Bugün[28 Mart 2026]
itibarı ile 6.892 başlık/FaRk ile birlikte,
6.892 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(20/29)


- GURBET ile/ve KURBET


- GURBET ile/ve KURBİYET

( Yabancılaşma. İLE/VE Yabancılaşmaktan kurtulma. )

( Yabancılaşma, bilinçlenme/şuur içindir. )


- GURBET[Ar.] ile/ve/||/<> SILA[Ar.]

( Doğup yaşanılmış olan yerden uzak yer. İLE Bir süre ayrı kaldığı bir yere ya da yakınlarına kavuşma. | Gurbetteki biri için doğup büyüdüğü ve özlediği yer. )


- GURBET/LİK ile GURBETÇİ/LİK ile GURBET ELİ


- GURBETTE OLDUĞUNU:
ANLAMAYAN/ANIMSAMAYAN değil/yerine ANLAYAN/ANIMSAYAN


- GÜRBÜZ ile GÜRBÜZ

( Cerbezeli. | Kahraman. | Anlayışlı. İLE Hilekâr. )


- GÜRBÜZEROL, MURAT (SÖKE, 1988) :

( Utaş Uşakspor'dan forvet elemanı olarak transfer edildi. Bir yıllık sözleşmesi (2019 - 2010) sona ermeden karılıklı anlaşma ile serbest bırakıldı. Sarıyer'in 10 lig maçında oynadı. Sarıyer'den önce: Sağlıkspor, Aydınspor 1923, Hanispor, Zeytinburnu, 1922 Konyaspor, Sakaryaspor, Akhisarspor, Balıkesirspor, Boluspor, Samsunspor, B.Ş.B. Erzurumspor, Giresunspor ve Utaş Uşakspor kulüplerinde oynadı. )


- GÜRBÜZLEŞMEK ile GÜRBÜZ/LÜK


- GÜRCÜ SUYU :

( Sarıyer, Maden mahallesi sınırları içinde ve Çırçır Suyu Mesiresinin üst kısmından çıkmaktadır. Bu su uzun süre Çırçır Suyu mesiresince, Çırçır Suyu ile birlikte kullanılmış olmasına karşın, son yıllarda su akışı durdurulmuştur. Sertlik derecesi 4,5 dir. )


- GÜRCÜ ile GÜRCÜCE


- GÜRDENİZ, CEM E. TÜMA. (İST, 1958) :

( Sarıyerlidir.1969'da Sarıyer Pertevniyal İlkokulunu bitirdikten sonra yatılı olarak Haydarpaşa Lisesine devam etti, 1972'de Deniz Lisesine kabul edildi. 1979'da Deniz Harp Okulu Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirerek Deniz Teğmen rütbesi ile donanma gemilerinde güverte subayı olarak görev aldı. 1983 - 1985 yılları arasında ABD de Naval Postaraduate School'da "İnsan Gücü, Personel ve Eğitimi" alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı ve 1987 yılına kadar Ankara'da Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görev yaptı. 1987 - 1989 yılları arasında Deniz Harp Akademisi öğrenimini tamamlayarak Deniz Kurmay Yüzbaşı olarak TCG Gayret Muhribi Hareket Subayı oldu. 1991'de Belçika'da Nato'da görev yaptı. 1996 yılında Donanma Komutanlığı Hareket Başkanlığında görev yaptı. 1997 yılında ABD Charieston da bulunan TCG Gaziantep'i İkinci Komutan olarak Türkiye'ye transfer etti ve 1998'de aynı gemide komutan oldu. 1999'da Deniz Kuvvetleri Komutanı Özel Sekreterliğine atandı ve 2001 yılına kadar bu görevde kaldı. Daha sonra 2002 yılına kadar Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanlığı Antlaşmalar Şube Müdürlüğü, Ağustos 2003'e kadar Harp Filosu III. Muhrip Filotillası Komodorluğu görevini yaptı. 2003 - 2004 yılları asında Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanlığı Strateji Daire Başkanlığı görevi esnasında 2004'te Tuğamiralliğe terfi etti. 2005 - 2007 yılları arasında icra ettiği Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanlığı görevi sonunda Çıkarma Gemileri Komutanlığına, bu görevin sonunda 2008 yılında Tümamiralliğe terfi ederek Mayın Filosu Komutanlığına getirildi. 2009 - 2011 arasında tekrar Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanlığı görevini yürüttü, 11 Şubat 2011 tarihinde Balyoz Davası'nda sahte delillerle tutuklandı, 18 yıl hüküm giydi, Anayasa Mahkemesi'nin 19 Haziran 2014 tarihindeki yeniden yargılama kararıyla özgürlüğe kavuştu, 9 Haziran 2015 de beraat etti. İngilizce ve Fransızca bilen Gürdeniz'in Deniz Kuvvetleri Dergisinde pek çok makalesi yayınlandı, pek çok konferansa da tebliğ sundu. Aydın Gazetesinde köşe yazarlığı yapmakta olup, Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu Kurucu Direktörü olarak görev yapıyor. Yeni Deni Mecmuası, Yacht ve Turkish Marinas Dergileri yazarıdır. Türk Deniz Kuvvetleri El Kitabı 2000, İngilizce/Türkçe ve Türkçe/İngilizce Deniz Terimleri Sözlüğü, Cumhuriyet Donanması, Açık Denizlere Doğru Deniz Kuvvetleri ile Hedefteki Donanma ve Amatör Denizciler için Acil Durum Seyri kitaplarının yazarıdır. )


- GÜREŞ/JUDO ile KURAŞ/KURASH

( Açıklamalar için burayı tıklayınız... | Ayrıca, www.kurash-ika.org adresinden de yararlanılabilir. )


- GÜREŞ ve/> HALVET


- GÜREŞ ile HİNTGÜREŞİ

( ... İLE Karşıt yönde yan yana ve sırt üstü yatan bir çiftin, iç yandaki bacaklarını kenetleyerek birbirini çevirme çabası. )


- GÜREŞ ve/||/<> KAFAKOL

( ... VE/||/<> Güreşte bir oyun türü. )


- GÜREŞ ile KARAKUCAK

( ... İLE Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılan en eski, geleneksel Türk güreşi. )


- GÜREŞ ile KÖPEKKUYRUĞU

( ... İLE Yağlı güreşte rakibinin sırtını yere getirmek için onu çenesinden, alnından ya da gırtlağından elle çekip sırtını yere getirmeye çalışma. )


- GÜREŞ ve/||/<> KÜNDE[Fars. < KUNDE]

( ... VE/||/<> Güreşçinin, rakibini altına alıp bir elini önden, ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi. | Düzen, tuzak, oyun, hile. | Suçluların ayağına bağlanan demir halka, köstek. )


- GÜREŞ ve/||/<> KURT KAPANI

( ... VE/||/<> Güreşte rakibi alta düşürdükten sonra üstüne oturarak uylukları arasında ayak bağlama, bir yandan da iki kolu altından el geçirerek ağırlığı bel üzerine verme. )


- GÜREŞ ile SUMO GÜREŞİ


- GÜREŞMEK ile GÜREŞİLMEK ile GÜREŞTİRMEK ile GÜREŞEBİLMEK ile GÜREŞTİRİLMEK ile GÜREŞ ile GÜREŞÇİ/LİK ile GÜREŞ MAYOSU ile GÜREŞ MİNDERİ ile GÜREŞÇİ KÖPRÜSÜ


- GÜREŞ'TE:
ŞAHİN ile/ve/<> FİL ile/ve/<> ASLAN

( [güreşçiye verilen unvan] 5 rakibini yenen. İLE/VE/<> 7 rakibini yenen. İLE/VE/<> Tüm rakiplerini yenen.
[Moğolistan'da, 1921'den beri, Temmuz ayında kutlanan ve "Naadam" olarak adlandırılan ulusal bayramın üç ana etkinliğinden biri de güreştir.] )


- GUREVICH EFFECT[İng.] / EFFET GUREVICH[Fr.] / GUREVICH-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= GUREVİCH ETKİSİ


- GURKLAMAK ile GURK


- GÜRLEMEK ile GÜRLETMEK ile GÜRLEŞMEK ile GÜRLEŞTİRMEK ile GÜRLEK


- GÜRLEYEN KAYALAR :

( Hamsi Limanı koyu ile kayalıkların denizle birleştikleri noktadan başlayan ve kayalıkların içine kadar giden boşluk/girinti veya diğer deyimle derinliklere değil yatay olarak içerilere doğru gidin bir girinti, sualtı mağaradır. Dalga sahile (Kayalara) vurduğunda (çarptığında) ürpertici bir ses çıkardığından bu kayalıklara "Gürleyen kayalar" veya "Ağlayan kayalar" denilmektedir. )


- GURRE[Ar. çoğ. GURER] ile GURBET[Ar.]

( Aklık, parlaklık. | Atın alnındaki beyazlık, akıtma. | Arabî ayın birinci gecesi ve günü. | Günbatımı. İLE Yabancılık, gariplik. | Yabancı yer, vatan dışı. )


- GÜRS[Fars.] ile GÜRZ[Fars.]

( Açlık. | Kir, pas, leke. | Kâhkül. İLE Uzun saplı, büyük demir topuz. )


- GÜRSEL, YETKİN (İST. 1943) :

( Şişli Terakki Lisesini bitirdikten sonra İ.T.Ü. İnşaat Fakültesinden 1966'da Yüksek İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. İstanbul Sular İdaresinde bir süre teknik ressam olarak görev yaptı. Sonraları şantiye şefi olarak Altunizade, Burhan Felek spor tesisleri, Fenerbahçe Stadı ve Kocaeli Spor Salonu inşaatlarında çalıştı. Askerlik görevini takiben müteahhitliğe başladı. Çerkezköy Organize Sanayi bölgesi inşaatları; Boğaziçi'nde Yeniköy, Kalender, Tarabya, Ulus, Ortaköy, Zekeriyaköy ve Göçek'te değişik isimler taşıyan site ve işlerini tamamladı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem yönetim kurulu üyesi (1994/1995), iki dönemde başkan olarak görev yaptı(1995/1996; 1996/1997). İlk Başkanlığı döneminde Sarıyer Spor Kulübü'nün I. Türkiye Ligine yükselmesini sağladı. )


- GÜRSEL, YETKİN (İST. 1943) :

( Şişli Terakki Lisesini bitirdi. 1966 yılında İTÜ. den İnşaat Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Kendi işini kurdu. Yeniköy,. Tarabya, Kalender, ve Rumelifeneri'nde kurduğu kooperatifler sonucu siteler yaptı, üyelerine villalar yaptı. Sarıyer'de geçen yılları içinde sosyal hayatın içine girdi ve çeşitli kuruluşlarda aktif göreveler aldı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde bir dönem (1994/95) Yönetim Kurulu Üyesi, iki dönem kulüp başkanlığı (1995/96 ve 1996/97) yaptı. 1995/96 sezonunda Sarıyer Şampiyon olarak I. Türkiye Ligine yükseldi. Uzun yıllardan beri müzikle ilgilenen ve koro çalışmaları ile aktivitelere katılıyor. )


- GÜRSOY, HÜMEYRA (İST. 1970) :

( Sarıyerli yazarlardandır. İlk, orta ve lise öğrenimini çeşitli okullarda tamamladı. Bir süre devam eden konservatuar deneyiminden sonra eğitim hayatına yurtdışında devam etti. Londra Queen Mary Üniversitesinde Sosyoloji okudu. Hep aklında olan diğer bir eğitimi İskoçya Robert Gordon Üniversitesinde İşletme okuyarak aldı. Ayrıca Eskişehir Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümünden mezun oldu. Birçok firmada danışman, satış müdürü ve eğitimci olarak çalıştı. İlk kitabı "Son Sözümü Söylemedim" ismini taşımaktadır. İkinci eseri ise "Hala Susuyorum" yayın sırasını beklemektedir. Siyasete DSP'de atıldı. 2019 yerel seçimlerinde DSP'den Belediye Başkan Adayı odu. Aynı yıl DSP İlçe Başkanlığına seçildi. )


- GÜRSOY, TURAN (ORDU, 1929 - 1968) :

( İstanbul Ticari İlimler Akademisinden mezun oldu. İş hayatına. Bir siyasi partide İlçe Başkanlığı, İstanbul İl Genel Meclisi Üyeliği yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem başkan ve 1 dönemde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- GURU ile/ve/||/<>/< GORAS

( Spiritüel öğretmen, rehber. Yol gösterici. [Tasavvuf'ta: MÜRŞÎD] )


- GURU ile/||/<> ROSHİ

( Spiritüel öğretmen, rehber. Yol gösterici. Tasavvuf'ta: Mürşit. @@ Zen Ustalarına verilen ad. Zen öğretimi yapmaya yeterli, gerçek Satori'ye ulaşmış Zen Ustası. )


- GURÛB[Ar. < GARB] -ile

( Bir gök nesnesinin Batı'da görünmez olması, batması. )


- GÜRÛH[Fars.] ile GÜRÛH-I NÂCİ

( Cemaat, bölük, takım. | Değersiz, aşağı görülen, küçümsenen topluluk, derinti, sürü. İLE Kurtulmuş topluluk. )


- GÜRUH[Fars.] değil/yerine/= SÜRÜ/DERİNTİ

( Değersiz, aşağı görülen, küçümsenen topluluk. )


- GÜRÜL GÜRÜL (AKMAK)


- [ne yazık ki]
GÜRÜLTÜ ÇIKARMAK/KORNA ÇALMAK ile/değil/yerine/>< SUSMAK/SESSİZLİĞİ YEĞLEMEK

( [ne yazık ki] Bilgisizlik ne kadarsa o kadar çok ve yüksektir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilgelik ve zarâfet ne kadar derinse/yüksekse. )


- GÜRÜLTÜ/DAĞDAĞA ve/<>/= DEDİKODU


- Gürültü etmemek üzere SUS!!!


- GÜRÜLTÜ YAPMAMALI!


- Gürültü yapmayacak şekilde DİNLE!!!


- GÜRÜLTÜ ile AKŞAM YEMEĞİ ile YEMEK MASASI

( DIN vs. DINNER vs. DINNER TABLE )

( طنين بلند ile طنين افکندن ile افطاري ile شام ile خوان )

( TANYNE BALAND ile TANYNE AFKANDAN ile EFTARY ile SHAM ile KHAN )


- GÜRÜLTÜ ile/ve/||/<> BEYAZ GÜRÜLTÜ


- GÜRÜLTÜ ile/ve/||/<> GÜMBÜRTÜ


- GURULTU ile/ve/> GÜRÜLTÜ


- GÜRÜLTÜ ile GÜRÜLTÜCÜ/LÜK ile GÜRÜLTÜLÜ ile GÜRÜLTÜSÜZ/LÜK ile GÜRÜLTÜSÜZCE ile GÜRÜLTÜ PATIRTI ile GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ ile GÜRÜLTÜLÜ PATIRTILI ile GÜRÜLTÜSÜZ PATIRTISIZ


- NOISE[İng.] / BRUIT[Fr.] / GERÄUSCH, LÄRM[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜRÜLTÜ


- GÜRÜLTÜ ile YAYGARA

( ... İLE Gereksiz olarak yüksek sesle bağırıp çığırma. )


- GÜRÜLTÜSÜZLÜK ile/ve/||/<>/> SESSİZLİK/SAKİNLİK

( ŞÛR[Fars.]: Gürültü, şamata. )

( Gereksiz dış etmenlerin (sesin) bulunmamasıyla. İLE/VE/||/<>/> Kendiliğinden, doğal olarak. )

( SILENCE vs./and/||/<>/> QUITENESS )


- GURUP[Ar. < GURUB/GARB] ile/değil GRUP

( Batı. İLE/DEĞİL Öbek. )


- GURUR:
"GÜÇLÜ" KILAR ve fakat MUTLU ETMEZ


- GURUR ve KİBİR | ile/ve/değil/yerine ONUR

( Başkalarının sırtına basarak. VE Başkalarını bastırarak. | İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi ayaklarının/duruşunun üzerinde yükselme. )

( Arpa yiyende, kibir olmaz. )

( NAHHÂT[Ar.]: Kibirli, gururlu. )

( Kibir, kişinin, kendine "iltifatıdır". [iltifat, en karşı konulamaz olanlardandır] )

( BÂD-DÂR[Fars.]: Kibirli. | Şişman. | Deli. | Hiçbir işle ilgisi olmayan. )

( Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla, ne yüzülür, ne de uçulur. )


- GURUR VEREN İBÂDET değil/yerine ÜZÜNTÜ VEREN GÜNAH


- GURUR >< AŞK


- GURUR ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZLİK/CEHÂLET


- GURUR = GLORY, SELF-EXALTATION[İng.] = GLOIRE[Fr.] = EHRE[Alm.] = GLORIA[Lat.]


- GURÛR[Ar.] ile HAD'[Ar.]


- GURUR ile/değil İNAT

( [not] PRIDE vs./but OBSTINACY )


- GURUR değil/yerine/>< MUTLULUK

( Neden, çocuklar, kavga ettikten sonra hemen barışıp birlikte oynamaya devam ederler? Çünkü, onların mutluluğu, gururdan daha değerlidir. )


- GURUR ile/ve/değil/yerine ONUR

( Başkasının sırtına basarak birşey olmaya çalışmak. Başkalarını ezerek büyüklenme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi kaynaklarının/duruşunun üzerinde yükselme. )

( [not] PRIDE vs./and/but HONOUR
HONOUR instead of PRIDE )


- GURUR >< VAKUR

( Nefsini dik tutma. >< Yol(un)da olma. )


- GURURLANMAK ile GURURLANDIRMAK ile GURURLANABİLMEK ile GURU ile GURUP ile GURUR ile GURURLU/LUK ile GURURSUZ/LUK ile GURURLUCA ile GURUP RENGİ


- GURUR(LU OLMAK)/MAĞRUR ile/değil/yerine VAKUR (OLMAK)


- GURURUNU/N KIRMAK/KIRILMASI ile/ve/||/<>/> KÜÇÜK DÜŞ(ÜR/ÜL)MEK


- GURUTVA -ile

( Ağırlık. )


- GURUTVA ile/||/<> DRAVATRA ile/||/<> SNEHA

( Ağırlık. @@ Akıcılık. @@ Katılık. )


- GÜRZ ile/||/<> GÜRZ-İ GİRÂN ile/||/<> BOZDOĞAN

( Uzun saplı, büyük demir topuz. İLE/||/<> İri, ağır topuz. İLE/||/<> Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerinde asılı duran, altı toplu gürz. )


- GÛŞ[Fars.] (ETMEK) ile/ve/||/<> KULAK | İŞİTMEK

( Kulak, gûş edecek. )


- GUSSA[Ar. çoğ. GUSAS] değil/yerine/= TASA, KAYGI, KEDER


- GUSÛL ile/ve/||/<>/< USÛL

( Usûlsüz, gusûl olmaz. )


- GUT-BRAİN İLE GUT-LUNG İLE GUT-SKİN ile/||/<> MİKROBİYOM EKSENLERİ

( Organ sistemleri arası mikrobiyom ilişkisi. )

( Formül: SCFA üretimi )


- GUT ve/||/<> SERTLEŞME SORUNU ve/||/<> KALP KRİZİ

( Erkeklerde Kol Kola Gezen Üç Rahatsızlık - Murat Kınıkoğlu [Dr.] )


- guttat.[Lat. < GUTTATIM] değil/yerine/= DAMLA DAMLA


- GÜVE ile ATLAS GÜVESİ/KELEBEĞİ

( ... İLE Böceklerin en büyüğüdür. )

( ... İLE Ancak, bir haftadan biraz fazla yaşarlar. )

( ... İLE Büyürlerken, dört kez deri değiştirirler. )

( ... İLE Kanat uzunlukları, 30 cm.'yi bulabilir. )

( ... İLE Kanat ucları, kobranın başına benzer. )

( ... İLE Ağızları olmadığından dolayı, tüm enerjilerini, eş bulmak için kullanırlar. )


- GÜVE ile AY GÜVESİ

( Kurtçuğu, yapağı, kumaş ve dokuma yiyen, pulkanatlılardan bir böcek. İLE ... )

( CLOTHES MOTH vs. MOON CLOTHES MOTH )

( TINEA PELLIONELLA cum ... )


- GÜVE ile/ve/<> TEMBEL HAYVAN GÜVESİ/BRADIPUS GÜVESİ


- GÜVE ile VENEZUELLA KANİŞ GÜVESİ

( ... İLE 2009 yılında, Venezuella'nın Gran Sabana bölgesinde, Arthur Anker[Dr.] tarafından keşfedilmiş, "yeni" sayılabilecek bir güve türüdür.

En dikkat çeken özellikleri; bol tüylü, 6 ayaklı ve tüylerine nazaran renkli bir anteni olmasıdır.

Bulunuş öyküsü:

Arthur Anker, her zaman yaptığı gezilerden birini yapar. Gran Sabana bölgesinde yaptığı gezide de çok sayıda fotoğraf çekip sosyal medyadaki hesabına ekler. O fotoğraflar arasında en çok ilgi çeken bu güvenin fotoğrafı olur.

Güve, sosyal medyada fenomen olur ve bilimkişileri arasında tartışmalara yol açar. Hem Anker, hem de bazı bilimkişileri, bu güveyi sınıflandırmak için uğraşmaya başlar.

"Diaphora mendica" ve Muslin güveleriyle benzer özelliklere sahip olsa da tahmin edilen Lepidopteran ailesinden olan Artace cinsindendir.

Ancak henüz hangi taksonomik öbeğe ait olduğuna karar verilemediğinden resmi bir adı dahi yoktur. )

( )


- GÜVEMERİĞİ/GÖVEMERİĞİ = GEYİKDİKENİ/AKDİKEN

( Hünnapgillerden, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir bitki cinsi. )

( RHAMNUS CATHARTICA )


- CONFIDENCE INTERVAL[İng.] ile/değil/yerine/= GÜVEN ARALIĞI


- GÜVEN!:
GÜLÜŞÜN ARDINDAKİ KEDERE ve/||/<> ÖFKENİN ARDINDAKİ SEVGİYE ve/||/<> SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ NEDENE


- GÜVEN KAPISI ARAYIŞI ></< ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ/YARALANMASI


- GÜVEN KAYBETMEK yerine PARA KAYBETMEK/PARASIZ KALMAK

( TO LOSE MONEY instead of TO LOSE TRUST )


- GÜVEN:
"KAZANILAN" değil İNŞÂ EDİLEN


- GÜVEN KAZANMA ile/ve/<>/||/değil/yerine GÜVENİ/Nİ SARSMAMA


- GÜVEN KAZANMA ile/ve/<>/değil/yerine KENDİNİ TANITMA

( Yeterli gelmeyebilir. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Hem yeterli gelir, hem geliştirir/ilerletir, hem de güven sunar/kazandırır. )


- CONFIDENCE LIMITS[İng.] ile/değil/yerine/= GÜVEN SINIRLARI


- GÜVEN, KENAN (ARHAVİ/ARTVİN, 1947) :

( İnşaat Mühendisi. 1949'dan beri Yeniköy ve Tarabya'da ikamet etmektedir. Yeniköy İlkokulu, Emirgan ortaokulu ve Kabataş Lisesini bitirdi. 1972 yılında İTÜ. İnşaat Fakültesinden İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. Türkiye Elektrik Kurumu (TEK), Sezai Türkeş - Fevzi Akkaya İnşaat A.Ş. bünyesinde Riyad (Suudi Arabistan) ve Trablusgarp (Libya) çalıştıktan sonra Türkiye'ye döndü. Koç Holding'e bağlı Otokar A.Ş. Kamu Satış Müdürü olarak 29 yıl çalıştıktan sonra emekli oldu. Daha sonra kağıt ve ambalaj imal eden fabrikada genel müdür olarak çalıştı. Bebek Lions Kulübü, Kabataş Erkek Lisesi Mezunları Derneği, İTÜ. Mezunlar Derneği, Türk Kalp Vakfı ve Yeniköy Spor Kulübü üyesi olup Yeniköy Spor Kulübünün kuruluş çalışmalarında bulundu, yönetim kurulunda görev aldı bir dönem (1990 - 1991) başkanlık yaptı. Türk Kalp Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini üstlendi, )


- GÜVEN, MÜFİT (İST. 1920 - 1994) :

( Ankara Gazi Lisesini bitirdi. Sarıyer Spor Kulübü'nün 14 kurucusundan biri olup aynı zamanda takımın futbolcularından biri idi. 5 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- GÜVEN ile APTALLIK

( TRUST vs. FOOLISHNESS )


- GÜVEN ile BEKLENTİ

( Beklenti, bizi güvensiz kılar. )

( Amacınızın herhangi bir beklenti taşımayan salt iyi niyet olduğundan emin olun önce. )

( Elinizde mevcut olandan eminseniz, nihai olana asla ulaşamazsınız. )

( CONFIDENCE vs. EXPECTATION )


- GÜVEN ile ÇOKLUĞA GÜVEN

( TRUST vs. TRUST TO THE ABUNDANCE )


- GÜVEN = CONFIDENCE[İng.] = SÉCURITÉ[Fr.] = ZUVERSICHT[Alm.] = SECURITAS[Lat.]


- GÜVEN ile DAYANMA

( Güvenmek, sırtını dayama anlamında bir rahatlık/saptırma gerekliliği ya da anlamına gelmez. )

( İyiye güven duymak olumludur. )

( Güven, özgüven/enerji getirir. )

( Güven, deneyimle birlikte gelir. )

( Yoğun bir deneyim yaşayan insan güven ve cesâret yayar. )

( GÜVEN: İnancın bilincinde olmak. )

( Hayatın her yolunda, başlangıçta güven esastır. )

( Kendi düşünce berraklığınıza, amaçtaki safiyetinize ve eylemdeki dürüstlüğünüze güvenin. )

( Kişiye dayanma, ölür; ağaca dayanma, kurur. )

( Ona güven ama dayanma! [Trust but do not rely!]
CONFIDENCE vs. RELY
Energy comes vs. confidence.
Confidence comes vs. experience.
In every walk of life initial trust is essential. )

( SECURITAS cum ... )


- GÜVEN ve/||/<> DERİNLİK ve/||/<> SEVGİ

( Söz ile yapılan iyilik. VE/||/<> Düşünce ile yapılan iyilik. VE/||/<> Vererek yapılan iyilik. )


- GÜVEN ile/ve/<> İNANÇ

( TRUST vs./and/<> BELIEF )


- GÜVEN ile/ve/<> İNANDIRICILIK

( TRUST vs./and/<> PLAUSIBILITY )


- GÜVEN ve/<>/< ÖZEN

( TRUST and/<>/< CARE )


- GÜVEN ile/ve/||/<>/< ÖZGÜVEN

( Özgüveni olmayana, kimse güvenmez. )


- GÜVEN ile/ve/değil/<> SAYGINLIK(İTİBAR)

( [not] TRUST vs./and/but/<> ESTEEM, REPUTATION )


- GÜVEN ile/ve/değil/||/<>/< SONUÇ


- GÜVEN ile/ve/||/<> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK


- GÜVEN" ve/||/<>/> UÇURUM

( Düşebileceğimiz en derin uçurum. )


- GÜVEN ile/>< ÜMİTSİZLİK


- GÜVENBURNU :

( Kilyos Burnunun coğrafi adı Güven Burnu'dur. Çıkıntının uç noktasına yakın yerde Tahlisiyeye ait fener bulunmaktadır. )


- GÜVENÇ, ERDEM (SARIYER, 1941) :

( Sarıyerli sinema sanatçısı. Sarıyer'de öğrenimini tamamladıktan sonra Yüksek Okuldan mezun oldu. Tekstil sanayinde çalıştı. Genç yaşta Ses Dergisinin tertiplediği erkek güzeli yarışmasına katıldı ve birinci oldu. Böylece sinemaya yöneldi ve pek çok filmde yer aldı. )


- GÜVENÇ ile GÜVENÇLİ ile GÜVENÇSİZ


- GÜVENCE ile/ve DAYANAKÇA


- GÜVENCE ile GARANTİ

( GUARANTEE vs. GUARANTY )


- GÜVENCE ile GARANTİ ETMEK ile EMİN ile KEFİL

( ASSURANCE vs. ASSURE vs. ASSURED vs. ASSURER )

( اطمينان ile پشتگرمي ile خاطرجمعي ile يقان ile پشت گرمي ile مطمئن کردن ile خاطرجمع کردن ile خاتر جمع کردن ile اطمينان دادن ile مطمئن ساختن ile بيمه شده ile اطمينان دهنده )

( ETMYNAN ile POSHTGARAMY ile KHATRAJMAY ile يقان ile POSHT GARAMY ile MOTMAEN KARDAN ile KHATRAJMA KARDAN ile KHATAR JAM KARDAN ile ETMYNAN DADAN ile MOTMAEN SAKHTAN ile BEYMAH SHODEH ile ETMYNAN DAHANDEH )


- GÜVENCE ile/ve/||/<>/> TATMİN


- [NE YAZIK Kİ]
GÜVENEMEMEK ile/ve/||/<>/> KESTİREMEMEK


- GÜVENEN/E ve/||/<> YALAN SÖYLEYEN/E

( Yalan söyleme! VE/||/<> Güvenme! )


- GÜVENİLİR ...:
YOL ile/ve/||/<> BAĞ/İP


- GÜVENİLİRLİK ile BAĞIMLILIKLAR

( DEPENDABILITY vs. DEPENDENCIES )

( توکل پذيري ile توابع )

( TOKL PAZYRY ile TAVABE )


- GÜVENİLİRLİK ile/ve/> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

( SİKA[< VÜSÛK]: Güven, emniyet. | Güvenilir/inanılır kişi. )

( RELIABILITY vs./and/> SUSTAINABILITY )


- GÜVENİLMEZLER:
KIŞ GÜNEŞİ ve/||/<> SULTANLARIN GÜLMESİ ve/||/<> DURGUN DENİZ ve/||/<> AMİRLERİN İLTİFATI ve/||/<> DÜŞMANIN ÖĞÜDÜ ve/||/<> BAZI KADININ CİLVESİ/ZÂHİDLİĞİ

( ŞEMS-İ ŞİTÂ ve/||/<> DAHK-I HÜMÂ ve/||/<> SÜKÛNET-İ DERYA ve/||/<> İLTİFAT-I UMERÂ ve/||/<> NASİHAT-İ ADÂ ve/||/<> CİLVE-İ/ZÜHD-Ü NİSÂ )


- GÜVENİRLİK değil GÜVENİLİRLİK


- GÜVENLİ BAĞLANMA ile GÜVENSİZ BAĞLANMA ile BAĞLANTI NESNESİNİN OLMAMASI


- GÜVENLİ ile/ve/değil/||/<>/< AVANTAJLI


- GÜVENLİ ile/ve TEKİN

( ... İLE/VE Boş, içinde kimse bulunmayan. | Güvenilir (kişi, yer). | İçinde doğaüstü "varolanlar" bulunmadığına inanılan (yer). | Eski Türklerde bir babanın taşınmaz mallarının mirasçısı olan en küçük oğlu. )


- Güvenliğin için DİNLE!!!


- Güvenliğin için KONUŞ!!!


- Güvenliğin için SUS!!!


- GÜVENLİK/EMNİYET KEMERİ ve/||/<>/> YAŞAM

( Güvenlik kemeri, bizi, yaşama bağlar. )

( Trafik kazalarında yaşamını yitiren sürücülerin %80'inin, kemer takmadığı tespit edilmiştir ne yazık ki. )


- GÜVENLİK ile/ve/||/<> DÜZEN


- GÜVENLİK ile/ve/||/<>/>/< GÜVEN


- GÜVEN/LİK ile/ve/||/<>/> GÜVENCE

( Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. | Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil. | Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. )


- GÜVENLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< ÖZEL YAŞAMIN GİZLİLİĞİ


- GÜVENLİK ve/||/<> SIRADÜZEN/HİYERARŞİ


- GÜVENLİK ile/ve TEDBİR

( ASPHALEIA ile/ve ... )

( SECCURITY vs./and PRECAUTION )


- Güvenmek için DİNLE!!!


- GÜVENMEK:
"O, BUNU YAPMAZ" ile/değil/yerine "O, BUNU YAPTIYSA, BİR BİLDİĞİ VARDIR"


- GÜVEN/MEK ile/ve/fakat/||/<>/> DOĞRULA/MAK


- GÜVENMEK ile/ve SAĞLAMLAŞTIRMAK

( TO TRUST vs./and TO CONSOLIDATE )


- GÜVENSİZ BAĞLANMADA:
KARARSIZ ile KAÇINGAN


- GÜVENSİZ ile GÜVENSİZLİK

( INSECURE vs. INSECURITY )

( غيرمحفوظ ile بي اعتبار ile ناامن ile غير قطعي ile تزلزل )

( غيرمحفوظ ile BEY ETEBAR ile NAOMAN ile غير قطعي ile TEZELZEL )


- GÜVENSİZLİK ile/ve/değil BELİRSİZLİK

( [not] DISTRUSTFULNESS/LACK OF CONFIDENCE vs./and/but INDEFINITENESS )


- [ne yazık ki]
GÜVENSİZLİK ile/ve/||/<> BENCİLLİK ile/ve/||/<> AHLÂK

( )


- GÜVENSİZLİK ile/ve/değil EMİNSİZLİK

( [not] DISTRUSTFULNESS/LACK OF CONFIDENCE vs./and/but LACK OF SURE )


- GÜVERCİN ile ALASUN


- GÜVERCİN ile GÖÇMEN GÜVERCİN

( ... İLE Ne yazık ki, soyu tükenmiştir. :( )

( ... cum ECTOPISTES MIGRATORIUS )


- GÜVERCİN ile GUGUK KUŞU

( )

( COLUMBA cum CUCULUS CANORUS )


- GÜVERCİN ile JAMBU

( ... ile )


- GÜVERCİN ile KAYA/YABANİ/BAYAĞI GÜVERCİNİ

( )

( Evcil güvercinler renk ve desen olarak çok fark gösterir. İLE İki kanadında, iki siyah çubuk dışında soluk gri renklidir. )

( Yaban ortamında, kayalıklar, yuvalama ve üreme için kullanılır. )

( Kökeni Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya'nın Batı'sına dayanan kaya güvercini, dünya üzerindeki kentlere yerleşmiştir. )

( COLUMBA cum COLUMBA LIVIA )


- GÜVERCİN/KÖGÜRÇGÜN[dvnlgttrk] ile KUMRU/HAKURAN

( Cebrail[RUH'ÜL KUDÜS]'i simgeler. İLE ... )

( YEMÂME[Ar.]: Ehlî güvercin. )

( PALAZ: Güvercin yavrusu. )

( MUTÂAME: Güvercinlerin öpüşmesi.
HAMÂME, VERKA[çoğ. VERÂKI] ile KUMRÎ[çoğ. KAMÂRÎ] )

( KEBÛTER, KEFTER, MÜRG-İ NÂME-BER ile ... )

( PIGEON[< SQUAB] vs. DOVE )

( COLUMBA cum STREPTOPELIA )


- GÜVERCİN ile MAĞ, PAL, TAHTALI


- KEKLİK ile BAYAĞI KAR KEKLİĞİ/RİEKKO

( ... cum LAGOPUS LAGOPUS )


- GÜVERCİN ile YOLCU GÜVERCİNi

( PIGEON vs. PASSENGER PIGEON )


- GÜVERCİN/LİK ile GÜVERCİNLER


- GÜVERTE ile PALAVRA[İsp. < PALABRA]

( ... İLE [eskiden] Genellikle posta vapurlarında, üst güvertenin altındaki güverte. | [argo] Herhangi bir konuda, gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. Uzun ve boş konuşma. )


- GÜVEYİ/LİK ile GÜVEYİ YEMEĞİ


- GUY vs. GAY


- GUY :/yerine ADAM


- GÜYA ile HESAPTA


- GÜYA ile KENDİNCE


- GÛYÂ değil/yerine/= SÖZDE/SANKİ/SÖZÜMONA


- GÜYA["GÖYA" değil!] değil/yerine/= SÖZÜM ONA/SANIRSIN Kİ


- GÛYENDE[Fars.] -ile

( Saz çalan ve şarkı söyleyen. | Öykü anlatan. )


- GÜYÜM değil GÜĞÜM


- GÜZ ile GUZ

( Bahar. İLE Gölgede kalan, güneş almayan köşe. )


- GÜZ ile GÜZ DÖNEMİ ile GÜZ NOKTASI ile GÜZ ÇİĞDEMİ


- GÜZÂRİŞ[Fars.] ile GÛRÂB[Fars.]

( Düş yorma, rüya tâbir etme. İLE Geçme, geçiş. )


- GÜZEL AHLÂK ve/=/<> İLİM


- GÜZEL/LİK (ARAYIŞI) ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< "YENİ/LİK" ("İSTEĞİ/BEKLENTİSİ")


- GÜZEL/ÇİRKİN diye bir şey yok!

( There is no "BEAUTIFUL"/"UGLY"! )


- GÜZEL DEĞİL değil BAKILIŞI (YETERİNCE) GÜZEL DEĞİL


- GÜZEL EKİZ(FOTOĞRAF) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ANLATAN EKİZ(FOTOĞRAF)


- GÜZEL GENÇ ve/||/<> GÜZEL YAŞLI

( Doğanın yapıtıdır. VE/||/<> Sanatın yapıtıdır. )


- GÜZEL GÜZEL (ÇALIŞMAK, KONUŞMAK, OYUN OYNAMAK)


- GÜZEL İNSAN değil/yerine KİŞİDEKİ(/İNSANDAKİ) GÜZELLİK


- GÜZEL KUR'AN OKUYOR değil AĞZI KUR'AN'A YAKIŞIYOR


- GÜZEL/LER ile/ve/||/<>/> GÜZELLİK

( Duyumsanan/görülen, görerek. İLE/VE/||/<>/> Düşünülen, düşünerek. )


- GÜZEL OLAN, SEVGİLİDİR değil/yerine SEVGİLİ OLAN, GÜZELDİR


- GÜZEL (OLAN) ile/değil İSTEDİĞİM GİBİ (OLAN)

( [not] THE BEAUTIFUL vs./but WHICH/WHAT I WOULD LIKE TO )


- GÜZEL OLANLAR:
DURUNCA/SUSUNCA ile/ve/yerine KONUŞUNCA ile/ve/yerine HEM DURUNCA/SUSUNCA, HEM KONUŞUNCA


- GÜZEL ÖRNEK ile/ve/değil/||/<>/< İYİ ÖRNEK


- GÜZEL SÖZ ile/ve GÜZEL EYLEM


- GÜZEL ile/ve/değil AHSEN

( ... İLE/VE/DEĞİL Güzellerin güzeli. | Kaybedilemeyecek derecede güzellik. )


- GÜZEL ile/ve/değil DİKKAT ÇEKİCİ

( Güzel ol, âşık bol! )


- GÜZEL ile/ve/değil ETKİLEYİCİ

( Tümüyle güzellik yoktur! Her zaman, 1 [ya da 2 yanı] baskındır/etkiler ve ona göre ilgi görür. )


- GÜZEL ile/ve/değil/||/<>/< FARKLI


- GÜZEL = GÖZ-EL = BEAUTIFUL[İng.] = BEAU[Fr.] = SCHÖN[Alm.] = KALOS[Yun.] = HERMESO/SA, BELLO[İsp.]


- GÜZEL ile/ve/||/<>/> GÜZİDE[Fars.]


- GÜZEL ile/ve/değil "HAVALI"


- GÜZEL ile HOŞ


- GÜZEL ile/ve/değil/||/<> IŞILTILI


- GÜZELAVRAT OTU/BELLADONNA ile/ve/||/<>/> ATROPİN

( Patlıcangillerden, pis kokulu, çok yıllık ve otsu bir bitki. İLE/VE/||/<>/> Güzelavrat otundan çıkarılıp tıpta kullanılan zehirli bir nesne. )


- GÜZELCE KEMER :

( Belgrad Ormanları içindeki kemerlerden biridir. Bu kemere; Güzelce Kemer, Çebeciköy Kemeri ve Kahveci Kemeri de denilmektedir. 1563 yılındaki büyük sel de bu kemerde hasar görmüş ve Mimar Sinan tarafından onarılmıştır (1563/1564). )


- GÜZELDE/GÜZELLİKTE ARANANLAR:
BAKIŞIM/LI(SİMETRİ/K) ve ORANTI/LI(EURYTMIE) ve UYUM/LU(HARMONİ/K)

( DÜZGÜN ve DÜZENLİ ve DİZGELİ ve AÇIK/LIK/PARLAK/LIK(CLARITAS/MUŞÂ'ŞÂA) )


- GÜZELE, GÜZEL DEMEM, GÜZEL, BENİM OLMADIKÇA yerine/değil GÜZELE, GÜZEL DERİM, GÜZEL, BENİM OLSUN DİYE! / BENİM OLAN, GÜZEL OLSUN DİYE!


- GÜZELİ SEVMEK ile/ve/değil/yerine/<> GÜZELLİĞİ SEVMEK


- GÜZELİM ile GÜZEL İDEAL ile GÜZEL MONDE

( BEAU vs. BEAU IDEAL vs. BEAU MONDE )

( جوان شيک ile کمال مطلوب ile عالم اشرافيت )

( JAVAN SHYK ile KAMAL MOTLUB ile ALAM ESHARAFYT )


- GÜZELLEŞMEK ile GELİŞEN ile GELİŞEN İŞ ile GELİŞME DURUMU

( FLOURISH vs. FLOURISHING vs. FLOURISHING BUSINESS vs. FLOURISHING CONDITION )

( معمور ile آباد کردن ile شکوفايي ile رونق يافتن ile آباد شدن ile نشو و نما کردن ile برومند شدن ile آبادان ile آباد ile کسب با رونق ile آبادي )

( MAMOR ile ABAD KARDAN ile SHKOFAYY ile RONGH YAFTAN ile ABAD SHODAN ile NESHO VE NAMA KARDAN ile BOROMAND SHODAN ile ABADAN ile ABAD ile KASB BA RONGH ile ABADY )


- GÜZELLEŞMEK ile GÜZELLEŞTİRMEK ile GÜZELLEŞEBİLMEK ile GÜZELLEŞTİRİLMEK ile GÜZEL/LİK ile GÜZELCE ile GÜZELLEME ile GÜZEL DUYU ile GÜZEL GÜZEL ile GÜZEL DUYUSAL ile GÜZEL SANATLAR ile GÜZEL DUYUCULUK ile GÜZELLİK SALONU ile GÜZEL YAZI SANATI ile GÜZELLİK ENSTİTÜSÜ ile GÜZELLİK KRALİÇESİ ile GÜZELLİK MALZEMESİ ile GÜZELLİK YARIŞMASI ile GÜZELLİK MÜSTAHZARLARI


- GÜZELLEŞTİRMEK ile GÖZ ALICI

( GLAMORIZE vs. GLAMOROUS )

( جادو کردن ile طلسم آميز ile مسحور کننده )

( JADO KARDAN ile TALSAM AMYZ ile MASHUR KONANDEH )


- DÜŞKÜNLÜK:
GÜZELLİĞE ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜSTLÜĞE


- GÜZELLİĞİN DÖRT TÜRÜ -ile


- GÜZELLİĞİN:
İDRAKİ ile/ve/<> İFADESİ

( Ancak sendeki güzellik kadar. İLE/VE/<> Ancak sendeki güzellik kadar. )


- GÜZELLİK FELSEFESİ ile SANAT FELSEFESİ


- GÜZELLİK:
İZLENİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞANILAN


- GÜZELLİK:
MANTIK'TA ile ESTETİK'TE

( Doğruluk. İLE Güzellik. )

( GÜZEL: Amacı olmayan amaçlılık. )


- GÜZELLİK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- GÜZELLİK UZMANI ile GÜZELLEŞTİRME ile GÜZELLEŞTİRİCİ ile GÜZEL ile GÜZELLEŞTİRMEK

( BEAUTICIAN vs. BEAUTIFICATION vs. BEAUTIFIER vs. BEAUTIFUL vs. BEAUTIFY )

( مشاطه ile زيباسازي ile زيبا سازي ile قشنگ کننده ile زيباکننده ile ماه پيکر ile صاحب جمال ile خوشرو ile وجيه ile خوشگل ile قشنگ ile پري پيکر ile زيبا ile پر جلوه ile ماهرو ile جميل ile ماهرخ ile پريرو ile زيبا کردن ile قشنگ کردن ile داراي ظاهرخوب کردن )

( مشاطه ile ZYBASAZY ile ZYBA SAZY ile GHSHANG KONANDEH ile ZYBAKONANDEH ile MAH PEYKAR ile SAHEB JOMAL ile KHOSHRO ile وجيه ile KHOSHGOL ile GHSHANG ile PARY PEYKAR ile ZYBA ile پر جلوه ile MANPARO ile جميل ile MANPARKH ile PARYRO ile ZYBA KARDAN ile GHSHANG KARDAN ile DARAY ZANPARKHOB KARDAN )


- GÜZELLİK UZMANI ile KOZMETOLOJİ

( COSMETOLOGIST vs. COSMETOLOGY )

( آرايشگر ile مشاطه ile آرايشگري )

( ARAYSHGAR ile مشاطه ile ARAYSHGARY )


- GÜZELLİK YAPMAK ile KIYAK GEÇMEK


- GÜZEL/LİK ve AHLÂK


- GÜZELLİK ile/ve/hem de AKIL

( Güzellik ondur, dokuzu don-dur. )

( Güzele kırk günde doyulur, iyi huyluya kırk yılda doyulmaz. )

( Güzel bürünür, çirkin görünür. )

( vs./and/||/<> REASON/MIND )


- GÜZELLİK ve/=/< ARINMA

( BEAUTY and/=/< PURIFICATION )


- GÜZELLİK ile/ve/||/<>/>/< AŞK

( GÜZELLİK: Aşkın olmadığı yerde ne işim var?! VE AŞK: Güzelliğin olmadığı yerde ne işim var?! )

( ... İLE/VE/||/<>/>/< Güzelliğe duyulan özlem. )

( BEAUTY and/<> LOVE )


- GÜZEL/LİK ile BAKIMLI/LIK

( BEAUTINESS vs. WELL CARED )


- GÜZELLİK = BEAUTY[İng.] = BEAUTÉ[Fr.] = SCHÖNHEIT[Alm.] = PULCHRITUDO[Lat.]


- GÜZELLİK ile/ve BİLEŞİK

( vs./and/||/<>/and COMPOUND )


- GÜZELLİK ve/||/<> BİRİNİ SEVMEK

( Dünyayı kurtaracak. VE/||/<> ile başlayacak herşey. )

( )


- GÜZELLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNSEL KAVRAYIŞ


- GÜZELLİK ile/ve/değil/yerine CÂZİBE


- GÜZELLİK ile/ve/değil/||/<>/< ÇEŞİTLİLİK


- GÜZEL/LİK >< ÇİRKİN/LİK

( HÜSN >< KUBH )


- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜST/LÜK


- GÜZELLİK ile/ve/< DÜZEN

( GÜZELLİK: GERÇEĞE ÖZGÜ İNCELİĞİN PARLAKLIĞI [HAKİKATİN ŞÂŞA-İ LETÂFETİ - RECAİZÂDE EKREM BEY] )

( BEAUTY vs./and/< ORDER )

( YOUMEI ile/ve/< ... )


- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜZGÜN/LÜK


- GÜZELLİK ile/ve EDÂ


- GÜZELLİK ile/ve/<> EDEB

( Güzeli güzel yapan edeptir, edep ise güzeli sevmeye sebeptir. )

( BEAUTY vs./and/<> ETHICS/MANNERS )


- GÜZELLİK ile/ve/<> EDEB

( BEAUTY vs./and/<> ETHICS/MANNERS )


- GÜZELLİK >< FAZLALIK

( Güzellik, fazlalıklardan arınmışlıktır. )


- GÜZELLİK ile GÜZELLİK SALONU ile GÜZELLİK NOKTASI

( BEAUTY vs. BEAUTY SALON vs. BEAUTY SPOT )

( وجاهت ile خوبي ile خوشگلي ile جمال ile زيبائي ile زنان زيبا ile نيکويي ile صباحت ile سالن زيبايي ile آرايشگاه ile خال )

( VOJANPAT ile KHOBY ile KHOSHGOLY ile JOMAL ile ZYBAYEY ile ZANAN ZYBA ile نيکويي ile صباحت ile SALEN ZYBAYY ile ARAYSHGAH ile KHAL )


- GÜZELLİK ile İÇTENLİK/CANA YAKINLIK

( İçtenlik vermez. İLE Güzellik verir. )


- GÜZEL/LİK ile İDDİALI GÜZEL/LİK


- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> İLGİNÇ/LİK


- GÜZELLİK ile/ve/<> İNCELİK


- GÜZELLİK ile/ve/değil IŞILTI

( Güzel yüzün, süse/boyaya/makyaja gereksinimi yoktur/olmaz! [Fars. Hâcet-i meşşâta nîst rûy-ı dil-ârâmrâ - Hâfız-ı Şirâzî] )


- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖZEL/LİK

( BEAUTY(TIFERET[Kabala]) vs. FEATURE )


- GÜZELLİK ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜK

( Güzellik, özgür kılar. )


- GÜZELLİK ile/ve/||/<> SEVDÂ

( Güzelliğin beş para etmez, bende/onda bu sevdâ olmasa. )


- GÜZELLİK ve/||/<>/> SONSUZLUK

( Ancak, güzellikte sonsuzluğa ulaşabiliriz. )

( Tüm tekil parçaların her biri, özünü sınırlandırarak uyumlulaşmışsa ve bütün, o tekil parçaların özgürlüğünün sonucuysa güzel olarak nitelendirilir. )


- GÜZEL/LİK ile/ve SÜRÜKLEYİCİ/LİK

( BEAUTY vs./and FASCINATING )


- GÜZELLİK ve VASIF

( BEAUTY and QUALITY )


- GÜZEL/LİK ile YETERLİ/LİK

( BEAUTY/NESS vs. SUFFICIENCY )


- GÜZEL/LİK ile/ve/<>/>< YÜCE/LİK ile/ve/<>/>< YALIN/LIK (GELİŞMİŞ/LİK)

( Hz. Muhammed. İLE/VE/<>/>< Hz. Âlî. )


- GÜZELLİKTE:
3 BEYAZ ve/<> 3 SİYAH ve/<> 3 KIRMIZI

( Ten, diş ve el. VE/<> Göz, kaş ve kirpik. VE/<> Yanak, dudak ve tırnak. )


- GÜZELTEPE, O. CENGİZ (İST. 1964) :

( Sarıyer altyapısından yetişti. Çarşambaspor'a transfer etti. Bu kulüpten transfer edildi (1987). 11 sezon (1987 - 1998) Sarıyer takım kadrosunda kaldı. Uzun yıllar kaptanlığını yaptığı Sarıyer takımının 274 lig 25 kupa, 14 turnuva maçı olmak üzere 313 resmi ve 123 özel maçla birlikte toplam olarak 436 maçında forma giydi. Lig maçlarında 7, kupa maçlarında 5, turnuva maçlarında 6 olmak üzere resmi maçlarda 18 ve özel maçlarda attığı 22 golle toplam olarak 40 gol kaydetti. Sarıyer forması altında en çok oynayan futbolcular sıralamasında ilk beş arasında yer almaktadır. Eğitimini tamamlayarak lisansını aldı ve antrenörlük yapmaktadır. )


- GÜZERGÂH/[Fars.]/ROTA[İt.]/DESTİNASYON[İng. < DESTINATION] değil/yerine GEÇEKYOL, İZLENİLEN YOL


- GÜZLEK ile GÜZLÜK

( Güz yağmuru. | Güz mevsiminin geçirildiği yer. İLE Güzün yapılan. | Güzün ekilen tahıl. )


- GÜZLEMEK ile GÜZLEK


- GVB/GENE DATA BANKS[İng.] değil/yerine/= GEN VERİ BANKALARI


- GVHD/GRAFT-VERSUS-HOST HASTALIĞI GRAFT-VERSUS-HOST DISEASE[İng.] değil/yerine/= KONAĞA KARŞI YAMA SAYRILIĞI


- GVKY/GENERAL DATA PROTECTION REGULATION[İng.] değil/yerine/= GENEL VERİ KORUMA YÖNETMELİĞİ


- GYC/WEARABLE AID DEVICE[İng.] değil/yerine/= GİYİLEBİLİR YARDIM AYGITLARI


- HABER VERMEK:
GEÇMİŞTEN ile GELECEKTEN

( Herkes. İLE Peygambere özgü. )