H ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.654 başlık/FaRk ile birlikte,
6.654 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(27/28)
- MERKEZCİLİK:
TEO ile/ve/<>/> HOMO ile/ve/<>/> ETNO ile/ve/<>/> GEO ile/ve/<>/> EGO ile/ve/<>/> ECO
- HEIGHT EQUIVALENT OF A THEORETICAL PLATE[İng.] ile/değil/yerine/= TEORİK TABAKAYA EŞDEĞER YÜKSEKLİK (HETP)
- TEPE ile HÖYÜK
( ... İLE Tarih boyunca türlü nedenlerle, yıkılan yerleşim bölgelerinde, yıkıntıların üst üste birikmesiyle oluşan ve çoğu kez içinde yapıt kalıntılarının gömülü bulunduğu yayvan tepe. | Yayvan toprak tepe. )
- TEPKİSİZLİK ile/ve/<> HAZIR-YANITLI OLAMAMA KAYGISI
- TERK ile/ve/> HAYIR
( Güç ve hayırlar herkes içindir ve isteyen herkese hazırdır. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( Power and grace are for all and for the asking.
A level of mental maturity is reached when nothing external is of any value and the heart is ready to relinquish all. )
( ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE vs./and/> NO )
- TERBİYESİZ ile HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]
( ... İLE Terbiye ve görgüden uzak, bayağı, aşağılık kişi. | Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )
- TERELELLİ = HAFİF VE HOPPA
- TERK ile/ve HAYIR
( Güç ve hayırlar herkes içindir ve isteyen herkese hazırdır. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE vs./and NO )
- TERMİT ile/değil HAMAMBÖCEĞİ
( Önceki adları olan Isoptera[eşit kanat] terk edilmiş ve Blattodea'ya dönüşmüşlerdir. [Kurama göre, ağaç yeme özelliklerini geliştirmeleriyle birlikte hamamböceğine benzeyen atalarından evrilmeye başlamışlardır.] )
- TESİR ile HÜKÜM
- TESRİ[Ar.] değil/yerine/= HIZLANDIRMA, ÇABUKLAŞTIRMA
- TESTİ ile/ve/değil/||/<>/< HIZMAN/HARMAN
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Çiriş kökünden yapılan yağ kabı. )
- TETİKLE(N)ME" ile/ve "KÖRÜKLE(N)ME" ile/ve "YÜKSELME" ile/ve "HOŞLANMA"
- TEVÂZÛ ile/ve HİKMET
- TEVDÎ (ETMEK) ile/ve/||/<> HAVÂLE (ETMEK)
( Bırakma, emânet etme. | Vedâlaşma. İLE/VE/||/<> Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. | Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. | Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. | Genellikle çocuklarda görülen, ateşli ya da ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. | Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde ya da duvar. | Yüksek ve büyük bir görünüşü olma. )
- TEVHİD:
FARK ve/<> HİZMET
- TEVRİYE'DE:
YALIN[MÜCERRET] ile/<> TERBİYE EDİLMİŞ[MÜREŞŞAH] ile/<> AÇIKLANMIŞ[MÜBEYYEN] ile/<> HAZIRLANMIŞ[MÜHEYYÎ] ile/<> ÎHÂM-I KABÎH
( [beyitte] Sözcüğün, uzak anlamıyla kullanıldığını gösterir bir ipucu bulunmayan. İLE/<> Sözcüğün, yakın anlamıyla ilgili bir ipucu bulunan. İLE/<> Sözcüğün, uzak anlamıyla ilgili bir ipucu bulunan. İLE/<> Tevriyeye konu olan sözcüğün, başka sözler yardımıyla anlaşılması. İLE Sözcük, müstehcen bir anlam içeriyorsa. )
- SAV/TEZ ile/ve/||/<>/> | ÖNSAV/HİPOTEZ ile/ve/||/<>/> KARŞISAV/ANTİTEZ | ile/ve/||/<>/> BİREŞİM/SENTEZ
( Sav. İLE/VE/||/<>/> | Varsayım[ispatta geçici olarak kabul edilen doğrular][faraziye]. İLE/<> Karşı Sav. | İLE/VE/||/<>/> Bireşim. )
- TEZHİB'DE:
ZÂHRİYE ile/ve/||/<> BAŞLIK ile/ve/||/<> SER LEVHA ile/ve/||/<> HÂTİME ile/ve/||/<> CETVEL ile/ve/||/<> HARİTA ile/ve/||/<> MİNYATÜR
- TİBET MANDALASI ile/ve/||/<> HİNT MANDALASI
( )
- TİCARET ve/= HİDÂYET
- TİN:
DUYARLILIK ile/ve/||/<> HAYAL GÜCÜ ile/ve/||/<> İRÂDE
- TIP:
ORTODOKS ile/ve/||/<>/< ÇİN ile/ve/||/<>/< HİNT(AYURVEDA)
- TİRB[Ar.] ile/ve/||/<> ZEMÎL[Ar.] ile/ve/||/<> SEMÎR[Ar.] ile/ve/||/<> SAHİB[Ar.] ile/ve/||/<> REFÎK[Ar.] ile/ve/||/<> HİLL[Ar.] ile/ve/||/<> NECİY[Ar.]
( Bizimle aynı yaşta olan. İLE/VE/||/<> İş arkadaşımız. İLE/VE/||/<> Oturduğumuz yerde bize arkadaşlık eden. İLE/VE/||/<> Bizimle geceleri konuşan. İLE/VE/||/<> Uzun süre bizimle arkadaşlık eden. İLE/VE/||/<> Yolculuk arkadaşımız. İLE/VE/||/<> Bizi kalbine yerleştiren. İLE/VE/||/<> Sırdaş. )
- TITANIC ve/||/<>/> HALOMONAS TITANICAE
( Titanic, Atlas Okyanusu'nun 3657 m. derinliğine kadar battıktan sonra pasla beslenen Halomonas Titanicae adı verilen bir tür bakterinin, geminin yapımında kullanılan 50 bin ton demiri yavaş yavaş tükettiği ortaya çıkmıştır. )
( )
- TİYATRO ve/=/||/<> HALK SAĞLIĞI
- TO FIT WELL vs. HARMONIZE
- TO[Jap.] ile HACİM
( Japonya'da eski bir hacim ölçüsü. )
- TOLERANS[Fr./İng. < TOLERANCE] değil/yerine/= HOŞGÖRÜ | YANITSIZLIK | KATLANIM | DAYANABİLİRLİK | ALIŞMA
( Hoşgörü. | İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı. | Yüksek dozda verilen herhangi bir ilâca karşı gövdenin gösterdiği dayanma gücü. | Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilâcın etkilerinin giderek azalması durumu. )
- TONGA[argo] değil/yerine/= HİLE, DÜZEN, TUZAK
- TOPARLAK HÜCRE = HÜCRE-İ MÜDEVVERE = CELLULE RONDE
- TOPLU HALDE BULUNMAK ile HOLDİNG ile KÜMELENME
( CONGLOBATE vs. CONGLOMERATE vs. CONGLOMERATION )
( گلوله شدن ile کلوخه شده ile جوش سنگ ile گرد شدن ile اختلاط شرکتها )
( GOLOLEH SHODAN ile KOLOKHEH SHODEH ile JOOSH SANG ile GARD SHODAN ile AKHTELAT SHARKETEHYA )
- TOPLUM/SAL/LIK ile/ve/değil/||/<>/< YAŞAM ORTAKLIĞI/SİMBİOSİS
- YER ADI/TOPONYMIE[Yun. < tópos/τόπος: yer + ónoma/ὄνομα: ad] ile/ve/||/<> DAĞ ADI/ORONYMIE[Yun. < ὄρος/óros: dağ + ónoma/ὄνομα: ad] ile/ve/||/<> SU/IRMAK/GÖL ADI/HYDRONOMIE[Yun. < ὕδωρ/hydor: su + ónoma/ὄνομα: ad]
- TOPRAK:
ÖŞRÎ ile/||/<> HARACÎ ile/||/<> IKTA/İKTA
( Ya zapt edildiğinde müslümanlara verilmiş ya da müslümanlara ait olan topraklar. İLE/||/<> Devlet tarafından belirlenen, vergi karşılığında gayri müslimlere verilen topraklar. İLE/||/<> Selçuklular'da geliri Tımarlı Sipahilere verilen toprak. | Sultanın bir toprağı birine mülkî olarak ya da gelirinden yararlanmak üzere vermesi. )
- TOPRAK ve SU ve/<>/|| HAVA ve ATEŞ
( Sabit madde/ler. VE/<>/|| Değişim/Değişken/ler. VE/<>/|| Bilinç varolanı. VE/<>/|| ... )
( HYLIC ve/<>/|| PSCYHIC ve/<>/|| PNEUMATIC ve/<>/|| MYSTIC )
( Dönüştürücü. VE/<>/|| Değiştirici. )
( Kapatıcı. ve/<>/|| Akıcı. ve/<>/|| Uçucu. ve/<>/|| Yakıcı. )
( Küp. VE/<>/|| Yirmi yüzlü. VE/<>/|| Sekiz yüzlü. VE/<>/|| Piramit. )
( Cube. AND Icosahedron. AND/<>/|| Octahedron. AND Tetrahedron. )
- TOPRAK ile DÜNYA DOĞUMLU ile TOPRAK ile DÜNYEVİ ile DÜNYEVİ CENNET ile DÜNYAYA DOĞRU ile HAFRİYAT ile SOLUCAN
( EARTH vs. EARTH BORN vs. EARTHEN vs. EARTHLY vs. EARTHLY PARADISE vs. EARTHWARD vs. EARTHWORK vs. EARTHWORM )
( سطح زمين ile خاک ile کره زمين ile زمين ile کره ارض ile کره خاک ile ثرا ile سکنه زمين ile خاکزاد ile سفالي ile زميني ile ارم ile بطرف زمين ile خاکريز ile خراتين )
( SATH ZAMYNE ile KHAK ile KAREH ZAMYNE ile ZAMYNE ile KAREH ERZ ile KAREH KHAK ile ثرا ile SEKNEH ZAMYNE ile KHAKZAD ile SEFALY ile ZAMYNEY ile ARAM ile BETREF ZAMYNE ile خاکريز ile خراتين )
- TORPİL ile/ve/değil/yerine HAKKINI TESLİM ETMEK
( [not] "PULL/INFLUENCE" vs./and/but TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE
TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE instead of "PULL/INFLUENCE" )
- TÖZ = CEVHER = SUBSTANCE[İng., Fr.] = das WESEN, WESENHEIT, STAMMBEGRIFF, SUBSTANZ[Alm.] = SUBSTANTIA[Lat.] = HË UZIA, HYPOSTASIS, HYPOKEIMENON[Yun.] = SOSTANZA[İt.] = SUBSTANCIA[İsp.] = SUBSTANTIE[Fel.] = SUBSTANS[Dan.] = SUBSTANTSIYA[Rus.]
- TOZ ile HEBÂ'
( ... İLE Gayet ince toz, zerre. | Yok yere, boş, nâfile. )
- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/<
ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/<
YAYA/LAR ile/ve/<
BİSİKLETLİ/LER ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/<
TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!] ile/ve/<
ARABA/LAR ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR
[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]
( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )
- TRANSLİTERASYON[Fr./İng. < TRANSLITERATION] değil/yerine/= HARF ÇEVİRİSİ
( Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması. )
- TRAUMAT-/TRAUMATO- ile/||/<> HELC-/HELCO-
( Yara. İLE/||/<> Ülser, ülser yapan, dokuyu yiyen yara. )
- TREN ile HIZLI TREN ile TRAMVAY ile HIZLI TRAMVAY ile METRO ile FÜNİKÜLER
- TRICK :/yerine HİLE, NUMARA
- TUĞLA ile/ve HATIL
( ... İLE/VE Surlarda kullanılmış olan tuğla. | Duvarı berkitmek/sağlamlaştırmak için taşların arasına yatay olarak yerleştirilen direk. )
- TÜKENMEZ = HARDALİYE
- TÜKENMİŞLİK BELİRGESİ/SENDROMU ile/ve/||/<>/< HERBERT FREUDENBERGER
( 1974 )
- TÛLE EMEL ile HIRS-I PÎR
- TULPA(/YONTRA) ile HÜDDAM
- TÜM ile/ve/<> HER
( Her biri, öbürünün parçasıdır. )
( ALL vs./and/<> EACH/PER
Each is a part of the other. )
- TÜMEL/LİK ile/ve/||/<> HEDEF/Lİ/LİK
- TÜMÜ ile HER YERDE ile BÜTÜN GÜN BOYUNCA ile TÜM HAYAT BOYU ile BÜTÜN GECE BOYUNCA ile HEPSİ DIŞARI ile BAŞTAN ile HEPSİ AKRABA ile HEPSİ ile HEP BİRLİKTE
( ALL vs. ALL AROUND vs. ALL DAY LONG vs. ALL LIFE LONG vs. ALL NIGHT LONG vs. ALL OUT vs. ALL OVER vs. ALL RELATIVE vs. ALL THAT vs. ALL TOGETHER )
( جملگي ile جميع ile تماما ile جمله ile همه ile تمام ile همگي ile تمامي ile کل ile دورادور ile دورتادور ile تمام روز ile مادام العمر ile تمامي شب ile بمقدار زياد ile باشدت تمام ile سرتاسر ile سرتاپا ile بطور سراسري ile سربسر ile سراسر ile دارودسته ile هرآنچه ile جمعا )
( JOMLAGY ile جميع ile TAMAMA ile JOMLEH ile CPEHMEH ile TAMAM ile CPEHMGY ile TAMAMY ile KEL ile DORADOR ile DORTADOR ile TAMAM RUZ ile مادام العمر ile TAMAMY SHAB ile بمقدار زياد ile BASHODAT TAMAM ile SARTASAR ile SARTAPA ile BETOR SARASARY ile SARBASAR ile SARASAR ile DARUDASTEH ile NPARANCHEH ile JAMA )
- TÜRBAN[Fr.] ile/değil HAVLİ
( İnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür başörtüsü. DEĞİL Moritanya'da kullanılan türbanın adı. )
- TÜRBE ile/||/<> HAZÎRE
( Gövde (ziyaret) bölümü ve örtüsü bulunan mezar anıtı. İLE/||/<> Camilerin kıble tarafında bulunan küçük mezarlık. )
- TÜRBÜLANS[İng./Fr. TURBULENCE] değil/yerine/= HAVA BURGACI/GİRDAP
- HOMOGENEOUS FLUID[İng.] / HOMOGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ AKIŞKAN
- HOMOGENEOUS DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ DİFÜZYON
- MÜTECANİS[Osm.] / HOMOGENEOUS[İng.] / HOMOGÉNE[Fr.] / HOMOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ/HOMOJEN
- HOMOGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ IŞINIM
- HOMOGENEOUS SOLIDS[İng.] / SOLIDES HOMOGÈNES[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ KATILAR
- HOMOGENE SCHICHTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ KATMANLAR
- HETEROGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN AKIŞKAN
- HETEROGENER KERNREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN ÇEKİRDEK REAKTÖRÜ
- HETEROGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN IŞINIM
- HETEROGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN
- HOMOGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- HOMOGENE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ YAYINIM
- TURİNG İLE CHURCH İLE LAMBDA ile/||/<> HESAPLANABİLİRLİK
( Hesaplama modellerinin eşdeğerliliği. )
( Formül: λx.x+1 (lambda gösterimi) )
( Alan Turing tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )
- TÜRKÇE ve/||/<> HALAÇÇA
( ... VE/||/<> İran'ın güneyinde, toplu olarak yaşayan bir Türk toplumun konuştuğu dil. )
- TUTARLILIK ile/ve/||/<> "HESABINI VEREBİLMEK"
- TUTKU ile HIRSLI ile İDDİALI BİR ŞEKİLDE
( AMBITION vs. AMBITIOUS vs. AMBITIOUSLY )
( جاه طلبي ile بلند همت ile نامجو ile جاه طلبانه )
( JAH TALABY ile BALAND CPEHMAT ile NAMJO ile JAH TALABANEH )
- TUTMAK/SAKLAMAK ile/yerine HEYBEYE ATMAK
- TUTMAK ile YARIŞMA DÜZENLEMEK ile TOPLANTI YAPMAK ile GERİ ÇEKİL ile TUT CANIM ile DAYAN ile TOPLANTI YAPMAK ile BİR GEMİYİ TUTMAK ile BİR DAKİKA BEKLE ile SAYGI DUYMAK ile SORUMLU TUTMAK ile TUTUCU ile TUTMA ile HOLDİNG ŞİRKETİ ile SIKI TUTMAK
( HOLD vs. HOLD A COMPETITION vs. HOLD A MEETING vs. HOLD BACK vs. HOLD DEAR vs. HOLD FAST vs. HOLD MEETING vs. HOLD OF A SHIP vs. HOLD ON A MINUTE vs. HOLD RESPECT vs. HOLD RESPONSIBLE vs. HOLDER vs. HOLDING vs. HOLDING COMPANY vs. HOLDING FAST TO )
( برگزار کردن ile دردست داشتن ile منعقد ساختن ile متمسک شدن ile منعقد کردن ile در دست داشتن ile عقد کردن ile انبارکردن ile نگاهداري ile مسابقه گذاشتن ile مجلس داشتن ile تشکيل جلسه دادن ile مجلس کردن ile خودداري کردن ile عزيز داشتن ile محکم گرفتن ile خن ile وايسا ile احترام قائل بودن ile مسئول دانستن ile مسئول کردن ile حامل ile دارنده ile نگاه دارنده ile مسک ile انعقاد ile ملک متصرفي ile معتصم ile شرکت مرکزي ile مستعصم )
( BARGOZAR KARDAN ile DARDAST DASHTAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MOTAMSK SHODAN ile MANAGHAD KARDAN ile DAR DAST DASHTAN ile AGHAD KARDAN ile ANBARKARDAN ile NEGAHODARY ile MOSABAGHEH GOZASHTAN ile MOJALS DASHTAN ile TASHKYLE JALSEH DADAN ile MOJALS KARDAN ile KHODDARY KARDAN ile AZYZ DASHTAN ile MOHKAM GARAFTAN ile KHAN ile وايسا ile EHTARAM QAEL BODAN ile MASOUL DANSTAN ile MASOUL KARDAN ile HAMEL ile DARANDEH ile NEGAH DARANDEH ile MOSK ile ENEGHAD ile ملک متصرفي ile MOTASAM ile SHARKAT MARKZY ile مستعصم )
- TUZ ile/ve/<>/> HALOJEN[Fr. < Yun. HALS: Tuz. | GENNAN: Doğurmak.]
( ... İLE/VE/<>/> Madenlerle birleşince tuz verebilen, flor, klor, brom ve iyot öğelerine verilen ad. )
- TÜZE/HUKUK:
BORU GİBİ değil/yerine HUNİ GİBİ
- TÜZE'NİN TEMEL İLKELERİ - ULPIAN[M.S. 170 - 223]:
ONURLU YAŞAMAK ve/||/<> BAŞKASINI İNCİTMEMEK ve/||/<> HERKESE, HAKKINI TESLİM ETMEK
( THE BASIC PRINCIPLES OF THE LAW - [ULPIAN]:
LIVE HONESTLY and/||/<> DO NOT OFFEND OTHERS and/||/<> GIVE TO EACH PERSON WHAT IS DUE )
( JURIS PRAECEPTA SUNT HAEC - [ULPIAN]:
HONESTE VIVERE et/||/<> ALTERUM NON LAEDERE et/||/<> SUUM CUIQUE TRIBUERE )
- UÇAK KULLANMAK ile HAVACILIK ile HAVACILIK SÖZLEŞMESİ ile HAVACI
( AVIATE vs. AVIATION vs. AVIATION CONVENTION vs. AVIATOR )
( هواپيما راني کردن ile هوانوردي ile هواپيمائي ile هواپيميي کشوري ile هوا نوردي ile عرف هوانوردي ile هوانورد )
( NPAVAPYMA RANY KARDAN ile NPAVANORDY ile NPAVAPYMAYEY ile NPAVAPYMYY KESHORY ile NPAVA NORDY ile AROF NPAVANORDY ile NPAVANORD )
- ÜÇKÂĞIT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HİLE
- ÜÇKÂĞITÇI ile/ve/||/<>/> HAİN
- ESSENTIAL OIL[İng.] / HUILE ESSENTIELLES, HUILE VOLATILES[Fr.] / ÄTHERISCHE ÖLE[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCU YAĞ
- UÇUK ile HERPETOLOG ile HERPETOLOJİ
( HERPETIC vs. HERPETOLOGIST vs. HERPETOLOGY )
( تبخالي ile خزنده شناس ile خزنده شناسي )
( تبخالي ile KHZANDEH SHENAS ile KHZANDEH SHENASY )
- HAMLAÇ[Osm.] ile/değil/yerine/= ÜFLEÇ
- ÜFLEMEK ile TROMPET ÇALMAK ile DARBE DARBE ile BURUN DARBESİ ile BOYNUNA DARBE ile KAFAYA DARBE ile HAVAYA UÇURMAK ile YUMRUKLA VURMAK ile ÜFLEYİCİ ile KURT SİNEĞİ ile ÜFLEME ile DARBELER ile ŞATAFATLI
( BLOW vs. BLOW A TRUMPET vs. BLOW BY BLOW vs. BLOW NOSE vs. BLOW ON THE NECK vs. BLOW TO THE HEAD vs. BLOW UP vs. BLOW WITH THE FIST vs. BLOWER vs. BLOWFLY vs. BLOWING vs. BLOWS vs. BLOWSY )
( نفخ کردن ile فوت کردن ile نفخه ile وزيدن ile ضرب ile دميدن ile ضربه ile ضربت ile نفير کشيدن ile يک ريز ile يک گير ile بيني گرفتن ile پس گردني ile توسري ile منفجر کردن ile ترکانيدن ile پکيدن ile بادکردن ile مشت ile دمنده ile وزنده ile سگ مگس ile وزان ile وزش ile بادزدگي ile دمان ile ضربات ile زن چاق ile سرخ گونه )
( NAFKH KARDAN ile FOT KARDAN ile NAFKHEH ile وزيدن ile ZAB ile DAMYDAN ile ZARBEH ile ZARBAT ile NAFYR KESHYDAN ile YK RYZ ile YK GYR ile BEYNEY GARAFTAN ile PES GARDANY ile توسري ile MONFAJR KARDAN ile ترکانيدن ile پکيدن ile BADKARDAN ile MOSHT ile DAMANDEH ile VAZANDEH ile SAG MAGS ile VAZAN ile VEZESH ile BADOZDEGY ile DAMAN ile ZARBAT ile ZAN CHAGH ile SARKH GONEH )
- HUM[İng.] ile/değil/yerine/= UĞULTU
- UKALÂLIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> HAKARET
- ULAŞMAK ile İSTENİLEN SONUCA ULAŞMAK ile HEDEFE ULAŞMAK ile HEDEFLERE ULAŞMAK ile HEDEFLERİNE ULAŞMAK ile HEDEFLERİNE ULAŞMAK ile MÜKEMMELLİĞE ULAŞMAK ile ULAŞILABİLİR ile BAŞARI
( ATTAIN vs. ATTAIN A DESIRED END vs. ATTAIN GOAL vs. ATTAIN GOALS vs. ATTAIN ONE S GOALS vs. ATTAIN ONE'S GOALS vs. ATTAIN PERFECTION vs. ATTAINABLE vs. ATTAINMENT )
( دست يافتن به ile بدست آوردن ile بدست آمدن ile نيل شدن ile بوصال رسيدن ile بمنزل رسيدن ile بمراد رسيدن ile بمراد خود رسيدن ile بحد کمال رسيدن ile قابل دسترسي ile بدست آوردني ile دردسترس ile نيل ile منال ile فضيلت ile حصول )
( DAST YAFTAN BAH ile BADAST AVARDAN ile BADAST AMADAN ile NEYLE SHODAN ile BOOSAL RESYDAN ile BEMANZEL RESYDAN ile BAMRAD RESYDAN ile BAMRAD KHOD RESYDAN ile BAHAD KAMAL RESYDAN ile GHABEL DASTERESY ile BADAST AVARDANY ile DARDASTERES ile NEYLE ile MENAL ile FAZYLAT ile HOSUL )
- ÜLGER/HÂV[Ar.] ile/ve/||/<>/> HÂVI DÖKÜLME/TİRFİLLENME
- ULTRA ile HİPER
- ULULAMA = HÜRMET = VENERATION[İng.] = VÉNÉRATION[Fr.] = HOCHACTUNG[Alm.] = VENERATIO[Lat.]
- ÜMİTSİZ/LİK ile/ve/> HASTA/LIK
- ÜMMET ile/değil HALK
- UMUT[Türkçe]/ÜMİT[Fars. < UMİD] = RECÂ[Ar.] = HOPE[İng.] = ESPOIR[Fr.] = HOFFNUNG[Alm.] = SPES[Lat.]
- UNİVALENCE İLE HİGHER INDUCTİVE TYPES İLE CUBİCAL ile/||/<> HOTT
( Homotopi tip kuramı. )
( Formül: A ≃ B → A = B )
- | ÜN/ŞÖHRET ile/ve İTİBAR | ile/ve/<>/değil/yerine HAYSİYET
( | Toplumun, kişiye/tutuma/duruma verdiği değer/önem. İLE/VE Toplulukların/bilirkişilerin, kişiye/tutuma/duruma verdiği değer/önem. | İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Kişinin, kendine verdiği değer/önem. )
( | Halk tarafından verilen. İLE/VE Ehline verilen. | İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Kendi/nde/n. )
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine HIZLI GEÇMEK
( [not] TO FORGET vs./and/but TO PASS OVER QUICKLY/FAST
TO PASS OVER QUICKLY/FAST instead of TO FORGET )
- URGAN ile/ve HALAT ile/ve PALAMAR/YUNA
( Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma nesnelerinden yapılan, ince halat. [Sicimlerin üç-beşinin biraraya getirilmesiyle.] İLE/VE Urganların biraraya getirilmesiyle. İLE/VE Halatların biraraya getirilmesiyle. )
( Matta, Markos ve Luka İncil'lerinin, "Zengin birinin cennete gitmesi, bir devenin iğne deliğinden geçmesinden daha zordur" biçimindeki ünlü sözleri büyük olasılıkla yanlış bir çeviridir. "Kalın halat" anlamına gelen Aramca "gamta" sözcüğü, "deve" anlamına gelen "gamla" sözcüğüyle karıştırılmıştır. )
( RESEN[Fars.]: İp, urgan, halat. )
- US/AKIL:
HERKESİ AŞKIN ile/ve/||/<> HERKESTE İÇKİN
- ÜSTELİK ... ile HATTA ...
- USÛL ile/ve/||/<>/> HUSÛL
- USÛLSÜZ/LÜK ile HAKSIZ/LIK/GADR[Ar.]
( ILLEGAL vs. UNFAIR )
- UTANÇ = SHAME[İng.] = HONTE[Fr.] = SHAM[Alm.] = PUDOR[Lat.]
- UYDURMA ile/değil/yerine/>< HAYAL
- UYGARLIK ve/> HUZURSUZLUĞU
- UYGUN ile/ve ANIK/HAZIR[Ar.]
( Hazır olmak, olgun olmaktır. )
( Hazıra, Hızır gerekmez. )
( Hazır, huzurdadır. )
( ÂMÂDE[Fars.]: Hazır, hazırlanmış. )
( APPROPRIATE/FIT vs./and READY )
- UYGUN ile HIZLANDIRMAK ile SEFER
( EXPEDIENT vs. EXPEDITE vs. EXPEDITION )
( مقتضي ile مقرون به مصلحت ile با تدبير ile مقتضا ile شتاباندن ile اردوکشي ile تسريع )
( MOGHTEZY ile MOGHORON BAH MOSOLHAT ile BA TADABYR ile مقتضا ile SHTABANDAN ile ORDOKESHY ile TASARYE )
- UYUM = AHENK = HARMONY[İng.] = HARMANIE[Fr.] = HARMONIE[Alm.] = HARMONIA[Yun. Zarafet ve uyum tanrıçası.] = ARMONÍA[İsp.]
- HARMONY[İng.] / CONSONANCE[Fr.] / HARMONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUM
- HARMONISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUMLU
- UYUMSUZLUK ile BAĞLANTININ KESİLMESİ ile HOŞNUTSUZLUK ile SON VERMEK ile SÜREKSİZLİK ile SÜREKSİZ
( DISCONFORMITY vs. DISCONNECTION vs. DISCONTENT vs. DISCONTINUE vs. DISCONTINUITY vs. DISCONTINUOUS )
( عدم توافق ile بيارتباطي ile نداشتن رابطه ile عدم رضايت ile سخط ile نارضايتي ile بس کردن ile ناپيوستگي ile ناپيوسته )
( ADAM TAVAFEGH ile BEYERTABATY ile NADASHTAN RABETEH ile ADAM REZAYT ile SOKHAT ile NAREZAYTY ile BES KARDAN ile NAPYVASTGY ile NAPYVASTEH )
- UYUŞUK/TEMBEL[Fars. < TENBEL] ile/ve/=/||/<> HIMBIL
- UYUŞUKLUK ile HAREKETSİZ
( DORMANCY vs. DORMANT )
( کمون ile نهفتگي ile نايم ile درحال کمون ile نهفته )
( KAMON ile NAOFTAGY ile نايم ile DARHAL KAMON ile NAOFTEH )
- HYPNOTIC[İng.] / HYPNOTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUTUCU, HİPNOTİK
- UYUTUM = NEVM-İ SINAİ = HYPNOSIS[İng.] = HYPNOSE[Fr., Alm.] = HYNOS[Yun.]
- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR" ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR
- UZAM = HAYYİZ = EXTENSION, EXTENT[İng.] = ÉTENDUE, EXTENSION[Fr.] = AUSDEHNUNG[Alm.] = EXTENSIO[Lat.] = EXTENSIÓN[İsp.]
- UZLET ve/<> HALVET
- ÜZÜLMEK ile/ve HESAP SORMAK
- ÜZÜM ile HAFIZALİ
( ... İLE Seyrek taneli, kalın kabuklu, etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir üzüm. )
- ÜZÜM ile HOŞKURAN/TİLKİKUYRUĞU
( ... İLE Çiçekleri, dalları ıspanak gibi pişirilen bir yıllık otsu bir bitki. [Lat. AMARANTHUS LIVIDUS] | Uzun salkımlı bir çeşit üzüm. | Yağlı güreşte oturak kündesine geçen üstteki güreşçiye, alttakinin elini geri uzatarak çenesinden ya da gırtlağından çekmesi. )
- ÜZÜNTÜ ile/ve HÜZÜN
( Geçmişin olumsuz(luk)larının anımsanması (ile/durumunda). İLE Geçmişin olumlu(luk)larının anımsanması (ile/durumunda). )
- VAAZ KÜRSÜSÜ ile/||/<> SON CEMAAT YERİ ile/||/<> SAKIF ile/||/<> HÜNKÂR MAHFİLİ
( Belirli gün ve saatlerde, imamın vaaz vermek için çıktığı, koltuk ya da küçük balkon biçimindeki bölüm. İLE/||/<> XIV. yüzyıldan itibaren cami ve mescitlerde yaygın olarak kullanılan, ana mekânın dışında yarı açık hazırlık bölümü. İLE/||/<> Camilerde son cemaat yerinin dışında ek bir bölüm. Özellikle iç avlusu olan yapılarda, cemaatin hava şartlarından korunması amacına yöneliktir. İLE/||/<> Camilerde hükümdara ayrılan bölüm.[Bazen galerinin bir bölümü, bazen ayrı bir daire biçimindedir.] )
- VAAZ/MEVİZE ile/ve/||/<>/> HUTBE
( Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma. İLE/VE/||/<>/> Cuma ve bayram namazlarında okunan dua ve verilen öğüt. )
- VAFTİZ ile HAÇ VAFTİZİ ile VAFTİZ ile VAFTİZCİ ile VAFTİZHANE
( BAPTISM vs. BAPTISM OF THE CROSS vs. BAPTISMAL vs. BAPTIST vs. BAPTISTRY )
( تعميد ile غسل ile غسل تعميد ile خاج شويان ile تعميدي ile معمد ile تعميد دهنده ile تعميدگاه ile جاي تعميد )
( TAMYD ile GHASL ile غسل تعميد ile KHAJ SHOYAN ile تعميدي ile MAMAD ile TAMYD DAHANDEH ile تعميدگاه ile JAY TAMYD )
- VAHÂMET ile/ve/<> HEZİMET
- VAHDET-İ VUCUD ve/||/<> HALK-I CEDÎD
- VAHDET-İ VUCUD ile/<> HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK/PANTEİZM
( HAKK <> DOĞA ile HAKK > DOĞA )
- VAHİM ile/ve HAZİN
- VAHİY ile HADİS(-İ KUTSÎ)
- VAHŞİ ile/ve HIRÇIN
- VAKUM/VACUUM[İng.] değil/yerine/= HAVASIZ BOŞLUK
- VÂLİ ve/||/<> VELÎ ve/||/<> HÂMİ ve/||/<> RÂB
( [Koruyucu] Dışta. VE/||/<> İçte. )
( Maddî koruyucu. VE/||/<> Manevî koruyucu. )
- VAN DER WAALS GÜÇLERİ ile HİDROJEN BAĞI
( Zayıf, geçici dipol-dipol etkileşimler. İLE Hidrojenin, F, O ya da N ile yaptığı güçlü dipol-dipol etkileşimler. )
- VAN DER WAALS KUVVETİ ile/||/<> HİDROJEN BAĞI
( vdW zayıf dipol ~meV, H-bağı güçlü yönelimli ~100meV. )
( Formül: Evrensel İLE spesifik )
- VARLIK/VAROLUŞ ve/||/<> HAK ve/||/<> HAREKET
- VARLIK ile/ve/= HAREKET
( EXISTENCE vs./and/= MOVEMENT )
- VARLIK ile/||/<> HİÇLİK
( Varoluşçuluk )
( Søren Kierkegaard tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1813-1855) (Ülke: Danimarka) (Alan: Felsefe, Teoloji) (Önemli katkıları: Varoluşçuluk öncüsü) )
- VARLIKBİLİM ve HAKİKAT
( ONTOLOGY and TRUTH )
- VARLIKLAR/HER "VARLIK" değil VARLIK(VUCUD) ya da HER VAROLAN(MEVCUD)
- VAROLAN ile/ve HAREKET
- VAROLAN ile/ve/<> VAR OLMASI GEREKEN ile/ve/<> HAYAL ETTİĞİNİ/N GERÇEKLEŞTİR(İL)ME(Sİ)
( Bilim. İLE/VE/<> Felsefe. İLE/VE/<> Sanat. )
- VARSAYIM = FARAZİYE = HYPOTHESIS[İng.] = HYPOTHÉSE[Fr.] = HYPOTHESE[Alm.] = SUPPOSITIO[Lat.] = HYPOTHESIS[Yun.]
- VATAN:
MEZAR ve/||/<> İNSAN ve/||/<> DİL ve/||/<> DÜZEN/NİZAM ve/||/<> TARİH ve/||/<> DESTAN/LAR ve/||/<> GAZÂVATNÂME ve/||/<> TÜRKÜ VE AĞIT ve/||/<> NİNE VE NİNNİ ve/||/<> ROMAN ve/||/<> HATIRAT
- VATANDAŞ ile/ve HALK
( CITIZEN vs./and PUBLIC )
( GUOMIN )
- VATNAJÖKULL ile/ve/<> LANGJÖKULL ile/ve/<> HOFSJÖKULL
( Kuzey Kutbu'nda ve İzlanda yakınlarındaki üç büyük buzul. )
- VATOZ ile HAYALET VATOZ
- VAZGEÇMEYELİM!:
GÜLÜMSEMEKTEN ile/ve/||/<> SEVMEKTEN ile/ve/||/<>
ÖĞRENMEKTEN ile/ve/||/<> HAYALLERİMİZDEN
- VAZÎ'A[Ar.] ile HUSRÂN[Ar.]
- VE ile HEM DE
( AND vs. ALSO )
- VEDALAŞMAK ile/ve HELÂLLEŞMEK
- VEFÂ ile/ve/<> HİLM
( Sözünde durma, sözünü yerine getirme. | Dostluğu devam ettirme. | Onun yanındayken nasılsan, uzaktayken de aynı olmak. İLE/VE/<> Kişinin doğasında olan yumuşaklık. )
( Doğanızdaki yumuşaklığı anımsayarak kimseye hesap/borç takmayın! )
- VEGETABLE vs./||/<> HERB vs./||/<> FLORA
- VELÂYET ile/ve/||/<> HIDÂNE HAKKI
- VELOSİTE/VELOCITY[İng.] değil/yerine/= HIZ
- VENOM[İng.] değil/yerine/= HAYVANSAL ZEHİR
- VENTILATÖR/VENTILATOR[İng.] değil/yerine/= HAVALANDIRICI | SOLUTUCU
- VERGİ ile HARÇ
( BÂC )
- VERİ/BİLGİ:
DUYU ile/ve/||/<>/> AKIL
( ile/ve/||/<>/> HABER-İ SÂDIK)
- VERİ ile/ve/=/<> HABER
( DATA vs./and/=/<> NEWS )
- VERMEK ile/ve/değil/yerine HEDİYE ETMEK
( TUHFE: Armağan, hediye. | İlâhî hediye. )
( [not] TO GIVE vs./and/but TO GIVE AS A GIFT
TO GIVE AS A GIFT instead of TO GIVE )
- VERTIGO ve/||/<> HITCHCOCK
( Alfred Hitchcock'un en çok sevilen filmi. )
- VERTİGO ve/<> TİP 1 DİYABET ve/<> HEMATOİD ARTRİT ve/<> LUPUS ve/<> MS ve/<> HAŞİMATO
- EKRANDA/MONİTÖRDE:
VGA ile/ve/||/<>/> DVI ile/ve/||/<>/> HDMI ile/ve/||/<>/> DISPLAY
(
ile
ile
)
- VİETNAM'IN:
ADALARI ve/<> HA LONG BAY
( [Vietnam'ın] Doğal güzelliği ile Tayland, Malezya ya da Filipinler ile rekabet edecek durumda 3000 adası bulunmaktadır.[Ancak 1600'ünün adı bulunmaktadır.] VE/<> Etkileyecilikleri çok yüksek olan turistik adaları. )
- VINYL ETHYL HEXOATE[İng.] / HEXOATE DE VINYLÉTHYLE[Fr.] / VINYLÉTHYLHEXOATE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETİL HEKZOAT
- VITAL :/yerine HAYATİ, ÇOK ÖNEMLİ
- VİTES değil/yerine/= HIZLIK
- VOLUME :/yerine HACİM, CİLT
- VUKÛFİYET ile/ve/||/<>/> HAKİMİYET
- VURMAK ile YÜKSEĞE VURMAK ile KAFASINA VURMAK ile HEDEFİ VURMAK
( HIT vs. HIT HIGH vs. HIT OVER THE HEAD vs. HIT TARGET )
( باشدت زدن ile ضربه زدن ile زدن ile بالا زدن ile توسري زدن ile بهدف زدن )
( BASHODAT ZADAN ile ZARBEH ZADAN ile ZADAN ile BALA ZADAN ile TOSARY ZADAN ile BACPEHDAF ZADAN )
- VUSLAT ile/ve HALVET
( Yaşanılan. İLE/VE Mekân ve mekânda. )
( ... İLE/VE Kişinin, kendiyle meşgul olmama durumu. )
( Kendinden uzaklaşmak için halvete girilir, başkalarından uzaklaşmak için değil! )
( Kavuşma. İLE Yalnız/tenha kalma, tenhaya çekilme. | Tenha yer. | Hamamın sıcak bölmesi. | bkz. Tasavvuf'ta )
- VUSLAT ile/ve HASRET
( Her lezzetin vuslatı, hasretindedir. Doğada ise, vuslattan sonra hasret kalmaz. O Âlem, bu âlem gibi değildir. )
( Ses ayrılıkta çıkar, vuslatta ses olmaz. )
- VUSLAT ile/ve ÜLFET ile/ve HİDÂYET
- WAI:
TEŞEKKÜR EDİYORUM ile/ve/||/<> MERHABA ile/ve/||/<> HOŞÇAKAL
- WEATHER :/yerine HAVA, HAVA DURUMU
- WEEK :/yerine HAFTA
- WEEKEND :/yerine HAFTA SONU
- WEEK/LY :/yerine HAFTA/LIK
- WEİERSTRASS FACTORİZATION ile/||/<> HADAMARD FACTORİZATION
( Weierstrass entire fonksiyon, Hadamard sonlu dereceli. )
( Formül: General entire İLE finite order )
- WELCOME :/yerine HOŞ GELDİNİZ
- WHATEVER :/yerine HER NEYSE, NE OLURSA
- WHICH :/yerine HANGİ
- WİENER-HOPF ile/||/<> HİLBERT TRANSFORM
( W-H faktorizasyon, Hilbert singular integral. )
( Formül: Factorization İLE singular integral )
- WINDOWS 10:
PRO ile HOME
( İlgili FaRkLaR'ı okumak için burayı tıklayınız... )
- WONDERFUL :/yerine HARİKA
- X PARÇACIĞI değil HIGGS PARÇACIĞI/BOZONU
- YA/YA DA ile/ve/değil/yerine/||/+/<>
( HEM, HEM DE ve/||/<> NE, NE DE )
( Ayrım. | İLE/VE/<> Birlik/bütünlük. )
( 0 1 ile/ve/<> [ 1 ile/ve/<> 0 ] )
( "Ne, ne de", "hem, hem de" ile birliktedir![ayrı değildir!] [sadece insana/gelişmiş zihinlere özgüdür!] )
( Doğada/fizikte/hayvanlarda, deneyde/laboratuvarda. İLE/VE/<> Sadece İNSAN'da. )
( Bir şey(ler)i bildirtir. İLE/VE/<> Kendini bildirtir. )
( EL: [Bağlamına/işlevine/yerine/gereksinime göre]
Hem kirli, hem de temiz...
Ne kirli, ne de temiz. )
( DEKOLTE:
Hem açık, hem de kapalı...
Ne açık, ne de kapalı. )
( BEYİN:
Hem ayrık, hem de bitişik...
Ne ayrık, ne de bitişik. )
- YA, YA DA ile/<> HEM, HEM DE ile/<> HEM, HEM DE | NE, NE DE
( Kul - Tanrı İLE İnsan. İLE İnsan <> Tanrı. )
( Şeriat. İLE Tarikat. İLE Hakikat ve Marifet. )
- YADERKLİK = İĞTİYAR = HETERONOMY[İng.] = HÉTÉRONOMIE[Fr.] = HETERONOMIE[Alm.] = HETEROS:BAŞKASI, NOMOS:YASA[Yun.]
- YAĞMUR ile/ve/değil/<> HAMSİN
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Kum yağdırır. )
- YAKARIŞ ile/ve/<> HAYKIRIŞ
- YAL DERVİŞİ/EHLİ ile KAL DERVİŞİ/EHLİ ile HAL DERVİŞİ/EHLİ
( YAL: Yol yiyeceği. )
( Derviş, iyi niyetini bilgeliğiyle birleştirebilmiş insandır. )
( ELE GELENİ YERSİN
DİLE GELENİ DERSİN
BÖYLE DERVİŞLİK DURSUN
SEN DERVİŞ OLAMAZSIN )
( DERVİŞİN...
HER SÖYLEDİĞİ DOĞRU OLMALI
HER DOĞRUYU SÖYLEMEK DOĞRU DEĞİLDİR
HER SÖYLEDİĞİ HAKK OLMALI
HER HAKK'I SÖYLEMEK HAKKIN DEĞİLDİR )
( Keşkül Dergisi'nden: Derviş I, Derviş II )
- YALAN:
SAFSATA ile/ve/<> MECAZ ile/ve/<> PROPAGANDA ile/ve/<> REKLAM ile/ve/<> HABER
( Felsefede. İLE/VE/<> Yazında(edebiyatta). İLE/VE/<> Siyasette. İLE/VE/<> Ticarette. İLE/VE/<> Gazetecilikte. )
- YALAN SÖYLÜYORSUN! ile/değil/yerine HATA EDİYORSUN
- YALAN ile HAKARET
- YANILMA = HATA = ERROR[İng., Lat., İsp.] = ERREUR[Fr.] = IRRTUM[Alm.]
- YANILMAZLIK ile HATASIZ
( INERRANCY vs. INERRANT )
( بي غلطي ile بي لغزشي ile بي لغزش )
( BEY GHALTY ile BEY LAGHZESHY ile BEY LAGHZESH )
- YANILSAMA ile/ve HİPNOZ
( ILLUSION vs./and HYPNOSIS )
- YANILSAMA/İLÜZYON ile/ve/değil/||/<> HOLOGRAM
- YANLIŞ/KÖTÜ/AŞIRI/ABARTILI KULLANILANLAR:
"SIKINTI YOK!" ve/<> "AYNEN" ve/<> "KESİNLİKLE" ve/<>
"HAYIRLISI" ve/<> "KISMET" ve/<> "TABİİ Kİ DE" ve/<>
"YAPILACAK BİR ŞEY YOK" ve/<> "BENCE DE"
(
)
( )
- YANLIŞ ile/ve HATA PAYI
( Bu kılavuzdaki herşey[/bazıları], yanlış olabilir. )
( Everything might be wrong in this guide. )
- YANLIŞ = HATALI = WRONG[İng.] = FAUX[Fr.] = FALSCH[Alm.] = FALSUS[Lat.] = INJURIA[İsp.]
- YANLIŞI/HATAYI:
"KENDİNE İTİRAF ETMEK" değil ÖZELEŞTİRİ
- YANLIŞLIK ile HATALI
( INACCURACY vs. INACCURATE )
( عدم صحت ile عدم دقت ile سقم ile نادرستي ile غيردقيق )
( ADAM SAHAT ile ADAM DAGHT ile SAGHAM ile NADRESTY ile غيردقيق )
- HARÂRET-İ İHTİRÂK[Osm.] / HEAT OF COMBUSTION[İng.] / CHALEUR D'INCENDIE[Fr.] / BRENNENDE-HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA ISISI
- YANSIYAN ile/ve/||/<> HABERİ ALINAN
- YAPMA!/OLMASIN!
GIYBET ve/||/<> HASED ve/||/<> TAASSUB
- YAPRAK ile/ve/değil/||/<> HAYVAN
(
)
- YARAR ile/ve/<> HAYIR
( Hayır! dedikleriniz, hayır/yarar getirir. )
- YARAR/ÇIKAR ile HAZ
( USEFUL vs. PLEASURE )
- YARARLILIK ile/ve/<>/< HESAPLANABİLİRLİK
- YARATICILIK ile/ve CANLANDIRMAK ile/ve HAREKET KATMAK
( Kuralları önce bilmek, sonra [yeri geldiğinde ve gerektiğince] unutmak/unutabilmek gerek! )
- YARATMAK ile HALK ETMEK
( Yoktan var etmek. İLE Vardan var etmek. )
- YARDIMCI ÖNERME = LEMMA[İng., Lat.] = LEMME[Fr.] = HILFSATZ[Alm.]
- YARDIMSEVERLİK ile HAYIRSEVER ile HAYIRSEVERLİKLE
( BENEVOLENCE vs. BENEVOLENT vs. BENEVOLENTLY )
( نيک خواهي ile خير خواهي ile نوع پرستي ile خوشدلي ile نيکخواه ile عام المنفعه ile خيرانديش ile نيکوکار ile خوشدل ile خير ile خير خواهانه )
( NEYK KHAHY ile KHYR KHAHY ile NO PARESTY ile KHOSHODELY ile NEYKEKHAH ile عام المنفعه ile خيرانديش ile NEYKOKAR ile KHOSHODEL ile KHYR ile KHYR KHAEHANEH )
- YARGI = HÜKÜM = JUDGEMENT[İng.] = JUGEMENT[Fr.] = URTEIL[Alm.] = IUDICIUM[Lat.] = APOPHASIS[Yun.] = JUICIO[İsp.]
- YARGIÇ ile YARGI ile FİZYONOMİYE GÖRE YARGILAMA ile KIYAMET GÜNÜ ile HAKİMLER ile YARGI
( JUDGE vs. JUDGEMENT vs. JUDGEMENT BY PHYSIOGNOMY vs. JUDGEMENT DAY vs. JUDGES vs. JUDGMENT )
( قضاوت کردن ile دادرس ile ديان ile دادرسي کردن ile حکم کردن ile داور ile قاضي ile داوري کردن ile دادرسي ile فتوا ile داوري ile تفرس ile محشر ile روز محشر ile قضات ile قضاوت ile قضا )
( GHAZAVAT KARDAN ile DADRES ile ديان ile DADRESY KARDAN ile HOKAM KARDAN ile DAVAR ile QAZY ile DAVARY KARDAN ile DADRESY ile FATAVA ile DAVARY ile تفرس ile MAHSHAR ile RUZ MAHSHAR ile GHAZAT ile GHAZAVAT ile GHAZA )
- HALF-WAVE POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI DALGA POTANSİYELİ
- HALF VALUE LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= YARI DEĞER KATMANI
- SEMI PERMEABLE MEMBRANE[İng.] / MEMBRANE SEMI-PERMÉABLE[Fr.] / HALBDURCHLÄSSIGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GEÇİRGEN ZAR
- SEMIPERMEABLE[İng.] / SEMI-PERMÉABLE[Fr.] / HALAZON[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GEÇİRGEN
- HALF-CELL POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZE/HÜCRE POTANSİYELİ
- HALF-CELL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZE/HÜCRE
- HALBWERTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZELER/HÜCRELER
- SEMICONDUCTOR DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITERDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN DEDEKTÖR
- SEMICONDUCTOR DIODE[İng.] / DIODE SEMI-CONDUCTRICE[Fr.] / HALBLEITERDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN DİYOT
- JONCTION SEMI-CONDUCTRICE[Fr.] / HALBLEITERÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN EKLEM
- SEMI CONDUCTOR, SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITER, HALBFEST[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN/İLETEN
- SEMICONDUCTOR LASER[İng.] / LASER À SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN LAZER
- SEMISOLID[İng.] / SEMI-SOLIDE[Fr.] / HALBE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KATI
- HEMICOLLOID[İng.] / HÉMICOLLOID[Fr.] / HEMIKOLLOID[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KOLLOİT
- MÉTALLOÏDE[Fr.] / METALLOID, SEMIMETAL[İng.] / HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI METAL, METALOİD
- HALF-LIFE, HALF-PERIOD[İng.] / PÉRIODE DE DEMI-VIE[Fr.] / GYPSUM ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI ÖMÜR, YARILANMA SÜRESİ
- HÉMICELLULOSE[Fr.] / HEMICELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI SELÜLOZ
- HALBERWERTSDICKE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TABAKA KALINLIĞI
- HALF-REACTION PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= YARI TEPKİME İŞLEMİ
- HALF REACTION[İng.] / HALBDURCHLÄSSIGE WAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TEPKİME
- HEMIHEDRAL SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= YARI YÜZLÜ BAKIŞIM
- HEMI-[İng.] / DEMI-, HEMI-[Fr.] / HEMI[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-
- NİSF-İ ÖMÜR[Osm.] / HALF-LIFE[İng.] / DEMI-VIE[Fr.] / HALBWERTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARILANMA SÜRESİ
- HALF WAVE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE LA DEMI-VAGUE[Fr.] / HALBWELLENANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA ANTEN
- HALF WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA BOYU
- MEVC-İ NİSF[Osm.] / HALF WAVE[İng.] / DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA
- YASAL/KANUNÎ EHLİYETTE:
EHLİYET-İ HUKUK ve/||/<> MALİKİYET ve/||/<> HÜRRİYET ve/||/<> İSMET
- YASALLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HUKUKÎLİK
- YAŞAM ALANI ile/ve/değil HAREKET ALANI
( Bazı düşünürlerin/sanatçıların, [turistlerin ya da turist gibi yaşayanların vb.] her hareket alanlarının, yaşam alanı olmadığı gibi. )
( [not] LIFE FIELD vs./and/but MOTION/ACTIVITY FIELD )
- YAŞAM:
BİR NEFES ile KAFES ile HEVES
( Aldığımız kadar. İLE Kaldığımız kadar. İLE Daldığımız kadar. )
- YAŞAM BOYU:
DERS ile/değil/yerine/ya da/>< DOST
( Bir kişiye tamamen güvendiğinizde, kesin olarak deneyimleyeceğiniz, ikisinden biridir. )
- YAŞAM/HAYAT ve/=/<> HAYIR!
( Yaşam/ın, "Hayır!"lar(ın) ile/üzerinden, "Ne yapmayacağını bilerek" oluşur/oluşturulur. )
- YAŞAM:
SINANDIĞIMIZ YERDE ve/||/<> HESAP VERECEĞİMİZ YERDE
( Başlar. VE/||/<> Biter. )
(1996'dan beri)