H ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.661 başlık/FaRk ile birlikte,
6.661 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(7/28)
- HÂFİYEN[Ar.] ile HAFİYYEN/HAFİYYETEN[Ar.]
( Yalınayak olarak. | İkrâm ederek. İLE Gizliden, gizlice, saklı olarak, âşikâr olmayarak. )
- HAFIZ POST ile/ve/<> ITRÎ
- HAFIZ ile HÂFIZ
( Hıfz edici, saklayıcı. İLE Kur'ân-ı Kerim'i ezberleyen kişi. )
- HAFIZ ile HAFÎZ
- HAFIZ ile HÂFIZ
( Hıfz edici, saklayıcı. İLE Kur'ân-ı Kerim'i ezberleyen kişi. )
- HAFIZ ile HAFIZ ESAD
( HAFEZ vs. HAFEZ ASAD )
( حافظ ile حافظ اسد )
( HAFEZ ile HAFEZ ASAD )
- HAFIZ ile/ve KUR'A HÂFIZI
- HAFÎZ[Ar.] ile RAKÎB[Ar.]
- HAFIZA HÜCRESİ ile/||/<> NAİF HÜCRE
( Hafıza önceden görmüş, naif ilk kez. )
( Formül: Experienced İLE inexperienced )
- HÂFIZA[Ar.] değil/yerine/= BELLEK
- HAFIZA ile/ve/||/<> HATIRA
- HÂFIZA ile/||/<> HÂTIRA ile/||/<> HÂSILA
( Üçünün de son A'sı kısa söylenir. )
- BELLEK/HAFIZA ile HAVSALA
( Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü. İLE Kuşun kursağı. | Leğen kemiği. | Zihnin bir şeyi anlama ve kavrama yetisi. )
- HÂFIZA ile HAVZA
- HAFIZA ile/ve ZİKİR
- HAFIZLAMAK ile HAFIZ/LIK ile HAFIZA ile HAFIZALİ ile HAFIZALI/LIK ile HAFIZASIZ/LIK ile HAFIZA KAYBI ile HAFIZA YİTİMİ
- HÂFIZLIK:
3/5/10 SAYFA(DA/SI) OLMAK/KALMAK ve/<> HER CÜZ'DE
( Mushafın, tamamının baştan hıfz edilmiş olduğundan hareket edilir. )
- HAFL/HAFLE[Ar.] ile HAFR/HAFŞ[Ar.]
( Kederlenme, tasalanma. | Toplanma, toplantı. İLE Kazma, kazılma. )
- HAFNIUM CARBIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM KARBÜR
- HAFNIUM NITRIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM NİTRÜR
- HAFNIUM[İng.] / HAFNIUM[Fr.] / HACKMESSER FÜR STRAHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM
- HAFNİYUM ile HAHNYUM/NİLSBOHRYUM
( ... İLE Atom numarası 105 olan, kaliforniyum atomlarının, azot çekirdekleriyle bombardımanından elde edilmiş yapay öğe. [Simgesi: Ha] )
- HAFRİYAT ile HAFRİYATÇI/LIK
- HAFRİYAT değil/yerine/= KAZIM
- HAFŞ/HAFR[Ar.] ile HAFŞ[Ar.]
( Kazma, kazılma. İLE "Tavuk karası" denilen bir göz hastalığı. )
- HAFS[Ar.] ile HAFZ[Ar.]
( Biriktirme, toplama. İLE Basıklık. | Dengeli/îtidâl, aşırı olmama durumu, ölçülülük. | Arap dilbilgisinde kesre/esre imi/işareti. )
- PLANLAMAK:
HAFTA İÇİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAFTA SONU
- HAFTA/LIK ile HAFTA İÇİ ile HAFTA BAŞI ile HAFTA SONU ile HAFTALARCA ile HAFTALIKLI ile HAFTALIKÇI ile HAFTA ARASI ile HAFTA TATİLİ
- HAGEN-POISEUILLE LAW[İng.] / LOI DE HAGEN-POISEUILLE[Fr.] / HAGEN-POISEUILLESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAGEN-POİSEUİLLE YASASI
- HAGEN-RUBEN RELATION[İng.] ile/değil/yerine/= HAGEN-RUBEN BAĞINTISI
- RELATION DE HAGEN-RUBENS[Fr.] / HAGEN-RUBENS-BEZIEHUNG, HAGEN-RUBENS-RELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAGEN-RUBENS BAĞINTISI
- HAĞTIRAĞ/HAATIRAA değil HATIRA/ANI
- HAHN-BANACH ile/||/<> OPEN MAPPİNG
( H-B linear functional uzatma, open mapping açık dönüşüm. )
( Formül: Extension İLE open mapping )
- HAHNIUM[İng.] ile/değil/yerine/= HAHNİYUM
- HÂHUT ile/ve İNSAN-I KÂMİL
- HÂİB[Ar. < HEYBET] ile HÂİB[Ar. < HAYBET | çoğ. HÂİBÎN]
( Korkan, korkak. | Utangaç. İLE Mahrum. | Ümitsiz, me'yûs, dederli. | Zarara uğrayan. )
- HAIDINGER FRINGES[İng.] / FRANGES DE HAIDINGER[Fr.] / HAIDINGER-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAİDİNGER SAÇAKLARI
- HÂİF[Ar. < HAVF] ile HÂİF[Ar.]
( Korkan, korkak, ödlek. İLE Sitem ve gadir eden, zulmeden. )
- HAİKU -ile
( 5-7-5 toplam 17 heceden ve üç dizeden oluşan, geleneksel Japon şiir türü. )
- HAİL[Ar.] değil/yerine ENGEL
- HÂİL[Ar. < HAVL] ile HÂİL[Ar. < HEVL]
( İki şey arasında ya da bir şey önünde perde olan, engel olan, arayı kapayan, engel. | Ekran.[fizikte] İLE Korkunç. )
- HAİL ile HAİLE
- HAİLE[Ar.] ile/değil/yerine ÜZÜCÜ/AĞLATICI
( Çok acıklı olay. | Koşuk biçiminde yazılmış ağlatı. İLE ... )
- HAİN değil/yerine/= SATKIN
- HAİNLEŞMEK ile HAİN/LİK ile HAİNCE
- HAİNLEŞTİRME ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME
- HAİNLİK ile/değil/ne yazık ki BİLMEMEZLİK
- HAİN/LİK ile/değil/yerine VEFÂSIZ/LIK
- HAİNLİK(TEN) ile/değil KORKU(DAN)
- HAIR vs. HAIRS
- HAIR :/yerine SAÇ
- HAİZ OLMAK değil/yerine/= İYE OLMAK/TAŞIMAK
- HAİZ ile CAİZ
( Bir şeyi elinde bulunduran, taşıyan. İLE Din, yasa, töre ya da başka bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen, uygun, yerinde sayılan, yakışık alan. )
- HAİZ[Ar.] ile HAİZ[Ar.]
( Sahip, mâlik, taşıyan. İLE Âdetini/hayzını gören hanım. )
- HÂİZ ile HÂKİM
( Sahip, taşıyan. İLE Egemenliğini yürüten, buyruğunu yürüten, sözünü geçiren. | Başta gelen, başta olan, baskın çıkan. | Duygu, davranış vb.ni iradesiyle denetleyebilen kimse. | Yüksekten bir yeri bütün olarak gören. | Yargıç. | Bilge. | Baskın. )
- HAK EDİŞ ile/ve/değil/> HAKKINDAN VAZGEÇEBİLMEK
- HAK EDİŞ ile/ve UYGUNLUK
( TO DESERVE vs./and APPROPRIATENESS )
- HAK ETMEK ile TERFİYİ HAK ETMEK ile HAK EDEN
( DESERVE vs. DESERVE PROMOTION vs. DESERVING )
( شايسته بودن ile لايق بودن ile لايق کردن ile استحقاق داشتن ile شايستگي داشتن ile سزيدن ile مستحق بودن ile سزاوار بودن ile مستحق ترفيع بودن ile لايق ile بسزا ile سزاوار ile مستوجب ile مستحق )
( SHAYSETEH BODAN ile LAYGH BODAN ile LAYGH KARDAN ile ESTAHAQAQ DASHTAN ile SHAYSATGY DASHTAN ile سزيدن ile MOSTAHGH BODAN ile SEZAVAR BODAN ile MOSTAHGH TARFYE BODAN ile LAYGH ile BESEZA ile SEZAVAR ile MOSTOJEB ile MOSTAHGH )
- HAK ETMİŞLİK değil/yerine LÜTÛF
- HAK GÖZETME ile VİCDAN
- HAK:
H(HA) ve/||/<> K(KAF)
- HAK:
KESİNLİK ve/||/<> DOĞRULUK ve/||/<> GENELLİK
- HAK (SAHİBİ) ile/ve/=/||/<>/< İHTİYÂR (SAHİBİ)
- HAK SİLLESİNİN:
SADÂSI/SEDÂSI ve/||/<> DEVÂSI ve/||/<> DAVÂSI
( Olmaz! )
- HAK SOFRASI ile/ve ALİ SOFRASI
- HAK VERMEK ile HAK SAHİBİ
( ENTITLE vs. ENTITLED )
( ملقب ساختن ile نام دادن ile با عنوان )
( MALGHAB SAKHTAN ile NAM DADAN ile BA ONVAN )
- HAK VERMEK ile/ve HOŞ GÖRMEK
- HAK YEME ile/değil ÜZERİNE GİTME
- HAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AŞK
- HAK ile/ve/<>/< AYRICALIK/İMTİYAZ(/MÜMTAZ)[Ar. < MEYZ]
( RIGHT vs./and/<> SPECIAL PRIVILIGE )
- HAK ile/değil BAĞIMLILIK
( [not] RIGHT vs./but DEPENDENCE )
- HAK ile/ve/||/<>/> DİRENME HAKKI
- HAK[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMÂNET[Ar.]
- HAK ve/||/<>/> GÜÇ
( RIGHT and/||/<>/> POWER )
- HAK ile/ve/<> GÜVENCE
- HAK ile/ve HAD
- HAK[Ar.] ile HAK[Ar.] ile HÂK[Ar.] ile HAKK[Ar.]
( Tüze. | Türenin[tüzeye/hukuka uygunluk] gerektirdiği ya da birine ayırdığı şey, kazanım. | Dava ya da savda gerçeğe uygunluk, doğruluk. | Geçmiş ve harcanmış emek. | Emek karşılığı ücret. | Doğru, gerçek. İLE Maden, ağaç, taş üzerine, elle yazı ya da biçim oyma. İLE Toprak. İLE Allah. )
- HÂK[Ar.] ile HÂK[Ar.] ile HAKK[Ar. çoğ. HUKUK] ile HAKK[Ar.]
( Orta, vasat. | İnsaniyetli, mert ve yiğit adam. İLE Toprak. İLE Allah, tanrı. | Doğruluk ve insaf. | Bir kişiye ait olan şey. | Dava ve iddiada hakikate uygunluk, doğruluk. | Geçmiş/harcanmış emek. | Pay, hisse. | Doğru, gerçek. | Lâyık, münâsip. İLE Kazıma, kazınma, bir şeyin üstünü çelik kalemle yazı ya da resim olarak oyma. | Yazıyı, yanlışı kazıma. )
- HAK ile HAKİ ile HAK DİNİ ile HAK EDİŞ ile HAK KUŞU ile HAK YOLU ile HAK İHLALİ ile HAK KISITLAMASI
- HAK ile/ve HAKİKAT
- HAK ile/ve/||/<> HAKK
( Adâlet. İLE/VE/||/<> Allâh. )
( Her disiplinin kendi ve belirleyicileri. İLE/VE/||/<> Disiplinleri aşkın. )
( Aklın birliği. İLE/VE/||/<> Doğa ve tarihin birliği. )
( Tikel/cüzzî. İLE/VE/||/<> Tümel/küllî. )
- HAK ile/ve/||/<>/< HAKLARA SAHİP OLMA HAKKI
- HAK ile/değil HAZ/HAD
( Birçok şeyin, hakkınız olduğuna inanabilirsiniz fakat bir düşünün bakalım! Sadece hazzınız [için] olmasın? )
- HAK ve/<> HİKMET
- HAK ile HİSSE
- HAK ile/ve/<> HİZMET
- HAK ve/||/<>/>/< HÜRMET
- HAK ile/ve/||/<> NASİP
- HAK ile/ve/||/<> ÖDEV
- HAK ile/ve/değil/yerine/||/<> OLANAK//İMKÂN
( [not] RIGHT vs./and/but POSSIBILITY
POSSIBILITY instead of RIGHT )
- HAK = RIGHT[İng.] = DROIT[Fr.] = RECHT[Alm.] = JUS[Lat.]
- HAK ile/ve RIZÂ
- HAK ile/ve/||/<> SÂDIK
- HAK ile ŞÜF'A[Ar.]
( ... @@ Bir mülk kaça satın alınmışsa o mülke o para ile sahip olma. )
- HAK ve/||/<> TAŞ
( Yerini bulur. VE/||/<> Gediğini bulur. )
- HAK ile/ve YERİNDE HAK
( RIGHT vs./and RIGHT IN RIGHT PLACE )
( QUAN ile/ve ... )
- HAK ile/ve/||/<>/> YETKİ
( İkisi de verilmez, alınır. )
- HAK ile/ve/||/<>/>/< ZORUNLULUK
( RIGHT vs./and/||/<>/>/< OBLIGATION )
- HÂKA BİHİ[Ar.] ile NEZELE BİHİ[Ar.]
- HAKAN ile HAN
- HAKAN/LIK ile HAKANİ SENET
- HAKARET ile AŞAĞILAMA
- HAKARET ile AŞAĞILAYICI
( INSULT vs. INSULTING )
( اهانت کردن ile توهين ile متلک گفتن ile بي حرمتي کردن ile خوار کردن ile بي احترامي کردن ile بي حرمتي ile بدحرفي ile اهانت ile کنفت کردن ile بي احترامي ile موهن )
( ANPEHENT KARDAN ile TOOHYNE ile MOTELK GOFTAN ile BEY HARMATY KARDAN ile KHAR KARDAN ile BEY EHTARAMY KARDAN ile BEY HARMATY ile بدحرفي ile ANPEHENT ile KONAFT KARDAN ile بي احترامي ile MOUHON )
- HAKARET ile/değil/yerine/||/>< ELEŞTİRİ
- [ne yazık ki]
HAKARET ile KAZF/KAZİF
( ... İLE Nitelikli hakaret. | Atma. | Namuslu bir kadına, zinâ suçunu isnâd etme. )
( HADD-İ KAZF: Namuslu kadınlara iftira edenlere verilen ceza. )
- HAKARET ile/ve SÖZLÜ SALDIRI
- HAKARET ile/değil TESPİT
- [ne yazık ki]
!HAKARET ETMEK ve/=/||/<>/> !YOK ETMEK
- HAKAS ile HAKASÇA
- HAKEM/LİK ile HAKEMLİ ile HAKEM HEYETİ ile HAKEM KARARI ile HAKEMLİ DERGİ
- HAK-HUKUK (SAHİBİ OLMAK, PEŞİNDE KOŞMAK)
- HAK-HUKUK ile GAK-GUGUK
( Her zaman için. İLE Bazen/bugün. )
- HAKİKAT:
ACITSA DA ile/ve/||/<>/> ACI DEĞİLDİR
- HAKİKAT AHLÂKI ve ÖZGÜRLÜK AHLÂKI
( MORALS OF TRUTH and MORALS OF FREEDOM )
- HAKİKAT BİLGİSİ ile/ve/||/=/<>/>/< KENDİNİN BİLGİSİ
- HAKİKAT = GERÇEKLİK ve/+ ÇEŞİTLİLLİK(OLGUSALLIKLAR)
( TRUTH = REALITY and/+ VARIETY )
- HAKİKAT >< HURÂFE ile/ve/<> TARİHÇİ
( Hakikat gibi, hurâfelerin de, tarihçinin işine geleni vardır, gelmeyeni de. )
- HAKİKAT:
ÖĞRENİLEBİLİR fakat ÖĞRETİLEMEZ
( Belki. FAKAT Asla! )
- HAKİKAT [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- HAKİKAT ile/ve/||/<>/></< "BENLİK"
( "Konuşursa". İLE/VE/||/<>/>< Susar/susmalıdır. )
- HAKİKAT ve DİZGE
( TRUTH and SYSTEM )
- HAKİKAT ile/ve/||/<> EVRENSEL/LİK
- HAKİKAT ile FAKTÖR ile FAKTÖRİYEL ile FAKTORİNG ile ÇARPANLARA AYIRMA ile FAKTÖRLER ile FABRİKA ile FABRİKA SAHİBİ ile GERÇEKLER
( FACT vs. FACTOR vs. FACTORIAL vs. FACTORING vs. FACTORIZATION vs. FACTORS vs. FACTORY vs. FACTORY OWNER vs. FACTS )
( وجود مسلم ile حقيقت ile واقعيت ile عامل ile سازه ile فاکتوريل ile فالگيري ile فاکتور گيري ile عوامل ile کارخانه ile توليدي ile کارگاه ile کارخانه چي ile مطالب )
( VOJUD MOSLAM ile HAGHYGHT ile VAGHEYT ile AMEL ile SAZEH ile FAKTORYLE ile فالگيري ile FAKTOR GYRY ile AVAMEL ile KARKHANEH ile TOLYDY ile KARGAH ile KARKHANEH CHY ile MOTALEB )
- HAKİKAT GERÇEKLİK
- HAKÎKAT[Ar.] ile HADD[Ar.]
- Hakikat ile hakikat
- Hakikat ile hakikat
- Hakikat ile/ve hakikat
- HAKİKAT ile HAKİKAT
( Temel. İLE Ayrım. )
( HAKİKAT: İlkesel tutum/bakış. )
- HAKİKAT ile HAKİKATLİ/LİK ile HAKİKATSİZ/LİK
- HAKİKAT ile HAKİKAT-ÜL-HAKAİK
( Doğa. İLE Tin. )
- HAKÎKAT[Ar.] ile HAKK[Ar.]
- HAKİKAT ve/<> HAYR/HAYIR
- HAKİKAT ile/ve/||/<>/< İTİBAR
- HAKİKAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAM
- HAKİKAT ile/ve/||/<>/> KEMÂLÂT
( İzi yoktur ki izinden biline, Dahi tozmaz ki tozundan biline, Sen anı sanma sözünden biline, Hakikat ehlinin olmaz nişanı. )
( GÜZELLİK/KEMÂL: * TENASÜB-Ü ÂZÂ(ÖRGENLERİN UYUMU) * AKIL * AHLÂK * ÇÖZÜM ÜRETEBİLMEK )
( Kemâlâtın en büyüğü, kişinin kendini herkesten küçük görmesidir. )
( Hakikat, tüm âleme değil ancak ehline gösterilir. )
( Hakikat karşılığında ne para alınır, ne de bir şey. )
( Hakikati biliyorsan ölümü iste! )
( Kelâmı, hakikati zamanından önce kulağımıza çalsalar, zeytinyağıyla şişirilen ve çürüyen incire benzeriz. )
( TRUTH/REALITY vs./and PERFECTIONS )
- HAKİKAT ile/ve MAHİYET
( Her hakikatin mahiyeti olur ama her mahiyetin hakikati olmayabilir. )
( TRUE NATURE/ESSENTIAL CHARACTER vs./and TRUTH )
- HAKÎKAT[Ar.] ile MA'NÂ[Ar.]
- HAKİKAT ile MECÂZ ile KİNÂYE
( Kök.(Mutabakat). İLE İkinci anlam yüklemek.(Tazammun/Akıl). İLE Hakikat ile mecâz arasında bırakmak.(İltizam). )
- HAKİKAT ile/ve/değil MUTÂBAKAT
( HAKİKAT: Düşünce dünyası ile dış dünya arasındaki uyuşma/mutâbakat. )
( [not] TRUTH vs./and/but FACT | HARMONY )
- HAKİKAT =/||/<> NOKTA
- HAKİKAT ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/> DOYUM
- HAKİKAT ile/ve/<> ÖZNİTELİK
( HAKİKAT: KENDİYLE ÖZDEŞ OLAN )
- HAKİKAT ile/ve/değil SIDKİYET
- HAKİKAT ile/ve/değil SIDKİYET
- HAKİKAT ve/||/<>/= TAŞ/BİTKİ/HAYVAN
- HAKİKAT ile/<> UPUYGUNLUK
- HAKİKAT ile/ve/değil VAK'A
( [not] TRUTH vs./and/but FACT )
- HAKİKAT ile/ve VAKIA ile/ve SIDKİYET
- HAKİKAT ile/<>/>< YANILSAMA
- HAKİKAT ile YORUMLAR
( Vardır/yoktur. İLE Vardır. )
- HAKÎKAT[Ar.] ile ZÂT[Ar.]
- HAKİKATA OLAN BAĞLILIK ile/ve/<> KİŞİYE/İNSANLIĞA YAPILAN HİZMET
( Bir'e hizmet, bin'e hizmet; bin'e hizmet, bir'e hizmet. )
( DEVOTION TO TRUTH vs./and/<> SERVICE/ATTENTION TO HUMAN/ITY )
- HAKİKATE "SAHİP OLMAK" değil HAKİKATTEN HABERDAR OLMAK
- HAKİKATE YAKLAŞMAK ile/ve HAKİKATTEN UZAKLAŞMAK
( İki uc da çıldırmaya/delirmeye neden olur. )
- HAKİKATE YAKLAŞMAK ile/ve HAKİKATTEN UZAKLAŞMAK
( İki uc da çıldırmaya/delirmeye neden olur. )
- HAKİKATE YOL ile/ve/<> HAKİKATTE YOL
( Vardır/olur. İLE/VE/<> Yoktur/olmaz. )
- HAKİKA-TEN değil/< HAKİKATEN
- HAKİKATEN[Ar. + Fars.] ile HAKİKATTEN[Ar. + Tr.]
( Arapça olan Hakikat sözcüğünün, Farsça olan -en eki kullanılarak hakikate ilişkin/ait olarak. İLE Hakikat sözcüğüne, Türkçe "-den" eki kullanılarak temel/esas/öz ile ilgili, oradan[hakikatten] olan[bilgi/haber/durum/(")deneyim(")]. )
- HAKİKATEN/SAHİDEN değil/yerine/= GERÇEKTEN
- HAKİKATİ İFADE EDEN ile HERŞEYİ/HERKESİ BAĞLAYICI
- HAKİKAT-İ KÂBE ve HAKİKAT-İ KIBLE
- HAKİKAT-İ MUHAMMED ve/=/<> ÖVÜLEN AHLÂK
- HAKİKAT'İ ZİKR ETMEK ile/ve HAKİKAT'İN ŞÜKRÜ
- HAKİKAT/İ ile/ve/değil/<> OLGUSALLIK/I
- HAKİKATİ:
[ya] ARAMA! ve/ya da/<> HERKESE VE HER YERDE/ZAMAN AÇIKLAMA!
( [Kişiyi] Yalnız kılar. VE/YA DA/<> Maskara eder. )
- HAKİKÂTİNİ DAĞITMAK ile/ve HAKİKÂTİNDEN VAZGEÇMEK
- HAKİKATLERİN SANATI ile SANATIN HAKİKATLERİ
- HAKİKAT/REALİTE değil/yerine/= GERÇEKLİK
- HAKİKATTE:
[ne] ŞAH ne de PADİŞAH
- HAKİKATTE:
YALAN ile/ve/||/<> YANLIŞ
- HAKİKAT'TEN ÖĞRENMEK ile/ve/<> HAKİKATEN ÖĞRENMEK
( TO LEARN BY TRUTH/REALITY vs./and/<> TO LEARN BY TRUTH )
- HAKİKÎ:
AYNÎ/HARİCÎ ile/ve/<> ZİHNÎ
( NEFS EL-EMR )
- HAKİKİ CEVHER ile/ve GÖRELİ CEVHER
( Tanrı. İLE/VE Yaratılanlar. )
( Descartes! )
- MEVCUD:
HAKİKÎ ile/ve FARAZÎ/İHTİRAÎ
( Kişiyi/zihni gerektirmez. İLE/VE Kişiyi/zihni gerektirir. )
( Muhalif değil ve fakat mutabık da değildir. İLE/VE ... )
- HAKİKİ OLMAYAN ile/değil/yerine/>< HAKİKİ
( Yinelemesinde yiten. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yinelemesinde yitmeyen. )
- HAKİKÎ değil/yerine/= ÖZUYGUN
- HAKİM BAKIŞ ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< YAYGIN BAKIŞ
- HAKİM OLMAK" ile/ve "SAHİP ÇIKMAK"
- HÂKİM OLMAK ile/ve/<> VÂKIF OLMAK
- HAKİM YEL YÖNÜ -ile
( Herhangi bir yerde, rüzgârın yıl içinde en fazla estiği yön. )
- HAKİM ... ile BASKIN ...
- HÂKİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLİRKİŞİ
( Yöntemi/usûlü bilir ve süreci takip etmekle görevli ve yetkilidir. Esasa dayalı bilgi, belge ve kanıtlara dayanarak son kararı belirler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Esası, içeriği[konuyu, alanı ve terimlerini] (daha) iyi/geniş/derin bilir ve/ya da belirler.[Bazı/çoğu davada, hâkimin değil/yerine bilirkişilerin ortak görüşleri ve uzlaşımsal kararı önceliklidir ya da dikkate alınmalıdır.] )
- HAKİM ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GALİP ...
- HÂKİM ile/ve/değil/yerine/||/<> HÂDİM
( Ancak, hizmet eden [hâdim], [duruma/olguya] hâkim olur. )
- HÂKİM[Ar.] ile HAKEM[Ar.]
- HAKİM ile HÂKİM
( Hikmet sahibi. İLE Yargıç. )
- HAKÎM ile HÂKİM ile HAKEM ile HEKİM
( Bilge, hikmet sahibi. İLE Hüküm veren, yargıç. İLE Karar veren. İLE Tabip, tıp doktoru. )
( BİCİŞK ile ... ile ... ile ... )
( ... ile PULENU ile ... ile ... )
- HAKİM ile/ve/<> MUHTESİB
- HÂKİM ile/<> (SULH/CEZA) SORGU HAKİMİ
- HÂKİM değil/yerine/= YARGIÇ
- Hâkim'e KONUŞ!!!
- HAKİMEVİ SOSYAL TESİSLERİ :
( Tarabya'nın üst kısımlarında hakim ve savcıların sosyal ihtiyaçlarının karşılanması için kurulan bir tesis olup Hakimevi olarak isimlendirilmiştir. )
- HAKİM/HÜKÜMRAN değil/yerine/= EGEMEN
- HAKİMİYET ile BASKIN ile HAKİM OLMAK ile EGEMENLİK
( DOMINANCE vs. DOMINANT vs. DOMINATE vs. DOMINATION )
( غلبه ile تفوق ile حاکمه ile چيره ile حکم فرما ile حکمفرما ile غالب ile تسلط داشتن ile تفوق جستن ile تسلط يافتن ile تفوق يافتن ile مسلط شدن ile مستولي شدن ile استيلاء يافتن ile مستولي گرديدن ile استيلاء ile سلطه ile تسلط ile تحکم )
( GHLEBEH ile تفوق ile HAKAMEH ile CHYRAH ile حکم فرما ile HOKMFARMA ile GHALEB ile TASALT DASHTAN ile TAFOGH JASTAN ile TASALT YAFTAN ile TAFOGH YAFTAN ile MOSALT SHODAN ile MOSTOLY SHODAN ile ESTYLA YAFTAN ile MOSTOLY GARDYDAN ile استيلاء ile SALTEH ile TASALT ile TAHKAM )
- HAKİMİYET değil/yerine/= EGEMENLİK
- HAKİMİYET ile/yerine UYUM
- HAKİM/LİK ile HAKİM RÜZGAR
- HAKÎR ile/değil HAKİR
( Değersiz, aşağı, bayağı. İLE Eskiden şalvar ve üç etek entâri yapmakta kullanılan, işlemeli görüntüsü verecek biçimde dokunmuş, sağlam ve kalın bir kumaş çeşidi. )
- HAKÎR[Ar.] (GÖRMEK) ile/||/<> HOR[Fars.] (GÖRMEK)
( Önemsiz, değersiz, bayağı, adi kişi. İLE/||/<>Değersiz, aşağı, bayağı. )
- HAKÎR[Ar.] ile SAGÎR[Ar.]
- HAKK BİLMEK ile/ve HAKK'TAN BİLMEK
( Vahdet-i Hakk'ı bilenin, dili lâldir, aklı mat. )
( Allah, Hakk'ın küllî mertebesidir. )
( Allah bilence olsun. )
( HAKK: Kendiyle kaim olan varolan. )
( İNSAN HAKK'TA, HAKK İNSAN'DA; HAK EDENE! )
- HAKK:
DOĞA ve/<> TARİH
( HAKK: Doğa ile tarihin birliği. )
( DIVINE TRUTH: NATURE and/<> HISTORY )
- HAKK:
GÖRDÜĞÜMÜZ değil GÖRDÜKLERİMİZDE YANSIR(TECELLÎ EDER)
- HAKK ve/<> HADD
- HAKK ile/ve/<> HÂK
( Bizzâtihî varlık. İLE/VE/<> Toprak. )
( ... İLE/VE/<> Kendine varlık vermeyen. )
- HAKK ile/ve/> HALK
( Hakk'ın zuhuru halktır. )
( Allah. İLE/VE/> Hakk'ın sıfatları. Hakk'ın perdesi. )
( Derdimiz. İLE/VE/> Kendi dertleri, kendilerine yeter. )
( Kendimiz/de/n. İLE/VE/> Başkası/nda/n. )
( DIVINE TRUTH vs./and/> CREATION/PEOPLE )
- HAKK ve/||/=/<> HAREKET[BİZÂTİHÎ]
- HAKK ve SABIR
- HAKK ve/||/=/<> VARLIK ve/||/=/<> İNSAN
( Varlıkbilimsel. VE/||/=/<> Bilgibilimsel. )
( Kişinin sırrı. VE/||/=/<> Hakk'ın zâhiri. )
- HAKK ile/ve/<> VUCUD
( Varlık.[verili olarak] | SAMED İLE/VE/<> Varlık.[kazanılmış olarak] )
( İlk doğuş. İLE/VE/<> Hakk'tan oluşan. )
( Görünmüyor. İLE/VE/<> Görünüyor. )
- HAKK'A KAVUŞMAK ile/ve/<> HAK ETTİĞİNE KAVUŞMAK
- HAKK'A RAZI OLMAK ile/ve HAKKINA RAZI OLMAK
( İltifatına aldanma, hakaretine yerinme! )
( Allah'a en yakın olduğun an, en küçük göründüğün andır. )
( HAK: Rabbin sana tahsis ettiği. )
- HAK(K)'A TESLİM OLMAK ve/||/<>/>/< KENDİNLE BARIŞIK OLMAK
- HÂKKA[Ar.] ile HAKKA["ka" uzun okunur]
( Sürekli musîbet, âfet, keder. | Kıyâmet günü. İLE Doğrusu.[el-HAKK, HAKKAN, HAKİKATEN] )
- HAKKAK["ka" uzun okunur] ile HAKKÂK[Ar. < HAKK]
( Kutucu, hokkacı. İLE Hak eden. | Mühür vs. kazıyan kişi. )
- HAKKÂK değil/yerine/= OYMACI
( Oyma/hak işleri yapan zanaatkâr. )
- Hakkaniyet için DİNLE!!!
- HAKKARİ ile HAKKARİ["HAKARİ" değil!]
( Güç, güçlü, savaşçı.[Soğukla ve doğa koşullarıyla mücadele eden.] İLE Türkiye'nin Güneydoğu bölgesi ili. )
- HAKKARİ ile HAKKARİLİ/LİK
- HAKKATEN" değil HAKİKATEN
- HAKKETMEK ile HAKKEDEBİLMEK
- HAKKETMEK değil/yerine/= KAZIMAK
- HAKK-I KARÂR ile/||/<> HAKK-I ŞURB
( Arazi yasasının 78. maddesinde belirtilen nizâsız, on yıllık zilyetlik. İLE/||/<> Su hakkı. )
- HAKK'I, KİŞİYLE TANIMAK ile/ve/||/<> KİŞİ'Yİ, HAKK'LA TANIMAK
- HAKK-I MESİL değil/yerine/= SU YOLU ÜLEVİ
- HAKK-I MÜRUR değil/yerine/= GEÇİT ÜLEVİ
- HAKKI PAŞA KONAĞI :
( Sarıyer'de Dursun Fakih Sokaktadır. 20. yy. başlarında yapıldığı söylenen köşk Cumhuriyet döneminden önce Özel Hayriye İlkokulu olarak kullanılmış. Mareşal Fevzi Çakmak (Kavaklı Fevzi) ilkokulu bu okulda okudu. Konak sonraları ikiye bölündü. Tarihi değere olan konak onarıma muhtaç durumdadır. )
- HAKK-I ŞÜRB değil/yerine/= İÇME ÜLEVİ
- HAKKI TESLİM ile/ve/||/<> HAKKA VE HAKK'Â VEFÂ
- ... HAKKI İÇİN değil HAKKI BÂKÎ OLSUN/KALSIN
- HAKKIN, SENİN YANINDA OLDUĞUNA İNANMAK ile/ve/değil/yerine/<> KENDİNİN, HAKKIN YANINDA OLDUĞUNA İNANMAK
- HAKKINDA KİTAP YAZILAN İLK SULTAN -ile
( I. AHMED )
- HAKKINDA KONUŞMAK ile DEDİKODU
( Çocukların ağzı fakat "büyüklerin" içi konuşur. )
( Konuştuğunda hayır söyle ya da sus! )
( "Bir Dedikodu Ne Kadar Hızlı Yayılabilir?" yazısı için burayı tıklayınız... )
( TO TALK ABOUT vs. GOSSIP )
- ... HAKKINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... ÜZERİNE
- HAKKINDA ile YÜZ HAKKINDA ile BU KONUDA ile ÖLMEK ÜZERE ile DOĞUM YAPMAK ÜZERE ile BAŞLAMAK ÜZERE
( ABOUT vs. ABOUT FACE vs. ABOUT THIS vs. ABOUT TO DIE vs. ABOUT TO GIVE BIRTH vs. ABOUT TO START )
( حدود ile به حدود ile در باره ile راجعبه ile پيرامون ile در حدود ile در شرف ile در ب^ره ile در مورد ile جهت ديگر ile در ين باره ile در دم مرگ ile زائو ile راهي )
( HADUD ile BAH HADUD ile DAR BAREH ile راجعبه ile PEYRAMON ile DAR HADUD ile DAR SHARF ile DAR BE^RAH ile DAR MOORD ile JOHAT DYGAR ile DAR YNE BAREH ile DAR DAM MORG ile ZAO ile RAHY )
- [ne yazık ki]
HAKKINI ARAMAK ve/||/<>/></> ZULÜM/ZALİM
( Bazı "kişilerin" nasıl zâlimleştiğini görmek istiyorsak, hakkımızı aramayı denemek yeterli olacaktır. )
(1996'dan beri)