Bugün[21 Ocak 2026]
itibarı ile 8.270 başlık/FaRk ile birlikte,
8.270 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(21/34)


- MİRASÇI değil/yerine/= KALITÇI


- MİRASÇI ile MİRASÇI VARSAYIMI ile MİRASÇI ile MİRASÇI OLMAYAN ile MİRAS

( HEIR vs. HEIR PRESUMPTIVE vs. HEIRESS vs. HEIRLESS vs. HEIRSHIP )

( ميراث بر ile ارث بر ile وارث ile وارث مقدر ile وارثه ile بي وراث ile وارث بودن )

( MYRAS BAR ile ERS BAR ile VARS ile VARS MOGHODAR ile وارثه ile BEY VARAS ile VARS BODAN )


- MİRASÇI ile MİRASÇI ile ELÇİLİK ile MİRAS BIRAKAN

( LEGATE vs. LEGATEE vs. LEGATION vs. LEGATOR )

( ارث ile نماينده تام الاختيار ile ميراث بر ile وزارت مختار ile ايلچي گري ile ميراث گذار ile مورث )

( ERS ile NAMAYNADEH TAM ALAKHTYAR ile MYRAS BAR ile VAZART MOKHTAR ile ايلچي گري ile MYRAS GOZAR ile MOORS )


- MİR'ÂT ile MİR'AT-I HAKÎKÎYE

( Ayna. | Ünlü bir çeşit lâle. İLE Hakikat aynası. )


- MİRGÜN YOLCU GEMİSİ :

( Emirgan'ın bir ismi de Mirgün'dü. Bu isme izafeten yolcu gemisine bu isim verildi. Bu gemi İstanbul'da Şirket - i Hayriye'nin Hasköy fabrikasında küçük bir yolcu gemisi olarak monte edildi. 16 net tonluk ve teknesi saçtandı. 15 beygir gücünde küçük bir buhar makinesi vardı, uskurluydu. 1881'de hizmete girdi. Sonraları römorkör olarak da kullanıldı. 1910'da hizmet dışı bırakıldı. Baca No.su 36 idi. )


- MİRGÛN ile EMİRGÂN

( EMİRGÂN )


- MİRİ KÂTİBİ değil/yerine/= YARGIÇ

( Osmanlı Devleti'nde, maliye ile halk arasındaki davalara bakan yargıç. )


- MİRİ ile/||/<> MİRÎ ARAZİ

( Hükümetin, hazinenin malı olan. İLE/||/<> Bu topraklar her türlü işletim hakkı devlete ait olan topraklardı. Bu topraklar, topraktan alınan verginin büyüklüğü ve hizmete göre çeşitli bölümlere ayrılmıştı. Miri toprak üzerinde yaşayan kişiler, bu toprakların asıl sahibi olmayıp, kiracı konumundaydılar. Osmanlı Devleti'nde Miri toprağın kullanım biçimi şu biçimde idi: Tımar sisteminde; bir kısım asker ve ya devlet görevlilerine belirli bölgelerde vergi kaynakları tahsis edilir, karşılık olarak da onlardan devlet görevlilerine belirli bölgelerde vergi kaynakları tahsis edilir, karşılık olarak da onlardan devlet için bir takım hizmetler beklenirdi. Miri Arazi de de; Osmanlı Devleti, bir toprağı fethettiğinde, ki bu toprağın hıristiyan toprağı ya da Müslüman toprağı olması önemli değildi, toprak boş bırakılmayıp ekilmek şartıyla eski sahiplerine verilir, bu topraklarda ziraat yoluyla elde edilne vergiler, direkt devlete değil de, o yerin geliri hizmet karşılığı kime verilmişse ona verilirdi. Toprağı boş bırakan, yani üretim yapmayan köylüden "çift bozan" vergisi alınır, eğer köylü toprağı üç yıl işlemeden bırakırsa, toprak elinden alınırdı. Miri toprakların en önemli bölümünü savaşlarda yararlılık gösteren kişilere verilen Zeamet ve tımarlar oluştururdu. Dirlik ismi verilen ve Osmanlı toprak yönetiminde genel adıyla tımar olarak bilinen bu topraklar, gelir açısından çoktan aza doğru; Has, Zeamet ve Tımar olarak sıralanırdı. )


- MIRIL MIRIL (MIRILDANMAK/LÂGT/MURMUR[İng. < Lat.])


- MIRILDAMAK ile/ve/||/<> FISILDAMAK


- MIRILDAMAK ile MIRILDANMAK ile MIRILDANABİLMEK


- MIRILTI ile MIRILTILI


- MIRIN-KIRIN (ETMEK)

( Sözü gevelemek, doğruyu söyleyememek. | Bir isteği kabul etmeme, nazlanma. )

( A'ZÂR-I URKUBİYYE )


- MİRKELÂM[Fars. (AMİR, BAŞ, BEY)MÎR-İ KELÂM] ile ...

( KONUŞMAYI/SÖZÜ/SOHBETİ BAŞLATAN, BAŞLATACAK OLAN, BAŞLATMASI BEKLENEN | GÜZEL, DÜZGÜN, ZARİF KONUŞAN )


- MİRKET ile/değil ÇİZGİLİ FİRAVUN FARESİ


- MIRLAMAK ile MIRLANMAK


- MİRMİROĞLU KÖŞKÜ :

( Büyükdere, Çayırbaşı Caddesi üzerinde olup deniz cephelidir. Yalının sahiplerinin soyadı ile anılmaktadır. 20. yy. başlarında inşâ edilen yalı; gazino, otel olarak kullanıldı. Büyükdere'nin önemli otellerinden Platon Oteli bu bina idi. )


- MİRNA İLE SİRNA İLE LNCRNA İLE CİRCRNA ile/||/<> NON-CODİNG RNA

( Kodlamayan RNA türleri. )

( Formül: 21-23 nt (miRNA) )


- MIRROR :/yerine AYNA


- MİRSÂD/MİRSAD[Ar. çoğ. MERÂSİD] ile MİRSÂT[Ar. çoğ. MERÂSÎ]

( Gözetme yeri. | İlk 3 sayısının başyazarı, Muallim Naci olan ve 26 Mart 1891'de yayımlanmış olan haftalık edebiyat dergisi. İLE Gemi demiri, lenger. )


- MIŞ GİBİ ile/ve/değil BİLE DEĞİL


- MIŞ GİBİ ile/ve GİZLİ


- ...MIŞ GİBİ ile/değil VARSAYMAK/ZANNETMEK


- MIS/MANAGEMENT INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= YÖNETİM BİLGİ DÜZENİ


- MİS[Azr.] = BAKIR[Tr.]


- MİS[Ar. < MİSK] ile MİS[Fars.]

( Hoş kokulu olan şey. İLE Bakır. )


- MİS ile MİSK ile MİSO ile MİSK OTU ile MİS ÜZÜMÜ ile MİS SABUNU


- MİSAFİR ETMEK değil/yerine/= KONUKLATMAK/KONUK ETMEK


- MİSÂFİR[< SEFER]:
bkz. MÜSÂFİR [aslı!] -<


- MİSAFİR/MİHMAN[Ar.] değil/yerine/= KONUK


- MİSAFİR ile MİSAFİR ODASI

( GUEST vs. GUEST ROOM )

( ميهمان ile مهمان ile ضيف ile مسکن گزيدن ile اطاق پذيرايي ile اتاق پذيرايي )

( MYCPEHMAN ile MOTEOMAN ile ضيف ile MOSKAN GOZYDAN ile OTAGH PAZYRAYY ile OTAGH PAZYRAYY )


- MİSAFİR ile/ve/<>/değil/>< MUKÎM[< KIYÂM]

( 72 saat boyunca ağırlanan kişi. İLE/VE/<>/DEĞİL/>< Oturan, ikâmet eden. | 72 saatten daha uzun süre kalan misafir/kişi. )


- MİSAFİR[Ar.]/MİHMÂN[Fars.] ile KONUK

( KONUK, MİSÂFİR )


- MİSAFİRHANE[Ar.] değil/yerine/= KONUKEVİ

( Resmî ya da özel kuruluşların kendi görevlilerinin yararlanması için yaptırdığı konut. )


- MİSAFİRHANE[Ar.] değil/yerine/= KONUKEVİ


- MİSAFİR/LİK ile MİSAFİR ODASI ile MİSAFİR SALONU


- MİSAFİRPERVER ile HASTANE ile MİSAFİRPERVERLİK ile HASTANEYE KALDIRILMA

( HOSPITABLE vs. HOSPITAL vs. HOSPITALITY vs. HOSPITALIZATION )

( غريب نواز ile در خانه باز ile درخانه باز ile مهمان نوازانه ile درمانکده ile بيمارستان ile دارالشفاء ile مريضخانه ile غريب نوازي ile غريب پروري ile دربيمارستان بستري )

( غريب نواز ile DAR KHANEH BAZ ile DARKHANEH BAZ ile MOTEOMAN NAVAZANEH ile DARMANKDEH ile BEYMARESTAN ile DAROLSHAFA ile مريضخانه ile غريب نوازي ile غريب پروري ile DARBYMARESTAN BASTERY )


- MİSAFİRPERVER değil/yerine/= KONUKSEVER


- MÎSÂK[Ar. < SEVK] ile MÎSÂK[Ar. < VÜSÛK | çoğ. MEVÂSÎK]

( Sürme, sevk etme. İLE Sözleşme, antlaşma, yemin. )


- MİSAL ile ANİ ile ANINDA ile ANİDEN

( INSTANCE vs. INSTANT vs. INSTANTANTLY vs. INSTANTLY )

( وهله ile ماه کنوني ile لحضه ile آني ile آنا ile در دم )

( VELLEH ile MAH KONONY ile LAHZEH ile ANY ile ANA ile DAR DAM )


- Mİ'SÂL[Ar.] ile MİSÂL[Ar. < EMSÎLE]

( Ucu uzun ağaç, gelberi. İLE Örnek. | Masal. | Düş/rüyâ. | Benzer, andırır. | Yalnızca ilk harfi[fâsı], harf-i illet olan sözcük.[VASL, VÂİZ, YÜMÜN, MEYSÛR vb.] )


- MİSÂL[Ar.] değil/yerine/= ÖRNEK

( ÖRNEK | MASAL | RÜYÂ, DÜŞ | BENZER, ANDIRIR )


- MİSÂL ile/>< SÂLİM

( İlk yazacı illet yazaçlarından biri olan sözcük. İLE/>< İçinde illet yazaçlarından [elif, vav, y e] biri bulunmayan sözcük. )


- MİSAL(İ) ile HESAB(I)


- MİSANTROP[Fars.]/MERDÜMGİRÎZ[Fars.] değil/yerine/= KİŞİLERDEN/İNSANDAN "KAÇAN"


- MİS'AR/MİS'ÂR[Ar. < MESÂİR] ile Mİ'SÂR/Mİ'SAR/Mİ'SARA[Ar.]

( Ateş küsküsü, ateş karıştırmaya yarayan demir. İLE Mengene. )


- MİSBÂH değil/yerine/= KANDİL, ÇERAĞ, SABAH GİBİ LÂTİF, AYDINLIK

( )


- MİSDİYAGNOZ/MİSDİAGNOSIS[İng.] değil/yerine/= YANLIŞ TANI


- MİSEL[Fr.]

( Koloit iyonlarında, molekül yığılmasından oluşan ve yalnız başına koloidin tüm niteliğini taşıdığı kabul edilen bölüm. )


- MİSEL İLE VEZİKÜL İLE EMÜLSİYON ile/||/<> KOLLOİD YAPILAR

( Surfaktant organize yapıları. )

( Formül: CMC: Kritik misel derişimi )


- MİSEL ile/||/<> VEZİÜL

( Misel tek tabakalı küre İLE veziül çift tabakalı kabarcık. )

( Formül: Surfaktan İLE lipit )


- MISER vs. STINGY


- MİŞFER/MEŞFER[çoğ. MEŞÂFİR] ile ...

( Devenin sarkık dudağı. )


- MIŞIL MIŞIL (UYUMAK)


- MİSİL ile MİSİLSİZ ile MİSİLLEME


- MİSİLLEME ile/ve/ne yazık ki/> SAVAŞ


- MISIR GEVREĞİ ile HUBUBAT

( CEREAL vs. CEREALS )

( گياهان گندمي ile غله ile حبوبات ile بقول ile بنشن )

( GYANPANAN GANDAMY ile GHALEH ile HEBOOBAT ile BAGHOL ile BONASHEN )


- MİTLER:
MISIR ile/ve/<> HİNT ile/ve/<> İBRÂNÎ ile/ve/<> YUNAN

( Varoluş'un öyküsünü anlatan/anlatır. İLE/VE/<> Gövdenin macerasını anlatan/anlatır. İLE/VE/<> Ruhun başına gelenleri anlatan/anlatır. İLE/VE/<> Aklın, aklî gelişimin ve akılsal ilke ile melekelerin öyküsünü anlatan/anlatır. )


- MISIR NİŞASTASI ile BUĞDAY NİŞASTASI

( CORN STARCH vs. WHEAT STARCH )


- MISIR PİRAMİDİ ile SÜMER PİRAMİDİ ile MAYA PİRAMİDİ


- MISIR PİRAMİTLERİ ile/ve/<> MAYA PİRAMİTLERİ[KUKULKAN/EL CASTILLO] ile/ve/<> BOLİVYA PİRAMİTLERİ

( PİRAMİT: Merkezdeki ateş. )

( Gize - Kahire - Mısır'da. İLE/VE/<> Chichen-Itza - Yucatán - Meksika'da. İLE/VE/<> Desaguadero'da. [La Paz'dan 70 km. Batı'da, Peru sınır geçişi olan yolu üzerinde.] )

( Keops [M.Ö. 2550], Mikerinos, Kefren [M.Ö. 2520], Sfenks, Sakkara [M.Ö. 2650], Maldum Snefru [M.Ö. 2000], Dahahur [M.Ö. 2600], Dahahur Snefru [M.Ö. 3000], Sakkara Pepi II [M.Ö. 2250]. İLE/VE/<> Uxmal Tapınağı ve Teotehuacan. İLE/VE/<> Tiahuanaco. )


- MISIR TAKVİMİ ile/ve/||/<> ÖMER HAYYAM TAKVİMİ

( En dakik takvimler. )


- MISIR YOLU ile/ve ÇİN YOLU

( Sanat tarihinin seçtiği yol. İLE/VE ... )


- MISIR ile ...

( KEM(KARANLIK) - NEFS[tasavvufta] )


- MISIR ile CİNMISIRI/CİNDARISI

( ... İLE Bir tür, ufak taneli mısır. )


- MISIR ile DARI

( Buğdaygillerden, gövdesi kalın, yaprakları büyük, boyu yaklaşık iki metre olabilen, eril çiçekleri tepede salkım durumunda, dişil çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir tarım bitkisi. | Bu bitkinin, koçan üzerindeki taneli ürünü. İLE Buğdaygillerden, tohumları, gereğinde buğday yerine gıda olarak kullanılan, kuraklığa dayanıklı bir bitki, akdarı. )

( ZEA MAYS cum PANICUM )


- MISIR ve/||/<> FASÜLYE ve/||/<> KABAK


- MISIR ile HEDİK

( ... İLE Kaynatılmış mısır. )


- MISIR ile/||/<> KARA MISIR


- MISIR ile/ve MEZOPOTAMYA


- MISIR ile MISIR AVCISI ile MISIR KOÇANI ile MISIR UNU ile MISIR YAĞI ile GELİNCİK ile BOYNUZLU ile KÖŞE ile KÖŞE KESİMİ ile TEMEL TAŞI ile ÇAPRAZ ile KORNİŞ

( CORN vs. CORN CHANDLER vs. CORN COB vs. CORN MEAL vs. CORN OIL vs. CORN ROSE vs. CORNEOUS vs. CORNER vs. CORNER CUT vs. CORNERSTONE vs. CORNERWISE vs. CORNICE )

( ميخچه ile ذرت ile بلال ile غله ile علاف ile چوب ذرت ile آرد ذرت ile روغن ذرت ile گل شقايق ile شاخ مانند ile نبشي ile سه کنج ile نبش ile گوش ile کنج ile گوشه ile بريدگي گوشه ile آجر نبش ile از گوشه ile شرفه )

( MYKHCHEH ile ZARAT ile BELAL ile GHALEH ile ALAF ile CHUB ZARAT ile ARD ZARAT ile ROGHEN ZARAT ile GOL SHGHAYGH ile SHAKH MANAND ile NABASHY ile SEH KONJ ile NABASH ile GUSH ile KONJ ile GUSHEH ile BARYDEGY GUSHEH ile AJER NABASH ile AZ GUSHEH ile شرفه )


- MISIR ile/değil SÜPÜRGE


- MISIRBİLİMCİ ile MISIR BİLİMİ

( EGYPTOLOGIST vs. EGYPTOLOGY )

( مصرشناس ile مصرشناسي )

( مصرشناس ile MASRASHENASY )


- MISIR'DA:
42 EYALET ile/ve/<> 42 TANRI


- MISIRLI EBUBEKİR RATİP YALISI :

( Yeniköy, İstinye yolu üzerindeki 253 kapı No.lu tarihi yalı sahibinin ismi ile anılmaktadır. 20. yy. başlarında yaptırılan yalının bir kısmı Jak Kamhi'ye ait olup, yalı 2.373 m² lik bir bahçe içinde olup deniz kenarındadır. )


- MISIRLI FUAT BEY/BALTACIOĞLU YALISI :

( Yeniköy Köybaşı üzerinde olan yalı 18. yy. yapılmıştır. 1982 - 1985 yıllar arasında büyük onarım gördü. Yalı bilahare sahip değiştirmiş ve Mısırlı İhsan Bey yalının sahibi olmuş. Yalı (1970 - 1980) Borankay ailesine geçti. Daha sonra da yalının sahibi Mustafa Özkan oldu. Yalı Mısırlı Fuat Paşa ve Baltacıoğlu Yalısı olarak isimleri ile bilinmektedir. )


- MISIRLI ile MISIR DOĞUMLU ile MISIR

( EGYPTIAN vs. EGYPTIAN-BORN vs. EGYPT )

( کشور مصر ile مصر ile مصري ile مصري الاصل )

( KESHOR MASR ile MASR ile مصري ile مصري الاصل )


- MISIR/LIK ile MISIRCI/LIK ile MISIRLI ile MISIR UNU ile MISIR ÖZÜ ile MISIR FULÜ ile MISIR YAĞI ile MISIR EKMEĞİ ile MISIR ANASONU ile MISIR BAKLASI ile MISIR KALBURU ile MISIR PÜSKÜLÜ ile MISIR TURNASI ile MISIR YASEMİNİ


- MİSK KEDİSİ ile MALABAR MİSK KEDİSİ

( ZEBÂD ile ZEBÂD-I MALABAR )


- MİSK KOKUSU ile/ve/değil/yerine DOST KOKUSU


- MİSK Ü AMBER değil/yerine/= MİS KOKULARI


- MİSKAL[Ar. çoğ. MESÂKÎL] ile MISKAL

( Yirmidört kıratlık bir ağırlık ölçüsü. [yüz arpa ağırlığındadır][ondört kırat, bir şer'î dirhemin karşılığıdır] | 1.43 dirhemlik ağırlık ölçüsü. İLE Parlatan, cilâlayan âlet. | İnce, zarif bir hatip. )


- MISKAL ile MISKALA


- MİSKE = GAZOZ


- MİSKET ile CİCOZ

( ... İLE Cam ya da toprak bilyelerle oynanan çocuk oyunu. | Bu oyundaki bilyelerin her biri. | [argo] Hiç yok. )


- MİSKET ile MİSKET OYUNU ile MİSKET ÜZÜMÜ ile MİSKET ELMASI ile MİSKET DOMATES


- MİSKET[Fr. < Ar.] ile MİSKET[Fr. < İt.] ile BİLYE[İt. < BIGLIA]

( Hoş kokulu meyveleri nitelemek için kullanılır. İLE Bomba ve şarapnellerin içinde bulunan kurşun ya da demir tanelerin adı. | Bilye. )


- MİSKET ile ZEYBEK

( ... İLE Özellikle Batı Anadolu efelerine verilen ad. | Efelere özgü, yerel oyun ve bu oyunun müziği. )


- MİSKİN ile KÜLKEDİSİ

( Çok uyuşuk olan kişi. | Hoş görülemeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen kişi. | Cüzzam hastalığına tutulmuş olan kişi. | Âciz, zavallı. İLE Çok üşüyen, ateşin yanından ayrılmayan kişi. | Uyuşuk, miskin kişi. | Sakin, yumuşak, uyumlu kişi. | Pasaklı, görgüsüz kadın. )


- MİSKİN[Ar.]/ERMEGÜ[dvnlgttrk] değil/yerine/= YOKSU

( Allah'ta yok olan, fenafillah. )


- MİSKİNLER TEKKESİ ile ...

( Karacaahmet'tedir. [1. ada] )


- MİSKİNLEŞMEK ile MİSKİN/LİK ile MİSKİNCE ile MİSKİN HASTALIĞI ile MİSKİNLER TEKKESİ


- MİSKİN/LİK ile/ve/<> BEZGİN/LİK


- MİSKOTU ile ...

( COMPOSITAE ARTEMISIALAXA[Lat.] = BİRİNCÂSF[Fars.] = MUGWORT[İng. Miskotu, koyunotu.] = ARMOISE[Fr. Miskotu, yabani karanfil.] = BEIFUSS[Alm.] )


- MİSL/MİSİL[Ar.] değil/yerine/= KAT

( Eş, benzer. | Miktar. | Kat. )


- MİSL ile ...

( Benzer, kat. | Mikdar. | Ön, yan, huzur. | Tekrarlanan bir sayının toplamı. )


- MİSL[Ar.] ile MESEL[Ar.]


- MİSL[Ar.] ile NAZÎR[Ar.]


- MİSL[Ar.] ile NİDD[Ar.]


- MİSL[Ar.] ile ŞEKL[Ar.]


- MİSLEYN[Ar.] ile MUTTEFİKAYN[Ar.]


- MİSLİ değil/yerine/= KATI

( Sayı, tartı ve ölçü ile belirlenebilen. )


- MİSMA'/MİSMAA[Ar. < SEM | çoğ. MESÂMİ'] ile MİSMÂR[Ar. çoğ. MESÂMÎR]

( Kulak. | Hastanın, kalbini, göğsünü ve ciğerlerini dinlemeye yarayan âlet, siteteskop. | Kulaklık. İLE Çivi, mıh. | Kazık. )


- MISMATCH[İng.] değil/yerine/= UYUMSUZLUK


- MISRA değil/yerine/= DİZE


- MISRA değil/yerine/= DİZE


- MISS :/yerine ÖZLEMEK, ISKALAMAK


- MISSILE :/yerine FÜZE


- MISSION :/yerine GÖREV


- MİSSİRUKOFO ile ...

( Sikasso - Mali'de yaşayan yerel halk. )


- mist.[Lat. < MISTURA] değil/yerine/= KARIŞIM, MİKSTÜR


- MISTAKE vs. ATTITUDE


- MISTAKE vs. BLANK/DEFICIT


- MISTAKE vs. DEFICIT


- MISTAKE vs. DESTRUCTION


- MISTAKE vs. "REVERSE"


- MISTAKE vs. SHAMEFUL


- MISTAKE vs. SIN


- MISTAKE :/yerine HATA


- MİSTİFİKASYON değil/yerine/= GİZEMLEŞTİRME


- MİSTİFİYE değil/yerine MİSTİKLEŞTİRME


- MİSTİİZİM değil MİSTİSİZM


- MİSTİK GİZLİLİK ile/değil/yerine EZOTERİK GİZLİLİK


- MİSTİK ile/ve AŞKIN


- MİSTİK ile BULANIK


- MİSTİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EZOTERİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FELSEFÎ

( Düzensiz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Düzenli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Sürekli. )

( Aktarılmayan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Aktarılan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Paylaşılan. )

( [Su bulmak üzere] Kuyu/artezyen kazan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yeraltındaki akarsuyu bulan/bilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Tüm suları, suların kaynağını sorgulayan/düşünen/arayan. )


- MİSTİK değil/yerine/= GİZEMCİ


- MİSTİK değil/yerine/= GİZEMLİ


- MİSTİK ile GNOSTİK

( Myster: Sır, Gizem. On: Kozmos, Varlık. Mysterion: Varlığın Gizemi. Mystic: Varlığın Gizemini Bilen )

( Gizemli. İLE İrfan Öğretisi(Hristiyan Gizemi olarak da geçer). )

( Mistik deneyim, gerçekliğin akıl-dışı ve doğrudan doğruya yaşanması demektir. )

( Mistik bilgi, hiçbir zaman salt gözlemle elde edilemeyen, ancak kişinin tüm benliğiyle olaya katılması sonucu yaşanan bilgi türüdür. )

( Mistik bilgiye ulaşmak demek, değişime uğramak ya da "bilmek", "değişmek" demektir. )

( MYSTIC vs. GNOSTIC )


- MİSTİK ile HİPNOTİK


- MİSTİK ile/ve MÂNEVÎ

( Aklımızın havalarını, arzu ve emellerini çıkarırsak, bu küre bizi kaldıramaz. )


- MİSTİK ile METAFİZİK


- MİSTİK değil/yerine TANIMLANAMAYAN ÖĞELER


- MİSTİK/LİK ile MİSKİN/LİK


- MİSTİSİZM ile/ve DOĞALLIK


- MİSTİSİZM değil/yerine/= GİZEMCİLİK


- MİSTİSİZM ile/ve HALK KÜLTÜRÜ


- MİSTİSİZM ile MİTOLOJİ


- MİSTİSİZM ve ŞİİR ve SANAT


- MİSTİSİZM ile SUFİZM


- MİSVÂK[Ar.] değil/yerine/= DİŞ FIRÇASI

( Ucu dövülüp fırça durumuna getirilen ve diş temizliğinde kullanılması, Müslümanlıkça sünnet olan bir tür ağaç çubuğu. )


- MİSYON[İng. < MISSION] değil/yerine/= EREK, BEKLENTİ, GENİŞ SORUMLULUK, ÖZ NİYET, ÖZ GÖREV


- MİT ile/ve KADER

( Kültürün alışkanlıklarımızdaki karşılığı. İLE/VE ... )


- MİT ile/ve KOLLEKTİF BİLİNÇALTI


- MİT ile/ve/<> KUTSAL/LIK


- MİT ile/ve/||/<>/> LEJANT

( ... @@ Zamanla biçim değiştirmiş tarih olayı. | Para ve madalyon gibi şeyler üzerindeki yazı. )


- MİT ile/ve/||/<> MASAL

( Evrenseldir. İLE/VE/||/<> Toplumsal öğeler egemendir. )

( Belirli ya da belirsiz bir zaman söz konusudur. İLE/VE/||/<> Zaman önemli değildir. )

( Olaylar, kısmen de olsa gerçeğe dayanır. İLE/VE/||/<> Olaylar düş ürünüdür. )

( Yer öğesi bazen gerçek, bazen de düşseldir. İLE/VE/||/<> Olaylar, düş ürünü yerlerde geçer. Ülkenin birinde geçmiş olması yeterlidir. )

( Bilgi vermeyi amaç edinmiştir. İLE/VE/||/<> Aktöre/ahlâk değerlerini öne çıkarır. Arkadaşlık, sadakat, vefâ gibi duygular, kavramlar öne çıkarılır. )


- MİT ile M.İ.T.

( ... İLE Milli İstihbarat Teşkilâtı. )


- MİT/MİTOS[Fr. < Yun.] ile/ve/||/<>/> MİTOLOJİ[Fr. < Yun.]/ESÂTÎR[Ar.]

( Tarih öncesine dayanan efsane. Dirimli öykü. Şiirsel felsefe. | Geleneksel olarak yayılan ya da toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren, tanrı, tanrıça, evrenin doğuşu ile ilgili imgesel, alegorik bir anlatımı olan halk öyküsü. İLE/VE/<>/> Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. | Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ilişkin mitlerin, efsanelerin tümü. )

( Antik Yunan'da Ksenophanes (M.Ö. 565-470), Homeros ve Hesiodos'un tanrısal mitos anlatımlarını eleştirmiş ve yadsımıştır. Bu eleştiri sonucunda mitler, din ve metafizikten arındırılmış ve bağımsız bir mitos öğretisi ortaya çıkmıştır. Ancak yaşamdan yansıtılarak oluşturulmuş mitoslar, bu kez, yaşamdan kopuk ansal kurgular biçimini almıştır. )

( Toplumların yaratıp yaşattığı mitler, geleneği yaşatmakla birlikte, özlem, umut ve beklentilerin yansıtıldığı bir geleceğin dünyası niteliğine de bürünmektedir. Bu tür mitler, gerçek yaşamın zorlukları karşısında bunalan bireylerin, özledikleri yaşamı kurmayı gelecek kuşaklara bıraktığı birtakım tasarımlar niteliğindedir. Bireysel olarak ele alındığında mitos dönemi, ana rahminden konuşmanın başlamasına kadar geçen ve bebeklik süreci olarak adlandırılan döneme karşılık gelmektedir. )

( Bir mit duygusal bağlılık yönünden içi boşaldığında masala dönüşür. Duyguları etkileme gücünü yitirir. Ansal yorumlama ile de kurgu biçimini alır. )

( Mit ilk önce metafiziksel kozmogoni ile aşılmıştır. Artık mitsel simgeler arasındaki anlamlı bağ (ritus) yerini düşünceler arasındaki anlam bağına, mantık'a(düşünbiçim) bırakmıştır. Metafiziksel kozmogoni bir yandan felsefi spekülasyon biçimini alırken öte yandan miti dine dönüştürmüştür. Dinsel mit ise "tarih bilinci" ile aşılmıştır. Kişinin varoluşu, tarihsel bilinç yoluyla, gerçek ve olgusal kavranışına yükselmiştir. )

( Paganist (putperest) mitler, kişinin karşısında eşyayı, doğa parçalarını ve hayvanları yüceltmiş ve kutsallaştırmıştır. Buna karşın imgesel (imgetapar, hayalperest) mitler, doğaüstü imgeleri kişinin karşısında yüceltmiş ve kutsallaştırmıştır. Aydınlanmaya temel oluşturan mitler ise, insan yaşamını ve özellikle insan aklının tutsaklıktan ve yanılsamadan kurtuluşunu simgelemiş olanlardır. Ezoterik okullar bu tür mitlerden yararlanmışlardır. )

( Yaşamdan yansıtılarak oluşturulmalarına karşın mitler tarihsel değildir. Bir başka deyişle, tarihsel bir zaman ve mekân göstermezler. Mitlerin zamanı ve mekânı aşkındır. Mitler okunduğunda ya da ritüel eşliğinde canlandırıldığında, kişi mitsel zaman ve mekâna geçer. Mite katılır ve onu coşkuyla yaşar. Tarihsel olaylar bir kere olur ve geri dönüşsüzdür. Oysa mitler, canlandırılıp yaşanabilir. )

( Günümüzde, psikolojide ortaya çıkan gelişmeler, insan davranışlarının arkasında simgesel (arketipal) bir altyapının etkin olduğunu ortaya çıkarttığı için, mitos yeniden önem kazanmıştır. Artık mitosa, bir zamanlar olmuş bitmiş fantastik masallar gözüyle bakılmamakta, aksine, yaşayıp gelen ve halen yaşamakta olan, insan davranışlarını etkileyen ve yaşamın anlamlandırılmasında etkinliği olan bir öğe gözüyle bakılmaktadır. )

( Mitosu, bireyin duygu ve hayal dünyasında oluşan, gelişen bir psişik gereksinim olarak ele aldığımızda, modern toplumların modern mitlerin halen önemini koruduğu anlaşılmaktadır. )

( Mitoloji, evrendeki(insandaki/doğadaki) kaderi araştırma işidir. )

( Mitoloji, kişinin bulunduğu yeri anlamlandırma işidir. )

( Mitler yazıldıklarından itibaren mit olmaktan çıkmaya başlamıştır. )

( Mitte tipoloji yoktur, arkeler vardır. )

( Mitler, düzyazıya döküldüğü anda doktrindir. )

( Sanatçıların hazinesi. İLE/VE/||/<>/> Filozofların hazinesi. )


- MİT ile/ve/değil PROPAGANDA ARACI


- MİT ile/ve/<> PUT/TOTEM

( Doğru düşünmeyi engeller. İLE/VE/<> Doğru inancı engeller. )


- MİT ile/ve/||/<> SAKLAMA


- MİT ile/ve TARİH ÖNCESİ


- MİT ve/||/<>/> ÜMİT


- MİTİK TANRI İNANCI ile/ve PSİKOLOJİK TANRI İNANCI ile/ve TEOLOJİK TANRI İNANCI

( Halkın. İLE/VE "Aydın"ların. İLE/VE Teslim olanların. )

( TAGALOA: Söylencelerindeki en yüce tanrı. )


- MİTİK ile/ve İLÂHÎ


- MİTİK ile/ve/<> YİTİK


- MİTİNG[İng. < MEETING] değil/yerine/= BULUŞMA/TOPLANTI

( Gösteri amacıyla ya da bir olaya dikkati çekmek için, genellikle açık yerlerde yapılan, herkesin katılabileceği toplantı. )


- MİTİNG ile MİTİNGCİ/LİK


- MİT/LER ile/ve DİN/LER


- MİTLEŞMEK ile MİTLEŞTİRMEK


- MİTOKONDRİ ile/ve/||/<>/< KLOROPLAST

( Gözelerde enerji üreten organel ve enerji üretim merkezi. İLE/VE/||/<>/< Bitki gözelerinde fotosentezi gerçekleştiren organel. )


- MİTOKONDRİ ile KLOROPLAST

( Gözenin enerji santrali olarak bilinen organeli. İLE Fotosentez için gerekli olan yeşil pigmentleri içeren organel. )


- MİTOKONDRİ ile/||/<> KLOROPLAST

( Mitokondri ATP üretir İLE kloroplast fotosentez yapar )

( Formül: Solunum İLE fotosentez )

( Lynn Margulis tarafından 1967 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1938-2011) (Ülke: ABD) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Endosimbiyotik teori) )


- MİTOKONDRİ değil/yerine/= ÜRETGEN


- MİTOKONDRİYAL DNA ile/ve/||/<> NÜKLEER DNA

( Anneden. İLE/VE/||/<> Babadan. | Göze çekirdeğinde bulunan ve iki ebeveynden de alınan genetik kalıtım. )

( Hem kız, hem erkek çocuğa X kromozomunu taşır. İLE/VE/||/<> Sadece erkek çocuğa Y kromozomunu taşır. )


- MİTOKONDRİYAL SOLUNUM ile GÖZESEL SOLUNUM

( Mitokondrilerde gerçekleşen ve besinlerden enerji üretilen bir süreç. İLE Tüm canlı gözelerinde gerçekleşen ve besinlerden enerji üretilen genel bir süreç. )


- MİTOLOJİ İLE İLGİLENMEK/UĞRAŞMAK ile/değil/yerine MİT(LER)'İ DENEYİMLEMEK

( Bilmek. İLE/DEĞİL/YERİNE Anlamak. )


- MİTOLOJİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> FELSEFE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "GERÇEK ÖTESİ/POST TRUTH"

( [yerini ...]
Din aldı. @@ Felsefe aldı. @@ Bilim aldı. @@ "Gerçek ötesi" aldı. @@ ... )


- MİTOLOJİ ile/ve EFSANE ile/ve DESTAN

( İnsan ile insanüstü arasındaki ilişkileri konu alan anlatı. İLE/VE İnsanüstü varolanların yapıp-etmelerini konu alan anlatı. İLE/VE Bir kişinin olağanüstü kahramanlıklarını konu kılan anlatı. )

( Efsaneler varlık üzerine soru sorarak aşılır. )


- MİTOLOJİ ve HERMETİZM


- MİTOLOJİ ve/> KOZMOGONİ ve/> ASTRONOMİ


- DİN:
MİTOLOJİK ile/ve/||/<> PSİKOLOJİK ile/ve/||/<> TEOLOJİK

( Alt seviyede. İLE/VE/||/<> Orta seviyede. İLE/VE/||/<> Üst/ileri seviyede. )


- MİTOS ile/ve/||/<>/> EPOS ile/ve/||/<>/> LOGOS


- FELSEFE:
MİTOS ile/ve/||/<>/> LOGOS

( Eleştirilmez. İLE/VE/||/<>/> Eleştiriye açıktır. )


- MİTOS ile/||/<> LOGOS

( Efsanevi düşünceden rasyonel düşünceye geçiş )

( Thales tarafından -600 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-624--546) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Matematik, Astronomi, Felsefe) (Önemli katkıları: Geometri teoremleri, Su arkhe teorisi) )


- MİTOSİS İLE MEİOSİS İLE BİNARY FİSSION ile/||/<> HÜCRE BÖLÜNMESİ

( Farklı hücre çoğalma yolları. )

( Formül: 2n → n (meioz) )


- MİTOSİS ile MEİOSİS

( Göze bölünmesi sonucunda oluşan iki yavru gözenin ana göze ile aynı sayıda kromozoma sahip olduğu bölünme türüdür. İLE Eşeysel gözelerin oluştuğu bölünme türüdür ve yavru gözeler ana gözenin yarısı kadar kromozoma sahip olur. )


- MİTOS/LAR PAGAN/LIK


- MİTOZ[Fr. < AMITOSE]/KARYOKİNEZ[Fr. < CARYOCINESE] ile AMİTOZ[Fr. < AMITOSE]

( Çok gözeli canlılarda gözenin belirli evrelerden geçerek çoğalması. İLE Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde göze bölünmesi yoluyla olan çoğalma. )


- MİTOZ BÖLÜNME:
HAYVAN GÖZESİNDE/HÜCRESİNDE ile/ve/||/<> BİTKİ GÖZESİNDE/HÜCRESİNDE

( image )


- MİTOZ BÖLÜNMEDE:
PROFAZ[BAŞLANGICI > PROFAZ SONU] ile/ve/<>/> METAFAZ ile/ve/<>/> ANAFAZ ile/ve/<>/> TELOFAZ

( image )


- MİTOZ/MITOSIS[İng.] değil/yerine/= EŞEYSİZ BÖLÜNME


- MİTOZ ile MAYOZ

( Mitoz, gövde gözelerinin bölünme süreci. İLE Mayoz, üreme gözelerinin bölünme süreci. )


- MİTOZ ile/||/<> MAYOZ/MEİOZ

( Mitoz vücut göze bölünmesi (2n→2n) İLE mayoz üreme gözesi (2n→n) )

( Formül: 2 hücre İLE 4 gamet )

( Walther Flemming tarafından 1882 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1843-1905) (Ülke: Almanya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Mitoz, kromatin) )


- MİTRAL ile MİTRAL DARLIĞI ile MİTRAL HÜCRELER ile MİTRAL KAPAKÇIĞI ile MİTRAL YETERSİZLİK


- Mİ'VEL[çoğ. MAÂVİL] ile ...

( Taşları, kayaları parçalamaya yarayan sivri kazma, külünk. )


- MIX vs. CONFUSE


- MIX :/yerine KARIŞTIRMAK


- MIXTURE :/yerine KARIŞIM


- MIXTURES vs./and COMPOSITIONS


- MİYALJİ ile/||/<> ARTRALJİ

( Kas ağrısı. İLE/||/<> Eklem ağrısı. )


- MİYÂR ile MİHEKK/MİHENK/MEHENK

( Değerli madenlerde, yasanın istediği ağırlık, saflık ve değer deresini gösteren ölçü. | Ölçüt, ölçü. | [kimya] Ayraç. İLE Altın ya da gümüşün ayarını anlamaya yarayan taş. | Birinin, değerini, ahlâkını anlamaya yarayan şey, ölçü, araç. )


- MİYAVLAMAK ile MİYAVLATMAK ile MİYAV


- MİYAZ[Fr. < Yun.]

( Sinek kurtçuklarının, insanda ve hayvanlarda ortaya çıkardığı bozukluk. )


- MİYELİN KILIF ile/||/<> ÇIPLAK AKSON

( Miyelin sıçramalı hızlı ~100m/s, çıplak sürekli yavaş ~1m/s. )

( Formül: Ranvier İLE sürekli )


- MİYELİN KILIF ile/||/<> RANVİER BOĞUMU

( Miyelin yalıtkan, Ranvier iletken bölge )

( Formül: Schwann/Oligodendrosit İLE Na⁺ kanal yoğunluğu )


- MİYELİN ile/||/<> MİYELİNSİZ

( Miyelin izolasyon hızlı İLE miyelinsiz yavaş. )

( Formül: Insulated İLE continuous )


- MİYELİN ile/||/<> RANVİER BOĞUMU

( Miyelin yalıtkan kılıf, Ranvier iletim noktasıdır )

( Formül: Yalıtım İLE atlama noktası )


- MİYELINİZASYON/MYELINIZATION[İng.] değil/yerine/= SİNİR KILIFLANMASI


- MIYMINTI/LIK ile MİSKİN/LİK[Ar.]

( Kişinin sabrını tüketecek derecede yavaş ve mızmızca iş gören. İLE Çok uyuşuk olan. | Hoş görülmeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen. | Âciz, zavallı. | Cüzzam hastalığına tutulmuş olan. )


- MİYOKARD ENFARKTÜSÜ ile/||/<> ANGİNA PEKTORİS

( Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kalp krizi. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının geçici olarak azalması sonucu oluşan göğüs ağrısı. )


- MİYOKARD ENFARKTÜSÜ ile/||/<> ANGİNA PEKTORİS

( Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kalp krizi. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının geçici olarak azalması sonucu oluşan göğüs ağrısı. )


- MİYOKARDİT ile/||/<> ENDOKARDİT

( Kalp kasının yangılanması. İLE/||/<> Kalp iç zarının yangılanması. )


- MİYOKARDİT ile/||/<> PERİKARDİT

( Kalp kasının yangılanması. İLE/||/<> Kalp zarının yangılanması. )


- SEKTE-İ KALP[Ar.]/MİYOKART ENFARKTÜSÜ/MYOCARDIAL INFARCTION[İng.] değil/yerine/= KALP KRİZİ


- MİYOKART[Fr.] değil/yerine/= YÜREK KASI


- MİYOM ile POLİP

( Rahimdeki iyi huylu ur/lar. İLE Sindirim kanalı boşluğu içinde görülen iyi huylu doku kabarıklığı. )

( Her dört kadından birinde bulunmaktadır. [Dünyada, en çok 45 kg.'ya kadar olanı da görülmüştür.] İLE Bazı hallerde kansere dönüşebilir. Kalınbağırsakta daha sık olur. [Teşhis ve tedavisi endoskopi yöntemiyle yapılan, çıkarılarak kanserleşme tehlikesi önlenen polipler, tüm sindirim kanalı boyunca, en çok bağırsaklarda rastlanan lezyonlar olarak kabul edilir.] )

( Rahimde, her ay oluşabilen ve fakat atılan, 2 cm.lik, olağan fizyolojik kistlerden korkulmaması gerekmektedir. İLE ... )


- MİYOP" (YÜZLÜ) ile/değil MİNYON (YÜZLÜ)


- MİYOZ ile MİTOZ

( Eşeysel gözelerin bölünmesi süreci. İLE Gövde gözelerinin bölünmesi süreci. )


- MIZ MIZ (ETMEK)


- -MİZ = BİZ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- MİZA ile MİZAH ile MİZAN ile MİZAÇ ile MİZAHLI ile MİZAHÇI/LIK ile MİZAÇLI ile MİZAHSIZ ile MİZAÇSIZ


- MİZÂC ile/ve/<>/> BÜNYE ile/ve/<>/> DİMAĞ


- MİZAÇ ile/ve/||/<> İMTİZAÇ ile/ve/||/<> İSTİDÂD


- MİZAÇ ve/<>/>/< İTİDAL


- MİZAÇ(HASLET) ile/ve KARAKTER

( Doğuştan gelen özellikler. İLE/VE Sonradan oluşan kişisel özellikler. )

( Kişiler, iyi öğrenciler gibi, karakterlerini, açıklıkla ve devamlılıkla geliştirmelidir. )

( ĞARîZİTU'T-TAB ile/ve MUKTESEBETUN TUTBE' LEHA )

( TEMPERAMENT/DISPOSITION vs./and CHARACTER )


- MİZÂC ile/ve/<> MEŞREB

( 12 çeşit. İLE/VE/<> 36 çeşit. )


- MİZÂC-I VAKTE VÂKIF OLMAK ve/||/<> KEYFİYET-İ HÂLE ÂRİF OLMAK


- Mİ'ZÂD/Mİ'ZED[Ar.] ile MÎZÂD[Ar.]

( Ağaç budama bıçağı. | Kolçak, pazvant. İLE Sevinç, neşe/sürûr. )


- MİZAH [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- MİZACI ile/değil MİZAHI


- MİZAH ile/ve FIKRA


- MÎZAH değil MİZAH


- MİZAH ile MİZAHİ ile MİZAHÇI ile MİZAHSIZ ile ESPRİLİ ile ESPRİLİ BİR ŞEKİLDE ile KOMİKLİK

( HUMOR vs. HUMORAL vs. HUMORIST vs. HUMORLESS vs. HUMOROUS vs. HUMOROUSLY vs. HUMOROUSNESS )

( خلط ile لطيفه ile خلطي ile لطيفهگو ile فکاهي نويس ile لطيفه گو ile بي مزاح ile شوخي آميز ile ظريف ile فکاهي ile خوش مزه ile بشوخي ile شوخ طبعي )

( KHALT ile LATYFAH ile خلطي ile LATYFANPEHGO ile FEKAHY NOYS ile LATYFAH GO ile BEY MOZAH ile SHOOKHY AMYZ ile ZARYFE ile فکاهي ile KHOSH MAZEH ile بشوخي ile SHOOKH TABY )


- MİZÂH[Ar.] ile MUCÛN[Ar.]


- MİZAN el-HİKME ile/ve MİZAN el-HİKME ile/ve MİZAN el-HİKME

( Genel felsefe kitaplarının adı olarak bu ad kullanılır. İLE/VE İlm-i mantık'ın başka bir adıdır. Pek çok mantık kitabı bu adı taşır. İLE/VE Abdurrahman Hazinî'nin eserinin adıdır. Eser, çekim ve cisimlerin özgül ağırlıklarından bahseder. Modern döneme kadar konuyla ilgili en önemli çalışmadır. İngilizce çevirisi de vardır. )


- MİZAN[Ar. < VEZN] ile/ve/||/<>/>/< İZAN[Ar.]

( Ölçü. | Sağlama. [matematik] | Bir tüccarın, ticari durumunu, işinin genel sonucunu gösteren, belirli zamanlarda yaptığı hesap özeti. İLE/VE/||/<>/>/< Anlayış, anlama yeteneği. )


- MİZAN[< VEZN] ile/ve NİZAM

( Farkta cem, cemde fark. | Terazi, ölçü aleti, tartı, ölçek. | Adâlet ve eşitlik. | Akıl, idrak. | Şeriat. | Hesap özeti. İLE/VE Düzen. )


- MİZAN ile/ve USÛL/YÖNTEM


- MİZANA[İt.] değil/yerine/= ARKA DİREK

( Üç ya da daha çok direği bulunan yelkenli gemilerde, arka direk. )


- MİZANPAJ ile MİZANPAJLI ile MİZANPAJSIZ


- MİZANPAJ[Fr.] değil/yerine/= SAYFA DÜZENİ


- MİZANSEN[Ar.] değil/yerine/= DÜZENTİ/KURGU


- MİZANTROP ile MİZANTROPİ


- Mİ'ZER[Ar. < MEÂZİR] ile MİZHER[Ar. < MEZÂHİR]

( Peştemal, futa. İLE Ut. )


- MİZER ile FUTA[Ar.]

( ... İLE İpek peştemal. )


- MIZIKA SESİ ile/ve AKORDİYON/AKORDEON SESİ


- MIZIKA ile/||/<> AĞIZ KOPUZU


- MIZIKA ile MIZIKACI/LIK ile MIZIKALI


- MIZIKA[İt.] ile/ve/değil/<> HAMUS

( Bando. | Armonika. İLE/VE/DEĞİL/<> Yakutistan'da, Şamanlar'ın çaldığı mızıka. )


- MIZIKALAR'I


- MIZIKÇI/LIK değil/yerine/= OYUNBOZAN/LIK

( Çeşitli nedenlerle oyunu bozan, yenilgiyi kabul etmeyen, kolayca darılan kişi. )


- MIZIMAK ile MIZIKLANMAK ile MIZIKÇI/LIK


- MİZMÂR ile ...

( OBUA )


- MIZMIZLANMAK ile MIZMIZLAŞMAK ile MIZMIZ/LIK ile MIZMIZCA


- MIZMIZLANMAK ile SIZLANMAK


- MIZMIZ/LIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> BASKIN/LIK / BASKICI/LIK


- MIZMIZ/LIK (FELSEFE) ile/değil/yerine FELSEFE


- [Ar.] MIZRAK ile HARBE

( Uzun saplı ve sivri demir uclu silah. İLE Kısa mızrak. | Harbi. )