Bugün[28 Mart 2026]
itibarı ile 4.181 başlık/FaRk ile birlikte,
4.181 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(2/18)


- FLUX LINES[İng.] / LIGNES DE FLUX[Fr.] ile/değil/yerine/= AKI ÇİZGİLERİ


- FLUX RODS[İng.] / BARREAUX DE FLUX[Fr.] / FLUSSSTÄBE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI ÇUBUKLARI


- FLUSSUMWANDLER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- FLUX LEVELLING[İng.]RÉGLAGE DE FLUX[Fr.] / FLUXNIVELLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI DÜZLEME


- TUBE OF FLUX[İng.] / TUBE DE FLUX[Fr.] / FLUSSES GEFÄSS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI TÜPÜ


- FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX[Fr.] / FLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI YOĞUNLUĞU


- AKIL ile/ve/değil FAAL AKIL

( [not] REASON vs./and/but ACTIVE REASON )


- AKIL ile/ve/||/<> FİKİR

( Varolanları[mevcudu] bilmek. İLE/VE/||/<> Varlığı[vucudu] bilmek. )

( REASON vs./and/||/<> IDEA )


- FLUXMETER[İng.] / FLUXMÈTRE[Fr.] / FLUSSMESSER, FLUXMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIÖLÇER


- FLOWCHART[İng.] / SCHÉMA D'ÉCOULEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞ ÇİZENEĞİ


- FLUSSDIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ DİYAGRAMI


- FLOW RATE[İng.] / VITESSE D'ÉCOULEMENT[Fr.] / FLUSSGESCHWINDIGKEIT, STRÖMUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ HIZI


- FLOW POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'ÉCOULEMENT[Fr.] / FLIESSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ POTANSİYELİ


- RHEOLOGY[İng.] / RHÉOLOGIE[Fr.] / FLIESSKUNDE, FLIESSLEHRE, RHEOLOGIE, STRÖMUNGSLEHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞBİLİM, REOLOJİ


- FLUID STATICS[İng.] / STATIQUE DES FLUIDES[Fr.] / FLIESSKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN DURUK BİLİMİ


- FLUID MECHANICS[İng.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN MEKANİĞİ


- FLÜSSIGKEITSSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN STATİĞİ


- DELK-İ SEYYÂLE[Osm.] / FLUID FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DU FLUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKEITSREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN SÜRTÜNMESİ


- SEYYÂL, MÂYÎ[Osm.] / FLUID[İng.] / FLUIDE[Fr.] / FLUID, FLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN


- HAREKET-İ SEYYÂLE[Osm.] / FLUID DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES FLUIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLAR DİNAMİĞİ/DEVİNİMİ


- AHVÂL-İ SEYYÂLE[Osm.] / MÉCANIQUE DES FLUIDES[Fr.] / FLÜSSIGE MECHANIK, STRÖMUNGSMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLAR MEKANİĞİ


- SEYYÂLİYET[Osm.] / FLUIDITY[İng.] / FLUIDITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLIK


- AKLI GELİŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< FELSEFE


- AKSİNE yerine FARKLI OLARAK

( Aksine kelimesindeki gibi karşı düşünceyi reddetmek yerine karşı düşüncenin varlığını kabul ederek onun farklılığını belirtmek. )


- AKTİNOMETRE İLE KUANTUM VERİMİ İLE BEER-LAMBERT ile/||/<> FOTOKİMYA ÖLÇÜMLERİ

( Fotokimyasal reaksiyon karakterizasyonu. )

( Formül: Φ = mol ürün/mol foton )


- AKTÖR/LER ile/ve/değil/yerine/<>/>< FAKTÖR/LER

( [değerlendirmede/yorumlamada/konuşmada] Kişi/ler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Konu/kavram/olay/olgular. )


- ACOUSTIC FILTER[İng.] / FILTRE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SÜZGEÇ


- ACOUSTOOPTICAL FILTER[İng.] / FILTRE ACOUSTO-OPTIQUE[Fr.] / AKUSTISCH-OPTISCHER FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK SÜZGEÇ


- A'LÂ[Ar.] ile FEVK[Ar.]


- FELDLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ÇİZGİSİ


- FIELD EFFECT DIODE[İng.] / DIODE À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ DİYOT


- FIELD EFFECT PHOTOTRANSISTOR[İng.] / PHOTOTRANSISTOR À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKT-FOTOTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ FOTOTRANSİSTÖR


- FIELD EFFECT CAPACITOR[İng.] / CAPACITEUR À L'EFFET DU CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ SIĞAÇ


- FIELD EFFECT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ TRANSİSTÖR


- AREA EFFECT[İng.] / EFFET DE DOMAINE[Fr.] / FELDEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİSİ


- VELOCITY OF FIELD[İng.] / VITESSE DE CHAMP[Fr.] / FELDGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN HIZI


- FIELD IONIZATION[İng.] / IONISATION PAR CHAMP[Fr.] / FELDIONISATION, FELDIONISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN İYONLAŞMASI


- FIELD MAGNET[İng.] / AIMANT D'ESPACE[Fr.] / FELDMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN MIKNATISI


- FELDEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN SALIMI


- FIELD CHARGE[İng.] / FELDLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN YÜKÜ


- SAHA[Osm.] / FIELD/AREA[İng.] / CHAMP[Fr.] / FELD/FEINSAMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN


- LOW FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE BASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK FREKANS


- ALDEHİT ile FORMALDEHİT ile FORMOL

( Alkolleri, oksitlendirme ya da asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı. İLE Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan H-CHO formülündeki aldehit. İLE Formaldehidin %40'lık değişik sulu çözeltisine verilen ad. )


- ALEKSANDREN[Fr.] değil/yerine/= FRANSIZ ŞİİRİNDE BİR NAZIM BİÇİMİ


- ALELÂDE[Ar.] ile FEVKALÂDE[Ar.] ile HARİKULÂDE[Ar.]

( Bayağı, sıradan; olağan, görülegelen. İLE Olağanüstü; güzel, duyulmadık, görülmedik. İLE Olağandışı, eşi görülmemiş; çok güzel, eşsiz. )


- FLAME TEST[İng.] / ESSAI DE COLORATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALEV DENEMESİ


- FLAME EMISSION SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV EMİSYON SPEKTROSKOPİSİ


- FLAME PHOTOMETRIC DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV FOTOMETRİK DEDEKTÖR


- FLAME IONIZATION DETECTOR (FID)[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV İYONLAŞTIRMA DEDEKTÖRÜ (FID)


- ALEV ile ALEVLİ ile FLAMİNGO ile YANICI

( FLAM vs. FLAMING vs. FLAMINGO vs. FLAMMABLE )

( لاف وگزاف ile شعلهور ile فلامينگو ile سوختني ile قابل سوختن )

( LAF VEGZAF ile SHOLEHOR ile FELAMYNEGO ile سوختني ile GHABEL SOKHTAN )


- FLAME[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV


- FLAMMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEX DEMENSİSİ


- FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEX


- ALPHA-IRON[İng.] / FER ALPHA[Fr.] / ALPHA-EISEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA DEMİR


- ALGISAL EŞİKLER'DE:
ÖZEL ALICILAR ile/ve MUTLAK EŞİK ile/ve FARK EŞİĞİ


- ALIKLIK/BELÂHET değil/yerine/>< FARKINDALIK


- ALKOL ile FENOL

( Bir hidroksil öbeği içeren organik bileşikler. İLE Bir hidroksil öbeği içeren aromatik bileşikler. )


- ALLAH ALLAH ile/||/<> ALLAH ALLAH ALLAH ile/||/<> YA ALLAH ile/||/<> ALİMALLAH ile/||/<> İNŞAALLAH ile/||/<> BİSMİLLAH ile/||/<> EVVELALLAH ile/||/<> MAAŞALLAH["MAŞALAH" değil] ile/||/<> EYVALLAH ile/||/<> FESUBHANALLAH ile/||/<> HAY ALLAH

( Şaşırırsak. İLE İşe coşku ve heyecanla sarılınca. İLE İşin sonuna kadar gitmek istersek. İLE Azmedersek. İLE İşe başlamadan önce. İLE İşe başlarken. İLE Kendimize güvenirsek. İLE İşi başarıyla bitirince. İLE İşten vazgeçersek. İLE Canımızı sıkarlarsa. İLE Eğer işi başaramazsak. )


- ALLÂME ile FERİŞTAH


- ALTIN ORAN ve/<> FIBONACCI SAYILARI/DİZİSİ

( 1.6180339887 [φ = (1 + √5) / 2 = 1.6180339887498...] ve/<> 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987 ... [son iki sayının toplamı alınarak devam edilir] )

( Dizideki ardışık iki sayının oranı, sayılar büyüdükçe Altın Oran'a yaklaşır. )

( MİMARLIK ÜZERİNE ON KİTAP - VITRUVIUS[Marcus Vitruvius Pollio, M.Ö. 80 ile 15] )

( Altin_Oran.mp4 [1] | Altin_Oran2.mp4 [2] )

( )

( Wikipedia'da... http://tr.wikipedia.org/wiki/Altin_oran )

( Okuduğunuz Herşeye İnanmayın: Salyangoz Kabukları ve Fibonacci Sayıları

Kişiler, mucizelere inanmak ister. Yaşamın tamamının mucizelerle dolu olmasını isterler. Her şeyin birbirine kusursuz bir biçimde oturmasını, olaylar, olgular ve sistemlerde hiçbir pürüz olmamasını isterler. Bu, insan türünün beyin yapısı ve çalışma ilkeleri düşünüldüğünde anlaşılırdır. Fakat yine de tanıdığımız en karmaşık yapı olan beynimizin, bu kadar basit hatalara düşebildiği gerçeğini göz önünde bulundurarak, etrafımızı incelerken çok daha dikkatli ve gerçekçi olmamız gerekmektedir. Burada, yardımımıza bilimsel yöntem ve analiz metotları koşmaktadır. Çünkü kişiler, kendilerini kandırmaya açıktır. Duygularına hemencecik yenik düşerler, bu bakımdan zaafları vardır. Söylediğimiz gibi, her şeyin büyüleyici, her şeyin sıradışı, her şeyin olağanüstü, her şeyin masalsı olmasını isteriz. Ancak doğa kusurludur. Bu kusurları görmemezlikten gelerek bilim üretemeyiz. Çünkü kusurlara bakarak, hataları anlayarak, eksiklikleri fark ederek sistemlerin nasıl çalıştığını, nasıl çalışmaları gerektiğini, neden kusursuz olamayacaklarını anlarız. Hatta bu sayede onları geliştiririz, doğadakilerden daha başarılı sistemler üretebiliriz.

HP, Apple, Netscape Communications gibi birçok büyük teknoloji firmasında yazılım mühendisi olarak görev almış olan, aynı zamanda astronomi, biyoloji, matematik gibi alanlarda araştırmalar yürüten, teknoloji ve bilim yazarlığı yapan, bilimin yayılması için konuşmalara katılan Akkana Peck, deniz kabuklarının matematiği ile ilgili bir araştırma yazısı üzerinde çalışırken ilginç bir gerçekle karşılaşmış. Hikayeyi bilirsiniz: doğada kusursuz bir matematik olduğu, ayçiçeklerinden salyangoz kabuklarına, kol uzunluğumuzdan çeşitli kentlerin bulunduğu coğrafi lokasyonlara kadar her şeyin "özel bir matematik" dahilinde olduğu iddia edilir. Hatta kimi zaman üniversitelerin animasyon birimleri ve grafikerleri bile bunu öyle bir göstermektelerdir ki, sanki doğada hakikaten tüm canlıların uyduğu bir matematiksel/geometrik düzen varmış gibi bir algı yaratılır. Kolumuzun toplam uzunluğunun dirseğimizden parmak ucuna kadar olan uzunluğa oranının "altın oran"a uymak zorunda olduğunu sanarız. Deniz kabuklarının ve deniz minarelerinin gerçekten de Fibonacci sayılarına mükemmel biçimde uyduğunu sanar, ayçiçeği tohumlarının kusursuz bir matematiği takip ettiğine inanırız. Bunların hepsi koca bir hatadır. Akkana Peck bu gerçekle yüzleşmesini şöyle anlatıyor:

"Bir arkadaşımın üniversitedeki matematik dersine Fibonacci sayılarıyla ilgili bilgi vermek üzere davet edilmiştim. Daha lisedeyken Fibonacci sayıları üzerine araştırmalar yapmaya başlamıştım ve onların büyüyen bir şehrin güç istasyonlarını planlamada nasıl kullanıldığını incelemiştim. Tüm bunları o derste anlatacaktım, dolayısıyla araştırmalarımda bulduğum tüm görselleri bulmaya ihtiyacım vardı. Bilirsiniz, çam kozalaklarındaki, çiçeklerin yapraklarındaki, ağaçlardaki dallanmalardaki matematiksel oranları, Altın Oran'ı, Fibonacci/Altın Spiralini, vb. doğadaki matematiği gösteren görsellere ihtiyacım vardı. Örneğin bir Nautilus kabuğunun nasıl harika bir biçimde Fibonacci sayılarına uyduğunu göstermeyi istiyordum.

Çam kozalaklarını topladım, bazı fotoğraflar çektim, slaytlar hazırladım ve iş, altın orana uyan spiralleri göstermeye geldi. Ufak bir GIMP metni hazırlayarak bilgisayarımın otomatik olarak Fibonacci spiralini oluşturmasını sağladım. Sonrasında, bir odacıklı Nautilus fotoğrafı aramaya başladım. Amacım, bu spirale ne kadar kusursuz biçimde uyduğunu göstermekti. Sonunda Wikipedia'dan harika bir örnek buldum. GIMP içerisine yapıştırdım ve üzerine altın spirali çizdim. Sonrasında ise birbirine uydurmak üzere boyutlarla oynamaya başladım. İmkansızdı. Hiçbir biçimde spiral, kabuğun biçimine uymuyordu!

Ne kadar çabalarsam çabalayayım, hiçbir biçimde kabuk ile spirali uyduramadım. Ben de Google Images'ı kullanarak daha fazla kabuk fotoğrafı bulmaya çalıştım. Bulduğum hiçbir kabuk spirale uymuyordu! Hatta Fibonacci sarmalına yaklaşamıyordum bile!"

Akkana Peck, bu konuda yalnız değildir. Başlangıçta sözünü ettiğimiz düşünceler, halk arasına o kadar yerleşmiştir ki, bizim matematiğimizden doğan bazı oranların doğada halikulade bir biçimde olması gerektiğini sanarız. Evet, bu oranlar kabaca doğadaki organizmaların yapılarında rastlanabilir. Aslında bunda şaşılacak bir şey yoktur. Örneğin Fibonacci sayıları dediğiniz sayılar, kademeli olarak bir önceki toplama eklenerek artan sayılardır. Bir deniz minaresi kabuğu da, bir önceki zaman diliminde üretilen kabuk miktarının üzerine konarak arttığı için, elbette, ister istemez Fibonacci sayıları dediğimiz sayıya uyacaktır. Bir ayçiçeğinin tohumları, merkezden başlayıp etrafa yayılır. Altın spiral de, belirli bir merkezden başlayıp etrafa yayılan çizgilerden elde edilir. Dolayısıyla ikisinin birbirine uyması kaçınılmazdır. Bizler bu oranları tanımlarız. Bu oranlar, gökten inmezler. Eğer doğada, bu oranları tanımladığımız temele uyan bazı sistemler varsa, o sistemlerin sonucunda yine bu oranları görmemiz son derece anlaşılırdır. Hatta bu, kaçınılmaz bir sonuçtur.

Daha açık bir örneği şöyle verebiliriz: tüm sayı sistemleri etrafımızda kendini tekrar eden objeleri kategorize ederek gelişmiştir. 1, 2, 3 gibi sayılar, aslında kategorizasyon amacı taşır. Tek olan bir olguya "1" deriz. Kendini tekrar ediyorsa, bu sayıyı arttırırız. Sayılar böyle oluşmuştur. Tüm matematik, bunun üzerine inşa edilmiştir. Dolayısıyla matematiği, doğadaki sistemleri tanımlamak için, doğadaki sistemlere bakarak geliştirdik. Örneğin matematikteki "türev" denen işlem, "değişim miktarını" verir. Dolayısıyla etrafımızda düzenli olarak değişen şeylere bakıp, türev hesabına uymalarına şaşıramayız. Ancak nedense bu matematiksel unsurların adı "altın oran" ya da "Fibonacci sayıları" gibi daha havalı isimler olunca, sanki özel bir anlamları varmış zannedilir. Halbuki tıpkı türev, integral, vb. matematiksel hesaplamalar gibi, bu oranlar da doğaya bakarak inşa ettiğimiz sistemlerin ürünüdür. Doğadaki sistemlerde bu matematiksel izleri görmemizde şaşılacak bir taraf yoktur.

Ancak sorun bu da değildir. Sorun, doğada bu oranlara uyduğu iddia edilen birçok sistemin, daha fazla sayıda veriyle gözden geçirildiğinde, bu oranlara hiç de uymadığını görmemizdir. Örneğin spesifik bir kişinin omuz-kol uzunluğunu, dirsek-kol uzunluğuna böldüğünüzde 1.618'e çok yakın bir sayı elde edebilirsiniz belki, ki bu "altın oran" olarak bilinir. Ancak 100 kişinin kolunu ölçtüğünüzde, bu orandan ciddi anlamda sapma olduğunu görürsünüz. Belki ortalamaları gene altın orana yakın olacaktır; ki bu son derece anlaşılırdır, çünkü bu oranların doğa yasalarının tanımından kaynaklandığı düşünülmektedir. Örneğin kütleçekiminin bir cismin yerden yüksekliğine etkisinin, ağırlıkla sınırlandırılmış olmasından ötürü birçok uzunluğun altın orana uymak zorunda olduğu düşünülmektedir ve bu konuda araştırmalar sürmektedir. Altın oran, sonradan keşfedilen bir özellik değildir. Doğada var olan oranlardan çıkarılan bir özelliktir. Eğer ki etrafımızda altın orana uyan obje sayısı gerçekten çok fazlaysa, beynimizin de bu oranı daha hoş görecek biçimde evrimleşmesi kaçınılmaz bir sonuçtur.

Science News'te yayınlanan bir makalede deniz kabuklarının spiralleri ele alınmıştır. 1999 yılında emekli matematikçi Clement Falbo San Francisco'da bulunan Kaliforniya Bilim Akademisi'nde bir dizi Nautilus kabuğunun ölçümünü yaptı. Bulguları ilginçti: evet, kabuklar altın spiral gibi logaritmik bir seriyi takip ediyordu. Ancak kabukların oranı 1.24 ila 1.43 arasında değişiyordu. Ortalama oranları ise 1.33'e 1'di! Bu, 1.618 civarında olması beklenen altın orana yakın bile değildi!

Sonradan, 2002 yılında aynı sorunu John Sharp da fark etti. Ancak matematikçilerin bu bulgularına rağmen halk arasında halen bu oranların canlıların yapısını %100 yönettiği ve bu canlıların gövdelerinin bu oranlara %100 uyduğu gibi saplantılı bir sanrı bulunmaktadır. Sharp şöyle söylüyor:

"Bu yanlış iddiayla ilgili en ilgi çekici olan şey, ne kadar yaygın olduğudur. Hatta bu konuları daha iyi bilmeleri gereken matematikçiler bile bu hataya düşmektelerdir. İşte bu, neden geometrinin daha geniş olarak ve sıradan olmayan bir biçimde öğretilmesi gerektiğini göstermektedir. Sadece geometri de değil biçimler ve oranların görsel estetiği de düzgün öğretilmelidir."

Burada son olarak şu sorun doğmaktadır: bir sayı, bir diğerine ne kadar yakın olursa, tamamen uyduğu söylenilebilir? Yukarıdaki sayılar arasındaki fark matematiksel olarak barizdir. Dolayısıyla 1.33 sayısını gidip de "1.618'e çok yakın, dolayısıyla bu canlılar altın orana uyuyor." dememiz olanaklı değildir. Daha önce de söylediğimiz gibi, spirallerin büyüme tipinden ötürü buna benzer bir orana uyması kaçınılmazdır. Eğer doğadaki bir sistemin, belirli bir orana uyduğunu iddia edeceksek, ondalık basamağından sonraki en az 2-3 adet değerin o orana birebir uymasını bekleriz. Örneğin pi sayısını kullanırken 3.14 olarak almak yeterlidir. Daha fazlası hesaba dikkate değer bir katkı sağlamaz (ancak dahasını eklerseniz hesabınızın isabetliliği artar). Daha azı ise kabul edilmez, çünkü çok yüksek hata payı demektir. Benzer biçimde, Dünya'nın yerçekim ivmesini 9.81 almak kabul edilebilirdir; ancak 10'a yuvarlamak ilkokul düzeyinde bir hesap yapılmıyorsa kabul edilemez. Benzer biçimde, bir sistemin altın orana uyduğu iddia ediliyorsa, o sistemden aldığınız oran en azından 1.62 civarında olmaldır ki genelde doğrudan 1.618'e uyması beklenir. Ancak 1.3 gibi bir sayının 1.618'e yakın olduğunu, dolayısıyla sistemin "altın orana kusursuz biçimde uyduğunu" söylemek akıl, bilim ve gerçek dışıdır. )

( ... VE/<> Fn = Fn-1 + Fn-2 )

( GOLDEN PROPORTION/RATIO/MEAN/SECTION and/<> FIBONACCI NUMBERS/SERIAL )


- ALTIN ile/ve FLORİ[İt.]

( ... İLE/VE Altın para. )


- AMAZON ile/ve/<> GOOGLE ile/ve/<> FACEBOOK ile/ve/<> MICROSOFT ile/ve/<> APPLE ile/ve/<> ORACLE

( )


- AMEL ile FİİL

( Sıfatla birlikte kullanılır. İLE Hareketin dışına çıkmak. )

( İnsan amel eder. İLE Allah'ın fiili vardır. )


- AMEL[Ar.] ile Fİ'L[Ar.]


- AMEL/E ile/ve/||/<> CAALE ile/ve/||/<> FAALE

( Eylemek/işlemek. İLE/VE/||/<> işlemek. İLE/VE/||/<> Kılmak. )

( Yineleme/tekrar edilme ve yön/istikamet varsa. İLE/VE/||/<> Yapı değişiyorsa. İLE/VE/||/<> Herhangi bir devinim/hareket ise. )


- AMELE ile FAİL


- AMERİKA ELMASI ile DAĞ ELMASI/YABANİ ELMA ile DEVE ELMASI ile FİL ELMASI ile KİRAZ ELMASI ile PAMUK ELMASI ile LÜBNAN ELMASI[TUFFÂH-İ LÜBNÂN] ile YER ELMASI/BADAT/TUFFÂH-ÜL-ARZ[Ar.]


- ÂMİL KUVVET ile/ve FAİL KUVVET

( Etken. İLE/VE Etkin. )


- AMPERE YASASI ile/||/<> FARADAY YASASI

( Ampere akımın manyetik alanı, Faraday değişen manyetik alanın elektromotor kuvveti )

( Formül: ∮B·dl = μ₀I İLE ε = -dΦ_B/dt )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- ANAGRAM ve/||/<> FAKTORİYEL[!]

( )


- ANATOMİ ile/||/<> FİZYOLOJİ

( + TIP )

( ANATOMY vs./||/<> PHYSIOLOGY )


- ANATOMİ ile HİSTOLOJİ ile İŞLEV/FONKSİYON


- ANDERSON İLE MOTT İLE PEİERLS ile/||/<> FAZ GEÇİŞLERİ

( Farklı lokalizasyon ve geçiş mekanizmaları. )

( Formül: ξ ∝ |E - Ec|⁻ν )


- ANISOTROPY FACTOR[İng.] / FACTEUR D'ANISOTROPIE[Fr.] / ANISOTROPIEFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİZOTROPİ FAKTÖRÜ


- ANLAM ve/=/||/<> FARK

( MEAN and/=/||/<> DIFFERENCE )


- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]


- ANLAYIŞLI ile/ve/değil FEDÂKÂR


- INSTANTANEOUS FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE INSTANTANÉE[Fr.] / AUGENBLICKSFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK FREKANS


- PROMPT NEUTRON FRACTION[İng.] / FRACTION DE NEUTRONS PROMPTS[Fr.] / PROMPT-NEUTRONEN-ANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK NÖTRON KESRİ


- ANTE- ile/||/<> ANTER-/ANTERO- ile/||/<> FRONT-

( Sıra, yerleşim ve zamansal olarak önce, ön, ön alan [antepartum: Doğum öncesi]. İLE/||/<> Ön, öne doğru, önde. İLE/||/<> Alın, ön. )


- FRÉQUENCE PROPRE D'ANTENNE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANTENİN DOĞAL FREKANSI


- ANTİ LAİK ile/ve/||/<> FUNDAMENTAL


- ANTİFERROMANYETİK ile/||/<> FERRİMANYETİK

( Antiferro zıt spin iptal, ferri farklı büyüklük net. )

( Formül: TN İLE TC )


- ANTIFREEZE, ANTIFREEZE AGENT[İng.] / ANTHRACÉENE[Fr.] / FROSTSCHUTZMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİFRİZ


- ANTİMİKROBİYAL ile FÜZESAVAR

( ANTIMICROBIAL vs. ANTIMISSILE )

( ضدميکربي ile پاد پرتابه )

( ZEDAMYKARBY ile PAD PORTABEH )


- ANYONİC İSTATİSTİK ile/||/<> FERMİ-DİRAC İSTATİSTİK

( Anyonic istatistik iki boyutta fraksiyonel istatistikken, Fermi-Dirac üç boyutta antadetrik istatistiktir )

( Formül: e^{iπθ} )

( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- APJOHN'S FORMULA[İng.] / FORMULE D'APJOHN[Fr.] / APJOHN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= APJOHN FORMÜLÜ


- APOLYONT KİRAZ[< ZİRAAT 0900][NAPOLYON değil!] ile/ve/||/=/<> AKŞEHİR APOLYONTU ile/ve/||/=/<> SALİHLİ | ALLAH DİYEN ile/ve/||/=/<> DALBASTI ile/ve/||/=/<> FISFIS ile/ve/||/=/<> SCHNEIDERS SPAETKNORPEL | ZEPPELIN | NORDWUNDER ile/ve/||/=/<> FERRORIVA

( Genel ve ziraat terimi. İLE/VE/||/=/<> Afyon bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Manisa bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Malatya bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Çanakkale bölgesindeki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> Almanya'daki adı/türü. İLE/VE/||/=/<> İtalya'daki adı/türü. )


- FINISHING MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= APRE NESNESİ


- FINISHING[İng.] ile/değil/yerine/= APRELEME


- INTERMEDIATE FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE INTERMÉDIAIRE[Fr.] / ZWISCHENFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ARA FREKANS


- FÂSILA[Osm.] / INTERVAL[İng.] / INTERVALLE[Fr.] / SPALTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARALIK, YARIK


- ARAPÇA ile FARSÇA

( SİBEVEYN: Arapça dilbilgisini oluşturan kişi. )


- ARAPÇA ile/ve/||/<> FARSÇA ile/ve/||/<> TÜRKÇE

( Felsefe/bilim dili. İLE/VE/||/<> Sanat dili. İLE/VE/||/<> Eylem dili. )

( Fasîh. İLE/VE/||/<> Lâtif. İLE/VE/||/<> Zarif. )


- ARASI ile BİSİKLETLER ARASI ile FAİZ ile ÜLKENİN ÇIKARLARI ile FAİZ ORANI ile İLGİLİ ile İLGİNÇ ile İLGİ ALANLARI ile SATIR ARASI ile KESİŞMEK ile KESİŞEN ile KAVŞAK ile İNTERSEKS ile ARALIK ile EYALETLERARASI ile YILDIZLARARASI ile ARALIK

( INTER vs. INTERCYCLE vs. INTEREST vs. INTEREST OF THE COUNTRY vs. INTEREST RATE vs. INTERESTED vs. INTERESTING vs. INTERESTS vs. INTERLINE vs. INTERSECT vs. INTERSECTING vs. INTERSECTION vs. INTERSEX vs. INTERSPACE vs. INTERSTATE vs. INTERSTELLAR vs. INTERSTICE )

( مدفون ساختن ile بين چرخهاي ile صرفه ile ربح ile جلب توجهکردن ile ذينفع کردن ile بهره مالک ile تنزيل ile نفع ile علاقه ile مصلحت ile علاقه مندي ile نزول ile مصاح عاليه مملکت ile نرخ بهره ile پابست ile علاقه مند ile پربهره ile علاقمند ile علاقهمند ile باتماشا ile جالب نظر ile شنيدني ile جالب ile فروع ile آلائق ile منافع ile طبايع ile طباع ile مصالح ile علائق ile آستر گذاشتن ile از هم گذشتن ile تقاطع کردن ile متلاقي ile متقاطع ile تقاطع ile چارسوق ile نر و ماده ile فاصله دار کردن ile بين ايالتي ile بين ستارهاي ile سوراخ ريز )

( MADFON SAKHTAN ile BEYNE CHARKHESAY ile SARFEH ile ربح ile JALAB TOJEKKARDAN ile ZEYNAF KARDAN ile BACPAREH MALK ile تنزيل ile NAF ile ALAGHEH ile MOSOLHAT ile ALAGHEH MANDY ile NEZOL ile MOSAH ALYYEH MOMLEKT ile NARKH BACPAREH ile PABAST ile ALAGHEH MAND ile پربهره ile ALAGHAMAND ile ALAGHESMAND ile باتماشا ile JALEB NAZAR ile SHENYDANY ile JALEB ile FORU ile آلائق ile MENAFE ile طبايع ile طباع ile MOSALEH ile ALAEGH ile ASTER GOZASHTAN ile AZ NPAM GOZASHTAN ile TAQATE KARDAN ile MOTELAGHY ile MOTEQATE ile TAQATE ile چارسوق ile NAR VE MADEH ile FASLEH DAR KARDAN ile BEYNE AYELTY ile BEYNE SETAREHYAY ile SORAKH RYZ )


- RESEARCH REACTOR[İng.] / RÉACTEUR DE RECHERCHE[Fr.] / FORSCHUNGSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ARAŞTIRMA TEPKİLEŞİMİ/REAKTÖRÜ


- ARC FURNACE[İng.] / FOUR ELECTRIQUE D'ARC[Fr.] / LICHTBOGEN OFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK FIRINI


- ARTERİT ile/||/<> FLEBİT

( Atardamarların yangılanması. İLE/||/<> Toplardamarların yangılanması. )


- ARTIK ile FAZLALIK

( BÎŞ ile BÎŞÎ )

( WASTE vs. EXCESS )


- ARYA ve/||/<> MAYNA ve/||/<> FORA

( Bir nesneyi, aşağı indirmek. VE/||/<> Yukarıdaki bir nesnenin, ağırca, aşağı indirilmesi. VE/||/<> Bağlı düzeneği ya da halatı çözme/açma. )


- PRINCIPAL FOCUS[İng.] / FOYER PRINCIPAL[Fr.] / HAUPTBRENNPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASAL ODAK


- ACETATE FIBRE[İng.] / FIBRE D'ACÉTATE[Fr.] / AZETATFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAT ELYAFI


- ASIL ile/ve/<> FASIL


- ASIL ile/ve/||/<>/> FER

( Bir şeyin kendisi, kopya karşıtı. | Bir şeyin ilk olarak ortaya çıktığı yer. | Gerçeklik. | Soy. | Esas. | Temel. | Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. | Bir görevde asaleten bulunan, yedek karşıtı. | Gerçekten, gerçek olarak. İLE/VE/||/<>/> İkinci derecede olan, kol, dal. )


- FART-İ İNHİLÂL[Osm.] / OVERMELTING[İng.] / SURFUSION[Fr.] / ÜBERSCHMELZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ERGİMEERİME


- AŞIRI ile FAZLA BAGAJ ile AŞIRI ile AŞIRI DERECEDE ile AŞIRILIK

( EXCESS vs. EXCESS LUGGAGE vs. EXCESSIVE vs. EXCESSIVELY vs. EXCESSIVENESS )

( زياده ile بي اعتدالي ile فزوني ile فضول ile زيادهروي ile زيادتي ile بحد افراط ile زائده ile سرک ile علاوه ile بالابود ile اضافه بار ile بيش از حد ile مفرط ile بيشازاندازه ile افراطي ile زائد ile کثير ile زيادي ile بي شباهت ile گزافي ile افراط ile اسراف )

( ZYADEH ile BEY ETEDALY ile FOZOONY ile فضول ile ZYADEGROY ile زيادتي ile BAHAD AFRAT ile ZAEDEH ile SARK ile ALAVEH ile BALABUD ile EZAFEH BAR ile BEYSH AZ HAD ile MAFART ile BEYSHAZANDAZEH ile AFRATY ile ZAED ile KESYR ile ZYADY ile BEY SHABANPAT ile GOZAFY ile AFRAT ile ESRAF )


- ASİT ile FORMİK ASİT

( ... İLE Karıncalarda ve bazı bitkilerde bulunan asit. [HCOOH] )


- AŞK:
ÇOK UZAK ile/ve/<>/< FAZLA YAKIN


- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]


- AŞK ve/> FEDÂKARLIK

( FALL IN LOVE and/> SACRIFICE )


- AŞK ve FEDÂKÂRLIK


- ASKI ile FİŞKA[İt.]

( ... İLE Çapa tırnağını kaldırıp asmak için geminin kenarında bulunan sabit ya da hareketli demir askı. )


- ASSOCIATED PRESS ile İLİŞKİLENDİRİLEBİLİR ile İŞ ARKADAŞI ile DOÇENT ile BİRLEŞMİŞ ile DERNEK ile FİKİRLERİN BİRLEŞİMİ ile İLİŞKİSEL ile DERNEKLER ile ÇAĞRIŞIMSAL ile İLİŞKİSEL DEĞİŞKEN

( ASSOCIATED PRESS vs. ASSOCIABLE vs. ASSOCIATE vs. ASSOCIATE PROFESSOR vs. ASSOCIATED vs. ASSOCIATION vs. ASSOCIATION OF IDEAS vs. ASSOCIATIONAL vs. ASSOCIATIONS vs. ASSOCIATIVE vs. ASSOCIATIVE VARIABLE )

( معاشرتي ile قابل معاشرت ile متجانس شدني ile انطباق پذير ile هم نشيني کردن ile آميخته شدن ile هم نشين شدن ile نزديکي کردن ile مخالطت کردن ile اختلاط کردن ile حشر داشتن ile هم نشين ile دانشيار ile محشور ile خبرگزاري آسوشيتدپرس ile آسوشيتد پرس ile خلطه ile تداعي ile وابسته سازي ile آميزش ile معاشرت ile مخالطت ile هم نشيني ile اشتراک ile تداعي معاني ile متداعي ile مجامع ile انجمني ile شرکت پذير ile متغير انجمني )

( معاشرتي ile GHABEL MOASHRAT ile MOTEJANS SHODANY ile ENTABAGH PAZYR ile NPAM NESHYNEY KARDAN ile AMYKHTEH SHODAN ile NPAM NESHYNE SHODAN ile NAZADYKY KARDAN ile MOKHALTAT KARDAN ile AKHTELAT KARDAN ile HASHAR DASHTAN ile NPAM NESHYNE ile DANESHYAR ile MAHSHOR ile KHBARGOZARY ASOOSHYTADPORS ile ASOOSHYTAD PORS ile خلطه ile TADAY ile VABASTEH SAZY ile AMYZESH ile MOASHRAT ile مخالطت ile NPAM NESHYNEY ile ESHTARAK ile تداعي معاني ile متداعي ile MOJAME ile انجمني ile SHARKAT PAZYR ile MOTEGHYR ENJAMANY )


- FELEKİYYAT, İLM-İ HEYET, KOZMOGRAFYA[Osm.] / ASTRONOMY[İng.] / ASTRONOMIE[Fr.] / ASTRONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTRONOMİ


- AT ile/ve/||/<>/> DEVE ile/ve/||/<>/> FİL

( Attan büyük deve, deveden büyük fil var. )


- FIRE[İng.] / FEU[Fr.] / FEUCHTIGKEITSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞ


- ATEŞ ile/ve/||/<> YAZI ile/ve/||/<> FELSEFE-BİLİM ile/ve/||/<> SANAYİ

( İnsanlığın gelişimindeki/tarihindeki dört önemli eşik. )

( 70.000'lerde. İLE/VE/||/<> 3500'lerde. İLE/VE/||/<> [M.Ö. ve M.S.] 1000'lerde. İLE/VE/||/<> 1800'lerde. )


- ATIK ile FAZLALIK

( WASTE vs. EXCESS )


- ATILMIŞ/LIK ile "FIRLATILMIŞ/LIK" ile "DÜŞÜRÜLMÜŞ/LÜK" ile "İNDİRİLMİŞ/LİK"


- ATLAS OKYANUSUNDA:
[KUZEY AMERİKA] LABRADOR DENİZİ ile/ve/||/<> BELLE ADASI BOĞAZI ile/ve/||/<> FUNDY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> CHESAPEAKE KOYU ile/ve/||/<> SARGASSO DENİZİ ile/ve/||/<> FLORİDA BOĞAZI ile/ve/||/<> APALACHEE KOYU ile/ve/||/<> CAMPECHE KOYU ile/ve/||/<> YUCATAN KANALI ile/ve/||/<> HONDURAS KÖRFEZİ ile/ve/||/<> PANAMA KANALI ile/ve/||/<> COLON KÖRFEZİ ile/ve/||/<> VENEZUELA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> MONA BOĞAZI ile/ve/||/<> ANEGADA BOĞAZI ile/ve/||/<> AMAZON AĞZI ile/ve/||/<> MARAJO KOYU ile/ve/||/<> MARCOS KOYU ile/ve/||/<> BLANCA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> S. MATIAS KÖRFEZİ ile/ve/||/<> S. JORGE KÖRFEZİ ile/ve/||/<> GRANDE KÖRFEZİ ile/ve/||/<> MACELLAN BOĞAZI


- ATLET[Fr.] ile/ve FANİLA[İt.]

( Kolsuz. İLE/VE Kollu. )


- ATMAK ile/ve FIRLATMAK


- ATM-/ATMO- ile/||/<> TYPH-/TYPHO- ile/||/<> FEBR-/FEBRİ- ile/||/<> PYR-/-PYRA/PYRETO-/PYRO-

( Buhar, buğu. İLE/||/<> Buhar, ateş, stupor, tifüs ve tifo ile ilgili. İLE/||/<> Ateş. İLE/||/<> Ateş, yangın, ateşle ilgili. )


- ATOMIC BEAM[İng.] / FAISCEAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETİ


- ATOM:
FİZİK'TE ile/ve/değil FELSEFE'DE

( Bölünmüş olduğu kabul edilir. İLE/VE/DEĞİL Felsefede bölünemeyen anlamını karşılamaya devam eder. )

( Fizikte bölündüğü düşünülen şey bölünmüştür fakat o atom değildir. En son bölünemeyendir atom. )


- ATOMIC SCATTERING FACTOR[İng.] / FACTEUR DE DIFFUSION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAÇILMA FAKTÖRÜ


- AWARE :/yerine FARKINDA


- AWARENESS :/yerine FARKINDALIK


- AY AY/TARSİER ile FİLİPİN TARSİERİ


- AYA ile FINDIK YUVASI

( Avuçiçi. İLE Eldeki çukurluk. )

( PALM vs. ... )


- AYAK ile PİYADE ile FUTBOL ile FUTBOL ANTRENÖRÜ ile BASAMAK ile ALT BİLGİ ile TEMEL ile AYAKSIZ ile SAHNE IŞIĞI ile UŞAK ile AYAK İZİ ile AYAK İZİ ile AYAK SESİ ile AYAK SAPI ile BASAMAK ile AYAK TAŞI ile TABURE ile AYAKKABI ile AYAK HAREKETİ

( FOOT vs. FOOT SOLDIER vs. FOOTBALL vs. FOOTBALL COACH vs. FOOTBOARD vs. FOOTER vs. FOOTING vs. FOOTLESS vs. FOOTLIGHT vs. FOOTMAN vs. FOOTMARK vs. FOOTPRINT vs. FOOTSLOG vs. FOOTSTALK vs. FOOTSTEP vs. FOOTSTONE vs. FOOTSTOOL vs. FOOTWEAR vs. FOOTWORK )

( پا ile قدم ile هجاي شعري ile سرباز پياده ile توپ فوتبال ile فوتبال ile مربي فوتبآال ile پايه تختخواب ile گام زن ile جاي پا ile بي پا ile چراق پايين اتومبيل ile شاطر ile ردپا ile اثر پا ile جا پا ile جاپا ile پا کوفتن ile برگدم ile گام برداري ile سنگ بنا ile زيرپايي ile پاي افزار ile پاپوش ile پادوي )

( PA ile GHODAM ile هجاي شعري ile SARBAZ PEYADEH ile TOP FOTBAL ile FOTBAL ile MARBY FOTEBAAL ile PAYYEH TAKHTKHAB ile GAM ZAN ile JAY PA ile BEY PA ile CHARAGH PAYYNE OTOMBYLE ile SHATER ile RADPA ile ASAR PA ile JA PA ile جاپا ile PA KOFTAN ile BARGDAM ile GAM BARDARY ile SANG BENA ile زيرپايي ile PAY AFZAR ile PAPUSH ile پادوي )


- AYASOFYA MİNARELERİ'NDE:
MİMAR SİNAN DÖNEMİ ile FATİH DÖNEMİ

( [müze girişi itibariyle] Sol taraftakiler. İLE Sağ taraftakiler. )


- AYILMA ile FARKINDALIK

( TO RECOVER vs./and AWARENESS )


- AYIP OLMAZ/ARANILMAZ!:
TIPTA ile/ve/||/<> HUKUKTA ile/ve/||/<> SÖZLÜKTE ile/ve/||/<>
FELSEFEDE ile/ve/||/<> BİLİMDE ile/ve/||/<> SANATTA ile/ve/||/<> SPORDA ile/ve/||/<>
DOĞADA ile/ve/||/<> HAYVANLARDA ile/ve/||/<> BİTKİLERDE ile/ve/||/<>
NESNELERDE ile/ve/||/<> DİRİMBİLİMDE ile/ve/||/<>
ANLIKTA(ZİHİNDE) ile/ve/||/<> USTA(AKILDA) ile/ve/||/<> TARİHTE ile/ve/||/<>
RIZÂDA ile/ve/||/<> GÜVENLİKTE ile/ve/||/<> İKİ KİŞİ ARASINDA ile/ve/||/<>
EŞEYSELLİKTE ile/ve/||/<> DÖRT DUVAR ARASINDA ile/ve/||/<> BATTANİYENİN ALTINDA


- AYIRDINDA/LIK ile/ve/<> FARKINDA/LIK

( Ayırt edebilme bağımlılıklardan kurtuluşa götürür. )

( Ayırt edebilme yeteneği, bizi bağımlılıklardan kurtuluşa, tutkusuzluğa götürecektir; bu durum ise doğru davranışı, eylemi sağlayacaktır; doğru davranış ise bizi gerçek var oluşumuza ulaştıran içsel köprüyü kuracaktır. )

( Ayırt etme ve ayrılık duygusu olmadığında, buna sevgi diyebilirsiniz. )

( Olgun kişi toplulukları düzenleyerek neyi birbirinden ayırması gerektiğini bilir. )

( Kişinin kendi için doğru olanı ayırd etmesi ve sıkı çalışması er ya da geç ödüllendirilecektir. )

( Kişi durumunun mükemmel olduğunun ve hatta daha da ilerleyeceğinin ayrımına varmalıdır. )

( Farkındalık her şeyin ötesidir - hem varlığın, hem yokluğun. )

( Farkına varın ki, her ne olursa, size, sizin tarafınızdan, sizin aracılığınızla olur ve siz, her ne algılarsanız, onun yaratanı, tadına varanı ve yok edenisiniz. )

( Önemli[öncelikli] olan, yalnızca farkındalıktır, onun içerdikleri değil. )

( Tam farkındalık halinde temas kurulmuştur. )

( Bir ilişki kurmak ve sürdürmek için, doğrudan eylemle ifade edilen sevecen bir farkındalık hali gereklidir. )

( Yeni ve özel bir farkındalık biçimi gerekmez. )

( Kişinin gönlünü görebilecek berrak içgörüye sahip olmadıkça ayırt edemezsiniz. )

( Kendi hakkınızdaki farkındalığınızı derinleştirin ve genişletin, o zaman tüm hayırlar ve lütûflar akacaktır. )

( Şimdi yapılmakta olan ayırt edebilme ve ihtirassız olma uygulaması, zamanı geldiğinde meyvesini verecektir. )

( Tüm gereksiniminiz, varoluşunuzun, bir sözlü beyan biçiminde değil fakat her an mevcut bir gerçek olarak farkında olmaktır. )

( Varoluşunuzun farkındalığı, gerçek varlığınızı görmenizi sağlayacaktır. )

( Sadece var olduğunuzun farkında olun ve farkında kalın. )

( Discrimination leads to detachment. )

( In full awareness the contact is established.
Discrimination will lead to detachment; detachment will ensure right action; right action will build the inner bridge to your real being.
Awareness is beyond all - being as well as not-being.
Awareness itself is all important, not the content of it.
Deepen and broaden your awareness of yourself and all the blessings will flow.
You cannot, unless you have a clear insight into the heart of person.
Be aware that whatever happens, happens to you, by you, through you, that you are the creator, enjoyer and destroyer of all you perceive.
For establishing and maintaining relationship affectionate awareness expressed in direct action is required.
No new, or special kind of awareness is needed.
Discrimination and dispassion practised now will yield their fruits at the proper time.
All you need is to be aware of being, not as a verbal statement, but as an ever-present fact.
The awareness that you are, will open your eyes to what you are.
Just be aware that you are and remain aware. )

( DISTINGUISH/NESS, DISCRIMINATION vs./and/<> AWARE/NESS )


- EMSÂL-İ TEMYİZ[Osm.] / SEPARATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSFAKTOR, TRENNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- MIRROR REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- AYNI ŞEYE, FARKLI ADLAR KOYMAK ya da FARKLI ŞEYLERE, AYNI ADI KOYMAK

( İkisi de, yapılmaması gerekenlerdendir. Kavramlar, durumlar, olay ve olgular arasındaki farkları ya da karıştırılmaması gerekenlerin bilinciyle gerçekleştirilebilir. )


- AYNILAŞ(TIR)MAK değil/yerine/>< FARKLILAŞ(TIR)MAK

( Rekâbet edilirse. DEĞİL/YERİNE/>< Cesâret edilirse. )


- AYNILAŞTIRMAK ile/değil/yerine/>< FARKLILIKLARIN KABULÜ


- AYN/ILIK ile/ve/||/<>/>< FARK/LILIK

( Yakınlaştırır. İLE/VE/||/<>/>< Geliştirir. )


- AYRICALIK ile/ve/değil/yerine FARK

( [not] PRIVILEGE vs./and/but DIFFERENCE
DIFFERENCE instead of PRIVILEGE )


- AYRILMAK ile FARKLILIK ile FARKLI

( DIVERGE vs. DIVERGENCE vs. DIVERGENT )

( متشتت شدن ile از هم دور شدن ile واگراييدن ile واگرايي ile تباعد ile واگرا ile متباعد )

( MOTESHTET SHODAN ile AZ NPAM DOR SHODAN ile VAGARAYYDAN ile VAGARAYY ile تباعد ile VAGARA ile متباعد )


- AYRIM/AYRILIK = FASL-I KARİP = DIFFERENCE[İng.] = DIFFÉRENCE/DIVERSITÉ[Fr.] = DIFFERENZ/VERSCHIEDENHEIT[Alm.] = DIFFERENTIA/DIVERSITAS[Lat.] = DIAPHORA[Yun.] = DIFERENCIA[İsp.]


- FRACTIONAL DISTILLATION, FRACTIONATION[İng.] / DISTILLATION FRACTIONNÉE[Fr.] / FRAKTIONIERTE DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DAMITMA


- AYRIŞMA/AYRILMA ile/değil/yerine FARKLILAŞMA ile/değil/yerine BİREYLEŞME

( Gölgeden çıkma. İLE Benliğinin ve ötekinin farkındalığıyla yaşayabilme. İLE Tek başına yaşayabilme, tek başına karar alabilme. )


- A/AN[Yun.] ile/||/<> ANTİ[Yun.] ile/||/<> Bİ/BİS[Lat.] ile/||/<> DE/DES[Fr.] ile/||/<> DİS[Yun.] ile/||/<> EX[Lat.] ile/||/<> EXO[Lat.] ile/||/<> EPİ[Yun.] ile/||/<> FOS[Yun.] ile/||/<> GEO( >JEO)[Yun.] ile/||/<> HETER/O[Yun.] ile/||/<> HYPO(HİPO)[Yun.] ile/||/<> HYPER(HİPER) ile/||/<> HYDRO(HİDRO)[Yun.] ile/||/<> HOMO[Yun.] ile/||/<> İL/İN ile/||/<> İNTER[Lat.] ile/||/<> İZO[Yun.] ile/||/<> COZMO(KOZMO)[Yun.] ile/||/<> KONTRA[İt.] ile/||/<> KO/KOL/KOM/KON[Lat.] ile/||/<> MAKRO[Yun.] ile/||/<> MİKRO[Yun.] ile/||/<> MONO[Yun.] ile/||/<> NEO[Yun.] ile/||/<> OTO[Yun.] ile/||/<> PAN[Yun.] ile/||/<> PAR/PARA[Yun.] ile/||/<> POLİ[Yun.] ile/||/<> PRE[Fr.] ile/||/<> PRO[Yun.] ile/||/<> RE[Lat.] ile/||/<> SYN/SYM/SEM[Yun.] ile/||/<> SÜR[Lat.] ile/||/<> TELE[Yun.]

( ANTİ-...

- Antiaging/anti-aging: Genç kalma, yaşlanmayı önleme; yaşlanmayı önleyici.

- Antialerjik: Duyarca önleyici/giderici.

- Antidepresan: Çökkünlük giderici.

- Antidiüretik: Sidik/idrar kesici.

- Antidiyabetik: Şeker düşürücü.

- Antidot(e): Panzehir.

- Antiemetik: Kusma önleyici.

- Antienfeksiyöz/antienfektif: Bulaş önleyici/giderici.

- Anti-enflamatuvar: Yangı giderici.

- Antiflojistik: Yangı giderici.

- Antifungal: Mantar giderici/karşıtı.

- Antihelmintik: Solucan kıran/giderici.

- Antihemorajik: Kanama kesici/önleyici.

- Antihipertansif: Kan basıncı düşürücü.

- Antikoagülan: Pıhtı önleyici/çözücü.

- Antikodon: Karşıt şifre.

- Antikonsepsiyonel: Gebelik önleyici.

- Antikonvülzif: Nöbet önleyici.

- Antimalarial: Sıtma ilacı.

- Antimikotik: Mantar ilacı/karşıtı.

- Antineoplastik: Kanser ilacı.

- Antinevraljik: Sinir ağrısı dindirici.

- Antiparaziter: Asalak karşıtı/ilacı.

- Antipiretik: Ateş düşürücü.

- Antiproliferatif: Çoğalım önleyici.

- Antiprüritik: Kaşıntı giderici.

- Antisekretuvar: Salgı önleyici.

- Antisepsi: Arıtım, bulaş giderici.

- Antiseptik: Arıtkan, bulaş gideren.

- Antispazmodik: Kasılım çözücü.

- Antistres: Gerilim giderici/önleyici.

- Antite: Özgün durum.

- Antite morbid: Sayrılıklı özgün durum.

- Antitermik: Isı/sıcaklık düşürücü.

- Antitussif: Öksürük kesici/önleyici.

- Antivertijinöz: Baş dönmesi önleyici. )

( Yok/luk. [ametal | amorf | aritmik] [analjezi | anestezi | anonim]

İLE/||/<>

Karşıt. [antibiyotik | antipatik | antitez]

İLE/||/<>

Çift, tekrar. [binok | bisiklet]

İLE/||/<>

Olumsuzluk.[demode | deforme | deşifre]

İLE/||/<>

Olumsuzluk ve güçlük. [diskalifiye | dismorf | disfonksiyon]

İLE/||/<>

Dışı, dışında, ...-dan başka. [exporte | expresyonizm | expresyon]

İLE/||/<>

Dışarıdan, dıştan bakılınca. [exotermik | exotizm]

İLE/||/<>

Üzerinde. [epiderm | epigrafi]

İLE/||/<>

Işık, parıltı. [fosfat | fosfor]

İLE/||/<>

Yerle ilgili ön ek. [jeofizik | jeoloji/jeolog]

İLE/||/<>

Öteki, öbür, başka. [heterojen | heterozigot]

İLE/||/<>

Aşağı, alt, daha alt. [hipoderm | hipotenüs | hipotez]

İLE/||/<>

Üstünde, aşırı, yukarı, dışında. [hipertansiyon]

İLE/||/<>

Su, suyla ilgili. [hidrosefali | hidrografi | hidrojen]

İLE/||/<>

Eş, benzer. [homojen | homonim | homolog]

İLE/||/<>

-dan yoksun. [illegal] [indirekt | inorganik]

İLE/||/<>

Ara, arası. [internasyonal | interpol]

İLE/||/<>

Eşitlik. [izobar | izotop | izoterm]

İLE/||/<>

Evren. [kozmogami | kozmopolit | kozmoloji]

İLE/||/<>

Karşı, aksi yönde. [kontrast | kontgerilla | kontratak]

İLE/||/<>

Birlik, beraberlik. [koalisyon | koleksiyon | konferans

İLE/||/<>

Büyük, geniş. [makrosefal | makrostopi]

İLE/||/<>

Küçük. [mikrofilm | mikrometre | mikrofon]

İLE/||/<>

Bir, tek. [monarşi | monolog | monopol]

İLE/||/<>

Yeni. [neolitik]

İLE/||/<>

Kendi, kendiliğinden. [otobiyografi | otopsi | otokritik]

İLE/||/<>

Bütün, birlik. [panorama | pankreas]

İLE/||/<>

Boyunca, karşı, üstünde, yanında. [paragraf | paralel]

İLE/||/<>

Çok. [poliandri | poliklinik]

İLE/||/<>

İlk, önceki, birinci. [prefabrik | prematüre]

İLE/||/<>

İleride, önde. [prolog | prova | prototip]

İLE/||/<>

Yeniden, tekrar, geri döndürmek. [reaksiyon | redaktör]

İLE/||/<>

Birlikte. [simetri | senfoni | sempati]

İLE/||/<>

Süper, üstünlük. [sürmenaj]

İLE/||/<>

Uzak, ırak. [teleferik | telefon | telepati] )


- BOND STRENGTH[İng.] / FORCE DE LIAISON[Fr.] / BINDEKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ KUVVETİ


- BAĞNAZLIĞIN KALKMASI:
BİLİMSEL TUTUM (İLE) değil FELSEFİ ANLAYIŞ (İLE)


- BAĞTAK ile/||/<> BARATA ile/||/<> KABALAK ile/||/<> FES ile/||/<> FERAHİ

( Sultan hareminde önemli kadınlar tarafından giyilen başlık. İLE/||/<> Bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydiği, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık. İLE/||/<> Birinci Dünya Savaşında Osmanlı ordusunda kullanılan bir tür başlık. İLE/||/<> Kırmızı renkli yün çuha başlık. İLE/||/<> İkinci Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik. )


- BÂ'İS[Ar.] ile FAKÎR[Ar.]


- BAKE :/yerine FIRINDA PİŞİRMEK


- BÂKÎ ile/ve/|| FÂNÎ ile/ve/|| ÂSİ ile/ve/|| ÂFİ

( Yazı. İLE/VE/|| Yaşam. İLE/VE/|| Kul. İLE/VE/|| Rab. )


- BAKIR/NUHÂS[Ar.] ile/ve/<> FÜLÜS[Ar.]

( ... İLE/VE/<> Bakır para. )


- BAKLA[Ar.] ile FUL[Ar.]

( ... İLE Taşkırangillerden, çokça türü bulunan bir ağaççık ve bunun hoş kokulu, beyaz çiçeği. | Küçük taneli bir bakla türü. )

( ... cum CASMIN SAMBAC | ... )


- BALIK ile FİL BALIĞI


- FISH-EYE OBJECTIVE[İng.] / OBJECTIF FISH-EYE[Fr.] ile/değil/yerine/= BALIKGÖZÜ OBJEKTİF


- BALMER FORMULA[İng.] / FORMULE DE BALMER[Fr.] / BALMER-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BALMER FORMÜLÜ


- BAND-PASS FILTER[İng.] / FILTRE PASSE-BANDE[Fr.] / BANDFILTER, BANDPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ SÜZGEÇ


- BAOBAB AĞAÇLARI:
AFRİKA ile/ve/<> BÜYÜK ile/ve/<> AVUSTRALYA ile/ve/<> MADAGASKAR ile/ve/<> PERRIER ile/ve/<> FONY ile/ve/<> SUAREZ ile/ve/<> ZA

( )

( ADANSONIA DIGITATA cum/et/<> ADANSONIA GRANDIDIERI cum/et/<> ADANSONIA GREGORII cum/et/<> ADANSONIA MADAGASCARIENSIS cum/et/<> ADANSONIA PERRIERI cum/et/<> ADANSONIA RUBROSTIPA cum/et/<> ADANSONIA SUAREZENSIS cum/et/<> ADANSONIA ZA )


- BARBUNYA[Yun.] ile FASULYE[Yun.]

( ... cum PHASEOLUS VULGARIS )


- BARLOW FORMULA[İng.] / FORMULE DE BARLOW[Fr.] / BARLOW-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BARLOW FORMÜLÜ


- BAROMETRIC FORMULA[İng.] / FORMULE BAROMÉTRIQUE[Fr.] / BAROMETERSCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAROMETRİK FORMÜL


- BARTLETT FORCE[İng.] / FORCE DE BARTLETT[Fr.] / BARTLETTSCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARTLETT KUVVETİ


- BARIUM FLUORIDE[İng.] / FLUORURE DE BARYUM[Fr.] / BARIUMFLOURID, BARIUMFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM FLORÜR


- FLUOROSILICATE DE BARYUM[Fr.] / BARIUM FLUOSILIKAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM FLOSİLİKAT


- BAŞARILARDA ve/||/<> FELÂKETLERDE

( Gururu yenmek. VE/||/<> Ümitsizliğe direnmek. )


- BAŞARILI OLMAK İÇİN...:
YUMUŞAK ile/ve/||/<>/> MÂKUL ile/ve/||/<>/> DERİN ile/ve/||/<>/> ile/ve/||/<>/> YETERİNCE ile/ve/||/<>/> ŞIK ile/ve/||/<>/> KORKUSUZ ile/ve/||/<>/> SABIRLA ile/ve/||/<>/> FARKLI ile/ve/||/<>/> HOŞGÖRÜLÜ ile/ve/||/<>/> DÜRÜST ile/ve/||/<>/> DÜZENLİ ile/ve/||/<>/> AKILLI

( Konuş. İLE/VE/||/<>/> Ye. İLE/VE/||/<>/> Soluk al. İLE/VE/||/<>/> Uyu. İLE/VE/||/<>/> Giyin. İLE/VE/||/<>/> Hareket et. İLE/VE/||/<>/> Çalış. İLE/VE/||/<>/> Düşün. İLE/VE/||/<>/> Davran. İLE/VE/||/<>/> Kazan. İLE/VE/||/<>/> Biriktir. İLE/VE/||/<>/> Tüket. )


- BAŞARISIZLIK ile FLOPPER ile DİSKET

( FLOP vs. FLOPPER vs. FLOPPY )

( باصداي تلپ افتادن ile صداي چلپ ile افتنده ile مسخره وار )

( BASEDAY TALP AFTADAN ile SADAY CHELP ile AFTANDEH ile MOSKHAREH VAR )


- PRESSURE FORCE[İng.] / FORCE DE PRESSION[Fr.] / DRUCKKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ KUVVETİ


- BASINÇ/LI = PRESSURE[İng.] = PRESSION[Fr.] = DRUCK[Alm.] = PRESSIONE[İt.] = PRESIÓN[İsp.] = PRESSUS[Lat.] = HO PIESMOS[Yun.] = ZAĞD[Ar.] = FEŞÂR[Fars.] = DRUK[Felm.]


- BASİT FAİZ İLE BİLEŞİK FAİZ İLE ANÜİTE ile/||/<> FAİZ HESAPLAMALARI

( Finansal matematik temelleri. )

( Formül: FV = PV(1+r)^n )


- BASİT FAİZ İLE BİLEŞİK FAİZ İLE SÜREKLİ BİLEŞİK ile/||/<> FAİZ TÜRLERİ

( Farklı faiz hesaplama yöntemleri. )

( Formül: A = Pe^(rt) )


- SIMPLE HARMONIC ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / FORCE ÉLECTROMOTRICE HARMONIQUE SIMPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BASİT HARMONİK ELEKTROMOTOR KUVVET


- BAŞKA ile FARKLI

( ANOTHER vs. DIFFERENT )


- BAŞKA/LIK ile FARK(LI/LIK)


- DOMINANT WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DOMINANTE[Fr.] / FARBTONGLEICHE WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BASKIN DALGA BOYU


- BAŞTANKARA ile FANTA

( ... İLE Mevimsi yeşil renkli bir baştankara. )


- BAYES TEOREMİ ile/||/<> FREKANSÇI YAKLAŞIM

( Bayes önsel bilgi günceller, frekansçı uzun dönem sıklık )

( Formül: P(A|B) = P(B|A)P(A)/P(B) )

( Thomas Bayes tarafından 1763 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1701-1761) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Bayes teoremi, olasılık teorisi) )


- BAYESİAN STATİSTICS ile/||/<> FREQUENTİST STATİSTICS

( Bayesian statistics olasılığı belirsizlik ölçüsü olarak kullanırken İLE frequentist statistics olasılığı uzun dönem frekans olarak görür )

( Formül: Prior distribution )

( Thomas Bayes tarafından 1763 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1701-1761) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Bayes teoremi, olasılık teorisi) )


- BAYRAM ile FESTİVAL

( FESTAL vs. FESTIVE )

( جشني ile بزمي )

( JASHENY ile بزمي )


- BAZI KİŞİLER(E/DEN):
UZAK DUR(!)MAK ile/ve/değil/yerine/||/<> (FAZLA) YAKIN OLMAMAK


- BB) KREM ile FONDÖTEN

( Günün her saatinde sürülebilen, günlük ve sade makyajda kullanabilecek renkli bir nemlendiricidir. Hafif kızarıklık ya da donuk bir cilt varsa BB krem daha iyidir. Cilt tonunu eşitleyerek kusurları gizlemeye yardımcı olur. Günlük makyajda ilk yeğlenilecek olmalıdır. Cilde doğal bir görünüm vererek cilt rengini eşitler. Öte yandan, güneş koruyucu özelliğine de sahip olduğundan, cildi güneş ışınlarından korur. Ayrıca, cildin parlamasını ve yağ dengesini kontrol altında tutar.

İLE

Genellikle BB kremden daha fazla kapsama alanı sunar. Daha lekeli bir cilt yapısı ya da gizlenmek istenen bölgeler varsa yoğun kapatıcılığı nedeniyle yeğlenmelidir. Kusursuz makyajın en önemli özelliğidir. Bu nedenle, ten makyajında yoğun kapatıcılık, pürüzsüz ve iddialı bir görünüm aranıldığında kullanılır. Günlük olarak kullanılması pek tavsiye edilmez. Daha yoğun bir içeriğe sahip olduğundan, her gün fondöten kullanmak cildi yoracak, yaşlanma belirtilerine neden olacaktır. Öte yandan, fondöten ya da BB krem fark etmeksizin, cilde makyaj uygulandığında iyice temizlemeyi boşlamamalıdır. )


- BEAN :/yerine FASULYE


- BEKÂ ile/ve FENÂ


- BELİRGİN ile AYRIM ile AYIRT EDİCİ ile FARKLILIK ile SEÇKİN ile SEÇKİN SEMBOL

( DISTINCT vs. DISTINCTION vs. DISTINCTIVE vs. DISTINCTNESS vs. DISTINGUISHED vs. DISTINGUISHED SYMBOL )

( شمرده ile متباين ile فرقان ile فرق ile تشخص ile تشخيص ile امتياز ile منش نما ile شمردگي ile متشخص ile شخيص ile مشخص ile برجسته ile متمايز ile نماد متمايز )

( SHMARDEH ile متباين ile FARGHAN ile FARGH ile TASHKHS ile TASHKHYSE ile EMTYAZ ile MONASH NAMA ile شمردگي ile MOTESHKHS ile شخيص ile MOSHKHS ile BARJASTEH ile MOTEMAYZ ile NAMAD MOTEMAYZ )


- BELİRLİ OLMA ile/ve/||/<> FİLİZ VERME


- BEN değil/yerine FAKİR


- BENEFIT :/yerine FAYDA


- SPOT DISTORTION[İng.] / DÉFORMATION DE LA TACHE[Fr.] / FLECKVERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEK BOZULMASI


- LEKE[Osm.] / SPOT[İng.] / TACHE[Fr.] / FLECK[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEK


- BENİ/SENİ/ONU:
"ENTERESE ETMEZ" değil
(FAZLA/YETERİNCE) İLGİLENDİRMİYOR


- BENZERLİKLERİN BİRARAYA GETİRİLMESİ ile/ve/<> FARKLARIN/AYRIMLARIN ÖNE ÇIKARILMASI


- BENZERSİZLEŞTİRME ile/ve/değil/yerine "FARKLILIK"/"ÖZGÜNLÜK" ATFETMEK


- BERKOVİCH SPACE ile/||/<> FORMAL SCHEME

( Berkovich space non-archimedean analitik geometriyken İLE formal scheme formsal tamamlanma geometrisidir )

( Formül: Berkovich spectrum )


- PENTAVALENTE[Fr.] / FÜNFWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= BEŞDEĞERLİKLİ


- FOOD[İng.] / NAHRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BESİN


- QUINTUPLE POINT[İng.] / FÜNFFACHER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEŞLİ NOKTA


- BESSEHÛ[Ar.] ile FERRAKAHÛ[Ar.]


- FONCTIONS DE BESSEL[Fr.] ile/değil/yerine/= BESSEL FONKSİYONLARI


- BESTE ile FÜG

( ... İLE Çoksesli müzikte bir beste. )


- BETA FACTOR[İng.] / FACTEUR BÊTA[Fr.] ile/değil/yerine/= BETA FAKTÖRÜ


- BEYÂN[Ar.] ile FÂİDE[Ar.]


- BEYHÛDE[Fars. < BİHÛDE] ile/ve/||/<> NÂFİLE ile/ve/||/<> FUZÛLÎ

( Yararsız. | Boşuna. İLE/VE/||/<> Gerekli değilken yapılan iş. | Farzların dışında kılınan namaz. | Boşuna, gereksiz. İLE/VE/||/<> Erdemli/faziletli. | Gerekli, yersiz, boşuna. )


- BEYİN ve/<> DİL ile/ve/||/<>/< FOXP2

(

FOXP2: Beyin-Dil İlişkisinin Moleküler Anahtarı

Konuşma ve Dil Yeteneğinin Genetik Temelleri

FOXP2 (Forkhead Box P2)

Yeri: Kromozom 7q31

Tanım: Konuşma ve dil yeteneğinin gelişiminde kritik rol oynayan transkripsiyon etmen geni

Protein: 715 amino asit, Forkhead DNA bağlama domaini

Keşif: 2001 yılında KE ailesinde tanımlandı

Beyin Bölgelerinde FOXP2 Ekspresyonu
Beyin Bölgesi Ekspresyon Düzeyi Dil İşlevi Klinik Önemi
Broca Alanı Yüksek Konuşma üretimi Verbal apraksi riski
Wernicke Alanı Orta Dil anlama Anlama bozuklukları
Bazal Ganglionlar Çok Yüksek Motor denetim, prosedürel öğrenme Devim bozuklukları
Serebellum Yüksek Motor koordinasyon Ataksi, dizartri
Striatum Çok Yüksek Prosedürel öğrenme Otomatikleşme sorunları
Korteks (Layer 6) Yüksek Kortikokortikal bağlantılar İletişim bozuklukları
Talamus Orta Sensorimotor entegrasyon Koordinasyon sorunları
Hipokampus Düşük Bellek formasyonu Öğrenme güçlükleri
FOXP2 İşlev Rolleri
İşlev Kategorisi Spesifik Roller Moleküler Mekanizmalar
TRANSKRİPSİYON DÜZENLEMESİ
Hedef Gen Sayısı 300+ gen düzenlemesi DNA bağlanma, kromatin değişkesi(modifikasyonu)
Gen Kategorileri Nöral gelişim, sinaptik plastisite Promotor bağlanma, enhancer etkileşim
NÖRAL GELİŞİM
Nörogenez Nöron farklılaşması denetimi Progenitor göze kader tayini
Migrasyon Nöron göçü yönlendirme Adezyon molekül ekspresyonu
Akson Büyümesi Yönlendirme ve dallanma Growth cone devinimleri
Sinaptogenez Sinaps oluşumu ve olgunlaşması Sinaptik protein ekspresyonu
SİNAPTİK PLASTİSİTE
LTP/LTD Uzun dönemli plastisite NMDA algılayıcı modülasyonu
Sinaptik Pruning Gereksiz sinaps elenmesi Mikroglial etkileşim
FOXP2 Değişinimleri ve Etkileri
Değişinim(Mutasyon) Fenotipik Etkiler Nöral Değişiklikler Şiddet
R553H Verbal dispraxia, dil bozukluğu Bazal ganglion atrofisi Şiddetli
R328X Ciddi konuşma apraksisi Serebellum anomalileri Şiddetli
Delesyon Global dil gecikmesi Korteks incelmesi Şiddetli
Duplikasyon Hafif dil sorunları Bağlantı değişiklikleri Hafif
Q17L Artikülasyon zorluğu Motor korteks etkilenmesi Orta
Evrimsel Açı
Tür FOXP2 Varyantı İletişim Yeteneği Evrimsel Zaman
İnsan Modern FOXP2 Kompleks dil, dil bilgisi, sözdizimi 200.000 yıl önce sabitlendi
Neandertal İnsan benzeri Belirsiz dil yeteneği 300.000 - 40.000 yıl önce
Şempanze 2 amino asit farkı Sınırlı vokal öğrenme 6 - 7 milyon yıl ayrım
Fare Homolog gen Ultrasonik vokalizasyon 75 milyon yıl ayrım
Zebra İspinozu FoxP2 Şarkı öğrenme 300 milyon yıl ayrım
Yarasa Özel varyant Ekolokasyon 50 milyon yıl ayrım
FOXP2 Etkileşim Ağı
Hedef Gen İşlev İlişkili Bozukluk Etkileşim Tipi
CNTNAP2 Nöral bağlantı Otizm spektrum Doğrudan aktivasyon
SRPX2 Sinaps formasyonu Dil gecikmesi Doğrudan etkileşim
MET Nöron göçü Otizm riski İndirekt modülasyon
DISC1 Nöral gelişim Şizofreni Ko-regülasyon
ROBO1 Akson yönlendirme Disleksi Doğrudan baskılama
DLX5/6 GABAerjik gelişim Epilepsi riski Doğrudan etkileşim
    FOXP2 ──┬──→ CNTNAP2 → Nöral Bağlantılar
            │
            ├──→ SRPX2 → Sinaptik Organizasyon
            │
            ├──→ DLX5/6 → GABAerjik Nöron Gelişimi
            │
            └──→ CACNA1C → Kalsiyum Sinyalizasyonu
            
Klinik Bozukluklar
Bozukluk Semptomlar FOXP2 İlişkisi Prevalans
Gelişimsel Sözel Dispraksi Konuşma ses üretim zorluğu, tutarsız hatalar Doğrudan değişinim 1-2/1000
Özel Dil Bozukluğu Dil bilgisi edinimi zorluğu, sözcük öğrenme güçlüğü Risk faktörü 7/100
Otizm Spektrum Sosyal iletişim bozukluğu, tekrarlayıcı davranışlar Hedef gen etkilenmesi 1/100
Disleksi Okuma güçlüğü, fonolojik işleme sorunu İndirekt ilişki 5-10/100
ADHD Dikkat eksikliği, hiperaktivite Olası ilişki 5/100
Nörogörüntüleme Bulguları
Teknik Normal FOXP2 FOXP2 Değişinimi
Yapısal MRI Normal bazal ganglion oylumu Bazal ganglion oylum azalması, korteks incelmesi
fMRI Normal Broca aktivasyonu Broca hipoaktivitesi, kompansatuar etkileşim
DTI Normal white matter bütünlüğü Arcuate fasciculus anomalileri, azalmış FA
PET Normal dopamin reseptör dağılımı Striatal dopamin algılayıcı değişiklikleri
MEG Normal temporal devingenler Bozulmuş temporal eşzamanlılık
Araştırma Modelleri
Model Tipi Özellikler Bulgular
KE Ailesi 15 etkilenen birey, R553H değişinimi Verbal dispraksi, gramer bozukluğu tanımlandı
Knockout Fare FOXP2 gen silinmesi Vokalizasyon kaybı, motor bozukluk
Humanized Fare İnsan FOXP2 knock-in Gelişmiş öğrenme, değişmiş vokalizasyon
iPSC Modeli Sayrı kaynaklı kök gözeler Nöron farklılaşma defektleri
Zebra İspinozu FoxP2 knockdown Şarkı öğrenme bozukluğu
715
Amino Asit Uzunluğu
300+
Hedef Gen Sayısı
200.000 yıl
Modern FOXP2 Yaşı
7q31
Kromozom Yeri

Dil İşleme Rolleri

  • Motor denetimi ve söyleyiş
  • Fonolojik işleme
  • Dil bilgisi ve sözdizimi
  • Anlamsal işleme
  • Prosodi ve ritim
  • Toplumsal dil kullanımı

Gelecek Araştırma Alanları

  • Gen terapisi yaklaşımları
  • Epigenetik modifikasyonlar
  • Tek göze genomiks
  • Organoid modeller
  • Optogenetik devre çözümlemesi
  • Terapötik hedef geliştirme
)


- BIÇAK ile FALÇETA/FALÇETE[İt.]

( ... İLE Eğri, kunduracı bıçağı. )


- BİÇİM ile NASIR OLUŞTURMAK ile APSE OLUŞTURMAK ile BİR İZLENİM OLUŞTURMAK ile KORKUNÇ BİÇİM ile RESMİ ile BİÇİMSEL MANTIK ile FORMALİTELER ile FORMALİTE ile RESMEN ile FORMASYON ile ÖNCEKİ ile ESKİ SOVYETLER BİRLİĞİ ile ESKİDEN ile FORMİK KOL ile RESMİ EVRAK

( FORM vs. FORM A CALLUS vs. FORM AN ABSCESS vs. FORM AN IMPRESSION vs. FORM FRIGHTFUL vs. FORMAL vs. FORMAL LOGIC vs. FORMALITIES vs. FORMALITY vs. FORMALLY vs. FORMATION vs. FORMER vs. FORMER SOVIET UNION vs. FORMERLY vs. FORMICARM vs. FORMICARY )

( فرم ile تشکيل يافتن ile تشکيل دادن ile ورقه ile سرشتن ile شکل گرفتن ile صيغه ile شکل ile شکل دادن ile وجه ile پينه زدن ile پيله کردن ile نقش بستن ile وهم کردن ile رسمي ile مجلسي ile تشريفاتي ile قرار دادي ile منطق رمزي ile تشريفات ile تکلف ile رسميت ile رسما ile تشکل ile تشکيل ile تکون ile قالب گير ile سابقي ile اسبق ile پيشين ile سابق ile شوروي سابق ile سابقا ile پيشتر ile لانه مور )

( FARAM ile TASHKYLE YAFTAN ile TASHKYLE DADAN ile VARGHEH ile سرشتن ile SHEKL GARAFTAN ile SEYGHEH ile SHEKL ile SHEKL DADAN ile VAJEH ile PEYNAH ZADAN ile PEYLAH KARDAN ile NAQSH BASTAN ile VAHAM KARDAN ile RASMY ile MOJALSY ile TASHARYFATY ile GHARAR DADY ile منطق رمزي ile TASHARYFAT ile TAKOLF ile RASMYT ile RASMA ile TASHEKL ile TASHKYLE ile TAKON ile GHALEB GYR ile سابقي ile ASBAGH ile PEYSHYNE ile SABAGH ile SHOROY SABAGH ile سابقا ile PEYSHTAR ile LANEH MOOR )


- ŞEKİL[Osm.] / FORMAT[İng.] / FORME[Fr.] / FORM[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM


- BİÇİM = SÛRET = FORM[İng.] = FORME[Fr.] = FORM[Alm.] = FORMA[Lat.] = MORPHE, EIDOS[Yun.] = FORMA[İsp.]


- FORMANT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİMLENDİRİCİ


- BİFURKASYON ile/||/<> FAZ GEÇİŞİ

( Bifurkasyon dinamik değişim İLE faz geçişi termodinamik. )

( Formül: Period doubling İLE 1./2. derece )


- KUVVE-İ MUHASSALA[Osm.] / RESULTANT FORCE[İng.] / FORCE RÉSULTANTE[Fr.] / RESULTIERENDE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞKE KUVVET


- BİLGE/LER ile/ve/<> PEYGAMBER/LER ile/ve/<> FİLOZOF/LAR

( Uzakdoğu(da). İLE/VE/<> Doğu(da). İLE/VE/<> Batı(da). )

( MAGİ: Bilge/bilgin.[Peri] )


- BİLGİYE ERİŞİM:
GÖZLEM ve/+/||/<>/>/< SEZGİ ve/+/||/<>/>/< FARKINDALIK


- (B)İLİM İÇİN GEREKENLER:
GURBET ve/||/<> SABIR ve/||/<> KILAVUZ/ÜSTAD ve/||/<> FAKR-U ZARÛRET


- BİLİM ile/ve/<> FELSEFE

( Şey üzerine düşünme. İLE/VE/<> Düşünme üzerine düşünme. )

( Şeylerin/eşyanın zihinde/akılda oluşan sûreti/bilinci. İLE/VE/<> Bilincin bilinci. )

( Dış/zahir. İLE/VE/<> İç/bâtın. )

( Açık-seçik kavramların bilinci[< bilgisi]. )

( Nesne, olay/olgu ya da durumlara, nesnelerle bakar. İLE/VE/<> Kavramlara, kavramlarla bakar. )

( FELSEFE: Varolanı açıklama bilimi. )

( Uygulayıcı. İLE/VE/<> Sorgulayıcı. )

( Süreci araştırmak. İLE/VE/<> Başı, süreci ve sonu araştırmak. )

( [başlangıç] Vardır. İLE/VE/||/<>/>< Yoktur. )

( SCIENCE vs./and/<> PHILOSOPHY )


- BİLİM ile/ve/değil FELSEFE-BİLİM


- BİLİM ve/||/<> FELSEFE ve/||/<> DİN

( Zihnin yürüyüşü. VE/||/<> Aklın yürüyüşü. VE/||/<> Özün/ruhun yürüyüşü. )


- BİLİM ile FEN


- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE

( İnsan olmayan her şeyden söz eder. İLE/VE/||/<> İnsanı anlatır. İLE/VE/||/<> Kişinin varoluşunu anlatır. )

( Varolan. İLE/VE/||/<> Var olması gereken. İLE/VE/||/<> Hayal ettiğini/n gerçekleştir(il)me(si). )

( Herhangi bir işi: Bilimsellikle başlat, sanatsallıkla destekle, felsefeyle tamamla! )

( Sanatın özü, içsel bir deneyimi iletebilmek için dış formları kullanmaktır. )

( Sanatı olmayan millet, her zaman dilencidir. )

( Sanat: Mekânı/zamanı iyi kullanmak. | Görüp göstermek. )

( Birleştirmek/birlikte tutmak gerekiyor. )

( MİFTÂHÜ'S-SAÂDE ve MİSBÂHÜ'S-SİYÂDE )

( FELSEFE: Aklı kullanma sanatı. )

( The essence of art is to use the outer form to convey an inner experience. )

( Sanat, dekoltedir. )

( Sanatın yolu, sanattır. )

( SANAT: Ben'in, yaratıcı gücünü keşfetmek. )

( Sanat, bir şeyi, başka bir şey olarak görme çabasıdır. | Başka bir şey olma olanağı tanımaktır. )

( Felsefe, kimsenin, itibar edip etmemesine, itibar etmeyendir/etmemektir. )

( Felsefe, olan ile olması gereken arasındaki kavramsal düzendir. )

( Felsefe, düşüncenin merdiveni ve mirâcıdır. )

( Felsefe, ekinin/kültürün bilincine varmaktır. )

( ya, ya da[0 / I] İLE/VE/||/<> hem, hem de İLE/VE/||/<> hem, hem de | ne, ne de )

( "Öğrenilmiş sanat" olmaz! )

( Felsefenin en büyük özelliği, hakikat dışındaki herşeyden uzak tutabilmesidir. )

( Felsefe, üçlülük üzerinedir/üzerindendir. )

( Felsefe, mantık bilimidir. )

( FELSEFE = MUHABBET'ÜL/İSÂR'ÜL HİKMET )

( BİLİM~FELSEFE~SANAT )

( PHILO SOPHOS:
BİLGELİĞİ SEVMEK değil TANRI'YI SEVMEK )

( Her şeyi kaybetmiş sayılmayız. Her şeyi gösteren müziğimizi/sanatımızı kaybetmediğimiz sürece... )

( Verinin/bilinin/bilginin iyileşmesi/iyileştirilmesi/geliştirilmesi. İLE/VE/||/<> Zekânın iyileşmesi/iyileştirilmesi/geliştirilmesi. İLE/VE/||/<> Aklın iyileşmesi/iyileştirilmesi/geliştirilmesi. )

( SCIENCE vs./and/||/<> PHILOSOPHY vs./and/||/<> ART )


- BİLİMSEL "AKIL" ile/ve/<> FELSEFÎ "AKIL"

( Doğa ve nesneler ile/üzerinden. İLE/VE/<> Akıl ile/üzerinden. )


- BİLİMSEL ARAŞTIRMA ile/ve/<> FELSEFİ SORGULAMA


- BİLİMSEL TUTUM/DURUŞ ve/||/<> FELSEFÎ ANLAYIŞ ve/||/<> SANATSAL/ESTETİK DUYARLILIK ve/||/<> HAREKETLİ(SPORCUL) YAŞAM

( Hayret. VE/||/<> Hayranlık. VE/||/<> Aşk. VE/||/<> Coşku. )


- BİLİMSEL ile/ve FELSEFÎ

( Chronos. İLE/VE Cairos. )


- BİLİNÇ ile/ve/<> FARKINDALIK

( Bilincin düzeyleri vardır fakat farkındalığın yoktur. )

( Bilinç, ikilik hakkındadır. Farkındalık halinde ise ikilik yoktur. )

( Bilinç, gelir ve gider, farkındalık ise değişmeksizin parlar. )

( Bilinçten farkındalığa bir geçiş olamaz, çünkü farkındalık bir bilinç biçimi değildir. )

( Devinim durumundaki bilinç, mutluluktur. )

( Bilinç, tümüyle değişimin bilincidir. )

( Bilinç, hareketsiz iken varlıktır. )

( Bilinç, varlığın tümü değildir. )

( Bilinç görelidir, içeriğine göredir; bilinç her zaman bir şeyle ilgili, bir şeye aittir. )

( Yaşayan her şey bilinci korumak, sürdürmek ve genişletmek için çalışır. )

( Bilinci, bilinç parlatır. )

( Bilincinde olduğunuz şey siz değildir. )

( Bilincinde olduklarınızın hiçbiri değilsiniz. )

( Bilincin ötesinde tezahür etmemiş olan yatar. )

( Bilincin ötesinde zaman ve uzay yoktur. )

( Bilincim var fakat bilincimin bilincine gereksinimim var. )

( Bilincin, bencilliğinin dürüstlüğünün ölçüsüdür. )

( Bilince ve onun içeriğine tutunmayın. )

( Bilincinizin içeriği ile büyülenmeyi bırakın. )

( Bilinçli bir varolan olarak, doğanın bir parçasısınız. Farkındalık olarak ise onun ötesindesiniz. )

( Bir kâğıttaki bir deliğin hem kâğıtta oluşu hem de kâğıttan olmayışı gibi, en yüce hal de bilincin tam merkezinde ama yine de bilinçten ötedir. )

( Gerçekten sahip olduğunuz şeyin bilincinde olmazsınız. )

( Sahip olduğunuzda artık onun bilincinde olmazsınız. )

( Farkındalık, bir nesnesi ve hedefi olduğunda bilinç olur. )

( Farkındalık, kendi başına, devinimsiz ve zamansız, burada ve şimdidir. )

( Farkındalık, zihnin kendi ötesinde gerçeğe uzandığı noktadır. )

( Farkındalık durumu içindeyken aradığımız, bizi hoşnut eden değil doğru olandır. )

( Farkındalık halinde olgularla yüzleşirsiniz, gerçek olguları sever. )

( Farkındalık, zamana ilişkin değildir. )

( Farkındalık, her zaman sizinledir. )

( Farkındalık, bütün, değişmez, sakin ve sessizdir. Ve o tüm deneyimlerin ortak matrisi(ana kalıbı)dir. )

( Farkındalık, tüm zamanı ve uzayı içerir. )

( Şefkatli farkındalık iyileştirir ve yanlıştan kurtarır. )

( Doğayı sadece bilinç olarak görmek, farkındalıktır. )

( Önce farkındalığın güneşi doğmalı - ardından hepsi gelecektir. )

( Bir kalemin minicik ucu nasıl sayısız resim çizebilirse, öylece, farkındalığın boyutsuz noktası da koskoca evrenin içeriğini çizer. Siz işte o noktayı bulun ve özgür olun. )

( Olay hoş ya da nahoş olabilir, küçük ya da önemli olabilir, farkındalık hep aynıdır, değişmez. )

( Kökenlere inin, çok geçmeden, farkındalığın sizin gerçek doğanız olduğunu ve farkında olduğunuz hiçbir şeyin kendinize ait olduğunu söyleyemeyeceğinizi fark edeceksiniz. )

( Öz-Farkındalık içinde kendinizi öğrenirsiniz. )

( Öz-Farkındalık, size her adımda ne yapılması gerektiğini bildirir. )

( Öz-farkındalık, tüm hayırların size akmasını sağlar. )

( Yolculuğun başlangıcında arınmaya ve yıkanmaya, berraklaşmaya gereksinim vardır, bunu da farkındalık hali sağlayabilir. )

( Bilincin ötesindeki Saf Farkındalık en yüce Mürşit'tir. )

( Kişi tanığa katılır, tanık farkındalığa, farkındalık ise saf varoluş katılır; bununla birlikte, kimlik kaybolmaz, yalnızca onun sınırlılığı kaybolur. )

( Gövdeyi beyin gözetir, beyni bilinç aydınlatır; bilinç farkındalığın gözetimindedir. )

( Gövdemiz ve zihnimiz, ikisi de zamana tabilerdir; sadece farkındalık, zaman-ötesidir. )

( Farkındalığın ötesine geçtiğinizde birlik hali vardır. )

( Farkındalığınızla işe koyulun, zihninizle değil. )

( Farkındayım, çünkü hiçbir şey imgelemiyorum. )

( Ehl-i butlânın sözün tercih eden, âdem midir?
Âdem ol! İsterse hasm olsun bütün âlem sana
[ Bâtıl ehlinin sözünü yeğleyen, insan mıdır?
İnsan ol da isterse bütün dünya düşman olsun sana ] )

( There are levels in consciousness, but not in awareness.
Consciousness is of duality. There is no duality in awareness.
Consciousness comes and goes, awareness shines immutably.
There can be no transition from consciousness to awareness, for awareness is not a form of consciousness.
Consciousness is relative to it's content; consciousness is always of something.
Awareness is total, changeless, calm and silent. And it is the common matrix of every experience.
Awareness is not of time.
Consciousness is not the whole of being.
Awareness is always with you.
All that lives, works for protecting, perpetuating and expanding consciousness.
Beyond consciousness altogether lies the unmanifested.
Beyond consciousness where are time and space?
Like a hole in the paper is both in the paper and yet not of paper, so is the supreme state in the very centre of consciousness, and yet beyond consciousness.
Consciousness in movement is happiness.
Consciousness motionless is being.
You are nothing that you are conscious of.
The body is looked after by the brain, the brain is illumined by consciousness; awareness watches over consciousness.
Cease being fascinated by the content of your consciousness.
As a conscious self you are a part of nature. As awareness, you are beyond.
Do not hold on to consciousness and its contents.
What is really your own, you are not conscious of.
When you have it, you are no longer conscious of it.
What you are conscious of is not you.
Awareness is the point at which the mind reaches out beyond itself into reality.
In awareness you seek not what pleases, but what is true.
Awareness becomes consciousness when it has an object.
Awareness by itself is motionless and timeless, here and now.
In awareness you are facing facts and reality is fond of facts.
Awareness contains all space and time.
Compassionate awareness heals and redeems.
The sun of awareness must rise first - all else will follow.
Self-awareness tells you at every step what needs be done.
The event may be pleasant or unpleasant, minor or important, awareness is the same.
Go to the root of pure awareness and you will soon realise that awareness is your true nature and nothing you may be aware of, you can call your own.
Into self-awareness all blessings flow.
The clarification and purification needed at the very start of the journey, only awareness can give.
Pure awareness beyond consciousness is the supreme Guru.
The person merges into the witness, the witness into awareness, awareness into pure being, yet identity is not lost, only its limitations are lost.
Your body and your mind are both subject to time; only awareness is timeless.
When you go beyond awareness, there is a state of non-duality.
Put your awareness to work, not your mind.
I am aware, for I imagine nothing. )

( İçerikle ilgilidir. İLE/VE/<> Bütünlükle ilgilidir. )

( )

( CONSCIOUSNESS vs./and/<> AWARENESS )

( ... ile/ve/<> VYAKTA )

( YISHI ile/ve/<> ... )


- BİLL CLİNTON ile FATURA ile FATURA ÇİZİMİ ile BOŞANMA BELGESİ ile MAL FATURASI ile SAĞLIK FATURASI ile İDDİANAME ile KONŞİMENTO ile FATURALANDIRMA ile MİLYAR ile FATURALAR ile KAMBİYO SENETLERİ

( BILL CLINTON vs. BILL vs. BILL DRAWING vs. BILL OF DIVORCE vs. BILL OF GOODS vs. BILL OF HEALTH vs. BILL OF INDICTMENT vs. BILL OF LADING vs. BILLING vs. BILLION vs. BILLS vs. BILLS OF EXCHANGE )

( فاکتور ile لايحه ile اسکناس ile سياهه ile صورت کردن ile بارنامه ile صورت حساب ile بيل کلينتون ile برات کشي ile طلاق نامه ile فهرست تجارتي ile گواهي بهداشت ile کيفر خواست ile ستمي کشتي ile صدور صورتحساب ile بيليون ile ميليارد ile لوايح ile بروات )

( FAKTOR ile LAYHEH ile ESKENAS ile سياهه ile SORT KARDAN ile BARNAMEH ile SORT HASAB ile BEYLE KELYNETON ile BARAT KESHY ile TALAGH NAMEH ile FANPAREST TAJARTY ile GOVAHY BACPEHDASHT ile KYFAR KHAST ile SETAMY KESHTY ile SADVAR SORTAHSAB ile بيليون ile MYLEYORD ile LAVAYHE ile BARVAT )


- BILL :/yerine FATURA


- BİLMEK ile/ve/<> FARKINDALIK

( Su. İLE/VE/<> Elektrik. [Herhangi birini tercih edemezsiniz. İkisi de aynı anda olmak durumundadır.] )

( Her gün, bir şey öğrenmek. İLE/VE/<> Her gün, "zihnimizdeki" bir bilginin/kaydın (daha) gitmesine, unutulmasına fırsat vermek. )

( Bilme; olma ve sevme'nin de yanısıra gerçek doğamızın bir yansımasıdır. )

( Yalnızca, eyleyenler bilir, bilenler de eyler. )

( İdrak edeceğiz ki, bilmek, sevmektir; sevmek de bilmektir. )

( Farkındalık, tüm zamanı ve uzayı içerir. )

( Kişi, bilmediğini ayağının altına alsa, başı, göğe erer. )

( Bilmek, belirlemektir. )

( Knowing is a reflection of your true nature along vs. being and loving.
Awareness contains all space and time. )

( TO KNOW vs./and/<> AWARENESS )


- BİLMEK ile FARKINDALIK

( TO KNOW vs. AWARENESS )


- BİLMELEKE AKIL ile BİLFİİL AKIL ile MÜSTEFÂD AKIL ile FAAL AKIL

( İBN-İ SİNÂ )

( İBN-İ SİNÂ BU KONULARDA ÖZELLİKLE YAZMAMIŞTIR: * HİKMET-İ AMELİYE (Çünkü fıkıh'da var olarak kabul eder.) * AHLÂK-TOPLUM-SİYÂSET )


- BİLMEYİ BİLMEK ile/ve/||/<> FELSEFE/SOYUTLAMA


- BİRİCİK/LİK ile/ve/<> FARKLI/LIK


- BUILD-UP FACTOR[İng.] / FACTEUR D'ACCUMULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİKİM FAKTÖRÜ


- FIRST CLASS CURRENT[İng.] / COURANT DE PREMIÈRE CLASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF AKIM


- FAISCEAU DE RAYONNEMENT PRIMAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞIN DEMETİ


- BİRLİK ile/ve FARKLAR

( Birlik altında olmayanlar, ayırd edilemez. )


- BİRLİK ile/ve FARK/LAR, FURKAN

( İçte. İLE/VE Dışta. )

( UNITY vs./and DIFFERENCES
Inside. WITH/AND Outer. )


- BİRLİK ile/ve FARKLILIK


- BİSİKLET ve/<> FARKINDALIK


- BİSİKLET ile/ve/||/<> FaRkLaR


- BİSİKLETTE:
PAÇALARI ÇORAP İÇİNE SOKMAK ile/ve/yerine (FOSFORLU) PAÇALIK


- BİTKİLER ile FİNBOS BİTKİLERİ

( ... İLE Dünyanın tüm bitkilerinin üçte biri Ümit Burnu'ndaki florada bulunmaktadır. )


- FIGURES DE BITTER[Fr.] / BITTER-MUSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BİTTER DESENLERİ


- BİYOLOJİ ile/ve FİZİK

( Canlı bilimi. İLE/VE Matematik diliyle yapılan iletişim. )

( ... İLE/VE Temek/taşıyıcı bilim. )

( Modern Fizik ve Felsefe )

( BIOLOGY vs. PHYSICS )


- BİZİ/SENİ İSTEMEYENE:
SABIR GÖSTERME! ile/ve/||/<> FEDÂKÂRLIK GÖSTERME! ile/ve/||/<> SEVGİ/ANLAYIŞ GÖSTERME!

( Adı, "yüzsüzlük" olur. İLE/VE/||/<> Adı, "eziklik" olur. İLE/VE/||/<> Adı, "kişiliksizlik" olur. )


- BİZSİ YAPRAK = VARAK-I MIHSAFÎ = FEUILLE SUBULÉE


- BJT ile FET

( Ayrıntıları için burayı tıklayınız... )


- BLAST ile/||/<> FASTA

( BLAST yerel hizalama İLE FASTA global benzerlik )

( Formül: E-value (BLAST) İLE Z-score (FASTA) )


- BLOCH FUNCTION[İng.] / FONCTION DE BLOCH[Fr.] / BLOCH-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= BLOCH İŞLEVİ/FONKSİYONU


- BLUETOOTH'TA:
GFSK ile/ve/||/<> FHSS ile/ve/||/<> ISM

( Gauss Tipi Frekans Kayma Modeli. İLE/VE/||/<> Frekans Atlamalı Yayılmış Spektrum. İLE/VE/||/<> Endüstriyel Bilimsel Medikal Radyo Bandı. )

( Taşıma modülasyonu. İLE/VE/||/<> Radyo frekansı iletişim modülasyonu. İLE/VE/||/<> Veri alışverişi.[2.4 GHz frekanks bandında][lisans gerektirmez] )