C ve Ç ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 7.911 başlık/FaRk ile birlikte,
7.911 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(10/33)
- CENT OKULU :
( Tarabya'da Dost Okulları adı ile eğitim veren okul, bilahare el değiştirerek Cent Okulları adını aldı. Ana Okul, İlköğretim Okulu ve Lise olarak 1991/1992 öğretim ve eğitim döneminde hizmete başladı. İlkokul 1997/1998 döneminde İlköğretime dönüştürüldü. )
- CENTER :/yerine MERKEZ
- CENTER/CENTRE vs. MIDDLE
- ÇENTİK/TIRTIK ile İŞÂRET
( Bir şeyin kenarında kesilerek ya da kırılarak açılan küçük kertik, tırtık. | Küçük oyuk. | Basım sırasında basım aygıtının diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılan çukurluk. İLE Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. | Belirti, gösterge, alâmet. | El, yüz hareketleriyle gösterme. )
- ÇENTİKLEMEK ile ÇENTİKLENMEK ile ÇENTİK ile ÇENTİKLİ ile ÇENTİKSİZ
- CENTİLMEN/LİK ile CENTİLMENCE ile CENTİLMENLİK ANLAŞMASI
- ÇENTMEK ile ÇENTİLMEK ile ÇENTEBİLMEK
- CENTRAL ANGLE ile/||/<> INSCRİBED ANGLE
( Central merkez köşeli, inscribed çember üzeri köşeli. )
( Formül: Center vertex İLE circle vertex )
- CENTRAL İLE PERİPHERAL İLE IMMUNE PRİVİLEGE ile/||/<> İMMÜN TOLERANS
( Oto-reaktivite kontrol mekanizmaları. )
( Formül: Negatif seleksiyon )
- CENTRAL :/yerine MERKEZİ
- CENTURY :/yerine YÜZYIL
- CENÛB ile/||/<> ŞİMÂL
( Güney. İLE/||/<> Kuzey. )
- CENUP ile CENUPLU
- CEO :/yerine CEO
- TASCHENDOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CEP DOZİMETRESİ
- POCKET DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE DE POCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= CEP DOZÖLÇERİ
- CEP TEL'DA:
KULAKLIKSIZ KULLANMAK değil/yerine KULAKLIĞIYLA KULLANMAK
( [not] TO USE EARPHONELESS - TO USE WITH EARPHONE/WIRELESS :ON MOBILE PHONES) ( TO USE WITH EARPHONE/WIRELESS instead of TO USE EARPHONELESS :ON MOBILE PHONES )
- CEP TELEFONU KULLANIMI DOĞRUDAN KONUYU KONUŞMAK
- CEP TELEFONU:
"YAKINLAŞTIRICI" ile/ve/||/<>/>< UZAKLAŞTIRICI
( Uzaktakileri, size. İLE/VE/||/<>/>< Sizi, yanınızdakilerden. )
- CEP TELEFONU'NDA:
SELÂMLAŞMA/HATIR yerine DOĞRUDAN KONUYU KONUŞMAK
( TO TALK DIRECTLY THE SUBJECT instead of TO GREET :ON MOBILE PHONES )
- CEP TELEFONUNU:
KULAKLIKSIZ KULLANMAK değil/>< KULAKLIĞIYLA KULLANMAK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- CEP, AYCAN (RİZE, 1936 - 2012) :
( Denizci olarak bir süre çalıştıktan sonra, Minibüs İşletmeciliği yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu üyesidir. )
- CEP ile CEP SAATİ ile CEP FARESİ ile CEP FENERİ ile CEP KİTABI ile CEP DEFTERİ ile CEP SÖZLÜĞÜ ile CEP TAKVİMİ ile CEP HARÇLIĞI ile CEP TELEFONU ile CEP TELEVİZYONU
- CEP ve/||/<>/> ÇÖP
( Çöpleri, dışarıya/yola/sokağa atmak yerine cebimizde tutma olanağımız varken, cebimiz, bir süreliğine çöp de olabilir. )
- ÇEPEÇEVRE
- ÇEPEL, PROF. DR. NECMETTİN (BURSA, 1928) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. İ.Ü. Orman Fakültesinden 1950'de mezun oldu. Bir süre orman teşkilatında çalıştıktan sonra açılan sınavını kazanarak 1953'te Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Kürsüsünde asistan oldu. 1958'de "Kayın, Meşe, Karaçam ve Göknar Ağaçlarının Asimilasyon Organlarında Bazı Önemli Bitki Besin Maddelerinin Mevsimlik Değişim Üzerine Araştırmalar" korulu tezi ile "Üniversite Bilimleri Doktoru" unvanını aldı. 1963'te ""Orman Topraklarının Rutubet Ekonomisi Üzerine Araştırmalar ve Belgrad Ormanı'nın Bazı Karaçam. Kayın. Meşe, Meşçerelerinde İntersepsiyon, Gövdeden Akış ve Toprak Rutubet Miktarlarının Sistematik Ölçmelerle Tespiti" tezi ile "Üniversite Doçenti" unvanını kazandı. 1971'de ""Antalya Orman Başmüdürlüğü Bölgesinde Yapılan Ağaçlandırmalarda Karşılaşılan Bazı Ekolojik Problemler Üzerine Araştırmalar" adlı çalışması ile Profesörlüğe yükseltildi. 1978'de Toprak İlmi ve Ekoloji Kürsüsü Başkanlığı görevini üstlendi. Bu görevini emekli olduğu 1995 yılına kadar devam ed tercüme makale, 25 adedi bilimsel bildiridir. Kitaplarından 10'u ders kitabı, 3 ‘ü yardımcı ders kitabı, 6 adedi araştırma, 8 adedi çeşitli konularda yazılmış kitaplar, 4 adedi de yabancı dilden tercüme edilmiş kitaptır. )
- ÇEPELLEMEK ile ÇEPELLENMEK ile ÇEPEL ile ÇEPELLİ/LİK ile ÇEPELSİZ
- ÇEPER ile ÇEPERLİ ile ÇEPERSİZ
- CEPHALALJİA ile/||/<> CEPHALOMETRİKS
( Baş ağrısı. İLE/||/<> Baş ölçümleriyle ilgili. )
- CEPHANE/LİK ile CEPHANECİ/LİK
- CEPHE[Ar. CEBHE] ile ÇEHRE/ÇİHRE[Fars.]
- CEPHE ile/ve/||/<> MANZARA
- CEPHELENMEK ile CEPHELEŞMEK ile CEPHE ile CEPHELİ
- ÇEPİŞ ile OĞLAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Altı aylık keçi yavrusu. )
- CEPKİN, HAYKO (İST. 1978) :
( Ermeni asıllı olup Yenimahalle'de (Sarıyer) doğan ve çocukluğu burada geçen bir sanat adamıdır. Lise eğitimini Özel Getronagan Lisesinde yaptıktan sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisinde iki yıl süre ile şan ve solfej dersleri aldı. Bilahare Akademi İstanbul'a devam ederek piyano eğitimi aldı ve 1997 yılında profesyonel sanat hayatına başladı. Kısa sürede şöhreti yakaladı, festivallerin ve organizasyonların aranılan adamlarından biri olmayı başardı. Pek çok beste yaptı, Şarkı sözü yazdı ve şarkılarıyla ünlendi. 2006 yılında Kral Müzik Ödüllerinde Yılın En İyi "Rock Erkek Sanatçı"sı ödülünü aldı. Tv de şhow programlarına çıktı, film çevirdi... "Sakin Olman Lazım" (2005); "Tanışma Bitti" (2007); "Sandık" (2010); Aşkın Izdırabını... " (2012) albümlerinden bir kaçıdır. Ayrıca "Acayip Hikâyeler" (2012), "Çocuk" (2008) ve "Arkadaşım hoş geldin" (2014) rol aldığı filmlerden bazılarıdır. )
- CEPTEKİ PARA ile/ve ALACAK
( THE MONEY IN THE POCKET vs./and THE CREDIT )
- ÇER-ÇÖP ile İNCİ
( Denizin üstünde. İLE Denizin dibinde. )
- ÇER ile ÇER[Oğuz] ile ÇER[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gövdenin [hastalık derecesinde] ağırlaşmasını anlatan sözcük. İLE Zaman. İLE Bir şeyin karşı tarafı. )
- CER'[Ar.] ile CER/R[Ar.] ile CER[Ar.]
( Suyu, yudum yudum içme. İLE Çekme, sürükleme.| Arapça'da, ait olduğu ismi, meksûr[kesreli=esreli] okutan harf ya da edat.[harf-i cerr] | Para, eşyâ vb. çekme. İLE Yarık, çatlak, özellikle yarılmış yer. )
- CER ile CERH ile CER HOCASI
- ÇER değil/yerine/= SATRANÇ
- ÇERAĞ ile ÇERAĞ UYANDIRMA ile ÇERAĞ DİNLENDİRME
- ÇERAG/Ğ[Fars.]/ÇIRA değil/yerine/= KANDİL, MUM, IŞIK | OTLAMA, OTLAK
- CERÂHAT/CİRÂHAT[Ar.] ile CERÂHÂT[Ar. çoğ. CERÂHAT/CİRÂHAT]
( İrin, yara. | Cerrahlık. İLE Yaralar, irinler. )
- CERAHAT ile/değil/yerine/>< CEMAAT
- CERAHATLENMEK ile CERAHAT ile CERAHATLİ ile CERAHATSİZ
- CERBEZE ile CERBEZELİ
- CERBEZE ile/ve/||/<>/> CEZBE
( Güzel konuşma. | Beceriklilik, girginlik. | Kurnazlık, hilekârlık. İLE Bir duygu ya da bir inanışın etkisiyle ölçüsüzce coşup kendinden geçme. | Çekilme, çekim. )
- CER-/CERO- ile/||/<> TYR-/TYRO-
( Mumsu yapıda. İLE/||/<> Peynir ya da peynirimsi. )
- ÇERÇEVE[Fars.] ile BAĞLAM
- ÇERÇEVE ile ÇERÇEVE
( FRAME vs. FRAMEWORK )
( چار چوب ile پاپوش دوختن ile شاسي ile قاب کردن ile چارچوب ile چهارچوب ile اسکلت ile پيکره ile سفت کاري )
( CHAR CHUB ile PAPUSH DOKHTAN ile SHASY ile GHAB KARDAN ile CHARCHUB ile CHEHARCHUB ile ESKALAT ile PEYKAREH ile SOFT KARY )
- ÇERÇEVE ile DÖNGÜ
( FRAME vs./and CYCLE/CYCLONE )
- ÇERÇEVE ile/ve EREK
- ÇERÇEVE ile GERGEF[Fars.]
( ... İLE Üzerine kumaş gerilerek, nakış işlemeye yarayan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde olan çerçeve. )
- ÇERÇEVE ile/ve/||/<> KAPSAM
- ÇERÇEVE ile KASNAK
( ÇÂR-ÇÛBE [ÇÂR: Dört. | ÇÛBE: Oklava.] ile ... )
- ÇERÇEVE ile PENCERE
- ÇERÇEVE ile SÖVE/SÖĞE ile SÖVE[Fr. SEUIL]
( ... İLE Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. | Eşik. | Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. İLE Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları. )
- ÇERÇEVE ile/ve/değil/||/<> ÜST SINIR
- ÇERÇEVE ile/ve/<> YÖRÜNGE
- ÇERÇEVE ile/ve/||/<> ZARF
- ÇERÇEVELEMEK ile ÇERÇEVELENMEK ile ÇERÇEVELETMEK ile ÇERÇEVELETEBİLMEK ile ÇERÇEVELEYEBİLMEK ile ÇERÇEVE ile ÇERÇEVECİ/LİK ile ÇERÇEVELİ ile ÇERÇEVESİZ ile ÇERÇEVE ANLAŞMA
- ÇERÇEVELENDİRME ve/||/<>/> TANITILABİLİRLİK
- ÇERÇEVELETİLMEK ile ÇERÇEVELETTİRMEK
- ÇERÇİ ile TÜCCAR
( Mal takasıyla sınırlı. İLE Pazar yaratan. )
( Köy, pazar gibi yerlerde dolaşarak, ufak tefek tuhafiye eşyası satan, gezgin esnaf. İLE Ticaret yapan, ticaretle uğraşan kişi. )
- CERDE[Ar.] ile CERDE[Ar.]
( Mekke'de, hacılara eşlik eden atlı koruma görevlisi. | Tüysüz, dazlak. İLE Sarı renkli, donu sarı, kuladan açık olan at. )
- CERED[Ar.] ile CERED[Ar.]
( Çıplak bir duruma getirme. İLE Yaralı. )
- CEREMONY :/yerine TÖREN
- CHERENKOV DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR CHERENKOV[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇERENKOV DEDEKTÖRÜ
- CERENKOV-DEDEKTOR, CERENKOV-ZAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= CERENKOV DETEKTÖRÜ
- CERENKOV IŞINI ile/||/<> CERENKOV DEDEKTÖRÜ
( Saydam bir ortamı ışığın ortamdaki hızından daha büyük bir hızla geçen yüksek enerjili yüklü tanecikler demetinin oluşturduğu mavimsi ışık. İLE Cerenkov ışınınun gözlenmesiyle yüksek enerjili yüklü tanecikleri ölçmek için kullanılan dedektör. )
( CERENKOV-STRAHLUNG MiT CERENKOV-DEDEKTOR, CERENKOV-ZAHLER )
( LA RADiATiON DE CERENKOV AVEC LE DETECTEUR DE CERENKOV )
( CERENKOV RADiATiON VS. CERENKOV DETECTOR )
- CHERENKOV RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT CHERENKOV[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇERENKOV IŞINIMI
- CERENKOV-STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CERENKOV RADYASYONU
- CERES -ile
( Hayvanın boynundaki çıngırak. )
- CERES ile/ve/||/<> BAKHÜS
- CEREYAN değil/yerine/= AKIM
- CEREYAN ile CEREYANLI
- ÇEREZLENMEK ile ÇEREZ/LİK ile ÇEREZCİ/LİK
- ÇERGE = ÇADIR HAMAM
- ÇERGE ile ÇERGECİ/LİK
- ÇERH[Fars. < ÇARH/ÇERYH]/FELEK[Ar.] değil/yerine/= ÇARK
- CERH[Ar.] ile KESB[Ar.]
- ÇERİ -ile
( Asker. )
- ÇERİ ile ÇER ÇÖP
- CERÎ/CERY[Ar.] ile CERÎ'[Ar. < CÜR'ET]
( Cereyan. İLE Yiğit, cesur, gözü pek, yürekli. )
- CERÎB -ile
( Eskiden Arap ülkelerinde kullanılan [aşağı-yukarı] 216 litrelik bir hacim ölçüsü. | Tarla ve arazi ölçüsü. | Dönüm. )
- CERİB[Ar.] ile CERÎB[Ar.]
( Uyuz hastalığına tutulan, uyuz. İLE Eskiden Arap ülkelerinde kullanılan [aşağı-yukarı] 216 litrelik bir hacim ölçüsü. | Tarla ve arazi ölçüsü. | Dönüm. )
- CERÎB-üt-TAÂM -ile
( Dört kâfiz arpa ve buğday alan bir ölçek. )
- CERİDE[Ar.] -ile
( Gazete. | Dergi, gazete gibi belirli aralıklarla yapılan yayımlar. | Tutanak, kayıt defteri. | Süvari kolu. )
- CERİD/E, CERDÂ[Ar.] ile CERÎDE[Ar.] ile CERÎDE[Ar.]
( Verimsiz, çorak yer. İLE Gazete, tutanak, zabıtnâme. İLE Yalnız, tenha. )
- CERİDE ile/ve/||/<>/> ZÂBİT CERİDESİ
- ÇERİG ile ÇERİG[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Savaştaki karşılıklı saflar. İLE Herhangi bir şeyin karşı tarafı. | Herhangi bir şeyin zamanı. )
- CERÎM[Ar.] ile CERÎN[Ar. çoğ. ECRÂN, ECRİNE, CÜRÜN]
( Kabahatli, suçlu. İLE Hurma kurutma yeri. )
- ÇERKEZ/LİK ile ÇERKEZCE
- CERMEN ile CERMENCE ile CERMEN DİLLERİ ile CERMEN MENTEŞE
- CERN'DEKİ ALGILAYICILAR/DEDEKTÖRLER/PRELIMINERY:
CMS / ATLAS
( Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir cismin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi, ısın. | Besinlerin, dokular içinde yanarak vücudun sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü. )
- ÇERNOBİL ile ÇERNOMERDİN
( CHERNOBYL vs. CHERNOMERDIN )
( چرنوبيل ile چرنوميردين )
( چرنوبيل ile CHARNOMYRADYNE )
- ÇERPA[Tibet dilinde] -ile
( DOĞA İNSANI )
- CERRAH MAHMUT EFENDİ CAMİİ :
( Çayırbaşı'nda çarşı içinde ve ana cadde Üzerinde olan cami Kaptan - ı Derya Kılıç Ali Paşa'nın doktoru Cerrah Mahmut Efendi tarafından 16. yy'da yaptırılmıştır. Camiye Cezayirli Gazi Hasan Paşa Camii de denilmektedir. Bunun nedeni Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın cami bahçesine bitişik bir çeşme yaptırmış olmasıdır. )
- CERRAH ile/ve CERRAH/Î
- CERRAH/LIK ile CERRAHİ ile CERRAHİ MÜDAHALE
- CERRAHOĞLU, M. EŞREF (K. EREĞLİ, 1948) :
( Öğrenimini tamamladıktan sonra armatör olarak iş hayatına atıldı. Meslek kuruluşlarında çeşitli görevler aldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ÇERT ile ÇERT ÇÜRT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Parça. İLE Herhangi bir şeyin parçaları ya da kırıntıları. )
- CERTAIN vs. PUNGENT
- CERTAIN :/yerine BELİRLİ
- CERTAINLY :/yerine KESİNLİKLE
- CERTAINTY vs. STERN(NESS)
- ÇERVİŞ ile ÇERVİŞLİ ile ÇERVİŞSİZ
- ÇEŞ ile ÇEŞKEL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Turkuvaz. İLE Çanak, çömlek ya da parçaları. )
- CESAMET ile/ve/||/<>/> CESAMETLİ
( Büyüklük. @@ Kocaman, iri, büyük olan. )
- CESÂRET/CESUR ve/<> AZİM/Lİ
- CESÂRET:
DEVAM EDEBİLME GÜCÜ ile/ve/değil/||/<>/< HİÇ GÜCÜMÜZ KALMADIĞINDA, DEVAM EDEBİLMEK
- CESARET ETMEK değil/yerine/= GÖZE ALMAK
- CESÂRET:
KORKUNUN YOKLUĞU ile/ve/değil/+/||/<>/< BENCİLLİĞİN BULUNMAMASI
- CESÂRET:
"SEÇTİKLERİMİZ" değil VAZGEÇTİKLERİMİZ
- CESÂRET ile/ve/değil/||/<>/< AŞK
( FALL IN LOVE vs./and/<>/> COURAGE )
- CESÂRET ile/ve ATILGANLIK
( BAHÂDIR: Yiğit, cesur. )
( COURAGE/BRAVERY vs./and DASH/AUDACITY )
( COURAGE avec/et ... )
( MUT mit/und ... )
( COR/CUER[: Yürek/kalp.] ile/ve ... )
( DENUEDO/VALOR con/y ... )
( CORAGGIO con/e ... )
( ... ile/ve THRASYTES )
- CESÂRET ile/ve/<> AYKIRILIK
- CESÂRET ve/||/<>/> BASİRET ve/||/<>/> FERÂSET ve/||/<>/> HAYRET ve/||/<>/> HİKMET ve/||/<>/> MERHAMET
- CESÂRET değil BUNALIM
- CESÂRET ile/ve/değil CAHİL CESÂRETİ
( [not] COURAGE vs./and/but IGNORANT COURAGE )
- CESARET ile CESUR
( COURAGE vs. COURAGEOUS )
( شجاعت ile جرات ile دل ile جسر ile دليري ile دلاوري ile رشادت ile يارايي ile دلدار ile دلاور ile شجاع ile باشهامت ile باجرات ile پرجرات ile با دل و جرات ile بي ترس ile تهور آميز ile دلير )
( SHOJAAT ile JARAT ile DEL ile جسر ile DELYRY ile دلاوري ile RASHADAT ile YARAYY ile DELDAR ile DELAVAR ile SHOJA ile باشهامت ile باجرات ile پرجرات ile BA DEL VE JARAT ile BEY TARS ile TEHOR AMYZ ile DELYR )
- CESÂRET ile/ve/değil/||/<> GÖZDEN ÇIKARMAK
- CESÂRET ile/ve/<> GÜÇ
( Birini çok sevmek ile. İLE/VE/<> Biri tarafından çok seviliyor olmak ile. )
( COURAGE vs./and/<> POWER )
- CESÂRET ile/ve/||/<>/> GÜÇ ile/ve/||/<>/> MUTLULUK
( En kısa sürede özür dileyerek. İLE/VE/||/<>/> En kısa sürede affederek. İLE/VE/||/<>/> En kısa zamanda unutarak. )
- CESÂRET ve/<> GÜVEN
( COURAGE and/<> CONFIDENCE )
- CESÂRET ile İNTİKAM
( İntikama yönelik çaba, cesâretten değil acziyettendir. )
- CESÂRET ile/ve/<>/değil İSTEKLİLİK
( [not] COURAGE vs./and/<>/but WILLINGNESS )
- CESÂRET ile/değil KABA/LIK
- CESARET ile/ve/||/<> KALB(İN ATMASI)
( Var mı aşka? İLE/VE/||/<> Çarpıyor bir başka. )
( Var mı aşka? İLE/VE/||/<> Çarpıyor bir başka. )
- CESÂRET ile/ve KARARLILIK
( COURAGE vs./and DECISIVENESS/STABILITY )
- CESARET ile/ve/||/<>/< KAYGI
- CESÂRET ve/<> MAHÂRET/BECERİ
- CESÂRET ile/ve/||/<>/> OLASILIK/RİSK/MUHÂTARA[Ar. < HATAR]
( Almaya cesâret edemediğimiz riskleri alanlar, yaşamak istediğimiz yaşamı yaşar. )
( COURAGE vs./and/||/<>/> RISK )
- CESÂRET ile/değil/ne yazık ki SAYGISIZLIK
- CESÂRET = ŞECÂ'AT, CESÂRET[Fars., Ar.] = COURAGE[İng., Fr.] = FORTITUDO[Lat.] = MUT[Alm.] = HË ANDREIA[Yun.] = CORRAGIO[İt.] = VALOR[İsp.] = MOED[Fel.] = MOD[Dan.] = MUJYESTVO[Rus.]
- CESÂRET ile/ve/değil/yerine ŞEHÂMET
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Akıllıca olan cesâret. )
( [not] COURAGE vs./and/but REASONAL COURAGE
REASONAL COURAGE instead of COURAGE )
- CESÂRET ile/ve/||/<>/>/< TESLİMİYET
- CESÂRET ve/||/<>/>/< YARATICILIK
( Önderden gelir. VE/||/<>/>/< Takımdan gelir. )
- CESÂRET ile/ve YÜREKLİLİK
( COURAGE vs./and BRAVENESS )
( ... cum/et ANIMOSITAS )
- CESARET değil/yerine/= YÜREKLİLİK/GÖZÜPEKLİK
- CESÂRET ile/değil YÜZSÜZ/LÜK
- CESÂRET ile/ve/değil/||/<>/< ZORUNLULUK
- CESARETLENDİRMEK ile TEŞVİK ile TEŞVİK EDİCİ ile TEŞVİK EDİCİ ile ÖĞRENMEYİ TEŞVİK ETMEK
( ENCOURAGE vs. ENCOURAGEMENT vs. ENCOURAGER vs. ENCOURAGING vs. ENCOURAGING LEARNING )
( تشجيع کردن ile تشويق وترغيب کردن ile دلگرم کردن ile تشويق کردن ile قوت قلب ile تشويق ile ترغيب ile تشجيع ile مشوق ile ترغيبي ile تشويقي ile دلگرم کننده ile دانشپرور )
( TASHJYE KARDAN ile TASHOYGH VATARGHYBE KARDAN ile DELGARAM KARDAN ile TASHOYGH KARDAN ile GHOOT GHALAB ile TASHOYGH ile TARGHYBE ile تشجيع ile MOSHOGH ile ترغيبي ile تشويقي ile DELGARAM KONANDEH ile DANESHPOROOR )
- CESARETLENMEK ile CESARETLENDİRMEK ile CESARET ile CESARETLİ/LİK ile CESARETSİZ/LİK ile CESARETSİZCE
- CESARETLEN(DİR)MEK değil/yerine/= YÜREKLEN(DİR)MEK
- CESEDİ:
SIRIKLAR ÜSTÜNE BIRAKMAK ile YAKMAK ile TOPRAĞA GÖMMEK
( Yakutistan'lılar, cenazelerini bu 3 biçimde kaldırırlar. [Ölüleri için yas tutmazlar.] )
- CESET/NAAŞ[Ar. < NA'Ş] değil/yerine/= ÖLÜYİN/GÖVRE
- CESET/CESED ile/ve/değil/||/<>/> CENÂZE
( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsan için. )
- CESET = CESED[Ar., Fars.] = CETHE/T, NAŞ/NAAŞ[Ar.] = CORPSE[İng., Fr.] = CADAVRE[Fr.] = CADAVER[Lat., İsp.] = LEICHE[Alm.] = HO NEKROS[Yun.] = CADAVERE[İt.] = LIJK[Fel.] = LIGET[Dan.] = TRUP[Rus.]
- CESET[Ar.] ile MUMYA[Fars.]
( ... İLE Bazı özel ilaçlar kullanılarak bozulmayacak duruma gelmiş olan ve bugün kazılarla ortaya çıkarılan ceset. | [mecaz] Çok zayıf kişi. )
- ÇEŞİT ile/ve DİSİPLİN
( VARIETY vs. DISCIPLINE )
- ÇEŞİT ile TÜR
( KIND vs. TYPE )
- ÇEŞİT ile/ve YÖN
( VARIETY vs./and DIRECTION )
- ÇEŞİTKENAR ile ÇEŞİTKENAR ÜÇGEN
- ÇEŞİT/LEME / ÇEŞİT/Lİ/LİK ve/<> EŞİT/LEME / EŞİT/LİK
- ÇEŞİTLEMEK ile ÇEŞİTLENMEK ile ÇEŞİTLENDİRMEK ile ÇEŞİTLENEBİLMEK ile ÇEŞİT ile ÇEŞİTLİ/LİK ile ÇEŞİT ÇEŞİT
- ÇEŞİTLENME/DEĞİŞKE ile/ve/||/<> ÇEVİRİ
( VARIANTE avec/et/||/<> COMENTAIRE )
- ÇEŞİTLENME ve/<> VAHDET
- ÇEŞİTLERİ BAKIMINDAN ve DELÂLET BAKIMINDAN
- (ÇEŞİTLİ) BİTKİSEL/HAYVANSAL YAĞLAR yerine ZEYTİNYAĞI!
( )
- ÇEŞİTLİ KOKULAR('I)[Anlayana!]
( OS[İsveççe] )
- ÇEŞİTLİ MAKAMLAR -ile
( * ACEMAŞÎRÂN
* ACEMKÜRDÎ
* BESTENİGÂR
* BEYÂTİ ARABÂN
* BÛSELİK
* DÜGÂH
* EVC
* EVCÂRÂ
* GERDÂNİYE
* GÜLNÂRÎ
* HİCAZ
* HİCAZKÂR
* HÜSEYNİ
* H. BÛSELİK
* HÜZZÂM
* KARCIĞAR
* K. HİCAZKÂR
* MÂHÛR
* MUHAYYER
* M. BÛSELİK
* NEVÂ
* NİHÂVEND
* NİKRİZ
* PENÇGÂH
* RAST
* SABÂ
* S. ZEMZEME
* SEGÂH
* SÛZİNÂK
* ŞEHNÂZ
* UŞŞÂK
* YEGÂH )
- ÇEŞİTLİ ile ÇEŞİTLER
( ASSORTED vs. ASSORTMENT )
( جور کرده ile طبقه بندي ile جوري )
( JOR KARDEH ile TABAGHEH BANDY ile JORY )
- ÇEŞİTLİ/LİK ile/değil/||/<> ÇEŞNİ
- ÇEŞİTLİ/LİK ile ÇOK/LUK
( Çeşitlilik içinde birlik doğaldır ve iyidir. )
( VARIATION/DIVERSITY vs. ABUNDANCE
Unity in diversity is natural and good. )
- ÇEŞİTLİLİK ile/ve DERİNLİK
- ÇEŞİTLİLİK ile/yerine MÜZİK
( Çeşitlilik alışkanlıklarda aşırılık doğurur, gövdede ise hastalık. İLE/YERİNE Müzikte sadelik, kişilere ağırbaşlılık, gövde eğitiminde ise gövdelere sağlık verir. )
- ÇEŞİTLİLİK ile/ve/<>/> TÜKETİM
- ÇEŞİTLİLİK ile/ve/<> UYUMLULUK ile/ve/<>
EVRİM ile/ve/<> BİYOÇEŞİTLİLİK
( Açıklamalar için burayı tıklayınız... )
(
)
(
)
( )
- ÇEŞM -ile
( GÖZ )
- ÇEŞME SOKAK :
( Çayırbaşı mahallesi sokaklarından biridir. Bu mahalledeki en önemli eser Cerrah Mahmut Efendi Camiidir. Cami çevresinde dört adet tarihi çeşme vardı. Yol yapım çalışmaları sırasında üçü yıkılıp gitti. Cami avlu duvarına bitişik olan ve Kaptan - ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa tarafından yaptırılan Çeşme varlığını korumaktadır. Bu alandaki bir sokağa da "Çeşme Sokak" ismi verildi. )
- ÇEŞME ile ÇEŞME BAŞI
- ÇEŞME ile HAYAT ÇEŞMESİ ile DOLMA KALEM ile KAYNAK
( FOUNTAIN vs. FOUNTAIN OF LIFE vs. FOUNTAIN PEN vs. FOUNTAINHEAD )
( چشمه ile عينالحيات ile قلم خودنويس ile خودنويس ile منبع خبر ile سرچشمه ile اصل وسرچشمه )
( CHESHMEH ile عينالحيات ile GHALAM KHODNOYS ile KHODNOYS ile MONBA KHBAR ile SARCHESHMEH ile ESL VASARCHESHMEH )
- ÇEŞME ile MUSLUK/BURMA
( )
( FOUNTAIN vs. TAP )
- ÇEŞME ile/değil/< ŞADIRVAN/ŞÂDURVÂN[< Fars. ŞÂDÂB-I REVÂN: Akıcı, çok su. (REVÂN: Akıcı.)]
( ... İLE/DEĞİL Daha çok cami avlularında bulunan, etrafı çok musluklu duvarla çevrili su haznesi. )
- ÇEŞME ile/ve SEBİL
- ÇEŞME ile/<> YALAK
( ... İLE/<> Hayvanların su içtikleri, taş ya da ağaçtan oyma kap. | Çeşme, musluk vb.'nin altına akan suyun çevreye sıçramasını ya da akıp gitmesini önlemek için konulan delikli taş tekne. | [coğ.] Buzyalağı. | Boşboğaz, söz taşıyan. )
- ÇEŞNİLEMEK ile ÇEŞNİLENMEK ile ÇEŞNİLENDİRMEK ile ÇEŞNİ/LİK ile ÇEŞNİCİ/LİK ile ÇEŞNİLİ ile ÇEŞNİSİZ
- CESSION vs. SESSION
- CESUR/CESURCA değil/yerine/= YÜREKLİ/KORKUSUZ/GÖZÜPEK
- CESUR ÖNDERİN ANLATACAĞI:
"BAŞARI/SIZLIK" değil/yerine/< GELİŞİM
- CESUR ile ASLAN GİBİ CESUR ile CESURCA
( DARING vs. DARING AS A LION vs. DARINGLY )
( شهامت ile جسور ile متهور ile جسارت آميز ile شير زهره ile جسارتا )
( SHEHAMET ile JASOR ile متهور ile JASART AMYZ ile SHYR ZAHAREH ile JASARTA )
- CESUR ile CESURCA
( BRAVE vs. BRAVELY )
( دلاور ile دلير ile پردل ile باشهامت ile رشيد ile راد ile تهم ile جوان مرد ile جوانمرد ile شجاع ile شير افکن ile شجاعانه ile غازيانه ile دليرانه ile جوان مردانه )
( DELAVAR ile DELYR ile PARDEL ile باشهامت ile رشيد ile RAD ile تهم ile JAVAN MARD ile JAVANMARD ile SHOJA ile SHYR AFKAN ile SHOJAANEH ile غازيانه ile دليرانه ile JAVAN MARDANEH )
- CESUR/LUK ile CESURCA
- ÇETE[Bulg.] ile/değil/yerine/||/<>/< ÖRGÜT
( Yasa dışı işler yapmak ya da etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk. | Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Ortak bir amacı ya da işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların ya da kişilerin oluşturduğu birlik. | Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü. )
- ÇETELE[Yun.] ile/||/<>/> DİZİN/FİHRİST[Fars.] / LİSTE/İNDEKS/ENDEKS[İng.]
( Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. | Esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttuğu ağaç dalı. İLE Bir betiğin ya da derginin, kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve yapıtın arkasında yer alan abecesel sıralama. | Belirli bir konuda çıkan betik ve dergideki yazılarla ilişkiyi sağlayan ve ayrı bir betik ya da süreli yayın biçiminde çıkan yapıt. | Kütüphane, belge vb. için düzenlenen belirli bir bilginin ya da belgenin bulunduğu yeri gösteren düzenli sıralama. )
- ÇETELEŞMEK ile ÇETELEŞTİRMEK ile ÇETE ile ÇETECİ/LİK ile ÇETE SAVAŞI
- ÇETE/ÇETERE" değil ÇETELE
( Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. | Esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttuğu ağaç dalı. )
- ÇETİN, AHMET D. (BURSA, 1940) :
( Sarıyer alt yapısında futbola başladı futbolu Sarıyer'de bıraktı. 5 Lig ve 13 özel maç olmak üzere 18 maçta oynadı. Sanayici olup, 3 dönem Sarıyer Spor Kulübü yönetim kurulunda görev aldı. Divan Kuruyu Üyesidir. 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği Kurucusu üyesidir. Bu derneğin yönetim kurulunda bulunmuş ve 2 dönem başkanlığını yapmıştır. Ayrıca, Sarıyerliler Derneği ve Yenimahalle Spor Kulübü üyesi olup Sarıyerliler Derneğinde yönetim kurulu üyesi, Yenimahalle Spor Kulübünde Başkanı olarak görev yaptı. )
- ÇETİNKAYA, NURETTİN (İST. 1950) :
( İşadamı, yönetici. Şişli Ondokuz Mayıs İlkokulu, Sultanahmet Sanat Enstitüsü ortaokulu ve Mecidiyeköy Lisesinden mezun oldu. Bir süre değişik ticari şirketlerde çalıştıktan sonra genç yaşta kendi işini kurdu. Nakış, kurdele, triko ve overlok işlerini yapan Çetinkaya Şirketini kurdu. Bilahare ilaç işine girdi ve Bolu'da Çetinkaya Serum fabrikasını kurdu. Bu Şirketlerin Yönetim Kurulu Başkanı olarak meslek kuruluşlarında görev aldı. İSO, TO ve TOBB üyesi olup bu kuruluşlarda meclis üyesi ve delege olarak görev aldı. İş hayatına atılmadan futbol oynadı. Kuştepe ve Fenerbahçe'de forma giydi. Sonraları Kuştepe Kulübünde yönetici ve kulüp başkanı olarak görev aldı. Nakışçılar Derneğinin kuruluşunu yaptı ve Kurucu Başkanlığını üstlendi. Sanayiciler Derneği, Kuştepe Spor Kulübü ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. Sarıyer Spor kulübünde 7 dönem (1994/19995; 1995/1996; 1996/1997; 1997/1998; 2007/2008; 2009/2010; 2012/2013) Yönetim Kurulu üyesi ve Profesyonel Şube Sorumlusu Asbaşkan olarak görev yaptı. Sarıyer'in 1995/96 sezonu şampiyonluğu kazanan yönetim kurulunda sorumlu yönetici olarak bulundu. Sarıyer Spor Kulübünde Divan Kurulu üyesidir. Üyesi olduğu Boluspor Kulübünde iki dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Ayrıca Türkiye Güreş Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Asbaşkanı, Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (İASKF) Yönetim Kurulu Üyesi, Gençlik ve Spor İstanbul İl Müdürlüğü saha komiserliği görevlerinde bulundu )
- ÇETİNLEŞMEK ile ÇETİNLEŞTİRMEK ile ÇETİN/LİK ile ÇETİNCE ile ÇETİN CEVİZ
- ÇETİNOĞLU, A. BÜLENT (İST. 1937) :
( İ.Ü. İktisat Fakültesinden mezun oldu. İş hayatına bankacı olarak başladı. Değişik görevler üstlendi. İmar Bankasında Genel Müdür Yardımcısı, Doğuş Holding'de Mali İşler Koordinatör Yardımcısı, Net Turizmde Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Spor Yaşamına Galatasaray'da başladı ve atletizm yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ÇETİNTAŞ, ZAFER MURAT (ORTAKÖY, İST. 1957) :
( Araştırmacı - yazar. Uzun yıllardan beri Türk Balıkçılığının ve çevreci örgütlerin gelişmesi için mücadele vermektedir. Çevre ile ilgili her türlü eylemin içinde bulunmaktadır. Türkiye'de ilk Su Ürünleri Müzesini kurdu. Konusu denizcilik olan Heyamola dergisinin imtiyaz sahipliğini üstlendi. Konusu deniz ve balıkçılı olan dört şiir kitabından başka, Çevreci Sivil Toplum Örgütlerinin Yakın Tarihi I ve Köpekler İmparatorluğu isimlerini taşıyan iki kitabı yayımlandı. Ayrıca 30 ayrı dergi ve çeşitli gazetelerde makaleleri yayınlandı. TRT ve diğer özel TV'lerde programlar yaptı, belgesel danışmanlıklarında bulundu. 23 yıldan beri Doğa Savaşçıları Derneği Çevre Örgütü Başkanlığını sürdürmektedir. )
- ÇETREFİLLEŞMEK ile ÇETREFİLLEŞTİRMEK ile ÇETREFİLLEŞEBİLMEK ile ÇETREFİL/LİK ile ÇETREFİLCE ile ÇETREFİLLİ/LİK ile ÇETREFİLSİZ
- ÇETREFİLLİ ile NETAMELİ ile TUMTURAKLI[Fars.]
( Karışıklığı dolayısıyla anlaşılması ya da sonuca bağlanması güç. | Yapı ve ses kurallarına aykırı kullanılan dil. | Sarp, engelli ve engebeli yer. İLE Gizli bir tehlikesi olduğu sanılan, tekin olmayan. | Başına sık sık kaza gelen. İLE Gösterişli. | Anlama bir şey katmayan, bir anlam bildirmeyen ancak kulağa hoş gelen. )
- ÇETREFİLLİ/LİK ile/ve/||/<> ÇATALLI/LIK
- ÇETÜK[Oğuz] ile KEDİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dişi kedi. İLE ... )
- CETVEL değil/yerine/= ÇİZELGE
- CETVEL değil/yerine/= ÇİZGİLİK/ÇİZGEÇ
- CETVEL/LİSTE değil/yerine/= DİZELGE
- CEVÂBÎ[Ar.] ile CEVÂBÎ[Ar. < CÂBÎ]
( Yanıt/cevap, karşılık. İLE Tahsildarlar, câbîler. )
- CEVÂD[Ar. < CÛD] ile CEVÂDD[Ar. < CADDE]
( Cömert, eli açık. İLE Büyük, işlek yollar, caddeler. )
- CEVÂD[Ar.] ile NEDÂ[Ar.]
- CEVÂD[Ar.] ile VÂSİ'[Ar.]
- CEVAHİR, AYDOĞAN (TRABZON, 1961) :
( İngiltere'de Ekonomi İşletme Yüksek Okulundan mezun oldu. Müteahhit olarak iş hayatına atıldı. Cevahirler Şirketler Grubunda iş hayatına devam etmektedir. İkinci Kuşak Karadenizli İşadamları Derneği Kurucu üyesidir. Yeniköy Spor Kulübü'nde iki dönem (1989 - 1991), Tarabya Spor Kulübü'nde ve Kireçburnu Spor Kulübü'nde başkan olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetici olarak görev yaptı. 29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde Sarıyer'de AKP' den İl Genel Meclisi Üyesi seçildi. )
- CEVAHİR, İBRAHİM (ÇAYKARA, 1938) :
( Yeniköylüdür. Cevahir Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Karadeniz Vakfı Başkanıdır. Çocukluğundan beri iş hayatının içindedir. İşe bakırcı ve kalaycı çıraklığı ile başladı. İlk işyerini Karaköy'de lokanta olarak açtı. Ankara'da inşaat taşeronluğu yaptı. İnşaatçılıkta işlerini büyüttü ve müteahhitlik firması ile Libya ile iş yapan ve işi bitiren ilk Türk Müteahhiti oldu. İstanbul'da kardeşleri Mehmet Cevahir ve Reşat Cevahir ile birlikte Cevahir Şirketler Grubunu kurdu. Libya'da çalışırken 3.500 kişiye iş verirken, 1978'de Suudi Arabistan'da işlerinden sonra 8 bin kişiye iş verecek kadar işlerini büyüttü. Turizme yöneldi ve İstanbul'da yaptırdığı birçok otelden sonra 2002'de 323 yataklı, biri 5, diğeri 3 bin kapasiteli 21 kongre salonu ile 4000 kişilik balo salonu bulunan Avrupa'nın ikinci büyük kongre merkezi olan İstanbul Grand Cevahir Oteli açtı. 2005'te Şişli'deki Cevahir İş Merkezini tamamladı. Siyasete 17 yaşında CHP de başladı, Gençlik Kolu Başkanlığı yaptı. SODEP'in kurucuları arasında yer aldı. Bilahare tekrar CHP'sine geçti. Bir süre sonra ANAP'a geçti. 1995 ve 1999'de iki kez milletvekili aday adayı oldu, fakat seçilemedi. 2002'de Adalet Kalkınma Partisine (AKP) katıldı. Trabzonspor Kulübünde Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- CEVAHİR ile CEVAHİRCİ/LİK
- CEV'ÂN, CÂYİ'[Ar.] ile CEVÂN/CÜVÂN/CİVÂN[Ar.]
( Ac, acıkmış, midesi boş. İLE Genç, taze, delikanlı. )
- CEVAP ile SORUMLU ile CEVAP ile CEVAP VERMEK
( ANSWER vs. ANSWERABLE vs. ANSWERBACK vs. ANSWERING )
( جواب دادن ile حساب پس دادن ile پاسخ ile پاسخ دادن ile پاسخ دار ile جواب دار ile پاسخ برگشتيراديويي ile جوابده )
( JAVAB DADAN ile HASAB PES DADAN ile PASOKH ile PASOKH DADAN ile PASOKH DAR ile JAVAB DAR ile PASOKH BARGASHTYRADYVEYY ile جوابده )
- CEVAP[Ar.] ile YANIT
- CEVAPLAMAK ile CEVAPLANMAK ile CEVAPLANDIRMAK ile CEVAPLAYABİLMEK ile CEVAP ile CEVAPLI ile CEVAPSIZ/LIK ile CEVAP HAKKI ile CEVAP KAĞIDI ile CEVAP ANAHTARI ile CEVAPLI TELGRAF
- CEVÂRÎ[Ar.] ile CEVÂRİH/CÂRİHA[Ar. < CERH]
( Hizmetçi kızlar, halayıklar. İLE Yırtıcı kuş ya da hayvanlar. )
- CEVÂZ -ile
( CÂİZ OLMA, İZİN, MÜSÂADE )
- CEVAZ BAHŞ değil/yerine/= OLUR VEREN
- CEVAZ değil/yerine/= OLUR
- CEVÂZ-I İSTİHDAM değil/yerine/= İŞLENDİRME OLURU
- CEVDET-İ RAVİYE ve/||/<> KUVVET-İ AZİME
( Düşünme gücü/yetisi. VE/||/<> Yapma gücü/yetisi. )
- ÇEVGÂN -ile
( ALLAH'IN EZELDEKİ TAKDİRİ )
( CİRİT OYUNUNDA ATLILARIN BİRBİRİNE ATTIKLARI DEĞNEK | UCU EĞRİ DEĞNEK, BASTON, ÇEVGEN )
- CEVHER -ile
( MAYA, ÖZ | AKIL | Ebced hesabına göre yalnızca noktalı harflerin toplamının verdiği tarihtir. )
- CEVHER ve ARAZ ile/ve/değil/||/<>/> ZÂT ve SIFAT
( Nesnede/cisimde. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda. )
- BENEFICIATION[İng.] / BÉNÉFICATION[Fr.] / ERZAUFBEREITUNG.[Alm.] ile/değil/yerine/= CEVHER ZENGİNLEŞTİRME
- CEVHER ile/ve ARAZ
( [Fıkıh'ta] AYN ile/ve MENFAAT )
- CEVHER ile CEVHERLİ ile CEVHERSİZ
- CEVHER ile/ve/||/<>/> CİSİM
- CEVHER = MEKÂN:
( [Kelâmcılara göre...] Bölünebiliyorsa. İLE/VE Bölünemiyorsa. )
- CEVHER[Ar.] değil/yerine/= TÖZ
- CEVHER ile TÖZ
- CEVHER[Ar.]/GEVHER[Fars.] ile/ve/||/<>/> CÜRÛF[Ar.]
( Bir şeyin özü. | Töz. | Mücevher. İLE/VE/||/<>/> Maden posası, dışık. Erimiş malzemelerin yüzeyindeki safsızlık. )
- CEVHER-İ FERD(ATOM) ile CEVHER-İ FERDÎ
- CEVÎ[Fars.] -ile
( Bir arpa ölçüsündeki ağırlık. )
- ÇEVİK, A. OKTAY (İST. 1963) :
( Sarıyer altyapısından yetişti. Yaş gruplarında oynadıktan sonra profesyonel kadroya alındı (1980). 7 sezon (1980 - 1987) tescilli kaldığı Sarıyer'de 91Lig, 9 Amatör Lig, 6 Ümit Takımlar Ligi, 14 Kupa ve 6 Turnuva maçı olmak üzere 126 resmi ve 31 özel maçla birlikte 157 maçta forma giydi. Lig maçlarında 11, Amatör Lig maçlarında 4, Kupa maçlarında 8, Turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 7 olmak üzere takımına 31 gol kazandırdı. 11 kez A Genç Milli formasını giydi. Eyüpspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- ÇEVİK, BABÜR (İST. 1956) :
( Yenimahallelidir. İlk, orta ve liseyi Sarıyer'de tamamladı. Ticaretle uğraşıyor. Siyasi hayata CHP'de başladı ve 1989 - 1994 yılları arasında Sarıyer Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptı. )
- ÇEVİKLEŞMEK ile ÇEVİKLEŞTİRMEK ile ÇEVİK/LİK ile ÇEVİKÇE
- ÇEVİRGE ile ÇEVİRGEÇ
- ÇEVİRİ AMAÇLI METİNDE:
ÇÖZÜMLEME ile/ve/||/<> YORUMLAMA
- ÇEVİRİ:
SPONTANE değil SİMULTANE
- ÇEVİRİ ile/ve/<> AKTARIM
- ÇEVİRİ ile/değil ÇEVİRME
- ÇEVİRİ ile ÖDÜNÇLEMELİ ÇEVİRİ
( LOAN TRANSLATION / CALQUE )
- ÇEVİRİ ile/ve/yerine TÜRKÇELEŞTİRME
- ÇEVİRİ ile/ve/değil/||/<> UYARLAMA
- ÇEVİRİ ile/ve YALINLAŞTIRMA
( TRANSLATION vs./and TO SIMPLIFY )
- ÇEVİRİ ile/ve YORUM
( Dillerin dili. İLE/VE ... )
(1996'dan beri)