H ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.654 başlık/FaRk ile birlikte,
6.654 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(16/28)
- HESABI:
"YIKMAK" ile/ve/değil/yerine "YÜKLEMEK"
- HESABINI GÜDMEK/YAPMAK ile/<> DAVASINI GÜDMEK/YAPMAK
- HESABINI SORMAK ile HESABI TAKİP ETMEK
- HESABINI TUTMAK ile HESABINI YAPMAK
- HESABINI YAPMAK ile/ve HESABINI TUTMAK
- HESAP BAKİYESİ değil/yerine/= SAYANAK KALANCASI
- HESAP CETVELİ değil/yerine/= SAYIŞ ÇİZELGESİ
- HESAP CÜZDANI değil/yerine/= SAYANAK BETLEĞİ
- HESAP EDİLME/HESAPLANMA değil/yerine/= SAYIŞILMA
- HESAP ETMEK/HESAPLAMAK değil/yerine/= SAYIŞLAMAK
- HESAP[Ar. < HİSBE]/CALCULUS = ÇAKILTAŞI
( Çakıltaşlarını saymaktan gelir. )
- HESAP-KİTAP (YAPMAK, ORTADA)
- HESAP MAKİNESİ değil/yerine/= SAYIŞ YAPAR
- HESAP MAKİNESİ ile/ve/||/<>/></> TELEFON
(
)
- HESAP SAHİBİ değil/yerine/= SAYANAK İYESİ
- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ANLAMAK ÜZERE SORU SORMAK
- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜM/KATKI SUNMAK
- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ÖRNEK OLMAK
- HESAP SORMAK ile/değil/yerine UYARMAK
- HESAP VERİLEBİLİRLİKTE:
DİKEY ile/ve/||/<> YATAY
( Oy/seçim. İLE/VE/||/<> ... )
- HESAP ile/ve/değil/||/<>/< AKD
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Parmak hesabı. )
- HESAP ile/ve GEREKÇE
- HESAP ile/ve GÖZLEM
( TO THINK vs./and OBSERVATION )
- HESAP ile HESAP KARTI ile HESAP NUMARASI ile HESAP EKSTRESİ ile SORUMLU ile MUHASEBE ile MUHASEBECİ ile MUHASEBE ile MUHASEBE MAKİNESİ ile MUHASEBE OFİSİ ile MUHASEBE SİSTEMİ ile HESAPLAR
( ACCOUNT vs. ACCOUNT CARD vs. ACCOUNT NUMBER vs. ACCOUNT STATEMENT vs. ACCOUNTABLE vs. ACCOUNTANCY vs. ACCOUNTANT vs. ACCOUNTING vs. ACCOUNTING MACHINE vs. ACCOUNTING OFFICE vs. ACCOUNTING SYSTEM vs. ACCOUNTS )
( حساب ile تاريخچه ile کارت حساب ile شماره حساب ile صورت حساب بانکي ile قابل توضيح ile حسابداري ile حسابدار ile محاسبه ile محاسباتي ile ماشين حسابداري ile اداره حسابداري ile سيستم حسابداري ile محاسبات )
( HASAB ile TARYKHCHEH ile KART HASAB ile SHMAREH HASAB ile SORT HASAB BANKY ile GHABEL TOZYHE ile HASABDARY ile HASABDAR ile MOHASBEH ile MOHASBATY ile MASHYNE HASABDARY ile EDAREH HASABDARY ile SYSETAM HASABDARY ile MOHASBAT )
- HESAP değil/yerine/= SAYIŞ
- HESAP/ACCOUNT değil/yerine/= SAYANAK
- HESAPLAMA/COMPUTATION değil/yerine/= SAYIŞIM
- HESAPLAMA:
MÜHENDİSLİK ve/||/<> LOJİSTİK
- HESAPLAMA ile/ve/<> AÇIKLAMA
( vs./and/||/<> EXPLANATION )
- HESAPLAMA ile PARAKETE HESABI
( Gemilerin gittiği yön ve yaptığı hıza göre, bulunduğu yerin tahmini olarak hesaplanması. )
- HESAPLAMALI!
- HESAPLAMALI ile BELİMSEL
- HESAPLANABİLİR ile HESAPLAMA ile HESAPLAMA ile BİLGİSAYAR ile BİLGİSAYAR MUHASEBECİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MİMARI ile BİLGİSAYAR MİMARİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ MÜDÜRÜ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ ile BİLGİSAYAR ENDÜSTRİSİ ile BİLGİSAYAR DİLİ ile BİLGİSAYAR ÜRETİCİSİ ile BİLGİSAYAR AĞI ile BİLGİSAYAR ODAKLI ile BİLGİSAYAR PROGRAMI ile BİLGİSAYAR SATICISI ile BİLGİSAYAR BİLİMİ ile BİLGİSAYAR SİMÜLASYONU ile BİLGİSAYAR SİSTEMİ ile BİLGİSAYAR ZAMANI ile BİLGİSAYAR SÖZCÜĞÜ ile BİLGİSAYARLAŞMA ile BİLGİSAYARLAŞTIRMAK ile BİLGİSAYARLI
( COMPUTABLE vs. COMPUTATION vs. COMPUTE vs. COMPUTER vs. COMPUTER ACCOUNTANT vs. COMPUTER AIDED vs. COMPUTER ARCHITECT vs. COMPUTER ARCHITECTURE vs. COMPUTER ASSISTED vs. COMPUTER CENTER vs. COMPUTER CENTER MANAGER vs. COMPUTER ENGINEER vs. COMPUTER ENGINEERING vs. COMPUTER INDUSTRY vs. COMPUTER LANGUAGE vs. COMPUTER MANUFACTURER vs. COMPUTER NETWORK vs. COMPUTER ORIENTED vs. COMPUTER PROGRAM vs. COMPUTER SALESMAN vs. COMPUTER SCIENCE vs. COMPUTER SIMULATION vs. COMPUTER SYSTEM vs. COMPUTER TIME vs. COMPUTER WORD vs. COMPUTERIZATION vs. COMPUTERIZE vs. COMPUTERIZED )
( محاسبه پذير ile شمارش ile محاسبه کردن ile رايانه ile کامپيوتر ile حسابگر ile بکمک کامپيوتر ile معمار کامپيوتر ile معماري کامپيوتر ile مرکز کامپيوتر ile مدير مرکز کامپيوتر ile مهندس کامپيوتر ile مهندسي کامپيوتر ile صنعت کامپيوتر ile زبان کامپيوتري ile سازنده کامپيوتر ile شبکه کامپيوتري ile کامپيوتر گرا ile برنامه کامپيوتري ile فروشنده کامپيوتر ile علوم کامپيوتر ile علم کامپيوتر ile شبيه سازي ile سيستم کامپيوتري ile وقت کامپيوتر ile کلمه کامپيوتري ile کامپيوتري شدن ile کامپيوتري کردن ile کامپيوتري ile کامپيوتري شده )
( MOHASBEH PAZYR ile SHMARSH ile MOHASBEH KARDAN ile RAYANEH ile KAMPYVOTER ile HASABGAR ile BOKMAK KAMPYVOTER ile MEMAR KAMPYVOTER ile MEMARY KAMPYVOTER ile MARKZ KAMPYVOTER ile MADYR MARKZ KAMPYVOTER ile MANPANDES KAMPYVOTER ile MANPANDESY KAMPYVOTER ile SANAT KAMPYVOTER ile ZABAN KAMPYVOTERY ile SAZANDEH KAMPYVOTER ile SHABKEH KAMPYVOTERY ile KAMPYVOTER GERA ile BARNAMEH KAMPYVOTERY ile FOROSHANDEH KAMPYVOTER ile ALUM KAMPYVOTER ile ALAM KAMPYVOTER ile SHABYYEH SAZY ile SYSETAM KAMPYVOTERY ile VAGHT KAMPYVOTER ile KOLMEH KAMPYVOTERY ile KAMPYVOTERY SHODAN ile KAMPYVOTERY KARDAN ile KAMPYVOTERY ile KAMPYVOTERY SHODEH )
- HESAPLANABİLİR ile HESAPLAMAK ile HESAPLAMA ile HESAPLAMALAR ile HESAP MAKİNESİ
( CALCULABLE vs. CALCULATE vs. CALCULATION vs. CALCULATIONS vs. CALCULATOR )
( قابل اعتماد ile احتساب کردن ile حساب کردن ile احتساب ile محاسبه ile محاسبات ile شمارش ile محاسب ile حسابگر ile ماشين حساب )
( GHABEL ETEMAD ile EHTESAB KARDAN ile HASAB KARDAN ile EHTESAB ile MOHASBEH ile MOHASBAT ile SHMARSH ile MOHASB ile HASABGAR ile MASHYNE HASAB )
- HESAPLANABİLİRLİK ile/ve/>< HESAPLANAMAZ SAYILAR
- HESAPLANAMAZLIK ile HESAPLANAMAZ
( INCALCULABILITY vs. INCALCULABLE )
( نا معلومي ile نا شمردني )
( نا معلومي ile NA SHMARDANY )
- HESAPLAŞMA ile/ve/değil/yerine YÜZLEŞME
- HESAPLAŞMAK ile/ve/değil/||/<> HELÂLLEŞMEK
- HESAPLAŞMAK değil/yerine/= SAYIŞMAK
- HESAPLAŞMAYI:
KENDİNLE YAPMAK ile/ve KENDİNE YAPMAK
( TO GET EVEN WITH: YOUR SELF vs./and TO YOUR SELF )
- HESS'S LAW[İng.] / LOI DE HESS[Fr.] / HESSSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HESS YASASI
- HETAMINE, PHENODINE[İng.] ile/değil/yerine/= HETAMİN
- HETERO ATOM[İng.] / HÉTÉROATOM[Fr.] / HETEROATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= HETERO ATOM
- HETERO-[İng.] / HÉTÉRO-[Fr.] / HETERO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HETERO-
- HETEROATOM ile KARBON İSKELE
( Karbon dışındaki atomları içeren bileşik. İLE Sadece karbon ve hidrojen atomlarından oluşan iskelet. )
- HETEROCHRONY İLE HETEROTOPY İLE HETEROMETRY ile/||/<> EVRİMSEL GELİŞİM
( Gelişim değişiklikleri ve evrim. )
( Formül: Paedomorphosis )
- HETEROGREFT/HETEROGRAFT[İng.] değil/yerine/= AYRI TÜR YAMASI
- HETEROCYCLIC COMPOUNDS[İng.] / COMPOSÉS HÉTÉROCYCLIQUES[Fr.] / HETEROZYKLISCHE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HETEROHALKALI BİLEŞİKLER
- FLUIDE HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HETEROJEN AKIŞKAN
- HETEROJEN FENTON ile/||/<> HOMOJEN FENTON
( Heterojen Fenton demir katalizi katı fazda olurken İLE homojen Fenton çözelti fazında demir iyonu kullanır )
( Formül: Fe³⁺/Fe²⁺ + H₂O₂ )
- HETEROJEN/HETEROGENOUS[İng.] değil/yerine/= AYRIŞIK
- HETEROJEN (KARIŞIMLAR) ile HOMOJEN (KARIŞIMLAR)
( Gözle ayırt edilebilen farklı fazlardan oluşur. İLE Tek bir fazda homojen bir biçimde dağılmış nesnelerden oluşur. )
- HETEROJEN KATALİZ ile/||/<> HOMOJEN KATALİZ
( Heterojen katı yüzey, homojen çözelti tek faz. )
( Formül: Yüzey İLE bulk )
- HETEROGENEOUS SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HETEROJEN SİSTEM
- HETEROJEN ile/||/<> HOMOJEN
( Heterojen düzensiz dağılım İLE homojen düzenli dağılımdır )
( Formül: Süspansiyon İLE çözelti )
- HETEROJENİSITE/HETEROGENICITY[İng.] değil/yerine/= AYRI TÜRELLİLİK
- HETEROJENLİK ile HETEROLOJİ
( HETEROGENY vs. HETEROLOGY )
( عدم تجانس ile زيست شناسي )
( عدم تجانس ile ZYSET SHENASY )
- HETEROKROMATİZM ile HETEROJENLİK ile HETEROJEN ile HETEROJENLİK ile HETEROLOG ile HETEROMORFİK ile HETEROTROFİK ile HETEROKSENÖZ
( HETEROCHROMATISM vs. HETEROGENEITY vs. HETEROGENEOUS vs. HETEROGENETTY vs. HETEROLOGOUS vs. HETEROMORPHIC vs. HETEROTROPHIC vs. HETEROXENOUS )
( ناهمرنگي ile ناهمگني ile ناهمگن ile نامتجانس ile تناسل ناهمجنس ile عدم تجانس ile غير مشابه ile دگرسان ile مختلف الشکل ile دگرخوار ile چندميزبانه )
( NANPAMRANGY ile NANPAMGANY ile NANPAMGAN ile NAMOTEJANS ile TANASEL NANPAMJENS ile عدم تجانس ile غير مشابه ile DEGARSAN ile MOKHTELF ELESHEKL ile DEGARKHAR ile CHANDAMYZABANEH )
- HETEROPOLAR[İng.] / HÉTÉROPOLAIRE[Fr.] / HETEROPOLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HETEROPOLAR
- HETEROPOLY ACIDS[İng.] / HETEROPOLY SÄREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HETEROPOLİ ASİTLER
- HETEROSİKLİK KİMYA ile/||/<> AROMATİK KİMYA / KARBOHİDRAT KİMYASI
( Heterosiklik bileşiklerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Aromatik bileşiklerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- HETEROTOPİ/HETEROTOPY[İng.] değil/yerine/= KONUM DIŞILIK
- HETEROTROF ile HETEROTROFİ
- HEVÂ -ile
( HEVES, İSTEK, ARZU | KEYİF )
- HEVÂ-HEVES
- HEVÂ[Ar.] ile ŞEHVET[Ar.]
- HEVENK[< Fars.] -ile
( Bir ipe geçirilmiş ya da birbirine bağlanmış, yaş yemiş ya da sebze bağı. )
- HEVES KIRILMASI ve/<>/> YALNIZLIĞA YÖNELİM/DÜŞKÜNLÜK
- HEVES/ŞEVK değil/yerine/= İSTEYİŞ/İSTEK
- HEVES ile GIPTA
- HEVES ile/ve/değil/yerine/||/<>/> HEDEF
( [kişiyi ...] Oyalar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yola çıkarır. )
- HEVES ile/ve HEYECAN
- HEVES ile/değil/yerine İDEAL
( Yetersiz zihinlerde. İLE/DEĞİL/YERİNE Yetkin zihinlerde. )
- HEVES değil/yerine/= KÖSEME
- HEVES ile/ve/değil/yerine/<>/> TUTKU
- HEVESKÂR/HEVESLİ değil/yerine/= KÖSEMELİ
- HEVESKÂR ile/ve/değil/yerine GAYRETKÂR
( Olgun kişi, kişileri topluma yararlılık konusunda heveslendirerek, iyi çalışmalarını sağlar. )
- HEVESKÂR ile TALEBE
( İsteme[/eğilimli]. İLE Gayret eden, İsteyen[talep eden]. )
- HEVESKÂR ile/değil/yerine TALEPKÂR
( Tembel olur. İLE/DEĞİL/YERİNE Gereğini yerine getirebilecek kadar çalışkan olur. )
- HEVESLENMEK ile HEVESLENDİRMEK ile HEVES ile HEVESLİ/LİK ile HEVESSİZ/LİK
- HEVESLİ ile/ve HAZIR
- HEVESLİ ile KESKİN GÖRÜŞLÜ ile KESKİNLİK
( KEEN vs. KEEN SIGHTED vs. KEENNESS )
( تيز ile ژرف بين ile تيزي )
( تيز ile ZHERF BEYNE ile تيزي )
- HEY! KEL! ile/değil HEYKEL
- HEY ... ile EY ...
- HEY :/yerine HEY
- HEYA ile/ve/||/<> İMA
(
Heya [ 部屋 ]
Anlamı: Oda. Her tür odayı tanımlamak için kullanılır.
Kapsamı:
- Evdeki tüm odaları kapsar: Yatak odası, çalışma odası, banyo vb.
- Mekânsal ve yapısal anlamda tarafsız bir terimdir.
Örnek kullanımlar:
- Neru heya [ 寝る部屋 ] – Uyuma odası
- Kono heya wa hiroi desu [ この部屋は広いです ] – Bu oda, geniştir.
İma [ 居間 / いま]
Anlamı: Yaşam alanı/oturma odası"
Özellikleri:
- Ailenin birlikte zaman geçirdiği ana yaşam alanıdır.
- Modern evlerde, "yaşam odası/living room//salon" karşılığıdır.
- Geleneksel Japon evlerinde genellikle merkezî konumda yer alır.
Örnek:
- Kazoku wa ima ni imasu [ 家族は居間にいます ] – Aile, oturma odasında.
Heya ve İma arasındaki FaRkLaR...
| Özellik | Heya (部屋) | İma (居間) |
|---|---|---|
| Anlam | Genel olarak "oda" | Oturma odası / yaşam alanı |
| Kapsam | Tüm oda türlerini kapsar | Sadece ortak kullanım alanını belirtir |
| Kullanım tipi | Nötr, yapısal terim | İşlevsel ve toplumsal anlamda kullanılır |
İma, bir Heya türüdür. Her İma, bir heyadır ancak her Heya, bir İma değildir.
Heya, üst kavramdır; ima ise onun içinde özel bir alt sınıfı karşılar.
)- HEYACAN değil HEYECAN
- HEYBE/ÇANTA ile/ve/||/<> CEP
( Bilgiyi, heybene/çantana at / cebinde bulunsun! [Ne zaman, nerede, nasıl işe yarayabileceği bilinmez!] )
- HEYBE[Ar. < AYBE] ile HEYBET[Ar.]
( Omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim ya da halıdan yapılmış iki gözlü torba. | Omuza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü. | Eril üreme örgeni.[Güney İkizdere -Rize'de] İLE Korku ve saygı uyandıran görünüş. )
- HEYBE ile HEYBET ile HEYBECİ/LİK ile HEYBETLİ/LİK ile HEYBETLİCE
- HEYBE ile HURÇ
( ... İLE Genellikle yelken bezinden yapılmış büyük heybe. )
- HEYBE[Ar. < AYBE] değil/yerine/= MANÇUK/ÇUG[dvnlgttrk]
- HEYBE[Ar. < AYBE] ile/||/<>/> ARTMAK
( Omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim ya da halıdan yapılmış iki gözlü torba. | Omuzda/sırtta taşınabilen tek gözlü bir çanta türü. İLE/||/<>/> Büyük heybe. )
- HEYBET[Ar.] ile CELÂLET[Ar.]
- HEYBET >< ÜNS
- HEYECAN:
"HATA YAPTIRABİLİR" ve/fakat/||/<>/> HAK'I YAPTIRIR
- HEYECAN:
TÜMELİN > TEKİLLEŞMESİ
- HEYECAN ile/ve ACELE
( EXCITEMENT vs./and HASTE )
- HEYECAN ile/ve/||/<>/< BELİRSİZLİK
- HEYECAN[Ar.] değil/yerine/= COŞUNTU
- HEYECAN ile/ve DAVET
- HEYECAN ile/ve ENERJİ
( EXCITEMENT vs./and ENERGY )
- HEYECAN ile/ve/> ETKİ
- HEYECAN ile GERGİNLİK
- HEYECAN ile HELECAN
( ... İLE Yürek çarpıntısı, çarpıntı. )
- HEYECAN ile/ve/değil/||/<>/< ÜMİT
- HEYECAN ve/=/<> YARATIM
- HEYECAN ile/ve YOĞUN İLGİ/İSTEKLİLİK
( EXCITEMENT vs./and ENTHUSIASM )
- HEYECANLANDIRMAK ile HEVES ile HEVESLİ
( ENTHUSE vs. ENTHUSIASM vs. ENTHUSIASTIC )
( مشتاق کردن ile جسور و متهور ساختن ile حرارت ile شوق ile شور و ذوق ile اشتعال ile گرمي ile حميت ile جوش و خورش ile غيرت ile وجد و سرور ile جوشش ile باحميت ile پر اشتياق ile باحرارت )
( MOSHTAGH KARDAN ile JASOR VE MOTEHOR SAKHTAN ile HARART ile SHOGH ile SHOR VE ZOGH ile ESHTAAL ile گرمي ile حميت ile JOOSH VE KHORSH ile GHYRAT ile VOJAD VE SARVAR ile JOOSHESH ile باحميت ile پر اشتياق ile BAHERART )
- HEYECANLANMAK ile HEYECANLANDIRMAK ile HEYECANLANABİLMEK ile HEYECAN ile HEYECANLI/LIK ile HEYECANSIZ/LIK ile HEYECANSIZCA
- HEYECANLAN(M)IYORUM ile/ve/değil/yerine/<> HEYECANI(MI) İÇİMDE TAŞIYORUM/TUTUYORUM
- HEYECANLI ile HEYECANLANDIRMAK ile HEYECANLI ile HEYECANLANMAK ile HEYECAN VERİCİ
( EXCITABLE vs. EXCITE vs. EXCITED vs. EXCITEMENT vs. EXCITING )
( قابل تهييج ile برانگيختني ile تهييج شدن ile تهييج کردن ile هيجان داشتن ile برانگيختن ile بهيجان در آوردن ile بهيجان آوردن ile به هيجان آوردن ile بههيجان آوردن ile دستپاچه کردن ile هيجاني ile تهييج ile جنب و جوش ile هيجان ile باهيجان ile هيجان آور ile پر هيجان )
( GHABEL TAHYYJ ile BARANGYKHTANY ile TAHYYJ SHODAN ile TAHYYJ KARDAN ile YEHYJAN DASHTAN ile BARANGYKHTAN ile BAHYJAN DAR AVARDAN ile BAHYJAN AVARDAN ile BAH YEHYJAN AVARDAN ile BACPEHEHYJAN AVARDAN ile DASTAPACHEH KARDAN ile YEHYJANY ile TAHYYJ ile JONAB VE JOOSH ile YEHYJAN ile باهيجان ile YEHYJAN AVAR ile PAR YEHYJAN )
- HEYELAN[Ar.][HEYALAN değil!] değil/yerine/= GÖÇÜ/KAYŞA
( Toprak kayması. )
- HEY'ET:
HEYULA ve/ SÛRET-İ CİSMİYE ve/ SÛRET-İ NEV'İYE ve/ ŞEKİL/BİÇİM ve/ SÛRET-İ VEHMİYE
- HEYET ile/ve/||/<> HAZİRUN
- HEYET ile HEYET RAPORU
- HEYET[Ar.]/KOMİTE[Fr. < COMITE][İng. COMMITTEE] değil/yerine/= KURUL
- HEYET ile/ve/||/<>/< MAHİYET
( Mâhiyet + Sûret + Ârazlar. İLE/VE/||/<>/< Öz. )
( Mâhiyet, taksim edilmez. )
( Mâhiyetten istisna yapılmaz. )
( CONFIGURATION vs./and/||/<>/< QUIDDITY/ESSENCE )
- HEYET ile/ve/<> METAFİZİK
- HEYET-İ ÂYÂN ile/ve/||/<> HEYET-İ MEBÛSAN
- HEYHEYLENMEK ile HEYHEY
- HEY'Î[Ar.] ile HEYÎ[Ar.]
( Astronomi ile ilgili. İLE Madde, varolan. )
- HEYKEL[Ar.] değil/yerine/= ANIT/YAPIT/YONTU
( STATUE vs. MONUMENT )
- HEYKEL ile KOLOSAL
( ... İLE Büyük boyutlu ve masif mimari ögeleri ve heykelleri niteler. )
- HEYKEL ile/ve/değil MOZOLE[Fr. < Yun.]
- HEYKEL ile PIETA
( ... İLE Kucağında, ölü İsa Mesih'i tutan Meryem Ana heykeli. )
- HEYKEL ile/ve TORS
( ... İLE/VE Gövde heykeli. )
- HEYKELLEŞTİRMEK ile HEYKEL ile HEYKELCİ/LİK ile HEYKELLİ ile HEYKELCİ KALEMİ
- HEYKELTRAŞ ile/ve/||/<> MİMAR
( Her mimar, heykeltraş değildir fakat her heykeltraş, aynı zamanda da mimardır. )
- HEYÛLA ve/<> SÛRET ve/<> ŞEKİL ve/<> NİTELİK
- HEZAREN ile HEZAREN ÖRGÜ
- HEZEL[Ar. < HEZL] ile MİZÂH[Ar.]
( Çevresindekileri neşelendirmek amacıyla yazılan ya da söylenilen söz. | Bir şiiri ya da şiir parçasını şakalı bir anlatıma çevirme. İLE Eğlendirme, güldürme ve birinin davranışına, incitmeden takılma amacını güden ince alay. | Gerçeğin güldürücü yanlarını ortaya koyan yazın türü. )
- HEZER -ile
( Çekinme, zarar verecek şeyden korunma. )
- HEZEYAN/DELİRİUM değil/yerine/= SABUKLANI/SAÇMALAMA
- HEZEYAN/SABUKLANMA ile/değil/yerine/>< COŞKU
- HEZEYÂN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HEYECAN
- HEZEYAN[Ar.] değil/yerine/= SAYIKLAMAK/SAÇMALAMAK
- HF İLE DFT İLE COUPLED CLUSTER İLE CI ile/||/<> AB İNİTİO YÖNTEMLERİ
( Elektronik yapı hesaplama kuramları. )
( Formül: E = <Ψ|H|Ψ>/<Ψ|Ψ> )
- HI/HEALTH INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİMİ
- HI :/yerine SELAM
- HİBÂ[Ar.] ile HİBÂ[Ar. çoğ. AHBİYE]
( Vergi. | Bahşiş. | Bayana kocasından kalan hisse. İLE Keçeden ya da abadan yapılmış göçebe çadırı, oba. )
- HİBB[Ar.] ile HİBB[Ar.]
( Sevgi, sevgili. | Yol arkadaşı.[çoğ. AHBÂB] İLE Hilekâr, aldatıcı, kurnaz. )
- HİBBE[Ar. < HİBEB] ile HİBE[Ar. < HİBÂT]
( Paçavra, kesilmiş kumaş parçası. İLE Bağışlama, bağış. )
- HİBE ETMEK ile YARDIMDA BULUNMAK ile İMTİYAZLI ile VEREN ile BAĞIŞÇI
( GRANT vs. GRANT IN AID vs. GRANTED vs. GRANTING vs. GRANTOR )
( مبذول داشتن ile مبذول کردن ile عطا ile اعطاء ile کمک هزينه ile مفروض ile مبذول ile استجابت ile امتياز دهنده )
( MABZOL DASHTAN ile MABZOL KARDAN ile ATA ile ETA ile KAMAK CPEHZYNAH ile MOFRUZ ile MABZOL ile ESTEJABAT ile EMTYAZ DAHANDEH )
- HİBE değil/yerine/= BAĞIŞ
- HİBE[Ar.] ile HEDİYE[Ar.]
- HÎBE değil HİBE
- HİBE[Ar.] ile İ'TÂ'[Ar.]
( Mülk olarak vermek. İLE Vermek, bir şeyi, alıcısına ulaştırmak. )
- HİBE[Ar.] ile MİNHA[Ar.]
- HİBE[Ar.] ile Nİ'MET[Ar.]
- HİBERNASYON/HIBERNATION[İng.] değil/yerine/= KIŞ UYKUSU
- HİBRE[Ar.] -ile
( Birebir yaşanmışlıktan elde edilen bilgi. )
- HİBRİDİZASYON/HYBRIDIZATION[İng.] değil/yerine/= MELEZLEME
- HİBRIT/HYBRID[İng.] değil/yerine/= KATIŞIK | KIRMA
- HİBRİT TOHUM ile/||/<> AÇIK TOZLAŞAN TOHUM
( Hibrit F1 melezi verimli, açık tozlaşan kendi tohumunu üretir )
( Formül: F1 hibrit vigor )
- HİBRİTLEŞMEK ile HİBRİT
- HİÇ ABARTISIZ" değil ABARTISIZ/MÜBALAĞASIZ
- HİÇ BİLMEMEK ile ANIMSA(YA)MAMAK
( Anımsanacak neyi unuttum? )
- HİÇ DE ... ile PEK DE ...
- HİÇ KAÇINILMAZ değil KAÇINILMAZ
- HİÇ Mİ HİÇ (DÜŞÜNMEMEK, UĞRAŞMAMAK)
- HİÇ ÖNEMİ YOK ile/değil ÖNEMLİ DEĞİL
- HİÇ ŞEKERSİZ/MAKYAJSIZ değil ŞEKERSİZ/MAKYAJSIZ
- HİÇ SEVMEM ile/değil/yerine PEK SEVMEM
- HİÇ TARTIŞMASIZ/KATKISIZ/PEŞİNATSIZ ... değil TARTIŞMASIZ/KATKISIZ/PEŞİNATSIZ ...
- HİÇ VAR OLMAMAK değil/yerine "TELEF OLMAK"
- HİÇ YOKTAN ... değil HİÇ, YOKTAN, ...(HİÇ, YOKTAN İYİDİR)
- HİÇ ..." ile/değil "HENÜZ ..."
- HİÇ ile HİÇKİMSE ile HİÇ YOKTAN
- HİÇ ile/ve/||/<> HİÇ-"LİK"
- HICÂ[Ar.] ile 'AKL[Ar.]
- HİCÂ[Ar.] ile HİCÂ'[Ar.]
( Bilmece, bulmaca, yanıltmaca. İLE Hicvetme, yerme. )
- HİCÂB[Ar.] ile KİTMÂN[Ar.] ile İHFÂ'[Ar.] ile SETR[Ar.]
- HİCÂB[çoğ. HÜCÜB] değil/yerine/= UTANMA, SIKILMA | PERDE | AYIP | SÜLÛKA ENGEL OLA(BİLE)N HERŞEY
- HİCÂC[Ar.] ile HİCÂC[Ar. < HÜCCET]
( Gözün ikinci tabakası. İLE Kanıtlar/deliller, hüccetler, vesikalar, senetler. )
- HİCAL[Ar. < HACLE] ile HİCÂL[Ar. < HECL]
( Gelin odaları. İLE Çukurlar, uçurumlar. )
- HİCAP[Ar.] ile/ve/||/<> HÂCİP[Ar.]
( [örtülmesi gerekeni ...]
Örtmek. İLE/VE/||/<> Örten. )
- HİÇBİR ŞEY
- HİÇBİR ŞEY HAKKINDA KONUŞMAMAK ile/ve/= HERŞEY HAKKINDA KONUŞUYOR OLMAK
( Bir metafizikçi olmak, hiçbir şey hakkında konuşmamak demektir. )
- HİÇBİR ŞEY ile HİÇBİR ŞEY('İ)
( RIEN )
( NOTHING vs. NOTHING )
- HİÇBİR ŞEYE SAHİP OLMAMAK değil HİÇBİR ŞEYİN, BİZE SAHİP OLMAMASI
- HİÇBİR YERDE/LİK ile/ve/değil YOK/LUK
- HİÇBİR ZAMAN değil/yerine/= YOK KEZ
- HİÇBİR ile HİÇBİRİ
- HİÇBİRİMİZ ile HİÇKİMSE
- HİÇBİRİSİ değil HİÇBİRİ
- HİÇÇİLİK = ADEMİYUM MEZHEBİ = NIHILISM[İng.] = NIHILISME[Fr.] = NIHILISMUS[Alm.] = NIHIL[Lat.]
- HİÇÇİ/LİK ile/ve/||/<>/> ALAYCI/LIK/MÜSTEHZİ
- HİÇÇİLİK/NİHİLİZM ile VAROLUŞÇULUK/EGZİSTANSİYALİZM
( Her türlü anlam, değer ve amaç reddini savunan felsefi görüş. İLE Bireyin özgürlüğünü ve varoluşsal sorumluluğunu vurgulayan felsefi görüş. )
- HİÇGÖRÜ ile/değil/yerine/></> İÇGÖRÜ
- HİCÎR[Ar.] ile HİCR[Ar.]
( Huy, âdet, tabîat. İLE Ayrılık. | Sayıklama, saçmalama. )
- HİCİV/HİCV[Ar. < (aslı) HECV]/SATİR değil/yerine/= YERGİ/TAŞLAMA[Ar. TÂRÎZ]
( Birini, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi ya da bir göreneği yermek için yazılmış yazı/şiir ya da söylenmiş söz. İLE "Taşlamak." | Sert madenleri aşındırıcı bir taşla parlatma ve yerine uymasını sağlama. | Alaylı halk şiiri. | Kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, târîz. | Hakâret. )
( Terbiyesize, terbiyesizliğini, terbiyesizlik yapmadan ve onun seviyesine inmeden söylemek/yazmak. )
- HİCİV ile MİZAH
- HİÇKİMSE ile/ve/<>/> HERHANGİ BİRİ ile/ve/<>/> BELİRLİ BİR KİŞİ
( Çırak. İLE/VE/<>/> Kalfa. İLE/VE/<>/> Usta. )
( Bebek. İLE/VE/<>/> Çocuk/genç. İLE/VE/<>/> Yetişkin. )
( 0-1 İLE/VE/<>/>1-18 İLE/VE/<>/> 18 - ~ )
( Konuşmaya başlayana kadar. İLE/VE/<>/> Yetkinleşene[rüşte] kadar. İLE/VE/<>/> Olgunlaşana[kemâline] kadar ve sonrası. )
- HİÇKİMSE ile/ve HERKES
( Kimse beni sevmek zorunda değil fakat ben herkesi sevmek durumundayım. )
( Herkes, er ya da geç, bazı düşünce ve tutumlarından dönüş yapar. )
- HİÇKİMSEMİZ" değil HİÇBİRİMİZ
- HİÇKİMSEYİ:
ÖVMEMEK ve/||/<> KÜSMEMEK ve/||/<> YAKINMAMAK ve/||/<> SUÇLAMAMAK
( Olgunluğun gereği ve göstergelerindendir. )
- HİÇKİMSEYLE KONUŞ(A)MAYACAĞIN/PAYLAŞ(A)MAYACAĞIN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR] ile/ve/<> KENDİNİN (BİLE) DÜŞÜNMEK İSTEMEYECEĞİN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR]
- HIÇKIRIK -ile
( Çok yemek yeme ya da sinirsel bir nedenle ya da istemsiz olarak diyafram kasının kasılmasıyla hava akciğerlere geçerken boğazdan çıkan ya da düzgün aralıklarla yinelenen ses. )
- HIÇKIRMAK ile HIÇKIRTMAK ile HIÇKIRABİLMEK
- HICKMAN PUMP[İng.] / HICKMAN PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİCKMAN POMPASI
- HİÇLEMEK ile HİÇLEŞTİRMEK
- HİÇLİK = ADEM = NON-BEING[İng.] = NÉANT[Fr.] = NICHTS[Alm.] = NON ENS[Lat.]
- HİÇLİK ile/değil BİLİNMEYEN
- HİÇLİK ile/ve/<>/değil/yerine BOŞLUK
- HİÇLİK ile/ve/=/<>/değil/yerine/hem de/ya da/belki BÜTÜNLÜK
( [not] NOTHINGNESS vs./and/=/<>/but/maybe/also/or INTEGRITY
INTEGRITY instead of NOTHINGNESS )
- HİÇ/LİK ile/ve/değil/<> DEĞERSİZ/LİK
( NOTHINGNESS vs./and WORTHLESS/NESS )
- HİÇ/LİK ile/ve MUTLAK/LIK
( NOTHING/NESS vs./and ABSOLUTE/NESS )
- HİÇ/LİK ile/ve YOK/LUK
( Kendinizi alabildiğine çıplaklık, alabildiğine hiçlik içinde hazır tutun. )
( NOTHING/NESS vs./and NON-BEING
Just keep yourself ready in utter nakedness and nothingness. )
- HİÇ/LİK ile YOK/LUK
( SHUNYA/NADA ile ... )
( Y EN EL MONTE NADA: ve hiçlik dağının üzerinde )
( Hiç, hiçbir bilim dalının konusu değildir. )
( NOTHING(NESS) vs. NON-BEING )
- HİÇ(LİK) ile YOK(LUK)
- HİCR[Ar.] ile/ve/||/<> ZEVC/E[Ar.] ile/ve/||/<> İMRÂ/TE[Ar. < MER']
( BA'LE: Zevce, eşi/karısı. )
- HİCRÂN değil/yerine/= AYRILIK [bkz. FIRAK, FÜRKAT, İFTİRÂK] | UNUTULMAZ ACI, KEDER, İÇ ACISI
- HİCRÂN ile/ve/<> FİRÂK
- HİCRAN ile HÜSRAN
( Ayrılık. İLE Beklenene erişememekten doğan üzüntü, batkı. )
- HİCRET[Ar. < HECR] değil/yerine/= GÖÇ
( Göç. | Hz. Peygamber'in, Mekke'den, Medine'ye göç etmesi.[İslâm tarihinin/takviminin başı][Hicret-i Nebeviye] )
- HİCRÎ TAKVİM ile/ve MÎLÂDÎ TAKVİM(EFRENCÎ/GREGORYEN TAKVİM) ile/ve MUSEVÎ TAKVİMİ
( Güneş yılına göre ayarlanmış olan Musevî takvimi. M.S. 2000=5761 )
( İslâm'ın takvimi olmaz, takvim müslümanlarındır, kullanım(ı) içindir. )
( 103 ile/ve 100 ile/ve ... )
( 309 ile/ve 300 )
( Takvimin başlangıç noktası, Hz. Muhammed'in 622 yılındaki Mekke'den Medine'ye hicretidir. Hicrî takvimde bir ay yılı 354 gündür. 29 ve 30 gün çeken 12 aydan oluşur. Hicrî(H) 300=Mîlâdî(M)(M.S.) 912-913, H 600=M 1203-1204, H 1000=M 1591-1592, H 1300=M 1822-1823'tür. İLE/VE ( Mîlâd/Nexus, Hz. İsa'nın doğumu ile başlar. [M.Ö.(Mîlât'tan Önce) / B.C.(Before Christ / İsa'dan Önce)] - 0 - [M.S.(Mîlâttan Sonra) / A.D.(Anno Domini)]. Papa XIII. Gregorius tarafından 1582'de düzeltilip, şimdiye kadar kullanılmakta olan ve 1926'dan beri Türkiye'de de kullanılan takvim. )
- HİCRİ ile HİCRİ TARİH ile HİCRİ TAKVİM
- HİCRÎ ile/ve İSKENDERÎ ile/ve MİLÂDÎ ile/ve TÜRKÎ ile/ve FARSÎ/YEZDİGER ile/ve RAKAMLA ile/ve EBCED ile/ve LUĞAZ
- HİCV ile İSTİHZÂ
- HİCV[Ar.] ile ZEMM[Ar.]
- HİCVETMEK ile HİCVEDEBİLMEK
- HİDÂB[Ar. < HADEB] ile HİDÂB/HİZÂB[Ar.]
( Kanburluklar, yumruluklar. İLE Boya. | Kına. )
- HİDÂS[Ar.] ile HİDÂŞ[Ar.]
( Son, nihâyet, bitim. İLE Tırmalama. )
- HİDÂYET CAMİİ ile/ve NUSRETİYE CAMİİ
( İkisi de, II. Mahmut tarafından inşâ ettirilmiştir. )
( Caminin bulunduğu sokaktaki pisliklerden temizlenmesi ve bölgenin hidâyete ermesi üzerine. İLE Yeniçeriliğin kaldırılması vesilesi["başarısı ve şükranı"] ile inşâ ettirmiştir.[1826][NUSRET: İlâhî yardım.] )
- HİDÂYET[Ar.] ile/ve/||/<>/< DİRÂYET[Ar.]
- HİDÂYET[Ar.] ile İRŞÂD[Ar.]
- HİDÂYET = KILAVUZLANMA
- HİDÂYET[Ar.] ile NECÂT[Ar.]
- HİDAYETİN BAĞI :
( Sarıyer'in en eski mesiresidir. Ortaçeşme caddesi üzerinde çok büyük bir alanı kaplayan bir bağdı. Bağın arkadaki büyük kısmı 1947'de imara açıldı ve bahçe içinde yapılan tek katlı villalarla Zümrütevler yerleşim bölgesi kuruldu. Ön kısım, yani asırlık ağaçların bulunduğu alan Hidayet'in bağı olarak devam etti. Burası da imara açılmak istendi ama başarılamadı. Belediye tarafından kamulaştırılarak park haline getirildi. )
- HİDAYET'ÜL HİKME:
MANTIK ve FİZİK ve METAFİZİK
- HİDDET ile HIŞIM/HIŞM
- HİDDET ile/ve ŞİDDET
- HİDDETLENMEK ile HİDDETLENDİRMEK ile HİDDET ile HİDDETLİ/LİK ile HİDDETSİZ/LİK
- HİDDETLİ değil/yerine/= ÖFKELİ/KIZGIN
- HIDE :/yerine SAKLAMAK
- HIDEBRAND-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDEBRAND İŞLEVİ
- HİDEMAT-I AMME değil/yerine/= KAMU İŞGÖRÜSÜ
- HIDIRELLEZ[< HIZIR-İLYAS] ile/ve/||/<>/> HIZIR AYLARI
( 06 Mayıs sabahı. İLE/VE/||/<>/> 06 Kasım'a kadar. )
- HIDİV KASRI ile/ve HIDİV SARAYI
( Abbas Hilmi Paşa Sarayı. [Mimar Delfo Seminati] [1907] İLE/VE Abbas Hilmi Paşa'nın annesi Emine Hanım tarafından yaptırılmıştır. [Şu anda Mısır Konsolosluğu'dur.] )
( Çubuklu'da, Dalgıç Okulu'nun arkasında, koruluğun ortasında ve en yüksek noktasındadır. İLE/VE ... )
( Buharla işleyen bir asansörü vardır. İLE/VE ... )
( HIDİV[Fars.]: Osmanlı döneminde, Kavala'lı Mehmet Ali Paşa'dan sonra Mısır valilerine verilen san. [Abbas Hilmi Paşa, Osmanlı Devleti'nin son valisidir.] )
- HİDİVAL ile HİDİV
( KHEDIVAL vs. KHEDIVE )
( خديوي ile خديو )
( خديوي ile خديو )
- HİDR-/HİDRO- ile/||/<> HYGR-/HYGRO-
( Ter. İLE/||/<> Islak, nemli. )
- HYDR-[İng.] ile/değil/yerine/= HİDR-
- HİDRA ile HİDRAT ile HİDRALAR ile HİDRATLI
- HİDRASİT[Fr. < Yun.] ile HİDRAT[Fr. < Yun.]
( Hidrojen ile bir metalsinin, oksijensiz bileşmesinden oluşan asit. İLE Su ile bir cismin verdiği bileşik. )
- HİDRASYON/HYDRATION[İng.] değil/yerine/= SIVIYLA BİRLEŞTİRME, SU EKLEME, SIVI DESTEĞİ
- HİDRASYON ile/>< DEHİDRASYON
( Su molekülü eklenmesi. İLE/>< Su molekülü çıkarılması. )
- HİDRASYON ile HİDROLİZ
( Su moleküllerinin bir bileşiğe eklenmesi. İLE Su moleküllerinin bir bileşiği parçalanması. )
(1996'dan beri)