N ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 3.532 başlık/FaRk ile birlikte,
3.532 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(10/16)
- NETLİK ile "AŞIRILIK"
( CLEAR vs. "EXCESSIVENESS" )
- NET/LİK / NETLEŞTİRMEK ile BELİRGİN/LİK / BELİRGİNLEŞTİRMEK
( Güneş parlarken hemen hemen görünmez. )
( CLEAR vs. CLARITY
When the sun shines, it's hardly visible. )
- NET/LİK ile KESİN/LİK
( CLEAR/NESS vs. DEFINITE/CERTAINTY )
- NETVÖRK[< İng. NETWORK] değil/yerine/= AĞ
- NETWORK İLE FLUX İLE CONSTRAİNT ile/||/<> METABOLİK MODELLEME
( Gözesel metabolizma modellemesi. )
( Formül: Sv = 0 (steady state) )
- NETWORK THEORY ile/||/<> GRAPH THEORY
( Network theory gerçek dünya ağ sistemlerini modellerken İLE graph theory soyut graph yapılarının matematik özelliklerini inceler )
( Formül: Scale-free networks )
- NETWORK :/yerine AĞ
- NEUMANN'S LAW[İng.] / LOI DE NEUMANN[Fr.] / NEUMANNSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEUMANN YASASI
- NEURAL NETWORK POTENTIAL ile/||/<> GRAPH NEURAL NETWORK ile/||/<> VAE ile/||/<> ML KİMYA
( Makine öğrenmesi kimya uygulamaları. )
( Formül: E = NN(R) )
- NEUROETHOLOGY ile/||/<> CLASSICAL NEUROSCIENCE
( Neuroethology doğal davranış sırasında sinir sistemi aktivitesini incelerken İLE classical neuroscience laboratuvar koşullarında sinir sistemi inceler )
( Formül: Natural behavior neuroscience )
- NEUTRAL İLE NEARLY NEUTRAL İLE SELECTİON ile/||/<> MOLEKÜLER EVRİM
( Evrim kuramları. )
( Formül: Ne·s << 1 (neutral) )
- NEUTRON STAR ile/||/<> BLACK HOLE
( Neutron star aşırı yoğun nötron materyaliyken İLE black hole event horizon ötesi gravitasyonel çökmedir )
( Formül: Chandrasekhar limit )
- NEV-BAHÂR ile YENİ BAHAR
( Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makamıdır. [Zamanımızda bir örneği kalmamıştır.] )
- NEV[Ar.] ile NEV'[Ar. çoğ. ENVÂ']
( Yeni. | Yeni, son zamanlarda çıkmış. | Taze, körpe. İLE Çeşit, tür. | Cins. | Sınıf. )
- NEV ile NEVA ile NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR
- NE-VADA değil/< NEVADA
- NEVÂFİS[Ar. < NEFSÂ] ile NEVÂFİZ[Ar. < NÂFİZE]
( Loğusalar. İLE Nüfuz edici şeyler. )
- NEVÂHÎ[Ar. < NÂHİYE] ile NEVÂHÎ[Ar. < NEHY]
( Yanlar, taraflar. Bucaklar, nâhiyeler. İLE Yasak şeyler. )
- NEVÂHİK[Ar. < NÂHİKA] ile ...
( Dudaklı hayvanların göz pınarları. )
- NEVÂÎ[Fars.] ile Nevâî[Ali Şîr-][Fars.]
( Makam, uyum ve nasip ile ilgili. İLE [1441-1501]. )
- NEVÂİR[Ar. < NÂİRE] ile NEVÂÎR[Ar. < NÂÛRE]
( Ateşler, alevler. İLE Bostan dolapları. )
- Nevai'ye KONUŞ!!!
- NEVÂKIS[Ar. < NAKÎSA] ile NEVÂKIS[Ar. < NÂKİS] ile NEVÂKÎS[Ar. < NÂKUS]
( Eksikler, noksanlar. İLE Başlarını sürekli önüne eğen adamlar. İLE İbâdet zamanlarında kilisede çalınan çanlar. )
- NEVANLİNNA THEORY ile/||/<> JENSEN FORMULA
( Nevanlinna değer dağılım, Jensen ortalama-sıfır ilişkisi. )
( Formül: Value distribution İLE mean-zero relation )
- NEVÂTÎ[Ar. < NÛTÎ] ile NEVÂTÎR[Ar. < NÂTÛR]
( Gemiciler. İLE Hamam hizmetlileri, natırlar. | Bostan bekçileri. )
- NEVBET[Ar. < NÜVEB] ile NEVBET[Fars.]
( Sıra, sıra ile görülen iş. | Hastalık ateşi. | Zaman zaman ortaya çıkan aynı cinsten fizyolojik bozuklukların hepsi. | Nokta hizmeti, karakol. İLE Resmî ya da saray ve konak gibi bazı belirli yerlerde ve belirli zamanlarda çalınan davul, dümbelek gibi şeyler, seferlerde çalınan askerî mızıka, bando. )
- NEV-CİVÂN[Fars.] ile NEV-BAHAR[Fars.]
( Her an canlı. | Genç delikanlı. İLE İlkbahar. )
- NEVEND[Ar. < NÜVEB][Fars.] ile LEVEND[LEVENDÂN][Fars.]
( Hızlı giden at. | Postacı, atlı postacı. İLE Yeniçeri devrinde deniz erlerine verilen bir ad. | Zamanında, Venedik'lilerin, doğu bölgelerinden, maaşla topladıkları deniz askeri. | Tembel. | Ayyaş, içkici. | Zampara. | Kabadayı. | Hizmetçi, gündelikçi, çırak. | Namussuz kadın. | İbne. [Türkçe'de kullanılan anlamlar, Farsça'da yoktur!] )
- NEVER :/yerine ASLA
- NEVERTHELESS :/yerine YİNE DE
- NEVH[Ar. < NÂİHA] ile NEVH[Ar.]
( Ağıt yakan, ağlayan hanımlar. İLE Ölüye avaz avaz ağlama. | Güvercinin nağma ile ötmesi. )
- NEVHA ile ...
( Ağıt. )
- NEVHÂT[Ar. < NEVHA] ile NEV-HATT[Fars., Ar.]
( Ölüye yüklsek sesle ağlamalar. İLE Sakal başı yeni çıkmaya başlamış genç. )
- NEV-İ HAKİKÎ(NEV'UL ENVÂ) ile NEV-İ İZÂFÎ
- NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR değil/yerine/= KENDİ TÜRÜNE ÖZGÜ
- NEV'Î ile/ve NEF'Î
( 1572? - 1635 ile/ve 1533 - 1599 )
- NEVÎ[Ar. < NEV] ile NEV'Î[Fars.] ile Nev'î[Ar.]
( Türü/nevi ile, çeşitle, cinsle, sınıfla ilgili. İLE Yenilik. İLE Müderrislik, kadılık, kazaskerlik görevlerinde bulunmuştur. Divânı, edebi risaleleri ve bazı ilmi eserleri vardır.[1533 - 1599] )
- NEVK[Fars.] ile ...
( Sivri uc. | Kuş gagası. | Kirpiğin ucu. )
- NEVMÎD[< NÂ-ÜMÎD] ile ...
( ÜMİTSİZ )
- NEVRÂ[Ar. < NEVR] ile NEV-RÂH[Fars.]
( Parlak. İLE Yeni yolcu, ilk olarak yolculuğa çıkan. | Yeni yol. )
- NEVRALJİ ile NEVRALJİK
- NEVRALJİ ile NEVRİT
( Sinir patolojisinden kaynaklanan ağrı. İLE Sinir yangısı. )
- NEVRALJİ ile/||/<> NÖROPATİ
( Sinir ağrısı. İLE/||/<> Sinir hasarı. )
- NEVRES-İ KADÎM ile/ve/değil/||/<> NEVRES-İ CEDÎD
( )
( ABDÜRREZZAK NEVRES ile/ve/değil/||/<> OSMAN NEVRES )
( XVIII. yüzyılda yaşamıştır. İLE/VE/DEĞİL/||/<> XIX. yüzyılda yaşamıştır. )
- NEVROTİK değil/yerine/= SİNİRCELİ
- NEVROZ ile NEVROZLU
- NEV-RÛZ[Fars.] ile ...
( Yeni gün. )
- NEVRUZ ile NEVRUZ OTU ile NEVRUZ BAYRAMI
- NEVRUZOTU ile ...
( İkiçeneklilerden, çiçekleri, aslanağzına benzeyen, türlü renkte, taşıdığı glikozit nedeniyle iç söktürücü olarak kullanılan bir kır bitkisi. [Lat. LINARIA VULGARIS] )
- NEVŞEHİR ile NEVŞEHİRLİ/LİK
- (NEVŞEHİR'Lİ) İBRAHİM PAŞA CAMİSİ ile (HADIM) İBRAHİM PAŞA CAMİSİ
( Şehzadebaşı'nda. İLE Silivrikapı'da. )
( 1720'de, Sadrazam Nevşehir'li İbrahim Paşa tarafından. İLE 1551'de, Vezir Hadım İbrahim Paşa tarafından. )
- NEVŞEHİR'Lİ İBRAHİM PAŞA ÇEŞMESİ ile NEVŞEHİR'Lİ İBRAHİM PAŞA ÇEŞMESİ VE SEBİLİ
( Şehzadebaşın'da bulunan bir duvar çeşmesi. İLE Şehzadebaşı Caddesi ile Dede Efendi Caddesi köşesindedir. )
( İkisi de 1720'de yaptırılmıştır. )
- NEW AGE[İng.] değil/yerine/= ÇAĞCIL MÜZİK
- NEW :/yerine YENİ
- NEW vs./and STRANGE
- NEWLY :/yerine YENİ
- NEWS vs. MESSAGE
- NEWS :/yerine HABER
- [not] NEWS vs./and/also INFORMATION
- NEWSPAPER :/yerine GAZETE
- NEWSQL/NEWSTRUCTURED QUERY LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= MELEZ YAPILANDIRILMIŞ SORGU DİLİ
- NEWTONIAN FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= NEWTON AKIŞKANI
- NEWTONIAN FIELD[İng.] / CHAMP NEWTONIENNE[Fr.] / NEWTONSCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON ALANI
- NEWTONIAN-CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE NEWTON-CASSEGRAIN[Fr.] / NEWTON-CASSEGRAIN-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON-CASSEGRAİN TELESKOBU
- NEWTONIAN SYSTEM[İng.] / SYSTÈME NEWTONIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON DİZGESİ
- NEWTON'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE NEWTON[Fr.] / NEWTON-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON FORMÜLÜ
- ANNEAUX DE NEWTON[Fr.] / NEWTONSCHE RINGE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON HALKALARI
- NEWTONSCHE BEWEGUNGSGESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON HAREKET YASALARI
- NEWTONSCHES GRAVITATIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON KÜTLEÇEKİM YASASI
- NEWTON MEKANİĞİ ile/||/<> KUANTUM MEKANİĞİ
( Newton makro dünyayı, kuantum mikro dünyayı tanımlar )
( Formül: F=ma İLE ĤΨ=EΨ )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )
- NEWTONIAN SPEED OF SOUND[İng.] / VITESSE DU SON NEWTONIENNE[Fr.] / NEWTONSCHE SCHALLGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SES HIZI
- NEWTONSCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SİSTEMİ
- NEWTON'S LAW OF COOLING[İng.] / NEWTONSCHES ABKÜHLUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SOĞUMA YASASI
- NEWTONIAN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE DE NEWTON[Fr.] / NEWTONSCHES TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON TELESKOBU
- FLUIDE NEWTONIEN[Fr.] / NEWTONSCHE FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON TİPİ AKIŞKAN
- NEWTONSCHES VISKOSITÄTSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON VİSKOZİTE YASASI
- NEWTON YASALARI İLE LAGRANGE İLE HAMİLTON ile/||/<> KLASİK MEKANİK FORMÜLASYONLARI
( Klasik mekaniğin üç farklı matematiksel ifadesi. )
( Formül: S = ∫L dt )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- NEWTON ve/||/<>/> COULOMB
( 04 Ocak 1643 - 31 Mart 1727 VE/||/<>/> 14 Haziran 1736 - 23 Ağustos 1806 )
(
)
- NEWTON ile/ve/<> EINSTEIN ile/ve/<> FEYNMAN
- NEWTON ve/||/<> EINSTEIN ve/||/<> PLANCK
- NEWTON ve LOCKE
( "Locke, Newton'un doğa felsefesinin yöntemini çıkarmıştır." VE "Newton, Locke'un yöntemini doğa felsefesine uygulamıştır." )
- NEWTON ile NEVTON[< NEWTON]
( ... İLE Uluslararası birim sisteminde, kütlesi 1 kg. olan cisme, saniye karede 1 metrelik bir ivme veren güç birimi. )
( 1 kilonewton [kN] = 1000 newton [N]
1 gram-force [gf] = 0.00980665 newton [N]
1 kilogram-force [kgf] = 9.80665 newton [N]
1 ton-force (metric) [tf] = 9806.65 newton [N]
1 exanewton [EN] = 1.0E+18 newton [N]
1 petanewton [PT] = 1.0E+15 newton [N]
1 teranewton [TN] = 1000000000000 newton [N]
1 giganewton [GN] = 1000000000 newton [N]
1 meganewton [MN] = 1000000 newton [N]
1 hectonewton [hN] = 100 newton [N]
1 dekanewton [daN] = 10 newton [N]
1 decinewton [dN] = 0.1 newton [N]
1 centinewton [cN] = 0.01 newton [N]
1 millinewton [mN] = 0.001 newton [N]
1 micronewton [µN] = 1.0E-6 newton [N]
1 nanonewton [nN] = 1.0E-9 newton [N]
1 piconewton [pN] = 1.0E-12 newton [N]
1 femtonewton [fN] = 1.0E-15 newton [N]
1 attonewton [aN] = 1.0E-18 newton [N]
1 dyne [dyn] = 1.0E-5 newton [N]
1 joule/meter [J/m] = 1 newton [N]
1 joule/centimeter [J/cm] = 0.01 newton [N]
1 ton-force (short) = 8896.443230521 newton [N]
1 ton-force (long) [tonf (UK)] = 9964.0164181707 newton [N]
1 kip-force [kipf] = 4448.2216152548 newton [N]
1 kilopound-force [kipf] = 4448.2216152548 newton [N]
1 pound-force [lbf] = 4.4482216153 newton [N]
1 ounce-force [ozf] = 0.278013851 newton [N]
1 poundal [pdl] = 0.1382549544 newton [N]
1 pound foot/square second = 0.1382549544 newton [N]
1 pond [p] = 0.00980665 newton [N]
1 kilopond [kp] = 9.80665 newton [N] )
- NEWTON[İng.] / NEWTON[Fr.] / NEWTON[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON
- NEWTON ve/||/<>/> VOLTAIRE
( Isaac Newton - The Last Magician [BBC Documentary] )
- LOIS DU FROTTEMENT FLUIDE DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN AKIŞKAN SÜRTÜNME YASALARI
- LOIS DU MOUVEMENT DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN HAREKET YASALARI
- LOI DU REFROIDISSEMENT DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN SOĞUMA YASASI
- LOI DE LA GRAVITATION DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'UN EVRENSEL ÇEKİM YASASI
- NEXT :/yerine SONRAKİ
- NEXUS vs. 0 (ZERO)
- NEY "ÇALMAK" değil NEY ÜFLEMEK
( Ney dışındaki sazlar için "çalmak" sözü kullanılır fakat Ney için durum tamamen farklıdır. Ney çalınmaz, üflenir. Ney, insanı/hali çalar. )
- NEY "SESİ" değil NEY SEDÂSI
( Ney dışındaki tüm müzik aletlerinin sesi olur diye kabul edilir fakat Ney'in, sesi değil sadâsı olur.
SADÂ/SEDÂ ([Tr. SELEN] [İng. VOICE]) sözcükleri de, insan sesine verilen addır ve öteki tüm seslerden ayrılır.
Ayrıca, "Ney çalmak" değil "Ney üflemek" diye ifade edilir.
Bu biçimde geçmelerinin nedeni de, öteki müzik aletlerini kişinin çalmasıdır. Tüm müzik aletlerinden ses çıkarılmış olur fakat ney üflendiğinde ise Ney'den değil üfleyenden yani insandan sadâ çıkmaktadır. Çıkan "ses" de, sadece Ney aracılğıyla, kişinin sadâsı ve halidir.
En önemli kaynaklardan biri olarak,
Hz. Mevlânâ'nın, Mesnevî-i Mânevî'sinin ilk 18 beytinden yararlanılabilir. )
- NEY ile/ve ÂDEM VE HAVVA
( 60 İLE/VE 45 + 15 )
- NEY ile/ve/> DUDUK
- NEY ile GİRİFT[Fars.]
( ... İLE Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. | [eski güzel yazı sanatında] Boş yer bırakmayacak biçimde, iç içe istif edilmiş yazı. | Türk müziğinde kullanılmış, neye benzeyen bir çalgı. )
- NEY ve/<> İNSAN
( Tüm müzik aletlerini, insan çalar fakat sadece ney, insanı/kişiyi ve kişiden çalar. )
- NEY ile LAVTA
- NEY ile/ve MISKAL[Ar.]/MÛSÎKÂR[Fars.]["ka" uzun okunur]
( MÛSÎKÂR KUŞU: Gagasındaki deliklerden çıkan uyumlu sesten. )
( ... İLE/VE Mizmar çeşidinden sıra, kalem, düdük, kaval. Dervişlere özel bir saz. | Rüzgâr estikçe, gagasındaki deliklerden türlü türlü ses çıkardığından dolayı, "mûsikî" sözünün de bundan alındığı söylenilegelen bir kuş. | Adı anonim bir Edvâr-ı İlm-i Musıkî'de geçen makam. )
- NEY/NEYDEN" değil NE
- NEY ile/değil NEYÇE
( ... İLE/DEĞİL Küçük ney. | Dokumacıların kullandığı küçük kamış. )
- Neyden dinlersen dinle ama DİNLE!!!
- NEYİ KAYBETTİK? değil/yerine BAŞKALARI, BİR ŞEYLERİ İNŞÂ ETTİ, ETMEYE DEVAM EDİYOR
( )
- Neyi, nasıl ve ne zaman söyleyeceğini bilmediğin için SUS!!! -ve
- NEYİ SEMBOLİZE EDİYOR/EDER? değil/yerine NEYİ SİMGELİYOR/SİMGELER?
- [ne yazık ki]
NEYİ
BÖLÜŞEMİYORUZ? ve/||/<> NİYE DÖVÜŞÜYORUZ?
( Hiçbir mal, bizim değil! VE/||/<> Hiçbir can, bizim değil! )
- NEYİN ARANILMASI GEREKTİĞİ ile/ve/değil/yerine NEREDE ARANILMASI GEREKTİĞİ
- NEYİNİ BEĞENMEDİN? değil NESİNİ BEĞENMEDİN?
- NEY/NÂY/MİZMÂR[Ar.] [akordlarına göre]:
BOLÂHENK/NISF/NISFİYE ile/ve SÜPÜRDE ile/ve MÜSTAHSEN ile/ve KIZ NEYİ ile/ve MANSUR ile/ve ŞAH ile/ve DÂVUT
( Ney'in kendi sesi yoktur. )
( Ney'in sesi HÛ'dur. )
( Ney, ahadiyetin sesidir. )
( Ney Forum [ http://neyforum.net ] )
( Ney Derneği [ http://neyforum.biz ] )
( REED FLUTE )
- Neyse ki! de DİNLE!!!
- Neyse ki! de, SUS!!!
- NEYSE Kİ ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NE GÜZEL/HOŞ Kİ ...
- NEYSE Kİ ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (NE) İYİ Kİ ...
- NEYSE ile NEYSE
( ANYWAY vs. ANYWAYS )
( بهرحال ile بهرصورت ile عليي حال ile درهرصورت ile باري )
( BACPARHAL ile BACPARSORT ile عليي حال ile DAREARSORT ile باري )
- NEYSE ... değil/yerine PEKİ ...
- NEYZEN/NÂYÎ[Fars.] ile ...
( Ney üfleyen. )
- NEYZEN/LİK ile NEYZEN BAKIŞLI
- NEZ'[Ar.] ile NEZ'[Ar.]
( Bozma, halkı birbirine düşürme. İLE Bir şeyi yerinden koparma, sökme. | Kaldırma, yok etme. | Can çekişme. )
- NEZÂFET ile/ve/||/<> NEZÂHET[< NEZH(NEZİH)] ile/ve/||/<> NEZÂKET[Farsça NÂZİK'ten, Arapça kalıbına yakıştırılarak]
( Temizlik, paklık. İLE/VE/||/<> Ahlâk temizliği. | İncelik. İLE/VE/||/<> Kişilere saygılı ve incelikle davranma. )
- NEZÂFET ile TEMİZLİK, PÂKLIK | TAM SAĞLIK VE SELÂMET
( TEMİZLİK, PÂKLIK | TAM SAĞLIK VE SELÂMET )
- NEZÂHET[< NEZH(NEZİH)] ve/||/<> RİKKAT
( Ahlâk temizliği. | İncelik. VE/||/<> İncelik. | Merhamet, acıma. )
- NEZÂKET:
BAŞKASINI RAHATSIZ ETMEMEK değil BAŞKASI İÇİN RAHATSIZLIK DUYMAK
- NEZÂKET [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- NEZÂKET[Farsça NÂZİK'ten, Arapça kalıbına yakıştırılarak] ile/ve/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZU'/TADA'DU'[< Dİ'DA]
( Özüne varmanın ilk adımı, alçakgönüllülüktür. )
- NEZÂKET >< AZÂMET
( Nezâket, azâmetten korkar. )
- NEZÂKET ile CESÂRET
- NEZÂKET ile/ve/<> EDEB
- NEZÂKET ile/ve EHLİYET
- İNCELİK/NEZÂKET[Ar.] ile/<> İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ[Ar.]
( Nezâkette, çoğunlukla, bir parça ikiyüzlülük saklıdır/vardır. )
- NEZÂKET ile/ve/<> KÜLTÜR
( POLITENESS vs./and/<> CULTURE )
- NEZÂKET ile/ve NEDÂRET
- NEZAKET ile NEZAKETLİ/LİK ile NEZAKETSİZ/LİK ile NEZAKETSİZCE
- NEZÂKET ile REZÂLET
- NEZÂKET ile/ve/||/<> ZARÂFET ile/ve/||/<> MELÂHAT ile/ve/||/<> LETÂFET
( Nefsi, kötü ve yerilmiş huylardan arındırmak. İLE/VE/||/<> Aklı, kötü düşüncelerden, kuruntu/vehm ve kuşku/şüphe/zanlardan arındırmak. İLE/VE/||/<> Kalbe ait bâtınî arınma. İLE/VE/||/<> Hakk'tan başkasına bakmaktan arınmak. )
- NEZÂKET:
PARASIZLIKTAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYRINTILARI ANLAMIŞLIKTAN
- NEZÂKET/EN değil/yerine/= İNCELİK/TEN
- NEZAKETSİZ/LİK değil/yerine/= KABA/LIK
- NEZAKETSİZLİK ile ZARİF OLMAYAN
( INELEGANCE vs. INELEGANT )
( بي ظرافتي ile نازيبائي ile بي لطافت )
( BEY ZARAFTY ile نازيبائي ile BEY LATAFT )
- ... NE ZAMAN ... değil ... OLDUĞUNDA
- NEZÂRET MAKAMI değil/yerine/= GÖZETİM KATI/GÖZETİM ORUNU
- NEZÂRET[Ar. < NAZAR] ile/ve/<> VEKÂLET/VEKİLLİK[Ar.]
( Bakma, bakış, etrafı görme, seyir. | Gözetme, gözden geçirme, denetim. | İdâre, reislik. | Nâzırlık, vekillik. İLE/VE/<> Başkasının işini görmeye görevli ve/ya da yetkili olma. | Birini, kendi yerine geçirme. | Birinin yerini tutma. | Vekillik, nezâret. | Vekilin, görev yaptığı yer/bina. )
- NEZÂRET ile/ve/||/<> BASÎRET
- NEZÂRET değil/yerine/= GÖZALTI/GÖZETİM
- NEZÂRET[Ar.] ile NEZÂRET[Ar. < NAZAR]
( Tazelik, parlaklık. İLE Bakma, bakış, etrafı görme, seyir. | Gözetme, gözden geçirme, denetim, kontrol. | İdare, reislik. | Bakanlık/nâzırlık, vekillik. )
- NEZARET ile NEZARETLİ ile NEZARETSİZ
- NEZÂRETHANE/NEZÂRET değil/yerine/= GÖZALTI YERİ/GÖZETKE
- NEZD[Fars.] ile/||/<> NEZD-İ SULTAN/ŞÂHÂNE
( Yan, kat, huzur. @@ Sultan'ın huzuru. )
- NEZDİNDE ile/ve/||/<>/< ADDETMEK
( Yanında, huzurunda, gözetiminde. İLE/VE/||/<>/< Saymak. )
- NEZİF[Ar. < NEZF] değil/yerine/= KANAMA
( Gövdenin herhangi bir yerinden kan akması, kan gelmesi. | Manevi acıların yeniden etkisini duyurması, depreşmesi. )
- NEZİH (OLMAK) ile/değil MÜSTERİH (OLMAK)
- NEZÎL[Ar. < NÜZL] ile NEZÎR[Ar. < NEZR | çoğ. NÜZERÂ, NÜZÜR]
( Konuk, misafir. İLE Birini, doğru yola sokmak için gözdağı vererek korkutma. | Hz. Muhammed'in adlarından. )
- NEZÎR[< NEZR] ile ...
( KORKUTMA, BİRİNİ, DOĞRU YOLA SOKMAK İÇİN GÖZDAĞI VEREREK KORKUTMA )
- NEZÎR ile/ve/değil/yerine BEŞÎR
( Korkulacak şey, henüz ortada yokken, musibet başa gelmeden önce uyaran kişi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Nimetleri, ikramları henüz kendine ulaşmadan önce o nimetlerin güzelliğini gösteren, bildiren kişi. )
( Korkutucu değil uyarıcı. )
( Kur'an-ı Kerim'in adlarındandır. )
( Allah'ın 1001 esmasındandır. )
( "Şuradan giderseniz düşersiniz" gibi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE "Şöyle yaparsanız, şu ödülü kazanırsınız" gibi. )
( Kişinin, başına gelebilecek kötülüğü yaşamaması için kişiye anlatan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kişinin, henüz yaşamadan önce deneyimleyebileceği şeyleri müjdeleyen. )
- NEZLE/DUMAĞI/TUMAĞI/İNGİN/ZÜKÂM[Ar.] ile ALERJİ
- NEZLE/DUMAĞI/TUMAĞI/İNGİN/ZÜKÂM[Ar.] ile GRİP ile KORONA(CORONA)/COVID-19 ile HANTA
( NEZLE
Nedeni: Çok sayıda virüs bu hastalığa yol açabilir.
Zamanı: Yılın her zamanı.
Yayılma biçimi: Burun ya da ağız yoluyla giren zerreler.
Kuluçka Süresi: İki haftaya kadar çıkabilir.
Ateş: Zaman zaman.
Üşüme: Nadiren.
Kas Ağrısı: Zaman zaman.
Boğaz Ağrısı: Hafif ve aralıklı.
Öksürme: Yaygın.
İshal: Yaygın olabilir.
Kusma: Yaygın olabilir.
Zatürree: Hiç yaygın değil.
Tedavi: Belirtilere karşı reçetesiz ilâçlar.
Önlem: Elleri dikkatle yıkamak.
İLE
GRİP
Nedeni: A ya da B grip virüsü.
Zamanı: Sonbahar ve kış sonu.
Yayılma biçimi: Burun ya da ağız yoluyla giren zerreler.
Kuluçka Süresi: İki gün.
Ateş: Genelde her zaman.
Üşüme: Yaygın.
Kas Ağrısı: Yaygın ve bazen ağır.
Boğaz Ağrısı: Acı verici ve daha inatçı.
Öksürme: Yaygın.
İshal: Yaygın değil.
Kusma: Genellikle görülmez.
Zatürree: Meydana gelebilir.
Tedavi: A... ya da R...
Önlem: Elleri dikkatle yıkamak. | Grip aşısı. )
(
)
(
)
(
)
(
)
( NEVÂZİL, SÜTÂ', ZÜKÂM ile ... ile ... )
- NEZLE ile NEZLELİ ile NEZLE OTU
- NEZLE ile/||/<> SAMAN NEZLESİ/HAY FEVER
- NEZLİNDE/NEZLİMDE / NEZNİNDE/NEZNİMDE" değil NEZDİNDE/NEZDİMDE
( Yanında, huzurunda, gözetiminde. )
- NEZR ile ...
( ADAK, ADAMA )
- NƏĞMƏ[Azr.] = ŞARKI[Tr.]
- NFT:
EMANETE DAYALI OLAN ile EMANETE DAYALI OLMAYAN
( )
- NGS İLE SANGER İLE NANOPORE ile/||/<> DNA DİZİLEME TEKNOLOJİLERİ
( Farklı nesil dizileme yöntemleri. )
( Formül: Okuma uzunluğu: Sanger < NGS < Nanopore )
- NHS/NATIONAL HEALTH SERVICE[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK SERVİSİ (INGILTERE)
- CUSANUS ve/||/<>/> KOPERNİK ve/||/<>/> PARASELSUS
( 1401 - 11 Ağustos 1464 VE/||/<>/> 19 Şubat 1473 - 24 Mayıs 1543 VE/||/<>/> 1493 - 24 Eylül 1541 )
- NICE :/yerine HOŞ
- [ne yazık ki]
NİCE KİŞİLER ile NİCE GİYSİLER
( [ne yazık ki] Görürüz, üstünde giysi olmayan. İLE Görürüz, içinde insan olmayan. )
- NİCEL ÇOKLUK ile/ve GENEL KABUL/LER
( QUANTITATIVE MAJORITY vs./and GENERAL ACCEPTANCE/S )
- QUANTITATIVE ANALYSIS[İng.] / QUANTITATIVE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCEL ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
- ANALYSE QUANTITATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= NİCEL ÇÖZÜMLEME
- NİCELEMEK ile NİCE/LİK ile NİCEL ile NİCE NİCE
- [ne yazık ki]
NİCELİK EGEMENLİĞİ ile/ve/<> DEĞERSİZLİK ile/ve/<> GÖRELİLİK
- NİCELİK ile/ve/||/<>/> BİLİNMEYEN NİCELİK
- NİCELİK = KEMİYET = QUANTITY[İng.] = QUANTITÉ[Fr.] = QUANTITÄT[Alm.] = QUANTITAS[Lat.] = POSOFEI[Yun.] = CANTIDAD[İsp.]
- NİCELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİTELİK
( Bölünebilir olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bölünemez olan. )
( Altın, altınlık niceliğinde, altınlık niteliklerini barındırır. )
( ARITHMOS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EIDOS )
( [not] QUANTITY vs./and QUALITY
QUALITY instead of QUANTITY )
- NİCELİK:
SÜREKLİ ile/ve/||/<> AYRIK
( [Parçalar arasında ...]
Sınır varsa. İLE/VE/||/<> Sınır yoksa. )
- NİCELİKLER ile YER/MEKÂN
( [zıtlık/zıddı] Yoktur. İLE Vardır. )
- NİCELİKLİ ile NİCELİKSEL
- NİCELİKSEL MATEMATİK ile KAVRAM MATEMATİĞİ
- NİCELİKSEL VAROLAN ile/ve/değil/||/<> NİTELİKSEL VAROLAN
( Cansızlar, bitkiler ve hayvanlar. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İnsan. )
- NICHOLSONSCHES ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCHOLSON AREOMETRESİ
- HYDROMÈTRE DE NICHOLSON[Fr.] ile/değil/yerine/= NİCHOLSON HİDROMETRESİ
- NICHOLSONSCHE SENKWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCHOLSON YOĞUNLUKÖLÇERİ
- NİÇİN?"[< "NE İÇİN?"] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL?[< "NE ASIL?"]
( ["Yanıtları" ...]
Çok/çeşitli.@@ Tek. )
( "Orantısız/sınırsız" olarak, kişinin kendi (kuruntuları) olarak. @@ Tartışmaya ve ayrışmaya fazla fırsat vermeden, herkes için ve geçerlilik olarak. )
- NİÇİN? ile/ve/değil/yerine/önce/||/<>/>/< NASIL?
( Ne için? İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/<>/>/< Ne asıl? )
( Niçin'i olan, nasıl'a [biraz/bazen] "katlanabilir". )
( Sokrates öncesi > Sokrates > Platon > Aristoteles. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/<>/>/< Aristoteles > Descartes > Newton > Kant > Hegel ve sonrası. )
- PRISME DE NICOL[Fr.] / NIKOLSCHES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCOL PRİZMASI
- NICOLAS COPERNICUS
- NICOLAUS CUSANUS ile/ve/||/<> ANAXAGORAS
- NICOTIANA RUSTICA ile NICOTIANA TABAKUM
( Rusya ve Hindistan'da yetişir. İLE Dünyanın çoğu bölgesinde bulunanın adıdır. )
- NİDA PARK – AYŞEN GRUDA :
( Huzur Mahallesinde olup, Sarfit Huzur Spor Kempleksi içinde olup, 2.000,00 m²'lik bir alanı kapsalmaktadır. )
- NİDÂ ile ...
( ÇAĞIRMA, SESLENME | SU VERME )
- NİDÂ[Ar.] ile SIYÂH[Ar.]
- NİDANA ile ...
( Karma ilişkisi süreci. )
- NİDANA ile/||/<> KARANA ile/||/<> KAMMA PHALA
( Karma ilişkisi süreci. @@ Neden, bir sonuca şaşmaz biçimde öncülük eden ilk neden. @@ Bir aksiyonun, edimin meyvesi ya da sonucu. )
- NİDUS[İng.] değil/yerine/= YUVA
- NİE değil NİYE?
- NIELS BOHR ve/||/<> ALBERT EINSTEIN
(
)
- NIELS HENRIK ABEL ve/||/<> EVARISTE GALOIS ve/||/<> ŞÂNİZÂDE ATÂULLAH EFENDİ
( 05 Ağustos 1802 - 06 Nisan 1829 VE/||/<> 25 Ekim 1811 - 31 Mayıs 1832 VE/||/<> 1771 - ? )
( GALOIS KURAMI: Gauss'un kullandığı bazı teknikleri genelleştirerek, derecesi dörtten büyük olan her polinom için çalışacak bir kök bulma yöntemi oluşturmanın neden olanaksız olduğunu açıklar. İçinde kökleri aradağımız sayı dizgeleri "nesneler" ile kökleri kendi arasında döndüren permütasyon "öbekleri" arasında daha önce gözlemlenmemiş ilişkiler bulur. Bu ilişkiler yumağına, bugün genel olarak verilen addır. )
- NIELS HENRIK DAVID BOHR ve/||/<> MAX BORN
( 07 Ekim 1885 - 18 Kasım 1962 ve/||/<> 11 Aralık 1882 - 05 Ocak 1970 )
- NIERENSTEIN REACTION[İng.] / N-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= NİERENSTEİN TEPKİMESİ
- NİFAK değil/yerine/= GEÇİMSİZLİK/ANLAŞMAZLIK/ARABOZU
- NİFÂK ile/değil/yerine/>< İNFÂK
( (")Saklıyorsak("). İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Veriyorsak. )
( İnfâk, nifâğın panzehiridir. )
- NİFAK ile NİFAKÇI/LIK ile NİFAK TOHUMU
- NİFÂK ve/>< TEDBİRÂT
- NİGÂH[Fars.] ile BAKIŞ
( BAKIŞ, BAKMA )
- NİGÂH-BÂN değil/yerine/= GÖZCÜ, BEKÇİ
- NİGÂL[Fars.] ile NİGÂR[Fars.] ile Nigâr[Fars.]
( Yeni. | Yeni, son zamanlarda çıkmış. | Taze, körpe. İLE Resim. | Resim gibi güzel sevgili. | Resmedilmiş, resmi yapılmış. | Put. | Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makam. İLE Ünlü hanım şairlerimizdendir. Aks-i sadâ, Efsûs, Nîran adlı kitapları vardır.[1856 - 1918] )
- NİĞDE ile NİĞDELİ/LİK
- NIGHT :/yerine GECE
- NIGROMETER[İng.] / NIGROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NİGROMETRE
- NIGROSINES[İng.] ile/değil/yerine/= NİGROSİNLER
- NIH/NATIONAL INSTİTUTES OF HEALTH[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK ENSTİTÜLERİ (ABD)
- -NİH[Fars.] ile -NİH[Fars.]
( Kent, belde. İLE "koyan" anlamıyla birleşik sözcükler yapar.[KADEM-NİH: Ayak koyan, ayak basan.] )
- NİHAÎ HEDEF değil/yerine/= SON KESİN EREK
- NİHAÎ ile/ve/değil/yerine CÂMİ
- NİHAİ ile NİHAİ KARAR
- NİHÂÎ değil/yerine/= SONSAL
- NİHAL, ŞÜKUFE (İST. 1896 - 1973) :
( Edebiyatçı Yazar olup, Rumelihisar'lıdır. İstanbul'da doğdu. Babasının memuriyeti nedeniyle çocukluğu değişik yerlerde geçti. Seçkin okullarda okuyarak çok iyi eğitim aldı. Küçük yaştan itibaren memleket sorunları ile ilgilenmeye başladı. İlk evliliğini 1912 yılında Mithat Sadullah (Sander) ile yaptı. Oğlu dünyaya geldikten kısa bir süre sonra eşinden ayrıldı. İttihat Terakki yönetiminin kadınlara tanıdığı özel haktan yararlanarak öğretim süreci üç yıl olan Darülfünun edebiyat bölümüne kaydoldu. Kısa bir süre sonra aynı sınıfta okuyan arkadaşı Ahmet Hamdi (Başar) ile ikinci evliliğini yaptı. Kadınlara daha çok sosyal haklar verilmesi için başlatılan harekete öncülük etti. Kadınlar Fırkasının (Parti) kurulmasını sağladı. Akabinde hala faaliyetine devam eden Türk Kadınlar Birliği'ni kurdu. Şiirlerini hece ölçüsü ile yazdı. Yıldızlar ve Gölgeler (Aruz Ölçüsü, 1919), Hazan Rüzgârları (1927), Gayya (1930), Yakut Kayalar (1931), Su (1933), Sıla Yolları (1935), Sabah Kuşları (1943), Yerden Göğe (1960) isimlerini taşıyan 8 şiir kitabı yayınlandı. Ayrıca ölümünden sonra oğlu Nejat Sander tarafından "Şükufe Nihal/Şiirler (1975); Renksiz İstırap (1928), Yakut Kayalar (1931), Çöl Güneşi (1933) Yalnız Dönüyorum (1938) ve Domaniç Dağlarının Yolcusu (1946), Çölde Sabah Oluyor ve Vatanım İçin (1955) isimlerini taşıyan 7 romanı ve Tevekkülün Cezası (1928), Gezi Notları ve Finlandiye (1935) isimlerini taşıyan üç öyküsü yayınlandı. Şiirleri ve makaleleri; Türk Kadını, Haftalık Gazete, Yeni Mecmua, Hayat, Sus, Dergâh Kadın Yolu, Tan, Çınaraltı, Kadın Gazetesi ve Türk Yurdu gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Bilhassa kadın hakları ile ilgili büyük uğraş verdi, makaleler yazdı. 1962'de geçirdiği trafik kazasını takiben felç oldu ve uzun süre huzurevinde kaldıktan sonra 1973'te vefât etti. )
- NİHÂLE[Fars.] değil/yerine/= ALTLIK
- NİHÂN[Fars.] ile/||/<> PİNHÂN[Fars.]
( Gizli, saklı. | Sır. | Bulunmayan, görünmeyen. İLE/||/<> Gizli, saklı, gizlenmiş. )
- NİHÂVEND ile NİHÂVEND
( Makam. İLE İran'ın batısında bulunan şehir. )
- NİHÂVEND[Fars.] ile NİHÂVEND[Fars.]
( İran'ın batısında bulunan ünlü bir şehir. İLE Türk müziğinde bir makam. )
- NİHÂYET/ÂKIBET değil/yerine/= SONUNDA/ÖNÜNDE SONUNDA
- NİHÂYE/T:
Son, uc. | Son derece. -<
- NİHÂYETE ERDİRMEK yerine SIRLAMAK
- NİHÂYETE ERDİRMEK yerine SIRLAMAK
- NİHÂYET-İ AZM[Ar.] değil/yerine/= KEMİK UCU
( Kemik ucu. )
- NİHAYETLENMEK ile NİHAYETLENDİRMEK ile NİHAYET ile NİHAYETSİZ/LİK
- NİHAYETSİZ değil/yerine/= SONU GELMEZ/BİTİP TÜKENMEZ/BİTMEZ TÜKENMEZ
- NİHİLİST değil NİHİLE OLMAK
- NİHORİ ERKEK İLKOKULU :
( Yeniköy'de açılan ilkokul, 1848 yılında eğitime açılan Nihori Erkek İlkokuludur. Bu okul Rum cemaatin yardımları ile açılmıştı. Azınlıklar ülkeyi terk ettikten sonra okul kapanmak zorunda kaldı. )
- NIJDAG = BİLEGİTAŞI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- NİJER ile NİJERYA
( NIGER vs. NIGERIA )
- NİKAB ile ...
( PEÇE, YÜZ ÖRTÜSÜ )
- NİKAB["ka" uzun okunur] ile NİKÂB[Ar.]
( Peçe, yüz örtüsü. | Perde, örtü. İLE Kuşçu eldiveni. )
- NİKABET[Ar. < NAKABET | çoğ. NUKABÂ] ile NİKÂBET[Ar.]
( Bir kavim ya da kabilenin reisi ya da vekili. | Bir tekkede, şeyhin, yardımcısı olan en eski dervişi ya da dedesi. İLE Rüzgârın, ters yönlerden esmesi. )
- NİKAH KIYMAK değil/yerine/= EVERMEK
- NİKAH MEMURU değil/yerine/= EVERMECİ
- NİKÂH ile/ve DÜĞÜN
- NİKÂH ile/ve DÜĞÜN/KÜDEN[dvnlgttrk]
- NİKAH değil/yerine/= EVERME
- NİKÂH ve SİFAH
- NİKAHLAMAK ile NİKAHLANMAK ile NİKAH/LIK ile NİKAHLI/LIK ile NİKAHSIZ/LIK ile NİKAH MEMURU ile NİKAH ŞEKERİ
- NİKAHTA:
TANIKLIK/ŞEHÂDET ve/||/<>/> İHİTİYÂR/RIZÂ ve/||/<>/> SÜRESİZLİK
- NİKAT[Ar. < NOKTA]["ka" uzun okunur] ile NİKÂT[Ar. < NÜKTE]
( Noktalar. İLE Herkesin anlayamadığı ince anlamlar. | İnce anlamlı, zarif ve şakalı sözler. )
(1996'dan beri)