C ve Ç ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 7.911 başlık/FaRk ile birlikte,
7.911 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(12/33)
- ÇİÇEK TABLASI (BİLEŞİKGİLLERDE) = HÂMİL-İ ÂMM = RÉCEPTACLE
- ÇİÇEK TABLASI, RESEPTAKULUM = HÂMİL-İ ZEHRE = RÉCEPTACLE
- ÇİÇEK ...:
"YAPTIRMAK" değil BUKETİ YAPTIRMAK
- ÇİÇEK, YAŞAR SİNAN ( ) :
( Sarıyer'lidir. Sarıyer Belediyesi Spor Kulübü sporcusudur. Antalya'da düzenlenen Türkiye Gençler Tekvando Şampiyonasında 73 kiloda şampiyon oldu. )
- ÇİÇEK ile ATATÜRK ÇİÇEĞİ/NOEL YILDIZI/POINSETTIA
( Joel Roberts Poinsett'i de araştırmanızı salık veririz... )
( ... cum EUPHORBIA PULCHERRIMA )
- ÇİÇEK ile AYNISEFÂ
( ... İLE Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi. )
( ... cum CALENDULA ARVENSIS )
- ÇİÇEK ile ÇALIK
( İrinli kabarcıklar dökerek, yüzde izler bırakan, ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. İLE Çarpık. | Verev kesilmiş. | Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan. | Yan yan giden. | Adı defterden silinmiş. | Yüzünde çıban ya da yara yeri olan. | Koyunlarda, çiçek hastalığı. )
- ÇİÇEK ile ÇİÇEK SAPI
(
)
( FLOWER vs. PEDICEL/PEDUNCLE )
- ÇİÇEK ile ERSELİK ÇİÇEK
( ... İLE Hem eril, hem dişil gametleri bulunan çiçek. [Hünsa] )
( FLOWER vs. PERFECT FLOWER )
- ÇİÇEK ile KATALPA[Fr. < CATALPA]
( ... cum BIGNONIA CATALPA )
- ÇİÇEK ile KAUDUPUL ÇİÇEĞİ
- ÇİÇEK ile/||/<> KIZAMIK
( Çiçek ve kızamık ayrımı )
( Razi tarafından 900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (854-925) (Ülke: Rey) (Alan: kimya) (Önemli katkıları: Alkol damıtması, sülfürik asit, tıp ve kimya) )
- ÇİÇEK ile KIZKALBİ
( ... İLE Şahteregillerden, kalp biçiminde pembe çiçekli bir süs bitkisi. )
( ... cum DICENTRA )
- ÇİÇEK MUHABBETÇİÇEĞİ
( Muhabbetçiçeğigillerden, çiçekleri yeşilimtırak beyaz, güzel kokulu bir süs bitkisi. )
( RESEDA ODORATA )
- ÇİÇEK ile SARMAŞIK/LEBLÂB[Ar.]/ÇENGLİK[dvnlgttrk]
- ÇİÇEK değil SUÇİÇEĞİ
- ÇİÇEK ile TOMURCUK/BÛJENE[Fars.]
( ... İLE Henüz açılmamış çiçek. )
- ÇİÇEK = ZEHRE = FLEUR
- ÇİÇEKÇİLİK ile ÇİÇEKÇİ
( FLORICULTURE vs. FLORICULTURIST )
( گل پروري ile گلکاري ile پرورش گل ile گل پرور )
( GOL PRORY ile GOLKARY ile PRORSH GOL ile GOL PROR )
- ÇİÇEKLENME DEVRESİ = MEVSİM-İ TEZEHHÜR = PÉRIODE DE FLORAISON
- EFFLORESCENCE, BLOOM[İng.] / EFFLORESCENCE[Fr.] / AUSBLÜHUNG, EFFLORESZENZ, LUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİÇEKLENME, PARILDAMA
- ÇİÇEKLENME ile ÇİÇEKLENME
( EFFLORESCE vs. EFFLORESCENCE )
( شوره کردن ile شوره زني )
( SHOREH KARDAN ile SHOREH ZANY )
- ÇİÇEKLENME = TEZEHHÜR = FLORAISON
- ÇİÇEKLENME = TEZEHHÜR = FLORAISON
- ÇİÇEKLER = EZHÂR = FLEURS
- ÇİÇEKLİ BİTKİLER ile ÇİÇEKSİZ BİTKİLER
( ÇİÇEKLİ BİTKİLER'DE:
[ A.T.: SEDİR AĞACI(CEDAR TREE)(ELMALI-ANTALYA) ile SERVİ AĞACI(CYPREES TREE) ile MEŞE AĞACI(OAK TREE) ile ÇAM AĞACI(PINE TREE]
[ K.T.: HURMA(DATE TREE) ile KARAAĞAÇ(ELM TREE) ile İNCİR(BER-ÂVER[Fars.], FIG TREE) ile FINDIK(HAZELNUT TREE) ile ŞEFTALİ(PEACH TREE) ile AYVA(QUINCE)
İLE
ÇİÇEKSİZ BİTKİLER'DE:
[ EĞRELTİOTLARI(FERNS) ile YOSUNLAR(MOSSES[İng.], ÜŞNE[Ar.]) ile SUYOSUNLARI/ALG(ALGAE)/SEA MOSS ile MANTARLAR(FUNGI) ile LİKENLER(LICHENS) ile BAKTERİLER(FACTERIA[BASİLLER(BACILLI), KAKTÜSLER(CORCI) SPİRALLER(SPIRILLA)]) ] )
( FLOWERING PLANTS[PHANEROGAMS] vs. PLANTS WITHOUT FLOWERS[CRYPTOGAMS] )
- ÇİÇEKLİ BİTKİLER ile ÇİÇEKSİZ BİTKİLER
( Tohumlu ve çiçek oluşturan bitkiler. İLE Tohum oluşturmayan ve çiçek açmayan bitkiler. )
- ÇİÇEKSİMEK ile ÇİÇEKSİ
- CICERO ve/||/<>/> SENECA
( Cicero ve Seneca'nın felsefî yapıtlarında, Yunan ve Roma'lı şairlerden yapılan alıntılar... [Daniela Dueck]
| Şair | Cicero | Seneca | Toplam |
|---|---|---|---|
| Accius | 28 | 3 | 31 |
| Aeschylus | 3 | – | 3 |
| Afranius | 1 | – | 1 |
| Alcaeus | 2 | – | 2 |
| Anacreon | – | 1 | 1 |
| Aratus | 41 | – | 41 |
| Archilochus | 1 | 1 | 2 |
| Aristophanes | 2 | 1 | 3 |
| Atilius | 1 | 1 | 2 |
| Caecilius | 11 | 1 | 12 |
| Callimachus | 2 | – | 2 |
| Q. Catulus | 1 | – | 1 |
| Cicero | 9 | – | 9 |
| Crantor | 1 | – | 1 |
| Empedokles | 1 | – | 1 |
| Ennius | 92 | 2 | 94 |
| Euripides | 9 | 2 | 11 |
| Hesiod | 1 | 3 | 4 |
| Hipponax | 1 | – | 1 |
| Homer | 23 | 10 | 33 |
| Horace | – | 4 | 4 |
| Ibycus | 1 | – | 1 |
| Labeo | – | – | – |
| Lucilius | 13 | 3 | 16 |
| Lucretius | 1 | 4 | 5 |
| Maecenas | – | 3 | 3 |
| Montanus | – | 2 | 2 |
| Naevius | 4 | 1 | 5 |
| Ovid | – | 14 | 14 |
| Pacuvius | 27 | – | 27 |
| Plautus | 3 | – | 3 |
| Publius | – | 7 | 7 |
| Rabirius | 1 | – | 1 |
| Simonides | 1 | – | 1 |
| Solon | 4 | – | 4 |
| Sophocles | 3 | – | 3 |
| Terence | 15 | 1 | 16 |
| Trabea | 3 | – | 3 |
| Turpilius | 5 | – | 5 |
| Valgius | – | 1 | 1 |
| Varro | 1 | – | 1 |
| Virgil | – | 84 | 84 |
| Bilinmeyen | 15 | 7 | 22 |
| Toplam | 327 | 156 | 483 |
- CİCİ ile CİCİK ile CİCİM ile CİCİ BİCİ ile CİCİLİ BİCİLİ
- CİCİLİ-BİCİLİ
- CİCİM AYLARI ile/ve/> GEÇİM AYLARI
- CİCOZLAMAK ile CİCOZ/LUK
- -CİD ile/||/<> -CİDAL/-CİDE
( Kesme, öldürme. İLE/||/<> Öldürücü, yıkıcı, öldürebilen, öldüren. )
- CİDAL ile CİDALCİ
- CİDÂL[Ar.] ile CİDÂR[Ar. çoğ. CÜDÜR/CÜDRÂN]
( Karşılıklı kavga, savaş. | Zorlu, hararetli konuşma. İLE Duvar. | Zar. )
- CİDD[Ar.] ile İNKİMÂŞ[Ar.]
- CİDDİ ANLAMDA ile/ve/değil/||/<> CİDDİ ORANDA
- CİDDİ/BÜYÜK HATA ile PİŞMANLIK DUYULACAK EYLEM/HATA/OLGU
( Tekrar edilmedikçe, hiçbir şey hata değildir. )
( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )
( Zarif bir gerileme, kişinin gururunu hiç zedelemezken, pişmanlığın yol açtığı gerileme hem çevresinde hem de ruhunda derin zararlarla sonuçlanır. )
( BATÂNET[Ar.]: Büyük karınlılık. | Çok yiyicilik, oburluk. )
( BEL'AM[Ar.]: Terbiyesiz, açgözlü, pisboğaz, obur. )
( 7 büyük hata/günah: Açgözlülük | Kıskançlık | Oburluk | Şehvet | Gurur | Tembellik | Öfke )
( İlkesiz Siyaset | Emeksiz Zenginlik | Vicdansız Haz | Niteliksiz Bilgi | Ahlâksız Ticaret | İnsaniyetsiz Bilim | Özverisiz İbâdet )
( 7 deadly sins: Covetousness | Envy | Gluttony | Lechery, Lust | Pride | Sloth | Wrath
Politics without Principal | Wealth without Work | Pleasure without Conscience | Knowledge without Character | Science without Humanity | Worship without Sacrifice
Nothing is a mistake unless repeated.
Discover your mistake and be free of fear. )
( SERIOUS/BIG MISTAKE vs. MISTAKE/HAPPEN/BEHAVE IN REGRET )
- CİDDİ" ile/değil GİTTİ
- CİDDİLEŞMEK ile CİDDİLEŞEBİLMEK ile CİDDİ/LİK
- CİDDİYE ALINMASI GEREKEN:
KENDİMİZ ile/ve/değil/||/<>/< İŞİMİZ
- CİDDİYE ALMA(MA)K ile MUHATAP ALMA(MA)K/SAYMA(MA)K
( İTTİHAZ: Sayma, tutma. | Alma. )
- CİDDİYET:
SURATSIZLIKLA ile/değil İLKELERLE
- CİDDİYET ile/>< ASIKYÜZLÜLÜK
( Ciddiyet, ilkelerle olur.
Yüdeki/surattaki "ciddiyet", suratsızlıktır. )
- CİDDİYET ile CİDDİYETSİZ/LİK
- CİDDİYET ile/ve/<> DİKKATE ALINIRLIK
- CİDDİYET ile/ve DİSİPLİN
( Kişinin ciddiyeti, disiplinidir. )
( SERIOUSNESS vs./and DISCIPLINE )
- CİDDİYET ve/> GÜVEN ve/> YAKINLIK
- CİDDİ/YET ile/ve/<> İSABET/Lİ/LİK
- CİDDİYET ve/<> NEŞE
( Riyasız neşe. VE/<> ... )
- CİDDİYET ve SÜREKLİLİK
( SERIOUSNESS and CONTINUITY )
- CİDDİYET ile/ve/değil/yerine TUTARLILIK
( KONSEKAN: Tutarlı, mantıklı davranan. Yargıları mantığa uygun olan. )
- CİDDİYETSİZLİK ile ANLAMSIZ ile ANLAMSIZCA
( FRIVOLITY vs. FRIVOLOUS vs. FRIVOLOUSLY )
( سبکي ile لوسي ile سبکسر ile بيهوده وبيمعني ile سبکسرانه )
( SABAKY ile لوسي ile SABKASAR ile BEYTEOODEH VEBYMANY ile SABKASARANEH )
- CİDE[Ar.] ile GINÂ[Ar.] ile YESÂR[Ar.]
- CİDELİLER TERSANESİ :
( Büyükdere, Çayırbaşı arasında ve Çelik Trans Tersanesine bitişik olan tersane idi. Uzun yıllar taka, çektirme, gulet, küçük saç ve balıkçı teknelerinin bakım ve onarımları için kullanıldı, 1980'li yıllarda kıyı düzenlemeleri nedeni ile kapatıldı. Yerlerine belediye binası ve park yapıldı. )
- CIED/CARDIOVASCULAR IMPLANTABLE ELECTRONIC DEVICE değil/yerine/= KALP-DAMAR İÇİ ELEKTRONİK AYGIT
- CIF ile/ve/||/<>/> CIF TESLİM BİÇİMİ
- ÇIFIT KAPISI -ile
( Eminönü'ndedir. )
- ÇIFIT/LIK ile ÇIFIT ÇARŞISI
- ÇİFT ANLAMLI/LIK ile/değil ÇOK ANLAMLI/LIK
- DOUBLE BOND ISOMERISM[İng.] / ISOMÉRIE DE LIAISON DOUBLE[Fr.] / DOPPELBINDUNGSISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BAĞ İZOMERLİĞİ/İZOMERİSİ
- ÇİFT BAĞ ile/||/<> ÇİFT BAĞ İZOMERLİĞİ
( Atomlar arasında iki elektronun ortaklaşa kullanıldığı bir bağlanma türü. İLE/||/<> İki ya da daha fazla nesnenin aynı temel bileşime fakat farklı çift bağlara sahip olması. )
( DOUBLE BOND VS. DOUBLE BOND iSOMERiSM )
( LA BANDE DOUBLE AVEC L'iSOMéRiSME DE LA BANDE DOUBLE )
( DOPPELBiNDUNG MiT DOPPELBiNDUNGSiSOMERiE )
- DOUBLE BOND[İng.] / LIAISON DOUBLE[Fr.] / DOPPELBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BAĞ
- ÇİFT BAĞ ile/||/<> ÜÇLÜ BAĞ
( İki atom arasında iki bağ. İLE/||/<> İki atom arasında üç bağ. )
( İki atom arasında iki çift elektron paylaşımı. İLE/||/<> İki atom arasında üç çift elektron paylaşımı. )
- BANDE DOUBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BANT
- DOUBLE BETA DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION BÊTA DOUBLE[Fr.] / DOPPEL-BETAABKLINGEN, DOPPEL-BETA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BETA BOZUNUMU
- EVEN-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU PAIR-PAIR[Fr.] / GERADE-GERADE-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT-ÇİFT ÇEKİRDEK
- REPRECIPITATION, DOUBLE PRECIPITATION[İng.] / DOUBLE PRÉCIPITATION[Fr.] / DOPPELT NIEDERSCHLAG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT ÇÖKTÜRME, YENİDEN ÇÖKTÜRME
- DOUBLE-BEAM CATHODE-RAY TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DEMETLİ KATOT IŞINLI TÜP
- TUBE À DOUBLE FAISCEAU CATHODIQUE[Fr.] / DOPPELBÜNDELKATHODENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DEMETLİ KATOT TÜPÜ
- DOUBLE-BEAM SPECTROMETER[İng.] / SPECTROMÈTRE À DOUBLE FAISCEAU[Fr.] / DOPPELBÜNDELSPEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DEMETLİ TAYFÖLÇER/SPEKTROMETRE
- ÇİFT DİEZ ile DONANIM
- DUODIODE, BINODE[İng.] / DIODE DOUBLE, BINODE[Fr.] / DOPPELDIODE, DUODIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DİYOT, BİNOT
- DOPPELDIODENLIMITER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DİYOT SINIRLAYICI
- ÇİFT DİYOT = BİNOT
- DOUBLE-DIODE LIMITER[İng.] / DOUBLE-DIODE LIMITEUSE[Fr.] / DOPPELDIODENBEGRENZER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DİYOTLU SINIRLAYICI
- ANTENNE DOUBLET DOUBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DUBLET ANTEN
- DOPPELTEGEDOPTETRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT GEÇİTLİ TRANSİSTÖR
- GROUPE DOUBLE[Fr.] / DOPPELGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT GRUP
- DOUBLE DOUBLET ANTENNA[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT İKİLİ ANTEN
- DOPPELSTRAHL-OSZILLOSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT IŞINLI OSİLOSKOP
- DOPPELSTRAHLSPEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT IŞINLI TAYFÖLÇER
- ÇİFT KABUKLU ile ÇİFT KABUKLU
( BIVALVE vs. BIVALVOUS )
( دولته ile دوکپه ile آوکفهاي ile دو در )
( دولته ile دوکپه ile AVAKFEHYAY ile DO DAR )
- DOUBLE DOPED TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À DOUBLE DOPAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KATKILI TRANSİSTÖR
- DOUBLE LAYER[İng.] / DOPPELSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KATMAN
- BIREFRINGENT PLATE[İng.] / PLAQUE BIRÉFRINGENTE[Fr.] / DOPPELBRECHUNGSPLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRICI LEVHA
- ÇİFT KIRILMA / ÇİFT KIRICILIK / ÇİFT KIRICI KRİSTAL ile/||/<> ÇİFT KIRICI LEVHA ile/||/<> ÇİFT KIRILMA SÜZGECİ
( DOUBLE REFRACTiON, BiREFRiNGENCE VS. BiREFRiNGENT PLATE VS. BiREFRiNGENCE FiLTER )
( LA RéFRACTiON DOUBLE, BiRéFRiNGENCE AVEC LA PLAQUE BiRéFRiNGENT AVEC LE FiLTRE DE LA BiRéFRiNGENCE )
( DOPPELREFRAKTiON, DOPPELBRECHUNG MiT DOPPELBRECHUNGSPLATTE MiT DOPPELREFRAKTiONFiLTER )
- BIREFRINGENCE FILTER[İng.] / FILTRE À BIRÉFRINGENCE[Fr.] / DOPPELREFRAKTIONSFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRILMA SÜZGECİ/FİLTRESİ
- BIREFRINGENCE, DOUBLE REFRACTION[İng.] / BIRÉFRINGENCE, RÉFRACTION DOUBLE[Fr.] / DOPPELBRECHUNG, DOPPELREFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRILMA
- ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA TEK YATMAK ile/ve/yerine ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA ÇİFT YATMAK
- ÇİFT KÖPRÜ = KELVİN KÖPRÜSÜ
- BIPOLAR[İng.] / BIPOLAIRE, DIPÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KUTUP/LU
- DIPOLE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DIPOLE[Fr.] / DIPOLANTENNE, DOPPELDOUBLETANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KUTUPLU ANTEN
- ÇİFT KUTUP/LU(DİPOL[Yun.]):
GEÇİCİ ile KALICI
( Kutupsuz[apolar] en küçük birimlerde[moleküllerde] oluşur. İLE Kutuplu[polar] en küçük birimlerde oluşur. )
- BIPOLAR TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR BIPOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KUTUPLU TRANSİSTÖR
- ÇİFT NAMLULU ile KRUVAZE ile ÇİFT KASALI ile İKİLİ SATICI ile İKİ YÜZLÜLÜK ile İKİ UCU KESKİN ile ÇİFT BAŞLI ile ÇİFT GENİŞLİK
( DOUBLE-BARRELLED vs. DOUBLE-BREASTED vs. DOUBLE-CASED vs. DOUBLE-DEALER vs. DOUBLE-DEALING vs. DOUBLE-EDGED vs. DOUBLE-HEADED vs. DOUBLE-WIDTH )
( دولول ile چهار دکمهاي ile دوقاب ile ناروزن ile دورنگي ile دودم ile دوسر ile دولاپهنا )
( DOLOL ile CHEHAR DOKMEHYAY ile DOGHAB ile NARUZAN ile دورنگي ile DODAM ile DOSAR ile دولاپهنا )
- DOUBLE GROUP[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT ÖBEK
- ÇİFT OLMAYAN/LAR
- PAIR PRODUCTION[İng.] / PRODUCTION DE PAIRES[Fr.] / PAARBILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT OLUŞUMU
- BIPRISM[İng.] / DOUBLE PRISME[Fr.] / DOPPELPRISMA, DOPPELTES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT PRİZMA
- ÇİFT RAKKAS[Osm.] / DOUBLE PENDULUM[İng.] / PENDULE DOUBLE[Fr.] / DOPPELPENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT SARKAÇ
- ÇİFT SAYI ile/||/<> TEK SAYI
( İkiye tam bölünür. İLE/||/<> Bölünmez. )
( Formül: 2n İLE 2n+1 )
- COUCHE DOUBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT TABAKA
- DOUBLE BASE JUNCTION TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT TABANLI EKLEM TRANSİSTÖR
- TRANSISTOR À DOUBLE BASE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT TABANLI TRANSİSTÖR
- DOPPELBASISFLÄCHENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT TABANLI YÜZEY TRANSİSTÖRÜ
- ÇİFT TARAFLI İÇBÜKEY ile BİR TARAFI İÇBÜKEY, ÖBÜR TARAFI DIŞBÜKEY
( CONCAVO vs. CONCAVO CONVEX )
- DOUBLE SALT[İng.] / SEL DOUBLE[Fr.] / DOPPELSALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT TUZ
- DOUBLE TRIODE, DUO-TRIODE[Fr.] / DOPPELTRIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT ÜÇLÜ/TRİYOT
- ÇİFT YARIK ile/ve/||/<> ÇOKLU YARIK
- PAARVERNICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT YOK OLMASI
- DOPPELRICHTUNGSSTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT YÖNLÜ TRANSİSTÖR
- ÇİFT ile/ve/||/<> BAĞDAŞIK
- ÇİFT ile BİRLEŞTİRİLMİŞ ile BAĞLAYICI ile ÇİFTLER ile BEYİT ile BEYİT ŞİİRLER ile BEYİT ile KAPLİN
( COUPLE vs. COUPLED vs. COUPLER vs. COUPLES vs. COUPLET vs. COUPLET POEMS vs. COUPLETS vs. COUPLING )
( جفت شدن ile مزدوج ile بهم چسباننده ile زوجات ile دوبيتي ile مثنوي ile ابيات ile ابي ile جفت ساز ile جفت سازي ile جفت شدگي )
( JOFT SHODAN ile MOZDOJ ile BACPAM CHASBANANDEH ile ZOJAT ile دوبيتي ile MASNOY ile ABYAT ile ABY ile JOFT SAZ ile JOFT SAZY ile JOFT SHODEGY )
- ÇİFT ile ÇİFT AS ile ÇİFT BALTA ile ÇİFT ÇENE ile ÇİFT ÇAPRAZ ile ÇİFT GÖRME ile ÇİFT ANAHTAR ile İKİ KATINA ÇIKTI
( DOUBLE vs. DOUBLE ACE vs. DOUBLE AXE vs. DOUBLE CHIN vs. DOUBLE CROSS vs. DOUBLE VISION vs. DOUBLE WRENCH vs. DOUBLED )
( دوچندان کردن ile دوچندان ile دو برابر شدن ile دوترکه ile مثني ile دو برابر کردن ile دوتائي ile دوبرابر کردن ile دولا کردن ile دو مقابل ile دوبرابر شدن ile مضاعف کردن ile مضاعف ile دوکور ile تبر دوسر ile غبغب ile نارو زدن ile دو ديد ile دوبيني ile آچار دوسر ile دوبله )
( DOCHANDAN KARDAN ile DOCHANDAN ile DO BARABAR SHODAN ile دوترکه ile مثني ile DO BARABAR KARDAN ile دوتائي ile DOBRABAR KARDAN ile DOLA KARDAN ile DO MOGHABEL ile DOBRABAR SHODAN ile MAZAAF KARDAN ile MAZAAF ile دوکور ile TABAR DOSAR ile GHABGHAB ile NARO ZADAN ile DO DYD ile DOBYNEY ile ACHAR DOSAR ile DOBLEH )
- ÇİFT ile/ve/değil İKİLİ
- ÇİFT ile PARALEL
( DUAL, DOUBLE, PAIR vs. PARALLEL )
- ÇİFT ile/ve/||/<>/> SONSUZLUK
- ÇİFTÇİ, EMRAHŞAHİN (RUMELİKAVAK, YALOVA, 1987) :
( Rumelikavaklı'dır. Sarıyer İlkokulu, Sarıyer Ortaokulu ve Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Lisesini bitirdi. Çocuk yaşta yaşında Galatasaray altyapısına transfer oldu. Bu kulüpten Rumelikavak Spor Kulübüne aktarma yaptı ve o sezon şampiyon olan R. Kavak takım kadrosunda yer aldı. Rumelikavak İlkokulu ve Sarıyer ortaokulunu bitirdikten sonra Sarıyer lisesinden mezun oldu. Sarıyer Spor Kulübüne amatör olarak transfer olduktan sonra profesyonel olarak Profesyonel takım kadrosuna alındı. Sarıyer'de 7 sezon (2004 - 2011) tescilli kaldı. Bu süre içinde 84 lig ve 5 kupa olmak üzere 89 resmi ve ayrıca 42 özel maçla birlikte toplam olarak 131 maçta Lacivert - beyazlı formayı giydi ve lig maçlarında takımına bir gol kazandırdı. Sarıyer'den ayrıldıktan sonra Van Belediye Spor, Of Spor, Pazar Spor, Kızılcabölük Spor, Sultanbeyli Belediye Spor, Arsin Spor ve Hopa Spor kulüplerinde oynadı. )
- ÇİFT-Çİ ile/değil/yerine İKİ-Cİ
- ÇİFTÇİ ile/ve/değil KÖYLÜ
( FELLAH[Ar.]: Çiftçi. | Mısır köylüsü. | Siyahi, arap. )
( ZÂRİ[çoğ. ZÜRRÂ'] ile/ve/değil ... )
( ... ile/ve/değil RUSTAYİ )
( TAOPOU: Köy güzeli. )
- Çiftçileri DİNLE!!!
- ÇİFTE HAVUZLAR ile/ve ÇİFTE HAVUZLAR
( Selâmiçeşme - Göztepe arasında. İLE/VE Davutpaşa - Maltepe arasında. )
- ÇİFTE "STANDART" ile ÇELİŞKİ
- ÇİFTE STANDART değil/yerine/= İKİLİ ÖLÇÜN
- ÇİFTE STANDART ile İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ
- ÇİFTE "STANDART" değil/yerine/= STANDART
- ÇİFTİ OLMAYAN/LAR
- BIREFRINGENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFTKIRILIM
- ÇİFTLEŞMEK ile EŞLEŞMEK
( TO BECOME A PAIR vs. TO MATCH )
- ÇİFTLEŞ(TİR)MEK/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞ(TİR)MEK
( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )
( DENİZ YILDIZI: Etkin olmayan eşlere verilen ad. )
( MİKSOSKOPİ: Birleşmeyi seyretmekten hoşlanma/hoşlanan. )
( PORNO/GRAFİ: Açık, apaçık olan. [Eşeyselliğin tekelinde bir terim/sözcük değildir. (Güneşin görünürlüğü/varoluşu kadar açık/kesin/net olanlara da "pornografik" denilebileceği gibi)] )
( MEVSİM-İ SİFÂD[Ar.]: Hayvanların çiftleşme mevsimi/dönemi/zamanı. )
( VENERYEN/VENEREAL[İng.]: Eşeysel ilişkiyle ilgili, zührevî. )
( SİFÂD ile/ve/değil CİMÂ'[< CEM], VATY, !LİVÂTA[Eriller arasında, anal yolla olan.] )
- ÇİFTLİK ile ÇİFTÇİ ile ÇİFTÇİ ile ÇİFTÇİLER ile ÇİFTLİK EVİ ile ÇİFTÇİLİK ile ÇİFTLİKLER ile ÇİFTLİK
( FARM vs. FARMER vs. FARMERETTE vs. FARMERS vs. FARMHOUSE vs. FARMING vs. FARMS vs. FARMSTEAD )
( کشتزار ile زمين مزروعي ile مزرعه ile زراعت کردن ile ورزکار ile ورزگر ile زراعت کار ile برزگر ile دهگان ile دهقان ile زارع ile کشاورز ile زن زارع ile رعايا ile دهاقين ile خانه رعيتي ile رعيتي ile برزگري ile دهقاني ile زرع ile مزرع ile ورزکاري ile ديم کاري ile کشت و زرع ile مزارع ile علاقجات رعيتي )
( KESHTEZAR ile ZAMYNE MOZORUY ile MAZRAEH ile ZARAAT KARDAN ile ورزکار ile VARZGAR ile ZARAAT KAR ile BARZGAR ile DANGGAN ile DANGHGHAN ile ZARE ile KESHAVARZ ile ZAN ZARE ile رعايا ile دهاقين ile KHANEH RAYTY ile رعيتي ile BARZGARY ile DANGHGHANY ile ZARE ile مزرع ile ورزکاري ile DYM KARY ile KESHT VE ZARE ile MOZARE ile علاقجات رعيتي )
- ÇİFTLİK ile/değil ESTANCIAL
( ... İLE/DEĞİL Patagonya'da, çok büyük alanı kaplayan çiftlikler. )
- ÇİFTTEKER ile ÇİFTTEKERCİ/LİK
- ÇIĞ / ÇIĞ ETKİSİ / ÇAĞLAYAN/ŞELÂLE / YIĞILMIŞ İYONLAŞMA / TOWSEND ÇIĞI / TOWSEND İYONLAŞMASI ile/||/<> ÇIĞ DİYODU ile/||/<> ÇIĞ FOTODİYODU ile/||/<> ÇIĞ GÜRÜLTÜSÜ ile/||/<> ÇIĞ KESİLMESİ ile/||/<> ÇIĞ OSİLATÖRÜ ile/||/<> ÇIĞ TRANSİSTÖRÜ
( Güçlü bir elektrik alanda hızlandırılan elektron ya da öteki yüklü taneciklerin gaz molekülleriyle çarpışarak onları iyonlaştırması sonucunda çıkan elektronlann yaptığı yeni çarpışmalarla sürecin artarak kendini sürdürmesi. | Bir yan iletkende yük taşıyıcıların çığ kesilmesinin bir sonucu olarak, çığ etkisi de denilen toplam çoğalması. İLE/||/<> Genellikle silikondan yapılmış, tüm p-n eklemi boyunca çığ kesilmesinin ve ondan sonra gerilim düşmesinin sabit ve akımdan bağımsız olduğu bir yan iletken kesilme diyodu. İLE/||/<> İç foto akım çoğaltması elde etmek için ışık kontrollü (hızlı) anahtarlama sağlayan, çığ kesilmesi bölgesinde çalışan bir fotodiyot. İLE/||/<> Bir eklem diyot çığ kesilmesinde çalıştırıldığında ortaya çıkan gürültü. | Şiddetli bir elektrik alanda yük taşıyıcıların çarpışmayla ek taşıyıcılar sökecek kadar yeterli eneıjiye sahip olduğu yan iletken eklemlerde görünen olay. İLE/||/<> Bir yan iletken diyotta iyonlaşma ve yük taşıyıcıların toplam çoğalmalarını sağlamak için akım taşıyıcıların değerlik elektronlarıyla çarpışmalarına yetecek şiddette, engelin potansiyel farkından büyük bir potansiyel farkı altında ortaya çıkan tahribatsız kesilme. İLE/||/<> Bir adım dönüşümüyle doğru akımdan GHz seviyesinde mikrodalga çıkışı elde etmek için çığ diyodunun bir eksi direnç olarak kullanıldığı osilatör. İLE/||/<> Akım taşıyıcı deşik-elektron zinciri oluşturmak için çığ kesilmesinin kullanıldığı transistör. )
( AVALANCHE VS. AVALANCHE DiODE VS. AVALANCHE PHOTODiODE VS. AVALANCHE NOiSE VS. AVALANCHE BREAKDOWN VS. AVALANCHE OSCiLLATOR VS. AVALANCHE TRANSiSTOR )
( L'AVALANCHE AVEC LA DiODE DE L'AVALANCHE AVEC LA PHOTODiODE DE L'AVALANCHE AVEC LE BRUiT DE L'AVALANCHE AVEC L'iNTERRUPTiON DE L'AVALANCHE AVEC L'OSCiLLATEUR DE L'AVALANCHE AVEC LE TRANSiSTEUR DE L'AVALANCHE )
( AVALANCHE, LAWINE MiT LAWiNENDiODE, AVALANCHE-DiODE MiT AVALANCHE-FOTODiODE, LAWi-NENFOTODiODE MiT LAWiNENRAUSCHEN, AVALANCH-RAUSCHEN MiT AVALANCHE-BRECHEN, LAWiNENBRECHEN MiT AVALANCHE-OSZiLLATOR, LAWiNE-NOSZiLLATOR MiT AVALANCH-TRANSiSTOR, LAWiNENTRANSiSTOR )
- AVALANCHE DIODE[İng.] / DIODE À AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-DIODE, LAWINENDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ DİYOTU
- ÇİĞ EĞRİSİ ile/||/<> ÇİĞ NOKTASI / ÇİĞ NOKTASI SICAKLIĞI
( İkili bir gaz karışımının faz diyagramında belirli bir basınç altında iki sıvı damlasının oluştuğu sıcaklığı karışımın bileşimine bağlı olarak veren eğri. İLE/||/<> Nemli havada herhangi bir yüzeyde çiğin yoğunlaşabileceği en yüksek sıcaklık derecesi. | Herhangi bir gazla su buharı karışımının oluşması için uygun sıcaklık derecesi. )
( DEW CURVATURE VS. DEW POiNT )
( LA COURBE DU CRU AVEC LE POiNT DU CRU )
( TAUKRiiMMUNG MiT TAUPUNKT )
- DEW CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİĞ EĞRİSİ
- AVALANCHE PHOTODIODE[İng.] / PHOTODIODE À AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-FOTODIODE, LAWINENFOTODIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ FOTODİYOTU
- AVALANCHE NOISE[İng.] / BRUIT DE L'AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-RAUSCHEN, LAWINENRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ GÜRÜLTÜSÜ
- AVALANCHE BREAKDOWN[İng.] / INTERRUPTION DE L'AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-BRECHEN, LAWINENDURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ KESİLMESİ/KIRILMASI
- AVALANCHE OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR À AVALANCHE[Fr.] / LAWINENOSZILLATOR, AVALANCHE-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ OSİLATÖRÜ
- ÇİĞ SARIMSAK ile/ve/değil/yerine PİŞMİŞ SARIMSAK
( Yedikten sonra ağız kokusu olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE [pek] Kokusu olmaz. )
( Keskindir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Keskinliği gider. )
- AVALANCHE TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-TRANSISTOR, LAWINENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ TRANSİSTORU
- AVALANCHE[İng.] / AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE, LAWINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ
- ÇIG ile ÇIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Göçebelerin çadırlarının içini bölümlere ayırmak için kullandığı sazdan yapılmış bir perde.[Bu sazlar, kamıştan daha ince ve yumuşaktır.] İLE Türk arşını.[Bu ölçü yaygın kullanılan arşınının üçte ikisi kadardır.][Göçebeler arasında, özellikle kumaşları ölçmede kullanılır.] )
- ÇİĞ ile ÇİĞ ÇİĞ ile ÇİĞ BÖREK ile ÇİĞ İPLİK ile ÇİĞ KÖFTE ile ÇİĞ RENKÇİ/LİK ile ÇİĞ TOPRAK ile ÇİĞ KÖFTECİ/LİK
- ÇİĞ ile/değil ÇİY/JALE[Fars.]
- ÇIĞ ile SERAK[Fr. < Lat.]
( ... İLE Dik yerlerden inen buzullarda, derin yarılmalar nedeniyle buz parçalarının koparak aşağıya düşmesi. )
- ÇIĞA ile ÇIĞA
( Mersinbalığı türü. İLE Horoz, cennetkuşu gibi bazı kuşların kuyruğundaki tüylerden en uzun ve gösterişli olanı. )
( ACIPENSER RUTHENUS cum ... )
- ÇIĞALANMAK ile ÇIĞ ile ÇIĞA
- ÇİGAN ile ÇİGAN MÜZİĞİ
- CIGARETTE :/yerine SİGARA
- ÇİĞDE/HÜNNAP ile ÇILAN
( Ayrı çanakyapraklı, ikiçeneklilerden bir ağaç. | Bu ağacın, kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklüğünde, güzün olgunlaşan meyvesi. İLE İri bir çeşit çiğde. )
( ZIZYPHUS SATIVA cum ... )
- ÇİĞDE ile ÇİĞDEM
- CİĞER ile CİĞERCİ/LİK ile CİĞER OTU ile CİĞER ACISI ile CİĞER SARMA ile CİĞER OTLARI ile CİĞER SOTESİ ile CİĞER YARASI ile CİĞER KEBAPÇISI ile CİĞER TAPTAPASI
- CİĞEROTU -ile
( Düğünçiçeğigillerden, çok yıllık, otsu bir bitki. [Lat. HEPATICA] )
- CİGİ = SAĞLAM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ÇİGİN ile ÇİGİN ile ÇİGİN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Üzüm bağlarında biten başaklı bir ot. İLE İpek. İLE Altın işlemeli, süslü bir kumaşı dikme biçimi. )
- ÇIĞIRMAK ile ÇIĞIRTMAK ile ÇIĞIRABİLMEK ile ÇIĞIR
- ÇIĞIRTMA ile ÇIĞIRTMACI
- ÇİGİT[Argu] ile ÇİGNE[YAGMA]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Pamuk tohumu. İLE Tırmık. )
- ÇİĞİT ile ÇİĞİTLİ
- ÇİĞLİ ile ÇİĞLİK
- ÇIĞLIĞA:
"SAĞIR OLMAK" ile/değil/yerine/>< ÇIĞLIK OLMAK
- ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA
- ÇIĞLIK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÇAĞRI
- ÇIĞLIK ile ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA
- ÇİĞNEME ile SÖZLERİN İHLALİ ile SÖZÜN İHLALİ
( BREACH vs. BREACH OF PROMIS vs. BREACH OF PROMISE )
( ايجاد شکاف کردن ile نقض ile خلف ile نقض عهد کردن ile خلف وعده کردن ile بدقولي ile خلاف عهد ile خلف وعده )
( AYJAD SHKAF KARDAN ile NAQZ ile خلف ile NAQZ EAD KARDAN ile KHOLF VADEH KARDAN ile بدقولي ile KHLAF EAD ile خلف وعده )
- ÇİĞNEMEK ile ÇİĞNENEBİLİR ile ÇİĞNEME ile SAKIZ ile ŞEKER ÇİĞNEMEK
( CHEW vs. CHEWABLE vs. CHEWING vs. CHEWING GUM vs. CHEWING SUGAR )
( جويدن ile مظغ ile خاييدن ile جويدني ile خاي ile مضغ ile آدامس ile سقز ile شکر خا )
( JOYDAN ile مظغ ile خاييدن ile جويدني ile خاي ile مضغ ile ADAMES ile SAQEZ ile SHKAR KHA )
- ÇİĞNEMEK ile ÇİĞNENMEK ile ÇİĞNETMEK ile ÇİĞNETİLMEK ile ÇİĞNENEBİLMEK ile ÇİĞNETEBİLMEK ile ÇİĞNEYEBİLMEK ile ÇİĞNEYİVERMEK ile ÇİĞNEK ile ÇİĞNEM/LİK
- ÇİĞNEMEK ile/ve/<> EZMEK
- ÇİĞNEMEK ile (")GEVİŞ GETİRMEK(")
( İnsanda. İLE Hayvanda ve beşerde. )
( Lokmalarını sıralamayıp gerektiği kadar [20-40 kez] çiğneyerek yutan. İLE Lokmalarını çiğnemeden yutanların yaşadığı. )
( MAZG/MADG ile ...
MÂZIG: Çiğneyen, çiğneyici. )
( CHEW, MASTICATION vs. CHEW THE CUD )
- ÇİĞNEMEK ile/ve/||/<>/> SİNDİRMEK
- ÇIĞRA ile/||/<> ÇIĞIR
( Patika, keçi yolu. İLE/||/<> Taşlı yol, patika. )
- ÇIGRI ile ÇIGRI/ÇAGRI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Küre. İLE Kuyu, değirmen ya da benzer şeylerdeki çıkrık. | Her tür palanga. | İp eğirmeye yarayan araç. )
- CİHAN ile CİHANŞAH ile CİHANŞİR
( JAHAN vs. JAHANSHAH vs. JAHANSHIR )
( جهان ile جهانشاه ile جهانشير )
( JACPEHAN ile JACPEHANESHAH ile جهانشير )
- CİHANGİR -ile
( Tophane - Fındıklı sırtları. [Kanuni Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzâde Cihangir[1531-1553] adına yapılan cami adından.] )
- CİHANGÎRLER:
CENGİZ HAN ve (BÜYÜK) İSKENDER ve YAVUZ SULTAN SELİM ve NAPOLYON
- CİHAN-NÜMÂ ile/ve KIBLE-NÜMÂ
( Pusula. İLE/VE Kıble'yi gösteren. )
- CİHAZ[Ar.] değil/yerine/= AYGIT
( Aygıt, alet, takım. | Çeyiz, kadının evlenirken birlikte getirdiği eşyalar. )
- CİHAZ ile UYGULAYICI
( APPLIANCE vs. APPLIER )
( اسباب ile اعمال کننده )
( ASBAB ile EMAL KONANDEH )
- CİHAZLANMAK ile CİHAZ
- CİHET -ile
( YÜZ, YER | YAN, YÖN, TARAF | NEDEN, VESÎLE, İLGİ | GÖREV, HİZMET )
- CİHET ile/ve VECH[Ar. çoğ. VÜCÛH]
- CİHET/TARAF değil/yerine/= YÖN/DOĞRULTU
- ÇİJ/ÇİZ ile ÇİVİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Demir çivi. İLE ... )
- CİK CİK (ÖTMEK)
- ÇİK ile ÇİK ÇİK/ÇİLİK ÇİLİK ile ÇİKİR ÇİKİR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Aşık oyununda kullanılan bir sözcük. İLE Keçiyi çağırmak ya da yürütmek için kullanılan bir sözcük. İLE Ekmeğin içindeki küçük taş parçalarının çiğneme sırasında dişlerin arasında sıkışması ve dişlere çarpmasıyla çıkan ses. )
- ÇIKAR "AHLÂKI" ile/değil/yerine FERÂGAT AHLÂKI
( MORALS OF PROFIT vs. MORALS OF ABNEGATION )
- ÇIKAR(MENFAAT) ÇATIŞMASI ile/değil/yerine ÇIKAR İLİŞKİSİ
- HİZMET:
"ÇIKAR İÇİN" ile/değil/yerine/>< HAK İÇİN
- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< ADÂLET
( Düşüncesiz ya da alçak düşünceleri olanlar için. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yüksek düşünceleri olanlar için. )
- [ne yazık ki]
"ÇIKAR" ile/değil/yerine/>< AKIL
- ÇIKAR ile/ve/değil/yerine ALIŞVERİŞ
( [not] PROFIT vs./and/but RELATIONS
RELATIONS instead of PROFIT )
- ÇIKAR ile ÇIKAR
( Kazanç. @@ O, tırmanır/kurtulur. )
- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< ÇIKARIM
- ÇIKAR ile/değil/yerine (")DEĞER(")
- ÇIKAR" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FIRSAT
( davranis-tutum ypma ypa psikolojip bdvn )
- ÇIKAR >< GÜZEL/LİK
- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< HAK
( Bir şey, çıkar ise hak değildir.
Hak ise çıkar değildir.
Hukukun abecesi budur. )
- ÇIKAR ile/değil/yerine HİZMET
- ÇIKAR ile/değil/yerine İLKE
( [not] PROFIT vs./but PRINCIPLE
PRINCIPLE instead of PROFIT )
- ÇIKAR" ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/>/>< İYİLİK
- ÇIKAR ile/ve/||/<> KÂR
- ÇIKAR ile/değil/yerine KATKI
- ÇIKAR ile/değil/yerine OLASI ZARARLARI AZALTMA
- ÇIKAR ile/ve ÖNCELİK
- ÇIKAR ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> SÖMÜRÜ
- ÇIKAR ile/değil/yerine TAD/ZEVK
- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< VİCDAN
( Çıkar konuşunca, vicdan susar fakat sus(turul)mamalıdır! )
- ÇIKAR/NEF'[Ar.] ile/yerine YARAR ile/yerine KÂR
( Ancak ayrılıkçılık ve çıkarcılık, dünyada gerçek ıstırabın ortaya çıkmasına neden olur. )
( It is only vs. separateness and self-seeking that real suffering appears in the world. )
- [ne yazık ki]
VEFÂ:
ÇIKARA ile/değil/yerine/>< KİŞİYE
- ÇIKARCI/LIK ile/ve YALAKA/LIK
- ÇIKARDAŞ ile/değil/yerine/>< ANLAMDAŞ
- ÇIKARILABİLİR ile İHRAÇ ile KARARNAMENİN ÇIKARILMASI ile SORUN ile İHRAÇÇI ile SORUNLAR
( ISSUABLE vs. ISSUANCE vs. ISSUANCE OF DECREE vs. ISSUE vs. ISSUER vs. ISSUES )
( قابل صدور ile صادر کردني ile انتشار دادني ile صدور ile ابلاق حکم ile شماره ile نتيجه بحث ile موضوع ile صادر کننده ile مطالب )
( GHABEL SADVAR ile SADAR KARDANY ile ENTESHAR DADANY ile SADVAR ile ABLAGH HOKAM ile SHMAREH ile نتيجه بحث ile MOZO ile SADAR KONANDEH ile MOTALEB )
- ÇIKARILABİLMEK ile ÇIKARILIVERMEK
- ÇIKARIM YAPMAK ile ANLAŞILIR ile ÇIKARIM ile ÇIKARIMSAL ile ÇIKARIM
( INFER vs. INFERABLE vs. INFERENCE vs. INFERENTIAL vs. INFERRED )
( استنباط کردن ile استقراء کردن ile استنتاج پذير ile استنباط ile تحليل استنباطي ile مستنبط ile استنباط شده )
( ESTANBAT KARDAN ile ESTEGHARA KARDAN ile ESTENTAJ PAZYR ile ESTANBAT ile TAHLYLE ESTANBATY ile MOSTANBET ile ESTANBAT SHODEH )
- ÇIKARIM" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< ÇAĞRIŞIM
- ÇIKARIM ile/ve/değil/ne yazık ki "ÇAĞRIŞIM"
- ÇIKARIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLAYIM
- ÇIKARIM ile/ve/||/<>/< İLİNEK
- ÇIKARIM = İSTİDLÅL = INFERENCE, ILLATION[İng.] = INFÉRENCE[Fr.] = SCHLUSS[Alm.] = ILLATION, CONCLUSIO[Lat.]
- ÇIKARIM ile/ve/||/<> ÖNGÖRÜ
( vs./and/||/<> FORECAST )
- ÇIKARIM ile/değil/yerine (SADECE) DÜŞÜNME
( [not] INFERENCE vs./but (ONLY) THINKING
(ONLY) THINKING instead of INFERENCE )
- ÇIKARIM ile/değil SOYUTLA(N)MA
- ÇIKARIMIZI GÖZETMEK ile/ve/değil/yerine/<> ZARAR GÖRMEMEK
- ÇIKAR/LAR ile/ve KORUMA
- ÇIKARLAR.
GENEL ile/ve/||/<>/< ÖZEL
- ÇIKARLAR/IMIZ GEREĞİNCE değil/yerine İLİŞKİLER GEREĞİNCE
- ÇIKARLARIMIZI, BİRİLERİNDEN/ÖTEKİLERDEN ...:
!ÖNDE/ÜSTTE TUTMA(MA)K ile/değil/yerine AYRI TUTMA(MA)K
- ÇIKAR(LAR)INI DÜŞÜNME/K ile/değil/yerine ONU(N)/ÖTEKİ(Nİ/N)/SENİ(N)/KENDİ (İYİLİĞİN/ÇIKARIN) (İÇİN) DÜŞÜNME/K
- ÇIKAR(LAR)INI "DÜŞÜNMEK/İSTEMEK/BEKLEMEK" değil/yerine/>< HAK ETTİKLERİNE VE/VEYA ETTİĞİN KADARINA RIZÂ GÖSTERMEK
- KORUMAK ile/ve SÜRDÜRMEK
( TO PROTECT/SAVE vs./and TO KEEP ON )
- ÇIKARMA ile ÇIKARMA BOTU ile ÇIKARMA YERİ ile ÇIKARMA GEMİSİ ile ÇIKARMA BİRLİĞİ ile ÇIKARMA İŞARETİ ile ÇIKARMA HAREKATI
- ÇIKARMAK ile ÇIKARTMAK ile ÇIKARILMAK ile ÇIKARTILMAK ile ÇIKARABİLMEK ile ÇIKARTTIRMAK ile ÇIKARIVERMEK ile ÇIKARTABİLMEK ile ÇIKARTIVERMEK ile ÇIKAR ile ÇIKARCI/LIK ile ÇIKAR YOL ile ÇIKAR BUDAK
- ÇIKARMAK ile EKSTRAKT YAĞI ile HARAÇ ÇIKARMAK ile ÇIKARILABİLİR ile ÇIKARILAN ile EKSTRAKSİYON
( EXTRACT vs. EXTRACT OIL vs. EXTRACT TRIBUTE vs. EXTRACTABLE vs. EXTRACTED vs. EXTRACTION )
( عصاره ile بازوربيرون کشيدن ile ملخص ile روغن گرفتن ile خراج گرفتن ile استخراج شدني ile مستخرج ile به دست آمده ile عصارهگيري ile استخراج )
( ASAREH ile BAZORBYRON KESHYDAN ile ملخص ile ROGHEN GARAFTAN ile KHARAJ GARAFTAN ile ESTEKHARAJ SHODANY ile مستخرج ile BAH DAST AMODEH ile ASAREAGYRY ile ESTEKHARAJ )
- ÇIKAR/MENFAAT ile/<> EĞİLMEK
( Nokta kadar çıkar/menfaat için virgül kadar eğilmeye değmez. )
- ÇIKARSAMA ile/ve/<> BİLEŞİM
- ÇIKARSAMA ile "DOĞURTMA"
- ÇIKARSAMA ile KANI
- ÇIKARSAMA ile KANI
- ÇIKARSAMA ile/ve/<> USLAMLAMA
- ÇIKARSIZ ve/||/<> RİYÂSIZ
- ÇIKARTILABİLMEK ile ÇIKARTI ile ÇIKARTIŞ
- ÇIKARTMA ile/değil ÇIKARMA
( KIBRIS "ÇIKARTMASI" değil KIBRIS ÇIKARMASI )
- ÇIK/ÇIQ ile ÇIK/ÇIQ ile ÇIKAN/ÇIQAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yansıma bir sözcük. İLE Selenini çıkarmak. İLE Teyze oğlu. )
- ÇIKIK ile KIRIK
( DISLOCATED vs. BROKEN )
- ÇIKIN ile/ve/<> BOHÇA
( Bir beze sarılarak düğünmlenmiş, küçük bohça. İLE/VE/<> İçine, çamaşır, elbise gibi şeyler koyup sarmaya yarayan, dört köşe kumaş. | İplik ya da kumaşın ticari birimine verilen ad. )
( BUNDLE )
(1996'dan beri)