HA'dan HU'ya ilk iki yazacı aynı olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 3.148 başlık/FaRk ile birlikte,
3.148 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(8/14)
- HARD RUBBER[İng.] ile/değil/yerine/= SERT KAUÇUK
- HARD vs. TIGHT
- HARD WATER[İng.] / HARTES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= SERT SU
- HARD X-RAYS[İng.] / HARTE X-STRAHLEN, HARTE RÖNTGEN STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SERT X-IŞINLARI
- HARD-SOFT ACİD-BASE ile/||/<> HSAB KURAMSİ
( Asit ve bazların sınıflandırılması. )
( Formül: Hard-Hard > Hard-Soft )
- HARD[Ar.] ile KASD[Ar.]
- HARD :/yerine ZOR, SERT
- HARDAL[Ar.] ile HARDALA[Ar.]
( Sofrada kullanılan. İLE Hardal tanesi. )
- HARDAL/LIK ile HARDALLI ile HARDALSIZ ile HARDAL GAZI ile HARDAL RENGİ ile HARDAL YAKISI
- HARDAL ile AKHARDAL
( Turpgillerden, deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu, tıpta kullanılan, tadı acı bir bitki. | Bu tohumun toz durumuna getirilmiş ya da sirke ile karıştırarak yapılmış macunu. İLE Hekimlikte, iç sürdürücü olarak kullanılan hardal türlerinden biri. )
( BARASSICA ALBA cum SINAPIS ALBA )
- HARDENING[İng.] / DURCISSEMENT[Fr.] / VERHÄRTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERTLEŞTİRME
- HARDLY :/yerine NEREDEYSE HİÇ
- HARDNESS OF WATER[İng.] / DURETE EAU[Fr.] / WASSER HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SERTLİĞİ
- HARDNESS[İng.] / DUETÉ[Fr.] / HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERTLİK
- HARDWARE[İng.] ile/değil/yerine/= BİLGİSAYAR DONANIMI
- HARDY SPACE ile/||/<> BERGMAN SPACE
( Hardy H^p boundary değer, Bergman L² area measure. )
( Formül: Boundary İLE area integrability )
- HARDY-RAMANUJAN ile/||/<> ERDŐS-KO-RADO
( H-R asimptotik formül, E-K-R kombinatorik set. )
( Formül: Partisyon İLE intersection )
- HARDY-WEİNBERG İLE WRİGHT-FİSHER İLE MORAN ile/||/<> POPÜLASYON GENETİĞİ MODELLERİ
( Popülasyon genetiğinde kullanılan farklı matematiksel modeller. )
( Formül: p² + 2pq + q² = 1 )
( G.H. Hardy tarafından 1908 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1877-1947) (Ülke: İngiltere) (Alan: biyoloji) )
- HARDY-WEİNBERG ile/||/<> EVRİM
( H-W denge sabit, evrim değişim. )
( Formül: Equilibrium İLE change )
( G.H. Hardy tarafından 1908 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1877-1947) (Ülke: İngiltere) (Alan: biyoloji) )
- HARE'S HYDROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= HARE SIVIÖLÇERİ
- HARE[Ar.]/MENEVİŞ[Fars.] değil/yerine/= DALGIR
( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. | Terementi ağacının tohumu. )
- HAREKAT değil/yerine/= EYLEMGE
- HAREKELEMEK ile HAREKETLENMEK ile HAREKETLENDİRMEK ile HAREKE ile HAREKET ile HAREKELİ ile HAREKESİZ ile HAREKETLİ/LİK ile HAREKETSİZ/LİK ile HAREKET DAİRESİ ile HAREKET NOKTASI ile HAREKET HASTALIĞI
- HAREKET DURUMUNDAKİ TEK BUZUL:
PERITO MORENO
( Dünyanın, hareket halindeki tek buzulu olan bu buzul, adını, Patagonya'da uzun süre bilimsel çalışmalar yapan, Şili-Arjantin sınırının da çizilmesine yardımcı olan, ancak bu buzulu hiç görememiş olan Francisio Moreno'dan almıştır. [Buzullar, genellikle yükseklerde (Tibet, Himalaya gibi) ya da Kutup'a çok yakın enlemlerde (Grönland, Alaska, Antartika gibi) oluşur. Bu durumda, iki etmen de bulunmamaktadır. Bu buzulu, bol kar, rüzgâr ve nem ortaya çıkarmıştır.] )
( 257 km² yüzeye, 34 km. uzunluğa ve 4 km. genişliğe sahiptir. Gölle buluştuğu noktada yüksekliği 60 m.[su altında 100 m. daha | gölden 6 km. geride ise 400 m.] )
( Her gün 1-2 cm. ilerleyen buzulun hacminde pek bir azalma olmadığı belirtiliyor. )
- HAREKET DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> DOLAŞIM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SOLUNUM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SİNİR DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SİNDİRİM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> BOŞALTIM DÜZENİ/SİSTEMİ
( Kemikler, eklemler ve kaslar. İLE/VE/||/<> Kalp, damar, kan. İLE/VE/||/<> Solunum yolu ve akciğerler. İLE/VE/||/<>. İLE/VE/||/<> Beyin, beyincik, omurilik, omurilik soğanı. İLE/VE/||/<> Dil ve dişler, yemek borusu, mide, karaciğer, safra kesesi, pankreas, bağırsaklar. İLE/VE/||/<> Böbrek, sidik/idrar kesesi, sidik/idrar kanalları. )
( Zehirlenmelerde genel belirtiler:
Sindirim sistemi bozuklukları: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal.
Sinir sistemi bozuklukları: Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, hareketlerde uyumsuzluk.
Solunum sistemi bozuklukları: Soluk darlığı, morarma, solunum durması.
Dolaşım sistemi bozuklukları: Nabız bozukluğu, kalp durması.
)
- HAREKET EDEN ŞEY ile HAREKET ETMESİ BAKIMINDAN ŞEY
- HAREKET EDEN/ETTİREN ile/ve DEĞİŞEN
( Bir cismin belirli konumlarda belirli aralıklarda bulunması. İLE/VE ... )
( * Hareket nedir? * Şey nedir? * İlke nedir? * Aralarındaki ilişki nedir? İLE/VE Değişenin bilgisi elde edilebilen şey değildir, kesin olarak elde edilemez. )
( ACTIVATOR vs./and ALTERATION )
- HAREKET ETMEK değil/yerine/= DAVRANMAK
- HAREKET ETMEK değil/yerine/= DEVİNMEK/KIMILDA(N)MAK/KIPIRDA(N)MAK
- HAREKET ETMEK değil/yerine/= YOLA GİTMEK/YOLA ÇIKMAK
- HAREKET ETTİRİLMEK değil/yerine/= DEVİNDİRİLMEK/KIMILDATILMAK/KIPIRDATILMAK
- HAREKET ETTİRMEK değil/yerine/= DEVİNDİRMEK/KIMILDATMAK/KIPIRDATMAK
- HAREKET-İ MÜSTAKÎME ile HAREKET-İ UFKİYE ile HAREKET-İ MENKÛSE
- HAREKET-İ SEYYÂLE[Osm.] / FLUID DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES FLUIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLAR DİNAMİĞİ/DEVİNİMİ
- HAREKET:
CEVHER'DE ile NİCELİK'TE ile NİTELİK'TE ile MEKÂN'DA
- HAREKET:
DOĞAL ile/ve/||/<> ZORLAMALI
- HAREKET:
GÖRELİ ile/ve/<> BAĞIL
- HAREKET:
NESNENİN/DURANIN, KENDİNİ BULUNDUĞU DURUMDAN/NOKTADAN OLUMSUZLAMASI/DIŞARI ÇIKARMASI ile/ve/||/<>/> YENİDEN OLUMLAMASI/YAPILANMASI
- HAREKET:
NOKTA ve/<> HAT ve/<> SATIH/YÜZEY ve/<> HACİM/CİSİM
- HAREKET:
SABİT HIZLA DÜZ ÇİZGİDE ile DAİRESEL
- HAREKET'İN:
NEDEN'İ ile/ve NASIL'I
- HAREKET'TE:
İŞÂRÂT-I HİSSİYE ile/ve MAKSADÜ'L HAREKET
- HAREKET'TE:
YER DEĞİŞTİRMEK değil KENDİ İÇİNDE DEĞİŞMEK
- HAREKET" ile/ve "NUMARA"
- HAREKET[Ar.] ile IZDIRÂB[Ar.]
- HAREKET[Ar.] ile NUKLE[Ar.]
- HAREKET/AKSİYON değil/yerine/= DEVİM/DEVİNİM
- HAREKET/DEVİM ile/ve ETKİNLİK/DEVİNİM
( MOVEMENT vs./and ACTION )
- HAREKET ile/ve/||/<>/>< (HAREKETİN) TERS YÖN(ÜN)DE(Kİ) HAREKET
- HAREKET ile/ve ARDIŞIKLIK
- HAREKET ile/ve/||/<> BAĞIL HAREKET/HIZ
- HAREKET ile/ve BELİRLEYİCİLİK
( MOVEMENT vs./and DETERMINATION )
- HAREKET ile/ve BELİRSİZLİK
( MOVEMENT vs./and INDEFINITENESS )
- HAREKET ve/<> BEREKET
( Varoluşu sağlar. VE/<> Varoluşun sürekliliğini sağlar. )
- HAREKET ve/<> BİÇİM ve/<> UZAM
- HAREKET ve/<> DİNGİNLİK
- HAREKET ile/ve DİRİLİK
- HAREKET ile/ve/||/<> DUYGU
( MOTION vs./and/||/<> EMOTION )
- HAREKET ve/||/<> DUYGULANIM ve/||/<> BENZETME
( İki kişi arasındaki tüm ilişkilerde ve temelinde, anne ile çocuğun ilişkisinde, yerli yerinde ve yeterince bulunması gerekenler... )
- HAREKET ile/ve ETKİLEŞİM
- HAREKET ile/ve ETKİNLİK
( Hareket, tamamlanmamış etkinlik; etkinlik ise tamamlanmış harekettir. )
( Geçmiş-Şimdi-Gelecek'in bütünlüğü. )
( MOVEMENT vs./and ACTIVITY )
- HAREKET ile EYLEM
( MOVEMENT vs./and/||/<>/> ACTION )
- HAREKET ve/> EYLEM ve/> YAŞAM ve/> BİLİNÇ
( HAREKET: Bil-kuvve olanın, bil-fiil olması için gerekli çaba. )
( MOVEMENT and/> ACTION and/> LIFE and/> CONSCIOUSNESS )
- HAREKET ile/ve FİİL
- HAREKET ve/||/<>/>/< HAKİKAT
- HAREKET ve/= HAKK
- HAREKET ile/ve/değil/||/<>/> HARARET
- HAREKET ile HAREKÂT
- HAREKET ile/ve HAREKETİN AMACI
( MOVEMENT vs./and THE AIM OF THE MOVEMENT )
- HAREKET ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK
- HAREKET ile/ve HİKMET
- HAREKET ile/ve İMAR
( MOVEMENT vs./and TO IMPROVE )
- HAREKET ile İNTİKAL
( MOVEMENT/MOTION vs. TRANSITION )
- HAREKET ve KEMÂL/SINIR
( Her hareket, kemâline erer/sonlanır. )
- HAREKET ile/ve/değil KESİNTİSİZLİK
- HAREKET ile/ve KIMILDAMA
- HAREKET ile KIPIRTI
- HAREKET ile/ve KUVVET
( MOVEMENT vs./and POWER )
- HAREKET ve NESNE
( MOVEMENT and MATTER )
- HAREKET ve OLUŞ ve YOKOLUŞ
- HAREKET ve SABİTLİK
( MOVEMENT and CONSTANCY )
- HAREKET ile SES ile KONUŞMA
( MOVEMENT vs. VOICE vs. SPEECH/TO TALK )
- HAREKET ile/ve ŞEY
( Çırpıntı ve su ayrı değildir. Bizi suyun var oluşundan haberdar eden de o çırpıntıdır. )
( vs./and/||/<> THING )
- HAREKET ile/ve SINIRLILIK
- HAREKET ve/<> SÜKÛN
( Kendi halini/yerini bulmak/bulmaya çalışmak. VE/<> Tamamlanma. )
( Hareket, sükûn ister. VE/<> Sükûn/et, hareketin ademidir/yokluğudur. )
( Kasların, harekete; zihnin, sükûna gereksinimi vardır. )
( Özde, hareket aranmaz/"bulunmaz". )
( DOĞA: Hareketin yasalarının bilimi. )
( HAREKET: Doğal yerinde bulunmama. )
- HAREKET ve/> SÜREKLİLİK
( MOVEMENT/MOTION and/> CONTINUITY )
- HAREKET ile/ve SÜRÜKLENME
( MOVEMENT vs./and TO DRAG )
- HAREKET ile/ve/<> TELÂŞ
- HAREKET ve/> TİN/PSİŞE ve/> ZEKÂ
( Değiştirir. VE/> Birleştirir. VE/> Dönüştürür. )
( Alterates. AND/> Combines. AND/> Tranforms. )
( MOVEMENT and/> PSYCHE and/> INTELLIGENCE )
- HAREKET ve/> ÜMİT/UMUT
( MOVEMENT and/> HOPE )
- HAREKET ile/ve/||/<> UYUMLULAŞTIRILMIŞ HAREKET
- HAREKET ile/ve/değil YER DEĞİŞTİRME(İNTİKAL)
( Basit düzeydeki zihinlerde, hareket, yer değiştirme olarak yorumlanır. )
- HAREKET ve/> YÖN
( Hareketin başladığı andan itibaren yön oluşmaya başlar. )
( Hareketin, yöne gereksinimi vardır. )
( Yön, İbni Sinâ'nın tüm kitapları, ayrı ayrı ve başlı başına bir bölümdür. )
( MOVEMENT and/> DIRECTION )
- HAREKETİ-İ İRÂDİYE ile İRÂDE-İ AKLİYE
( Hayvan/da. İLE İnsan'da. )
- HAREKETİN KAYNAĞI ile BİLGİNİN KAYNAĞI
- HAREKETİN SÜREKLİLİĞİ:
DOĞADA ile/ve/<> YAŞAMDA
( Sürekli oluşum. İLE/VE/<> Sürekli insanlaşma. )
( Yaşamdaki temeddün, doğadaki tekevvün'ün devamıdır. [ve bunun da sonsal amacı, kişinin, daha da insanlaşarak, olgunluğa/kemâle ermesidir.] )
( DOĞA: Hareket ile sükûnun ilkesi. )
( TEKEVVÜN ile/ve/<> TEMEDDÜN )
- HAREKETİN:
KAYNAĞI ile/ve/||/<>/> SÜREKLİLİĞİ
- HAREKETLİ/LİK ile/ve/<> ETKİN/LİK
- HAREKETSİZ DİRENİŞ ile/ve/||/<> SESSİZ ÇIĞLIK
- HAREKETSİZ ile HAREKETSİZLİK ile HAREKETSİZ KILMAK
( IMMOBILE vs. IMMOBILITY vs. IMMOBILIZE )
( غير متحرک ile جنبش ناپذير ile بي جنبشي ile سکون ile بي حرکتي ile بي بسيج کردن )
( GHYR MOTAHRAK ile JONBASH NAPAZYR ile BEY JONBASHY ile SEKON ile BEY HARKATY ile BEY BESYJ KARDAN )
- HAREKETSİZLİK ve/||/<>/> ÇÜRÜME
- HAREKETTE YETENEK:
ÖNGÖRÜLEBİLİR ile/ve/||/<> ÖNGÖRÜLEMEYEN
- HAREM DAİRESİ ile/ve HAREM DAİRESİ
( HAREM-İ HÜMÂYÛN: Sultan'ın Harem'i. )
( Topkapı Sarayı'nda. İLE/VE Dolmabahçe Sarayı'nda. )
( İkinci ve üçüncü bahçelerin solunda. [1588] İLE/VE Pembe Salon. )
( 259 oda, 46 tuvalet, 12 sandık odası, 8 hamam, 4 mutfak, 6 kiler bulunmaktadır. [6720 m2] İLE/VE ... )
- HAREM[Ar.] ile HAREM[Ar.]
( Herkesin girmesine izin verilmeyen, saygıdeğer ve kutsal yer. | Hac zamanında ihrâma girilen yerden itibaren Kâbe'ye doğru olan bölüm. | Önceleri, saraylarda ve büyük konaklarda bulunan hanımlar dairesi. | Nikâhlı hanım, zevce. İLE "mefâilün"den "me"yi atarak "fâilün" sözcüğünü "mef'ûlün"e çevirme. )
- HAREM/LİK ile HAREM AĞASI ile HAREM KAHYASI ile HAREM SELAMLIK
- HAREM ile/||/<> HAREM-İ HÜMÂYUN ile/||/<> HATUN ile/||/<> MELİKA ile/||/<> KARİN ile/||/<> KURENA ile/||/<> VALİDE SULTAN
( Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan yer. İLE/||/<> Topkapı Sarayı'nın harem dairesine verilen ad. İLE/||/<> Yüksek makamdaki kadınlara ve hakan eşlerine verilen ad. İLE/||/<> Padişah karısı. İLE/||/<> Padişah yakınlarına ve emrinde bulunanlara verilen ad. İLE/||/<> Padişaha yakın olan görevliler, mabeyinciler. İLE/||/<> Padişahın annesine verilen ad. )
- HAREM ile/ve/<> HAREMEYN
( EHLİ DIŞINDA GİRMESİ YASAK OLAN YER ile/ve/<> MEKKE İLE MEDÎNE-İ MÜNEVVERE [MÜSLÜMAN OLMAYANLAR GİREMEZ )
- HAREM ile MAKSÛRE
( Herkesin girmesine izin verilmeyen, saygıdeğer ve kutsal yer. | Hac zamanında ihrâma girilen yerden itibaren Kâbe'ye doğru olan bölüm. | Önceleri, saraylarda ve büyük konaklarda bulunan hanımlar dairesi. | Nikâhlı hanım, zevce. İLE Camilerde, parmaklıklarla çevrilmiş yer. | Bir evin, yabancıların girmesine izin verilmeyen bölümü. )
- HAREMLİK-SELÂMLIK değil HAREM-SELÂMLIK
( SELÂMLIK: Saray, köşk ya da konkalarda, erkeklerin bulunduğu ve erkek konukların alındığı bölüm. | Osmanlı sultanlarının, Cuma namazını kılmaları için camiye giderken yapılan tören. )
- HARESCHES ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HARE AREOMETRESİ
- HARF (KULLANIMI) ile/ve RAKAM (KULLANIMI)
( Sürekli nicelik ve süreksiz nicelik farkını karşılayabilmeye yarar. )
( Rakamların, değerlerle karışmamasını da sağlar. )
( NAKŞ ETMEK )
( Türk abecesinde en yüksek dereceye sahip olan yani en sık kullanılan yazaçlar, A, E, İ, N, R, L; üst-orta derecede olanlar, I, D, K, M; alt-orta derecede olanlar, U, Y, T, S, B, O; düşük dereceli olanlar, Ü, Ş, Z, G, Ç, H, Ğ, V, C, Ö, P, F, J'dir.
Gazete köşe yazıları ve 9 yazara ait 37 kitaptan elde edilmiş, 11 milyon karakterden oluşan 13.4 MB boyutundaki metin seti üzerinden elde edilmiş Türkçe yazaçlara ait kullanım sıklıkları aşağıdaki adreste belirtilmiştir.
Türk abecesindeki yazaçların kullanım sıklıkları )
( İngilizce'de:
E T A O I N S H R D L C U M W F G Y P B V K J X Q Z
Almanca'da:
E N I S R A T D H U L G C O M W B F K Z Ü V P Ö Ä ß J Y X Q
İspanyolca'da:
E A O S R N I D L C T U M P B G V Y Q H F Z J X W K
Fransızca'da:
E S A I T N R U L O D C P M É V Q F B G H J À X Y È Ê Z W Ç Ù K Î Œ Ï Ë
Çekçe'de:
O E A N T I V L S R D K U P Í M C H Á Z Y J B Ř Ě É Č Ž Ý Š Ů G F Ú Ň W Ď Ó X Ť (Q) (časopis, 2500 besed)
Lehçe'de:
A I E O N Z W S C R Y T K D P M J U L Ł G B H Ą Ę Ó Ź Ś Ć Ń F Ż X V (Q) (časopis, 11.000 besed)
Rusça'da:
О Е А И Н Т С В Л Р К Д М П У Ы Я Г Б З Ч Й Х Ж Ш Ю Ц Щ Э Ф Ё (Solženicin, 86.000 besed)
О Е А И Н Т С Р В Л К М Д П У Ы Я Г З Б Ч Й Ж Х Ю Ш Ц Щ Э Ф Ё (časopis 25.000 besed) )
( FaRkLaR Kılavuzu'ndaki sözcüklerin yazaçlara göre kayıt oranı )
- HARF ABECESİ ile/ve/||/<>/< HECE ABECESİ
- HARF-İ MUKATTA -ile
( AYN SİN KAF )
- HARF-KEŞ[Ar.] ile HARF-ZEN[Ar.]
( Yazı yazan, çizgi çeken. | Saçmasapan konuşup can sıkan. İLE Çalçene, geveze. )
- HARF[Ar.] değil/yerine/= İMCE/İMLEÇ/YAZAÇ/TANIK/KIMSA
- HARF[Ar.] yerine KIMSA/YAZAÇ/İMCE
- HARF ile/ve/<> ANTROPOMORF HARF
( ... İLE/VE/<> İnsan yüzü biçiminde büyük harf. [Bu harfleri, özellikle VIII. - XI. yy.lar arasında, minyatürcüler kullanmışlardır.] )
- HARF ile/ve/<>/> HECE ile/ve/<>/> CÜZ ile/ve/<>/> TEFİLE ile/ve/<>/> VEZİN ile/ve/<>/> BAHRİ
- HARF ile/ve/<>/> SESLEM/HECE
( HARF ile/ve el-MAKTA )
- HARFİYAT değil HAFRİYAT
( ... DEĞİL Toprağı kazma, kazı. )
- HARFLER
( Rüyada görülenin Arapça'daki kelime karşılığının ilk harfine göre )
( Elif: Mertebesi yüce olan kişiye delâlet eder.
Be: Rahat ve mutlu olan kişiye delâlet eder.
Te: İstediğini elde etmeye delâlet eder.
Se: Yardım göreceğine delâlet eder.
Cim: Düşmana galip gelmeye delâlet eder.
Ha: Ululuğa yetişmeye delâlet eder.
Hı: Murâdına erişmeye delâlet eder.
Dâl: İsteklerine kolayca erişmeye delâlet eder.
Zel: Çok mal kazanmaya delâlet eder.
Rı: Mal ve ünvan kazanmaya delâlet eder.
Ze: Dininin ve inancının kuvvetli olduğuna delâlet eder.
Sin: Korkudan emin olmaya delâlet eder.
Şın: Yaptığına pişmân olmaya delâlet eder.
Sad: İlminin çoğalmasına delâlet eder.
Dâd: Çok mal elde etmeye delâlet eder.
Tı: Düşmanlarına galip olmaya delâlet eder.
Zı: Gariplere acımaya delâlet eder.
Ayn: Gönlün karışık bir halde olmasına delâlet eder.
Gayn: Kendine zulmettiğine delâlet eder.
Fe: Düşmana karşı yardımcı bulmaya delâlet eder.
Kaf: Ünvan sahibi ve zengin olmaya, isteklerine kavuşmaya delâlet eder.
Kef: Bir haber almaya delâlet eder.
Lâm: Korktuğundan emin olmaya delâlet eder.
Mim: Muradına erişmeye delâlet eder.
Nûn: Üzülmeye delâlet eder.
Vâv: Gereksinimini elde etmeye delâlet eder.
He: Her yerde üzüntü içinde olmaya delâlet eder.
Lâmelif Ye: Namazı ve itâatı çok olmaya delâlet eder. )
- HARFLER:
"SICAK" ile/ve/+/||/<> "SOĞUK"
( Sağ. İLE/VE/+/||/<> Sol. )
( 14 harf. İLE/VE/+/||/<> 14 harf. )
- HARFLER:
MUHKEM ile/ve/||/<> MUKATTA
- HARFLER'DE:
ARAP ile/ve İBRÂNÎ
( Ayn, Ba, Cim, Dad, Dal, Elif, Fa, Gayın, Ha, Kaf, Kha, Lam, Mim, Nun, Ra, Sat, Sin, Şın, Ta, Tha, Vav, Ya, Za, Zay İLE/VE He, Kapt, Koph, Lamedh, Mem, Neth, Nun, Pe, Resh, Sadhe, Shin, Sin, Tav, Teth, Vav, Yodh, Zayın )
- HARFLERİN BİT DEĞERİ:
8 ile/ve/||/<>/> 16
( A/a, B/b, C/c, D/d, E/e, F/f, G/g, H/h, I/i, J/j, K/k, L/l, M/m, N/n, O/o, P/p, R/r, S/s, T/t, U/u, V/v, Y/y, Z/z
İLE/VE/||/<>/>
Ç/ç, Ğ/ğ, İ/ı, Ö/ö, Ş/ş, Ü/ü )
- HARÎ[Ar.] ile HÂRÎ[Ar.]
( Lâyık, müstahak. İLE Horluk, hakirlik. )
- HARİ ile/ve/||/<> HAR
( Dişil. İLE/VE/||/<> Eril. )
- HÂRİB[Ar.] ile HARÎB[Ar.] ile HÂRİB[Ar. < HARÂB]
( Kaçan, firar eden. İLE Yağma olunmuş, soyulmuş, talan edilmiş. İLE Yıkan, harâb eden. | Haydut, yol kesen. )
- HARİÇ TUTULABİLİR ile HARİÇ TUTMAK ile HARİÇ
( EXCLUDABLE vs. EXCLUDE vs. EXCLUDING )
( محروم کردني ile مستثني کردن ile به جز )
( MAHROM KARDANY ile MOSTESNY KARDAN ile BAH JAZ )
- HÂRİC-İ KISMET değil/yerine/= BÖLÜM
- HARİÇ:
FARAZÎ ile AYNÎ
- HARİÇ:
FARAZÎ ile ZİHNÎ
- HÂRİC[Ar.] ile HÂRİC[Ar.] ile HARÎC[Ar.]
( Dış, dışarı. | Dışarı çıkan, dışarıda, dışta. | Hiç ilgisi olmayan kişi. İLE Suçlu, günah işlemiş. İLE Dar, ensiz. | Kuşatılmış. )
- HARİÇ/MÜSTESNA değil/yerine/= DIŞINDA/-DEN BAŞKA
- HARİÇ değil/yerine/= DIŞINDA
- HARİÇ ile HARİÇ ile İSTİSNA ile İSTİSNAİ ile OLAĞANÜSTÜ
( EXCEPT vs. EXCEPT FOR vs. EXCEPTION vs. EXCEPTIONABLE vs. EXCEPTIONAL )
( جز ile استثناء کردن ile به جز ile غير از ile باستثناي ile بغيراز ile استثنا ile استثناء ile مستني ile اعتراض پذير ile مستثني ile استثنايي ile فوقالعاده )
( JAZ ile ESTESNA KARDAN ile BAH JAZ ile GHYR AZ ile باستثناي ile بغيراز ile ESTESNA ile ESTESNA ile مستني ile ETERAZ PAZYR ile MOSTESNY ile ESTESNAYY ile FOGHALEADEH )
- HARİCEN[Ar.] değil/yerine/= DIŞARIDAN/DIŞTAN
- HARICEN/EXTERNAL[İng.] değil/yerine/= DIŞTAN
- HARİCÎ ile/ve AYNÎ
( EXTERNAL vs./and ... )
- HARİCİ değil/yerine/= DIŞ
- HARİCİ ile DIŞ DUYU ile HARİCİ KULLANIM ile DIŞSALLIK ile DIŞSALLAŞTIRMAK
( EXTERNAL vs. EXTERNAL SENSE vs. EXTERNAL USE vs. EXTERNALITY vs. EXTERNALIZE )
( ظاهري ile بيروني ile مشعر ile استعمال خارجي ile وقوع درخارج ile وجود خارجي ile احوال ظاهري ile ظاهري ساختن )
( ZANPARY ile BEYRONY ile MOSHER ile استعمال خارجي ile VAGHU DARKHARJ ile VOJUD KHARJY ile AHVAL ZANPARY ile ZANPARY SAKHTAN )
- HARİCİ ile/||/<> HARİCİYE
( Dış, dışarıdaki. | İslâm tarihinde, ne Hz. Ali'nin, ne de Muaviye'nin tarafında olanlara verilen ad. İLE Dışişleri (Bakanlığı). )
- HÂRİCÎ ile/ve ZİHNÎ ile/ve LİSÂNÎ ile/ve LUGÂVÎ/KİTÂBÎ
- HARICİYE/GENERAL SURGERY[İng.] değil/yerine/= GENEL CERRAHİ
- HARİCİYE ile HARİCİYECİ/LİK ile HARİCİYE NAZIRI
- HÂRİD[Ar.] ile HARÎD[Ar.] ile HARÎD[Ar.]
( Öfkeli, hiddetli, kızgın. İLE Tek, ayrı. İLE Satın alma. )
- HARIDVAR ve/> GANGAMAYA ve/> GANJ
- HÂRİF[Ar.] ile HARÎF[Ar. < HİRFET] ile HARÎF
( Yemiş toplayan. İLE Meslektaş, sanat arkadaşı. | Herif, adi ve bayağı adam.| Teklifsiz dost. İLE Sonbahar, güz. )
- HARÎK[Ar.] ile CAHÎM[Ar.] ile NÂR[Ar.] ile SA'ÎR[Ar.]
- HÂRIK[Ar.] ile HÂRIK[Ar.]
( Yırtıcı, yırtan. İLE Yakan, yakıcı. | Yanan, tutuşmuş. )
- HARÎK[Ar.] ile HARÎK[Ar.]
( Yangın, ateş. İLE Hadım. )
- HARÎKA[Ar.] ile HÂRİKA[Ar. < HAVÂRIK] ile HÂRİKA[Ar.]
( Bulamaç, yulaf vs. lapası. | Acı, sızı. İLE Olanakların üstünde olup kişide hayret uyandıran. İLE Ateş, od. )
- HARİKA değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜLÜK
- HARİKA ile/ve/||/<> ŞAHİKA
- HARİKULADE/HARİKA değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜ/EŞİ GÖRÜLMEMİŞ
- HARİKULÂDE ve/<> MÛCİZE
- HARIL HARIL ile HALDIR HALDIR (ÇALIŞMAK)
- HARÎM[Ar.] ile HARÎM[Ar.]
( Saygısız, çekinmez, kayıtsız. İLE Biri için kutsal olan şeyler. | Harem dairesi, harem. | Evin içi gibi başkasına kapalı olan yer. | Bir evin civârı. | Avlu. | Ortak, şerîk. | Hacıların, hac zamanında büründükleri örtü. )
- HARİM[Ar.] değil/yerine KUTSAL
( Girilmesi, yabancıya yasak olan, kutsal tutulan, korunulan yer. )
- HARIN ile KULAN/TARPAN
( Huysuz at. İLE Yabani at. )
( HERGELE: Yabani at sürüsü. )
( ... cum EQUUS GMELINI )
- HARING CELL[İng.] ile/değil/yerine/= HARİNG PİLİ
- HARING-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HARİNG GÖZESİ/HÜCRESİ
- HARÎRÎ/HARÎRİYYE[Ar.] ile Harîriyye[Ar.]
( İpekle ilgili, ipekten yapılmış. İpek gibi yumuşak. | Güzel sanatlarda kullanılan ve Semerkand'da ipekten yapılan bir kâğıt cinsi. İLE Seyyit Ahmet-ür-Rufâî tarafından kurulan Rufâiyye tarikatının şubelerinden biri.[kurucusu: Ebü-l-Hasan Aliy-ül-Harîrî'dir.] )
- HÂRİS[Ar. < HARS] ile HÂRİS[Ar. < HİRÂSET] ile HÂRİS ile HARÎS[Ar. < HIRS] ile HÂRİŞ[Fars.]
( Çiftçi, ekinci, harâset eden. İLE Bekçi, gözcü, koruyan, koruyucu, muhâfız. İLE Son derece hırslı olan. İLE Hırslı, tamahkâr, bir şeye çok düşkün, gereğinden fazla istekli. İLE Kaşıma, kaşınma. )
- HÂRİS ile HÂRİS[< HİRÂSET] ile HARÎS[< HIRS]
- HARİTA[Ar.] ÇİZMEK değil/yerine/= ÇİZİNÇ ÇIKARMAK
- HARİTA[Ar.] değil/yerine/= ÇİZİNÇ
- HARİTA/CILIK ile HALÎTA/CILIK / ALAŞIM/CILIK
(
)
- HARİTA/LIK ile HARİTACI/LIK
- HARİTALAR ile/ve/<> KROKİ
( ... İLE/VE/||/<> Bir konu ya da nesnenin başlıca özelliklerini yansıtacak biçimde hazırlanmış taslağı. )
( ATLAS: Haritaları birarada bulunduran. [XVII. yüzyıldan beri bu tanım kullanılmaktadır] | Yunan mitolojisinde dünyayı omuzları üzerinde taşıyan Tanrı. )
( MAP vs./and SKETCH )
- HARİTA ile/ve/||/<>/> ATLAS
- HARİTA ile/||/<> COĞRAFYA
( Tabula Rogeriana, ortaçağ dünya haritası )
( İdrisi tarafından 1154 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1100-1165) (Ülke: Sicilya) (Önemli katkıları: Dünya haritası, coğrafya kitabı) )
( Cihannüma, dünya coğrafyası ansiklopedisi
Kâtip Çelebi tarafından 1648 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1609-1657) (Ülke: Osmanlı) (Önemli katkıları: Cihannüma, coğrafya ve haritacılık) )
- HARİTA ile/||/<> DENİZCİLİK
( Amerika kıtasını gösteren dünya haritası )
( Piri Reis tarafından 1513 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1465-1553) (Ülke: Osmanlı) (Önemli katkıları: Dünya haritası, Kitab-ı Bahriye denizcilik ansiklopedisi) )
- HARİTA ile/ve/<> PLANÇETE[Fr. < Yun.]
( ... İLE/VE/<> Harita çıkarmaya yarayan bir aygıt. )
- HARİTASI/REÇETESİ/MATEMATİĞİ" ile/ve/||/<> ÖLÇÜSÜ
- HARÎZ[Ar.] ile HARÎZ[Ar.]
( Güçsüz, tâkatsiz. İLE Saklanmış, hıfzolunmuş. )
- HARK[Ar.] ile HARK[Ar.]
( Yarıp yırtma, yırtılma. | Su akacak yarık, ark. İLE Yakma. )
- HARKER-KASPER INEQUALITIES[İng.] / INÉGALITÉS DE HARKER-KASPER[Fr.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİKLERİ
- HARKER-KASPER-UNGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİĞİ
- HARKINS RULE[İng.] / RÈGLE D'HARKINS[Fr.] / HARKINS-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKİNS KURALI
- HARLAMAK ile HARLATMAK ile HARLAK
- HARMAN[Fars.] ile/ve/<>/> BADAS
( Tahıl demetlerinin üzerinden döven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. | Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. | Birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir bileşim oluşturma işi. İLE/VE/<>/> Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü. )
- HARMANİ(YE)/PELERİN[Fr.] ile/değil/<> PARKA[İng.]
( Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir çeşit üstlük. İLE/DEĞİL/<> Genellikle, askerin, açık hava eğitimi ve manevra sırasında, kaput yerine giydiği, soğuğa karşı koruyucu bir çeşit üstlük. )
- HARMANİ/YE, PELERİN değil/yerine ÜST GİYSİSİ
( Gövdeyi saran, kolsuz ve bazen kukuletalı bir çeşit üst giysisi. )
- HARMANLAMAK ile HARMANLANMAK ile HARMANLATMAK ile HARMAN/LIK ile HARMANİ ile HARMANCI/LIK ile HARMAN SONU ile HARMAN YERİ
- HARMONIC ANALYSER[İng.] / HARMONISCHER ANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK ÇÖZÜMLEYİCİ
- HARMONIC DISTORTION[İng.] / DÉFORMATION HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE VERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK BOZULMA
- HARMONIC FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK FREKANS
- HARMONİC İLE TİMBRE İLE TEMPERAMENT ile/||/<> MÜZİK KURAMSİ
( Sesin müzikal özellikleri. )
( Formül: f = 440 × 2^(n/12) Hz )
- HARMONIC OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR HARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK SALINGAÇ
- HARMONIC[İng.] / HARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK
- HARMONİK ile ARMONİKA ile HARMONİKLER ile UYUMLU ile ARMONİST ile UYUM ile UYUMLU HALE GETİRMEK ile UYUM
( HARMONIC vs. HARMONICA vs. HARMONICS vs. HARMONIOUS vs. HARMONIST vs. HARMONIUM vs. HARMONIZE vs. HARMONY )
( موزون ile هارمونيک ile ساز دهني ile سازدهني ile همسازها ile همساز ile موسيقي دان ile گارمن ile هم آهنگ شدن ile متناسب بودن ile موافق کردن ile همسازي ile توازن ile هارموني ile هم آهنگي ile همگيني )
( MOZON ile CPEHARMONYK ile SAZ DAHANY ile SAZDEHANY ile همسازها ile NPAMSAZ ile MOSYGHY DAN ile GARMAN ile NPAM AHANG SHODAN ile MOTENASB BODAN ile MOVAFEGH KARDAN ile NPAMSAZY ile TAVAZAN ile CPEHARMONY ile NPAM AHANGY ile CPEHMGYNEY )
- HARMONISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUMLU
- HARMONISCHER OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK SALINICI
- HARMONY vs. APPROPRIATENESS
- HARMONY vs. BEAUTY
- HARMONY vs./and RESONANCE
- HARMONY vs./and SYNCHRONIZATION
- HARMONY[İng.] / CONSONANCE[Fr.] / HARMONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUM
- HARP/CENK değil/yerine/= SAVAŞ
- HARP ile/ve/değil MUHAREBE
( Bütünü. İLE/VE/DEĞİL Çarpışma. )
- HARR[Ar. çoğ. HARÛR] ile HÂRR/E[Ar.]
( Sıcaklık, sıcak, harâret. İLE Kızgın, sıcak, yakıcı, harâretli. )
- HARRIS FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARRIS[Fr.] / HARRIS-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARRİS AKIŞI
- HARS[Ar.] ile KEZİB[Ar.]
- HARTAMA değil/yerine/= PEDAVRA
- HARTMANN FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN AKIŞI
- HARTMANN FORMULA[İng.] / FORMULE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN FORMÜLÜ
- HARTMANN NUMBER[İng.] / NOMBRE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN SAYISI
- HARTREE UNITS[İng.] / UNITÉS DE HARTREE[Fr.] / HARTREE-EINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE BİRİMLERİ
- HARTREE-FOCK APPROXIMATION[İng.] / APPROXIMATION D'HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YAKLAŞIMI
- HARTREE-FOCK METHOD[İng.] / MÉTHODE DE HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YÖNTEMİ
- HARTREE-FOCK-NÄHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YAKLAŞIKLIĞI
- HARTREE[İng.] / HARTREE[Fr.] / HARTREE[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE
- Hârûn[Ar.] ile HARÛN[Ar.]
( Musa peygamberin büyük kardeşi.[AARON] | Bağdad halifelerinden Hârûn-ür-Reşîd. İLE Harın, ilerleyecek yerde duran ya da geri giden hayvan. | Sokak kedilerinin en büyüğü. )
- HARUR KIYMETİ[Osm.] / CALORIFIC VALUE, HEATING VALUE[İng.] / VALEUR CALORIFIQUE, POUVOIR CALORIFIQUE[Fr.] / HEIZWERT/KALORIENWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALORİ DEĞERİ
- HARURÎ[Osm.] / THERMAL[İng.] / THERMIQUE[Fr.] / THERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL
- HARVESTING[İng.] değil/yerine/= ELDE EDİM
- HAS BİLLUR[Osm.] / CRISTAL IDÉAL[Fr.] / IDEALER KRISTALL, IDEALES KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL KRİSTAL
- HAS GOT QUESTION vs. HAS GOT ANSWER
( Child. vs. Adult. )
- HAŞ(I)R-NEŞ(İ)R OLMAK ile YAKINLIK
- HAS/MAHSUS[Ar.] değil/yerine/= ÖZE/ÖZGÜ
( Bir cinste ya da bireyde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde ya da bireyde rastlanılmayan. )
- HAS/MAHSUS/TİPİK değil/yerine/= ÖZGÜ
- HAS ile HASA ile HAS UN ile HASILI
- HAS değil/yerine/= SOM
- HAŞA ile HÂŞÂ
( Kalın kumaş parçası. İLE Asla. )
- HAŞA ile HAŞAT/LIK
- HAŞÂHİŞ[Ar. < HAŞHÂŞ] ile HAŞÂİŞ/HAŞÂYİŞ[Ar. < HAŞÎŞ]
( Haşhaşlar. | Gelincikgillerden, kapsüllerinden, afyon, tohumlarından da yağ çıkarılan bitki. İLE Kuru otlar. )
( PAPAVER SOMNIFERUM cum ... )
- HASÂİS[Ar. < HÂSSİYYET] ile HASÂİS[Ar. < HASÎSE]
( Bir şeye, birine özgü/has olan nitelikler/keyfiyetler. İLE Kötü, fenâ, alçak huylar/tabiatlar. )
- HASAN EFENDİ (HACI) ÇEŞMESİ :
( Yeniköy'de cami yakınında sokak içerisinde ve su terazinin altında bulunduğu "İstanbul Çeşmeleri" kitabında kaydedilen bu çeşme bulunamamıştır. )
- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :
( Altunkum'da ki bahçeli gazinoda bulunduğu (H.1347, M.1928) "İstanbul Çeşmeleri" kitabında belirtilen bu çeşme bulunamamıştır. Bu çeşmenin kitabesinde şöyle yazıyormuş: Sahib - ül hayrat Kapudan - ı derya Cezayirli/Gazi Hasan Paşa Çeşmesi". Bu çeşmenin üzerinde ayrıca bir de onarım kitabesi bulunuyormuş bu kitabede de şöyle yazıyormuş: Marmoloz (Mavramoloz) Dalyan Çeşmesi" (3 Mayıs 1928). )
- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :
( Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesidir. Yenimahalle Karakütük Caddesi üzerinde ve çarşı içinde, meydana girince sağ köşe başındadır. Hasan Paşa (Kaptan Gazi) tarafından (H.1199, M.1784) yılında yaptırılmış bir meydan çeşmesidir. Sarıyer Vakıf Memba Suyundan beslenmektedir. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Ol Cezayirli Hasan Paşa - ı Gazi namdır/Yapdı nice hayr cari ol şecaat kanıdır/ Bu denı dünya fani olduğun idrak idüp/Yapdı Sarıyer'de bir çeşme zülalin aynıdır/ Geldi üçler seyr idüp anı didim tarihini/ Bil bu mai su değil ayn - ül hayatın aynıdır" (1199). )
- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :
( Garipçe Köyün batısında Büyükliman'da ve plaj içinde bulunan bu çeşme Cezayirli Gazi Hasan Paşa tarafından, Büyükliman'da bulunan tersane içinde yaptırılmıştır (H.11994, M.1784). Tersane zamanla yok olup gitmesine karşın, çeşme plaj içinde bulunmakta olup, su akışı yoktur. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Şevkile bir tarih - i mâ tenden çıkardım fikr idüp İtdi icra bu yeni Tersane de âb - ı lâtif 1199". )
- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :
( Hacı Osman Bayırında olduğu (H. 1315, M.1897) "İstanbul Çeşmeleri" kitabında belirtilen ve kullanılmadığı bildirilen bu çeşmeye rastlanmamıştır. Büyük bir olasılıkla Hacı Osman yolu yapımı sırasında ortadan kaldırılmıştır. Çeşmenin ayna taşında çift çapa resmi ve kitabesinde şöyle bir yazı varmış. "Esbak Kapudan - ı derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa merhumun hayratıdır" (Sene 15 Eylül 1313). )
- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :
( Çayırbaşı'ndaki Cerrah Mahmut Efendi Camii bahçe duvarına bitişik tek yönlü büyük hazneli duvar çeşmesidir (H.1197, M.1782). Bu camiye, onarımını yaptırdığı için Cezairli Gazi Hasan Paşa Camii de denilmektedir. Çeşmenin iki kitabesi vardır. Kitabelerin altında ise bir kabartma çapa resmi vardır. Kitabede şöyle yazmaktadır: Hâlâ Kapudan - ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa Hazretleri işbu çeşmenin ve mâ - ı lezîzinin yollarının tamir - i küllî ile müceddeden tamir ve terminine muvaffak olmalarıyla nâm - ı nâm - ı müşireleri hayr ile tezkir olunmak niyaziyle bu mahalle işaret olunmuştur" (1197). Alttaki ikinci kitabede ise şöyle yazıyor: Bu çeşmede asla saka gediği yoktur" Bu ifadeden anlaşılmaktadır ki, sakaların (su satıcılarının) su alıp satması hakları yoktur (Su almaları yasaktır). )
- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :
( "İstanbul Çeşmeleri" kitabında bu çeşmenin de Çayırbaşı'ndaki Cerrah Mahmut Efendi Camiinin önünde olduğu belirtilmektedir H.1197, M.1782). Ne var ki bu çeşmede yerinde yoktur ve herhangi bir kalıntısı da mevcut değildir. Yol tanzim çalışmaları ve ana caddenin genişletilmesi sırasında yıkılıp ortadan kaldırıldığı anlaşılmaktadır. )
- HASAN-I FERÂGÂT ile/ve/||/<> HÜSEYİN-İ ŞAHÂDET
- HASAN-ül BASRİ ile/ve/<>/< VÂSIL b. ATA
- HASAN ile HASAN ALİ ile HASAN ALİ Q|ZY|N ile HASAN MUHAMMED ile HASAN RIZA
( HASAN vs. HASAN ALI vs. HASAN ALI Q|ZY|N vs. HASAN MOHAMMAD vs. HASAN REZA )
( حسن ile حسنعلي ile حسنعلي قاضيان ile حسنمحمد ile حسنرضا )
( HASAN ile HASANALY ile HASANALY QAZYAN ile حسنمحمد ile حسنرضا )
- HASAR[Ar.]/DAMAGE[İng.] değil/yerine/= ZEDELENME
- HASAR[Ar.] değil/yerine/= ÇIĞIM
- HASAR[Azr.] = ÇİT[Tr.]
- HASAR ile HASARLI/LIK ile HASARSIZ/LIK ile HASARSIZCA
- HASÂRET[Ar.] ile HASÂRET[Ar. çoğ. HASÂRÂT]
( Zarar, ziyan. İLE Sıvık, sulu şey. Koyulaşıp katılaşma. )
- HAŞARI değil/yerine YARAMAZ
( Çok yaramaz çocuk. | Huysuz, azgın hayvan. )
- HAŞARILAŞMAK ile HAŞARI/LIK ile HAŞARICA
- HASAT/HASAD ile/ve/||/<>/> SON HASAT/AFARA
( Ürün kaldırma, ekin biçme işi. | Bu yolla elde edilen ürün. İLE/VE/||/<>/> Son hasat.[3. hasat] )
- HASAT ile HASAT EVİ ile BİÇERDÖVER ile HASATÇI
( HARVEST vs. HARVEST HOME vs. HARVESTER vs. HARVESTMAN )
( درو کردن ile درو ile پايان درو ile خرمن ile حصاد ile وقت خرمن ile هنگام درو ile درويدن ile دروگر ile نوعي عنکبوت )
( DRO KARDAN ile DRO ile PAYAN DRO ile KHARMAN ile حصاد ile VAGHT KHARMAN ile NPANGAM DRO ile DROYDAN ile DROGER ile NOY ANKABUT )
- HASAT ile HASATÇI/LIK
- HASAT ile TAHSİLAT
( Ürün kaldırma, ekin biçme işi. | Bu yolla elde edilen ürün. İLE Alacakların toplanması ya da süresi içinde ödenmeyenlerin yasal yollarla alınması. )
- HASBEK, ALİ HAYDAR (FATİH, 1881 - 1958) :
( Sarıyerli hukuk adamı. Deli Müftüler ailesinin mensubu olup, dava vekili olarak yıllarca Sarıyerlilerin sorunlarının halli için uğraşı verdi. )
(1996'dan beri)