MA'dan MU'ya ilk iki yazacı aynı olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 2.660 başlık/FaRk ile birlikte,
2.660 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(5/12)
- MAGNETIC POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK POTANSİYEL
- MAGNETIC PRESSURE[İng.] / PRESSION MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK BASINÇ
- MAGNETIC PUMPING[İng.] / POMPAGE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHES PUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK POMPALAMA
- MAGNETIC QUANTUM NUMBER[İng.] / MAGNETISCHE QUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUANTUM SAYISI
- MAGNETIC QUANTUM NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUANTUM SAYILARI
- MAGNETIC RELAXATION[İng.] / RELAXATION MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE RELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DURULMA
- MAGNETIC REYNOLDS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE REYNOLDS MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE REYNOLDS-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK REYNOLDS SAYISI
- MAGNETIC RIGIDITY[İng.] / RIGIDITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE STEIFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KATILIK
- MAGNETIC SATURATION[İng.] / SATURATION MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE SÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DOYUM/DOYGUNLUK
- MAGNETIC SCANNING[İng.] / BALAYAGE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE ABTASTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK TARAMA
- MAGNETIC SCATTERING[İng.] / DISPERSION MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SAÇILMA
- MAGNETIC SENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ALGILAYICI
- MAGNETIC SEPARATOR[İng.] / MAGNÉTIQUES ÉPARATEURS[Fr.] / MAGNETABSCHEIDER[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK AYIRICI
- MAGNETIC SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KABUK
- MAGNETIC SHUNT[İng.] / SHUNT MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ŞÖNT
- MAGNETIC SPARK CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE L'ÉTINCELLE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE FUNKENKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KIVILCIM ODASI
- MAGNETIC SPECTROMETER[İng.] / SPECTROMÈTRE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHES SPEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK TAYFÖLÇER
- MAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ÖZDEK
- MAGNETIC THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SICAKLIKÖLÇER
- MAGNETIC TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- MAGNETIC VECTOR POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK YÖNEYSEL POTANSİYEL
- MAGNETIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK AĞDALILIK
- MAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DALGA
- MAGNETIC WELL[İng.] / PUITS MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUYU
- MAGNETIC[İng.] / MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK
- MAGNETISCHE ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KALKAN
- MAGNETISCHE AUSWEICHUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SAPMA AÇISI
- MAGNETISCHE HYSTERESEKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK HİSTEREZİS EĞRİSİ
- MAGNETISCHE KRAFTLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUVVET ÇİZGİSİ
- MAGNETISCHE OBERFLÄCHENWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK YÜZEY DALGASI
- MAGNETISCHE SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KATMAN
- MAGNETISCHE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ALINGANLIK
- MAGNETISCHE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SICAKLIK
- MAGNETISCHE VERTIEFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ÇUKUR
- MAGNETISCHER ACHTPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK SEKİZ KUTUP
- MAGNETISCHER NORDPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUZEY KUTBU
- MAGNETISCHER SENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ALGIÇ
- MAGNETISCHES THERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK TERMOMETRE
- MAGNETISM[İng.] / MAGNÉTISME[Fr.] / MAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATISLIK/MANYETİZMA
- MAGNÉTISME DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN MANYETİZMASI
- MAGNÉTITE[Fr.] / MAGNETOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATIS KİMYASI
- MAGNETITE[İng.] / MAGNETITE, MAGNÉTITE[Fr.] / MAGNETIT, MAGNETEISENSTEIN, MAGNETOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİT, MIKNATIS KİMYASI
- MAGNETIZATION[İng.] / AIMANTATION[Fr.] / MAGNETISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATISLA(N)MA
- MAGNETIZING CURRENT[İng.] / MAGNETISIERENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATISLAMA AKIMI
- MAGNETO-OPTICS[İng.] / MAGNÉTO-OPTIQUE[Fr.] / MAGNETOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOOPTİK
- MAGNETOAERODYNAMICS[İng.] / MAGNÉTOAÉRODYNAMIQUE[Fr.] / MAGNETOAERODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOAERODİNAMİK
- MAGNETOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETOKİMYA
- MAGNETOELASTIC COUPLING[İng.] / COUPLAGE MAGNÉTOÉLASTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOELASTİK EŞLEME
- MAGNETOELASTICITY[İng.] / MAGNÉTOÉLASTICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOELASTİKLİK
- MAGNETOELASTISCHE KOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOESNEK ETKİLEŞME
- MAGNETOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET MAGNÉTOÉLECTRIQUE[Fr.] / MAGNETELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOELEKTRİK ETKİ
- MAGNETOFLUID DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES MAGNÉTOFLUIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOAKIŞKAN DEVİNBİLİM/DİNAMİĞİ
- MAGNETOFLUID[İng.] / MAGNÉTOFLUIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOAKIŞKAN
- MAGNETOHYDRODYNAMIC GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR MAGNÉTOHYDRODYNAMIQUE[Fr.] / MAGNETOHYDRODYNAMISCHER GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK ÜRETEÇ
- MAGNETOHYDRODYNAMIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ MAGNÉTOHYDRODYNAMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK KARARSIZLIK
- MAGNETOHYDRODYNAMIC STABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK KARARLILIK
- MAGNETOHYDRODYNAMIC TURBULENCE[İng.] / TURBULENCE MAGNÉTOHYDRODYNAMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK TÜRBÜLANS
- MAGNETOHYDRODYNAMIC WAVE[İng.] / ONDE MAGNÉTOHYDRODYNAMIQUE[Fr.] / MAGNETOHYDRODYNAMISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK DALGA
- MAGNETOHYDRODYNAMICS[İng.] / MAGNÉTOHYDRODYNAMIQUE[Fr.] / MAGNETOHYDRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK
- MAGNETOHYDRODYNAMICS ile/||/<> FLUİD DYNAMICS
( Magnetohydrodynamics iletken akışkanların manyetik alanda davranışını incelerken İLE fluid dynamics sadece akışkan mekaniğini inceler )
( Formül: Lorentz force )
- MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE[Fr.] / MAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOMETRE
- MAGNÉTOMÈTRE BALISTIQUE[Fr.] / BALLISTISCHE MAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK MANYETOMETRE/MAGNETOMETRE
- MAGNETON NUMBER[İng.] / NOMBRE DE MAGNÉTONS[Fr.] / MAGNETON-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETON SAYISI
- MAGNETON[İng.] / MAGNÉTON[Fr.] / MAGNETON[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETON
- MAGNETOOPTISCHER KERR-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOOPTİK KERR ETKİSİ
- MAGNETOPAUSE[İng.] / MAGNÉTOPAUSE[Fr.] / MAGNETOPAUSE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOPOZ
- MAGNETOPTIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETOOPTİK GEREÇ
- MAGNETORESISTANCE[İng.] / MAGNÉTORÉSISTANCE[Fr.] / MAGNETOWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETODİRENÇ
- MAGNETOSCOPY[İng.] / MAGNÉTOSCOPIE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOSKOPİ
- MAGNETOSPHERE[İng.] / MAGNÉTOSPHÈRE[Fr.] / GEOMAGNETISCHE KAVITATION, MAGNETOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOSFER
- MAGNETOSPHERE değil/yerine/= KAPARYUVAR
- MAGNETOSTATIC SHIELDING[İng.] / ARMATURE MAGNÉTOSTATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOSTATİK PERDELEME
- MAGNETOSTATICS[İng.] / MAGNÉTOSTATIQUE[Fr.] / MAGNETOSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOSTATİK
- MAGNETOSTATISCHE ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOSTATİK KALKAN
- MAGNÉTOSTRICTION[Fr.] / MAGNETISCHE KONTRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK BÜZÜLME
- MAGNETOSTRICTION[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DARALMA
- MAGNETOSTRIKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOSTRİKSİYON
- MAGNETOTELLURICS değil/yerine/= KAPARBALKI
- MAGNETOTHERMIC[İng.] / MAGNÉTOTHERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOTERMAL
- MAGNETRON[İng.] / MAGNÉTRON[Fr.] / MAGNETRON[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNETRON
- MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ ve/||/<>/> KALSİYUM EKSİKLİĞİ
( Magnezyum eksikliği, aynı zamanda kalsiyum eksikliğine neden olur. Çünkü, gövdenin kalsiyumu emmesi için magnezyuma gereksinimi vardır. )
- MAGNEZYUM ile KELİFİT[Fr. < KELYPHITE]
( Atom numarası 12, atom ağırlığı 24,30, yoğunluğu 1,7 olan, gümüş renginde, parlak bir alevle yanan, çok hafif bir öğe. İLE Hidratlı doğal magnezyum silikat. )
- MAGNEZYUM MAGNEZYUM SÜLFAT
( Atom numarası 12, atom ağırlığı 24.30, yoğunluğu 1.7 olan, gümüş renginde, parlak bir alevle yanan, çok hafif bir öğe. [Simgesi: Mg.] İLE Kimyasal formülü MgSO₄ olarak bilinen bir bileşiktir. Magnezyum, kükürt ve oksijen içerir. Yapısı gereği, inorganik bir tuzdur. Genellikle heptahidrat formundaki sülfat minerali olan, "Epsomit" ya da öteki adıyla, "Epsom tuzu" durumunda bulunmaktadır. "Epsom" adını ise, İngiltere'de bulunan bir yerleşim yerinden almıştır. )
( Magnezyum, klasik bir öğedir. İLE Magnezyum sülfat ise, bir bileşik olarak nitelendirilir. Yani, magnezyumun yapısına; kükürt ve oksijen ilavesiyle oluşur. Saf magnezyumdan, daha kompleks yapıda olup; farklı öğelerin magnezyum ile birleşmesinden oluşur. Magnezyum, temel öğe ve metabolizmanın yapı taşlarından biri iken; magnezyum sülfat, onun farklı nesnelerle birleşimidir.
Magnezyum sülfat, endüstri açısından; üst düzey kullanım alanına sahip bir bileşiktir. Epsom tuzu, genellikle magnezyum sülfat olarak bilinmektedir. Epsom tuzu, sofra tuzundan; tümüyle farklı bir bileşiktir. Epsom tuzunun da, magnezyumdan ayrı olarak; belirli işlevleri ve yararları bulunmaktadır.
Sofra tuzuna benzer görünüme sahip epsom tuzu, genellikle banyolarda eritilir. Bu yüzden, "banyo tuzu" olarak da bilinir. Sofra tuzuna benzese de tadı belirgin oranda farklıdır. Epsom tuzu, son derece acı bir tada sahiptir. Tadı nedeniyle, yemeğe ekleme amaçlı olarak pek kullanılmaz. )
- MAGNEZYUM ile MAGNEZYUMLU ile MAGNEZYUM KLORÜR ile MAGNEZYUM SÜLFAT ile MAGNEZYUM KARBONAT
- MAGNEZYUM ile TALK[Ar.]
( Atom numarası 12, atom ağırlığı 24,30, yoğunluğu 1,7 olan, gümüş renginde, parlak bir alevle yanan, çok hafif bir öğe. [simgesi Mg] İLE Genellikle açık yeşil, toz durumundayken yağlı bir görünümde, özgül ağırlığı 2,7, sertliği 1 olan, hidratlı doğal magnezyum. )
- MAGNIFICATION[İng.] / GRANDISSEMENT[Fr.] / VERGRÖSSERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTME
- MAGNİFİKASYON/MAGNİFICATION[İng.] değil/yerine/= BÜYÜLTME
- MAGNIFYING POWER[İng.] / POUVOIR DE GRANDISSEMENT[Fr.] / VERGRÖSSERUNGSLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTME GÜCÜ
- MAGNİTÜT/MAGNİTUDE[İng.] değil/yerine/= BÜYÜKLÜK | ÖNEM
- MAGNON İLE PHONON İLE PLASMON İLE POLARON ile/||/<> KUASİPARÇACIKLAR
( Kollektif uyarılmalar. )
( Formül: ω = ck (phonon) )
- MAGNON[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYON
- MAGNON[İng.] / MAGNON[Fr.] ile/değil/yerine/= MAGNON
- MAGNOX[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNOKS
- MAGNOX[İng.] / MAGNOX[Fr.] ile/değil/yerine/= MAGNOX
- MAGNUS EFFECT[İng.] / EFFET MAGNUS[Fr.] / MAGNUS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNUS ETKİSİ
- MAGRİB-İ AKSÂ[Ar.] ile MAGRİB-İ EDNÂ[Ar.] ile MAGRİB-İ ESVÂT[Ar.] ile MAGRİB OCAKLARI[Ar.]
( Fas, Marakeş. İLE Trablus ve Berberiye. İLE Tunus, Cezâyir. İLE Trablus, Tunus ve Cezâyir. )
- MAGRİB[Ar. < GARB | çoğ. MAGARİB] ile Magrib[Ar.]
( Batı. | Akşam. İLE Batı tarafında olan ülkeler. | [Afrika için] Mısır ötesindeki kuzey bölümü.[İspanya, Portekiz] )
- MAGRİS[Ar. < GARS | çoğ. MAGARİS] ile MAGRİZ[Ar. çoğ. MAGARİZ]
( Fidanlık, fidan yetiştirilen yer. İLE Bir şeyin dahil edildiği yer, bir şeyin çıktığı, büyüdüğü geliştiği yer, kuyruk dibi. | Büyükayı[Dübb-i Ekber] denilen yıldız takımının dörtgeniyle kuyruğunun birleşme noktasında bulunan, kümenin dördüncü parlak yıldızı. )
( ... cum URSUS MAJORIS )
- MAĞRUR OLMA SULTANIM/PADİŞAHIM! SENDEN BÜYÜK, ALLAH VAR! ile/ve/||/<> DEVEDEN BÜYÜK, FİL VAR!
- MAĞRUR[Ar.] değil/yerine/= GURURLU
- MAĞRUR ile/ve/değil/yerine/||/>< MAĞDUR
( Mağdur olan, mağrur olur. )
( "Mağrurun" değil mağdurun yanında olmayı yeğleriz/yeğlemeliyiz... )
- MAĞRURLANMAK ile MAĞRUR/LUK ile MAĞRURCA
- MAGRÛS/E[Ar. < GARS] ile MAGRÛZ[Ar.]
( Toprağa dikilmiş. İLE Taze. )
- MAĞŞUŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞIK
- MAGZÂ[Ar.] ile MAGZÂ[Ar. çoğ. MAGAZÎ]
( Amaç, istek, meram. İLE Gazâ, savaş öyküleri. | Savaş. )
- MÂH[Fars.] ile MÂH[Fars.]
( Ay. | Yılın 1/12'si. İLE Geçersiz [para]. | Rezil, münâfık, alçak. )
- MAHSUR ile MAHZUR
- MAHA-KARTA ile/||/<> MAHA-KASYAPA ile/||/<> MAHA-MANTRA ile/||/<> BİJA-MANTRA
( Büyük yapıcı. Zihin büyük yapıcıdır, her zaman bir şeyle meşguldür. @@ Buda'nın müritlerinden biri ve Dharma Lambası'nı ilk alan kişi. @@ Büyük büyü, efsun, sihir. @@ Tohum mantrası ya da tek kelimeden oluşan bir güç çığlığı. )
- MAHA-MAYA ile/||/<> LİLA
( Büyük İllüzyon. Gerçekdışılık. Maya Gerçek'i örtüp gizleyen aldatıcı güçtür. @@ Oyun, şaka, bir ilâhi oyun olarak bakılan kozmos. )
- MAHA-SATTVA ile/||/<> MAHA-TATTVA ile/||/<> SATYAM-SHİVAM-SUNDARAM
( En Yüce Uyum. @@ Büyük Gerçek, En Yüce Bilinç. @@ Doğru, iyi, güzel. Satyam(doğruluk), shivam(lütufkâr), sundaram(güzel). )
- MAHA-VAKYA ile/||/<> AHAM BRAHMASMİ ile/||/<> BRAHMASMİ ile/||/<> SOHAM ile/||/<> TAT-SAT
( Yüce söz. En üstün Vedanta gerçeklerini ifade eden dört Upanişad. @@ Ben Brahma'yım. @@ Ben En Yüce'yim. Saf bilincin ifadesi. @@ Ben O'yum. @@ Gerçek O'dur. )
- MAHABBET[Ar.] ile İŞK[Ar.]
- MAHABBET[Ar.] ile SADÂKAT[Ar.]
- MAHABBET[Ar.] ile ŞEHVET[Ar.]
- MAHABBET ile ŞİRK
- MAHABHARATA ile/||/<> UPANİŞADLAR ile/||/<> PALİ
( Kutsal sayılan bir Hint Destanı. Kötü ruhlar ile iyi ruhlar arasındaki çatışma üzerine dayalıdır. @@ Hindu felsefesinin kaynaklarından sayılan Sanskritçe yazılar. @@ Hindistan'ın kuzeyinde konuşulan ve Sakyamuni Buda'nın anadili olan dil. )
- MÂHÂBİS[Ar. < MAHBES] ile MAHÂBÎS[Ar. < MAHBÛS] ile MAHÂBİZ[Ar. < MAHBEZE]
( Hapishaneler. İLE Hapsedilmiş, bir yere kapatılmış olanlar. İLE Ekmek fırınları/dükkanları. )
- MAHADAKASH ile CHIDAKASH ile PARAMAKASH
( Doğadır, var olanlar okyanusudur, duyular aracılığıyla temas kurulabilen her şey ile fiziksel uzaydır. @@ Brahman'ın sınırsız bilgi yönü, farkındalık alanı. Hem bireysel, hem evrensel bilinç anlamında da kullanılır. Zamanın zihinsel uzayıdır, algılamadır. @@ Paramakash zamansız ve uzaysız(mekânsız) gerçektir, zihinsiz, ayırt edilemez, sonsuz potansiyel güçtür. )
( Var olanların geniş ve büyük alanı, nesne ve enerji evreni. @@ Brahman'ın sınırsız bilgi yönü, farkındalık alanı. @@ Büyük saha, zamanı ve uzayı olmayan Gerçeklik. Mutlak Varlık. )
( Mahadakash is nature, the ocean of existences, the physical space vs. all that can be contacted through the senses. WITH Chidakash is the expanse of awareness, the mental space of time, perception and cognition. WITH Paramakash is the timeless and spaceless reality, mindless, undifferentiated, the infinite potentiality. )
- MAHÂFİL[Ar. < MAHFİL] ile MAHÂFİR[Ar. < MİHFER/E]
( Oturulacak, görüşülecek yerler, toplantı yerleri. | Büyük camilerde, sultanlara ya da müezzinlere ayrılmış etrafı parmaklıkla çevrilmiş olan yerler. İLE Hattatların, yanlışı kazımakta kullandıkları, bir çeşit kalemtraş. | Beller. Kazmalar. )
- MAHAL/MEVZİ[Ar.] değil/yerine/= YER/YÖRE
- MAHAL ile/||/<> MÂFEVK ile/||/<> EMÂKİN ile/||/<> HÂNE ile/||/<> MESKEN ile/||/<> MINTIKA ile/||/<> SÜKNÂ
( Yer. İLE/||/<> Üst mahal. İLE/||/<> Mahaller, mekanlar, mevkiler, yerler. İLE/||/<> Ev. İLE/||/<> Kişinin fiilen oturduğu yer, konut. İLE/||/<> Bölge, yer, mahal. İLE/||/<> Oturma [oturulacak yer]. )
- MAHALL[Ar. < HULÛL | çoğ. MAHÂLL] ile MAHÂLL[Ar. < MAHALL]
( Yer. İLE Yerler. )
- MAHALLÂT
- MAHALLE BASKISI ile/değil ÖRGÜTLÜLÜK
- MAHALLE ile/değil/||/<> MAHAL'E
- MAHALLE ile MAHALLECE ile MAHALLELİ/LİK ile MAHALLE ARASI ile MAHALLE İMAMI ile MAHALLE KARISI ile MAHALLE BEKÇİSİ ile MAHALLE KAHVESİ ile MAHALLE MEKTEBİ ile MAHALLE MUHTARI ile MAHALLE ÇAPKINI ile MAHALLE ARKADAŞI
- MAHALLİ[Ar.] değil/yerine/= YÖRESEL/YEREL
- MAHALLİLEŞMEK ile MAHAL ile MAHALLİ/LİK ile MAHALLİ İDARE ile MAHALLİ SEÇİM
- MAHAPARİNİRVANA ile/||/<> BRAHMANİRVANA
( Sonsal Nirvana. Nirvana'ya bu yaşamda erişilebilir, ölümü Sonsal Nirvana takip eder. @@ En üst varlığın içinde erimek, yok olmak. Tasavvuf'taki karşılığı "Fenafillah". )
- MAHARET/BECERİ ile/ve MEZİYET
( SKILL/ABILITY vs./and MERIT )
- MAHÂRET değil/yerine/= BECERİ
- MAHÂRET ile/ve/||/<> HAMARAT
( Beceri. İLE/VE/||/<> Ev işlerinde, çok çalışkan ve becerikli kadın. )
- MAHARET ile HÜNERLİ
( DEXTERITY vs. DEXTEROUS )
( تردستي ile زبردستي ile مهارت ile سبکدستي ile تردست ile زبردست )
( تردستي ile زبردستي ile MACPEHERT ile SABKADASTY ile TARDAST ile زبردست )
- MAHARET ile MAHARETLİ/LİK ile MAHARETSİZ/LİK ile MAHARETSİZCE
- MAHATMA GANDHI
( Gandhi'nin yaşamla ilgili sorulara verdiği yanıtlar...
- En hoş gün?
Bugün...
- En kolay olan?
Yanılmak...
- En büyük engel?
Korku...
- En büyük yanlış?
Vazgeçmek...
- Tüm kötülüklerin temeli?
Bencillik...
- En iyi oyalanma biçimi?
Çalışmak...
- En büyük çöküş?
Ümitsizlik...
- En iyi eğitmenler?
Çocuklar...
- En temel olan?
İletişim...
- En çok mutlu eden?
Başkalarına yararlı olmak, iyilik yapmak...
- En büyük gizem?
Ölüm...
- En büyük kusur?
Huysuzluk...
- En tehlikeli kişi?
Yalancı...
- En zararlı düşünce?
Kıskançlık...
- En hoş armağan?
Bağışlama...
- En kısa yol?
Düz, doğru yol...
- En güçlü duygu?
İç huzur...
- En iyi koruyucu?
Iyimserlik, keşfetmek...
- En gerekli kişiler?
Sevgili ve dostlar...
- Yaşamdaki en harika olan?
Sevmek...<3
)
- MAHAYANA (OKULU) ile/ve HİNAYANA (OKULU)
( Büyük yol. İLE/VE Küçük yol. )
( DA CHENG ile/ve XIAO CHENG )
- MÂHÂZÂ/MAAHÂZÂ değil/yerine/= BUNUNLA BİRLİKTE, BÖYLEYKEN, BÖYLE İSE DE
- MAHÂZÎL[Ar. < MAHZÛL] ile MAHÂZÎR[Ar. < MAHZÛR]
( Rezil/rüsva olan kişiler. İLE Sakınılacak, korkulacak, hazer olunacak şeyler, engeller, sakıncalar. )
- MAHBES[Ar. < HABS] ile MAHBEZ[Ar. çoğ. MAHÂBİZ]
( Hapsolunma yeri, hapishane, zindan, cezaevi. İLE Ekmek fırını/dükkanı. )
- MAHCÛB ile MEKŞUF
- MAHCUBİYET[Ar.] değil/yerine/= UTANGAÇLIK/SIKILGANLIK
- MAHCUBİYET ile/ve İKÂZ
- MAHCUBİYET ile/ve/değil/||/<> MAHVİYET
- MAHCUP/LUK ile MAHCUPÇA
- MAHCUR[Ar.] değil/yerine/= KISITLI
- MAHCUR değil/yerine/= KISITLI
- MAHCUZ değil/yerine/= ELKOYLU
- MAHDUD, MÜTENÂHÎ[Osm.] / ENDLICH, FINIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIRLI
- MAHDUM[Ar.] ile/ve/||/<> KERÎME[Ar.]
( Erkek çocuk. İLE/VE/||/<> Kız çocuk. )
- MAHDUT[Ar. < HADD] ile/ve/||/<>/>/< MAZBUT[Ar. < ZABT]
- MAHDUT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLANMIŞ
- MAHDUT değil/yerine/= DAR
- MAHFAZA[Ar.] değil/yerine/= KORUNCAK
- MAHFAZA değil/yerine/= KORUNCAK
- MAHFAZA ile MAHFAZALI ile MAHFAZASIZ
- MAHFİ ile MAHFİL
- MAHFİL-İ KAZÂ değil/yerine/= ADÂLET MEYDANI
- MAHFİL[Ar.] ile MECLİS[Ar.]
- MAHFÛZ[Ar. < HIFZ] ile MAHFÛZ[Ar.]
( Saklanmış, hıfz olunmuş. | Korunmuş, gözetilmiş. | Gizlenmiş. | Ezberlenmiş. İLE Alçalmış. )
- MAHFUZ[Ar.]["MAFUZ" değil!] değil/yerine/= SAKLANMIŞ/KORUNMUŞ
( MAHFUZEN: Gözaltında olarak. )
- MAHFUZ[Ar.] değil/yerine/= KORUNAN/KORUNMUŞ/SAKLANMIŞ/SAKLI
- MAHFUZ değil/yerine/= SAKLI/KORUNUK
- MAHFUZİYET[Osm.] / ERGUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKIM
- MÂHÎ[Ar. < MAHV] ile MÂHÎ[Fars. | çoğ. MÂHİYÂN]
( Yok edici/mahvedici, yok eden/mahveden. İLE Balık. | Güneybalığı'nın a yıldızı. [Fr. FORMALHAUT] | Aylık. )
- MAHİR[Ar.] değil/yerine/= USTA/BECERİKLİ
( MÂHİRÂNE[Ar., Fars.]: Becerikli bir biçimde, becerikli olarak, ustaca. )
- MAHİYE ile MAHİYET
- MÂHİYET'TE VARLIK:
AYNİYET ile/ve GAYRİYET ile/ve CÜZZİYET
- MAHİYET[Ar.] değil/yerine/= İÇYÜZ
- MAHİYET[Ar.] değil/yerine/= ÖZLÜK/İÇYÜZ
( Bir şeyin durumu. | Kişi. )
- MÂHİYET ve/> BEYAN
- MAHİYET ile CEVHER
( Mâhiyet + Suret + Ârazlar. İLE/VE Öz. )
( Mâhiyet, taksim edilmez. )
( Mâhiyetten istisna yapılmaz. )
( CONFIGURATION vs./and QUIDITY/ESSENCE )
- MAHİYET ve HAKİKAT ve HÜVİYET(KİMLİK)
( Nedir? VE Mahiyetin dış dünyadaki karşılıkları. VE Kişisel özelliklerle birlikte olan hakikat. )
( Bir kavramın efrâd-ı zihniyesinde olan. VE Bir kavramın efrâd-ı hariciyesinde olan. VE Hakikat mea't-teşahhus. )
( "Anka Kuşu" gibi kavramlarda/örneklerde sadece mahiyet vardır. )
( İnsan/Birey için geçerlidir. )
( Mâhiyet, taksim edilmez. )
( Mâhiyetten istisna yapılmaz. )
- MÂHİYET ile/ve/<> MÂLİYET
- MAHİYET ile/ve/||/<> MUHTEVÂ
- MÂHİYET ile/ve/değil/= VARLIK
( Hiçbir nitelik ve nicelik, mahiyete yüklen(e)mez. )
( [not] QUIDITY/ESSENCE vs./and/but/= EXISTENCE )
- MAHKEME ile/||/<> AREOPAJ[Fr.]
( ... İLE/||/<> Eski Atina'da mahkeme. )
- MAHKEME ile/ve/<> İSTİNAF (MAHKEMESİ)
( ... İLE/VE/<> Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek, bir kararı, istinaf mahkemesine götürme. | [eskiden] [MAHKEMESİ]: İlk derecedeki mahkemelerle Yargıtay arasında yer alan mahkeme. )
- MAHKEME ile MAHKEME ŞEFİ ile ASKERİ MAHKEME ile TEMYİZ MAHKEMESİ ile BANT ile NAZİK ile NEZAKET ile ADLİYE ile NEZAKETLE ile MAHKEME SALONU ile MAHKEMELER ile KUR ile AVLU
( COURT vs. COURT MARSHAL vs. COURT MARTIAL vs. COURT OF APPEALS vs. COURT PLASTER vs. COURTEOUS vs. COURTESY vs. COURTHOUSE vs. COURTLY vs. COURTROOM vs. COURTS vs. COURTSHIP vs. COURTYARD )
( اظهار عشق کردن ile بارگاه ile دادگاه ile ديوانخانه ile دربار ile محاکمه صحرايي کردن ile محاکمه صحرايي ile دادگاه تميز ile دادگاه استان ile مشمع سريشمي ile مبادي آداب ile مردم نوازي ile تربيت ile تواضع ile کاخ دادگستري ile درباري ile اطاق دادگاه ile محاکم ile نظر بازي ile صحن )
( EZEHAR ESH KARDAN ile BARGAH ile DADEGAH ile ديوانخانه ile DARBAR ile MOHAKAMEH SAHRAYY KARDAN ile MOHAKAMEH SAHRAYY ile DADEGAH TAMYZ ile DADEGAH ESTAN ile MOSHAM SARYSHAMY ile MOBADY ADAB ile MARDAM NAVAZY ile TARBYT ile TAVAZE ile KAKH DADGOSTERY ile DARBARY ile OTAGH DADEGAH ile MOHAKAM ile NAZAR BAZY ile SAHN )
- MAHKEME ile/ve/||/<>/> UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
- MAHKEMELEŞMEK ile MAHKEME/LİK ile MAHKEMELİ ile MAHKEME KAPISI ile MAHKEME KARARI ile MAHKEME MASRAFI
- MAHKÛK[Ar.] değil/yerine/= KAZILMIŞ
- MAHKÛM (OLMAK) ile/ve MECBUR (OLMAK)
- MAHKÛM ETMEK ile/ve/yerine ELEMEK
- MAHKUM İKİLEMİ ile/ve/||/<> NEWCOMB SORUNU
- MAHKÛM[Ar.] ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< MUHTAÇ[Ar.]
- MAHKUM ile MAHKUMİYET
( CONVICT vs. CONVICTION )
( جاني ile مجرم ile محکوم ile محکوميت )
( JANY ile MOJRAM ile MOHKOM ile MOHKOMYT )
- MAHKÛMİYET ile/ve/> MAHRÛMİYET
( İki ucta da olmayacak/kalmayacak biçimde hareket etmek gerek. )
- MAHLAS ile/ve/||/<> TAPŞIRMA
( Şair ya da yazarların kullandığı takma ad. İLE/VE/||/<> Şairin adına son dörtlükte yer vermesi. )
- MAHLEB[Ar. çoğ. MAHÂLİB] ile MAHLEB[Ar.]
( Aslan, kedi, doğan gibi hayvanların çengelli pençeleri. İLE İdris ağacı. | Bal. )
- MAHLEB[Ar.] ile MAHLEB[Ar. çoğ. MAHÂLİB]
( Gülgillerden, 6-10 m. yüksekliğinde bir ağaç. Kokulu kiraz, İdris ağacı. | Bu ağacın, baharat olarak kullanılan, nohut büyüklüğündeki yemişi. | Bal. İLE Aslan, kedi, doğan gibi hayvanların çengelli pençesi. )
( PRUNUS MAHALEB cum ... )
- MAHLÛK[Ar. < HALK] ile MAHLÛK[Ar.]
( Yaratılmış, halk olunmuş. İLE Traş edilmiş baş/yüz. )
- MAHLÛK[Ar.] değil/yerine/= YARATIK
- MAHLÛK/ÂT ile/ve MEVCÛD/ÂT
- MAHLÛL[Ar. < HALL] ile MAHLÛL[Ar.]
( Çözülmüş, dağılmış, hallolunmuş. | Erimiş, eritilmiş, eriyik. | Sahipsiz maaş ya da memurluk. | Mirasçısı bulunmayan ve hükümete kalan miras. İLE Delinmiş, öbür tarafına işlenmiş olan şey. )
- MAHLUL[Ar.] değil/yerine/= ÇÖZÜLMÜŞ/DAĞILMIŞ
- MAHLUL[Ar.] değil/yerine/= HALLOLMUŞ/ÇÖZÜLMÜŞ | ERİYİK
- MAHLÛL[Osm.] / SOLUTION[İng.] / SOLUTION[Fr.] / LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ
- MAHLUL/SOLÜSYON değil/yerine/= ERİYİK/ÇÖZELTİ
- MAHLUT[Ar.] değil/yerine/= KATIŞIK | KARIŞIM
- MAHLUT[Osm.] / MIXTURE, BLENDING[İng.] / MELANGE, MÉLANGE[Fr.] / GEMISCH, MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞIM, HARMANLAMA
- MAHLUT ve MÜCERRED ve MUTLAK
( Bİ-ŞARTIN ŞEY ve Bİ-ŞARTIN LÂ ve LÂ Bİ-ŞARTIN ŞEY )
- MAHMUD BEY TÜRBESİ ile MAHMUD PAŞA TÜRBESİ
( Üsküdar'da, Aziz Mahmud Hüdai Sokağı başındadır. İLE Bayezıd'ta, Mahmud Paşa Camisi arkasındadır. )
( Sadrazam Kayseri'li Halil Paşa'nın oğlu Mahmud Bey'in türbesidir. [XVII. yy.] İLE Sadrazam Mahmud Paşa [ö. 1474] ve oğlunun türbesidir. )
- MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ
( Fatih'te, İskender Paşa Camisi karşısındadır. İLE Nişantaşı, Bayıldım Caddesi'ndedir. İLE Kandilli'dedir. İLE Taksim - İstiklâl Caddesi'nin başındadır. İLE Topkapı Sarayı'nda, 3. bahçedeki Kuşhane Kapısı'nın yanındadır. İLE Tophane Meydanı'nda, Tophane[Nusretiye] Camisi ile Kılıç Ali Paşa Camisi arasındaki meydandadır. )
( 1747'de. [Barok üslûbunda.] İLE 1748'de. İLE 1751'de. İLE 1732'de. İLE 1735'te, Sultan II. Mahmud tarafından. İLE 1732'de, Sultan I. Mahmud emriyle, annesi Saliha Sultan için, Türk Rokoko üslûbunda, Mimar Mehmed Ağa'ya yaptırtılmıştır. [İstanbul'un en yüksek çeşmesidir.][Tophane Çeşmesi olarak da bilinir.] )
- MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ
( Emirgan'ın güneyinde, Boyacıköy'de, Fıstıklı Yokuşu'nun başındadır. İLE Emirgan'ın güneyinde, Boyacıköy Polis Merkezi ilerisindeki meydandadır. İLE Çemberlitaş'ta, Emin Sinan Camisi önündedir. İLE Bostancı'da, Bostancıbaşı Köprüsü yakınındadır. İLE İstinye'dedir. )
( 1838'de. İLE 1837'de. İLE 1819'da. İLE XIX. yüzyıl başında. İLE 1834'te. )
- MAHMUD PAŞA CAMİSİ ile MAHMUD ÇAVUŞ CAMİSİ
( Kapalı Çarşı yakınında, Mahmud Paşa semtindedir. İLE Sütlüce'dedir. )
( 1463'te, Sadrazam Mahmud Paşa emriyle, Mimar Atik Sinan'a yaptırtılmıştır. [Türkler'in İstanbul'da yaptırdığı ilk camilerdendir.] İLE 1538'de, Kızlar Ağası Mahmud Ağa tarafından. [Sütlüce Camisi olarak da bilinir.] )
- MAHMUD:
AZİZ ve HÜDAİ
( HZ. ÜFTÂDE ve ÖMER FAKİRULLAH )
- MAHMÛD[Ar. < HAMD] ile Mahmûd[Ar.] ile Mahmûd (Kaşgarlı)[Ar.]
( Övülmeye değer, hamdolunmuş, senâ edilmiş. | Hz. Peygamber'in adlarından biri. İLE Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkmak üzere getirdiği filin adı. İLE Türk bilgini, sözlük yazarı ve edibi. | Dîvân-ü Lügat-it Türk'ün yazarı. )
- MAHMUDE[Ar.]
( Çitsarmaşığıgillerden, yaprakları ok ucu biçiminde, çiçekleri soluk sarı renkte, küçük, otsu bir bitki. | Bu bitkinin köklerinden çıkarılan, tıpta kullanılan, reçineye benzer bir madde. )
( CONVULVULUS SCAMMONIA )
- MAHMUL değil/yerine/= YÜKLETİLMİŞ/YÜKLÜ/DOLU
- MAHMURLAŞMAK ile MAHMUR/LUK ile MAHMUR ÇİÇEĞİ
- MAHMUT (II) MEYDAN ÇEŞMESİ :
( Boyacıköy Hekim Ata Caddesi ile Boyacıçeşme sokağının birleştiği yerde üst yanı kesme taştan ön cephesi mermer olan büyük bir meydan çeşmesidir (H.1253, M.1837). Tamamen mermer olan çeşmenin denize bakan cephesinde dört sütun bulunmaktadır. Sütunda ikişerli olarak ayana taşının üstündeki kitabe taşını taşımaktadır. Kitabenin üst kısmında ve kornişin üstünde ve ortada bir madalyon yer almaktadır. Madalyon boru, kılıç ve değişik silahlarla donatılmıştır. Madalyonun içinde Sultan Mahmut (II) nin tuğrası bulunmaktadır. Çeşme, Sarıyer Belediye Başkanlığının işbirliği ile Türkan Sabancı tarafından annesi Pakize Civelek ve babası Mehmet Civelek anısına 25 Aralık 1995'te onarılmıştır. Suyun akışı vardır. )
- MAHMUT ÇAVUŞ MESCİDİ :
( İstinye'de ana cadde üzerinde ve İstinye Devlet Hastanesi yakınındadır. Mahmut Çavuş isimli biri tarafından yaptırılan mescit 1974'te onarım gördü. Son kez 2004'te büyük onarım gören mescit 1930' lu yıllarda ilkokul olarak kullanıldı. )
- MAHMUT HAN (II) ÇEŞMESİ :
( Kireçburnu'ndaki İstanbul Vilayet Evinin hemen yanında bulunmaktadır (H.1230, M.1814). Çeşmenin kitabesi ve ayna taşı mermer olup diğer yanları sıva ile örtülmüştür. Çeşmenin onarım sırasında özelliğini kaybettiği düşünülebilir. Üzerinde Mahmut Han (II) nin, kazınarak bozulmuş tuğrası vardır. Çeşmenin suyu yoktur. )
- MAHMUT HAN (II) ÇEŞMESİ :
( Tarabya Parkının içindeki bu çeşme, örnek sütun çeşmelerdendir (H.1247, M.1831). Çeşme dört köşe mermer bir sütun biçimindedir. Sütun yüksekliği üç metreden fazladır. En tepe kısmında oyma bir süs ve dört cephesinde ise kitabesinin birer beyit yer almaktadır. Tarih düşüren son mısra şöyle bitmektedir: Han Mahmûd âba zibâ çeşme bünyâd eyledi". )
- MAHMUT HAN (II) ÇEŞMESİ :
( Boyacıköy'de Hekim Ata Caddesi ile Boyacı Çeşme sokağının birleştiği yerde bulunan bu çeşmenin yüzü mermerle kaplı olup, çeşmeyi Padişah Mahmut (II), sadrazam Hüsrev Mehmet Paşa'ya babası Abdülhamit (I)'in ruhu için yaptırmıştır (H.1254, M.1838). )
- MAHMUT HAN (II) ÇEŞMESİ :
( İstinye'de bulunduğu (H.1250, M.1834) Ata tarihine atfen "İstanbul Çeşmeleri" ve "İstanbul Çeşmeleri ve Sebilleri" kitaplarında bildirilen bu çeşme ile ilgili başkaca herhangi bir bilgi elde edilememiştir. )
- MAHMUZ BİÇİMİNDE PETAL = MİHMÂZ = PÉTALE CALCARIFORME
- MAHMUZ BİÇİMİNDE PETAL = VARAK-İ TÜVEYC-Î MİHMÂZÎ = PÉTALE CALCARIFORME
- MAHMUZ[Ar.] değil/yerine/= ÇIKINTI
( Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. | Eski tür savaş gemilerinde, su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı. | Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. )
- MAHMUZLAMAK ile MAHMUZLANMAK ile MAHMUZ ile MAHMUZCU ile MAHMUZLU ile MAHMUZ ÇİÇEĞİ
- MAHPUS[Ar.] değil/yerine/= KAPATILMIŞ
( Kapatılmış, hapsedilmiş. | Bir çeşit tavla oyunu. )
- MAHPUS değil/yerine/= KISINIK
- MAHREC değil/yerine/= PAYDA
- MAHREF[Ar.] ile MA'REF[Ar.]
( Yemiş sepeti. İLE Yüzün, sürekli açık görünen yeri/yerleri. )
- MAHREK[Ar. < HAREKET] ile MAHREK[Ar.]
( [mat.] Hareketli bir noktanın güttüğü yol. | Bir gök nesnesinin hareketinde, ağırlık merkezinin geometri bakımından yeri, yörünge. [Fr. ORBITE] İLE Yakacak yer. )
- MAHREK[Ar.] değil/yerine/= YÖRÜNGE
( Yürüyen bir noktanın izlediği ya da çizdiği yol. | Bir gökcisminin, devinme süresince aldığı yol. )
- MAHREK[Osm.] / ORBIT, TRACK[İng.] / ORBITE, TRAJECTOIRE[Fr.] / BAHN, ORBIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGE
- MAHREK[Osm.] ile/değil/yerine/= YÜRÜŞE
- MAHREM-İ ESRÂR ile/ve/||/<> MAHREM-İ RÂZ
( Kendine sır söylenilen kimse, sırdaş. İLE/VE/||/<> Kendine sır verilmiş kişi. | Allah'ın sırrıan âşinâ olmayan başlayan kişi, velî. )
- MAHREM[Ar. < HARÂM | çoğ. MAHÂRİM] ile MAHREM[Ar.]
( Haram. Şeriatın yasak ettiği şey. | Nikâh düşmeyen, şeriatçe evlenilmesi yasak edilen. | Şeriatçe, kadının kendinden kaçmadığı erkek. | Biriyle çok samimi, içli-dışlı olan. | Gizli olan, herkese söylenilmeyen. | Herkesçe bilinmemesi gereken. | Tanrı'nın sırlarını öğrenmeye başlayan kişi. İLE İki dağ arasındaki yol. )
- MAHREM değil/yerine/= GİZLİ
- MAHREM değil/yerine/= İÇREK, GİZLİ
- MAHREMİYET değil/yerine/= GİZLİLİK
- MAHRUKAT[Ar.] değil/yerine/= YAKIT/YAKACAK
- MAHRUKAT[Osm.] / FUEL[İng.] / BRENNSTOFF, KRAFTSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT, YAKACAK
- MAHRUM[Ar.] değil/yerine/= YOKSUN
- MAHRUM/İYET değil/yerine/= YOKSUN/LUK
- MAHRUM ile MAZLUM
- MAHRÛMİYET ile/ve/||/<>/> MAĞDURİYET
- MAHRÛMİYET ile/ve ÖLÇÜ
( DEPRIVATION vs./and MODERATION )
- MAHRUMİYET ve/> SAHTE KENDİLİK
- MAHRUT[Ar.] değil/yerine/= KONİ
- MAHRÛT ile/||/<> MAHRÛT KÂİM ile/||/<> MAHRÛT MÂİL ile/||/<> MAHRÛT MUDALLA ile/||/<> MAHRÛT NÂKIS
( Koni. İLE/||/<> Dik koni. İLE/||/<> Eğik koni. İLE/||/<> Çokgen koni. İLE/||/<> Kesik koni. )
- MAHRUT ile MAHRUTİ
- MAHRÛTÎ ÇARK, TÜRBİN[Osm.] / TURBINE[İng.] / TURBINE[Fr.] / TURBINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBİN
- MAHRÛTÎ RAKKAS[Osm.] / CONICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE CONIQUE[Fr.] / KONISCHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KONİK SARKAÇ
- MAHŞER[Ar.] ile MAŞER[Ar.]
( Kıyâmet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer. | Büyük kalabalık. İLE İnsan topluluğu, toplum. )
- MAHŞERLEŞMEK ile MAHŞER ile MAHŞERİ ile MAHŞER GÜNÜ ile MAHŞER MİDİLLİSİ
- MAHSUB[Ar. < HİSÂB | çoğ. MAHÂSİB] ile MAHSÛB[Ar.]
( Hesaba katılmış, hesap edilmiş. | Büyük bir zâta mensup kişi. İLE Kızamık çıkarma. )
- MAHSUBEN[Ar.] ile/değil BİNAEN[Ar.]
( Sayılca. İLE/DEĞİL Dayanarak. )
(1996'dan beri)