M ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 9.539 başlık/FaRk ile birlikte,
9.539 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(22/40)
- MEVÂKIT[Ar. < MEVKIT] ile MEVÂKİT[Ar. < MÎKAT]
( Önceden belirtilmiş zamanlar. İLE Bir iş için belirlenen vakitler. | Hacıların, ehrâma büründükleri yerler. )
- MEVÂLÎ[Ar. < MEVLÂ] ile MEVÂNİ'[Ar. < MÂNİ'/MÂNİA]
( Mevleviyet payesine ulaşmış olan âlimler. | Köleler. İLE Engeller, mânîler. )
- MEVÂLİD[Ar. < MEVLİD] ile MEVÂLÎD[Ar. < MEVLÛD]
( Doğulan yerler, mevlitler. İLE Yeni doğmuş bebekler. | Mevcutlar. )
- MEVÂLÎD-İ SELÂSE ile ...
( Maden, bitki, hayvan olmak üzere doğanın üç âlemi (ve bilimi). )
- MEVÂNÎ-İ HİSSİYE[Ar.] ile MEVÂNÎ-İ ŞER'İYE[Ar.]
( [eskiden] Küçüklük ya da zararlı hastalık gibi nedenler ile eşlerin birlikte olmalarına engel olan durumlar. İLE [eskiden] Kadın ile kocadan birinin, hac için ihrâma girmesi, oruçlu olması, namazda bulunması ve kadının âdet/hayz ve nifâs durumunda olması gibi durumlar.[Eşlerin birlikte olmasına engeldir.] )
- MEVÂSIK[Ar. < MEVSİK, MÎSÂK] ile/= MEVÂSÎK[Ar. < MÎSÂK, MEVSÛK]
( Yeminler, sözleşmeler. İLE/= Yeminler, sözleşmeler, mevâsık. )
- MEVÂTÎ[Ar. < MEVTÎ] ile MEVÂTÎ[Ar.]
( Ayak basılan yerler. İLE Cansız şeye özgü, cansızlarla ilgili. | İşlenmemiş toprağa özgü. )
- MEVCUD ile/ve/değil/||/<>/< HALK
- MEVCÛD ve/||/<>/> İCÂD
( Varolanlar olmadan, türetme[/icâd] olmaz. )
( İnsan. VE/||/<>/> Ürettikleri/üretilenler. )
- MEVCÛD[Ar.] ile KÂİN[Ar.]
- MEVCUD[Ar.] ile/ve/||/<> MAZHAR[Ar.]
- MEVCUD ile/ve/değil MÜTEAYYİN
( Varolan. İLE/VE/DEĞİL Meydanda olan, meydana çıkan, belirli. Göze konu olan. )
- MEVCUD ile/ve/değil MÜTEHAYYİZ
( Varolan. İLE/VE/DEĞİL Yer kaplayan. )
- MEVCUD ile/ve/<>/= ŞEY
- MEVCUT OLMAYAN ile DEVAMSIZLIK
( ABSENT vs. ABSENTEE )
( غيب ile غيابي ile غيرموجود ile غيبت کردن ile شخص غيب )
( GHYBE ile GHYABY ile غيرموجود ile GHYBAT KARDAN ile شخص غيب )
- MEVCUT ile/değil GEÇERLİ
( EXIST vs./and VALID )
- MEVCUT ile HÂDİS
( EXIST vs. BEING )
- MEVCUT ile ZÂHİR
- MEVDUAT ile MEVDUAT DEFTERİ
- MEVDUAT ile PARA YATIRMAK ile YATIRILDI ile BİRİKTİRME ile MEVDUAT SAHİBİ ile EMANETÇİ
( DEPOSIT vs. DEPOSIT MONEY vs. DEPOSITED vs. DEPOSITION vs. DEPOSITOR vs. DEPOSITORY )
( ته نشين شدن ile ته نشست ile نهشت ile وديعه ile پول سپردن ile امانتي ile سپرده ile عزل ile خلع ile ورقه استشهاد ile سپارنده ile وديعه گذار ile امانت گذار ile مخزن ile گنجينه )
( TAH NESHYNE SHODAN ile TAH NESHAST ile NAHASHT ile VADYE ile POL SEPARDAN ile امانتي ile SEPARDEH ile AZL ile KHAL ile VARGHEH ESTESHEHAD ile SEPARANDEH ile VADYE GOZAR ile EMANT GOZAR ile MOKHZAN ile GONJYNAH )
- MEVDUAT[Ar.] değil/yerine/= YATIRIM
( Belirli bir süre sonunda ya da istenildiğinde geri alınmak üzere, bankalara yatırılan para. )
- MEVEDDET[Ar.] ile/ve/||/<> HUB[Ar.]
( Kişiye özgü sevgi. İLE/VE/||/<> Sevgi. )
- MEVHİBE İNÖNÜ PARKI (953/8 ADA) :
( Pınar mahallesindeki bu park, 1.364 m² alan üzerine inşâ edildi. [850,00 m²'lik yeşil alanı bulunmaktadır.] Parkın içinde basketbol sahası, oyun ve jimnastik alanı bulunuyor. )
- MEVHÛM[Ar. < VEHM] ile MEVHÛN[Ar.]
( Aslı yokken, zihinde kurulmuş olan, kuruntuya dayanan, vehm olunmuş. İLE Arık, zayıf kişi. )
- MEVHUM-U MUHÂLİF değil MEFHUM-U MUHÂLİF
- MEVKİ ile/ve MEVZİ
- DEVİR/DEVRE[Ar. < DEVR]/MEVKUT[Ar.]/PERİYOD/İK[Fr., İng. PERIOD] değil/yerine/= DÖNEM/SEL / DÖNEY / ÇEVRİM / GEÇİSÜRE / SÜRELİ
( ... DEĞİL/YERİNE/= Sürekli ve düzenli değişme, devir. | Bir elektrik akımının, iletken üzerinde aldığı yol, devre. )
- MEVKUT ile MEVKUTE
- MEVLÂ ile Mevlâ
( İye, sahip. İLE Tanrı. )
- MEVLÂ[Ar.] ile VELÎ[Ar.]
- MEVLANA PARKI :
( İstinye Mahallesindedir. 7.795,00 m²'lik bir alan üzerindedir. 4.8813 m² yeşil alanı bulunmaktadır. )
- MEVLÂNÂ ile HZ. MEVLÂNÂ (CELÂLEDDİN RÛMÎ)
- MEVLÂNÂ ile/ve İBN ARABÎ
( Şiir. İLE/VE Nesir/Düzyazı. )
( Lâfz-ı Mevlânâ'dan, Zât-ı Mevlâ'dır garaz. )
- MEVLÂNÂ[Ar.] ile Mevlânâ Muhammed Celâl-üd-dîn-i Rûmî[Ar.]
( "Efendimiz" anlamınadır. | Bazı ilim bireylerinin ve şeyhlerinin takma adı. | "Hazret" anlamına kullanılan bir hitap. İLE ... )
- MEVLÂNÂ ve SELAHATTİN ZERKÛNÎ
- MEVLÂNÂ ile/ve/<> ŞEMS
- MEVLANEKAPI değil MEVLÂNÂKAPI (KIRMIZILAR KAPISI, YENİKAPI)
- MEVLEVİ/LİK ile MEVLEVİ PİLAVI
- MEVLEVÎ/MEVLEVİYE[Ar.] ile MEVLEVİYE/T[Ar.]
( Mevlâya mensup. | Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî'nin tarikati, yolu ve bu tarikatten olan kişi. İLE Mevlevîlik. | Mollalık. | Müderrislikten sonraki ilmiye pâyesi. )
- MEVLİD[Ar. < VELÂDET | çoğ. MEVÂLİD] ile MEVLÛD[Ar. < ELÂDET | çoğ. MEVÂLİD]
( Kişinin doğduğu yer. | Doğma, dünyaya gelme. | Doğulan zaman. | Hz. Muhammed'in doğumunu anlatan manzum eser.[en yaygın olanı, Süleyman Çelebi'nin yazdığı kitaptır.] İLE Yeni doğmuş bebek. | [galat] Mevlid. )
- MEVLİD[Ar. < VELÂDET | çoğ. MEVÂLİD] ile MEVRİD[Ar. < VÜRÛD | çoğ. MEVÂRİD]
( Kişinin doğduğu yer. | Doğma, dünyaya gelme. | Doğulan zaman. | Hz. Muhammed'in doğumunu anlatan manzum eser.[en yaygın olanı, Süleyman Çelebi'nin yazdığı kitaptır.] İLE Varılacak yer/yol. )
- MEVLİD[< VELÂDET] ile ...
( İNSANIN DOĞDUĞU YER | DOĞMA, DÜNYAYA GELME | DOĞULAN ZAMAN | HZ. MUHAMMED'İN DOĞUMUNU ANLATAN MANZUM ESER )
- MEVLİD ile MİRÂCİYE
( VESİLETÜN NECÂD ile ... )
- MEVLİT, HÜSEYİN (KIBRIS, 1937) :
( Kıbrıs'tan transfer edildi ve iki sezon (1957 - 1959) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 33 lig, 1 kupa maçı olmak üzere 34 resmi ve 7 özel maçla birlikte 41 maçta oyandı. Lig maçlarında 12 ve özel maçlarda 1 olmak üzere 13 kaydetti. Feriköy'e transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- MEVLİT ile MEVLİT ALAYI ile MEVLİT ŞEKERİ ile MEVLİT KANDİLİ
- MEVLÛD[< VELÂDET]:
YENİ DOĞMUŞ (ÇOCUK) -<
- MEVSİM[Ar.] ile/ve/||/<> FASL[Ar.]
( Yılın dört bölümünden her biri. | Bir şeyin belirli zamanı. İLE/VE/||/<> Ayrıntı, ayırma, ayrılma. | Kesme, kesinti, bölüm. | Sonuçlandırma, halletme. | Aleyhte bulunma, birini çekiştirme. | Bir kitabın ya da tiyatro oyununun başlıca bölümlerinden her biri. | Sözcükler, düzenlemeler, tümceler arasında bağlantı edatı bulunmadan yazı yazma yöntemi. | Bir defada çalınan peşrev, şarkı vb. | Dört mevsimden biri. | Bir bestekârın, aynı makamdan bestelediği iki beste ile iki semai. | Türk müziğinde klasik bir konser programı. | İki yüzeyin birleşmesinden oluşan çizgi. | Eklem, gövdenin oynak yerleri. )
- MEVSİM/SEZON[Fr., İng. < SEASON] değil/yerine/= YILYÜZÜ/SÜREM
- MEVSİM/LİK ile MEVSİMSEL ile MEVSİMSİZ ile MEVSİMLİK İŞÇİ/LİK ile MEVSİMLİ MEVSİMSİZ
- MEVT ile/ve/değil/||/<>/< FEVT
( Kişilerin/toplumun huzurundan kaybolmak. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Allah'ın huzurundan kaybolmak. | Bir daha ele geçememek üzere kaybetme, elden çıkarma, kaçırma. )
( Geçmiş. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Gelecek. )
( Matem. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Hüzün. )
( Ayrılık, ölümden beterdir. )
( Fevt, mevt'ten daha zordur.
[Kaybedecek olduğunu bilmek, kaybetmekten daha zordur.] )
( [not] DEATH vs./and/but/||/<>/< LOSS )
- MEVT ile MEVTA
- MEVTÂ[Ar. < MEYT, MEYYİT]["MEFTA" değil!] ile MEVTÂ'[Ar.]
( Ölüler, ölmüşler. İLE Ayağın bastığı yer. )
- MEVT-İ EBYED ile/ve MEVT-İ AHMER ile/ve MEVT-İ AHTER ile/ve MEVT-İ ESVED
( BEYAZ ÖLÜM ile/ve KIRMIZI ÖLÜM ile/ve YEŞİL ÖLÜM ile/ve SİYAH ÖLÜM )
( Yeme-içmeyi tutmak/kesmek. İLE/VE Şehveti tutmak/kesmek. İLE/VE Dış görünüşe önem vermemek. [hem başkalarının, hem de kendinin] İLE/VE Halkın arasına karışmak. [TERK-İ TERK] )
- MEVTÎ[Ar. çoğ. MEVÂTÎ] ile MEVKÎ
( Ayak basılan yerler. )
- MEVT-İ TABİÎ ile/ve MEVT-İ İRÂDÎ
( ... İLE/VE Ölmeden önce "ölmek". )
( Dirimsel/biyolojik. İLE/VE Anlamsal/manevi. )
- MEVZİ'[Ar. < VAZ | çoğ. MEVÂZİ'] ile MEVZİÎ[Ar.]
( Bir şey konulacak yer. İLE Bir yere özgü, bir yerde olan, sınırı dar, yayılmamış, mahallî. )
- MEVZİLENME değil/yerine/= KONUŞLANMA
- MEVZİLENMEK ile MEVZİLENDİRMEK ile MEVZİ ile MEVZİİ
- MEVZU BAHİS değil/yerine/= SÖZ KONUSU
- MEVZU - MAHMUL - ZAMAN - MEKÂN - İZÂFET - KUVVE - FİİL - CÜZ - KÜLL - ŞART
- MEVZÛ + GÂYE
- MEVZÛ[Ar.] değil/yerine/= KONU
- MEVZÛ değil/yerine/= KONU
- MEVZÛ' ile/ve/+ MAHMÛL
( Konu. İLE/VE/+ Yüklem )
- MEVZÛ'[Ar. < VAZ] ile MEVZÛ'[Ar.]
( Konulmuş, vaz olunmuş. | İşlemekte olan, geçer olan. | Doğru olmayan, uydurma, sonradan düzme. İLE Konu. )
- MEVZU ile MEVZUN ile MEVZULU ile MEVZUSUZ
- MEVZÛA[Ar. < VAZ] ile MEVZÛA[Ar.]
( Mevzû'nun müennesi. İLE [felsefe] Konut, postula. [İng./Fr. POSTULAT] )
- MEVZUAT[Ar.] değil/yerine/= KONUDAM/KONULAKLAR
( Bir ülkede, yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.'nin tümü. )
- MEVZUAT ile YASAMA ile YASAMA ORGANI ile YASAMA KONSEYİ ile YASA KOYUCU ile YASAMA ORGANI
( LEGISLATION vs. LEGISLATIVE vs. LEGISLATIVE BRANCH vs. LEGISLATIVE COUNCIL vs. LEGISLATOR vs. LEGISLATURE )
( قانونگذاري ile قانون گذاري ile تقنين ile مقننه ile تقنيني ile قوه مقنن ile مجلس مقننه ile قانونگذار ile شارع ile مقنن ile قانون گذار ile قوه مقننه )
( GHANONGOZARY ile GHANON GOZARY ile تقنين ile MOGHANANEH ile تقنيني ile GHOOH MOGHANAN ile MOJALS MOGHANANEH ile GHANONGOZAR ile SHARE ile MOGHANAN ile GHANON GOZAR ile GHOOH MOGHANANEH )
- MEVZUBAHİS[Ar.] değil/yerine/= SÖZ KONUSU
- MEVZÛ'NUN NİCELİĞİ ile MAHMÛL'ÜN NİCELİĞİ
- MEXICAN :/yerine MEKSİKALI
- MEY'[Ar.] ile MEY[Ar.] ile MEY[Ar.]
( Eriyip akma. İLE Doğu Anadolu'da kullanılan bir tür küçük zurna. İLE Şarap, içki. )
- MEY'A[Ar.] ile MEY'A/T[Ar.]
( [bitkibilim] Karagünlük. İLE Bir şeyin, tazelik zamanı. | Yere dökülen nesnenin akıp gitmesi. )
- MEYÂMİN[Ar. < MEYMENET] ile MEYÂMÎN[Ar. < MEYMÛN]
( Bereketler, uğurlar, mutluluklar. İLE Bereketliler, uğurlular, kutlular. )
- MEYAN KÖKÜ ile MERCAN KÖŞKÜ
- MEYAN ile MEYAN/MEYANKÖKÜ ile MEYAN[Fars. < MIYAN/MİYAN]
( Şarkıların üçüncü dizesi. İLE Fasulyegillerden, tatlı olan toprakaltı bölümleri tıpta kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki. İLE Ara, orta. )
( ... cum GLYCYRRHIZA GLABRA cum ... )
- MEYAN ile MEYANE ile MEYANCI/LIK ile MEYAN BALI ile MEYAN KÖKÜ
- MEYÂSİR[Ar. < MEYSERE] ile MEYÂSÎR[Ar. < MEYSÛR/E < YÜSR | çoğ. MEYSÛRÂT] ile MEYÂZİR/MEÂZİR[Ar. < Mİ'ZER]
( Zenginlikler. | Sol kanatlar/cenahlar. Ordunun sol kanadı. İLE Kolaylanmış, kolaylatılmış, kolay. İLE Güzel eserler, nişanlar, izler. )
- MEYDAN MAHALLESİ MEZARLIĞI :
( Rumelihisarı'nda bulunan bu mezarlıkta zamanla terk edilerek ortadan kaldırıldı. )
- MEYDAN OKUMA ile/değil/yerine DİRENÇ
- MEYDAN/CANINA OKUMAK değil/yerine/>< KİTAP OKUMAK
- MEYDAN OKUMAK ile KAVGAYA MEYDAN OKUMAK
( CHALLENGE vs. CHALLENGE TO A FIGHT )
( مبارز طلبيدن ile به مبارزه طلبيدن ile طلب حق ile سر تافتن ile بمبارزه طلبيدن )
( MOBARZ TALABYDAN ile BAH MOBARZEH TALABYDAN ile طلب حق ile SAR TAFTAN ile BAMBARZEH TALABYDAN )
- MEYDAN OKUNAMAZLAR:
YEL ve/||/<> SÖZLÜK ve/||/<> SEVGİ/Lİ / MÂSUM
- MEYDAN VERMEMEK ile/ve MEYDAN BIRAKMAMAK
- MEYDAN ile ...
( GENİŞ, AÇIK, DÜZ YER | ÂLEM | SEMÂHÂNE. Bir tekkede dervişlerin oturup sohbet ettikleri salon. | KÂİNÂT )
- MEYDAN ile/ve/değil ALAN/SAHA
( FORUM: Büyük meydan. )
- MEYDAN ile/ve CAMİ/KÜLLİYE
( Batıda/Avrupa'da. İLE/VE Anadolu'da/Osmanlı'da/İslâm'da. )
- MEYDÂN[Ar.] ile MEY-DÂN[Ar.]
( Geniş, açık, düz yer/alan. | Yarışma/karşılaşma yeri. | Ortaklık. | Âyin yeri. | Fırsat, olanak. İLE Şarap kabı. )
- MEYDAN ile/ve/||/<> PAZAR
( Büyük pazarların kurulduğu yer. İLE/VE/||/<> Küçük pazarlar. )
- MEYDAN = TEVHİDHÂNE
- MEYDANA GELMEK ile TUTARLI ile TUTARLILIK ile TUTARLILIK ile TUTARLILIK KONTROLÜ
( CONSIST vs. CONSISTANT vs. CONSISTENCE vs. CONSISTENCY vs. CONSISTENCY CHECK )
( متشکل بودن ile يکپارچهبودن ile تشکيل دادن ile شامل بودن ile پرقوام ile درجه غلظت ile يکپارچگي ile بررسي سازگاري )
( MOTESHEKL BODAN ile YKAPARCHEHABUDAN ile TASHKYLE DADAN ile SHAMEL BODAN ile PARGHAVAM ile DARJEH GHELZAT ile YKAPARCHAGY ile BARRESY SAZGARY )
- MEYDAN/LIK ile MEYDANİ ile MEYDANCI/LIK ile MEYDAN SAZI ile MEYDAN SAATİ ile MEYDAN DAYAĞI ile MEYDAN SAVAŞI ile MEYDAN KORKUSU ile MEYDAN MUHAREBESİ
- MEYDANSAZI ile ...
( Telli bir çalgı. )
- MEY'DE:
ANA MEY ile/ve ORTA MEY ile/ve CURA MEY
- MEYHÂNE ile/ve/||/<> BOZAHÂNE[Fars. < BÛZEHÂNE(BİRAHÂNE)] ile/ve/||/<> KAHVEHÂNE
- MEYHANE değil/yerine/= ÇAKIREVİ
- MEYHÂNE ile KABARE
( ... İLE Çeşitli gösterilerin yapıldığı eğlence yeri. | Meyhane. )
- MEYHÂNE ile/ve/değil KOLTUKALTI MEYHÂNESİ
- MEYHÂNE[Fars.] ile MEYANE[Fars.]
( İçki içilen lokanta. | Kabare. | Dergâh. | Mürşidin bulunduğu tekke ya da mürşidin gönlü. İLE Çorba gibi yiyeceklere tad kazandırmak için un ve yağla yapılan sos. )
- MEYHANE ile MEYHANECİ/LİK ile MEYHANELİ ile MEYHANESİZ ile MEYHANECİ OTU ile MEYHANE PİLAVI ile MEYHANE TAVUĞU
- MEYHÂNE ile/ve/<> ŞARAP
( Gönül. İLE/VE/<> Aşk. )
- MEYHÂNE[Fars.] ile TAVERNA[İt.]
( ... İLE Çalgılı meyhane. )
- MEYİL[Ar.] değil/yerine/= EĞİM/EĞİKLİK/AKINTI
- MEYİL ile MEYİLLİ/LİK ile MEYİLSİZ/LİK
- MEYİL[Ar.] ile/ve/||/<>/> TEAMÜL[Ar.]
( Eğim. İLE/VE/||/<>/> Tepki, tepkime. | Kılgı, kılgın, kılgılı. )
- MEYL/TEMÂYÜL ile/ve/> HAREKET
( Hareketten önceki ilk durum, hareketin başlangıcı. İLE/VE/> ... )
- MEYL[Ar.] ile/ve/||/<>/> MERAK[Ar.]
- MEYL[Ar.] ile MEYD[Ar.]
- MEYL[Ar.] ile MEYEL[Ar.]
- MEYL ile MEYL-İ ZÂTÎ
( ... İLE Anlamın, nesne olarak ortaya çıkmak istemesi. )
- MEYL ve/> MUHABBET ve/> AŞK ve/> BULMAK VE OLMAK
( MÜEBBED MUHABBET )
- MEYL ve MUHABBET ve EHİL
- MEYLETMEK ile MEYLETTİRMEK
- MEYMENE[Ar.] ile MEYMENET[Ar. < YÜMN | çoğ. MEYÂMİN][>< NÜHÛSET]
( Ordunun sol kanadı/cenahı. İLE Bereket, mutluluk/saadet, uğurluluk. )
- MEYMENET ile MEYMENETLİ/LİK ile MEYMENETSİZ/LİK ile MEYMENETSİZCE
- MEYNSTRİM[İng. < MAINSTREAM] değil/yerine/= ANA AKIM
- ME'YÛS[< YE'S]/NEVMÎD[Fars. < NÂ-ÜMÎD] değil/yerine/= ÜMİTSİZ
- MEYVA değil MEYVE[Fars. < MÎVE]
- MEYVE KILIFI/KABUĞU, PERİKARP = GILÂF-I SEMERÎ = PÉRICARPE
- MEYVE KURUSU ile/değil ÇİR
( ... iLE/DEĞİL Kayısı, erik, zerdali gibi meyvelerin kurusu. )
- MEYVE SUYU ile MEYVE SUYU SIKACAĞI ile MEYVE SIKACAĞI
( JUICE vs. JUICE EXTRACTOR vs. JUICER )
( آب ile عصاره ile شربت ile شيره ile عصاره گير ile عصارهگير ile آب ميوهگير )
( AB ile ASAREH ile SHARBAT ile SHYRAH ile ASAREH GYR ile عصارهگير ile AB MYVAHAGYR )
- MEYVE VEREN AĞAÇ, TAŞLANIR ile/ve/||/<> DOĞRU SÖYLEYENİ, DOKUZ KÖYDEN KOVARLAR
- MEYVE VERME = NAZC-İ SEMERE = FRUCTIFICATION, MATURATION
- MEYVE YARASASI ile DEV ALTINİBİKLİ YARASA
( ... İLE Filipin yağmur ormanlarında yaşarlar. )
( ... İLE Kanatları, 2 m. kadar açılmaktadır. )
( ... ile
|
)
( FLYING FOX vs. GIANT GOLDEN-CROWNED FLYING FOX )
( PTEROPUS EDULIS cum ACERODON JUBATUS )
- MEYVE değil ÇİÇEK
( İncir, ağacın meyvesi değil çiçeğidir. )
- MEYVE ile HIŞIR
( ... İLE Olmamış meyve.[Daha çok, kavun, karpuz için kullanılır.] | Coşkunluk gösteren, yaramaz kişi. | Aptal, sersem. )
- MEYVE ile MEYVE SUYU ile MEYVECİ ile VERİMLİ ile MEYVE VERME ile SONUÇSUZ
( FRUIT vs. FRUIT JUICE vs. FRUITERER vs. FRUITFUL vs. FRUITION vs. FRUITLESS )
( ثمره ile ثمر ile ميوه ile آب ميوه ile ميوه فروش ile ثمر بخش ile بارور بودن ile زاينده ile بارور ile ممر ile پر ثمر ile پرثمر ile تمتع ile کامراني ile ميوه آوري ile بي ميوه ile بي ثمر ile بي بر )
( SAMREH ile SAMAR ile MYVAH ile AB MYVAH ile MYVAH FOROSH ile SAMAR BAKHSH ile BAROOR BODAN ile ZAYNADEH ile BAROOR ile ممر ile پر ثمر ile PORSMER ile TAME ile کامراني ile MYVAH AVARY ile BEY MYVAH ile BEY SAMAR ile BEY BAR )
- MEYVE = SEMERE = FRUIT
- MEYVEHOŞ[Ar.] değil/yerine/= KURUYEMİŞ
( Kuruyemiş. | Yemiş çarşısı. )
- MEYVELENMEK ile MEYVELENDİRMEK ile MEYVE/LİK ile MEYVECİ/LİK ile MEYVELİ ile MEYVESİZ/LİK ile MEYVE İÇİ ile MEYVE DIŞI ile MEYVE SUYU ile MEYVE AĞACI ile MEYVE EZMESİ ile MEYVE KABUĞU ile MEYVE ORTASI ile MEYVE REÇELİ ile MEYVE SİNEĞİ ile MEYVE YAPRAK ile MEYVE ŞEKERİ ile MEYVE BAHÇESİ ile MEYVE SİNEĞİGİLLER
- MEYVELER = ESMÂR = FRUITS
- MEYVELER ile TURUNÇGİLLER
( FRUITS vs. CITRUS FRUITS )
- MEYVENİN OLGUNLAŞMA DEVRESİ = MEVSİM-İ NAZC-İ SEMERE = PÉRIODE DE MATURATION
- MEYVESİ ile/değil BEDELİ
( [durum ya da sonuç]
Olumlular için. @@ Olumsuzlar için. )
- MEYVE/Sİ ile/ve/değil ÜRÜN/Ü
- MEYYÂL[Ar. < MEYL] ile EĞİLİMLİ/EĞİMLİ
( EĞİLEN | ÇOK İSTEKLİ, DÜŞKÜN )
- MEYYÂL[Ar.] ile/ve/||/<> TEŞNE[Fars.]
- MEZÂBİL[Ar. < MEZBELE] ile MEZÂBİR[Ar. < MEZBER]
( Süprüntülükler, süprüntü dökülen yerler. İLE Kamışlar, kalemler. )
- MEZÂHİR[Ar. < MİZHER] ile MEZÂHİR/MAZÂHİR[Ar. < MAZHAR]
( Utlar. | Çiçekli yerler. İLE Bir şeyin göründüğü, çıktığı yerler. Nâil olmalar, onurlanmalar/şereflenmeler. )
- MEZÂİK[Ar. < ZÎK] ile MEZÂK[Ar. < ZEVK]
( Sıkıntılı, dar yerler. İLE Zevk alma, tad duyma, tadma. | Zevk, lezzet. | Tad duyulan yer, damak. )
- MEZÂMÎR[Ar. < MIZMAR] ile MEZÂMÎR[Ar. < MİZMÂR, MEZMÛR]
( Koşu meydanları. İLE Düdükler. | Kavalla söylenilen ilâhî. | Zebûr'un sûreleri. )
- MEZÂR[Ar. < ZİYÂRET | çoğ. MEZÂRÂT] ile MEZÂRR/MAZARR[Ar. < MAZARRAT]
( Ziyaret yeri. | Ölünün gömüldüğü yer, kabir, sin. İLE Zararlar, ziyanlar. )
- MEZAR/MASTAVA ile/ve/>/değil APINK
- MEZAR ile/değil DOLMEN[< Keltçe]
( ... İLE/DEĞİL İkisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış, üç büyük taştan oluşturulmuş, taş devri mezarı. )
- MEZAR ile KEFEN ile MEZAR TAŞI ile MEZARLIK ile YER ÇEKİMİ
( GRAVE vs. GRAVE CLOTHES vs. GRAVESTONE vs. GRAVEYARD vs. GRAVITY )
( گور ile موقرانه ile قبر کندن ile قبر ile مزار ile موقر ile مدفن ile مغاک ile وخيم ile خلعت ile لوحه قبر ile سنگ قبر ile قبرستان ile ثقل ile جاذبه ile جاذبه زمين ile جاذبيت ile درجه کشش ile قوه جاذبه ile وخامت )
( GOR ile MOGHARANEH ile GHBAR KANDAN ile GHBAR ile MOZAR ile MOGHAR ile MADFAN ile MOGHAK ile VAKHYM ile KHALAT ile LOHEH GHBAR ile SANG GHBAR ile GHABRESTAN ile SAGHAL ile JAZEBEH ile JAZEBEH ZAMYNE ile جاذبيت ile DARJEH KESHESH ile GHOOH JAZEBEH ile VAKHAMET )
- MEZAR ile/değil MAKAM
- MEZAR ile/ve MOZOLE[Fr. MAUSOLÉE]
( ... İLE/VE Anıt mezar. Büyük ve ağır yapılı mezar. )
- MEZAR ile/ve RÖLİKER
( ... İLE/VE Kül kutusu. )
( ... vs./and RELIQUARY )
- MEZARDAN ÇIKARMA ile MEZARDAN ÇIKARMAK
( EXHUMATION vs. EXHUME )
( نبش قبر ile نبش ile نبش کردن ile نبش قبرکردن )
( NABASH GHBAR ile NABASH ile NABASH KARDAN ile NABASH GHBARKARDAN )
- MEZÂRÎ'[Ar. < MEZRAA] ile MEZÂRÎ[Ar. < MEZRÛ]
( Ziraat olunacak yerler, tarlalar. İLE Ziraat olunmuş, çifte sürülüp tohum atılmış yerler. )
- MEZARLIK/KABİR[Ar. < KABR] değil/yerine/= KABRİSTAN[Fars.] değil/yerine/= SİNLİK/GÖMÜT/LÜK
- MEZARLIK ile/ve/değil HAZÎRE
( ... İLE/VE/DEĞİL Devlet erkânının ve/ya da âlimlerin/hocaların ve yakınlarının sınırlı sayıda bulunduğu özel mezarlık. [Mekânların/ın etrafında bulunur] )
- MEZARLIK ile KATAKOMP[Fr. < CATACOMBE]
( ... İLE İlk Hristiyanların kayaları oyarak ya da yer altını kazarak uzun dehlizler biçiminde yaptıkları, ölülerini gömdükleri ya da tapınak olarak kullandıkları mezarlık. )
- MEZARLIK/TÜRBE ve/||/<>/< MÂBED
( İşlerinizden sıkıldığınızda kabirleri/mezarlıkları, türbeleri ziyaret edebilirsiniz. )
( Ölü varsa. VE/||/<>/< Yaşayan biri varsa. [Kendimizle buluşmak üzere.] )
- MEZAR/LIK ile/ve/değil/||/<>/< MEZAR
- MEZAR/LIK ile MEZARCI/LIK ile MEZAR TAŞI ile MEZAR KAÇKINI ile MEZAR SOYGUNCUSU ile MEZAR SOYGUNCULUĞU
- MEZAT[Ar.] değil/yerine/= AÇIK ARTIRMA
- MEZAT ile MEZATÇI/LIK ile MEZAT MALI
- MEZBAHA ile/ve/değil/||/<>/< MEZBELE/LİK[Ar. < ZİBL | çoğ. MEZÂTİL]
( Ne yazık ki hayvanların kesildiği yer. İLE/VE/||/<>/< Süprüntülük, süprüntü dökülen yer. | Aşağılık, kötü durum. )
- MEZBÛBE[Ar.] ile ...
( Sineği çok olan yer. )
- MEZBÛL[Ar. < MEZRAA] ile MEZBÛR/E[Ar. < MEZRÛ]
( Zayıf, arık. İLE Adı geçen, yukarıda söylenilmiş olan. )
- MEZBURYAN, DR. ARTO (SARIYER, 1879 - 1957) :
( Araştırmacı/Yazar. Kadıköy Aramyan Unciyan Mektebinde okudu. 1896'da Üsküdar'daki Berberyan Lisesi'nden mezun oldu. 1903'te Paris Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden doktorluk diplomasını aldı. İstanbul'a dönerek Beyoğlu'na yerleşti ve 21 Aralık 1906'da Cemiyet - i Tıbbıye - i Şahane'ye aza seçildi. Balkan ve Birinci Cihan Harplerinde Ordu'da hizmette bulundu. Cemaat görevlerinde bulundu ve uzun yıllar Karagözyan Yetimhanesi'nin Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptı. Ermeni tabiplerle ilgili pek çok makale yazdı. Ayrıca yayınlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: Çocukların Hıfzıfsıhhası, 1912", "Vereme Karşı Mücadele ve Koruma, 1932", "Ermeni ve Aslen Ermeni Tabibler, 1940", "Sevimli Okulum, 1946". )
- MEZE ile TARATOR[Yun.]
( ... İLE Ceviz içi, sarımsak, tuz, ekmek içi ve tahinin, limon suyu ile çırpılmasından sonra kıyılmış maydanozla hazırlanan salça ya da sos. )
- MEZELENMEK ile MEZE/LİK ile MEZECİ/LİK
- MEZELLET[Ar.] değil/yerine/= ALÇALMA, BAYAĞILAŞMA
- MEZENKİM/MESENCHYMA[İng.] değil/yerine/= DESTEK BAĞ DOKUSU
- MEZGİT/HEDGEHOG/TAVUKBALIĞI ile MERİANOS[İt.]
( Mezgitgillerden, Avrupa ve Türkiye denizlerinde yaşayan, uzun gövdeli, büyük ağızlı bir balık. İLE Bir tür mezgit balığı. )
( GADUS MERLANGUS cum MERLANGUS COMMUNIS )
- MEZHEB[Ar.] ile MAKÂLE[Ar.]
- MEZHEBLERDE İHTİLÂF[Ar.] ile CİNSLERDE İHTİLÂF[Ar.]
- MEZHEP ile MEZHEPÇİ/LİK
- MEZHEP ile PAYDA
( DENOMINATION vs. DENOMINATOR )
( طبقه بندي ile تسميه ile واحد جنس ile مخرج ile برخه ياب )
( TABAGHEH BANDY ile TASMYYEH ile واحد جنس ile MOKHARJ ile BARKHEH YAB )
- MEZİ ile/ve VEDÎ
( ... İLE/VE Daha çok, sidikten/işedikten sonra ya da bazı uyarılma hallerinde az miktarda gelen sıvı. )
- MEZÎD ile/||/<> MEZÎD ALEYH
( Artırılan İLE/||/<> Artan. )
- MESIC ATOM[İng.] / ATOME MESIC[Fr.] ile/değil/yerine/= MEZİK ATOM
- MESIC MOLECULE[İng.] ile/değil/yerine/= MEZİK MOLEKÜL
- MEZİYET ile MEZİYETLİ/LİK ile MEZİYETSİZ/LİK
- MEZİYET ile/ve YETENEK
( Bir kişiyi ya da nesneyi benzerinden üstün gösteren nitelik. İLE/VE Bir şeyi anlama/yapabilme niteliği. | Bir duruma uyma konusunda kişide bulunan ve doğuştan gelen güç. | Kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. | Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. )
( Yeteneklerinin farkedilmemesi, kişide üzüntü, çevresindekilerdeyse kayba yol açar. )
( MERIT vs./and TALENT/CAPACITY )
- MEZKÛR/ZİKREDİLEN/ZİKROLUNAN değil/yerine/= SÖZÜ EDİLEN/ADI GEÇEN/ANILAN
- MEZMÛM[< ZEMM]:
YERİLMİŞ | BEĞENİLMEMİŞ | AYIP -<
- MEZO BİLEŞİK ile/||/<> RASEMİK KARIŞIM
( Mezo optikçe inaktif tek molekül, rasemik eşit karışımdır )
( Formül: Simetrik İLE 50:50 )
- MEZO-GÖZENEKLİ ile/||/<> MİKRO-GÖZENEKLİ
( Mezo 2-50nm MCM-41, mikro <2nm zeolit. )
( Formül: Boyut farkı )
- MEZODERM değil/yerine/= ORTA DERİ
( Dış deri ile iç deri arasındaki göze katmanı. )
- MEZOFİL ile STOMATA
( Yaprağın fotosentez yapan dokusu. İLE Gaz alışverişinin gerçekleştiği yaprak yüzeyindeki açıklıklar. )
- MEZOKARP = ŞAHM-I SEMERE = MÉSOCARPE
- MESOMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= MEZOMORFİZM
- MESON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE MÉSONIQUE[Fr.] / MESONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZON REZONANSI
- MESON CAPTURE[İng.] / MESONEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZON YAKALANMASI
- MEZON ile/||/<> BARYON (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Mezon kuark-antikuark, baryon üç kuarktan oluşur )
( Formül: qq̄ İLE qqq )
- MESON[İng.] / MESON[Fr.] / MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZON
- MESONENATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZONİK ATOM
- MOLÉCULE MÉSONIQUE[Fr.] / MESONENMOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZONİK MOLEKÜL
- MESONIC X-RAY[İng.] / MESOISCHER RÖNTGENSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZONİK X-IŞINI
- MEZOPOTAMYA ile ...
( Orta toprak. [Fırat ile Dicle ırmakları arasında kalan topraklar] | Irmaklar arasındaki ülke. )
- MATEMATİK:
MEZOPOTAMYA'DA - M.Ö. 2300
- MESOSPHERE[İng.] / MÉSOSPHÈRE[Fr.] / MESOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZOSFER
- MEZOZOİK[Fr. < Yun.] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞ
- MEZOZOM ile MİTOKONDRİ
( Bazı bakterilerde göze zarının içe doğru kıvrılarak oluşturduğu yapı olup gözesel solunum ve bölünmede görev alır. İLE Ökaryotik gözelerde enerji üretimini sağlayan organel. )
- MEZRAA[Ar.] ile/<> MEZRU[Ar.]
( Ekenek. Ekilen yer. İLE/<> Ekilmiş, ekili. )
- MEZRÛ'[Ar. < ZER | çoğ. MEZÂRİ'] ile MEZRÛ'[Ar. çoğ. MEZRÛÂT]
( Ziraat olunmuş, ekilmiş, çift sürülüp tohum atılmış. İLE Arşınla ölçülmüş olan. )
- MEZUN[Ar.]/GRADUATE[İng.] değil/yerine/= TÜLEK, BİTİRMİŞ
- MEZUN:
KENDİNİ KURTARACAK KADAR ile BAŞKASINI KURTARACAK KADAR
- MEZUN OLDUĞUMUZ ile/ve/değil/||/<> MEZUN ETTİĞİMİZ
- MEZUN[Ar.] değil/yerine/= YETKİLİ
- MEZUNİYET ile EMEKLİLİK
- MƏNZİL[Azr.] = DAİRE[Tr.]
- MF/MULTIORGAN FAILURE değil/yerine/= ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİ(ÇOY)
- MHC/MAJOR HISTOCOMPATIBILITY COMPLEX[İng.] değil/yerine/= BÜYÜK DOKU UYUMU BİLEŞİĞİ
- MHC SINIF I ile/||/<> MHC SINIF II
( MHC-I tüm çekirdekli gözeler, MHC-II antijen sunan gözeler )
( Formül: HLA-A ileB ileC (Sınıf I) İLE HLA-DR ileDQ ileDP (Sınıf II) )
- MHC-I İLE MHC-II İLE CROSS-PRESENTATION ile/||/<> ANTİJEN SUNUMU
( T hücre aktivasyon mekanizmaları. )
( Formül: Signal 1 + 2 → Aktivasyon )
- MHC-I İLE MHC-II İLE TCR ile/||/<> ANTİJEN SUNUMU
( İmmün tanıma molekülleri. )
( Formül: HLA-A İLE B İLE C (MHC-I) )
- MHD İLE KİNETİC İLE GYROKİNETİC ile/||/<> PLAZMA KURAMLERİ
( Farklı plazma modelleme yaklaşımları. )
( Formül: ∇×B = μ₀J + μ₀ε₀∂E/∂t )
- MHD ile/||/<> KİNETİK KURAM
( MHD akışkan yaklaşımı, kinetik parçacık dağılım fonksiyonu. )
( Formül: Makro İLE mikro )
- MHRS/CENTRAL HOSPITAL APPOİNTMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= MERKEZİ HASTANE RANDEVU DÜZENİ
- MI/MYOCARDIAL INFARCTION | MEDICAL INFORMATICS | MUTUAL INFORMATION[İng.] değil/yerine/= MİYOKART ENFARKTÜSÜ, KALP KRİZİ | TIP BİLİŞİMİ | KARŞILIKLI BİLGİ
- Mİ ile Mİ[İt.]
( Soru ek, ses uyumu kuralına uyarak, "mı, mu, mü" biçimlerine de girer. Sonuna getirildiği tümce ya da sözcüğe, söyleyiş biçimine, tonlamaya göre soru, şaşma, yadsıma anlamı katar. | Soru anlamıyla rica, emir tümceleri yapar. | Yinelenen iki sözcük arasında kullanılarak, sözcüğün anlamını pekiştirir. | Belirti geçmiş zamanlı bir tümce ile başka bir tümce arasında yer aldığında, birincisine koşul ya da neden, ikincisine de sonuç niteliği verir. İLE Gam dizisinde, re ile fa arasındaki ses ve bu sesi gösteren nota imi. )
- MİÂD[Ar. < VA'D çoğ. MEVÂİD]["MİYAD" değil!] değil/yerine/= SÜRECİNİ TAMAMLADI
- MİAD[Ar.] ile MÎÂD[Ar.]
( Mîdeler, kursaklar. İLE Belirtilen [yıpranma süresi] zaman ya da yer. | Bir şeyin yapılması için tanınan süre. )
- MIAMI ile ...
( Tatlı su. )
- ... MI BARİ? ile ... MI PEKİ?
- Mİ'BER[Ar.] ile Mİ'BER/E[Ar.]
( Suyu geçmeye yarayan, kayık, sal, köprü gibi şeyler. İLE İğne kabı/kutusu. )
- MİCDEL[Ar. çoğ. MECÂDİL] ile KÖŞK/LER, KASIR/LAR
- MICHAEL J. MAHONEY ve/||/<> ROBERT A. NEIMEYER
- MİCHAEL KATILMA ile/||/<> ROBİNSON ANÜLASYONU
( Michael 1,4-katılma α,β-doymamış, Robinson halka oluşumu. )
( Formül: Enolat + enon )
- MICHAEL REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= MİCHAEL REAKSİYONU
- MICHAELIS-MENTEN EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= MİCHAELİS-MENTEN EŞİTLİĞİ
- MİCHAELİS-MENTEN İLE HİLL İLE ALLOSTERİC ile/||/<> ENZİM KİNETİĞİ
( Enzim aktivite modelleri. )
( Formül: v = Vmax[S]/(Km + [S]) )
- MICHEAL REACTION[İng.] / RÉACTION DE MICHEAL[Fr.] / REACTION VON MICHEAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MİCHEAL TEPKİMESİ/REAKSİYONU
- MICHEL PARAMETER[İng.] / PARAMÈTRE DE MICHEL[Fr.] ile/değil/yerine/= MİCHEL DEĞİŞTİRGESİ
- MICHELSON INTERFEROMETER[İng.] / INTERFÉROMÈTRE DE MICHELSON[Fr.] / MICHELSON-INTERFEROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= MİCHELSON GİRİŞİMÖLÇERİ
- MICHELSON-MORLEY EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE MICHELSON-MORLEY[Fr.] / MICHELSON-MORLEY-EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= MİCHELSON-MORLEY DENEYİ
- MICHELSON ve/||/<> MORLEY
- MİCR-/MİCRO- ile/||/<>/>< MACR-/MACRO- ile/||/<>/>< MEG-/MEGA-/MEGAL-/MEGALO-/-MEGALGY
( Küçük. İLE/||/>< Büyüme, çok büyük. İLE/||/<> Büyük, büyüme, anormal derecede büyüme, geniş, genişlemiş, yüce. )
- MICROBE vs. VIRUS
- MİCROBİOME ENGİNEERİNG ile/||/<> PROBİOTİC THERAPY
( Microbiome engineering mikrobiyom kompozisyonunu sistematik düzenlerken İLE probiotic therapy faydalı bakteri takviyesi yapar )
( Formül: Microbial community design )
- MİCROREACTOR İLE CONTİNUOUS FLOW İLE DROPLET ile/||/<> AKIŞ KİMYASI
( Sürekli akış reaktör sistemleri. )
( Formül: Re < 100 (laminar) )
- MİCRORNA ile/||/<> LONG NON-CODİNG RNA
( MicroRNA kısa düzenleyici RNAyken, lncRNA uzun düzenleyici RNAdır )
( Formül: ~22 nükleotid )
- MICROWAVE CHEMISTRY ile/||/<> THERMAL CHEMISTRY
( Microwave chemistry mikrodalga enerjisiyle hızlı ısıtma yaparken İLE thermal chemistry konvansiyonel ısıtma yöntemleri kullanır )
( Formül: Dielectric heating )
- MİDDE[Ar.] ile Mİ'DE[Ar.]
( İrin, cerahat. İLE Mide, kursak. )
- MIDDLE vs. MIDST
- MIDDLE :/yerine ORTA
- MİDE ile/ve/değil/||/<> BAL MİDESİ/HUNYUN
( Arılar, balı ne sıçar, ne de kusar.
Bal, arıların topladığı nektarın özel bir işlemden geçmesiyle oluşur. İşleyiş şu biçimdedir:
- Nektar Toplama: Arılar, çiçeklerden nektarı emer ve bal midesi[hunyun] adı verilen özel bir kesede toplar.[Bu mide, sindirim midesinden ayrıdır.]
- Enzimlerle İşleme: Arılar, kovana dönerken, bu nektara enzimler ekleyerek kimyasal dönüşüm başlatır.
- Kovana Aktarma: Kovandaki işçi arılar, toplayıcı arıların getirdiği nektarı ağızdan ağıza aktararak işleme devam eder.
- Suyun Uçurulması: Nektarın içindeki fazla su, petek gözlerine yerleştirildikten sonra kanat çırparak buharlaştırılır. Böylece koyulaşarak bal durumuna gelir.
- Peteklerin Kapatılması: Olgunlaşan bal, balmumu ile kapatılır ve saklanır.
[Arıların kendi beslenmesi için topladığı bu sıvıya, insanın el koyması, çalması, tüketmesi, sömürmesi de gerekli ve zorunlu değildir!] )
- MİDE ile BÖRKENEK(İKİNCİ MİDE)(GEVİŞ GETİRENLERDE)
( RUMEN/PAUNCH vs. RETICULUM )
- MİDE ile/ve/değil EŞİK
- MİDE ve/<> KALP
( Kalbin, [sağlıklı/uygun] duruş açısı, 52°'dir. )
- MİDE ve/> MEDRESE
- MİDE ile MİDE SUYU
( GASTRIC vs. GASTRIC JUICE )
( معدي ile عصير معده )
( معدي ile عصير معده )
- MİDE ile MİDECİ/LİK ile MİDESİZ ile MİDE AĞZI ile MİDE FESADI ile MİDE KAPISI ile MİDE SPAZMI
- MİDE ve/<> TÜM ÖRGENLER
- MİDENİN BOŞ KALMASI/BIRAKILMASI ile/ve/<> ZİHNİN BOŞ KALMASI/BIRAKILMASI
( [olumlu/olumsuz biçimde] Gözlere yansır. İLE/VE/<> Sözlere yansır. )
(1996'dan beri)