Bugün[28 Mart 2026]
itibarı ile 12.903 başlık/FaRk ile birlikte,
12.903 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(16/53)


- ALTIN > TENEKE ile/ve/değil/yerine/>< TENEKE > ALTIN

( [İşi ...]
Ehline vermezsen, "altın"ı, "teneke yapar". @@ Ehline verirsen, "teneke"yi, "altın yapar". )


- ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI ile ALTIN KURBAĞA

( bkz. 22307 İLE 1966'da, bilimkişilerince tanımlanmış bir kurbağadır. Soyu tükenmeden önce Kosta Rika'nın, Monteverdi ormanlarında sıklıkla bulunurlardı. Ne yazık ki, 1989'dan beri hiçbir yerde görülememiştir.[Yiyecek azlığı ve iklim değişikliklerinden dolayı yok oldukları düşünülüyor.] Bunlar da çok zehirli kurbağalardandı. )


- ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI ile KARA AYAKLI OK KURBAĞASI

( Dünyanın en zehirli kurbağası. İLE Dünyanın ikinci en zehirli kurbağası. )

( Adını, zehirlerini kamışçıkların ucundaki oklara bulayan yerliler vermiştir. [Şişe kapağı kadar ölçüdeki zehirle 10 kişiyi/insanı ya da 20.000 fareyi öldürebilecek kadar zehirlidir] )

( Kimi zaman nane yeşili, kimi zaman sarıdır. İLE Parlak turuncu ya da sarı renkte bir gövdesi, deniz mavisi bacakları vardır. )

( Keşfeden, Kaptan James Cochrane. [1823] İLE ... )

( APOSEMATİZM: Uyarı işareti. [Kurbağa ne kadar güzelse o kadar tehlikelidir.] )

( PHYLLOBATES TERRIBILIS cum PHYLLOBATES BICOLOR )


- ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI ile SEMENDER[Fars. < Yun.]/SALAMANDRA[Fr.]

( ... İLE Kurbağagillerin kuyruklu takımından bir hayvan. | Ateşte yaşar [ateşte yanmadığına hatta ateşi söndürdüğüne inanılan] bir masal hayvanı. )

( ... cum SALAMANDRA MACULOSA )


- ALTIN ile/değil ALTIN

( Alt tarafın/komşun. @@ Değerli taş. )


- ALTIN ile BUNDUKÎ[Fars.]

( ... İLE Bir altın para. [Türkçe'de "Fındık altını" denilen Bundukî adı, Venedik şehrinin Arapça adı olan Bundukiyye'den gelmiştir.] )


- ALTIN ve CIVA

( Civa, altının kardeşidir. )


- ALTIN ile/ve FLORİ[İt.]

( ... İLE/VE Altın para. )


- GOLD[İng.] / GOLD[Fr.] / GLYZERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALTIN


- ALTIN ile GULDEN

( ... İLE Hollanda altını. )


- ALTIN ve GÜMÜŞ/FIDDA/SÎM/NUKRA

( Atom numarası 79, atomik kütlesi 196.97, ergime noktası 1064,76 ºC, kaynama noktası 2807 ºC, yoğunluğu 19.32 g/cm³, doğal olarak %100 bollukla 197 kütle numaralı [Au¹97;] kararlı izotopu biçiminde bulunan, 1.38MeV, ߯ ve 412keV gama ışınları yayınlayan, 2.7 gün yarılanma süreli 198 kütle numaralı radyoaktif izotopu [Au¹98;], tıpta, karaciğer sintigrafisinde kullanılan, havadan etkilenmeyen, sadece klor ve brom ile tepkimeye giren, dövülüp haddelenmesi kolay olduğundan dolayı kolay işlenebilen ve 10¯4 mm. kalınlığında yaprak haline getirilebilen, bazlarda ve hiçbir asitin tek başına etkileyemediği/çözündüremediği ancak hidroklorik ve nitrik asitlerin kral suyu denilen karışımında çözünen, yüksek değerli [1 ve 3 değerlikler alan], paslanmaz, parlak sarı renkli soy metal. [Au] VE Atom numarası 47, atomik kütlesi 107.88, yoğunluğu 10.5 g/cm³, ergime sıcaklığı 960ºC, kaynama sıcaklığı 1950ºC, kütle numarası 99-122 arasında yapay radyoaktif izotopları olan, ancak Ag¹07;[%51.35] ve Ag¹09;[%48.65] bolluk oranlarıyla doğal olarak bulunan, 107 ve 109 kütle numaralı kararlı izotopları, sırasıyla 30b ve 84b etki kesitleriyle nötron yakalayarak, kısa yarı ömürlü, ikisi de gama ve beta yayınlayarak bozunan Ag¹08; ve Ag¹10; radyoizotoplarına dönüştüğünden, nötron ölçümünde kullanılan fosfat camların etkinleştirilmesinde kullanılan, parlak, paslanmaz beyaz bir metal öğe. | En iyi iletkendir. )

( HACEREYN: İki taş. )

( ZEHEB, NAZAR/NAZÂRET / NADAR/MADÂRET ve FIDDA
NESÎK[: Altın. | Gümüş.] )

( ZER ve SÎM )

( GOLD and SILVER )

( L'OR et L'ARGENT )

( GOLD und SILBER )


- ALTIN ile/değil HELYODOR[Fr.]

( ... İLE/DEĞİL Altın sarısı renginde, berilden oluşan, kuyumculukta kullanılan bir taş. )


- ALTIN ile KOİNAJ

( ... İLE %90 Altın[Au] ve %10 Bakır[Cu] içerir. )


- ALTIN ile KREMİÇ

( ... İLE Avusturya altını. )


- ALTIN ile/değil PENES[Macarca]

( ... İLE Süs olarak kullanılan, ziynet altını taklidi, sarı tenekeden pul. )


- ALTIN yerine PUL(HİMÂRÎ MANIR)


- ALTIN ile/ve/||/<> SEZYUM

( GOLD vs./and/||/<> CESIUM )


- ALTIN(PARA) ile/ve/değil/yerine/||/<> SÖZ/KELÂM

( Doğada. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Kişide. )


- ALTIN ile TİBR

( Sikke haline sokulmamış altın ve gümüş. | Toz halinde altın. | Altın külçesi. )


- ALTIN ile TİLLE[Fars.]

( ... İLE İşlenmemiş altın. )


- ALTIN ile YALDIZ

( ... İLE Eşyaya, altın ya da gümüş görünüşü vermek için kullanılan, sıvı ya da yaprak durumundaki altın, gümüş ve bunların taklidi olan madde. | Bu madde ile eşyalara yapılan süs. | Aldatıcı dış görünüş, göz boyama. )


- ALTIN ile ZER-İ MAGRİBÎ[Fars.]

( ... İLE Saf/hâlis ve iyi altın. )


- ALTIN ile ZERİK

( Eski İran'da, Dariüs devrinde bastırılmış altın para. )


- ALTIN ile/ve/||/<>/> ZERRİN[Fars.]

( ... İLE/VE/||/<>/> Altından yapılmış olan. | Altın gibi sarı olan. | Parlak. | Fulya. )


- ALTINA SIÇMAK ile ALTINA SIÇMAK

( Dışkıyı tutamamak. İLE Altından yapılmış klozete/taşa dışkılamak. )


- ALTIN[Au] ile BAKIR[Cu]

( 118 Element Arasında Neden Altın Bu Kadar Değerli? )

( AURUM cum CUPRUM )


- ALTINDA EZİLMEK" ile "İÇİNDE BOĞULMAK"


- ALTINDA KALMAK ile/değil/yerine/< ALTINDAN KALKMAK


- [daha önce] "ALTINI ÇİZMEK(/ÇİZDİKLERİMİZİN)" ile/ve/değil/yerine/sonra/||/<>/< ÜSTÜNÜ ÇİZMEK


- ALTINKUM DZ. K. ÖZEL EĞT. MRK. TESİSLERİ :

( Rumelikavak Mahallesinde Altınkum ile Karataş mevkii arasındadır. Tesis askeriyeye ait olup, herkese açık değildir. Tesis içinde oteli, restaurantı, plajı ve piknik alanı bulunmaktadır. Halka açık değildir. Özel Eğitim Komutanlığı emrindedir. )


- ALTINKUM PLAJI :

( Rumelikavağı sınırları içindedir. Batı tarafında Elmaskum Plajı kuzeydoğu tarafından Altınkum Özel Eğitim Merkezi Komutanlığı lojmanları ve plajı var. Adliye Nazırı (Adalet Bakanı) Necmeddin Molla (Necmettin Kocataş) Fransa seyahati sırasında Manş kıyısında bir plaj görür. Adı "Sable d'or" dur. İsmin Türkçe karşılığı Altınkum'dur. Necmeddin Molla Türkiye'ye dönünce, yerini uygun gördüğü yerin plaj olarak açılmasını sağladı. Adını da Altınkum Plajı koydu. Aslında yeri adı antik çağ ve Bizanslar döneminde Chrysorrhoas idi. Bu kelimenin karşılığı da "Altınsu" idi. 1927'de plaj açıldı. Halkın plaja ilgi göstermesini temin için Şirket - i Hayriye tarafından buraya bir vapur iskelesi yapıldı. Plajın işletilmesi bir Rus'a verildi. 1929'da plaj kabinleri yapıldı. Altınkum Plajı değişiklikleri ile birlikte hala işlevini devam ettiriyor. Her yaz binlerce insan plaj ve tesislerinden yararlanmakta olup, giriş ücretlidir. )


- ALTINKUM PLAJI :

( Boğaziçi'nin doğal plajlarından biridir. Sahilinin önü deniz arka kısmı ormanla kaplıdır. Garipçe Köye bağlı olup, Çalıburnunun batısında yer alan koyu temiz, berrak ve ılıman deniz suyu ile çok beğenilen bir yerdir. Her ne kadar sahipliyse de halka açık hizmet vermektedir. Eski Adliye Nazırı Necmeddin Molla (Kocataş)' nın teşviki ile tanzim edilen ve 1927'de açılışı yapılan plajın ilgi görmesi için buraya bir iskele yapıldı. Şierket - i Hayriye tarafından da gemi tahsis edilerek ücretsiz yolcu taşındı. II. Dünya Savaşı çıkınca plaj kapatıldı ise de yıllar sonra tekrar açıldı ve halka açık olarak hizmet vermektedir. Ne var ki eskiden iskelesi, gişesi ve kabinleri varken halen bunlardan mahrumdur. Büyük ilgi gören bu plaja Sarıyer'den deniz motorları, sandallar ve kayıklarla gelinmektedir. )


- ALTINKUM VAPUR İSKELESİ :

( Boğaziçi'nin büyük doğal plajlarından biridir. Eski Adliye Nazırı Necmeddin Molla (Kocataş) tarafından teşvik edilerek açılan 1927 yılında açılan Plaja halkın ilgi göstermesi için vapur iskelesi yaptırıldı, sonra da Şirket - i Hayriye tarafından ücretsiz yolcu taşıyan yolcu gemileri tahsis edildi. II. Dünya Savaşı sırasında plaj kapatıldı ve iskelede yıkılıp gitti. )


- ALTINKUM YOLCU GEMİSİ :

( 74 baca No.lu ve Şirket - i Hayriye İşletmesine ait bu gemi 1929'da İskoçya, Glasgow'da Fairfield Shipb. Cop. Tezgâhlarında yolcu vapuru olarak inşâ edildi. 415 gros, 215 net tonluktu. Teknesi çelik saçtandı. Uzunluğu 46 metre, genişliği 7.6 metre, su kesimi 2.9 metre idi. Fairfeld Sb, yapımı 580 beygir gücünde, 2 adet tripil (3 silindirli) buhar makinesi vardı ve çift uskurluydu. 10 mil hız yapabilen bu gemi yazın 975, kışın 886 yolcu alabiliyordu. 1961'de yenilendi. 1984'te hizmet dışı bırakıldı. )


- ALTINSOY, MUZAFFER (HATAY, 1945) :

( İ. Ü. Orman Fakültesinden Orman Mühendisi olarak mezun oldu. Orman Teşkilatında çeşitli görevlerde bulundu. Sarıyer'de Lise öğretmenliği yaptı ve Orman İşletmesinden emekli oldu. Siyasete DYP saflarında başladı ve 1992 - 1994, 1994 - 1999 ve 1999 - 2004 dönemlerinde Bahçeköy Belediye Başkanı seçildi. 1994 - 1999 döneminde partisinden istifa edip ANAP'a geçti. Bahçeköy Spor Kulübü Başkanı olarak da görev yaptı, sosyal ve sportif amaçlı pek çok dernekte üyedir. )


- ALTINTAŞ SUYU :

( Şifa Suyu mesiresinden Çırçır mesiresine giderken sağda ve kayalıklar arasından çıkan mükemmel bir suydu. Yol genişletme sırasında ortadan kaldırıldı. )


- ALTINTOP ile ALTINTOP

( Greyfurt. İLE İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs. )


- ALTIPARMAK ile ALTIPARMAK

( Bir tür iri palamut balığı. İLE Ayrı renkte altı yolu olan kumaş. | Bu kumaştan yapılan gelin giysisi. )


- ALTIPLANO:
BATI CORDILLERA ile/ve/<> DOĞU CORDILLERA

( Bolivya'nın Güneybatı'sındaki dağlık bölgede yer alan Altiplano, ülkenin Güneybatı'sı boyunca uzanarak, And Dağları'nı iki kola ayırmaktadır.[Rüzgâra açık, soğuk ve yüksek bir bölge olmasına karşın, ülke nüfusunun 3/4'ü bu bölgede yaşamaktadır.][Başkenti La Paz ve Oruro gibi ülkenin tüm büyük kentleri, bu bölgede kurulmuş.][Bolivya'ya, "Republica del Altiplano(Yüksek Plato Cumhuriyeti)" da denilmektedir.] )


- ALTIPLANO ile LA PAZ

( ... İLE Bolivya'nın başkenti La Paz, Altiplano'dan 434 m. düşük rakımda kurulmuş olması nedeniyle, soğuk dağ rüzgârlarına karşı nispeten daha korunaklıdır. )

( ... İLE Güney Amerika'nın, güneşe en yakın kenti ve dünyanın en yüksek başkentidir. )

( ... İLE Yüksek rakım nedeniyle, La Paz'a giden turistler halsizlik çekmektelerdir.[La Paz'a gidip de, yükseltinin yarattığı hastalıktan dolayı ölen diplomatların gömüldüğü bir "Büyükelçi Mezarlığı" da varmış.] )

( ... İLE Deniz seviyesinden yükseklik, kentin bir bölümünde 4000 m.'ye yakın, öbür bölümünde ise 3200 m. kadar. Yani, aradaki fark yaklaşık 1 km. Bu yüzden, sıcaklık ve bitki örtüsünde olduğu kadar, ekonomik ve toplumsal etkinliklerde de büyük farklar görülüyor. Düşük gelirli ailelerin yaşadığı mahalleler ve sanayi bölgesi, yüksek kesimlerde; orta halli ailelerin yerleşim bölgeleri ise daha alçak olan kesimde yer alıyor. Ama arada ters bir orantı var. Zenginlik arttıkça, "aşağılar" tercih ediliyor. La Paz'da, "yukarıdakiler"in sayısı, "aşağıdakiler"den çok fazla. Yani yoksulluk, "zirve"ye ulaşmış durumda. )


- ALTIPLANO ve/<> VALLES ve/<> ORIENTE

( Bolivya'nın, üç yerleşim bölgesi.[Dünyanın en yüksek yerleşim alanı.][3600 - 3800 m.] )


- ALTIŞAR ile ALTIŞARLI


- 6 yönden(/şeş cihetten) KONUŞ!!!


- Altına-Üstüne bak da KONUŞ!!!


- ALTJERİNGA = DÜŞLER ZAMANI


- SUBCULTURE[İng.] / SOUS-CULTURE[Fr.] / ZWEITKULTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALTKÜLTÜR


- ALTLI ÜSTLÜ

( FEVKANÎ TAHTÂNÎ )


- ALTLI ile ALTLIK ile ALTLI ÜSTLÜ


- 60 TABANLI SAYIDA:
DEĞER ve/= ŞEKİL/LER

( )


- ALTMIŞAR ile ALTMIŞARLI


- 69 ile 69 ile 69 ile 69

( Rakam/sayı. İLE Yengeç burcu. İLE Oral. İLE ... )


- 60'LARDA


- ALTO[İt.] ile ALTO[İt.]

( Çocuk ve kadın seleninde peslik. İLE Keman çeşidi. )


- ALTOBASO[İt.] değil/yerine/= YELKENİN ALT KENARI


- ALTRUİSM İLE KİN SELECTİON İLE RECİPROCAL ile/||/<> SOSYAL EVRİM

( İşbirliği evrimi. )

( Formül: Inclusive fitness )


- ALTSANMA ile/değil ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK


- ALTTA KALANIN CANI ÇIKSIN" ile/ve/||/<> "GEMİSİNİ KURTARAN, KAPTAN"


- ALTTA (KALMAK) ile/değil AŞAĞIDA (BEKLEMEK)


- ALTTAN ALMAK ile/ve/||/<> GÖĞSÜNDE YUMUŞATMAK


- ALTTAN ALMAK ile/ve İDARE ETMEK


- ALTUN, HASAN :

( Ticaretle uğraşıyordu. Rumelikavağı'nda iki dönem muhtarlık yaptı. )


- ALTUN, TOLGA (...) :

( Uşakspor'dan transfer edildi (2006/2007) bir sezon oynadıktan sonra ayrıldı. 2010/2011 sezonunda bu kez Beykoz'dan transfer edildi ve bir sezon daha lacivert beyazlı formayı giydi. İki sezonda Sarıyer'in 74 lig ve 15 özel maç olmak üzere 89 müsabakasında yer aldı ve lig maçlarında 7 özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 9 gol kazandırdı. )


- ALTÜST (ETMEK, OLMAK)


- ALTÜST ile ALTÜST BÖREĞİ


- ... değil ALTYAPI


- ALTYAPI ile ALTYAPISAL


- ALTYAPI ile/ve/||/<> SÜREÇ


- ALTYAPI ile/değil ÜSTYAPI

( Üstyapıyı biçimlendirir. İLE/DEĞİL Altyapıyı değiştirir. )


- ALUMEL[Fr.] değil/yerine/= ALÜMİNYUM, MANGANEZ VE SİLİSYUM İÇEREN NİKEL ALAŞIMI


- ALÜMİN[Fr. < ALUMINE] ile ALÜMİNYUM[Fr. < ALUMINIUM]

( Suda çözünmeyen, 2050 °C'de eriyen, beyaz bir toz olan alüminyum oksit. [Al2O3] İLE Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir öğe. [simgesi: Al] )


- ALÜMİN ile ALÜMİNLİ


- ALUMINA[İng.] / ALUMINE, OXYDE D'ALUMINIUM[Fr.] / TONERDE, ALUMINIUMOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUMİNA, ALÜMİNYUM OKSİT


- ALUMİNA ile ALUMİNAT ile ALUMİNİT ile ALUNİT


- ALUMINATE[İng.] / ALUMINATE[Fr.] / ALUMINAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUMİNAT


- ALUMINITE[İng.] / ALUMINITE[Fr.] / ALUMINIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUMİNİT


- ALUMINIUM SULPHIDE[İng.] ile/değil/yerine/= ALUMİNİUM SÜLFÜR


- ALUMINOSILICATE[İng.] / ALUMINIUMSILIKAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUMİNOSİLİKATLAR


- ALUMINOTHERMIC PROCESS[İng.] / ALUMINOTHERMIE[Fr.] / ALUMINOTHERMIE, TERMITVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUMİNOTERMİ


- ALUMINIUM ALLOYS[İng.] / ALUMINIUMLEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM ALAŞIMLARI


- ALÜMİNYUM[Fr. < ALUMINIUM] ile ALPAKS[Fr. < ALPAX]

( Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir öğe. [simgesi: Al] İLE Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı. )


- ALUMINIUM AMMONIUM SULPHATE, AMMONIUM ALUM[İng.] / SULFATE DOUBLE D'ALUMINIUM ET D'AMMONIUM[Fr.] / ALUMINIUMAMMONIUM-SULPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM AMONYUM SÜLFAT


- ALUMINIUM ACETATE[İng.] / ACETATE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINYUMACETAT, ESSIGSÄURE TONERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM ASETAT


- ALUMINIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM BROMÜR


- ALUMINIUM EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM EŞDEĞERİ


- ALUMINIUM FLUORIDE[İng.] / ALUMINIUMFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM FLORÜR


- ALÜMİNYUM FOSFAT ile PEGANİT[Fr.]

( ... İLE Hidratlı, doğal alüminyum fosfat. )


- ALUMINIUM HYDROXIDE[İng.] / HYDROXYDE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMHYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM HİDROKSİT


- ALUMINIUM CARBIDE[İng.] / CARBURE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMCARBID[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM KARBÜR


- ALUMINIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMCHLORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM KLORÜR


- ALUMINIUM NITRATE[İng.] / NITRATE D' ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMNITRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM NİTRAT


- ALUMINIUM BRONZE[İng.] / ALUMINIUMBRONZE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM PİRİNCİ


- VERRE ALUMINOSILICATE[Fr.] / ALUMINIUMSILIKATGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM SİLİKAT CAMI


- ALUMINIUM SULPHATE[İng.] / SULFATE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMSULFAT, TONERDESULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM SÜLFAT


- SULFIDE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMSULFID[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM SÜLFÜR


- ALUMINIUM[İng.] / ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM


- ALÜMİNYUM ile ALÜMİNYUM TAŞI


- ALÜMİNYUM ile/değil GALYUM

( ... İLE/DEĞİL Çok seyrek bulunan, alüminyumu andıran, yoğunluğu 5.9, atom ağırlığı 69.72 olan, 29.8 °C'de ergiyen öğe. [simgesi: Ga] )


- ALÜMİNYUM ile/değil/yerine KARBON


- ALÜMİNYUMLU ile ALÜMİNYUM

( ALUMINIFEROUS vs. ALUMINUM )

( زاج دار ile آلومينيوم ile آلومينيومي )

( ZAJ DAR ile ALOMYNEYVAM ile ALOMYNEYVAMY )


- ALÜN[Fr.] değil/yerine/= ŞAP[Ar. < ŞABB]


- ALUMITE, AMONTONE, NEUTRAL ALUM[İng.] / ALUNITE[Fr.] / ALUNIT, ALAUNSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUNİT


- ALÜVYON ile ALÜVYON

( ALLUVIAL vs. ALLUVIUM )

( آبرفتي ile آبرفت ile ته نشين )

( ABRAFTY ile ABRAFT ile TAH NESHYNE )


- MİL[Yun.]/ALÜVYON[Fr.]["ALİVYON" değil!] değil LIĞ/BALÇIK


- ALVE- ile/||/<> ALVEOL-/ALVEO-

( Kanal, kavite. İLE/||/<> Alveolusla ilgili, küçük kavitelerle ilgili. )


- ALVEOL/ALVEOLUS[İng.] değil/yerine/= HAVA KESECİĞİ | DİŞ YUVASI


- ALVEOLAR ile/||/<> BRONŞİAL

( Alveolar gaz değişimi İLE bronşial hava taşıma. )

( Formül: Exchange İLE conduction )


- ALVEOL[US] ile/||/<> ALVEOLUS DENTİS

( Hava keseciği, petek, kovuk, çukur. İLE/||/<> Diş yuvası. )


- ALWAYS :/yerine HER ZAMAN


- ALYAN ile ALYANS ile ALYAN ANAHTARI


- ALYANS[Fr. < ALLIANCE] değil/yerine/= NİŞAN YÜZÜĞÜ


- ALZHEIMER ile/ve/||/<> BINSWANGER BELİRGESİ/SENDROMU


- ALZHEIMER ile KORSAKOFF SENDROMU


- ALZHEIMER ile/ve/||/<> PARKINSON

( 4 gen[1, 1, 14, 19, 21] + 7 gen. )

( ... İLE/VE/||/<> Beyinde dopamin üreten bölgedeki göze kaybı nedeniyle bu nesnenin az salınımı sonucu oluşur. )


- A.-G. (KONUŞMASI/SOHBETİ/"MUHABBETİ")


- AM[Ar.] ile ÂM[Ar. çoğ. A'VÂM] ile AMM[Ar. çoğ. AMMÂT] ile ÂMM[Ar. < UMÛM] ile HAMM[Ar.] ile HAM[Ar.]

( Sevgi. | İstek, istemek, istenilen. | Dişillik örgeni, vajina. İLE Yıl, sene. İLE Amca. İLE Genel/umûmî, herkese ait. İLE Şiddetli hararet. )


- A.M. ile/ve P.M.


- AM :/yerine SABAH


- ÂM[Ar.] ile SENE[Ar.]


- AMA NİYE? değil NİYE?


- AMA ÖYLE ile/ve/||/<>/> AMA BÖYLE


- AMA YİNE DE ... değil/yerine NEYSE Kİ ...


- AMA[Ar. < AMMA] ile AMA

( Bağlaç. İLE Dişilik örgenine ... )


- AMÂ[Ar.] ile A'MÂ[Ar.] ile AMA/AMMA[Ar.]

( Körlük, görmezlik, manevi körlük, bilgisizlik. | Yağmur bulutları. | Altında ve üstünde hava bulun(may)an bulut. İLE Kör. | Bilgisiz/cahil. İLE Bağlaç, fakat. )


- AMA ile ANCAK


- ... AMA ... ile/değil/yerine ... DOLAYISIYLA ...


- ... AMA ... ile/ve/<> KEŞKE ...

( Onu kaybettirir. İLE/VE/<> Kendini yok ettirir. )


- ÂMÂ ile KÖR

( Köre renk, sağıra ahenk olmaz! )

( DARÎR[çoğ. ADIRRÂ]: Doğuştan kör. )


- AMABİLE[İt.] ile SEVİMLİ ÇALINACAK

( Bir parçanın, sevimli ve cana yakın çalınacağını anlatır. )


- AMAÇ:
AYRICALIK değil/yerine HİZMET


- AMAÇ:
BİRLİK ve/<> BÜTÜNLÜK


- AMAÇ/HEDEF:
"DAĞIN DORUĞUNDA" değil DAĞIN ARDINDA

( Dorukta olursa gözünde büyür fakat ardında olursa o "zorlu süreç", aşılabilecek yola dönüşür dinleyen için. )


- KONU:
AMAÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM/INDA

( )


- AMAÇ ile/= AMAÇ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Amaç. İLE Saban, pulluk. )


- AMAÇ ile/ve/||/<> AMAÇLILIK

( ... mit ZWECKMÄßIGKEIT )


- AMAÇ ile/ve/değil/yerine ARAÇ

( Amaç, aracın/araçların devrede oluş süreçlerinin tamamlanmış olduğu sonuç. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Araç, amaca/sonuca yönelik çabanın içinde kullanılanların/ uygulananların her bir ayrı işlev parçası ve/ya da bütünü. )


- AMAÇ ve/||/<>/> BİLİM

( Anlam doğar. VE/||/<>~> Açıklama sunar. )


- AMAÇ ve COŞKU

( AIM and EXUBERANCE | EBULLIENCE )


- AMAÇ ve/||/<>/> DEĞER

( PURPOSE and/||/<>/> VALUE )


- AMAÇ ile/ve DİN

( AIM vs./and RELIGION )


- AMAÇ ile/ve/değil/<> GEREKSİNİM


- AMAÇ ile/ve/||/<> İŞLEV

( TELOS vs./and/||/<> ERGON )


- AMAÇ ile KALECİ ile KALE ÇİZGİSİ ile HEDEF ODAKLI ile KALE DİREĞİ ile KALECİ ile HEDEFLER

( GOAL vs. GOAL KEEPER vs. GOAL LINE vs. GOAL ORIENTED vs. GOAL POST vs. GOALKEEPER vs. GOALS )

( نشانگاه ile مقصد ile سر منزل مقصود ile گل ile هدف ile دروازه بان ile خط دروازه ile هدفمند ile هدف گرا ile تير دروازه ile چوب دروازه ile گلر ile اهداف )

( NESHANGAH ile MOGHSAD ile SAR MANZEL MOGHSUD ile GOL ile CPEHDAF ile DARVAZEH BAN ile KHAT DARVAZEH ile CPEHDAFMAND ile CPEHDAF GERA ile TYR DARVAZEH ile CHUB DARVAZEH ile GOLR ile ANPANDAF )


- AMAÇ ile/değil KASIT

( [not] GOAL vs./but INTENTION )


- AMAÇ ile/ve/||/<>/> OLGUNLAŞMA/KEMÂL


- AMAÇ ile/ve SONUÇ

( AIM vs./and CONSEQUENCE/RESULT )


- AMAÇ ile/ve/||/<>/>/< UMUT


- AMAÇ ile/ve/değil/||/<>/< US/AKIL


- AMAÇ ile/ve/değil/||/<>/< YEĞLENİLİRLİK/TERCİH EDİLİRLİK


- AMAÇ ile/ve/değil/||/<>/> YÖNELİM


- AMAÇ ile/ve YÖNTEM

( YÖNTEM ARAYIŞLARI - SARTRE kitabını okumanızı salık veririz. )

( AIM vs./and METHOD )


- AMAÇ/AMACI ile/ve/değil/yerine/||/<> NEDEN/İ


- AMAÇLAMAK ile AMAÇLANMAK ile AMAÇLAŞTIRMAK ile AMA ile AMAL ile AMAN ile AMAÇ ile AMAÇLI/LIK ile AMANSIZ/LIK ile AMAÇSIZ/LIK ile AMANSIZCA ile AMAÇ DIŞI ile AMAÇSIZCA ile AMAN ZAMAN ile AMANSIZ HASTALIK


- AMAÇLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< YELTENMEK


- İLKE/LER:
AMAÇSAL ile/ve/||/<> SÜREÇSEL ile/ve/||/<> SONUÇSAL


- AMAÇSIZ ile AMAÇSIZLIK

( AIMLESS vs. AIMLESSNESS )

( بدون هدف ile بي مقصد ile بي هدف ile بي مرام ile بي هدفي )

( BEDON CPEHDAF ile BEY MOGHSAD ile BEY CPEHDAF ile BEY MARAM ile BEY CPEHDAFY )


- AMADİNDA -ile

( Afrika müziğine özgü, ağaç gövdelerinden yapılan bir tür ksilofon. )


- Ama/fakat demeden DİNLE!!!


- Ama/fakat demeden SUS!!!


- SYSTÈME D'AMAGAT[Fr.] ile/değil/yerine/= AMAGAT BİRİM SİSTEMİ


- AMAGAT DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME D'AMAGAT[Fr.] / AMAGAT-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT DİYAGRAMI


- AMAGAT-LEDUC RULE[İng.] / RÈGLE D'AMAGAT-LEDUC[Fr.] / AMAGAT-LEDUCSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT-LEDUC KURALI


- AMAGAT VOLUME UNIT[İng.] / UNITÉ DE VOLUME D'AMAGAT[Fr.] / AMAGATSCHE VOLUMENEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT OYLUM/HACİM BİRİMİ


- AMAGAT SYSTEM[İng.] / AMAGATSCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT SİSTEMİ


- AMAGAT DENSITY UNIT[İng.] / UNITÉ DE DENSITÉ D'AMAGAT[Fr.] / AMAGAT-DICHTEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT YOĞUNLUK BİRİMİ


- ÂMÂ-İ MUTLAK ile/<> ÂMÂ-İ İZÂFÎ

( HİCÂB-I CELÂL: Mutlak körlük. )


- ÂMÂK[Ar. < MAAK/MAUK] ile A'MÂK[Ar. < UMK]

( Göz pınarları. İLE Derinlikler. )

( A'MÂK-I HAYAL adlı kitabı okumanızı salık veririz... )


- ÂMÂL[< EMEL] -ile

( ÜMİTLER, DİLEKLER, İSTEKLER )


- MALGAMA[Osm.] / AMALGAM[İng.] / AMALGAME[Fr.] / AMALGAM[Alm.] ile/değil/yerine/= AMALGAM, CIVALI ALAŞIM, CIVA ALAŞIMI


- AMALGAMATION[İng.] / AMALGAMATION[Fr.] / AMALGAMIERUNG, AMALGAMATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AMALGAMLAMA


- AMAL-İ ERBAA[Ar.] değil/yerine/= DÖRT İŞLEM


- A'MÂL-ÜL-MA'DEN ile METALURJİ

( Metalurji. )


- AMAM/ADOPTION MODEL FOR ANALYTICS MATURITY[İng.] değil/yerine/= ANALITİK OLGUNLUK BENIMSEME MODELİ


- Aman diyeyim SUS!!!


- AMAN ile ANAM


- AMAN ile/ve MEDED

( Hz. Muhammed. İLE/VE Hz. Ali. )


- Amansız KONUŞ!!!


- AMANT[Fr.] değil/yerine/= ÂŞIK


- AMARİLİS[Fr.] değil/yerine/= GÜZEL HANIM ÇİÇEĞİ/ÇOBAN ÇİÇEĞİ/NERGİS ZAMBAĞI


- AMAROKS FUGAKS/AMAUROSIS FUGAX[İng.] değil/yerine/= GEÇİCİ KÖRLÜK


- AMAROZ[Fr.] değil/yerine/= BAKAR KÖRLÜK


- AMARULA ile SARHOŞLUK

( Meyvesinde alkol oluşan/bulunan ağaç/meyve. )

( )


- AMASYA KÖPRÜLERİ'Nİ


- AMASYA ile AMASRA

( Orta Karadeniz'de. [Çorum - Merzifon - Amasya] İLE Batı Karadeniz'de. [Zonguldak - Bartın - Amasra] )


- AMASYA ile AMASYALI/LIK ile AMASYA ELMASI


- AMATÖR TUTUM ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

( AMATEUR ATTITUDE vs. MODESTY )


- AMATÖR ile AMATÖRCE ile AMATÖRLÜK

( AMATEUR vs. AMATEURISH vs. AMATEURISM )

( غيرحرفهي ile دوستار ile آماتور ile آماتوروار ile دوستاري )

( غيرحرفهي ile DOSTAR ile AMATOR ile AMATORAVAR ile DOSTARY )


- AMATÖR ile AZ ANLAYAN


- AMATÖR değil/yerine/= ÖZENGEN/İSTEGEN


- AMATÖR ile/ve/= PES ETMEMİŞ AMATÖR/PROFESYONEL


- AMATÖR/LÜK ile AMATÖRCE


- AMATÖR/LÜK ile PROFESYONEL/LİK

( Genel kabul ile tanımlanan. )

( Sanatta, tam tersi! )


- AMA/UMA ile/ve LAMA

( Japon Buda rahipleri. İLE/VE Tibet Buda rahipleri. )


- AMAZING :/yerine ŞAŞIRTICI


- AMAZON IRMAĞI ve/||/<> ORNACO IRMAĞI


- AMAZON[Fr. < Lat.] ile AMAZON ["AMOZON" değil!]

( Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. | Kadınların giydiği giysi. | Memesiz. İLE Güney Amerika'daki dünyanın en geniş ormanı ve ırmağının adı. )


- AMAZON ile AMAZONLAR


- AMAZON ile/ve/<> GOOGLE ile/ve/<> FACEBOOK ile/ve/<> MICROSOFT ile/ve/<> APPLE ile/ve/<> ORACLE

( )


- AMAZONİT ile/||/<> KRİZOKOL/KRİSOKOL

( Yeşil mavi renkte bir feldspat. İLE/||/<> Mavi-yeşil renkte bir bakır silikat minerali. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 6-6.5 İLE/||/<> 2-4
Işık Kırma İndisi: 1.52-1.53 İLE/||/<> 1.57-1.60
Rengi: Yeşil mavi İLE/||/<> Mavi-yeşil
Molekül yapısı: KAlSi³O8 İLE/||/<> (Cu,Al)²H²Si²O5(OH)4·nH²O )


- AMBALAJ ile/ve/değil EŞİK


- AMBALAJLAMAK ile AMBALAJLANMAK ile AMBALAJ ile AMBALAJCI/LIK ile AMBALAJLI ile AMBALAJSIZ/LIK


- AMBALE[Fr.] değil/yerine/= AŞIRI YÜKLEME SONUCU ULAŞAN DÜŞÜNEMEME, BUNALIM


- AMBAR ile SARPIN

( ... İLE Tahıl kuyusu, zahire ambarı. )


- AMBAR ile YARIM AMBAR

( Yapı yerinde kum, çakıl gibi maddeleri ölçmekte kullanılan, kenarları 75 cm. olan küp biçiminde ölçek. Eni, boyu, 1'er m., yüksekliği 42 cm. olan ambarlar da kullanılmaktadır. | Bu ölçeğin hacmi, 0,422 m³, 2,5 ambar yaklaşık 1 m³'tür. | Depo. İLE Kenarları 60 cm. olan küp biçiminde ambar. )


- AMBAR/ARABA ile KOÇU[Macarca < KOCSI]

( ... İLE Süslü bir tür gezme arabası. | Direkler üzerine, yüksekte kurulmuş tahıl/zahire ambarı. )


- AMBARGO[Fr. < EMBARGO] ile SANSÜR[Fr. < CENSURE]

( Bir nesnenin serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. | Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim. | Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. | Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. İLE Her türlü yayının, sinema ve tiyatro yapıtının hükûmetçe önceden denetlenmesi ve gösterilmesinin izne bağlı olması, sıkı denetim. )

( EMBARGO vs. CENSORSHIP )


- AMBARLAMAK ile AMBARLANMAK ile AMBARLATMAK ile AMBAR ile AMBARCI/LIK ile AMBAR MEMURU


- AMBARLAR ile AMBARLI

( Cevizlibağ - Zeytinburnu'nda. İLE Avcılar'da. )


- AMBER AĞACI ile/ve/||/<>/> AMBER ÇİÇEĞİ

( Baklagillerden, akasya cinsi, kışın yaprağını döken boylu bir çalı ya da birkaç metre boylanabilen dikenli küçük bir ağaç. İLE/VE/||/<>/> Amber ağacının toparlak, fındık büyüklüğünde, altın sarısı renginde güzel kokulu çiçeği. )

( ... cum ACACIA FARNECIANA )


- AMBER ile AMBER AĞACI ile AMBER BALIĞI ile AMBER ÇİÇEĞİ


- AMBERBARİS[Lat.] ile SARIÇALI/KADINTUZLUĞU/ÇOBANTUZLUĞU

( Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri sarı, meyvesi ekşi ve kırmızı renkte, kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki. )

( BERBERIS VULGARIS )


- AMBİ-/AMBO- ile/||/<> AMPH- ile/||/<> -AMBİ ile/||/<> BASİ-/BASİO-/BASO- ile/||/<> -DROME ile/||/<> MARG-

( İkisi, iki yanda, iki yönlü/taraflı [ambidekster: İki elini de kullanabilen kişi]. İLE/||/<> İkisi, iki yanda, hakkında, çevresinde, çift, ikili. İLE/||/<> Yürüme, yer değiştirme. İLE/||/<> Tabanla ilgili, alt kısımla ilgili, bazionla ilgili, yürüme. İLE/||/<> Gidiş, seyir. İLE/||/<> Kenar. )


- AMBİDENTAT ile/||/<> KÖPRÜ LİGAND

( Ambidentat iki farklı atom SCN⁻, köprü iki metal μ-Cl. )

( Formül: Linkage İLE bridging )


- AMBIGUOUS vs. DIM vs. OBSCURE vs. UNLUCID VAGUE


- AMBİSYON[Fr.] değil/yerine/= ŞAN, ÜN, VARSILLIK DÜŞKÜNLÜĞÜ


- AMBİVALAN BAĞLANMA/AMBIVALENT ATTACHMENT[İng.] değil/yerine/= İKİRCİKLİ BAĞLANMA


- AMBİVALANS/AMBIVALENCE[İng.] değil/yerine/= İKİRCİKLİLİK


- AMBLEM ile LOGO

( Çizgi ve resimle yapılan işaretler. İLE Bir ürünün, şirketin ya da hizmetin adının, harf ve resimsel öğeler kullanılarak simgeleştirilmesidir. )


- AMBLEM ile SEMBOLİZE ETMEK

( EMBLEM vs. EMBLEMATIZE )

( علامت ile برمز وانمود کردن )

( ALAMET ile BARMAZ VANEMUD KARDAN )


- AMBLEM[Fr. < EMBLEME] değil/yerine/= SİMGE, BELİRTGE/BELİRTKE


- AMBLYGONITE[İng.] / AMBYGONITE[Fr.] / AMBLYGONIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AMBLİGONİT


- AMBLİYOPİ[Fr.] ile AMETROPİ[Fr.]

( Görme gücünde azalma, görme yitimi. İLE Gözdeki kırılma hatası. )


- AMBOLALİ[Fr.] değil/yerine/= BİR KONUŞMA SIRASINDA SÖYLENİLENLERLE HİÇBİR BAĞLANTISI OLMAYAN SÖZCÜKLERİN SIK SIK ORTAYA ATILMASI SAYRILIĞI


- AMBOLİ[Fr.] ile/ve/||/<> EMBOLİZM[Fr.]

( Yabancı bir nesne kütlesinin damarları tıkayarak kan akımını engellemesi. İLE/VE/||/<> Bir damarın kan pıhtısıyla tıkanması. )


- AMBU/ARTIFICIAL MANUAL BREATHING UNIT[İng.] değil/yerine/= KESE-MASKE SOLUTMA BİRİMİ


- AMBULANCE değil AMBULANS


- AMBULANS SİRENİ ile POLİS SİRENİ ile İTFAİYE SİRENİ


- AMBULANS ile GEZMEK

( AMBULANCE vs. AMBULATE )

( آمبولانس ile بيمارستان سيار ile نعش کش ile درحرکت بودن )

( AMBOLANS ile BEYMARESTAN SYAR ile NASH KESH ile DARHARKAT BODAN )


- AMBULANS[Fr./İng. < AMBULANCE] değil HASTA TAŞIMA/NAKİL ARACI / CANKURTARAN


- AMBULATUVAR/AMBULATORY[İng.] değil/yerine/= AYAKTAN | GÜNÜBİRLİK


- AMCA ile/ve BABA

( [Biyolojik açıdan] Babayla kardeşlik bağlantısı olan eril gövdeli kişi/ye verilen ad. İLE/VE Testislerinde oluşan spermler aracılığıyla dünyaya gelinen kişi. )

( ... ile/ve EB )

( UNCLE vs./and FATHER )


- AMCA ile/ve/< DAYI[< TAGAY]

( Babayla kardeşlik bağlantısı olan eril gövdeli kişi/ye verilen ad. İLE/VE Anneyle kardeşlik bağlantısı olan eril gövdeli kişi. )

( (PATERNAL) UNCLE[Father's brother]. vs./and (MATERNAL) UNCLE[Mother's brother]. )


- AMCA-DAYI/EMMİ-DAYI


- AMCA/LIK ile AMCA KIZI ile AMCA OĞLU


- AMDI ile/= ŞİMDİ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Şu an. )


- AMD/KAST ile/ne yazık ki ŞİBH-İ AMD/KAST/ŞİBH-ÜL-HATÂ

( Niyet, kasıt, karar. İLE Birini kasten öldürme.[âlât-ı cârihadan olmayan bir şeyle] )


- AMEL -ile

( NİYETİN TEZAHÜR ETMİŞ HALİ )


- AMEL:
ADÂLET ve/değil/||/<>/> İSTİKÂMET


- Âmel et ve KONUŞ!!!


- AMEL ile AMELE/LİK ile AMELİ ile AMELE PAZARI ile AMELE TABURU ile AMELE YANIĞI


- AMEL[Ar.] ile CA'L[Ar.]


- AMEL ile/ve EMEK

( Dünyalık için. İLE/VE Ahiret için. )


- AMEL ile FİİL

( Sıfatla birlikte kullanılır. İLE Hareketin dışına çıkmak. )

( İnsan amel eder. İLE Allah'ın fiili vardır. )


- AMEL[Ar.] ile Fİ'L[Ar.]


- AMEL ve/<> İMAN


- AMEL ile/ve/> KİBİR


- AMEL[Ar.] ile SUN'[Ar.]


- AMEL ile UYGULAMA(TATBİK)


- AMEL/E ile/ve/||/<> CAALE ile/ve/||/<> FAALE

( Eylemek/işlemek. İLE/VE/||/<> işlemek. İLE/VE/||/<> Kılmak. )

( Yineleme/tekrar edilme ve yön/istikamet varsa. İLE/VE/||/<> Yapı değişiyorsa. İLE/VE/||/<> Herhangi bir devinim/hareket ise. )


- AMELE ile FAİL


- AMELE[Ar. < ÂMİL] ile HAMELE[Ar. < HÂMİL]

( İşçi, emekçi, ırgat, amel eden. İLE Taşıyanlar, kaldıranlar. )