Bugün[28 Mart 2026]
itibarı ile 4.181 başlık/FaRk ile birlikte,
4.181 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(10/18)


- FİNANCIAL MATHEMATICS ile/||/<> CLASSICAL FINANCE

( Financial mathematics stochastic süreçlerle finansal araçları modellerken İLE classical finance geleneksel muhasebe ve yatırım analizi yapar )

( Formül: Black-Scholes model )


- FINANCIAL :/yerine FİNANSAL


- FİNANS ile FİNANSAL


- FİNANS ile MALİ ile MALİ YETENEK ile MALİ YARDIM ile MALİ TEMSİLCİ ile MALİ SORUMLULUK ile FİNANSÇI

( FINANCE vs. FINANCIAL vs. FINANCIAL ABILITY vs. FINANCIAL AID vs. FINANCIAL REPRESENTATIVE vs. FINANCIAL RESPONSIBILITY vs. FINANCIER )

( ماليه ile سرمايهتهيه کردن ile دارايي ile مالي ile نقدي ile بضاعت ile کمک مالي ile مامورمالي ile ابولب جمعي ile سرمايه گذار ile سرمايه دار )

( MALYYEH ile SARMAYCPEHTEHYYEH KARDAN ile DARAYY ile MALY ile NAGHADY ile BEZAAT ile KAMAK MALY ile مامورمالي ile ABOLAB JAMY ile SARMAYYEH GOZAR ile SARMAYYEH DAR )


- FİNANSMAN/FİNANSÖR değil/yerine/= PARA DESTEĞİ/DESTEKÇİSİ


- FİNCAN ile/değil ÇAMÇAK


- FİNCAN ile PİYALE

( ... İLE Kulpsuz, büyük fincan. )


- FİNCANCIK DERESİ :

( Hidayetinbağı'nın köşesinden Zümrütevler'e giden ana yol, aslında dere idi. Derenin coğrafi ismi de Fincancık deresiydi. Derenin akarı Havantepe'nin alt taraflarından çıkıyor, ayrıca Hidayetinbağı'nın arka kısım ve Kalaycıların bağından çıkan sudan akış alıyordu. Kış aylarında iyi akış yaparken, suyunda yazın azalma oluyordu. Bu derenin suyu Sarıyer (Mercimek) Deresi ile birleşiyordu. Ne var ki dere kanalizasyona bağlanarak ortadan kaldırıldı. )


- FİNCANCILAR YOKUŞU -ile


- FİNCAN/LIK ile FİNCANCI/LIK ile FİNCAN OYUNU ile FİNCAN BÖREĞİ ile FİNCAN FİNCAN


- FIND :/yerine BULMAK


- FINDIK GEÇİDİ :

( Kilyos futbol sahasının karşısında ve Demirciköy'e sınır olan alandır. )


- FINDIK SUYU ÇEŞMESİ :

( Sarıyer'de memba sularının yoğun bulunduğu bir yerde, Kocataş tepesinin alt kısımlarında; Hünkar ve Kestane Suyu yakınında bulunuyordu (H.1289, M.1872). Zamanla bu çeşme yok olup gitti. Çeşmenin kitabesinde şöyle bir dörtlük yazılı olduğunu Mehmet Raif'in Mirat - ı İstanbul kitabından anlaşılıyor: Ne hünkâr ve ne Kestane değil böyle bir ma/Cümle sular tahtında bulunmuştur mücedded iş bu ma/Şûrb olunca taamı mahv idüp sadra şifa/İsmi poste şürbi doste sahibi El - hac Mustafa". Bu dörtlükten anlaşıldığına göre Çeşme Hacı Mustafa Efendi tarafından yaptırılmıştır. )


- FINDIK ile KURU DUT/KURU ÜZÜM(CURRANT/RAISIN)

( Karıştırmamak değil karıştırıp afiyetle yemek gerekiyor. )


- FINDIK ile MAKADEMYA FINDIĞI


- FINDIK ile PALAZ

( CORYLUS AVELLANA cum ... )


- FINDIKBİTİ ile FINDIKKURDU

( Kınkanatlılardan, fındıkkurdu denilen, kurtçukları dolayısıyla fındık ürünün en büyük düşmanı olan uzun gagalı böcek. İLE Fındıkbitinin, fındık içinde gelişerek, onun dökülmesine, değerini yitirmesine neden olan kurtçuk. )

( BALANINUS NUCUM cum ... )


- FINDIK/LIK ile FINDIKİ ile FINDIKLI ile FINDIKÇI/LIK ile FINDIK İÇİ ile FINDIK BİTİ ile FINDIK YAĞI ile FINDIK ATEŞİ ile FINDIK KURDU ile FINDIK RENGİ ile FINDIK ALTINI ile FINDIK FARESİ ile FINDIK SIÇANI ile FINDIK YUVASI


- FINDIKSUYU MESİRESİ :

( Hünkar Suyu mesiresinin alt tarafında ve Sarıyer deresinin Hünkar Suyu yamacı alt kısmında idi. 20 yy. ilk çeyreğine kadar çok ilgi gören bir mesire idi. Tiyatro oynanan ve konserle düzenlenen bu mesire bilhassa Sarıyer dışından gelenlerin çok ilgi gösterdikleri bir mesire idi. Zamanla bu mesirenin yerini Hünkâr Suyu fabrikası aldı. )


- FINDIKSUYU :

( Fındıksuyu mesiresi içinde aynı ismi taşıyan bir memba suyu idi. Sertlik derecesi 5,5 idi. )


- FINDING SOLUTION vs. FIX THE SOLUTION


- FINDING :/yerine BULGU


- FINE :/yerine İYİ, PARA CEZASI


- FINGER :/yerine PARMAK


- FİNGİRDEMEK ile FİNGİRDEŞMEK ile FİNGİRDEK/LİK


- FİNİKE ile FİNİKE PORTAKALI


- FİNİŞ[İng. < FINISH] değil/yerine/= BİTİŞ, VARIŞ


- FINISH :/yerine BİTİRMEK


- FİNİTE MATHEMATICS ile/||/<> INFİNİTE MATHEMATICS

( Finite mathematics sonlu kümeler ve işlemleri incelerken İLE infinite mathematics sonsuz yapılar ve limitler inceler )

( Formül: Finite fields )


- FIR FIR (DÖNMEK)


- FIR FIR ile FIRFIR

( Fırıl fırıl. İLE Giysi, perde gibi nesnelerin kenarına dikilen, kırmalı ya da büzgülü süs, farba, farbala. )


- FIR FIR ile/ve/||/<> GIR GIR

( Eteğim. İLE/VE/||/<> Yaşamım. )


- FIR ile FIRT ile FIR FIR ile FIRT FIRT


- FIRAK[< FIRKA] ile FİRKAT[Ar.] ile FIRKA[Ar. çoğ. FIRAK]


- FİRÂK <>/> VİSÂL
ve/||/<>
BELÂ <>/> ÂHİR
ve/||/<>
CEFÂ <>/> VEFÂ
ve/||/<>
GAM <>/> PÂYÂN


- FIRÂK[Ar. < FIRKA] ile FİRÂK[Ar.]

( Tümenler, alaylar, bölükler. | Partiler. | Cennetler, takımlar, kalabalıklar, ehl-i sünnet ve cemaatten ayrılan mezhepler. İLE Ayrılık, ayrılma. | Hüzün, keder, sıkıntı. )


- FİRAK ile FİRAKLI


- FİRAR (ETMEK) değil/yerine/= KAÇIŞ / KAÇMAK


- FİRAR ile FİRARİ/LİK


- FİRARİ[Ar.] değil/yerine/= KAÇAK


- FİRÂŞ[çoğ. FÜRÜŞ] ile/ve/değil MENÂM[< NEVM]

( Döşek, yatak, yaygı, şilte. | Hasır, halı. İLE/VE/DEĞİL Uyunacak yer, yatak odası. | Uyku. | Düş, rüya. )


- FIRAT, PROF. DR. ÖMER FEHİM (ERZİNCAN, 1908 - 1980) :

( Üniversite öğretim üyesi. Erzincan'da Mahalle Mektebini bitirdikten sonra Mecidiye Mektebine girdi. Fakat Rus işgali nedeni ile Erzincan'dan ayrıldıkları için okulu bitiremedi. Kayseri'de İttihat ve Terakki okuluna kaydoldu ama Rus İşgali kalkınca Erzincan'a döndü ve diğer sınıfları burada okudu.1923'te İdadiyi bitirince yeni açılan Ziraat Mektebine girdi. Bu okulu üç yılda Pekiyi derece ile bitirdi ve Halkalı Ziraat Mektebine girdi. Buradan 1927'de sınıfca İktisat Vekaleti Âli Orman Mektebine nakledildi. Bu okuldan Pekiyi derece ile mezun oldu ve memuriyet görevine Edremit Orman Mühendisliği ile başladı. Kısa bir süre sonda aynı yıl içinde Yüksek Orman Mektebi Orman Amenajman Kürsüsünde asistan olarak atandı. Fransa'ya gönderildi ve burada iki yıllık tahsilden sonra 1934'te "Diplome d'Ingenieurd Civil des Eaux et Forets" diplomasını aldı. Bu arada Almanya'da ihtisas ve doktora yapması istendiğinden tahsil süresi uzatılınca Almanya'da gitti. 1937'de tezini tamamlayıp sınavlarını verip "Doktor Ingeniers der Forestwissenschaft (Dr. Fırest) oldu. Yurda dönünce Ankara Yüksek Ziraat Enstitüleri Orman Mektebi Hasılat Bilgisi ve İşletme İktisadı Enstitüsüne Başasistan tayin edildi. Askerlik görevini tamamladıktan sonra 1939'da Fakültedeki Enstitüsünde Başasistan tayin edildi. 1940'de ikinci askerlik görevine gitti. 1942'de İkinci sınıf Doçentlik unvanını aldı ve laboratuvar şefliğine atandı. 1942'de Dekan Katipliği ile görevlendirildi. 1944'te Orman Hasılatı ve İşletme İktisadı Enstitüsü Direktörlüğüne atandı. Aynı yıl içinde üçüncü askerlik görevine gitti. 1944 Ziraat Vekaleti tarafından Dekan Vekilliğine atandı. 1945'te Profesörlük unvanını aldı. Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsünün lağvedilmesi ve Orman Fakültesinin İstanbul Üniversitesine bağlanması üzerine, Orman Hasılatı ve İşletme İktisadı Enstitüsü ve Kürsü Başkanı olarak görevine devam etti. 1951'de İstanbul Üniversitesi Senatosuna Orman Fakültesi Senatörü olarak seçildi. 1952'de Orman Fakültesi Dekanlığına seçildi ve bu görevini iki yıl sürdürdü. 28.07.1955'te İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne seçildi. O tarihe kadar, rektör Fakültelerden sıra ile seçilirdi. İlk kez kural değişti ve Orman Fakültesinin sırası gelmeden Prof. Dr. Fehim Fırat rektör seçildi. Görevi bittikten sonra rektör olarak iki yıl daha görev yaptı, 1960'da İstanbul Üniversitesi Senatosuna Orman Fakültesi temsilcisi olarak Senatör seçildi. 1960 Devriminden sonra demokratik rejime geçilmesi için teşkil edilen Kurucu Meclisin Temsilciler Meclisi kanadına İstanbul Üniversitesinden seçilen dört temsilciden biri olarak görev yaptı. 1963'te kurulan TUBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Tarım ve Ormancılık Araştırma Grubu ilk Yürütme Komitesine tek ormancı üye olarak seçildi ve üç yıl görev yaptı. 1975'te üçüncü kez Üniversite Senatosuna Fakülte temsilcisi olarak Senatör seçildi. 13.07.1978 tarihinde emekli oldu. Uzun yıllar. (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu (F.A.O.) nda üst düzeyde görev aldı. 1953 yılından itibaren Dünya Ormancılık Araştırma Kuruluşları Birliği (IUFRO) Konseyinde Türkiye Temsilcisi olarak görev aldı ve Roma'da yapılan konğreye katıldı. IUFRO ‘nun 1956 yazında Oxford'da yapılan XII. Toplantısında Konsey tarafından Birliğin 25. Seksiyonu Başkanlığına seçildi. 1955'te Milletlerarası Üniversiteler Birliğinin 2. Kongresinde Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi bu görevi 7 yıl süre ile yaptı. Fransa'da "Academia d'Agriculture de France" muhabir azalığına, İtalya'da "Academia Italiana de Scienze Forestali" üyeliğine ve "Societdy of American Foresters" in şeref üyeliğine seçildi.1963 yılında Kanada da Quebeç'de Laval Üniversitesinde ders verdi. "Dendrometri 1947", Ormancımlık İşletme İktisadı, 1967", " Ormans Hasılat Bilgisi, 1972"de "Orman Kıymetlerinin Tekdirinde Kullanılan Formüller ve Tatbikatlarına ait Misaller (M. Miraboğlu ile birlikte) 1969" kitaplarını yayımladı, ayrıca pek çok bilimsel makalesi var. )


- FİRAVUN FARESİ ile BAL PORSUĞU

( ... @@ Sansargiller ailesinin Mellivorinae alt ailesindeki Mellivora cinsine ait tek türdür.[12 alt türü vardır]

Soyu tükenmekte olan bir hayvan değildir ve IUCN Kırmızı Dizini'nde en düşük kaygı altındaki bir türdür.

Yaşadığı alanlar, Güney Fas'tan, Güney Afrika'ya ve Hazar Denizi'nden, Hindistan'a kadar uzanır. )

( İlgili yazı ve ayrıntıları için burayı tıklayınız... )

( )

( HERPESTES ICHNEUMON cum MELLIVORA CAPENSIS )

( MONGOOSE vs. HONEY BADGER )


- FİRAVUN FARESİ ile/<>/< FOSSA

( Fossanın ataları, firavun faresidir. )

( ... İLE/<>/< Madagaskar'daki yerli halkın adını bile söylemek istemediği kadar kötü bir avcıdır. "Çocukları kaçıran bir şeytan" olduğunu söylerler ama elbette bu doğru değildir. Bu hayvan, sadece adadaki en tehlikeli etobur, memeli yırtıcıdır.

Kedilerle pek çok benzer yanları bulunur ancak hepsi bölgeye özgü olan Madagaskar etçilleri ailesine aittir. Adadaki baskın avcılardır. Adada, etobur memeliler bulunmamaktadır. Ayrıca, lemurların [insandan sonra :(] temel avcısıdır. Büyük boyları [bir ev kedisinden iki kata kadar daha büyük], adadaki devlikleri ile ilgili bilinen bir olgu durumuna gelmiştir. Bu, çevresinde doğal avcıları ya da rakipleri olmayan yalıtılmış türlerin başına gelen evrimsel bir tepkidir.

Eril fossalar, dişilerden biraz daha büyüktür ve yaklaşık 78 cm. boya ulaşabilirler. Dişi fossalarsa 71 cm. gibi bir boya erişebilirler. Kuyrukları neredeyse bir metre uzunluğunda olabilir ve eriller, yaklaşık 8.5 kg., dişilerse yaklaşık 5.5 kg. gelebilmektedir. İki cinsiyet de kırmızımsı, sarımsı kahverengi ya da kahverengi olabilen kısa tüylere sahiptir. Başları, uzun, kaslıdır ve gövdelerinin geri kalanına göre daha küçüktür. Bu özellik, onların kuyruksürenlerle, yakın akrabalıklarının olduğu izlenimini vermektedir. Ayrıca büyük yuvarlak kulakları, siyah burunları, geceleri görmelerini sağlayan kahverengi gözleri ve yüzlerinin her yerinde bıyıkları bulunur.

Fossa'nın en sıradışı özelliklerinden biri de, dış cinsel organlarıdır. Erillerin arka bacaklarının arasında penisleri vardır. Öte yandan, dişiler yaklaşık 1-2 yaşından itibaren "geçici erkekleşme" olarak adlandırılan bir özellik gösterirler. Bu evre, onların klitorislerinin büyüyüp penisimsi bir yapıya dönüşmesi dönemini kapsar. Kedilerinki gibi geriye doğru çekilen pençeleri vardır. Pençeleri içeri çekildiğinde ortaya çıkan yumuşak patileri kayalara ve dallara sıkıca tutunmalarına olanak sağlar. Patileri üzerinden yürüyüşe çıkarlar ve avlarını yakalamak için ağaçtan ağaca atlayabilirler.

Fossalar, çoğunlukla geceleri avlanan hayvanlardır ve ağaçlarla dolu gür bitki örtüsü arasında çok fazla alanın olduğu kuru ormanlarda saklanmayı severler. Üstlerine atlayarak lemurları avlarlar ve ayrıca uçan kuşları yakalarlar. Bazen amfibileri, böcekleri, sürüngenleri ve hatta küçük memelileri de yerler. Bunlar, yalnız ve çok bölgeci hayvanlardır. Fossalar, bölgelerini ter bezlerinden çıkan salgılarla işaretler. Bu, iki cinsiyette de geçerlidir.

Doğum yaptıkları yavruların sayısı değişebilir. Bebekler kürk ya da dişleri olmadan doğar ve bir yaşına kadar tamamen annelerine bağımlılardır. Genç bir fossa, genellikle gri ya da beyaz renktedir, üç yaşında cinsel olgunluğa ulaşırlar, artık bu yaştan itibaren üremeye başlayabilirler.

Davranışları ve görünümleri nedeniyle, Madagaskar'da yaşayanlar, fossayı "şeytan" olarak adlandırıyorlar. Bu hayvanla ilgili çok sayıda efsane vardır ve en popülerlerinden biri de geceleri bebek kaçırdıkları üzerinedir.

Bu, çoğu kişinin gördükleri an onları avlamalarına ya da öldürmelerine neden olmuş ve yerel yönetim onları korumaya çalışmak için adım atmak zorunda kalmıştır. Avlanma ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi, azalan nüfuslarının ana nedenlerinden biridir. Araştırmacılar, vahşi doğada sadece 2.500 fossa kaldığını tahmin ediyor. Unvanları gerçek davranışlarıyla gerçekten aynı çizgide değildir. Fossalar, nispeten uysal hayvanlardır ve hatta bazı kişiler, onları evcil hayvan olarak beslemektedir. Sahiplerine karşı çok şefkatli olabilirler ve esaret altında yirmi yıla kadar yaşayabilirler. )

( ... cum/<>/< CRYPTOPROCTA FEROX )


- FİRAVUNLAŞMAK ile FİRAVUN/LUK ile FİRAVUN FARESİ ile FİRAVUN İNCİRİ


- FIRÇALAMAK ile FIRÇALAMA

( BRUSH vs. BRUSHING )

( علف هرزه ile مسواک زدن ile قلم مو ile تند گذشتن ile قلم مو زدن ile پاک کن زدن ile برس ile زدايش )

( ALAF NPARZEH ile MOSVAK ZADAN ile GHALAM MO ile TAND GOZASHTAN ile GHALAM MO ZADAN ile PAK KON ZADAN ile BARS ile ZADAYSH )


- FIRÇALAMAK ile FIRÇALANMAK ile FIRÇALATMAK ile FIRÇALAYABİLMEK ile FIRÇA/LIK ile FIRÇACI/LIK ile FIRÇALI


- FİRDEVS -ile

( CENNETLERİN ÂLÂSI, MAKSÛRE-İ RAHMÂN )


- FİRDEVS BARAS YALISI :

( Rumelihisarı, Baltalimanı Caddesi üzerinde bulunan önemli tarihi yalılardan biri olup 1900'da inşâ edildi. 1953'te büyük onarım gören yalı 1963 ve 1972'de iki defa gemi çarpması ile hasar gördü. )


- FIRE :/yerine ATEŞ, YANGIN


- FİRE değil/yerine/= EKSİNTİ


- FİRE ile FIRE[İng.]

( Ağırlık yitimi. | Bir iş yapılırken çıkan artık parça. | Eksik, noksan olan. İLE Ateş. )


- FİRE ile FİREZ


- FIRFIR ile FIRFIRLI ile FIRFIRSIZ


- FIRIL FIRIL (DÖNMEK)


- FIRILDAKBAHÇE :

( Yenimahalle Pazarbaşı mevkiinde ve Necip Akar bağının yanında ve bulunan bir mesiredir. Boğaza tepeden bakan bu mesire daha ziyade edebiyatçı ve sanatçıların çok ilgi gösterdikleri bir yerdi. İçimi çok iyi olan bir de memba suyu vardı ama 1960 sonrası mesire kapatıldı. )


- FIRILDAK/LIK ile FIRILDAKÇI/LIK ile FIRILDAK ÇİÇEĞİ


- FURNACE, DRYING OVEN[İng.] / FOURNEAU, FOUR[Fr.] / OFEN, TROCKENKASTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FIRIN, ETÜV


- FIRIN ile/değil ETÜV[Fr.]

( ... İLE/DEĞİL Yiyecekleri, nesneleri, yüksek ısıyla sterilize ve dezenfekte etmekte kullanılan, kapalı aygıt. | Çeşitli eşyayı kurutmakta ya da temizlemekte kullanılan aygıt. | Mikropların üretilmesinde uygun sıcaklığı sağlayan kapalı aygıt. )


- FIRIN ile FIRINCI

( KILN vs. KILN MAN )

( درکوره پختن ile کورهپز )

( DARKOREH POKHTAN ile کورهپز )


- FIRIN ile HAMLAMA

( ... İLE Hamlama eylemi. | Çini toprağından yapılmış nesnelerin ilk pişirilişi. | Bu pişirmenin yapıldığı fırın bölümü. )


- FIRINCI değil EKMEKÇİ


- FIRINLAMAK ile FIRINLANMAK ile FIRINLATMAK ile FIRIN/LIK ile FIRINCI/LIK ile FIRINLI ile FIRIN BOYA ile FIRIN KEBABI


- FIRKA:
SİYASİ PARTİ ile/||/<> TÜMEN


- FIRKA ile FIRKACI/LIK


- FIRKA-İ NÂCİYE ve/<> NECÂT


- FİRKETELEMEK ile FİRKETE


- FIRLAMA ile PİÇ


- FIRLAMAK ile FIRLATMAK ile FIRLATILMAK ile FIRLATABİLMEK ile FIRLATIVERMEK ile FIRLAYIVERMEK ile FIRLAK


- FIRLAMAK ile YEKİNMEK

( ... İLE Davranmak, olduğu yerden fırlamak, ayağa kalkmak. )


- FIRLATILDI ile FIRLATMA

( HURLED vs. HURLING )

( پرتابه ile پرتاب )

( PORTABEH ile PORTAB )


- FIRLATMAQ[Azr.] = DÖNDÜRMEK[Tr.]


- FIRM :/yerine FİRMA, SIKI


- FİRMA KURMAK ile KURULUŞ ile BİRLEŞTİRİCİ ile KURUCU ile MADDİ OLMAYAN ile MADDİ OLMAYAN VARLIKLAR ile BEDENSİZLİK

( INCORPORATE vs. INCORPORATION vs. INCORPORATIVE vs. INCORPORATOR vs. INCORPOREAL vs. INCORPOREAL BEINGS vs. INCORPOREITY )

( بهم پيوستن ile غير جسماني ile تلفيق ile يکي شدني ile وابستهبهالحاق ile يکي سازنده ile حکمي ile بي جسم ile مجردات ile غير جسماني بودن )

( BACPAM PEYVASTAN ile غير جسماني ile TALFYGH ile YKY SHODANY ile VABASTEHABEHALHAQ ile YKY SAZANDEH ile HOKAMY ile BEY JASM ile MOJARDAT ile GHYR JASMANY BODAN )


- FİRMA ile SIKILAŞMAK ile SIKICA ile SERTLİK

( FIRM vs. FIRM UP vs. FIRMLY vs. FIRMNESS )

( پرقوام ile پايدار ile موسسه بازرگاني ile استوار ile مضبوط ile واثق ile رکين ile رست ile راسخ ile مستحکم ile محکم ile غرا ile پابرجا ile ثابت ile قرص ile پا برجاي ile استوار کردن ile پروپاقرص ile استحکام ile صلابت ile رزانت ile ثبات ile استواري ile محکمي )

( PARGHAVAM ile PAYDAR ile MOSESEH BAZORGANY ile ESTAVAR ile مضبوط ile VASAGH ile رکين ile RAST ile RASOKH ile MOSTAHKAM ile MOHKAM ile غرا ile PABARJA ile SABAT ile GHORS ile PA BARJAY ile ESTAVAR KARDAN ile PROPAGHORS ile ESTAHKAM ile SALABAT ile رزانت ile SOBAT ile ESTAVARY ile MOHKAMY )


- FİRMİCUTES ile/||/<> BACTEROİDETES

( Firmicutes gram pozitif bakteriler İLE Bacteroidetes gram negatif bakterilerdir. Firmicutes/Bacteroidetes oranı obezite ile ilişkili İLE bu oranın dengesizliği metabolik hastalıklara yol açar. )

( Jeffrey Gordon tarafından 2006 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1947-) (Ülke: ABD) (Alan: Gastroenteroloji, Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bağırsak mikrobiyotasının obezite ve metabolizmadaki rolü) )


- FIRSÂD[Ar., Fars.] ile FIRSAT/FURSAT[Ar. çoğ. FIRAK] ile FISÂD/FASD[Ar.]

( Karadut. İLE Uygun zaman, elverişli durum, yararlanma sırası, elden kaçırılmayacak yararlı zaman, hal ve ilişki. | Nöbet. İLE Kan alma, damardan kan çıkarma. )


- FIRSAT ile/ve/||/<> BAHANE


- FIRSAT ile/ve/<> CESÂRET


- FIRSAT ile FIRSATÇI/LIK ile FIRSAT DÜŞKÜNÜ ile FIRSAT YOKSULU ile FIRSAT EŞİTLİĞİ ile FIRSAT DÜŞKÜNLÜĞÜ


- FIRSAT ile/ve ORTAM

( OPPORTUNITY vs./and AMBIENCE IN POTENTIAL )


- FIRSAT ile/ve ŞANS

( OPPORTUNITY vs./and CHANCE )


- FIRSAT ile/ve VESİLE

( OPPORTUNITY vs./and CAUSE )


- FIRSATÇI/ÇIKARCI ile/değil KÂMİL


- [ne yazık ki]
!FIRSATÇILAR ile/ve !KONFORCULAR


- FIRSATÇILIK ile/değil/yerine YARARCILIK

( [not] OPPORTUNISM vs./but PRAGMATISM
PRAGMATISM instead of OPPORTUNISM )


- FİRST COUNTABLE ile/||/<> SECOND COUNTABLE

( First her nokta sayılabilir basis, second uzay sayılabilir basis. )

( Formül: Local İLE global countable basis )


- FIRST :/yerine İLK


- FIRT FIRT (KAÇMAK)


- FIRTINA DERE ve İKİZDERE

( Sal Yaylası - Çamlıhemşin - Rize )

( Rafting yapılabilir. VE ... )

( 6 km.lik güzergâh [herkese yönelik] VE 12 km.lik güzergâh [uzmanlara yönelik] )


- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile AYANDON[Yun.]

( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE 28 Ocak'ta başlayan bir fırtına. )


- FIRTINA ile FİLİZKIRAN

( ... İLE Mayıs ayında, ağaçların filizlendiği mevsimde çıkan bir fırtına. )


- FIRTINA ile FIRTINALI ile FIRTINA KUŞU ile FIRTINA UĞRAĞI ile FIRTINA KUŞUGİLLER


- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile KASIRGA

( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 ya da daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. | Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku. )

( ÂSIFE ile İ'SÂR )

( ... ile BÂD-GERD )

( STORM vs. HURRICANE )


- FIRTINA ile KIRLANGIÇ FIRTINASI

( ... İLE Nisan ayının ilk günlerinde görülen fırtına. )


- FIRTINA ile LEYLEK FIRTINASI


- FIRTINA ile/ve/<> MİKRO PATLAMA

( ... İLE/VE/<> Yoğunluk ve atmosferdeki sıcaklık farkının çok farklı değerler ile artması ya da azalması [kilometre başına 9,8 °C'lik değişimler] ile açığa çıkan büyük basınçlarla yeryüzüne püskürtmesi biçiminde oluşmaktadır. [Burada oluşan yüksek sıcaklık değişimleri rastgele büyük hava sütunları oluşturmakta ve sıcaklık farkının artması ile hız kazanmaktadır.] )

( ... İLE/VE/<> )


- FIRTINA ile TURNAGEÇİDİ

( ... İLE Baharda esen bir fırtına. )


- FIRTINA ile URAĞAN[Karayip dili]

( ... İLE Beraberinde yağmur getirmeyen, güçlü fırtına. )


- FIRTINADAN ÖNCE ...:
DUVAR ile/değil/yerine/>< DEĞİRMEN
(İNŞÂ ETMEK)


- FIRTIQ[Azr.] = SÜMÜK[Tr.]


- FİRÛZE[Ar.]/PİRÛZE[Fars.] -ile

( Nişabur'da çıkarılan açık mavi renkli bir mücevher. )


- FIŞ FIŞ


- FIS FIS (KONUŞMAK)


- FIS FIS ile FISFIS

( Gizli ve yavaş konuşulurken çıkan seleni anlatır. İLE Koku, ilaç vb. sıvıları püskürtmek için kullanılan araç. )


- FİŞ ile FİŞE


- FÎ-SEBÎL-İLLÂH -ile

( KARŞILIK BEKLEMEKSİZİN | ALLAH YOLUNDA )


- FİŞEK/LİK ile FİŞEKLİ ile FİŞEKÇİ/LİK ile FİŞEKSİZ ile FİŞEKLİKLİ


- FİŞFİKLEMEK ile KIŞKIRTMAK


- FISFISLAMAK ile FISFISLANMAK ile FISFISLATMAK ile FISFIS


- FISH/FLUORESCEİN İN SITU HYBRİDIZATION[İng.] değil/yerine/= FLORESAN İN SITU HİBRİDİZASYON, FLORESANLA YERİNDE MELEZLEME


- FISH :/yerine BALIK


- FİSHER ile/||/<> BİLGİSİ

( Fisher bilgi matrisi )

( Ronald Fisher tarafından 1922 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1890-1962) (Ülke: İngiltere) (Alan: İstatistik, Genetik) (Önemli katkıları: Wright-Fisher modeli, istatistiksel genetik) )


- FISHING :/yerine BALIK TUTMA


- FISIL FISIL (FISILDAMAK)


- FISSILE[İng.] / KERNSÄULUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FİSİL


- FISILDAMAK ile FISILDANMAK ile FISILDAŞMAK ile FISILDAYABİLMEK


- FISILTI ile FISILTI GAZETESİ


- FISILTI ile KONUŞMA ile TRAFİK ile AĞRI DUYUSU

( 1 - 40 dB İLE 40 - 80 dB İLE 80 - 120 dB İLE 120 dB üstü )

( MUHÂCEZE: Fısıldamak. )


- FISILTI ile KONUŞMA ile TRAFİK ile AĞRI DUYUSU:
1 - 40 dB İLE 40 - 80 dB İLE 80 - 120 dB İLE 120 dB üstü.


- FİŞİNİ ÇEKMEK ile/||/<> KALEMİNİ KIRMAK


- FIŞIR FIŞIR

( Naylon gibi çeşitli maddelerle çıkartılan seslerde. )


- FISIR FISIR (FISILDAMAK)


- FIŞIRDAMAK ile FIŞIRDATMAK


- FIŞIRTI ile FIŞIRTILI ile FIŞIRTISIZ


- FISK -ile

( HAK YOLUNDAN YA DA HAK YOLDAN ÇIKMA, ALLAH'A KARŞI İSYAN ETME | SEFÂHATE DALMA | HÂİNLİK | DİNSİZLİK, AHLÂKSIZLIK )


- FISK[Ar.] ile FUCÛR[Ar.]


- FISK[Ar.] ile HURÛC[Ar.]


- FİSKE ile TİTREME ile TİTREK

( FLICK vs. FLICKER vs. FLICKERING )

( تلنگر ile سوسو زدن ile سوسو ile سوسوزن )

( TALANGAR ile SOSO ZADAN ile SOSO ile SOSOZAN )


- FİSKELEMEK ile FİSKE


- FIŞKI ile/ve MAYIS/TEZEK ile/ve KESEK

( Taze gübre. İLE/VE Taze sığır gübresi. | Yakıt olarak kullanılan kurutulmuş sığır dışkısı. İLE/VE Sıkışmış, kuru toprak parçası. )


- FIŞKIRMAK ile FIŞKILAMAK ile FIŞKIRABİLMEK ile FIŞKIRIVERMEK ile FIŞKI/LIK ile FIŞKIN


- FIŞKIR(T)MA/ATTIRMA ile/ve/değil PÜSKÜR(T)ME


- FIŞKIRTMAK ile FIŞKIRTILMAK ile FIŞKIRTI ile FIŞKIRTICI


- FİSKİYE değil FISKIYE


- FİSKOS ile FİSKOS MASASI ile FİSKOS SEHPASI


- FISLAMAK ile FISLANMAK ile FISLATMAK


- FİŞLE(N)ME ile/değil/yerine/||/<>/< İŞLE(N)ME


- FİŞLEMEK ile FİŞLENMEK ile FİŞLETMEK


- FİŞLİ ile FİŞLİK


- FİSSION İLE FUSION İLE SPALLATION ile/||/<> NÜKLEER REAKSİYONLAR

( Çekirdek parçalanma ve birleşme süreçleri. )

( Formül: U-235 + n → Ba + Kr + 3n )


- ÇATLAK | AYRIK/FİSSÜR[İng. < FISSURE < Lat. FISSURA: Yarık/çatlak.] ile/ve/||/<> AKARCA/FİSTÜL[İng./Lat. < FISTULA: Tüp.] | OLAĞAN DIŞI KANAL/SAPAK BAĞLANTI

( Doku ya da örgen yüzeyinde çatlak ya da yırtık oluşması. İLE/VE/||/<> İki örgen ya da doku/yüzey arasında anormal bir bağlantı oluşması. )

( PALPEBRAL FISSURE: Göz kapakları arasındaki açıklık. )

( GASTROCOLICA FISTULA: Mide ile kolon arasında bağlantı oluşması.
COLOSTOMY: Kalın bağırsak ile karın yüzeyi arasında bağlantı oluşması. )


- FİSTAN/LIK ile FİSTANLI ile FİSTANSIZ


- FISTIK SUYU ÇEŞMESİ :

( Büyükdere'de Fıstık Suyu sokağına girişte sağ baştadır (H.1096, M.1680). Çeşme eski hüviyetini tamamıyla kaybetmiştir. Çeşmenin suyu Fıstık Suyu adıyla anılan kendi kaynak suyudur. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: İstedi bu çeşmeyi Bünta bey/Ma - i car ile oldu hayru şebi/ Hemden lillah bi ruhi paki Hüseyn/Godu dünyada çünkü böyle eser/ Gelmez ehl - i sebil ihvandan/Edüp icra - yı hak sergiden/Diday içüp şahadet - i tarih/Ayn - ı zab - ı numune - i Kevser." )


- FISTIK SUYU MESİRESİ :

( Sarıyer'in ilgi gören mesirelerinden biriydi. Mesire Hünkar suyu yamaçlarında bulunuyordu. )


- FISTIK SUYU MESİRESİ :

( Yenimahalle'de Havantepe yolu üzerinde bulunan Fıstıksuyu mesiresi ismini, mesire içindeki dev fıstık ağacından almıştır. Mesire 1960'lı yıllardan sonra, gecekondulaşmanın başlaması ile birlikte mesire olma özelliğini kaybetti. Alan bilahare el değiştirdi ve alan üzerine Bala Hatun İlköğretim Okulu inşâ edildi. )


- FISTIK SUYU :

( Büyükdere'nin üst kısmından ve Bilezikçi Çiftliğinin alt yamaçlarından çıkar. Fıstık Suyu mesiresinde olun bu su, Fıstık Suyu sokaktaki çeşme ile akış yapar. )


- FISTIK SUYU :

( Fıstık Suyu mesiresi (Sarıyer) içinde bulunan memba suyu idi. Zamanla terk edildi. )


- FISTIK ile KÜRKAS

( ... İLE Hintfıstığı. )


- FISTIK ile/||/<> YABANİ FISTIK/MENENGİÇ(BITTIM/BITTIN[Kürtçe]/BATM[Ar.])


- FISTIKÎ MAKAM(LA YÜRÜMEK)


- FISTIKLAMAK ile FISTIK/LIK ile FISTIKİ ile FISTIKÇI/LIK ile FISTIK İÇİ ile FISTIK ÇAMI ile FISTIK RENGİ ile FISTIK EZMESİ


- BAKLAVA:
FISTIKLI yerine CEVİZLİ yerine FINDIKLI


- FISTIK/PİSTE[Fars.] ile/ve/< YERFISTIĞI/ARAŞİT[Fr.(< Yun.)]

( ... cum ARACHIS HYPOGAEA )


- FISTIKSUYU :

( Yenimahalle'de Havantepe yolu üzerinde bulunan ve aynı ismi taşıyan mesire içinde bulunan bu memba suyunun sertlik derecesi 10'du. Gecekondulaşma ile birlikte su kayboldu. )


- FİSTO ile FİSTOLU


- FİSYON ile ATOM BOMBASI ile BÖLÜNEBİLİR

( FISSION vs. FISSION BOMB vs. FISSIONABLE )

( شکافت ile بمب شکافت ile بمب هستهاي ile شکافت پذير )

( SHKAFT ile BAMB SHKAFT ile BAMB NPASTEHYAY ile SHKAFT PAZYR )


- FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= FİSYON


- FİSYON ile/||/<> FÜZYON

( Fisyon ağır çekirdek bölünmesi İLE füzyon hafif çekirdek birleşmesidir. )

( Formül: U-235 → Ba + Kr İLE D + T → He + n )

( Enrico Fermi tarafından 1942 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1954) (Ülke: İtalya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Fermi-Dirac istatistiği, nükleer fizik) (Nobel: 1938) )


- FİSYON ile FÜZYON ile RADYOAKTİF IŞIMA

( Atomun ikiye bölünmesiyle ortaya çıkar. İLE İki atomun çeşitli etkileşimler sayesinde birleşmesi ve ortaya daha ağır bir atomun çıkması.
[Nükleer süreçlerden olan fisyon ve füzyon, atomların kullanılmasıyla enerji oluşturulmasıdır.] )

( Fisyon enerjisi, buhar çevrimi aracılığıyla elektrik üretiminde kullanılabilmektedir. İLE Füzyon, manyetik ve araçsal olmak üzere iki farklı sınırlama bulunmaktadır. [Manyetik sınırlamada plazmayı kontrol altında tutmak için manyetik alanlardan yardım alınır. Aletsel sınırlamadaysa yakıt elemanlarını en üst koşullarda sıkıştırmak için lazer ve iyot demetlerinden yararlanılır.] )

( "Çekirdek parçalanması" olarak kabul edilebilir.[Fisyonun en belirgin özelliği, ağır çekirdeklerinin bölünmesi ve bu bölünmeyle enerjinin açığa çıkmasıdır. Bu süreçte bölünen ağır çekirdekler, genellikle Uranyum-235 ve Plutonyum-239 olmaktadır.] İLE "Çekirdek birleşmesi” olarak tanımlanabilir. )


- FİSYON ile/||/<> FÜZYON ile/||/<> RADYOAKTİVİTE ile/||/<> NÜKLEER SÜREÇLER

( Çekirdek enerjisi açığa çıkaran süreçler. )

( Formül: E = Δmc² )

( Henri Becquerel tarafından 1896 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1852-1908) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Radyoaktivitenin keşfi) (Nobel: 1903) )


- FİT[İng.] değil/yerine/= ATAK, NÖBET | UYMA


- FİT[Azr.] = ISLIK, DÜDÜK[Tr.]


- FIT :/yerine UYMAK, UYGUN


- FITIK/DEBE/KAVLIÇ[yerel]/ÜDRE[Ar.]/HERNIE[Fars.] değil/yerine/= KASIK YARIĞI/ÇATLAĞI


- FITIK ile FITIKLI ile FITIK OTU


- FİTİL FİTİL (BURNUNDAN GETİRMEK)

( Hesabını ödetmek, öcünü almak. )


- FİTİL ile ŞAMA[Ar. ŞEMA]

( ... İLE Bal mumuna ya da parafine batırılmış fitil. )


- FİTİLLEMEK ile FİTİLLENMEK ile FİTİL ile FİTİLCİ/LİK ile FİTİLLİ ile FİTİLSİZ


- FİTLEMEK ile FİTLENMEK


- FITNAT[Ar.] ile FITRAT[Ar.]

( Zihnin her şeyi çabuk anlayışı, zihin açıklığı, zeyreklik. İLE Yaratılış, doğa/tabiat, mizaç, huy. )


- FITNAT[Ar.] ile HİZK[Ar.] ile KEYS[Ar.]


- FITNAT[Ar.] ile 'ILM/İLM[Ar.]


- FITNAT[Ar.] ile NEFÂZ[Ar.]


- FITNAT[Ar.] ile ZEKÂ[Ar.]


- FİTNE-FESAT


- FİTNE-FÜCUR (PEŞİNDE KOŞMAK)


- FİTNE ile/ve CEHALET


- FİTNE[Ar. çoğ. FİTEN] ile FİTEN[Ar. < FİTNE]

( Belâ, mihnet, sıkıntı. | Ayartma, azdırma. | Fesat, arabozma, karışıklık, ihtilâl. | Dinsizlik, canilik. | Cezâ. | Delilik. | Güzel yüz, güzel göz, güzel kadın. | Ara bozan, karıştırıcı. İLE Fitneler, ayartmalar, azdırmalar, ara bozmalar. )

( Türkiye'yi Kasıp Kavuran Fitne - Burhanettin Can )


- FİTNE ile/değil/yerine/>< FİTRE


- FİTNE[Ar.] ile İHTİBÂR[Ar.]


- FİTNE[Ar.] değil/yerine/= KARGAŞA


- FİTNE ve KİBİR


- FİTNE ile/ve TEŞVİŞ


- FİTNE ile/ve/=/||/<> ZAAF


- FİTNELEMEK ile FİTNE/LİK ile FİTNECİ/LİK ile FİTNE FÜCUR ile FİTNE KUMKUMASI


- FITNESS :/yerine ZİNDELİK


- FİTOTERAPİ/PHYTOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= BİTKİSEL SAĞALTIM


- FITRAT[Ar.] değil/yerine/= DOĞA

( Varoluş özellikleri. )


- FITRAT ve/= EŞİK


- FITRAT ile/ve/>< FİTRET/FETRET


- FITRAT ve HANİF

( Donanım. Varlık. VE Birliğe getirmek. )

( Aslî olan, kişinin fıtratında varolandır. )


- DOĞA/FITRAT ve/<> İLKELİLİK


- FİTRE ile/ve/||/<> FİDYE


- FİTRE ile/ve SADAKA

( Ramazan ayı boyunca. [Bayram namazına kadar] İLE/VE Ramazan ayı dışında. )

( ... İLE/VE Tüm nesne/bitki/hayvan ve hizmetler. )


- FITRÎ değil/yerine/= DOĞUŞTAN


- FITRİYAT ile EVVELİYAT


- FITRİYE/NATİVİZM değil/yerine/= DOĞUŞTANCILIK


- FIVE :/yerine BEŞ


- FIX :/yerine TAMİR ETMEK


- FİXED POİNT İLE LİMİT CYCLE İLE TORUS İLE STRANGE ile/||/<> ATTRAKTOR TÜRLERİ

( Dinamik sistem çekicileri. )

( Formül: dim(Lorenz) ≈ 2.06 )


- FIXED vs. RELATION


- FİYAKA ile FİYAKACI/LIK ile FİYAKALI/LIK


- FİYASKO ile FİYASKOLU ile FİYASKOSUZ


- FİYASKO[İt. FIASCO < Cerm.] ile/ve SKANDAL[Fr. < SCANDALE]

( Bir girişimde, gülünç ve başarısız sonuç. İLE/VE Ayıp sayılacak bir durumun çıkaracağı gürültü. | Büyük yankı uyandıran, utanç verici ya da küçük düşürücü olay. )

( Böyle kuşun, böyle kuyruğu olur. )

( FIASCO vs./and SCANDAL )


- FİYAT/I ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞER/İ

( Nesnelere verilen. İLE/VE İnsana/kişiye verilen. )

( [... olmayana]
"Çöp" denilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< "Çıkarken kapıyı kapat" denilir. )

( Her şeyin olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazı şeylerin ve kişilerin olur. )

( ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEMEN )

( [not] PRICE vs./and/but/||/<>/< VALUE
VALUE instead of PRICE )


- FİYAT değil/yerine/= EDER


- FİYAT ile/ve ÖNEM


- FİYAT ile/ve/||/<> ÜCRET

( Bir malın ya da ürünün, para olarak karşılığı. @@ Emek ya da hizmet karşılığı ödenen para. )


- FİYAT ile ÜCRET

( ... İLE Emeğin satış bedelidir. İşgücünün gelir dağılımındaki payıdır. )


- FİYATLANMAK ile FİYATLANDIRMAK ile FİYAT ile FİYATLI/LIK


- FİYONK ile FİYONKLU ile FİYONKSUZ ile FİYONK MAKARNA


- FİZİBİLİTE ile FİZİBİLİTE ile MÜMKÜN

( FEASIBILITY vs. FEASIBILTY vs. FEASIBLE )

( شدني بودن ile عملي بودن ile صورت پذير ile شدني )

( SHODANY BODAN ile AMELY BODAN ile SORT PAZYR ile SHODANY )


- FİZİBİLİTE değil/yerine/= UYGULANIRLIK


- FİZİBİLİTE değil/yerine/= YAPILABİLİRLİK/UYGULANABİLİRLİK


- FİZİK ANTROPOLOJİ ile/ve SOSYAL ANTROPOLOJİ ile/ve PALEO ANTROPOLOJİ

( Fizik antropoloji, biyoloji ve tarihin; sosyal antropoloji ise tarih ve sosyolojinin kesiştiği/buluştuğu alan. )


- FİZİK İLKELERİ ile/ve/||/<>/> MACH İLKELERİ

( ... İLE/VE/||/<>
Mach 0. Evren, uzaktaki galaksilerin ortalama hareketiyle temsil edildiği üzere, yerel eylemsiz çerçevelere göre dönmez.
Mach 1. Newton’ın kütleçekim sabiti, G, dinamik bir alandır.
Mach 2. Boş bir uzayda bulunan cismin eylemsizliği yoktur.
Mach 3. Yerel eylemsizlik çerçeveleri kozmik hareketten öyle etkilenmiştir ki evrendeki maddenin ortalama hareketi yerel eylemsiz çerçevelerine göre dönmez biçimde görülür.
Mach 4. Evren uzaysal olarak kapalıdır.
Mach 5. Evrenin toplam açısal momentumu, momentumu ve enerjisi sıfırdır.
Mach 6. Maddenin eylemsizliğini evrendeki madde dağılımı belirler.
Mach 7. Evrendeki tüm maddeyi alırsanız, uzay da kalmaz.
Mach 8. Bu sayı bir mertebesinde kesin bir sayıdır. Burada evrenin ortalama yoğunluğu, Newton'un kütleçekim sabiti ve Hubble zamanıdır.
Mach 9. Mutlak hiçbir yapı yoktur.
Mach 10. Sistemin geneline yapılan ötelemeler ve döndürmeler gözlemlenemezdir. )


- FİZİK MUAYENE/PHYSICAL EXAMINATION[İng.] değil/yerine/= FİZİK BAKI


- FİZİK ve/<> KİMYA ile/ve/değil/<> ORGANİK

( Etkileş(tir)ir. VE/<> Dönüştürür. İLE/VE/DEĞİL/<> Örgütlenir. )


- FİZİK YASALARI:
BİRİNCİ DERECE ile/ve/||/<>/> İKİNCİ DERECE

( "İleri-geri gitmenin" yanıtı yoktur. )


- FİZİK YASALARI bakışımsal[simetrik]/||/= ZAMAN


- FİZİK - > ANLAM <- METAFİZİK

( PHYSICS -> MEANING <- METAPHYSICS )


- FİZİK ile/ve/||/<> ASTRO FİZİK


- FİZİK ve/||/<>/>/< DENEYİM


- FİZİK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNCE ve/||/<>/>/< FİZİK

( PHYSICS THOUGHT PHYSICS )


- FİZİK ile/ve/||/<>/> FİZİĞİN MATEMATİKSELLEŞTİRİLMESİ


- FİZİK ile FİZİKİ ile FİZİKÇE ile FİZİKÇİ ile FİZİKSEL/LİK ile FİZİK GÜCÜ ile FİZİK TEDAVİ ile FİZİK YAPISI ile FİZİKİ HARİTA ile FİZİKİ COĞRAFYA ile FİZİK KONDİSYONU ile FİZİK TEDAVİ UYGULAYICISI


- FİZİK ile/ve/||/<> KİMYA

( Katının/sertin bilgisi/bilimi. İLE/VE/||/<> Sıvı, gaz ve yumuşağın bilgisi/bilimi. )

(

Fizik ile Kimya Arasındaki FaRkLaR

Tanımlar

Fizik: Nesne ve enerjinin temel yasalarını inceleyen bilim dalıdır. Güç, hareket, enerji, elektrik, manyetizma, ışık ve kuantum gibi konularla ilgilenir.

Kimya: Nesnelerin yapısını, bileşimini, özelliklerini ve birbiriyle nasıl etkileşime girdiğini inceleyen bilim dalıdır.

Fizik ve Kimyanın İlişkisi

İki bilim dalı, çok noktada kesişir. Termodinamik, kuvantum mekaniği ve malzeme bilimi gibi alanlar, hem fizik, hem de kimyanın çalışma konusudur.

Fizik ve Kimyanın Farkları

Fizik Kimya
Daha genel yasalar ve evrensel ilkelerle ilgilenir. Nesnenin özellikleri ve değişim süreçleriyle ilgilenir.
Genellikle matematiksel modellemelerle açıklanır. Deneysel süreçler ve moleküler yapı çözümlemeleri içerir.
Atom altı parçacıklar, kuvantum mekaniği, elektromanyetizma gibi alanları kapsar. Kimyasal bağlar, tepkimeler, organik ve inorganik nesneleri kapsar.
)

( PHYSICS vs./and/||/<> CHEMISTRY )


- FİZİK ile/ve/||/<>/> KİMYA ile/ve/||/<>/> DİRİMBİLİM

( [nesne ...] Kımıldamıyorsa. İLE/VE/||/<>/> Kokuyorsa. İLE/VE/||/<>/> Kımıldıyorsa. )

( ... ile/ve/||/<>/> 1790'dan sonra. ile/ve/||/<>/> 1850'den sonra. )


- FİZİK ile KUVANTUM FİZİĞİ ile TERMO DİNAMİK


- FİZİK ile/ve MEKANİK

( PHYSICS vs./and MECHANICS )


- FİZİK ile/ve/||/<>/> METAFİZİK

( Nesne. İLE Nesnellik. )

( Madde İLE/VE/||/<>/> Varlık. )

( Madde ve Varlık arasındaki durum/ilişki Mevcud. )

( Sadece "ilk neden" alanının incelenmesi, ilâhiyat/teoloji. )

( [ilk neden] | < 0 ile/ve/||/<>/> 0 > | [ilk neden] )

( Işıktan yavaş olan. İLE/VE/||/<>/> Işıktan hızlı olan. )

( )

( PHYSICS vs./and/||/<>/> METAPHYSICS )


- FİZİK ile METAFİZİK/MATEMATİKSEL FİZİK

( )


- FİZİK ile/ve MÜZİK

( PHYSICS vs./and MUSIC )


- FİZİK ve/||/<> ÖNCELİKLİLER

( Açısal hız: Bir nesnenin bir eksen etrafında dönme oranı.

Açısal ivme: Bir nesnenin açısal hızının birim zamanda değişme oranı.

Açısal momentum: Bir nesnenin bir eksen etrafında dönmesinden kaynaklanan momentum.

Ağırlık: Bir nesnenin yerçekimi gücüyle çekilmesi sonucu oluşan güç.

Basınç: Bir yüzeye dik olarak uygulanan gücün birim alana düşen ölçüsü.

Basit makine: İş yapmayı kolaylaştıran ya da değiştiren yalın bir aygıt.[kaldıraç, makara, eğik düzlem, vida, kama ve çark dişli]

Çalışma: Bir gücün, bir nesne üzerinde yaptığı yer değiştirme ölçüsü.

Çekim gücü: İki nesne arasındaki kütlelerine orantılı olarak çekici güç.

Dalga: Bir ortamda enerjinin ya da bozulmanın yayılması.[ses dalgaları, ışık dalgaları, su dalgaları ve sismik dalgalar]

Dalga boyu: Bir dalga biçimindeki iki ardışık tepe ya da çukur arasındaki uzaklık.

Devinim denklemleri: Değişmeyen ivmeli hareketleri tanımlayan matematiksel denklemler. [x = x0 + v0t + (1/2)at2 ya da v = v0 + at gibi denklemler hareket denklemleridir]

Dönme hareketi: Bir nesnenin, bir eksen etrafında dönmesi.

Durağanlık(atâlet): Bir nesnenin hareket durumunu koruma eğilimi.

Durağanlık momenti: Bir nesnenin durağanlığının(atâletinin) dönme hareketine karşı gösterdiği direnç oranı.

Elektrik akımı: Bir iletken içinde elektronların bir yönde akışı.

Elektrik olanağı: Bir elektrik yükünün, bir noktadaki elektrik alanından kaynaklanan olağan enerjisi.

Elektrik yükü: Bir nesnenin elektrik güçlerine maruz kalma özelliği.[artı ya da eksi olabilir]

Elektromanyetik dalga: Elektrik ve manyetik alanların birlikte yayılan dalga biçimi.[Işık, radyo dalgaları, mikrodalgalar, kızılötesi, morötesi, X ışınları ve gama ışınları vb.]

Elektromanyetik indüksiyon: Bir iletkenin devinimi ya da manyetik alanın değişimi sonucu oluşan elektrik akımı ya da gerilimi.

Elektromanyetizma: Elektrik ve manyetizma arasındaki ilişkiyi inceleyen fizik dalı.

Elektron: Atomun çekirdeğinin etrafında dönen negatif yüklü temel parçacık.

Enerji: Bir nesnenin ya da düzenin iş yapabilme olanağı.

Eylemsizlik gücü: Devinimli bir gönderim çerçevesinden bakıldığında ortaya çıkan sanal güç. [dönen bir platformda duran bir kişiye etki eden merkezkaç gücü ya da fren yapan bir araçta öne doğru fırlayan bir yolcuya etki eden durağanlık[atâlet] gücü]

Foton: Işığın ya da elektromanyetik radyasyonun en küçük enerji paketi.[Işığın hem dalga hem de parçacık özelliği gösterdiğini kanıtlayan kuantum mekaniğinin temel kavramlarından biridir]

Frekans: Bir dalga ya da titreşimin birim zamanda tekrarlanma sayısı.

Frenleme ışınımı: Hızlı devinen yüklü bir parçacığın yönünü değiştirdiğinde yaydığı elektromanyetik radyasyon. [X ışınları üretmek için kullanılır]

Genlik: Bir dalga ya da titreşimin en yüksek seviyedeki sapma oranı.

Gerilme gücü: Bir nesneye uygulanan gücün, nesneyi uzatmaya çalışması. [bir yayın iki ucuna uygulanan güçler, gerilme gücüdür]

Girişim: İki ya da daha fazla dalganın üst üste binmesi sonucu oluşan yeni dalga biçimi.

Güç: Birim zamanda yapılan iş ya da tüketilen enerji oranı.

Hız: Bir nesnenin konumunun birim zamanda değişme oranı.

İvme: Bir nesnenin hızının birim zamanda değişme oranı.

Kırılma: Bir dalganın, bir ortamdan ötekine girerken hızının ve yönünün değişmesi. [ışığın camdan geçerken kırılması ya da sesin sudan havaya geçerken kırılması]

Kinetik enerji: Bir nesnenin deviniminden kaynaklanan enerji.

Momentum: Bir nesnenin kütlesiyle hızının çarpımı.

Potansiyel enerji: Bir nesnenin konumundan ya da durumundan kaynaklanan enerji.

Tork: Bir gücün, bir eksen etrafında döndürme etkisi.

Uyumlu titreşim: Döngüsel ve sinüzoidal olan titreşim. [salınan bir sarkaç ya da yaylı düzen, uyumlu titreşim yapar]

Yansıma: Bir dalganın, bir yüzeyden geri sekip aynı ortama girmesi. [ışığın aynadan yansıması ya da sesin duvardan yansıması]

Yerçekimi olanağı: Bir nesnenin yerçekimi alanından kaynaklanan olağan enerjisi. )


- PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE[Fr.] / PHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FİZİK


- FİZİKÇİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VESİLECİLİK


- ... (FİZİKİ UNSURUN) HER BİRİSİNİ ... değil ... (FİZİKİ UNSURUN) HER BİRİNİ ...


- CHIMIE PHYSIQUE[Fr.] / FIZIKOKIMYA[Alm.] ile/değil/yerine/= FİZİKOKİMYA


- PHYSICOCHEMICAL[İng.] ile/değil/yerine/= FİZİKOKİMYASAL


- FİZİKÖTESİ = MABAD-ET-TABİİYE = METAPHYSICS[İng.] = MÉTAPHYSIQUE[Fr.] = METAPHYSIK[Alm.] = META TA PHYSIKA[Yun.]


- FİZİKÖTESİ ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİMLER ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİM ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİM

( Felsefede. İLE/VE/||/<> Felsefede. İLE/VE/||/<> Teknolojide. İLE/VE/||/<> Bilimde. )

( METAPHYSICS vs./and/||/<> ONTOLOGIES vs./and/||/<> ONTOLOGY vs./and/||/<> ONTOLOGY )


- FİZİKSEL ADSORPSİYON ile/||/<> KİMYASAL ADSORPSİYON

( Fiziksel zayıf, kimyasal kuvvetli bağdır )

( Formül: Van der Waals İLE kovalent )


- PHYSIKALISCHE ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= FİZİKSEL ATMOSFER


- BÖLÜNME:
FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL


- FİZİKSEL CİSİM ile MATEMATİKSEL CİSİM


- FIZIKSEL ÇÖZELTI[Alm.] ile/değil/yerine/= FİZİKSEL ÇÖZELTİ


- FİZİKSEL DEĞİŞİM ile/ve/||/<> KİMYASAL DEĞİŞİM

( Nesne, kimyasal olarak değişmez fakat fiziksel durumu değişir. İLE/VE/||/<> Yeni nesnelerin oluştuğu tepkime. )


- FİZİKSEL DEĞİŞİM ile/||/<> KİMYASAL DEĞİŞİM

( Fiziksel hal değişimi, kimyasal yeni madde oluşumudur )

( Formül: Buz→Su İLE 2H₂+O₂→2H₂O )


- GÜÇ (FİZİKSEL) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKIL