) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 59 lig, 5 kupa ve 1 PAF ligi maçı olmak üzere 65 resmi ve ayrıca 25 özel maçla birlikte toplam olarak 90 maçta oynadı. Lig maçlarında 7, kupa maçlarında 3 ve özel maçlarda 5 olmak üzere takımına 15 gol kazandırdı. Gaziantepspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- RAVENT[Ar.] ile IŞKIN/IŞGUN
( Karabuğdaygillerden, iri gövdeli, büyük yapraklı, tıpta kullanılan bir bitki. İLE Bir ravent türü. | Karabuğdaygillerden, süs bitkisi ya da sebze olarak yetiştirilen, yaprak ya da saplarından reçel yapılan, tedavi edici olarak da kullanılan bir bitki. )
- RAVZA[Ar. çoğ. RAVZÂT, RİYÂZ] ile ...
( Ağacı, çayırı, çimeni bol olan yer, bahçe. Bahçe-i Cennet. )
- RAW :/yerine ÇİĞ, HAM
- RÂY[Ar.] ile RA'Y[Ar.] ile RAY[Fr./İng. RAIL]
( Oy, rey, fikir. | Raca, Hint hükümdarı. | Sancak, bayrak.[< RÂYET] İLE Otlama. | Otlatma, gütme. | Teslim olma. )
- RAYBA[Alm.] değil/yerine/= PÜRÜZALIR
- RAYİÇ[Ar.] değil/yerine/= DEĞER
( Bir malın, satış ve sürüm değeri. )
- RAYİÇ ile RAYİÇ BEDEL ile RAYİÇ FİYAT
- RÂYİHA[Ar.]/BÛY[Fars.] değil/yerine/= KOKU
- RAYİHA ile RAYİHALI
- RAYL[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYL
- RAYLARA:
"ŞAHIS DÜŞTÜĞÜNDE" değil "BİRİ DÜŞERSE"
( Raylı yolların duraklarında bulunan uyarı yazılarının, ilgili yöneticilerce düzeltilmesi dileğiyle... )
- RAYLEIGH FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH AKIŞI
- RAYLEIGH CYCLE[İng.] / CYCLE DE RAYLEIGH[Fr.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÇEVRİMİ
- RAYLEIGH LINE[İng.] / RAIE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÇİZGİSİ
- RAYLEIGH DISC[İng.] / DISQUE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-SCHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH DİSKİ
- RAYLEIGH INTERFEROMETER[İng.] / INTERFÉROMÈTRE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-INTERFEROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH GİRİŞİMÖLÇERİ
- RAYLEİGH İLE MİE İLE RAMAN ile/||/<> SAÇILMA TÜRLERİ
( Farklı boyut ve frekanslarda ışık saçılması. )
( Formül: I ∝ 1/λ⁴ (Rayleigh) )
- RAYLEIGH-JEANS LAW[İng.] / LOI DE RAYLEIGH-JEANS[Fr.] / RAYLEIGH-JEANS-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH-JEANS YASASI
- RAYLEIGH CRITERION[İng.] / CRITÈRE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-KRITERIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÖLÇÜTÜ
- RAYLEIGH RATIO[İng.] / RAYLEIGH-VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ORANI
- RAYLEIGH PRISM[İng.] / PRISME DE RAYLEIGH[Fr.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH PRİZMASI
- RAYLEIGH SCATTERING[İng.] / DIFFUSION RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SAÇILMASI
- RAYLEIGH-ZAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SAYILARI
- RAYLEIGH NUMBER[İng.] / NOMBRE DE RAYLEIGH[Fr.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SAYISI
- RAYLEİGH HUDÛDU[Osm.] / RAYLEIGH LIMIT[İng.] / LIMITE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-GRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SINIRI
- RAYLEIGH-TAYLOR INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ DE RAYLEIGH-TAYLOR[Fr.] / RAYLEIGH-TAYLOR-INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH-TAYLOR KARARSIZLIĞI
- RAYLEIGH LAW[İng.] / LOI DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH YASASI
- RAYLEIGH[İng.] / RAYLEIGH[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH
- RAYNAUD ile/||/<> BUERGER/BURGER
( Soğuk ya da stres nedeniyle parmaklarda renk değişikliği. İLE/||/<> Sigara içenlerde görülen, el ve ayak damarlarının yangılanması. )
- RAYON[Azr.] = İLÇE[Tr.]
- RAYSISTOR[İng.] / RAYSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYSİSTÖR
- RAZ/RAZZ[Ar.] ile RÂZZ[Ar.] ile RÂZ[Ar.]
( Berelenme, bere. | Bir şeyi döküp bulgur gibi ufalama. İLE Kesmez alet. İLE Sır, gizlenilen şey. )
- RÂZ-BÂN[Fars.] ile RÂZ-DÂN[Fars.] ile RÂZ-DÂR[Fars.] ile RÂZ-PÛŞ[Fars.]
( Sır saklayan. İLE Sırrı bilen. İLE Sır tutan. İLE Sır gizleyen. )
- RAZI MIDIRLAR? değil RAZILAR MIDIR?
- RÂZI OLUNAN ÖFKE ile RÂZI OLUNMAYAN ÖFKE
( Bizi mahkum eden şey, huylarımız, ahlâkımızdır. )
- RÂZÎ ile FAHREDDİN RÂZÎ
( Hekim, filozof, simyacı. İLE Âlim, fizikçi ve müfessir. )
( Ebû Bekr Muhammed bin Zekeriyyâ er-Râzî [865 - 925, Rey - İran]. İLE Fahreddin er-Râzî [1150 - 05 Nisan 1210, Rey - İran] )
- RÂZÎ/RAZİYYE[Ar. < RIZÂ] ile RAZÎ/RADÎ[Ar. çoğ. RUZAÂ] ile Râzî[Ar.]
( Kabul eden, boyun eğen, rıza gösteren. İLE Süt kardeş. | Süt emen çocuk. İLE Rey şehrine bağlı/mensup, bu şehirle ilgili olan. | İran'ın "Rey" şehrinden olan. | Sırra/râza bağlı/mensup. )
- RAZMOL ile/ve PASPAL
( İri kepekli un. İLE/VE Çok kepekli un. )
- RBS/RADIOLOGY INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= RADYOLOJİ BİLGİ DÜZENİ
- RCA₀ İLE WKL₀ İLE ACA₀ İLE ATR₀ İLE Π¹₁-CA₀ ile/||/<> TERS MATEMATİK
( Teoremlerin aksiyom gücü. )
( Formül: Theorem → Axioms )
- RCB ile ...
( Rahmet. Cemal. Bereket. )
- RDS/RELATIONAL DATABASE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İLİŞKİSEL VERİTABANI YÖNETİM DÜZENİ
- re ile Re
( Gam dizisinde, do ile mi arasındaki ses. | Bu sesi gösteren nota simgesi. İLE Renyum'un simgesi. )
- REABSORPSİYON/REABSORPTION[İng.] değil/yerine/= GERİ EMILIM
- REACH :/yerine ULAŞMAK
- [not] REACH/CLAIM TO THE FREEDOM - OBLIGATORY OF THE FREEDOM (AND CONSEQUENTLY TO GET RESPONSIBILITY OF THE FREEDOM
- REACT :/yerine TEPKİ VERMEK
- REACTION vs. FEEDBACK
- REACTION :/yerine TEPKİ
- REACTION vs./and RESPONSE
- READ :/yerine OKUMAK
- READER :/yerine OKUYUCU
- READING! and READING! and READING!
- READING :/yerine OKUMA
- READY :/yerine HAZIR
- REAGEN/REAGENT[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜ/MİYAR
- REAKSİYON FORMASYON/REACTION FORMATION[İng.] değil/yerine/= KARS¸IT TEPKİ OLUŞTURMA
- REAKSİYON HIZI ile/||/<> AKTİVASYON ENERJİSİ
( Reaksiyon Hızı ve Aktivasyon Enerjisi arasındaki ilişki )
- REAKSİYON HIZI ile/||/<> DENGE SABİTİ
( Tepkime hızını belirler. İLE Tepkime denge durumunu belirler. )
- REAKSİYON/REACTION[İng.] değil/yerine/= TEPKİ | TEPKİME
- REAKSİYON ZAMANI/REACTION TIME[İng.] değil/yerine/= TEPKİ ZAMANI
- REAKSİYONER/REACTIONARY[İng.] değil/yerine/= TEPKİSEL
- REAKTAN/REACTANT[İng.] değil/yerine/= TEPKİMEYE KATILAN
- BOBINE DE LA RÉACTANCE[Fr.] / REAKTANZSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTANS BOBİNİ
- BAISSE DE LA RÉACTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= REAKTANS DÜŞMESİ
- REAKTANZABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTANS DÜŞÜMÜ
- REAKTANZVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTANS YÜKSELTECİ
- BLINDWIDERSTAND, REAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTANS
- REAKTANS ile/||/<> REZİSTANS (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Reaktans AC'de faz kayması, rezistans DC direncidir )
( Formül: X=XL-XC İLE R )
- REAKTANT ile ÜRÜN
( Kimyasal tepkimeye giren nesne. İLE Kimyasal tepkimeden çıkan nesne. )
- COURANT RÉACTIF[Fr.] / BLINDSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİF AKIM
- FACTEUR RÉACTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= REAKTİF FAKTÖR
- BLINDSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİF GERİLİM
- BLINDLEISTUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİF GÜÇ FAKTÖRÜ
- BLINDLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİF GÜÇ
- REAKTİF/REACTIVE[İng.] değil/yerine/= TEPKİLİ | AYIRAÇ
- BLINDVERBRAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİF TÜKETİM
- REAKTİF ile İNERT
( Kimyasal tepkimelere kolayca giren nesneler. İLE Kimyasal tepkimelere girmeyen nesneler. )
- REAKTIVITÄTSÜBERSCHUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİFLİK FAZLASI
- REAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİFLİK
- REAKTIVASYON/REACTIVATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN ETKINLEŞTİRME
- REAKTİVİTE/REACTIVITY[İng.] değil/yerine/= TEPKİLİLİK
- REAKTORGESTEUERTER LINEARBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTÖR DENETİMLİ/KONTROLLÜ DOĞRUSAL HIZLANDIRICI
- BURNABLE POISON[İng.] / POISON CONSOMMABLE[Fr.] / REAKTORGIFT, ABTRENNBARES[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTÖR ZEHİRİ
- REAL vs. LIKE
- REAL vs. ORGANIC
- REAL vs. RESULT BY APPROACH
- REAL-TIME[İng.] değil/yerine/= GERÇEK ZAMANLI
- REAL :/yerine GERÇEK
- [not] "REAL" vs./and "STRONG"
- REALİST değil/yerine/= GERÇEKÇİ
- REALITE/REALITY[İng.] değil/yerine/= GERÇEKLİK
- REALITY vs. MEASUREMENT
- REALITY vs. TRUTH
- REALITY :/yerine GERÇEKLİK
- REALITY vs./and NECESSITY
- REALITY vs./and TO GET EXPOUND
- REALİZASYON ile/ve/||/<> AKTÜELİZASYON
- REALIZATION vs./and PRINCIPLE
- REALIZE :/yerine FARKINA VARMAK
- REALİZM değil/yerine/= GERÇEKÇİLİK
- REALİZM ile İDEALİZM
( Modernitedeki çelişkilerin billurlaştırılması. İLE/VE/DEĞİL Modernizmi forma sokmak. )
( Kayıp. İLE/VE/DEĞİL Kazanç/kazanım. )
( Fransız protestanlığını anlamadan Modernizm'i anlamak olanaksızdır. )
( Değerli maden stoklarının artırılmasını öngören ekonomik düzen. | Avrupa pazarında doğulu tüccar. [Merkantilistlere göre, devlet ancak altın stoğunun artırılmasıyla zengin olabilir] [1500-1600 yılları arasında geçerlilik/değer bulmuştur] İLE Fransız merkantilizmi. )
( Altın ve gümüş madenlerinin ülkeden çıkmasının önlenmesini ister. İLE Sanayi sayesinde altın ve gümüş stoğunun artırılmasını ister. İLE Ticaret sayesinde altın ve gümüş stoğunun artırılmasını ister ve ihracatın ithalattan çok olmasıyla artacağını iddia eder. )
( AGNOSTİK: Bilinemez; Sınırlarını çizmek. )
( FARÂBÎ )
( Bkz. İSLÂM DÜŞÜNCESİ - H. ZİYA ÜLKEN )
( BİLİNEMEZCİLİK ile/ve/değil/yerine BİLGELİKLE BİLİNEMEZCİLİK )
( IGNORAMUS ET IGNORABIMUS: Bilmiyoruz ve bilemeyeceğiz. )
( QUIETISM vs./and AGNOSTICISM
QUIETISM vs./and EXISTENTIALISM )
- REALİZM ile İDEALİZM/LİBERALİZM ile MARKSİZM
- REALLY :/yerine GERÇEKTEN
- REANİMASYON/REANIMATION[İng.] değil/yerine/= YENİDEN CANLANDIRMA
- REASON vs. CONNECTION
- REASON vs. INTELLIGENCE
- REASON vs. MIND
- REASON vs. PROOF
- REASON vs. REASON IN FORCE
- REASON vs. STRATEGY
- REASON vs. TRIGGER
- REASON :/yerine SEBEP
- REASONABLE :/yerine MAKUL
- REASON vs./and NATURE
- REASÜRANS SİGORTA
- RÉAUMUR TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE RÉAUMUR[Fr.] / RÉAUMUR-TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= RÉAUMUR SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- REBAB[Fars.]/RÜBAP/REBAP
( Gövdesi hindistancevizi kabuğundan yapılmış, uzun saplı saz. )
- REBELLION vs. NOT ABLE TO ACCEPT
- REBOUND[İng.] değil/yerine/= GERİ TEPİM
- REC[Ar.] ile REC'[Ar.] ile RECC[Ar.]
( Sarsma, sallama. | Sallanma, sarsılma. İLE Geri döndürme. İLE Sallayıp sarsma, sallanıp sarsılma. )
- REC'[Ar.] ile REDD[Ar.]
- REC'A[Ar. çoğ. RECEÂT] ile RECÂ'[Ar.]
( "Öldükten sonra dünyaya geliş."[TENÂSÜH, RE-ENKARNASYON] İLE Ümit, umma. | Yalvarma. | İstek, dilek. )
- RECÂ'[Ar.] ile TAMA'[Ar.]
- RECÂH[Ar.] ile REZÂNE[Ar.]
- RECAİ MEHMED ÇEŞMESİ ile RECAİ MEHMED SEBİLİ
( Vefa'da, Koğacılar Caddesi'ndedir. İLE . )
( İkisi de, 1775'te, Nişancı[tuğra çeken] Recai Mehmed Efendi tarafından yaptırılmıştır. )
( Rokoko üslûbundadır. İLE Türk Barok üslûbundadır. )
- RECAİZADE EKREM İLKÖĞRETİM OKULU :
( İstinye'de ilk İlkokul 1929 yılında Mahmut Çavuş Camii ahşap binasında eğitim ve öğretime başladı. Bu okul yeterli görülmeyince Körler Okulu olarak kullanılan binaya taşındı. Bu binada da fazla kalmayan okul 1970/1971 ders yılında yeni binaya taşındı. Okula, İstinye'de yaşayan Edebiyatçı ve Devlet Adamı Recaizade M. Ekrem'in ismi verildi. )
- RECAİZADE MAHMUT EKREM (1847 - 1914) :
( İstinye'de ikamet ediyordu. 19. yy. Osmanlı edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Takvimname Nazırı Recai Efendi'nin oğludur. Babasından Farsça ve Arapça öğrendi. 1858'de öğrenimini tamamladı. Özel öğrenim görerek yetişti. Mekteb - i İrfan - ‘ı bitirdikten sonra (1858) girdiği Harbiye İdadisi'ni sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadı. Hariciye Nezareti Mektubi Kaleminde memurluğa başladı (1862). Tanzimat ve Nafia dairelerinde baş muavinlik (1874), Şura - yı Devlet (Danıştay) üyeliği (1877), Mekteb - i Mülkiye ve Galatasaray Sultanisi'nde edebiyat öğretmenliği (1880 - 1888), bir süre Evkaf ve Maarif Nazırlığı (Bakanlığı) (1908), Meclis - i Ayan Üyeliği (1908 - 1914) görevlerinde bulundu. Resmi görevle Trablusgarp'a gönderildi. 1908'de 2. Meşrutiyet'ten sonra kurulan Kamil Paşa kabinesinde Maarif Nazırı oldu. Namık Kemal'le tanışmasından sonra Encümen - i Şuara'ya katıldı. İlk yazıları Tasvir'i Efkâr gazetesinde yayınlandı. Bu gazetede bilahare yöneticilik yaptı. 1870'den sonra kendisini tümü ile yazılarına verdi. Batı edebiyatından çeviriler yaptı. 1870'de ilk oyunu "Afife Anjelik", 1871'de ilk şiir kitabı "Nağme - i Seher" yayınlandı. Eski edebiyatı savunan Muallim Naci ve çevresiyle girdiği edebiyat tartışmalarıyla Edebiyat - ı Cedide akımının doğmasına zemin hazırladı. Başta Tevfik Fikret olmak üzere dönemin genç şairlerini çevresinde topladı. Tanzimat ve batı düşüncesinin yeni kuşağa benimsetilmesinde önemli rol oynadı. "Araba Sevdası" romanı Türk edebiyatında gerçekçiliğin ilk önemli eseridir. En önemli tiyatro eseri olan "Çok Bilen Çok Yanılır" ölümünden sonra yayınlandı. Nağme - i Seher (1871), Yadigar - ı Şebâb ((1873), Zemzeme (3 Cilt, 1883 - 1885), Tefekkür (düzyazı ile karışık, 1888), Pejmürde (düzyazı ile karışık, 1893), Nijad Ekrem (2 Cilt, anılarla birlikte, 1900 - 1910), Nefrin (1914) manzum; Araba Sevdası, roman; Saime (1888), Muhsin Bey Yahut Şairliğin Hazin bir Neticesi (1890), Şemsa (1895) öykü ve Afife Anjelik (1870), Atala Yahut Amerikan Vahşileri (1873), Vuslat Yahut Süreksiz Sevinç (1874), Görev Çağrısı (1914) ve Çok Bilen Çok Yanılır (1916) oyun, kitapları vardır. )
- RECAİZADE MAHMUT EKREM (İST. 1847 - 1914) :
( Edebiyatçı. İstinyeli olarak bilinir. İstinye burnundaki büyük yalı onun olup, adı ile anılır. 19. Yüzyıl Osmanlı döneminin önemli simalarından biri olup "Ağıtlar Şairi" lâkabı ile tanınır. Babasından farsça ve Süryanice öğrendi. Özel eğitim alarak yetişti. Girdiği Harbiye'ye rahatsızlığı nedeni bitiremedi. II. Meşrutiyetten sonra kurulan Kamil Paşa Kabinesinde Maarif Nazırı (Bakanı) olarak görev yaptı. Encümen - i Şura'da bir süre görev yaptı. İlk yazıları Namık Kemal'in yönetimindeki Tavsir - i Efkâr Gazetesinde yayınlandı. 1870'den sonra kendisini bütünü ile yazın hayatına verdi. Batı edebiyatından tercümeler yaptı. Ayan Meclisi üyeliğinde bulunurken vefât etti. Şiir, roman, öykü, oyun, eleştiri, biyografi ve ders kitapları yayınladı. )
- RECAİZADE YALISI :
( İstinye vapur iskelesi yanında bulunan yalı 19. yy. ın ikinci yarısında yapılmıştır. Devlet Şurası kararı ile tarihi bina karakterinden çıkarılan bu bina I. Sınıf bina idi. Ancak 1978 yılında bina tamamen yıkılarak ortadan kalktı. Bu yalıya Hancıoğlu yalısı da denilmektedir. Beykoz Ayakkabı Fabrikası usta başlarından biri olan Pigeon'un yaptırdığı yalıyı Recaizade M. Ekrem satın almış ve yalıya ilaveler yaptırmıştır. Ünlü bir edebiyatçı ve devlet adamı olan Recaizade M. Ekrem Bey ile arkadaşları Servet - i Fünun edebiyatçıları bu binada sık sık bir araya gelmişlerdir. )
- RECALL :/yerine HATIRLAMAK, GERİ ÇAĞIRMAK
- RECEIPT vs. INVOICE
- RECEIVE :/yerine ALMAK
- REÇEL[Fars.] ile MARMELÂT[Fr. < Yun.]/PERVERDE[Fars.][PELVERDE değil!]
( Meyveleri, şekerle kaynatarak hazırlanan tatlı. İLE Şeker karıştırılarak pişirilmiş meyve ezmesi. | Üzüm şırasından yapılan bir çeşit tatlı. | Besili. | Beslenmiş, terbiye edilip yetiştirilmiş, büyütülmüş. )
- REÇEL/LİK ile REÇELCİ/LİK
- RECENT :/yerine SON, YENİ
- RECENTLY :/yerine SON ZAMANLARDA
- RECEPAGİÇ, İZET (BİHAÇ, YUGOSLAVYA, 1955) :
( N.K. Osiek (Yugosylavya) kulübünden transfer edildi ve bir sezon (1986/87) Sarıyer'de kaldı. Bu süre içinde 24 lig, 3 kupa olmak üzere 27 resmi ve ayrıca 6 özel maçla birlikte 33 kez forma giydi. Lig maçlarında 3, kupa maçlarında 1 ve özel maçlarda 4 olmak üzere takımına 8 gol kazandırdı. )
- REÇETE ile/ve/||/<> FORMÜL
- REÇETE ile REÇETELİ ile REÇETESİZ
- REÇİNE ile BAKALİT
( ... İLE Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine. )
- REÇİNE[Yun.] ile/değil ÇİS
( ... İLE/DEĞİL Kimi bitkilerden sızan ve katılaşarak sarımtırak bir nesne durumuna geçen bir çeşit şekerli özsu, kudret helvası. )
- REÇİNE[Yun.] ile KOPAL[Fr./İsp. < COPAL]
( ... İLE Tropik bölgelerde yetişen, bazı erguvangillerden çıkarılan ve cilâ yapmakta kullanılan bir tür reçine. )
- REÇİNE ile REÇİNELİ ile REÇİNE YAĞI ile REÇİNE KANALI ile REÇİNE KESESİ
- RESIN[İng.] / RÉSINE[Fr.] / HARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= REÇİNE
- RECIPE :/yerine TARİF
- RECIPIENT[İng.] değil/yerine/= ALICI
- RECIPROCAL vs. IN THE SAME TIME/MOMENT
- RECOGNITION :/yerine TANIMA
- RECOGNIZE THE SELF vs. SELF REALIZATION
- RECOGNIZE :/yerine TANIMAK
- RECOMMEND :/yerine TAVSİYE ETMEK
- RECOMMENDATION :/yerine TAVSİYE
- RECONNECTİON İLE DİSRUPTİON İLE ELM ile/||/<> PLAZMA KARARSIZLIKLARI
( Plazma dengesini bozan olaylar. )
( Formül: Sweet-Parker: vR ~ √(ηvA/L) )
- RECORD :/yerine KAYIT, KAYDETMEK
- RECORDING :/yerine KAYIT
- RECOVER :/yerine KURTARMAK, İYİLEŞMEK
- RECOVERY ROOM[İng.] değil/yerine/= UYANMA ODASI (ANESTEZIDEN)
- RECOVERY :/yerine İYİLEŞME
- RECRUIT :/yerine İŞE ALMAK, ASKERE ALMAK
- RED (ETMEK) ile/ve DİKKAT
( REJECT vs./and ATTENTION )
- RED' ile ...
( REDDETME, GERİ VERME )
- RED :/yerine KIRMIZI
- RED ile/değil/yerine TAMAMLAMAK
( Duruyorsan. İLE/DEĞİL/YERİNE Yürürsen/yürüyerek. )
- REDÂ'[Ar. < RED] ile REDÂ'[Ar.]
( Önleme, yasak etme. İLE Süt emme. )
- REDÂAT[Ar.] ile REDÂET[Ar.]
( Süt emme. İLE Kötülük, fenalık, bayağılık. [REZÂLET: Niceliksel. | REDÂET: Niteliksel.] | Hastalık ve yara azgınlığı. )
- REDAKSİYON değil/yerine/= DÜZELTME
- REDAKTÖR değil/yerine/= DÜZELTMEN
- REDD[Ar.] ile REF'[Ar.]
- REDDÂDE ile/ve/||/<> ÇOBAN ile/ve/||/<> MÜŞHİR
( VI. yy.'dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. )
- REDDEDİLDİ ile/ve/||/<> KABUL EDİLMEDİ
( DENIED vs/and/||/<> OVERRULED )
- REDDEDİLEBİLİR ile DÜŞÜŞ ile SAPMA ile REDDETMEK ile REDDEDİLDİ
( DECLINABLE vs. DECLINATE vs. DECLINATION vs. DECLINE vs. DECLINED )
( صرف کردني ile اريبي ile انحراف ile انحطاط ile رو به زوال بودن ile کاهش ile شيب پيدا کردن ile تنزل ile تنزل دادن ile زوال يافتن ile از مد افتادن ile امتناع کردن ile انقراض ile افول ile منحط )
( SARF KARDANY ile اريبي ile ENHERAF ile ENHETAT ile RO BAH ZAVAL BODAN ile KANPASH ile SHYBE PEYDA KARDAN ile TANZEL ile TANZEL DADAN ile ZAVAL YAFTAN ile AZ MAD AFTADAN ile EMTENA KARDAN ile انقراض ile AFOL ile MONHET )
- REDDEDİLME ile/ve/||/<> ISTIRAB/ACI
( Reddedilmek, beyin tarafından, fiziksel bir acı olarak algılanıyor. )
- REDDETME ile/değil/yerine ERTELEME
( [not] TO DENY | REJECT vs./but TO POSTPONE/DEFER/DELAY
TO POSTPONE/DEFER/DELAY instead of TO DENY | REJECT )
- REDDETME ile/ve/<> KÜÇÜMSEME
- REDDETME ile/ve/değil/yerine/<>/> YADSIMA
- REDDETMEK ile AŞAĞILAMAK
( REJECT vs. TO DESPISE )
- REDDETMEK ile/değil/yerine "AŞMAK"
( REJECT vs./and "TO EXCEED" )
- REDDETMEK ile/ve/değil/yerine AYIRD ETMEK
( [not] TO DENY | REJECT vs./and/but TO DISTINGUISH
TO DISTINGUISH instead of TO DENY | REJECT )
- REDDETMEK ile/ve BEĞENMEMEK/İRDEMEK
( REJECT vs./and TO DISAPPROVE | NOT TO LIKE )
- REDDETMEK ile/değil BOYUN EĞMEMEK
( [not] TO DENY vs./but NOT TO SUBMIT )
- REDDETMEK ile/değil/yerine DEĞİLLEME
( [not] TO DENY | REJECT vs./but NEGATION
NEGATION instead of TO DENY | REJECT )
- REDDETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DIŞARIDA BIRAKMAK
- REDDETMEK ile/ve/||/<> "GERİ ÇEVİRMEK"
( Aslımıza geri dönüş yolu, reddetme ve geri çevirmeden geçer. )
( The way back to ourselves is through refusal and rejection. )
- REDDETMEK ile/ve/değil/yerine GÖZ ARDI ETMEK
( [not] TO DENY | REJECT vs./and/but TO IGNORE
TO IGNORE instead of TO DENY | REJECT )
- REDDETMEK ile/değil KALDIRMAK
( [not] REJECT vs./but TO REMOVE )
- REDDETMEK ile ORTADAN KALDIRMAK
( Rededebilirsiniz fakat ortadan kaldıramazsınız. )
(1996'dan beri)