Bugün[28 Mart 2026]
itibarı ile 12.903 başlık/FaRk ile birlikte,
12.903 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(4/53)


- ACILAR YOLU ve/<> 14 İSTASYON

( [Hz. İsa'nın] Kudüs'te, St. Sepulchre[Kutsal Naaş] Kilisesi'ne kadar çarmıhı sırtlanıp ölüme yürüdüğü yol.[VIA DOLOROSA] VE/<> Yol boyunca, düşe kalka, acı içinde kendi sonuna doğru yürürken durakladığı, aralarında son kez ekmek yediği ve şarap içtiği yerlerde bulunan 14 nokta. )


- ACILAŞMAK ile ACILAŞTIRMAK ile ACILAŞABİLMEK ile ACILAŞIVERMEK ile ACILAŞTIRILMAK


- ANGLE MIRRORS[İng.] / MIROIRS À ANGLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AÇILI AYNALAR


- AÇILI IŞIKÖLÇER ile/ve/||/<> AÇILI IŞINIMÖLÇER

( Bir kaynağın, bir ışıklığın, bir ortamın ya da bir yüzeyin karakteristik ışıksal büyüklüğünün açısal dağılımını ölçmeye yarayan ışıkölçer. İLE/VE/||/<> Bir kaynağın, bir ışıklığın, bir ortamın ya da bir yüzeyin karakteristik ışınımsal büyüklüğünün açısal dağılımını ölçmeye yarayan ışınımölçer. )


- ACILI/LIK ile ACILIK


- AÇILIM ile AÇIKLAMA


- AÇILIM ile AÇILIŞ/KÜŞAT[Fars. < GUŞÂD]

( Açılma eylemi. | Bir yıldızla, gök eşleği arasındaki uzaklık. [Kuzey'e doğru olanı, eksi imiyle ölçülür.][Güneşin, bir yıldaki açılımı, -23 derece, 27 dakikadan; +23 derece, 27 dakikaya kadar değişir.] İLE Açılma eylemi ya da biçimi. | Yeni bir yapının, yerin ya da yeni bir kurumun çalışmaya başlaması. | Tavlada bir tür oyun. | Güzellik, hoşluk. )


- AÇILIM ile AÇILIŞ ile AÇILI KAPLAMA ile AÇILIŞ TÖRENİ ile AÇILIŞ KONUŞMASI


- AÇILIM ile DIŞAVURUM


- AÇILIM ile EVRİM

( EXPANSION vs. EVOLUTION )


- AÇILIM ile/ve/||/<>/> GENİŞLEME


- AÇILIM ile GİRİŞİM

( EXPANSION vs. ENTERPRISE )


- AÇILIM ile/ve KATKI

( EXPANSION vs./and CONTRIBUTION )


- AÇILIM ile/ve OLUŞUM

( EXPANSION vs./and FORMATION )


- AÇILIŞ KONUŞMASI değil AÇIŞ KONUŞMASI


- AÇILIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI ile/değil AÇIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI


- AÇILIŞ ile AÇILIŞ TÖRENLERİ ile AÇILIŞ KONUŞMASI ile AÇILIŞINI YAPMAK ile RESMEN İŞE BAŞLAMA

( INAUGURAL vs. INAUGURAL CEREMONIES vs. INAUGURAL SPEECH vs. INAUGURATE vs. INAUGURATION )

( افتتاحي ile سخنراني افتتاحي ile گشايشي ile برنامه هاي افتتاحيه ile نطق افتتاحي ile سخنراني افتتاحيه ile براه انداختن ile افتتاح کردن ile افتتاح )

( افتتاحي ile SOKHENRANY AFTETAHY ile GOSHAYSHY ile BARNAMEH CPEHAY AFTETAHYYEH ile NOTGH AFTETAHY ile SOKHENRANY AFTETAHYYEH ile BARAH ANDAKHTAN ile AFTETAH KARDAN ile AFTETAH )


- AÇILIŞ ile/değil AÇIŞ

( [not] OPENING vs./but TO OPEN )

( PI ile/ve ... )


- ACİLİYET ile ACİL

( EXIGENCY vs. EXIGENT )

( مقتضي ile فشارآور )

( MOGHTEZY ile FESHARAVAR )


- ACİLİYET ile ACİL ile HEMEN ile TEDAVİ EDİLEMEZ

( IMMEDIACY vs. IMMEDIATE vs. IMMEDIATELY vs. IMMEDICABLE )

( بي فاصلگي ile قرب جواز ile بي درنگي ile بي واسطگي ile بلا فصل ile عاجل ile فوري ile بلا واسطه ile بلافاصله ile عاجلانه ile بي درنگ ile بيدرنگ ile بلادرنگ ile آني ile عاجلا ile بهبود ناپذير )

( BEY FASLAGY ile GHARB JAVAZ ile BEY DARANGY ile BEY VOSTGY ile BELA FASL ile AJEL ile فوري ile BELA VASETEH ile BELAFASLEH ile عاجلانه ile BEY DARANG ile BEYDARANG ile BELADRANG ile ANY ile عاجلا ile BACPEHBUD NAPAZYR )


- ACİLİYET değil/yerine/= İVEDİLİK


- ACİL/LİK ile ACİL SERVİS ile ACİL İHTİYAÇ KREDİSİ


- AÇILMA ile/değil AÇILIM


- AÇILMA ile/ve/<> ÇÖZÜLME


- AÇILMA ile KIRILMA


- AÇILMAYAN MEYVE = SİMÂR-I GAYR-İ MÜNFETİHA = FRUIT INDÉHISCENT


- ACIMA ile ACIMAK

( Acımak eylemi. | Başka bir kişinin ya da canlının mutsuzluğuna yönelik duyulan üzüntü, merhamet. İLE Tadı, acı duruma gelme, acılaşma. | Acılı, ağrılı olma. | Başkasının acısına ortak olmak ya da durumundan üzüntü duymak. | Başkasının uğradığı/uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek, merhamet etmek. | Bir şeyi vermeye kıyamamak ya da verdiğine, elden çıkardığına üzülmek. )


- ACIMA ve/ne yazık ki/||/<>/> CİDDİYE ALMAMA


- ACIMA ile DUYGUDAŞLIK


- ACIMA! ile/değil FAZLA ACIMA!


- ACIMA ile/değil KENDİNE ACIMA

( Kişiyi, acımak değil kendine acımak bitirir. )


- ACIMA ile/değil/yerine KORUYUCU SEVGİ


- ACIMA = PITY/COMMISERATION[İng.] = COMMISÉRATION[Fr.] = MITLEID[Alm.] = COMMISERATIO[Lat.]


- ACIMA ile/ve/||/<>/> SEMPATİ ile/ve/||/<>/> EMPATİ ile/ve/||/<>/> ŞEFKÂT

( Sana acıyorum. İLE/VE/||/<>/> Acını anlıyorum. İLE/VE/||/<>/> Acını paylaşıyorum. İLE/VE/||/<>/> Yardım etmek için yanındayım. )

( )


- ACIMAK ile ACIMASIZLAŞMAK ile ACIMASIZLAŞABİLMEK ile ACIMASIZ/LIK ile ACIMASIZCA ile ACIMA HİSSİ ile ACIMA DUYGUSU


- ACIMAK değil/yerine ANLAMAK


- ACIMAK ile KAYGILANMAK


- ACIMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÜZÜLMEK


- ACIMA(MA)K ile/ve/||/<> AFFETME(ME)K

( ... İLE/VE/||/<> Acıma(ma) düşüncesi/duygusu barındırabilir de, barındırmayabilir de. )

( Tüm varolanlar için geçerli olabilir. İLE/VE/||/<> Sadece insan için geçerlidir. )

( Nesnesine ve/ya da olgusuna, doğrudan ve/ya da dolaylı etkisi olmayabilir/olmaz. İLE/VE/||/<> Kişisine ve/ya da kendine, doğrudan ve/ya da dolaylı etkisi/katkısı/artısı olabilir/olur. )


- ACIMAQ[Azr.] = ACIKMAK[Tr.]


- ACIMASIZ ile GRİMALKİN ile ACIMASIZCA ile VAHŞET

( GRIM vs. GRIMALKIN vs. GRIMLY vs. GRIMNESS )

( عبوسانه ile عبوس ile گربه ماده ile عبوسي )

( عبوسانه ile OBUS ile GARBEH MADEH ile عبوسي )


- ACIMASIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< GÜÇ EŞİĞİNİN YÜKSELMİŞLİĞİ


- ACIMASIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KAYITSIZ/LIK


- ACIMIK = BELEMİR, DELİCE, KARAMUK, MAVİKANTARON, PEYGAMBER ÇİÇEĞİ

( Birleşikgillerden, baharda buğday tarlalarında mor renkli çiçekler açan bir bitki. )

( CENTAUREA CYANUS )


- AÇIMLAMA ile/ve/<> GÖSTERME


- AÇIMLANAN ile/ve SERİMLENEN


- ÂCİN[Ar.] ile ACÎN[Ar.]

( Rengi ve tadı değişmiş, bozulmuş pis su. İLE Yoğurulmuş şey, hamur, mâcun. )


- AÇINMAK ile AÇINSAMAK

( [dirimbilim] Gelişmek. | [tohum, hastalık için] İçindeki yetenekler uyanarak ereğine varmak. İLE Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak. )


- GONIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIÖLÇER


- AÇIORTAY ile AÇIORTAY DÜZLEMİ


- AÇIORTAY ile KENARORTAY

( Bir açısal bölgeyi, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru. İLE Bir üçgende, her tepeden karşı kenarın ortasına indirilen doğru parçası. | Bir dikdörtgenin, karşılıklı iki kenar ortasını birleştiren doğru parçası. )


- AÇIP GÖSTERME/GÖSTERİLEN ile ÇIKARIP GÖSTERME/GÖSTERİLEN

( Vajina. İLE Penis. )


- AÇIP-KAPATMAK ile/değil KAPATIP-AÇMAK


- WINKELSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL AYNA


- ANGULAR MAGNIFICATION[İng.] / ECKIGE-VERGRÖSSERUNG, WINKELVERGRÖSSERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL BÜYÜTME


- ZÂVİYEVÎ KUTR[Osm.] / ANGULAR DIAMETER[İng.] / DIAMÈTRE ANGULAIRE[Fr.] / WINKELDURCHMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL ÇAP


- WINKELDISPERSIONSBRECHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL DAĞILIM KIRILMASI


- ANGULAR DISPERSION[İng.] / DISPERSION ANGULAIRE[Fr.] / WINKELDISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL DAĞILIM


- ANGULAR FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE ANGULAIRE[Fr.] / KREISFREQUENZ, WINKELFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL FREKANS


- AÇISAL HIZ ile/||/<> ÇİZGİSEL HIZ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Açısal hız radyan/saniye, çizgisel hız metre/saniyedir )

( Formül: ω=v/r İLE v=ωr )


- ZAVİYEVÎ SÜRAT[Osm.] / ANGULAR SPEED, ANGULAR VELOCITY[İng.] / VITESSE ANGULAIRE[Fr.] / WINKELGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL HIZ


- ANGULAR IMPULSE[İng.] / IMPULSION ANGULAIRE[Fr.] / DREHIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL İTME, DÖNER İTKİ


- ANGULAR ACCELERATION[İng.] / WINKELBESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL İVME


- DREHIMPULSQUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL MOMENTUM KUANTUM SAYISI


- ANGULAR MOMENTUM[İng.] / MOMENT ANGULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AÇISAL MOMENTUM


- AÇISAL MOMENTUM ile/||/<> LİNEER MOMENTUM

( Açısal momentum dönme hareketi İLE lineer momentum öteleme hareketi )

( Formül: L = Iω = r × p İLE p = mv )


- CONSERVATION DU MOMENT ANGULAIRE[Fr.] / DREHIMPULSERHALTUNG, DREHMOMENTSVERTEIDIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL MOMENTUMUN KORUNUMU


- WINKELSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL SAÇILMA


- ANGULAR DISTANCE[İng.] / DISTANCE ANGULAIRE[Fr.] / WINKELENTFERNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL UZAKLIK


- ANGULAR DISPLACEMENT[İng.] / DÉPLACEMENT ANGULAIRE[Fr.] / WINKELVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL YER DEĞİŞTİRME


- AÇISAL ile AÇISALLIK ile AÇILI ile AÇILANMA

( ANGULAR vs. ANGULARITY vs. ANGULATE vs. ANGULATION )

( گوشه دار ile زاويهي ile گوشهدار ile زاويه داري ile گوشهداري ile گوشهي ile زاويهداري )

( GUSHEH DAR ile زاويهي ile GUSHEEDAR ile ZAVYYEH DARY ile GUSHEEDARY ile گوشهي ile زاويهداري )


- AÇISAL/LIK ile AÇISAL HIZ ile AÇISAL YOL ile AÇISAL ÇAP ile AÇISAL İVME ile AÇISAL BÖLGE ile AÇISAL SAPMA ile AÇISAL UZAKLIK


- AÇISINDAN) ÖNEMLİ ile (... İTİBARİYLE) YERİNDE


- ... AÇISINDAN ile ... BAKIMINDAN


- ... AÇISIYLA ile/ve/değil/||/<> ... KADARIYLA


- AÇIT ile AÇKI

( Pencere ya da kapı boşluğu. İLE Bir nesnenin, yüzeyi üzerine, sert bir nesne ya da bir araç sürterek, onu düzleştirip parlatma işi, perdah. | Demircilikte, demir büyültmekte kullanılan araç. | Anahtar gibi, her tür açma aracı. )


- AÇIT ile/<> AÇMA

( Pencere ya da kapı boşluğu. İLE/<> Girilecek ya da çıkılacak yer. )


- ACITATO[İt.] -ile

( Bir parçanın, canlı ve coşkun çalınacağını gösterir. )


- ACITMAK ile İNCİTİCİ

( HURT vs. HURTFUL )

( آسيب ديدن ile ظلم کردن ile درد آوردن ile جريحه دار کردن ile صدمه زدن ile درد بردن ile آسيب ile جريحه کردن ile آسيب رساندن ile مجروح ile آزرده کردن ile به درد آمدن ile آزار ديدن ile پر آزار )

( ASYBE DYDAN ile ZOLAM KARDAN ile DARD AVARDAN ile JARYHEH DAR KARDAN ile SADAMEH ZADAN ile DARD BARDAN ile ASYBE ile JARYHEH KARDAN ile ASYBE RESANDAN ile MOJRUH ile AZORDEH KARDAN ile BAH DARD AMADAN ile AZAR DYDAN ile PAR AZAR )


- ACIYAN YER ile/ve/değil/||/<>/< ACIKAN YER


- ACIYOR/UM ile AÇIYOR/UM

( Acımak, üzülmek. İLE Açmak. )


- ÂCİZ HALİ değil/yerine/= DÜŞKÜ DURUMU


- ÂCİZ VESİKASI değil/yerine/= DÜŞKÜ BELGESİ


- ACİZ ile ÂCİZ

( Gücü, bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. | Beceriksizlik. | Birinin, borcunu, zamanında ödeyememesi durumu. İLE Gücü bir işe yetmez olan, güçsüz. | Beceriksiz. )


- ÂCİZ ile/ve/<> ÂTIL

( ZEBUN ile/ve/<> ... )


- ÂCİZ değil/yerine/= DÜŞKÜ


- ÂCİZ değil/yerine/= DÜŞKÜNCE/GÜÇSÜZCE


- ÂCİZ değil/yerine/= DÜŞKÜN/GÜÇSÜZ


- ÂCİZ[Ar. < ACZ] ile/değil HACİZ[Ar. < HACZ]

( Bir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, aylığına ya da malına icra dairesi tarafından el konulması. İLE/DEĞİL Bir işi yapabilecek gücü, becerisi ya da yeteneği olmayan. | Herhangi bir durum karşısında çaresiz kalan. )


- ÂCİZ ile/ve/değil/||/<>/> MAĞDUR


- ÂCİZ ile MÜNEZZEH


- ÂCİZ ile NÂÇAR


- ÂCİZÂNE[Ar. < ÂCİZ + Fars. < ÂNE] ile NÂÇİZÂNE[Fars. < NÂÇİZ]

( Gücü bir işe yetmez olan, güçsüz olarak. | Beceriksizlikle. İLE Değersiz, hiç sayılan, önemsiz, çok küçük bir şey olarak. )


- ACİZLEŞMEK ile ACİZLEŞEBİLMEK ile ACİZ/LİK


- ÂCİZ/LİK ile/ve/<> YOKSUN/LUK


- Açık KONUŞ!!!


- Açıkta KONUŞ!!!


- Açılmak için DİNLE!!!


- Açılmak için SUS!!!


- AÇKILAMAK ile AÇKILANMAK ile AÇKILATMAK ile AÇKI ile AÇKICI/LIK ile AÇKILI ile AÇKISIZ


- ACKNOWLEDGE :/yerine KABUL ETMEK


- AÇLIK ÇEK(TİR)EREK EĞİT(İL)MEK:
MİDEMİZE değil/yerine "NEFRETİ(Mİ)ZE/KİNİM(İZ)E"


- AÇLIK ile AÇLIK GREVİ ile AÇLIK SINIRI ile AÇLIK KAN ŞEKERİ


- AÇLIK ile/ve/değil/||/<>/< GEREKSİNİM


- AÇLIK ile ŞİDDETLİ AÇLIK

( Aç kalan kişi, her şeye tenezzül eder. )

( Aç köpek, fırın yakar. )

( HUNGER vs. STARVATION )

( GÜRS ile ... )


- AÇLIK ve SOĞUK

( Kişiyi, çok ciddi yıpratanlar. Yaşamımıza bulaşmamasını sağlamak için elinizden gelen yapılmalıdır. )

( HUNGER and COLD )


- ESNEME'DE[İng.]:
AÇLIKTAN ile CAN SIKINTISINDAN/MELÂL[Ar.] ile SİNİR YORGUNLUĞUNDAN ile OKSİJENSİZLİKTEN


- Açmak için DİNLE!!!


- Açmak için SUS!!!


- AÇMAK ile AÇMAZ/LIK ile AÇMACI/LIK ile AÇMALIK ile AÇMAZ DÜĞÜMÜ ile AÇMAZ HALATI


- AÇMAK ile/ve/<> ANLATMAK

( "TO OPEN" vs./and/<> TO EXPLAIN )


- AÇMAK ile AŞMAK


- AÇMAK ile AYIRMAK


- AÇMAK ile GENİŞLETMEK

( TO OPEN vs. TO WIDEN )


- AÇMAK ile/ve SAÇMAK

( TO OPEN vs./and TO SCATTER )


- AÇMAK yerine UYANDIRMAK


- AÇMAK yerine UYANDIRMAK


- AÇMAZ/PARADOKS:
["GÖRÜNÜŞTE"]
KABUL EDİLEBİLİR ÖNCÜL ile/ve/+/||/<>/> KABUL EDİLEBİLİR AKIL YÜRÜTME ile/ve/+/||/<>/> KABUL EDİLEMEZ SONUÇ


- AÇMAZ/PARADOKS ile/ve/<> ALAYSILAMA/KİNÂYE[Ar.]/İRONİ[İng.]


- AÇMAZ ile AÇMAZ ile AÇMAZ

( Şahı koruyan taşlardan her birinin yerinden oynatılmaması durumu. İLE İçinden zor çıkılır durum. İLE Karşısındakine bir nükte ya da tekerleme söyleme olanağı veren söz. )


- AÇMAZ ile ÇIKMAZ

( [satrançta] Şahı koruyan taşlardan her birinin yerinden oynatılmaması durumu. | İçinden zor çıkılır durum. | Karşısındakine bir nükte ya da tekerleme söyleme olanağı veren söz. İLE Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşılamayan yol, sokak. | Çözüme ulaşılamayan, çözüm yolu olmayan. )

( DIFFICULT POSITION | DILEMMA, IMPASSE | TRICK vs. FUTILE | BLIND ALLEY, DEAD-END STREET )


- AÇMAZ/ÇIKMAZ/...(PARADOKS) ile/ve/değil DÖNGÜ


- AÇMAZ/ÇIKMAZ ile/ve/değil EŞİK


- ACO-/ACOU-/ACOUS-/ACOUO-/-ACUSİA/-ACUSİS ile/||/<> ACU- ile/||/<> PHON-/-PHONE/-PHONİA/PHONO-/-PHONY

( İşitme, işitme ile ilgili, duyma [akustik: İşitme bilimi]. İLE/||/<> İğne, işitme. İLE/||/<> Sesle ilgili, ses. )


- ACQUIRE vs. EARN vs. GAIN vs. GET vs. OBTAIN vs. PROCURE vs. RECIEVE vs. TAKE vs. WIN


- ACQUIRE :/yerine EDİNMEK


- ACRONYME vs. ABBREVIATION


- ACROSS vs. OVER


- ACROSS :/yerine KARŞISINDA


- ACT :/yerine DAVRANMAK


- ACTA JURE IMPERII ile/ve/||/<> ACTUA JURE GESTIONIS ile/ve/||/<> LEX FORI

( Devletin, "egemenliğine dayanarak", yapmış olduğu eylemlerden doğan sorumluluğu. İLE/VE/||/<> Yönetimin, "egemenliğine dayanarak", yapmış olduğu eylemlerden doğan sorumluluğu. İLE/VE/||/<> Yargıcın, hukuktaki, doğrudan uygulama kuralları. )


- ACTİN-/ACTİNO- ile/||/<> HELİ-/HELİO- ile/||/<> THERM-/-THERM/THERMO-/-THERMY ile/||/<> CAL-/CALORİ- ile/||/<> ELECTRO- ile/||/<> ASTR-/ASTRO-

( Işın. İLE/||/<> Güneş, güneş ışığı ile ilgili. İLE/||/<> Isıyla, ısı oluşumu ile ilgili. İLE/||/<> Isı. İLE/||/<> Elektrikle ilgili. İLE/||/<> Yıldız, yıldızımsı, yıldız biçiminde. )


- ACTING THE INTUITION vs. RIPENING THE INTUITION


- ACTİNO- ile/||/<> RADİO- ile/||/<> ROENTGENO- ile/||/<> PHOT-/PHOTO-

( Işın, radyasyon [aktinomikoz: Bir bakteri enfeksiyonu]. İLE/||/<> Radyumla ilgili, radyant enerji ile ilgili, radiusla ilgili. İLE/||/<> X ışınları ile ilgili. İLE/||/<> Işık. )


- ACTION AT A DISTANCE ile/ve/||/<>/> BUTTERFLY EFFECT


- ACTION vs. TO APPLY


- ACTION :/yerine EYLEM


- AÇTIRMAK ile AÇTIRILMAK ile AÇTIRABİLMEK


- ACTIVE :/yerine AKTİF


- ACTIVIST :/yerine AKTİVİST


- ACTİVİTY İLE PHENOTYPİC İLE TARGET ile/||/<> İLAÇ TARAMA STRATEJİLERİ

( İlaç keşif yaklaşımları. )

( Formül: IC₅₀ İLE EC₅₀ )


- ACTIVITY :/yerine ETKİNLİK


- ACTOR :/yerine AKTÖR


- ACTRESS :/yerine AKTRİS


- ACTUAL :/yerine GERÇEK


- ACTUALLY :/yerine ASLINDA


- ACTUARIAL MATHEMATICS ile/||/<> PURE PROBABILITY

( Actuarial mathematics risk ve sigorta hesaplamaları için pratik uygulamalar yaparken İLE pure probability olasılığın kuramk matematik temelleridir )

( Formül: Life table analysis )


- ACUL -ile

( Tez canlı, içi tez, ivecen. )


- ACUL/ACELECİ değil/yerine/= İVECEN/İVEĞEN/EVGİN


- ACUN, PROF. DR. ERTUĞRUL (NAZİLLİ 1935 - 2018) :

( Üniversite Öğretim Üyesi. Liseyi 1954'te tamamladı. Girdiği i.Ü. Orman Fakültesinden 1959'da mezun oldu. Muğla Orman İşletmesinde bir süre Bölge Şefliği yaptıktan sonra askerlik görevini tamamladı ve 1962 yılında İ.Ü. Orman Hasılatı ve işletme İktisadı Kürsüsünde asistan oldu. "Türkiye'de Orman Ürünlerinin Avrupa Ekonomik Topluluğu Devletlerinde Değerlendirilmesi ve Bu Değerin Artırılması Çareleri" konulu tezi ile "Doktor" unvanını aldı. Bir süre yurtdışında bilimsel çalışma yaptıktan sonra hazırladığı "Türkiye'de Orman İşletmeleri Asal Ürünleri Pazarlamasının Orman İşletme Ekonomisi Bakımından incelenmesi Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile "Doçent " unvan ve yetkisini aldı. 1982 yılında Profesörlüğe yükseltildi. Kendi isteği üzerine emekli oldu )


- ACUR/AJUR ile ACUR

( Antika, gözenek. İLE Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, açık yeşil renkte, irice bir tür hıyar. )

( ... cum CUCUMIS ANGURIA )


- ACUTE TRİANGLE ile/||/<> OBTUSE TRİANGLE

( Acute tüm açı <90°, obtuse bir açı >90°. )

( Formül: All acute İLE one obtuse angle )


- ACÛZE ile/değil/yerine YAŞLI

( Huysuz, yaşlı kadın. İLE/DEĞİL/YERİNE ...[Yaşının/bıkkınlığının getirdiği olumsuzlukları görmemezlikten gelerek!] )


- ACYO ile ACYOCU/LUK


- ACYO[İt. AGGIO] ile ACYOTAJ[Fr.]/DEĞER FARKI

( Herhangi bir paranın, gerçek değeriyle, sürüm değeri arasında ya da bir ticaret senedinin üzerinde, yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arsında beliren fark. | Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon. | Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptığı tahsilat. İLE Devlet tahvilleri, kambiyo ve menkul değerler üzerine yapılan spekülatif işlemler. )


- ACZ ve AH


- ACZ ve/> AŞK ve/> ACZ [tekrar]


- ACZ ile/ve/> GEREKSİNİM/İHTİYAÇ


- ACZ[Ar.] ile MEN[Ar.]


- ACZİNİ BİLMEK ile/ve/<> HADDİNİ BİLMEK

( Âlim bildiğini bilir, Ârif Kendini/Bileni Bilir, Kâmil Aczini/Haddini Bilir! )


- ACZİYET ile/ve/<>/değil AŞK


- ACZİYET ile/ve/<> ATÂLET


- ACZİYET ile DALÂLET


- ACZ/İYET"[Ar.] ile/değil/||/<> İHMAL[Ar.]


- ACZİYET ile MAĞDURİYET


- ACZİYET ile/ve/değil/||/<>/< ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK


- AD/İSİM BELLEĞİM/HAFIZAM (ÇOK) KÖTÜ" değil/yerine ADLARI (YETERİNCE HIZLI) ANIMSAYAMAYABİLİYORUM


- AD/İSİM ile/ve/<>/||/değil/yerine EYLEM/İCRAAT


- AD KOYMADA, DOĞUMUN:
ZAMAN/I ile/ve/<> YER/İ

( Orta Afrika Cumhuriyeti'nde, çocukların adları, doğdukları yer ve zamana göre konuluyor. [Mbonsol: Ağacın altı. | Maseke: Dere kıyısı.] )

( Kişi, ahırda doğdu diye at olmadığı gibi, "nereli" olduğunun ve/ya da adının ne konulduğunun da belirleyiciliği yoktur/olmaz! )


- ad lib.[Lat. < AD LIBITUM] değil/yerine/= İSTEĞİNİZE GÖRE, İSTEDİĞİNİZ KADAR


- AD TAMLAMASI ile SIFAT TAMLAMASI


- AD TÜMCESİ ile EYLEM/YÜKLEM(FİİL) TÜMCESİ


- AD:
ULÛHİYET ile/değil RUBÛBİYET


- AD ile AD KÖKÜ ile AD ÇEKME ile AD BİLİMİ ile AD DURUMU ile AD TABANI ile AD ÇEKİMİ ile AD BİLİMCİ ile AD CÜMLESİ ile AD GÖVDESİ ile AD BİLİMSEL ile AD AKTARMASI ile AD TAMLAMASI


- AD ile AD TÜMCECİĞİ

( NOUN vs. NOUN CLAUSE )


- AD ile ADD[Ar.]

( Birini, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. | Herkesçe tanınmış ya da işitilmiş olma durumu. | Canlı ve cansız varolanları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren sözcük, isim. İLE Sayma. | Sayılma. )


- AD ile BAŞLIK


- AD ile/ve/değil EŞİK

( AD/IM/IZ üzerine... )


- AD ile İSİM


- AD ile/ve/değil/||/<> KILIF


- AD ile/ve ÖNAD/SIFAT

( Ayırd edici. İLE/VE Nitelendirici. )

( Sıfatı, ad yapabiliriz fakat adı, sıfat yapmamalı ya da titiz davranılmalıdır. )

( NAME vs./and CAPACITY )


- AD ile/ve/değil/||/<>/< ÖRÜNTÜ


- AD ile/ve/<>/< ÖZ


- AD :/yerine REKLAM


- AD/IM/IZ ile/ve UNVAN["ÜNVAN" değil!]

( NAME vs. TITLE (OF DIGNITY) )

( MING ile ... )


- AD ile/ve TAKMA AD

( İSİM ile/ve MAHLAS/MÜSTEÂR[< ÂRİYYET], LÂKAB )

( NAME vs./and NICKNAME )


- AD ile/ve TERİM ile/ve KAVRAM

( Tek başına anlaşılır olan ve zaman bildirmeksizin bir anlamı gösteren lafız addır. İLE/VE ... İLE/VE ... )


- AD ile/ve/||/<> TÖZ(CEVHER)

( ... ile/ve/||/<> TÖZ: Çadırın direği. | Adın, adlandırdığı. )


- ADA BALIĞI ile ALABALIK(TROUT) ile ATLANTİK KERTENKELE BALIĞI ile ATEŞ BALIĞI ile AY BALIĞI[Lat. MOLA MOLA] ile BENİ BALIĞI[Lat. CYPRINION MACROSTOMUS] ile ÇAÇA BALIĞI ile ÇUPRA BALIĞI ile DİL BALIĞI(SOLEFISH, [Lat. SOLEA VULGARIS]) ile DÜLGER BALIĞI[Lat. ZEUS FABER] ile FENERBALIĞI[LOPHIUS PISCATORIUS] ile FULYA BALIĞI[Lat. MYLIOBATIS AQUILA] ile GÜNBALIĞI[Lat. JULIS TURCICA] ile İSTAVRİT[Yun.][Lat. TRACHURUS TRACHURUS] ile KEDİ BALIĞI(CATFISH) ile KELER BALIĞI ile KILIÇ BALIĞI(CEMEL-İL-BAHR / CEMEL-ÜL-MÂ'[Ar.], SWORDFISH[İng.]) ile KIRLANGIÇ BALIĞI[Lat. TRIGLA HURUNDO] ile KIZILKANAT[Lat. SCARDINUS ERYHROPHTHALMUS] ile KÖPEK BALIĞI(SHARK) ile KUM BALIĞI[Lat. AMMODYTES] ile KUPES[Lat. BOOPS BOOPS] ile KÜÇÜK AĞIZLI LOTAK[Lat. CYPRINION KAIS] ile MERCAN BALIĞI ile OK BALIĞI ile ORKİNOS[Yun.]/TON[Lat. THUNNUS] ile ÖRDEK BALIĞI[Lat. LABRUS MIXTUS] ile PAPAZBALIĞI[Lat. CHROMIS CHROMIS] ile PEMBE, KURBAĞA AĞIZ BALIĞI ile RİNGA BALIĞI(HERRING)[Lat. CLUPEA HARENGUS] ile SANDIK BALIĞI[Lat. LACTOPHRYS TRIQUETER] ile TON BALIĞI(TUNAFISH) ile TARANGA ile TORPİLBALIĞI ile YILAN BALIĞI(İNKİLÎS[Ar.], EEL[İng.]) ile ACI BALIK ile BIYIKLI BALIK ile DİKENLİ BALIK[Lat. G. ACULEATUS] ile DUBAR[Lat. MUGIL CEPHALUS] ile ÜZGÜNBALIĞI[Lat. CALLIONYMUS LYRA]

( Dünyanın en büyük omurgasızı/yumuşakçası, mürekkep balığıdır. [Eril mürekkep balıklarının boyu 19 metreye kadar ulaşabilir.] )

( SAMEK )


- ADA BALIĞI = AMBER BALIĞI

( Balinagillerden, boyu 25 metreye kadar çıkabilen, başı büyük, dişli, çok yırtıcı bir balık. )

( CATODON MACROCEPHALUS )


- ISLAND EFFECT[İng.] / EFFET D'ÎLOT[Fr.] / INSELLBILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ADA ETKİSİ


- ADA TAVŞANI ile AMERİKA TAVŞANI ile ARAP TAVŞANI ile DAĞ TAVŞANI ile YABAN TAVŞANI


- ADA ile ADA

( Her tarafı, su ile çevrili kara parçası. İLE Çevresi, yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. )


- ADA ile ADALI ile ADALAR

( ISLAND vs. ISLANDER vs. ISLANDS )

( جزيره دار کردن ile جزيره ile آبخست ile جزيره نشين ile جزاير )

( JAZYRAH DAR KARDAN ile JAZYRAH ile ABKHAST ile JAZYRAH NESHYNE ile JAZAYR )


- AD(A) değil ADLARDA OLAN(A)


- ADA ile/ve ARAL

( Dört tarafı denizle kaplı kara parçası. İLE/VE Takımada. )

( CEZÎRE[çoğ. CEZÂİR] ile/ve ... )

( CEZ ile/ve ... )


- ADA ile ATOL[Maldiv yerlileri dilinde]

( ... İLE Mercanların biraraya toplanmasıyla oluşmuş, halka biçiminde adacık, mercanada. )


- ADA/OTRUG[dvnlgttrk] ile/ve/değil/< BATMAYAN (KÜÇÜK/BÜYÜK) DAĞ/TEPE


- ADA ile KANARYA ADALARI

( Köpek Adası[Insula Canaria]. Kuşlar adaya değil Kanarya Adası, kanarya kuşlarına köpek anlamına gelen adını vermiştir. )


- ADA ile KITA


- ADA ile MERCANADA/ATOL[Maldiv Adaları yerlilerinin dilinden]

( ... İLE Su yüzüne kadar çıkan mercan resiflerinden oluşmuş ada. | Mercanların biraraya toplanması ile oluşmuş, halka biçiminde adacık. )


- ADA ile TAKIMADA

( Deniz ya da göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. | İkinci yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. | Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici ya da ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış ya da yer çizgileriyle belirlenmiş alan. | Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. İLE Birbirine yakın büyüklü küçüklü birkaç adanın tümü. )


- ÂDÂBA MUGAYERET[Ar.] değil/yerine/= GÖRGÜYE AYKIRILIK


- Âdâb/erkân için SUS!!!


- ÂDÂB-I MUAŞERET değil/yerine/= GÖRGÜ KURALLARI


- Âdâbınca KONUŞ!!!


- A'DÂD[Ar. < ADED] ile A'DÂD[Ar. < ADAD, ADUD] ile A'DAD[Ar.]

( Sayılar. İLE Sâidler, bâzular, kollar. | Havuz kenarındaki büyük ve düş taşlar, duvarlar. İLE Kolu ince, kısa kollu kişi. )


- AD-/-AD ile/||/<> AS- ile/||/<> -AL

( -e, -e doğru, yakınlaşma, yönelme, yakınında, yoğun, ek olarak artım, -a yönelik [adduksiyon: Gövdeye doğru hareket]. İLE/||/<> -e, -a. İLE/||/<> ... ile ilgili, bir şeye ait, bir şeyin özelliklerini taşıyan. )


- ADAGIO[İt.] değil/yerine/= AĞIR AĞIR, YAVAŞ YAVAŞ


- ÂDÂK[Ar.] ile ADAKK[Ar.] ile ADAK/NEZİR[Ar.]

( Ada. İLE [Daha/en/çok] Dakik, ince. İLE Bir dileğin gerçekleşmesi için sahip olunandan vazgeçmek ve/ya da vazgeçilen şey. )


- ADAK ile/ve/||/<>/> SUNAK


- ADAK ile/ve VERGİ


- ADALAR VAPURUNUN:
ERKEN/GEÇ SAATLERİ VE KIŞ TARİFESİ ile/ve GÜNDÜZ VE YAZ TARİFESİ

( Yaz seferlerinin sabah ve akşam seferlerinde pek (fazla) gecikme olmaz. Her zaman 5 dk. önce, iskelede bulunmakta yarar vardır. )


- ADALAR ile BAHARİYE ADALARI

( ... İLE Haliç'te, Eyüp - Sütlüce tarafında bulunan küçük adacıklar. )


- ADALAR ve/<> BİSİKLET


- ADALAR ve/> ÜSKÜDAR ve/> BEYOĞLU ve/> SURİÇİ


- ADALE ile ADALET ile ADALELİ ile ADALESİZ ile ADALETLİ/LİK ile ADALETSİZ/LİK ile ADALETSİZCE ile ADALET KAPISI ile ADALET SARAYI ile ADALET ÖRGÜTÜ ile ADALET MAHKEMESİ


- ADALE[Ar.] değil/yerine/= KAS


- ADÂLET:
BİLGİNİN KONUSU ile/ve/değil/||/<> DÜŞÜNCENİN KONUSU


- ADÂLET:
[BİR ŞEYİ ...] "YERLİ YERİNE KOYMAK" değil KENDİNE AİT YERE KOYMAK/BIRAKMAK


- ADÂLET:
BİRLİK ile/ve/<> DİRLİK


- ADÂLET:
DAĞITICI ile/ve/||/<> DÜZELTİCİ/DÜZENLEYİCİ


- ADÂLET:
DENKLEŞTİRİCİ ile/ve/||/<> DAĞITICI


- ADÂLET:
DIŞARIDA/UZAKTA ve/değil/yerine/||/<>/>/< KENDİNDE

( Adâleti, dışarıda/uzakta aramak. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kendinde başlatmak ve oluşturmaktır, asıl ve öncelikli olan. )


- ADÂLET:
"EN YÜKSEK İYİ" ile/ve/değil/yerine/<> EN YÜKSEK KAMUSAL İYİ


- ADÂLET:
"EŞİTLİK" ile/ve/değil/||/<> RIZÂ


- ADÂLET HEYKELİNİN GÖZLERİNİN KAPALILIĞI:
"NAMUSSUZLARA GÖZ YUMMAK İÇİN" değil ÂDİL OLMAK İÇİN


- Adâlet için DİNLE!!!


- ADÂLET:
"KİŞİ/ŞAHIS/ŞAHSÎ" KONU(SU) değil KİŞİLİK/ŞAHSİYET KONUSU


- ADÂLET:
KİŞİ/KUL ve/||/<> İLÂH'IN BİRLİĞİ


- ADÂLET=KUTUP YILDIZI:
GÖĞE ve/||/<>/> GÖNÜLE

( Doğar. VE/||/<>/> Işığını saçar/yayar. )


- ADÂLET:
ORTAYA ÇIKAN değil ÜRETİLEN


- ADÂLET:
ÖZNEL değil/>< NESNEL


- ADÂLET [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- ADÂLET:
SEVGİ ve/||/<> DÜŞÜNCE


- ADÂLET:
SUÇU/"SUÇLU"YU ARAMAK ile/ve/değil/||/<>/< (SONUNA KADAR) MÂSUMU/MASUMİYETİ ARAMAK


- ADÂLET:
VARLIĞI VE VAROLANI BİLMEK/TANIMAK ve/||/<> HAK'I BİLMEK/TANIMAK ve/||/<> KENDİNİ BİLMEK/TANIMAK


- ADÂLET VE EŞİTLİK ve/||/<>/> UYUM VE DOSTLUK


- ADÂLET:
VELÂYET değil RİSÂLET

( İç. DEĞİL Dış. )


- ADÂLET YERİNE ÇIKAR" değil/yerine ÇIKAR YERİNE ADÂLET


- ADÂLET YOK ile/ve/değil/yerine/<> ADÂLET'İ, KENDİN/SEN (YAKIN ÇEVRENDE, OLANAKLARINDA) GERÇEKLEŞTİR (YAŞAT/İHYÂ ET)!


- ADALET değil ADÂLET


- ADÂLET ile/ve AHKÂM


- ADÂLET ile/ve/<>/< BARIŞ[< VARIŞ]/SULH

( Eğer dünyada barış ve uyum istiyorsanız, aklınızda ve gönlünüzde barış ve uyum olmalıdır. )

( Kendinizde düzen olmadıkça, dünyada düzen olmayacaktır. )

( AN SÜKÛT'İN SULH: Davalının susması üzerine gerçekleşen barış. )

( YURTTA SULH, CİHANDA SULH! PAZ EN EL PAIS, PAZ EN EL MUNDO! )

( KÂH-İ DÂD-GÛCTERÎ: Adliye Sarayı. )

( JUSTICE vs./and/<> PEACE
If you want peace and harmony in the world, you must have peace and harmony in your hearts and minds.
Unless there is order in yourself, there can be no order in the world. )


- ADÂLET ile/ve/değil/||/<>/< BEKLENTİ


- ADÂLET ile/ve/<> BİLİM ile/ve/<> AŞK


- ADÂLET ve/||/<>/>/< DAYANIŞMA


- ADÂLET ile/ve/||/=/<>/< DENGE, ÖLÇÜLÜLÜK/İTİDÂL[< ADL]

( Toplumla olan ilişkide. İLE/VE/||/=/<>/< Kişide. )

( İçte. İLE/VE/||/=/<>/< Dışta. )

( Güçler arasındaki denge. İLE/VE/||/=/<>/< ... )

( JUSTICE vs./and/||/=/<>/< BALANCE )


- ADÂLET ile/ve/<> DÜŞMANIN "ADÂLETİ"

( Adâletin gerekliliği ve önceliği, düşmanının "adâletine" maruz kalmamak ve mağdur olmamak içindir. )


- ADÂLET ve/<> EHLİYET