İlk iki yazacı aynı olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 406 başlık/FaRk ile birlikte,
406 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(2/3)
- ABANMAK ile ABANDIRMAK ile ABANABİLMEK ile ABANIVERMEK ile ABA ile ABAT ile ABA GÜREŞİ
- ABANMAK ile/ve/||/<> BOCA ETMEK
- ABANMAMALI!
- ABANOZ ile ABANOZ AĞACI
( EBONY vs. EBONY WOOD )
( آبنوس ile درخت آبنوس ile جغ )
( ABNOS ile DARKHT ABNOS ile JOGH )
- ABANOZ ve TİK AĞACI
( Solomon Adaları'ında en yoğun bulunan ağaçlar. )
- ABANOZLAŞMAK ile ABANOZLAŞTIRMAK ile ABANOZLAŞTIRABİLMEK ile ABANOZ
- ÂBÂR[Ar. < Bİ'R] ile ÂBÂR[Fars.]
( Su kuyuları. İLE Hesap defteri. )
- ABARAK KUBARAK -ile
- ABAROGNOZİ[Yun.] değil/yerine/= BİR NESNENİN AĞIRLIĞINI TARTMA YETİSİNİN YOKLUĞU
- ABARTI ile/ve/||/<>/< BİLGİSİZLİK
- ABARTI ile/ve/değil/||/<>/< COŞKU
- ABARTI ile/değil DAYANIKLILIK
- ABARTI ile KABARTI
( Bir şeyi/olayı, olduğundan büyük ya da çok gösterme, mübalağa. İLE Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer. )
- ABARTI ile PALAVRA[İsp. < PALABRA]
- ABARTI ile/ve/||/<> VAAD
- ABARTI ile/değil/yerine/>< ZARÂFET
- ABARTILANLAR ile/ve/||/<> ANLAŞILMAYANLAR ile/ve/||/<> GÖZARDI EDİLENLER
- ABARTMA/EKSAJERE ile/ve/||/<> KABALAŞTIRMA/VULGARİZE
- ABARTMA/LIK ile ABARTMACI ile ABARTMALI ile ABARTMASIZ ile ABARTMASIZCA
- ABARTMA ile AĞDALAMA
- ABARTMA ile/ve/değil/||/<> FAZLA ÖNEMSEME
- ABARTMA ile/ve GAYRETKEŞLİK
- ABARTMA ile İDEALLEŞTİRME
- ABARTMA ile KABARTMA
( Zihinde[vehmin olumsuz kullanımıyla]/olaylarda/olgularda/kavramlarda. İLE Nesnelerde. )
- Abartmadan KONUŞ!!!
- ABARTMAK ile/değil "ALTINI ÇİZMEK"
- ABARTMAK ile "KAÇIRMAK"
- ABARTMAK ile/ve/değil/yerine "KÖPÜRTMEK"
- ABARTMAK ile/ve/||/<>/> ABANMAK
- ABARTMAK ile ABARTILMAK ile ABARTABİLMEK ile ABARTI/LIK ile ABARTICI ile ABARTILI/LIK ile ABARTISIZ/LIK ile ABARTISIZCA
- ABARTMAK ile ABARTMA ile ABARTI ile ABARTILI ile ABARTICI
( EXAGGERATE vs. EXAGGERATING vs. EXAGGERATION vs. EXAGGERATIVE vs. EXAGGERATOR )
( اغراق کردن ile غلو کردن ile اغراق گفتن ile گزاف گوئي کردن ile مبالغه کردن ile مبالغه گو ile گزافهگو ile مبالغه ile گزافه گويي ile مبالغه گويي ile غلو ile اغراق ile گزاف ile گزافه ile گزاف گوئي ile اغراق آميز ile مبالغه آميز )
( EGHARAGH KARDAN ile GHLU KARDAN ile EGHARAGH GOFTAN ile GOZAF GOIY KARDAN ile MOBALEGHEH KARDAN ile MOBALEGHEH GO ile GOZAFEHGO ile MOBALEGHEH ile GOZAFEH GOYY ile MOBALEGHEH GOYY ile GHLU ile EGHARAGH ile GOZAF ile GOZAFEH ile GOZAF GOIY ile EGHARAGH AMYZ ile MOBALEGHEH AMYZ )
- ABARTMAK ile APARTMAK[< APARMAK]
( Bir nesneyi ya da durumu olduğundan daha önemli, daha büyük ya da daha çok göstermek. | Bir iş, bir davranış ve benzerlerinde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak. İLE Alıp götürmek. | Gizlice almak, alıp kaçmak, çalmak. )
- ABARTMAK ile/değil/yerine/>< AZALTMAK
- ABARTMAK ile/ve/değil/<> DURMAYI BİL(E)MEMEK/BECEREMEMEK
- ABARTMAK ile/ve/||/<> GÜZELLEMEK
- ABARTMAK ile/ve/değil/yerine ÖNE ÇIKARMAK
- ABARTMAMALI!
- ABASH vs. SHAME
- ABASIN[İng.] ile/değil/yerine/= ABASİN
- ABAŞO[İt.] değil/yerine/= AŞAĞI, ALTTAKİ, ALT | GEMİYİ HALATLA KARAYA BAĞLAMA
- ABAŞO[Yun.] ile/ve/<> ALARGA[İt.]
( Gemiyi, baştan ya da kıçtan halatla karaya bağlama. | Altta, aşağıda bulunan, alttaki. İLE/||/<> Açık denizde demir atmak. | Açık deniz, engin. | Uzaktan, açıktan | "Açıktan geç, yaklaşma" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. )
- ABATAJ[Fr.] değil/yerine/= KAZI[madencilik]
- ABATE vs. DECREASE
- ABAZANLAŞMAK ile ABAZA ile ABAZAN/LIK ile ABAZACA
- ABAZİ[Yun.] ile/ve/||/<> ANANABAZİ[Fr.]
( Yürüyememe, yürüme yitimi. İLE/VE/||/<> Zaman zaman beliren yürüme yitimi. )
- ABBAS NUSRET BABA :
( Nafi Baba Tekkesi (Dergâhı) son şeyhi Küçük Mahmut Babanın oğlu Abbas Nusret Baba (1898 - 1975) idi. Abbas Nusret Baba tekkede postnişin olabilmek için Londra Büyükelçiliğindeki görevini bırakıp gelmişti. Abbas Nusret Baba, İngilizlerin ata sporu olan kriketi Türkiye'de oynayan ilk sporculardan biridir. )
- ABBAS ile ABBAS ABDİ ile ABBAS AĞA ile ABBAS ALİ
( ABBAS vs. ABBAS ABDİ vs. ABBAS AGHA vs. ABBAS ALİ )
( عباس ile عباس عبدي ile عباسآقا ile عباسعلي )
( EBAS ile EBAS ABDY ile عباسآقا ile EBASAELY )
- ABBE KIRILMA ÖLÇÜTÜ ve/||/<> ABBE KURAMI ve/||/<> ABBE ÖLÇÜTÜ ve/||/<> ABBE PRİZMASI ve/||/<> ABBE SAYISI ve/||/<> ABBE YOĞUNLAŞTIRICISI
( Sıvıların kırılma indisini ölçmek için kullanılan kırılmaölçer. VE/||/<> Gerçek bir görüntü elde edilecek bir mercek, cismin tüm kırınım saçaklarını geçirecek kadar büyük olmalıdır. VE/||/<>Bir teleskobun çözme gücü için açısal ayrılma λ/d'den küçük olmamalıdır. Burada λ gelen ışığın dalga boyu, d; objektifin yarıçapıdır. VE/||/<> Dik görüntü elde etmek için kullanılan, iki çift dik açılı prizmadan oluşan ve dört yansıma yapan düzen. VE/||/<> Dağıtıcı gücün tersi. VE/||/<> İyi bir ışık toplama özelliğine sahip, sayısal açıklığı 1.25 olan ve mikroskopide yaygın olarak kullanılan, basit iki mercekten oluşan düzenek. )
- ABBE MENŞÛRU[Osm.] / ABBE PRISM[İng.] / PRISME D'ABBE[Fr.] / ABBE-PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE PRİZMASI
- ABBE MİYÂRI[Osm.] / ABBE CRITERION[İng.] / CRITÈRE D'ABBÉ[Fr.] / ABBE-KRITERIAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE ÖLÇÜTÜ
- ABBE MÜKÂSİFİ[Osm.] / ABBE CONDENSER[İng.] / CONDENSEUR D'ABBE[Fr.] / ABBE-KONDENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE YOĞUNLAŞTIRICISI
- ABBE NAZARİYESİ[Osm.] / ABBE'S THEORY[İng.] / THÉORIE D'ABBE[Fr.] / ABBE-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE KURAMI
- ABBE NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ABBE[Fr.] / ABBE-NUMMER, ABBE-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE SAYISI
- ABBE REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE D'ABBE[Fr.] / ABBE-REFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE KIRILMAÖLÇERİ
- ABBEIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SIYIRMA
- ABC PLANI ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "ABD PLANI"
- ABC ile/ve/||/<>/> XYZ
( Bilinen nicelikler için. İLE/VE/||/<>/> Bilinmeyen ölçüler için. )
( Rene Descartes [1596 - 1650] )
- ABCOULOMB.CM[Fr.] / ABCOULOMB.CM [Alm.] ile/değil/yerine/= ABCOULOMB.CM
- ABCOULOMB[İng.] / ABCOULOMB[Fr.] / ABCOULOMB[Alm.] ile/değil/yerine/= ABCOULOMB
- ABCOULOMB/CM²[İng.] / ABCOULOMB/CM²[Fr.] / ABCOULOMB/CM²[Alm.] ile/değil/yerine/= ABKULOMB/CM² / ABCOULOMB/CM²
- ABCOULOMB/CM³[İng.] / ABCOULOMB/CM³[Fr.] / ABCOULOMB/CM³[Alm.] ile/değil/yerine/= ABKULOMB/CM³ / ABCOULOMB/CM³
- ABD KONSOLOSLUK BİNASI :
( İstinye Dereiçi mevkiinin batı tarafındaki yamaçtadır. Çok büyük bir alanı kapsar. )
- ABD[Ar.] ile MEMLÛK[Ar.]
- ABD ile KUL
( KUL )
- ABDAL ile Abdal
( Eskiden, bazı gezgin dervişlere verilen ad. İLE Safeviler döneminde, İran'da yaşayan önemli Türk oymaklarından biri. | Anadolu'da yaşayan, bu addaki bir oymak. [Geygel Abdalları] )
( DERVISH vs. DERVISH )
- ABDEST ALMAK yerine ÇEHİZLENMEK/ÇEYİZLENMEK
- ABDEST, VUZÛ' ile TEYEMMÜM
( İMAM-I ZEYNEL ÂBİDİN, namaz kılacağım heyecanıyla abdest alırken bayılırmış. )
- ABDEST/LİK ile ABDESTLİ/LİK ile ABDESTSİZ/LİK
- ABDEST ile NAMAZDAN ÖNCE ABDEST ALMAK ile TOPRAKLA ABDEST ALMAK
( ABLUTION vs. ABLUTION BEFORE PRAYER vs. ABLUTION WITH EARTH )
( غسل ile آبدست ile وضو ile دست نماز ile تيمم )
( GHASL ile ABDAST ile VOZO ile DAST NAMAZ ile TYMAM )
- ABDEST ve TERBİYE
- ABDESTBOZAN/ŞERİT/SIĞIR ŞERİDİ/TENYASI/TENYA ile ABDESTBOZAN OTU
( Şeritgillerden, gövdesi yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı. İLE Gülgillerden, almaşık yapraklı, yeşilimsi ya da kan kırmızı çiçekler açan, idrar söktürmede ve kan dindirmede kullanılan bir bitki. )
( ... cum POTERIUM SPINOSUM )
- ABDESTBOZAN ile ABDESTBOZAN OTU
- ABDOLMALEK ile ABDÜLMEHDİ
( ABDOLMALEK vs. ABDOLMEHDI )
( عبدالملک ile عبدالمهدي )
( ABDOLMOLK ile عبدالمهدي )
- ABDOMEN ile/||/<>/> ABDOMINAL
( Karın/karınla ilgili. İLE/||/<>/> Karın. )
- ABDOMİN- ile/||/<> CELİ-/CELİO-/COELİ-/COELİO- ile/||/<> OMPHAL-/OMPHALO-/-OMPHALUS ile/||/<> GASTER-/-GASTER/GASTREO-/GASTR-/-GASTRİA/GASTRO- ile/||/<> LAPAR- ile/||/<> LUMB-/LUMBO- ile/||/<> VENTRİ-/VENTRO- ile/||/<> HELC-/HELCO-
( Karın, karınla ilgili. İLE/||/<> Karın, göbek. İLE/||/<> Göbek, göbeğin durumu, navel. İLE/||/<> Mide/karın ile ilgili, mide ile ilgili durum, bölüm ya da benzerliği belirir. İLE/||/<> Yan taraf, böğür, bel, karın(bazen). İLE/||/<> Bel. İLE/||/<> Karın, gövdenin ön tarafı. İLE/||/<> Ülser, ülser yapan, dokuyu yiyen yara. )
- ABDOMİNOKARDİYAK REŞEKS değil/yerine/= KARIN-YÜREK TEPKESİ
- ABDÜKSİYON ile/||/<> ABDÜKTÖR ile/||/<> ABDUSENS
( Dışa çekim. İLE/||/<> Dışa çeken, uzaklaştırıcı. İLE/||/<> Dışa çekme. )
- ABDÜLHAMİD HAN (I) ÇEŞMESİ :
( Emirgan'da Muvakkithane Caddesinin tam ortasında Çınaraltı çay bahçelerinin önünde bunan bir meydan çeşmesidir (H. 1197, M. 1782). Çeşme yapılışından günümüze kadar orijinal durumunu korumuştur. Çeşmenin mimarisi devrin üslubu olan barok - rokoko üslubunu yansıtır... Çeşme Başlısu kaynağından akış almaktadır. Birinci Abdülhamid bu meydan çeşmesini zevcelerinden Hümaşah kadın ile oğlu Şehzade Mehmed'in ruhlarını şadetmek için onların adına yaptırmıştır. Bu bakımdan çeşmeye "Hümaşa Kadın" ve "Şehzade Mehmet Çeşmesi" de denilebilir. )
- ABDÜLHAMİD HAN (I) ÇEŞMESİ :
( İstinye'de Cami Sokakta ve Neslişah Camiinin avlu kapısı bitişiğindedir (H. 1197, M. 1782). )
- ABDÜLHAMİD HAN (I) ÇEŞMESİ :
( İstinye'de Neslişah Camiinin avlusuna giriş kapısı bitişiğinde bulunmaktadır. Padişahın oğlu Şehzade Ahmet tarafından yaptırılmıştır (H. 1197, M. 1782). Çeşmenin yüzü düz mermerle kaplanmış, etrafı çerçeve içine alınmıştır. Kitabesi ayna taşı üzerine oturtulmuştur. Kitabe boyandığından özelliğini kaybetmiş durumdadır. Çatısı düz satıhlıdır. Yalağı mermerden olup, tek muslukludur, suyu yoktur. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Bu çeşme - i ferahfeza şevketlu kerametli Padişah - ı a'zam, Ve Şehinşah - ı muazzam Halifet - ullah - ı fi lalem, Hadim - ül harameyn - ül muhteremeyn, Sultan Abdülhamid Han halledallahü Saltana tu hu ilâ, Nihayet - id - devran Hazretlerinin eser - i latifleridir" (1197). )
- ABDÜLHAMİD HAN (II) ÇEŞMESİ :
( Rumelikavağı, Altınkum mevkiinde Deniz Kuvvetleri Özel Eğitim Merkezi Piknik sahası içindedir (1318, M. 1900). Çeşmenin yapıldığı tarihten günümüze kadar gelen tek parçası bu kitabe olsa gerek. Eski Türkçe kitabenin Türkçe yazılışı ve hemen altında manası yer alıyor. Çeşmenin memba suyu akarı vardır. Çeşme kitabesinde şöyle yazmaktadır: Tarih - i Muhtar'ı oku ey su içen eyle dua/Abdülhamid Han eyledi bu çeşme - i paki bina" sene 1318 (1900)" )
- ABDÜLHAMİD ile ABDÜLHASAN
( ABDOLHAMİD vs. ABDOLHASAN )
( عبدالحميد ile عبدالحسن )
( عبدالحميد ile ABDOLHASAN )
- ABDULLAH KADI CAMİİ :
( Zekeriyaköy'de Kiptaş Sitesi içindedir. Yeni bir cami olup Osmanlı tarzında yapılmış, her hangi bir tarihi özelliği yoktur. )
- ABDULLAH KAYA PARKI :
( Kilyos Mahallesinde olup, 724,46 m²'lik bir alan üzerinde olup, 346,04 yeşil alanı, 337,04 m²'lik çocuk oyun alanı ve 21,3 m²'lik bir tesisi vardır. )
- ABDULLAH PAŞA YALISI :
( Emirgan'da Hamid - i Evvel Camiinin yanında ve deniz kıyısındadır. Padişah IV. Mehmet'in (1612 - 1640) Emirgüneoğlu Yusuf Paşa (ö. 1641) için 1635'te yaptırdığı tek katlı bu yalı Boğaziçi'nin en eski yalısıdır. Yalının son sahibi Mekke Emir'i Abdullah Paşa (ö. 1877) idi. Bu nedenle yalının bir ismi de Abdullah Paşa Yalısı'dır. Bu nedenle bu yalıya "Şerifler Yalısı" da denilmektedir. Bu yalı 1881 yılından beri müze olarak kullanılmaktadır. )
- ABDULLAH ile/ve/<> ABDUL LÂTÎF/REZZÂK/ŞÂFÎ
- ABDULLAH ile ABDULLAH GOL
( ABDOLLAH vs. ABDOLLAH GOL )
( عبدالله ile عبدالله گل )
( ABDOLLAH ile ABDOLLAH GOL )
- ABDÜLLÂTİF ile/değil/yerine ABDULLAH
- ABDÜLLEZİZ[Ar. < HABBÜLLEZİZ: Tatlı tane.]
( Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık bir bitki. | Bu bitkinin, yemiş gibi yenilen, tatlı ve yağlı ürünü. )
( CYPERUS ESCULENTUS )
- ABDURRAHİM ile ABDOLRAHMAN ile ABDÜLRASUL
( ABDOLRAHIM vs. ABDOLRAHMAN vs. ABDOLRASUL )
( عبدالرحيم ile عبدالرحمان ile عبدالرسول )
( عبدالرحيم ile ABDORRAHMAN ile ABDORRASOL )
- ABDURRAHMAN NURETTİN PAŞA YALISI/KOCATAŞ YALISI :
( Yalı Abdurrahman Nurettin Paşa (1833 - 1912) 1900 yılında bir Fransız mimara yaptırılmıştır. Yalı bir süre sonra Maksutzade Sebul Bey tarafından satın alındı. Padişah II. Abdülhamit Şehzade Ahmet Efendi'ye bu yalıyı satın aldı. Şehzade'de yalıyı Şakir Rıfat Atılhan'a sattı. Necmeddin Molla (Kocataş) da yalıyı 35 bin liraya Şakir Rıfat Atılhan'dan 1929 yılında satın olarak konut olarak kullandı. Eski İstanbul Savcısı ve Adalet Bakanı olan Necmeddin Molla'ya (Kocataş) Atatürk misafir gelmiş ve bu yalıda ağırlanmıştır. Yalı Necmeddin Molla öldükten (1949) sonra bakılamamış ve zamanla harap olmuştur. 25.2.1997 tarihinde geçirdiği büyük bir yangından sonra ise kaderine terk edilen yalı 2008 yılında satılmıştır. )
- ABDUSENS ile/||/<> ABDÜKSİYON[>< ADDÜKSİYON] ile/||/<> ABDÜKTÖR
( Dışa çekme. İLE/||/<> Dışa çekim. | Uzaklaştırma.[>< İçe çekim. | Yaklaştırma.] İLE/||/<> Dışa çeken. | Eksenden uzaklaştırıcı. )
- ABDÜSSELAM-WEİNBERG NAZARİYESİ[Osm.] / ABDÜSSELAM-WEINBERG'S THEORY[İng.] / THÉORIE D'ABDUS SALAM-WEINBERG[Fr.] / ABDÜSSELAM-WEINBERGSCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ABDUS SALAM-WEİNBERG KURAMI
- ABE ile ABES/LİK ile ABERASYON
- ABECELER('İ)
(
)
(
)
- ABECE ile ABECESEL ile ABECE SIRASI
- ABECELERDE:
GÖKTÜRK ve/||/<>/> UYGUR ve/||/<>/> ARAP ve/||/<>/> LATİN
- Abeceleri karıştırmadan ve saygı göstererek KONUŞ!!! -ve
- ABECESEL DİL ile İMGESEL/RESİMSEL DİL
- ÂBEHU[Ar.] ile LEMEZEHU[Ar.]
- ABEL GRUBU ile/||/<> DEĞİŞMELİ OLMAYAN GRUP
( Abel grubunda işlem değişmeli, diğerinde değil )
( Formül: ab = ba (Abel) İLE ab ≠ ba (genel) )
- ABELL KATALOĞU ile/||/<> ABELL YARIÇAPI
( 1958 yılında, George Ogden Abell[astronom] tarafından yayımlanan ve 2712 gökada kümesini içeren bir gökadalar kataloğu.[Bir kümenin bu kataloğa eklenmesi için içinde en az elli gökada bulundurması ve Abell yarıçapı olarak adlandırılan bölge içinde bulunacak kadar düzenli olmaları gibi belirli ölçütleri karşılaması gerekmektedir. Daha tutarlı bir hata payı elde edebilmek için bu ölçütler sürekli uygulanmamıştır.[Kataloğa yapılan son eklemelerde üye sayısı ellinin altında pek çok küme bulunmaktadır.] İLE/||/<> Astronomide Abell kataloğundaki gökada kümelerinden devimle uzunluğu 2.14 megaparsek kabul edilen, tipik bir gökada kümesinin yarıçapı olarak tanımlanır. )
- ABELYEN İLE DÖNGÜSEL İLE BASİT ile/||/<> GRUP TÜRLERİ
( Farklı özelliklere sahip grup sınıfları. )
( Formül: G = ⟨a⟩ (döngüsel) )
- ABERAN[Fr.] değil/yerine/= DOĞAL/BİLİNEN DURUMDAN UZAKLAŞAN, SAPKIN
- ABERAN ile/||/<> ABERASYON
( [Eşeysel] Sapkın. | Olağandışı. İLE/||/<> Sapma, sapkınlık, [eşeysel] sapıklık. )
- ABERASYON[Fr. < ABERRATION] değil/yerine/= SAPINÇ/SAPMA
- ABERASYON ile/||/<> ABERAN
( Sapınç. | Sapma. İLE/||/<> Sapmış. | Normal dışı. )
- ABERRATION[İng.] ile/değil/yerine/= SAPINÇ
- ABES[Ar.] ile el-LA'İB[Ar.] ile LEHV[Ar.]
- ABES ile/ve/<> AYIP
- ABES değil/yerine/= GEREKSİZ/YERSİZ
- ABESLANG[Fr. < ABAISSE LANGUE] değil/yerine/= DİLBASAR
- ABET vs. ENCOURAGE vs. ENTICE vs. INCITE vs. INDUCE vs. LURE vs. PROVOKE vs. URGE
- ABGEREICHERTES URAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYRELTİLMİŞ URANYUM
- ABHAVA ile
( Varolmama, -olumsuzluk-. )
- ABHAVA >< BHAVA
( Varolmama, olumsuzluk. @@ Varolma, olumluluk. )
- ABHAZ ile ABHAZCA
- ÂBÎ[Ar. < İBÂ] ile ÂBÎ[Fars.]
( Çekinen, nazlanan, sakınan; tiksinen. İLE Ayva. | Suda yaşayan ve suda oluşan. | Açık mavi. )
- ÂBİD[< İBÂDET] -ile
( İBÂDET EDEN )
- ABÎD[Ar.] ile HAVEL[Ar.]
- ÂBİD[çoğ. EVÂBİD] ile ÂBÎD[Fars.] ile ABÎD[Ar. < ABD] ile ÂBİD[Ar. < İBÂDET]
( Mesel, yanıltmaç. İLE Kıvılcım. İLE Kullar, köleler. | Kulluk[ubûdiyet]. İLE İbâdet eden, tapınan. [çoğ. ÂBİDÎN] )
- ÂBÎDÂT[yanlış olarak ÂBİDE'nin çoğulu] ile ÂBÎDÂT[Ar.]
( Anıtlar. İLE İbâdet eden, inanmış kadınlar. )
- ÂBİDE[Ar. çoğ. EVÂBİD (ÂBİDÂT yanlıştır!)] ile ÂBİDE[Ar. < ABD]
( Anıt, yâdigâr kalacak eser. İLE Köleler. )
- ÂBİDE ile ABİ DE
- ÂBİDE değil/yerine ANIT
- ÂBİDE ile NUMÛNE
- ABİDELEŞMEK ile ABİDELEŞTİRMEK ile ABİDELEŞTİRİLMEK ile ABİDE
- ABİDİK-GUBİDİK (ŞEYLERLE UĞRAŞMAK)
- ABİENİNİK ASİT ile ABİYETİK ASİT
( Formülü, 10 C13H20O2, mol kütlesi 208,2 g. olan bir asit. İLE Formülü, C20H30O2 e.n. 161 °C olan, kolofan ve çam reçinesinden elde edilen, suda çözünmeyen bir çam asidi. )
- ABIENNINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= ABİENİNİK ASİT
- ABIETIC ACID[İng.] / ACIDE ABIETIC[Fr.] / ABIETIĆ SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ABİYETİK ASİT
- ABİK, EROL (İST. 1957) :
( Sarıyerli, siyasetçi. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik Bölümünden Elektronik Mühendisi olarak mezun oldu. NETAŞ da iş hayatına başladı ve aynı şirketten emekli oldu. Siyasete CHP de başladı. İlçe Başkanlığı, İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkan Yardımcılığı, Disiplin Kurulu Başkanlığı yaptı. CHP, Sarıyer Spor Kulübü, Sarıyerliler Derneği (SA - DER), Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) üyesidir. )
- ABİL[Fr.] değil/yerine/= ABİS[Fr.]
( Aşırılıkla kötü kullanma. İLE Okyanusların en derin yeri. )
- ABİL[İt.] değil/yerine/= YATAY SERENLERİ SAĞA/SOLA ÇEVİRMEDE KULLANILAN YELKENLİ DONANIMI
- ABILITY :/yerine YETENEK
- ÂBİR[Ar. < UBÛR, çoğ. ÂBİRÛN, ÂBİRÎN] ile ABÎR[Ar.]
( Bir yerden geçen. İLE Bir ilâç karışımı. | Güzel koku. )
- ÂBİS[Ar.] ile ÂBİS[Ar.]
( Alaycı, saygısız. İLE Asık yüzlü, yüzü ekşi. )
( ABÛS[< UBÛSET]: Somurtkan. )
- ABİS ile/ve FONDA
( Okyanusların en derin yeri. İLE/VE Deniz dibi. | Geminin, demir attığı yer. | Demir atma komutu. )
- ÂBİST/E[Fars.] ile ÂYİŞNE, ÂYİŞTE/NE[Fars.]
( Gebe. İLE Casus. | Dalkavuk. )
- ABİSTA -ile
( Abhazya'da, mısır unundan yapılan bir yiyecek. )
- ABİYE[Fr.] değil/yerine/= ŞIK, SÜSLÜ, GÖSTERİŞLİ GİYİM BİÇİMİ | GECE GİYSİSİ
- ABİYE ile ABİYE SAHİBİM
- ABİYOGENEZ/ABİYOGENES[Yun.] ile ABİYOTİK[Yun.] ile ABİYOZ[Yun.]
( Canlıların kendi kendine cansız nesneden oluştuğunu savunan sav.[Dört milyar yıl kadar önce dünyada] İLE Cansızlığa özgü/ait. | Yaşamın/canlılığın olanaksız olduğu ortam. İLE Yaşamsal durum ve olayların durması/yokluğu. )
- ABİYOGENEZ ile BİYOGENEZ
( Kendiliğinden türeme. | Yaşamın cansız nesnelerden oluştuğu kuramı. İLE Yaşamın sadece var olan yaşamdan türeyebileceği kuramı. )
- ABİYOTİK ile/>< BİYOTİK
( Canlı olmayan çevresel etmenler. İLE/>< Canlı organizmaları içeren etmenler. )
- ABİYOTİK ile/||/<> BİYOTİK
( Abiyotik cansız faktör İLE biyotik canlı faktör. )
( Formül: Sıcaklık/pH İLE predatör )
- ABİYOTİK ile/ve/||/<> İNORGANİK
- ABLA/LIK ile ABLAK/LIK ile ABLACI/LIK ile ABLAKÇA
- ABLASYON[Lat.] değil/yerine/= BUZUN, YÜZEYDEN ERİMESİ
- ABLASYON ile/||/<> ABORTUS
( Yok edim. İLE/||/<> Düşük. )
- ABLASYON ile/||/<> AS[S]ENDAN ile/||/<> AVÜLSİYON
( Kesip çıkarma. İLE/||/<> Çıkan, çıkıcı. İLE/||/<> Kopma. )
- ABLATİF[Fr. < Lat. < ABLATIF] değil/yerine/= ADIN -DEN DURUMU [ÇIKMA/KAYNAK DURUMU]
- ABLATION[İng.] / ABLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ABLASYON
- ABLAVUTLAŞMAK ile ABLAVUT/LUK
- ABLE TO vs. POSSIBILITY
- ABLE :/yerine YAPABİLEN
- ABLEFARİ[Fr.] değil/yerine/= GÖZ KAPAĞININ YOKLUĞU[DOĞUŞTAN/SONRADAN]
- ABLEPSİ[Yun.] değil/yerine/= KÖRLÜK
- ABLUKA[İt. < ABLOCO] ETMEK/ABLUKAYA ALMAK/İHATA ETMEK/MUHASARA ETMEK değil/yerine/= KUŞATMAK
- ABNEY OLAYI ile/ve/||/<> ABNEY YASASI
( Işıklılığı ve baskın dalga boyu değişmez kılınmış bir renk uyartısının, arılığının değişmesi ile oluşan renk türü değişmesi. İLE/VE/||/<> A ve B gibi iki renk uyartısının, parıltıları birbirinin aynı olarak algılanıyorsa ve C ve D gibi iki renk uyartısının da parıltıları aynı algılanıyorsa, A ve C ile B ve D'nin toplamsal karışımlarının parıltıları da aynı olur.
[Abney yasasının geçerliliği, gözlem koşullarına büyük oranda bağlıdır.] )
( ABNEY PHENOMENON vs./and/||/<> ABNEY'S LAW )
( PHENOMENE OF ABNEY avec/et/||/<> LOI D'ABNEY )
( BEZOLD-ABNEY-PHANOMEN und/||/<> ABNEYSCHES GESETZ )
- ABNORMAL GLOW DISCHARGE[İng.] / DÉCHARGE LUMINESCENTE ANORMALE[Fr.] / ANORMALE GLIMMENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL IŞILDAMALI/IŞILTILI BOŞALMA
- ABOLFATH ile ABOLFAZL
( ABOLFATH vs. ABOLFAZL )
( ابوالفتح ile ابوالفضل )
( ABOLFATH ile ABOLFAZL )
- ABONE/SUBSCRİBER değil/yerine/= SÜREKÇİ
- ABONELİK değil/yerine/= SÜRDÜRÜMCÜ OLMAK
- ABONMAN/ABONE değil/yerine/= SÜRDÜRÜM/CÜ
- ABORDA[İt.] değil/yerine/= GEMİNİN YANINI VEREREK YANAŞMASI
- ABORJİN ile/ve MAORİ
( Yeni Zelanda yerlisi. İLE/VE Yeni Zelanda yerli halkı. )
- ABORTİF[Fr.] değil/yerine/= GELİŞİMİNİ TAMAMLAMAYAN (BİTKİ/ÖRGEN) | NORMAL SÜRESİNİ TAMAMLAMADAN İYİLEŞEN HASTALIK
- ABORTİF ile/||/<> ABORTUS ile/||/<> ABORTUS İMMİNENS ile/||/<> ABORTUS İNSİPİENS
( Düşük yaptıran, eksik. İLE/||/<> Düşük. İLE/||/<> Düşük tehdidi. İLE/||/<> Önlenemeyen düşük. )
- ABORTION :/yerine KÜRTAJ
- ABOSA[İt.] değil/yerine/= DUR! / TUT!
- ABOUT :/yerine HAKKINDA
- ABOVE vs. OVER
- ABOVE :/yerine ÜSTÜNDE
- ABRAHAM ABULAFIA ve/<> İBN ARABİ
- ABRAHAM PAŞA (İST. 1833 - 1918) :
( Ermeni Sarraf bir ailenin çocuğudur. Asıl Adı Abraham Eremyan'dır. Mısır'da Kavalalı'nın sarayında özel kalem müdürlüğü yaptı. Sultan Abdülhamid'in yakın dostu oldu. Ana dili gibi Türkçe, Arapça ve Fransızca bilirdi. Renkli bir yaşamı vardı. Büyük zenginliğini kumarda bitirdi. Bilezikçi Çiftliği, Beyoğlu'ndaki Cercie d'Odient Kulübüne (Büyük Kulüp) kiralamış olduğu büyük konak ile Sarıyer'de Mesarburnu Caddesi üzerinde ve Kocataş suyu çeşmesinin Büyükdere tarafındaki dönemin en görkemli eserlerindendi. Bu yalı yanarak ortadan kalktı. Yanan bu yalı yerine Kocataş Suyu Fabrikası inşâ edildi. Necmeddin Molla ve varislerine ait olan Kocataş Yalısı ile bu yalının alakası yoktur. )
- ABRAMAK ile ABRA ile ABRAŞ/LIK
- ABRAMS DENEYİ ve/<>/< ABRAMS KURALI
( Belirli bir taze beton kütlesinin, kendi ağırlığı altında biçim değiştirmesini ölçerek dayanım derecesini gösteren deney. VE/<>/< Önce 1892'de, Fransa'da, Ferret'nin, sonra da ABD'de, Duff Abrams'ın tanıtladığı kural. Bu kurala göre, bir beton ya da harcın dayanımı, karışıma giren suyun ağırlığının, çimento ağırlığına oranı ile ters orantılıdır. )
( SU/ÇİMENTO ORANI: Bir beton ya da harçla, su ağırlığının çimento ağırlığına oranı. Bir betonun ya da harcın dayanımı, karışımındaki su/çimento oranı ile ters orantılıdır. Çimentonun prizinin kimyasal etkileşimi için gerekli en az su/çimento oranı, yaklaşık olarak 0.25'tir. Ancak, kum ve çakılı ıslatmak için bundan biraz daha fazla su gereklidir. Su/çimento oranı, akışkanlaştırıcı bazı kimyasal katkılar sayesinde daha az su kullanılarak düşürülebileceği gibi, vakumlu betonda, dökümden sonra karışımdaki suyun emilmesi yoluyla da azaltılabilir. Böylece, beton, daha kolay işlenebilir ve sonuç itibariyle de daha iyi bir dayanım sağlanabilir. )
- ABRÂŞ[Ar.] -ile
( Yüzünde sam lekesi bulunan kişi. )
- ABRASION[İng.] / ABRASION[Fr.] / ABREIBEN, ABSCHLEIFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞINDIRMA
- ABRASIVE[İng.] / ABRASIVE[Fr.] / SCHLEIFMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞINDIRICI
- ABRAZYON[Lat.] değil/yerine/= DENİZ AŞINDIRMASI
- ABREJE[Fr.] değil/yerine/= ORG KLAVYELERİNİ BAĞLAYAN DÜZENEK
- ABROAD :/yerine YURTDIŞINDA
- ABROMA[Fr.] değil/yerine/= ÇALI
( Lifleri çuval yapımında kullanılan çalı. )
- ABROTIL[İng.] ile/değil/yerine/= ABRODİL
- ABRÖVAJ[Fr.] değil/yerine/= ÇAPAK
( Madencilikte, bir döküm üzerinde oluşan maden ve kum karışımı çapak. )
- ABRUPSİYO ile/||/<> ABRUPSİYO PLASENTA
( Ayrılım. İLE/||/<> Erken eş ayrılımı. )
- ABSÂL ile ÂSÂL
- ABSCHALTSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KESME GERİLİMİ
- ABSENCE :/yerine YOKLUK
- ABSİSİK ASİT ile/||/<> AMİNO ASİT ile/||/<> KOLİK ASİT ile/||/<> NÜKLEİK[DNA/RNA] ASİT ile/||/<> SÜLFÜRİK ASİT/ZAÇ YAĞI[H2SO4]
( Bitkilerin büyüme, gelişme ve stres yanıtlarının düzenlenmesinde önemli rolü olan bir bitki hormonu.[Tohum ve tomurcuk dormansisi, filizlenme, stomaların kapanması, yaprakların dirimsel yaşlanması, ozmotik düzenleme, büyümenin engellenmesi gibi çoğu fizyolojik durumda etker.] İLE/||/<> Proteinleri oluşturan temel yapıtaşları.[Bilinen, beşyüz amino asit vardır. Bunların yirmiikisi canlıların yapısına katılır ve yirmisi temel amino asit olarak bilinir.][Her amino asit, DNA tarafından kodlanır. Amino asitler, hem amin, hem de karboksil öbeği içeren moleküldür.] İLE/||/<> Yağ sindirimine yardım eden ve safrada bulunan asit. İLE/||/<> Canlılardaki en büyük molekül türü. Proteinleri kodlayan ve nükleotit zinciri. İLE/||/<> Güçlü ve tehlikeli bir mineral asidi. [Akü sıvısı üretiminde kullanılır.] )
- ABSOLÜ REFRAKTER PERİYOT değil/yerine/= MUTLAK DUYARSIZ DÖNEM
- ABSOLU/ABSOLUT/ABSOLUTE ile/||/<> ABSOLU/T/E DUYARSIZ DÖNEM/PERİYOT
( Tam, kesin, saf. İLE/||/<> Kesin duyarsız dönem. )
- ABSOLUTE ALCOHOL[İng.] / ALCOOL ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK ALKOL
- ABSOLUTE CONCENTRATION[İng.] / CONCENTRATION ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE KONZENTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK DERİŞİM
- ABSOLUTE ERROR[İng.] / ERREUR ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HATA
- ABSOLUTE EXPANSION, REAL EXPANSION[İng.] / EXPANSION ABSOLUE, EXPANSION RÉELLE[Fr.] / ABSOLUTE EXPANSION, WIRKLICHE EXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= GERÇEK GENLEŞME
- ABSOLUTE GLYCEROL[İng.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GLİSERİN
- ABSOLUTE HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ ABSOLUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MUTLAK NEM
- ABSOLUTE MAGNITUDE[İng.] / MAGNITUDE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE MAGNITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK BÜYÜKLÜK
- ABSOLUTE PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE DUCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GEÇİRGENLİK
- ABSOLUTE REFRACTIVE INDEX[İng.] / INDICE DE RÉFRACTION ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTE BRECHUNGSINDEX, ABSOLUTE BRECHZAHL, ABSOLUTE REFRAKTIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK KIRILMA İNDİSİ
- ABSOLUTE STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= MUTLAK STANDART SAPMA
- ABSOLUTE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE ABSOLUTE[Fr.] / ABSOLUTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK SICAKLIK
- ABSOLUTE VACUUM[İng.] / VIDE ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTE UNTERDRUCK, ABSOLUTES VAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK VAKUM
- ABSOLUTE VELOCITY[İng.] / VITESSE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HIZ
- ABSOLUTE VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK AĞDALILIK
- ABSOLUTE VORTICITY[İng.] / ABSOLUTE VORTICITY[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK BURGAÇLILIK
- ABSOLUTE vs. DOGMA
- ABSOLUTE vs./and JUSTICE
- ABSOLUTE ZERO[İng.] / ZERO ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SALT/MUTLAK SIFIR NOKTASI
- ABSOLUTE, NOMINATIVE[İng.] ile YALIN
- ABSOLUTE[NESS] vs. RIGHT[NESS]
- ABSOLUTE :/yerine MUTLAK
- ABSOLUTELY vs. IN ONE WAY
- ABSOLUTELY :/yerine KESİNLİKLE
- ABSORB/SİYON[Fr.] değil/yerine/= SOĞURUM
( ABSORBE: Emilmiş, soğurulmuş. )
- ABSORB :/yerine EMMEK
- ABSORBAN ile/||/<> ABSORBANS
( Emici. İLE/||/<> Soğurganlık. )
- ABSORBAN ile/||/<> ABSORBANS ile/||/<> ABSORBE ETMEK ile/||/<> ABSORBE OLMAK ile/||/<> ABSORPSİYON ile/||/<> ABSORPTİVİTE
( Emici, soğurucu, yüzeyine bağlayan. İLE/||/<> Emme, soğurum, soğurganlık. İLE/||/<> Emmek, soğurmak, yüzeyine bağlamak. İLE/||/<> Soğurulmak, yüzeye bağlanmak. İLE/||/<> Emilim, soğurma, yüzeyine bağlama. İLE/||/<> Emicilik, soğurganlık. )
- ABSORBANCE[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURUM, ABSORBANS
- ABSORBANT DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF ABSORPTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TUTUCU
- ABSORBED DOSE[İng.] / ENERGIEDOSIS[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞRULAN DOZ
- ABSORBTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ABSORPTİVİTE
- ABSORPSİYON ile/||/<> ABSORBAN ile/||/<> ABSTİNANS
( Emilim. | Soğurma. İLE/||/<> Emici | Soğuran. İLE/||/<> Yoksunluk. )
- ABSORPTION APPARATUS[İng.] / ABSORBEUR[Fr.] / ABSORPTIONSAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA AYGITI/CİHAZI
- ABSORPTION BAND[İng.] / BANDE DE L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA BANDI
- ABSORPTION CONTROL[İng.] / COMMANDE À L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSKONTROLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMALI DENETİM
- ABSORPTION CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE D'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTION-QUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA TESİR KESİTİ
- ABSORPTION EDGE[İng.] / ARÊTE DE L'ABSORPTION[Fr.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KENARI
- ABSORPTION FILTER[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA FİLTRELERİ
- ABSORPTION FILTERS[İng.] / FILTRE ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONS FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ABSORPSİYON FİLTRELERİ
- ABSORPTION OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMAGNETİK IŞININ SOĞURULMASI
- ABSORPTION SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU
- ABSORPTIONSKANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KENARI+B85
- ABSORPTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURGANLIK
- ABSTAINER vs. TIMID
- ABSTRACT vs. CONCRETE
- ABSTRACT vs. ISOLATED
- ABSTRACTION vs./and ABSTRACTION IN INTEGRITY
- ABSTRAKSİYON ile ABSTRAKSİYONİST ile ABSTRAKSİYONİZM
- ABSTRAKSİYONİZM değil/yerine/= SOYUTÇULUK
- ABSTRE ile ABSTRE SAYI ile ABSTRE SANAT
- ABSURD vs. "SHIFTY/RISKY"
- ABSÜRD değil/yerine/= SAÇMA
- ABT[Ar.] ile KİZB[Ar.]
( Yalan. | Şüphe uyandırıcı hareket. İLE Yalan. )
- ABU SIMBEL TAPINAĞI ile/ve/||/<> NEFERTARI TAPINAĞI
( II. Ramses'in mezarının bulunduğu mağara tapınak. İLE/VE/||/<> Eşi Nefertari'nin mezarının bulunduğu mağara tapınak. )
(1996'dan beri)