Bugün[29 Mart 2026]
itibarı ile 12.903 başlık/FaRk ile birlikte,
12.903 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(10/53)


- AKCİĞER ZARI ile KARACİĞER ZARI

( PLEURA vs. ... )


- AKCİĞER ile AKCİĞER ZARI ile AKCİĞERLİLER ile AKCİĞER GÖBEĞİ ile AKCİĞER PETEĞİ ile AKCİĞER LOPÇUĞU ile AKCİĞER KESECİKLERİ


- AKCİĞER(ÖRGEN) ile/ve KARACİĞER

( ESNÂH-I RİEVİYE: Akciğer petekleri. )

( RİE ile/ve KEBED[çoğ. EKBÂD] )

( ŞÜS ile/ve ŞÜŞ )

( LUNGS vs./and LIVER )


- AKÇILLANMAK ile AKÇILLAŞMAK ile AKÇIL/LIK


- AKD[Ar.] ile AHD[Ar.]


- AKD/AKİD[Ar.] ile/ve/||/<> ÂKİD[Ar. çoğ. AKADE]

( Bağ, bağlama, düğümle(n)me, bağlanma. | Sözleşme, kararlaştırma. | Kurma, düzme. | Nikâh. | Düzyazıyı, koşuğa çevirme. İLE/VE/||/<> Sözleşmenin/nikâhın tarafları, sözleşen kişi/ler. | Çeviriyi yapan. )


- AKD[Ar.] ve HALL[Ar.]

( Düzyazıdaki bir sözü vezne döküp şiirleştirmek. VE Şiirdeki bir sözü düzyazıya çevirmek. )


- AKD[Ar.] ile KASEM[Ar.]


- AKD ile ŞİBH AKD

( Sözleşme (yapmak.) İLE Sözleşme benzeri.[Fr. QUASI-CONTRAT] )


- AKDAĞ, HAMDİ (İST. 1954) :

( Yeniköylü işadamı, işletmeci. AKP de siyaset yaptı. Sarıyer Belediye Meclisinde iki dönem AKP'li Belediye Meclis üyesi olarak bulundu. Yeniköy Spor Kulübü, Sarıyer Spor Kulübü ve Yeni Sarıyer Merkez Cami Derneği üyesidir. )


- AKDAĞ, MEHMET (İST. 1959) :

( Yeniköylü olup Akdağlar Şirketi yönetim kurul başkanıdır. İş hayatına Akdağlar ailesinin taş, kum ve çakıl ocaklarında başladı. Kısa sürede şirketin başına geçti ve yönetim kurulu başkanı oldu. Madencilik dalında da faaliyette bulunarak iş alanını genişletti. İnşaat taahhüt işlerine yöneldi. Müteahhitlik alanında da hizmet vermektedir. Sarıyer Spor Kulübü üyesi olup bir dönemi başkan olmak üzere 10 dönem yönetim kurulunda görev yaptı. Rizespor Kulübü üyesi olarak da bir süre görev yaptı. )


- AKDENİZ KANSIZLIĞI/TALASEMİ ile/||/<> ORAK GÖZE/HÜCRE ANEMİSİ

( Hemoglobin üretiminde genetik bir bozukluk nedeniyle anemi. İLE/||/<> Hemoglobin yapısındaki genetik bir bozukluk nedeniyle anemi ve ağrılı krizlerle ilişkili bir durum. )


- AKDENİZ KORSAN(LIĞ)I ile/ve OKYANUS KORSAN(LIĞ)I


- AKDENİZ ile AKDENİZ İKLİMİ ile AKDENİZ MAVİSİ ile AKDENİZ HUMMASI


- AKDENİZ ile/ve/||/<> KARADENİZ

( BAHR-İ SİYAH ile/ve/||/<> BAHR-İ SEFİD )


- AKDETMEK ile AKDEDİLMEK ile AKDEDEBİLMEK


- AKD-İ MEBHUSÜNANH/AKD-İ MEZBUR değil/yerine/= SÖZÜ EDİLEN ANTLAŞMA/SÖZÜ EDİLEN BAĞIT


- AKDİ MUVAZAA değil/yerine/= DANIŞIK BAĞIT


- AKDİ SAHİH değil/yerine/= DOĞRU BAĞIT


- AKDİKEN ile YABANİ AKDİKEN

( ... İLE Hünnapgillerden, yaprakları almaşık, kırmızı renkli yemişi olan bir bitki. )

( ... cum RHAMUNUS FRENGULA )


- AKDOĞAN ile ŞÂHBÂZ[Fars.]

( ... İLE İri bir tür akdoğan. | Çevik ve becerikli. | Yiğit, kahraman, mert kişi. )


- AKDOĞU, İBRAHİM (ŞEKERCİ İBRAHİM) (İST. 1917 - 1980) :

( Sarıyerlidir. Sarıyer ilkokulunda okurken, kara tahtanın silgisi kaybolur. Öğretmen silgiyi arar bulamaz ve öğrenciler kaybetti kanaatiyle çocukları tek ayak üzerine durmakla cezalandırır. Öğlen zilinin çalması üzerine öğrenciler dışarı çıkar, sadece İbrahim sınıfta kalır ve kara tahtaya "Seveyim hocadaki bilgiyi/ Kıçına soktu koca silgiyi" mısralarını yazar. Şiiri kimin yazdığını kimse anlamaz. Bu iki mısralık şiiri yazdığında ilkokul 3. sınıfta idi. Şiir yazmaya ilkokul çağlarında başladı ve devam etti. Şiirlerini deftere yazmadı, yayınlamadı ve derlemedi. Her zaman kalabalık mekanda şiirlerini söyledi. Arkadaşlarına, yoldan geçenlere, dükkandan alışveriş yapanlara; balıkçıya, esnafa, mahalleliye şiirlerini okudu. Zamana ve mekana çok dikkat eder, her olayı şiirin ilhamı kabul ederdi. Sahibinin peşinden giden siyah beyaz renkli bir köpeği gördüğünde "Şekerci İbrahim'in gözleri yaşlı/Aman Allah'ım bu köpek Beşiktaşlı" diye bağırması; bir başka gün sakal traşını takiben terkos suyunun kesilmesi üzerine kala kalır, bunu da şöyle hicveder "Ey namussuz musluk/Ettin bana orospuluk". Kayda geçmiş tek şiiri Sarıyer'deki Mesut Ağa Çeşmesi'nin tamiri sırasında çeşmenin kitabesine yazdığı şu şiirdir: Halkı kurtarmak için nihayet susuzluktan/Tertemiz güzel sular akıttı şu musluktan/ Yaptırdı sevabına yepyeni bir suyolu/Sarıyer'de fırıncı Abbas Okumuşoğlu". Bu şiir için ısmarlama yazdığım tek şiirdir der ve bu nedenle de ismini şiirin altına yazdırmaz. )


- AKEDEMİK değil AKADEMİK


- AKELALİ[Fr.] değil/yerine/= BEBEĞİN BAŞSIZ DOĞMASI


- AKEN[Yun.] değil/yerine/= OLGUNLAŞINCA KENDİLİĞİNDEN ÇATLAYIP AÇILMAYAN TEK TOHUMLU KURU MEYVE


- AKERDEON ile BAYAN[Rusça]

( ... İLE İki tarafı da tuşlu olan. Klavyesiz. )

( ... c БAЙAH )


- AKERDEON ile/ve DİATONİK AKERDEON

( Her düğmesinde ayrı nota ile. İLE/VE Düğmeleri, kapatır ve açarken iki ayrı notayı vererek. )


- AKGÜN KOLEJİ :

( Boyacıköy'de Matbaacı İsmail Akgün tarafından açıldı. Uzun bir süre hizmet verdikten sonra, Emniyet teşkilatına devredilerek Polis Moral Eğitim Merkezi yapıldı (bkz. Polis Eğt. Mrk.) )


- AKGÜN, İSMAİL (İSTANBUL, SULTANAHMET, 1910 - 2008) :

( İptidai ve Rüştiye'den mezun oldu. İş hayatına Matbaa - i Amire'de (Milli Eğitim Basımevi) başladı. Daha sonraları Orhaniye Matbaası, Mahmut Bey Matbaası, Hilal Matbaası ve Cumhuriyet Gazetesi'nde çalıştı. İş hayatına kendi matbaası olan İsmail Akgün matbaasını kurarak başladı. Bilahare Hak Kitabevi, Boğaziçi Akgün Koleji, Santa Farma İlaç Sanayi A.Ş. ve Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesini iş dünyasına kazandırdı. Amatör olarak spor yapmış katıldığı yelken yarışmalarında büyük başarılar elde etmiştir. )


- AKHILLEUS İLE KAPLUMBAĞA AÇMAZI ile/ve/||/<>/> TRUVA SİNEĞİ AÇMAZI ile/ve/||/<>/> KOŞU YOLU AÇMAZI ile/ve/||/<>/> NUMARALI TOPLAR AÇMAZI ile/ve/||/<>/> OK AÇMAZI ile/ve/||/<>/> TANRILAR AÇMAZI ile/ve/||/<>/> TRISTRAM SHANGDY AÇMAZI ile/ve/||/<>/> UZAY GEMİSİ AÇMAZI


- SEYL[Osm.] / FLUX[İng.] / FLUX[Fr.] / FLUX, STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI, AKIŞ


- FLUX LINES[İng.] / LIGNES DE FLUX[Fr.] ile/değil/yerine/= AKI ÇİZGİLERİ


- FLUX RODS[İng.] / BARREAUX DE FLUX[Fr.] / FLUSSSTÄBE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI ÇUBUKLARI


- FLUSSUMWANDLER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- FLUX LEVELLING[İng.]RÉGLAGE DE FLUX[Fr.] / FLUXNIVELLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI DÜZLEME


- TUBE OF FLUX[İng.] / TUBE DE FLUX[Fr.] / FLUSSES GEFÄSS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI TÜPÜ


- FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX[Fr.] / FLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI YOĞUNLUĞU


- AKI/AQI ile/||/<> AKI (YAGAK)/AQI (YAGAQ)
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Eli açık, cömert. İLE İyi ceviz. )


- AKÎB[Ar. < AKEB] ile ÂKİB[Ar.]

( Bir diğerinin arkasından gelen. İLE Önce. )


- AKİB[Ar.] ile VELED[Ar.]


- AKİBET değil ÂKIBET


- ÂKIBET[Ar.] ile HADD[Ar.] ile NİHÂYET[Ar.]


- AKICI ile AKICI DİL

( GLIB vs. GLIB TONGUE )

( چرب زبان ile زبان دار ile زبان چرب و نرم )

( CHARB ZABAN ile ZABAN DAR ile ZABAN CHARB VE NARAM )


- AKICI/LIK ile AKICI ÜNSÜZ ile AKICILIK ÖLÇEĞİ


- AKICI/LIK ile/ve/değil SÜREKLİ/LİK


- AKICILIK ile SÜRÜKLEYİCİLİK

( DRAVATRA ile ... )


- AKİD YAPMA VAADİ değil/yerine/= ÖN SÖZLEŞME


- AKİD/AKİT ile/||/<> AHKÂM ile/||/<> BERÎÜZ-ZİMME ile/||/<> MATÛK ile/||/<> UHDE

( Sözleşme, bir sözleşmede taraf olan kişi. İLE/||/<> Hükümler. İLE/||/<> Zimmetten ya da borçlardan kurtulmuş, temize çıkmış. İLE/||/<> Azat olunmuş, azatlı. İLE/||/<> Birinin üzerinde olan iş, sorumluluk. )


- AKÎDE ile AKİDE

( İlke, iman, dini inanış. | [Sultanlar, bayramlarda akîde şekeri kestirirmiş. Yeniçeri ağalarına gönderirmiş ve şeker kabul edilirse sorun olmadığı fakat padişaha geri gönderilirse "sorunlarımız var" anlamına gelirmiş.] İLE Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri. )


- AKİDE ile AKİDE ŞEKERİ


- ÂKİF[Ar. çoğ. ÂKİFÂN, AKÛF] ile/ve/||/<> ÂRİF[Ar. < İRFAN | çoğ. UREFÂ]

( Sebât eden. | İbâdet eden. İLE/VE/||/<> Bilen, bilgili, irfan sahibi.[(Bildiğinin, yapacağının ve söyleyeceğinin) Zamanını ve zeminini] )


- AKİFER[Fr.] değil/yerine/= POMPALI KUYULARI BESLEYECEK JEOLOJİK YAPI


- AGATE[İng.] / AGATE[Fr.] / ACHAT, AGAT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKİK, AGAT


- AKÎK[Ar.] ile AKÎK[Ar.]

( Çoğunlukla kırmızı renkte olan bir cins değerli taş. İLE Bunaltıcı sıcak/lık. )


- AKIL "ALMAYI İSTEMEMEK" değil/yerine/> "AKLINI BAŞINA TOPLAMAK"

( Kimseden "akıl almak" istemiyorsan, aklını başına topla! )


- AKIL ALMAZ ile SONUÇSUZ

( INCONCEIVABLE vs. INCONCLUSIVE )

( غير قابل تصور ile غيرقاطع )

( غير قابل تصور ile غيرقاطع )


- AKIL:
ANLAYAN değil İLİŞKİLENDİREN


- AKİL BALİĞ/BALİĞ değil/yerine/= ERGEN/ERİN/YENİYETME


- AKIL-BALİĞ değil ÂKİL-BALİĞ


- AKIL:
BÜTÜNSEL ile/ve/değil/||/<>/< BÜTÜNLEYİCİ


- AKIL:
CEVHER ile İŞLETİM/İ


- AKIL ve EL ve/||/<>/> DÜŞÜNCE ve EYLEM


- AKIL ETMEK ile TEFEKKÜR ETMEK


- AKIL-FİKİR (ERDİREMEMEK)


- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K


- AKIL [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- AKIL HOCASI ile/ve/değil/<> ESİN KAYNAĞI


- AKIL İLE ...:
ŞİİR YAZILMAZ ve/fakat ŞİİRE DÜZEN VERİR


- AKIL:
(KENDİ/BAĞIMSIZ) "YÜRÜYEN" değil YÜRÜTÜLEN


- AKIL MERTEBELERİ

( * AKL-I MAAŞ
( Maişetinden başka bir şey düşünmeyen akıl. Bedene yönelik akıl. )
( Biraz daha düşük olanına "hassase" denir. Hayvanlar âlemine ait olan akıl. )
* AKL-I MEAD
( Müdrike mertebesine geçmiş akıl. Ahiretini düşünen akıl. )
( Avdet edilecek yer ile ilgili akıl. Mead: avdet edilen yer, mebde: başlangıç. )
( Buranın başlangıcı oranın sonu, oranın başlangıcı ise buranın sonu. )
( Kalbindeki imana köle olan sultana akl-ı mead denilir. )
* AKL-I SELÎM
( Nur'a kavuşmuş akıl. )
* AKL-I RUHANÎ
( Aklın güzel kullanılıp iç âleme döndürülmesi ve geliştirilip ruh haline intikal ettirilmesidir.)
* AKL-I NURANÎ
( Ruh haline gelmiş aklın, iyiliklerle parlar hale gelmesidir. )
* AKL-I SULTANÎ
( Kâinattaki saltanatı bilen akıl. )
* AKL-I EVVEL/KÜLL
( Simgesi lâm harfidir. Bu harf, ilk yaratılan akla tekâbül eder. Akıl Allah'tan gelmiştir ve Taayyün-ü Evvelin'dir. )
( Allah'ın aklıyla akıllandırdığı, akl-ı küll'dür. )
@( Akıl Mertebeleri - Metin Bobaroğlu )


- AKIL:
ÖLÇÜLEBİLİR ile/ve/değil/||/<>/< ÖLÇEN/R


- AKIL [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- AKIL [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- AKIL:
SÂLİM ve/> İSLÂM


- AKIL:
SESİN YÜKSEKLİĞİNDE değil SÖZÜN İNCELİĞİNDE


- AKIL-SIR (ERDİREMEMEK)


- AKIL:
TAMAMLAYICI ve/||/<>/> BÜTÜNLEYİCİ


- AKIL TATMİNİ ile/ve/değil/yerine KALP TATMİNİ

( AKLIM BENİ YANILTMADI KALBİM DE AKLIMI TEKZİP ETMEDİ )


- AKIL:
TÜMEL(/LER) ve/<> TİKELLER ARASILIK


- AKIL:
USTA ve/<> MÜRŞİD

( Öncelikle, kendi [donanımlı/yetkin] aklın ve kendine! )


- AKIL VERMEK ile/ve/değil/yerine BİLDİKLERİNİ ANLATMAK


- AKIL:
"YARATICI" değil DÜZENLEYİCİ


- AKIL:
YAŞTA ile/ve/değil/||/<>/< BAŞTA


- AKIL YÜRÜTME ile/ve/||/<> NEDENDEN, NEDENE GEÇİŞ


- AKIL ve/||/<> AHLÂK ve/||/<> ADÂLET ve/||/<> ÂDÂB ve/||/<> AŞK

( REASON and MORALS and JUSTICE and ... and LOVE )


- AKIL ile/ve/||/<>/> AKIL

( Ay üstü. İLE/VE/||/<>/> Ay altı. [İnsanda]. )

( REASON vs./and/||/<>/> REASON )


- AKIL ile/ve/> ÂKİL ile/ve/> ÂKİL

( Us. İLE/VE/> Aklı başında. Kendi "aklını", evrenin aklıyla birleştirmiş/bütünleştirmiş kişi. İLE/VE/> Yiyen/yiyici, obur. )


- ÂKIL <> AK(I)L <> MAKÛL


- AKIL ve/için/||/<>/< AKLIN SERÜVENİNİN İZLENMESİ


- AKIL ve/||/<>/< AMAÇ

( INTELLECT and/||/<>/< TELOS )


- ÂKİL ile/ve ÂŞIK


- AKIL ve BEDEN

( İnsan hem kafasını [Hüvelbâtın]ını, hem de bedenini [hüvezzahir]ini kullanabilmelidir. )


- AKIL ile/ve/değil/||/<>/>/< BİLGİ

( "Monolog". İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Diyalog. )

( [not] REASON vs./and/but/||/<>/>/< INFORMATION/KNOWLEDGE )


- AKIL ile/ve/||/<> BİLGİ ile/ve/||/<> HİKMET

( Akıl kavramsal olup akla; Bilgi simgesel olup sezgiye; Hikmet mistik olup iç görüye ve iç deneyime hitap eder. )

( Aklın bilgiye ve hikmete kavuşması, neredeyse tüm uygarlıklarda ortak olarak Güneş, Işık, Nur simgeleri ile belirtilmektedir. )

( Genç ve kuvvetli iken uyanmayan ve uyandığı zaman çaba göstermeyen, böylelikle tembelliğe ve karar yoksunluğuna düşen kişi, hiçbir zaman hikmet yolunu bulamaz. )

( Gölgesinin, bir kişiyi izlemesi gibi, saf olan akılla konuşan ve davranan kişiyi de sevinç izler. )

( Uyanmak için bir şoku beklemeyen, akıllıdır. [ki bu çok sert olabilir] )

( Herşeyin akılla kavranamayacağını akıl edemeyen, akılsızdır. )

( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )

( HİKMET: Cehaleti kaldıran herşey! )

( HİKMET: Kuramsal aklın erdemi. )

( Wise is he who does not wait for a shock, which can be quite rude. )

( REASON vs./and/||/<> KNOWLEDGE vs./and/||/<> WISDOM )


- AKIL ile/ve/<> BİLİNÇ(ŞUUR)

( Akıl, bilincin, birincil aracıdır. )

( Yıkılmaya uygun/lâyık bir "akla" sahip ol! )


- AKIL ile CEHÂLET

( Akıllı olduğu için şeytanı ahmağa tercih ederim ama şeytana uymam. )

( Akılsız dostun olacağına, akıllı düşmanın olsun. )

( Eğer akıl resmedilebilseydi güneş karanlığa gömülürdü; cehalet resmedilebilseydi gece onun yanında aydınlık kalırdı. )


- AKIL ile/ve DAYANÇ/SABIR

( REASON vs./and PATIENCE )


- AKIL ve/<> DİL ve/<> BEN

( Aklın dili sözcükler, gönlün dili muhabbettir. )

( Akıl, hiçbir zaman gövdede durmaz. Neyi, nereyi seviyorsa orada gezer durur. )

( REASON and/<> LANGUAGE and/<> I/ME )


- AKIL ile/ve/<> DOĞA

( Doğa, kolayı değil en kolayı tercih eder. )

( REASON vs./and/<> NATURE )


- AKIL ile/ve/<> DÜZEN/TERTİP

( AKIL: Bağ, Bağlamak. Uygun olanı, uygun olana bağlamak. )

( AKIL: Bilinen(ler)den hareket edip bilinmeyen(ler)i tespit etmek. )

( Akıl, eşik(te)dir/berzah(ta)dır. )

( Akıl yorulmazsa gövde zor yorulur. )

( REASON vs./and/<> ARRANGEMENT )


- AKIL ile/ve/<>/= EYLEM

( Kişi, eylem varolanıdır. )

( AKIL: Eylemler(imiz)e düzen verme/katma. )

( REASON vs./and/<>/= ACTION )


- AKIL ile/ve/değil FAAL AKIL

( [not] REASON vs./and/but ACTIVE REASON )


- AKIL ile/ve/||/<> FİKİR

( Varolanları[mevcudu] bilmek. İLE/VE/||/<> Varlığı[vucudu] bilmek. )

( REASON vs./and/||/<> IDEA )


- AKIL ve/<> GAYRET


- AKIL ve/||/<> GÖRME ve/||/<> DUYMA ve/||/<> KONUŞMA

( CAMİ: CEBRAİL ve/||/<> AZRAİL ve/||/<> MİKAİL ve/||/<> İSRAFİL )


- AKIL ve/<> GÜVEN

( REASON and/<> TRUST/CONFIDENCE )


- AKIL ile/ve/<> HAKİKAT

( Akıl çırpınıp âciz kalacak ki, hakikat, bu aczin sonunda meydana çıksın. )

( REASON vs./and/<> TRUTH )


- AKIL ve/<>/>/< HAYAL

( Akıl ile düzenlenir. VE/<>/>/< Hayal ile yapılır. )

( Olanlar. VE/<>/>/< [sen / kendi/n] Yarat!(tıkların). )

( Düzenler. VE/<>/>/< Yaratır. )

( Tümel. VE/<>/>/< Tikel. )

( REASON/MIND and/<>/>/< DREAM/IMAGINATION )


- AKIL ve HİKMET


- AKIL ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR


- AKIL ve İLİM/BİLİM ve İBÂDET

( Bu 3 alanda tatil[< ÂTIL] olmaz. )


- AKIL ile/ve/değil/<> İMAN SAHİBİ

( Tartışır. İLE/VE/DEĞİL/<> Tartışmaz. )


- AKIL ile/ve İSTİDLÂL

( a) Felsefe, b) Kelâm )


- AKIL ile/ve/<> KALP

( Su. İLE/VE/<> Toprak. )

( Kalbi ayrı olanların, aklı bir olmaz. )

( Water. VS./AND/<> Land/Soil. )

( REASON vs./and/<> HEART )


- AKIL ile/ve/<> KALP


- AKIL ile/ve/||/<> KANIT

( REASON vs./and/||/<> EVIDENCE )


- AKIL ile/ve/değil/yerine KULLANILAN/UYGULANAN AKIL


- AKIL ve/< MAKULÂT ve/< MEKULÂT ve/< MAHSUSÂT[ZAHİRÎ VE BÂTINÎ]


- AKIL ve/değil/<> MERHAMET

( Tüm dünya, sana hizmet etse doymazsın. VE/DEĞİL/<> Kişi[sen], dünyaya rahmet ederse(n), tüm dünya doyar. )


- AKIL ve/||/<> MERKEZ ve/||/<> GÜNEŞ ve/||/<> ATEŞ ve/||/<> PİRAMİT ve/||/<> TENNÛRE ve/||/<> TANDIR ve/||/<> RAHMAN/RAHİM


- AKIL ve METAFİZİK

( REASON and METAPHYSICS )


- AKIL ve/<> MUHAYYİLE ve/<> İMAN

( Zihnin yetilerine doymadıkça, muhayyile alanına (pek) geçilemez. )


- AKIL ile/ve/> NAKİL

( Önce. İLE/VE/> Sonra. )

( Evvel. İLE/VE/> Müevvel[< te'vil][yoruma açık]. )


- AKIL ile/ve NAZAR

( el-NAZAR: Düşünmek aklın bilinmeyenden bilinmeyene doğru yaptığı harekettir. )

( LOCKE[YANSI/REFLEKSİYON] ile DESCARTES )

( Bkz. H. ZİYÂ ÜLKEN - İSLÂM DÜŞÜNCESİ - ÜLKEN YAY. )


- AKIL ve/||/<>/>/< OLANAK

( Yaşam, akıl ettiğin ve olanakların kadardır. [geliştirip değiştirebilme gücü/olanakları sende olmak üzere] )


- AKIL ile/ve/<> ORTAK AKIL

( Aklınızı kullanma cesâretini gösteriniz! )

( REASON vs./and/<> COMMON REASON )


- AKIL ile/ve RIZÂ


- AKIL ile/ve/<> SEZGİ

( Dışı kavrar. İLE/VE/<> İçi kavrar. )

( Varolana düzen verir. İLE/VE/<> ... )

( Açıklayıcı, düzenleyici. İLE/VE/<> Yaratıcı. )


- AKIL ile/ve STRATEJİ

( REASON vs. STRATEGY )


- AKIL ile/ve/||/<> TANRI


- US/AKIL ve/<> TARİH/SEL/LİK

( REASON and/<> HISTORICAL/NESS )


- AKIL/KAVRAM ile/ve/||/<>/> TEFEKKÜR/TERTİB ile/ve/||/<>/> MÂRİFET ile/ve/||/<>/> İLİM

( İki şey/işaret/alâmet arasında bağlantı/ilişkilendirme/birleştirme. İLE/VE/||/<>/> Düşünceleri belirli bir düzen içinde sağlamak. | İşaretleri/alâmetleri düzenlemek. İLE/VE/||/<>/> Kavramlar arası ilişkiler ya da her iki kavram arasındaki ilişki. İLE/VE/||/<>/> Tümel çıkarım/yargı. )


- AKIL ile/ve VAHİY

( Mum ile güneş aranmaz, akılla da vahiy tartılmaz. )

( REASON/MIND vs./and VAHIY )


- AKIL ile/ve YANSIZLAŞTIRMA

( REASON vs./and NEUTRALIZING )


- AKIL ile ZEKA ile ENTELEKTÜEL ile AYDINLAR ile İSTİHBARAT ile İSTİHBARAT BÜROSU ile ZEKA TESTİ ile ZEKİ ile ENTELİJANSİYA ile ANLAŞILIR

( INTELLECT vs. INTELLECTS vs. INTELLECTUAL vs. INTELLECTUALS vs. INTELLIGENCE vs. INTELLIGENCE BUREAU vs. INTELLIGENCE TEST vs. INTELLIGENT vs. INTELLIGENTSIA vs. INTELLIGIBLE )

( عقل ile قوه درک ile خرد ile الباب ile روشنفکر ile عقلي ile معنوي ile آدم باذوق ile عقلاني ile عقلايي ile روشن فکران ile درايت ile شعور ile اطلاعاتي ile هوشمندي ile ذکاء ile خوشفکري ile فراست ile آگاهي ile مشعر ile هشياري ile هوش ile اداره اطلاعاتي ile آزمايش هوش ile باشعور ile با هوش ile تيز هوش ile کاردان ile هوشمند ile باکله ile هشيار ile باهوش ile عاقل ile با عقل ile ذکي ile طبقه روشنفکر ile مفهوم ile قابل فهم )

( AGHAL ile GHOOH DARK ile KHARD ile الباب ile ROSHNAFKAR ile AGHALY ile MANOY ile ADAM BAZOGH ile AGHALANY ile AGHALAYY ile ROSHEN FEKRAN ile DARAYT ile SHOUR ile ETLAATY ile TEOOSHMANDY ile ZEKA ile KHOSHAFKARY ile FARAST ile AGAHY ile MOSHER ile NPASHYARY ile TEOOSH ile EDAREH ETLAATY ile AZMAYSH TEOOSH ile باشعور ile BA TEOOSH ile TYZ TEOOSH ile KARDAN ile TEOOSHMAND ile باکله ile NPASHYAR ile BAHOOSH ile AGHAL ile BA AGHAL ile ذکي ile TABAGHEH ROSHNAFKAR ile MAFAOOM ile GHABEL FANPAM )


- AKIL ile/ve/||/<> ZİHİN

( Bireşimsel/tevhîdî olan. İLE/VE/||/<> Ayrımsal olan. )

( Bütünleştirir. İLE/VE/||/<> Parçalar. )

( Tümel/rahman. İLE/VE/||/<> Tikel/rahim. )

( Bağıntıları verir. İLE/VE/||/<> Duyuları verir. )

( REASON vs./and/||/<> MIND )


- AKIL ve/||/<> ZORUNLULUĞUN GETİRDİĞİ


- AKILCILIK/RASYONALİZM ile DENEYCİLİK/EMPİRİZM

( Bilginin akıl ve mantık yoluyla elde edilebileceğini savunan felsefi görüş. İLE Bilginin deneyim ve gözlem yoluyla kazanıldığını savunan felsefi görüş. )


- AKILDA KESİNLİK ile/> DUYULARDA KESİNLİK

( DEFINITENESS IN REASON vs./and/<> DEFINITENESS IN SENSES )


- AKILDA TUTMAK ile/ve/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK

( [not] TO KEEP IN MIND vs./and/but TO TRY TO LEARN
TO TRY TO LEARN instead of TO KEEP IN MIND )


- AKILDANE/LİK ile AKILDAN YOKSUN/LUK


- AKİLEN[Fr.] değil/yerine/= KARTAL BURUN


- AKIL'IN KONUSU ile/ve VEHİM'İN KONUSU

( Üçgenlik. İLE/VE Üçgen. )


- AKILLA DÜŞÜNÜLENLER:
DUYULUR OLANLAR ve/<> DUYULUR OLMAYANLAR


- AKILLA TARTMAK ile/değil/yerine KALPLE DİNLEMEK


- AKILLANMAK ve/||/<>/< AKIL ALMAK


- AKILLARA SEZA ile AKILLARA ŞİFA ile AKILLARA ZARAR ile AKILLARA ZİYAN


- AKILLI ÇALIŞKANLAR ile/ve AKILLI TEMBELLER ile/ve
AKILSIZ ÇALIŞKANLAR ile/ve AKILSIZ TEMBELLER

( Ödüllendirilmeli! İLE Teşvik edilmeli! İLE Ceza verilmeli! İLE Kovmalı! )

( Takdir etmeli! İLE Dikkat etmeli! İLE İkaz etmeli! İLE Terk etmeli! )

( [+ +] ile [+ -] ile
[- +] ile [- -] )


- AKILLI (OLAN/OLMAK) ile/ve/değil/yerine "AKLI BAŞINDA" (OLAN/OLMAK)


- AKILLI OLMAK ile/ve/değil/yerine YETERİNCE AKILLI OLMAK/DAVRANMAK


- AKILLI-USLU (DİNLEME(ME)K, KONUŞMA(MA)K)


- AKILLI ile AKILCI


- AKILLI ile AKILLI İNSANLAR ile AKILLICA ile ZEKA

( CLEVER vs. CLEVER PEOPLE vs. CLEVERLY vs. CLEVERNESS )

( شاطر ile زرنگ ile باهوش ile هشيار ile زبر و زرنگ ile هفت خط ile با استعداد ile ناقلا ile زبا ile زيرک ile مرد رند ile هژير ile ضرفا ile بزيرکي ile زيرکانه ile زرنگي ile حذاقت ile هشياري ile کياست )

( SHATER ile ZARANG ile BAHOOSH ile NPASHYAR ile ZABAR VE ZARANG ile NPAFT KHAT ile BA ESTEDAD ile NAGHALA ile ZABA ile زيرک ile MARD RAND ile هژير ile ضرفا ile بزيرکي ile زيرکانه ile ZARANGY ile حذاقت ile NPASHYARY ile KYEST )


- AKIL/LI ile/ve/||/<>/> ERDEM/Lİ

( Akıllı kişiler, sudan hoşlanır. Erdemli kişiler, dağlardan zevk alır.
Akıllılar kıpır kıpırdır, erdemliler dingindir.
Akıllılar neşelidir, erdemlilerse uzun ömürlüdür. )


- AKILLI ile/ve "GÖZÜNDEN AKILLI"

( Ancak görünene/gördüğüne yönelmiş (zavallı) zihinlerin/kişilerin, kavramsalların alanına girdiklerinde nasıl da insafsızca genellemeler yaptıklarına dikkat ediniz! )


- AKİL/LİK ile AKİL BALİĞ


- [ne yazık ki]
AKILLILARIN DURUMU ile/ve/||/<> APTALLARIN TUTUMU

( [ne yazık ki] Sürekli, kuşku içinde. İLE "Küstahça, kendinden emin." )


- AKILLILIK:
"SÜREKLİ SUSKUN OLMAK"
değil
NE ZAMAN, NEREDE VE NE KADAR SUSACAĞIMIZI BİLMEK


- AKIL-MANTIK


- AKILSAL TASAVVUF ile/ve RUHSAL TASAVVUF


- AKILSIZ BAŞ ve/||/<>/> AYAK

( Akılsız başın cezasını, ayaklar çeker. )


- AKILSIZ İLERLEMEK değil AKLI AŞARAK İLERLEMEK


- AKILSIZ "KİMLİK" ve/||/<> KEYFİYET


- AKILSIZ"/"KAFASIZ" ile YETERSİZ(/DÜŞÜNCESİZ)


- AKILTAPARLIK ile/yerine AYDINLANMA

( ADORING TO INTELLIGENCE vs. ENLIGHTENMENT
ENLIGHTENMENT instead of ADORING TO INTELLIGENCE )


- AKIM/AQIM ile/||/<> (MUNDUZ) AKIN/AQIN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir akışlık su. İLE Sel. | Beklenmeyen, ansızın gelen sel. )


- CURRENT COIL[İng.] ile/değil/yerine/= AKIM BOBİNİ


- RÉPARTITION DU COURANT[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIM DAĞILIMI


- UKDE-İ CEREYAN[Osm.] / CURRENT NODE[İng.] / NŒUD DE COURANT[Fr.] / STROMKNOTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM DÜĞÜMÜ


- CURRENT LOSS[İng.] / STROMVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM KAYBI


- KÂTİ-İ CEREYAN[Osm.] / CURRENT BREAKER[İng.] / STROMSPERRE, STROMUNTERBRECHER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM KESİCİ


- SOLÉNOÏDE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIM MAKARASI


- CURRENT RELAY[İng.] / RELAIS DE COURANT[Fr.] / STROMRELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM RÖLESİ


- ŞİDDET-İ CEREYAN[Osm.] / INTENSITÉ DU COURANT[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIM ŞİDDETİ


- CURRENT BALANCE[İng.] / BALANCE DU COURANT[Fr.] / ELEKTRISCHER AUSGLEICH, STROMWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM TERAZİSİ


- CURRENT TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DE COURANT[Fr.] / STROMTRANSFORMATOR, STROMWANDLER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM TRAFOSU


- STROMERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM ÜRETECİ


- CURRENT INTENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= AKIM YEĞİNLİĞİ


- CURRENT DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE COURANT[Fr.] / STROMDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM YOĞUNLUĞU


- CURRENT ATTENUATION[İng.] / ATTÉNUATION DU COURANT[Fr.] / STROMSCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM ZAYIFLAMASI


- AKIM ile/ve/değil/yerine (")AKIL(")


- AKIM ile/değil AKIN


- CEREYAN[Osm.] / CURRENT[İng.] / COURANT[Fr.] / STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM


- AKIM ile/ve/değil DAMAR


- AKIM ile DİSİPLİN


- AKIM ile/ve/||/<> EKOL


- AKIM ile/||/<> GERİLİM

( Akım elektron akışı İLE gerilim potansiyel fark )

( Formül: I = Q/t (amper) İLE V (volt) )


- AKIM ile/ve/<> REOSTA[Fr.]

( ... İLE/VE/<> Elektrik akımının yeğinliğini azaltıp çoğaltmaya yarayan aygıt. )


- AKIM ile/ve/değil/yerine/||/<> UYANIŞ


- AMPERMETER[İng.] / AMPÈRMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIMÖLÇER


- AKIN AKIN (GİTMEK)

( FEVC-Â-FEVC )


- AKIN, AYÇA (İST. 1981) :

( Üç yaşında doktor hatası nedeni ile RA rahatsızlığına yakalandı ve "Engelli" sıfatına sahip oldu. Lise eğitimini Şükran Ülgezen Anadolu Meslek lisesinde, üniversite eğitimini Kadir Has Üniversitesi Grafik Bölümünde aldı ve dönem birincisi olarak mezun oldu. Yabancı dil eğitiminin yanında kişisel gelişim, yaşam koçluğu ve Reiki eğitimleri aldı. Yaşadıklarını, kaybettiklerini, zorluklara rağmen elde ettiği başarıları, kendini ve yaşamını nasıl elde ettiğini kendi gerçek yaşanmışlıklarından örnekler sunarak, yeniden başlamak isteyenlere, sağlıklı bireyler olarak adlandırıldıkları halde çabuk vazgeçenlere ışık tutması amacıyla "Hadi Cesaret" bilahare de "Yaşamak Şart" kitaplarını yazdı. Ayça Akın yazarlığı dışında danışmanlık ve master'lik yapıyor, aynı zaman bir reklam ajansında grafik tasarımcısı olarak iş hayatına devam ediyor. )


- AKINCI ile/||/<> ALABEYİ

( Sınır bölgelerinde akınlar yapan hafif süvari. İLE/||/<> Bölgedeki tımarlı sipahilerin en büyük âmiri. )


- AKINCI/GAZİ[Ar.] ile/ve/||/<> MÜCAHİT[Ar.]

( [ne yazık ki]
[!savaşta]
Sınırların dışına gidenler. İLE/VE/||/<> Sınır içinde savunmada kalanlar. )


- AKINEZİ/AKINESIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSİZLİK


- AKİNEZİ[Yun.] ile AKİNETİK[Fr.]

( Parkinson sendromunun belirtileri. İLE Akinezi hastalığına tutulmuş olan. )


- AKİNEZİ ile/||/<> AKİNETİK

( Devinimsizlik. İLE/||/<> Devinimsiz. )


- AKIN/SÖKÜN ile CURNATA

( ... İLE Bıldırcın sökünü. )


- AKINTI ile AKINTILI ile AKINTISIZ/LIK ile AKINTI BİLİMİ ile AKINTI BİLİMCİ ile AKINTI BİLİMSEL ile AKINTI ÇAĞANOZU


- AKINTI ile/ve/<>/değil DALGA/RÜZGÂR

( Suyun/denizin içinde. İLE/VE/<>/DEĞİL Suyun/denizin üstünde. )


- AKINTI ile DİP AKINTISI

( CURRENT vs. UNDERCURRENT )


- AKINTI ile GOLFSTRİM

( ... İLE Atlas Okyanusu'ndaki sıcak su akıntısı. )


- AKINTI ile/ve/değil/<> KANAMA

( ... ile/ve/değil/<> NEZİF )


- AKINTI ile SIZINTI

( FLOW vs. LEAK/OOZE )


- AKINTI ile/ve/||/<>/> TAKINTI


- AKINTI ile TERS AKINTI

( STREAM vs. BACK STREAM )


- AKINTIYA KAPILMAK değil/yerine AKIŞA KATILMAK/BIRAKMAK


- FLUXMETER[İng.] / FLUXMÈTRE[Fr.] / FLUSSMESSER, FLUXMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIÖLÇER


- AKIŞ BÖLÜMÜ ile AKIŞ ŞEMASI

( FLOWCHAPT vs. FLOWCHART )

( روندنما ile نمودارگردشي )

( RONDNEMA ile NEMODARGARDASHY )


- FLOWCHART[İng.] / SCHÉMA D'ÉCOULEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞ ÇİZENEĞİ


- FLUSSDIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ DİYAGRAMI


- STOP-FLOW INJECTION[İng.] ile/değil/yerine/= AKIŞ DURDURMALI ENJEKSİYON


- FLOW RATE[İng.] / VITESSE D'ÉCOULEMENT[Fr.] / FLUSSGESCHWINDIGKEIT, STRÖMUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ HIZI


- STRÖMUNGSMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ MAKİNESİ


- FLOW POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'ÉCOULEMENT[Fr.] / FLIESSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ POTANSİYELİ


- AKIŞ ile/ve/||/<> AĞ


- AKIŞ ile AKICI ile ÇİÇEK ile ÇİÇEK BUKETİ ile ÇİÇEK BAHÇESİ ile ÇİÇEK TOPLAYICI ile ÇİÇEK ÇELENK ile ÇİÇEKLİK ile ÇİÇEKLİ ile ÇİÇEKLİ ile SAKSI ile ÇİÇEKLER ile AKAN

( FLOW vs. FLOWABLE vs. FLOWER vs. FLOWER BOUQUET vs. FLOWER GARDEN vs. FLOWER PICKER vs. FLOWER WREATH vs. FLOWER-BED vs. FLOWERFUL vs. FLOWERING vs. FLOWERPOT vs. FLOWERS vs. FLOWING )

( جريان داشتن ile جاري کردن ile تندروان شدن ile بده ile جاري شدن ile جريان يافتن ile جاري شونده ile درخت گل ile شکوفه دادن ile شکفتن ile گل ile گلکاري کردن ile گل کردن ile دسته گل ile گلستان ile گلشن ile گلچين ile تاج گل ile باغچه ile پر گل ile شکفتگي ile گلدار ile گلدان ile رياحين ile ساري ile روان ile سيال )

( JARYAN DASHTAN ile JARY KARDAN ile TANDARVAN SHODAN ile BADEH ile JARY SHODAN ile JARYAN YAFTAN ile JARY SHVANDEH ile DARKHT GOL ile SHKOFEH DADAN ile SHKAFTAN ile GOL ile GOLKARY KARDAN ile GOL KARDAN ile DASTEH GOL ile GOLESTAN ile GOLSHEN ile GOLCHYNE ile TAJ GOL ile BAGHCHEH ile پر گل ile SHKAFTAGY ile GOLDAR ile GOLDAN ile رياحين ile SARY ile RAVAN ile سيال )


- AKIŞ ile/değil AKTARIM


- AKIŞ ile/ve/değil/||/<> DÖNGÜ


- AKIŞ ile/ve/<> KENDİLİĞİNDENLİK


- AKIŞ ile/ve/değil/||/<>/> LAMİNER AKIŞ


- RHEOLOGY[İng.] / RHÉOLOGIE[Fr.] / FLIESSKUNDE, FLIESSLEHRE, RHEOLOGIE, STRÖMUNGSLEHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞBİLİM, REOLOJİ


- AKIŞIYLA YAŞAMAK ile/ve/||/<> AŞKIYLA YAŞAMAK


- FLUID STATICS[İng.] / STATIQUE DES FLUIDES[Fr.] / FLIESSKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN DURUK BİLİMİ


- FLUID MECHANICS[İng.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN MEKANİĞİ


- FLÜSSIGKEITSSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN STATİĞİ


- DELK-İ SEYYÂLE[Osm.] / FLUID FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DU FLUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKEITSREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN SÜRTÜNMESİ


- AKIŞKAN ile/ve DEĞİŞKEN

( FLUID vs./and VARIABLE )


- AKIŞKAN ile DEVİNGEN


- SEYYÂL, MÂYÎ[Osm.] / FLUID[İng.] / FLUIDE[Fr.] / FLUID, FLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN


- HAREKET-İ SEYYÂLE[Osm.] / FLUID DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES FLUIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLAR DİNAMİĞİ/DEVİNİMİ


- AKIŞKANLAR DİNAMİĞİ ile/ve/<> AKIŞKANLAR MEKANİĞİ

( Mekâniğin, akışkanların ve gazların hareketleriyle ilgili dalı. İLE/VE/<> Akışkanların, durgun ya da hareket halindeki denge, basınç, hız, ivme, sıkışma ve genleşmelerini inceleyen bilim dalı. )

( FLUID DYNAMICS vs./and/<> FLUID MECHANICS )

( DYNAMIQUE DES FLUIDES avec/et/<> MÉCANIQUE DES FLUIDES )

( STRÖMUNGSLEHRE mit/und/<> STRÖMUNGSMECHANIK )


- AHVÂL-İ SEYYÂLE[Osm.] / MÉCANIQUE DES FLUIDES[Fr.] / FLÜSSIGE MECHANIK, STRÖMUNGSMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLAR MEKANİĞİ


- AKIŞKANLAŞMAK ile AKIŞKANLAŞTIRMAK ile AKIŞKAN/LIK


- SEYYÂLİYET[Osm.] / FLUIDITY[İng.] / FLUIDITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLIK


- AKIŞKANLIK ile/ve SÜREKLİLİK

( FLOWNESS vs./and CONTINUOUSNESS/CONTINUITY )


- AKIŞLI/LIK ile/ve/||/<> GEÇİCİ/LİK


- AKIŞMA ile AKIŞMAZ/LIK ile AKIŞMALI ile AKIŞMASIZ


- AKIŞTA (OLMAK) ile/ve/||/<> SÜREÇTE (OLMAK)


- AKİT ile ÂKİT

( Sözleşme, bağıt, mukavele. | Nikah. İLE Bir işi, karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, bağıtçı. )


- AKİT ile AKİTLİ ile AKİT VAADİ


- AKIT ile/değil ATIK


- AKİTLERDE:
SAHİH >< FASİT ile/ve/||/<> MÜNÂKİT >< GAYR-I MÜN'AKİT ile/ve/||/<> NAFİZ >< GAYR-I NAFİZ ile/ve/||/<> LÂZIM >< GAYR-I LÂZIM


- AKITMA ile AKITMALI


- AKİT'TE, DEĞİŞMEZLİK(İSTİMRAR):
SÜREKLİ ile/<> GEÇİCİ ile/<> GÖRÜNMEZ BİR BOZULMA NEDENİ İÇEREN

( CONSTANCE HERPETUELLE avec/<> CONSTANCE TEMPORAIRE avec/<> CONSTANCE CONTENANT UNE CAUSE LATENTE )


- AKİTTE:
TASAVVUN SURETİYLE BEYİ ile/ve/||/<> TEVLİYET ile/ve/||/<> TERÂBUH ile/ve/||/<> TEHASSÜR ile/ve/||/<> ŞİRKET ile/ve/||/<> İKÂLE ile/ve/||/<> MÜBÂDELE ile/ve/||/<> SARF ile/ve/||/<> TEVEHHÜP ile/ve/||/<> SULH ile/ve/||/<> BORÇ ile/ve/||/<> TEATİ ile/ve/||/<> HIYAR ile/ve/||/<> SELEM ile/ve/||/<> MEŞRÛİYET KEYFİYETİ ile/ve/||/<> RIZÂ VE MUVAFAKAT >< FUZÛLÎ


- AKİVADES[Yun.] değil/yerine/= MİDYE TÜRÜ

( Kumun 5-6 cm. altında yaşar.[İzmir/Ayvalık] )


- AKİZ değil/yerine/= EDİNİLMİŞ


- AKKARINCA ile AKKARINCALAR


- AKKAYAN, DR. S. CAN (İST. 1943 - 1989) :

( İlk öğrenimini Erzurum'da, orta ve lise öğrenimini İstanbul Vefa Lisesinde tamamladı. İ.Ü. Orman Fakültesinden 1967 yılında mezun oldu. Aynı yıl İ.Ü. Orman Fakültesi Amenajman Kürsüsünde Teknik Asistanlık görevine başladı bilahare sınavı kazanarak asistan oldu. 1981 yılında tezini tamamlayarak "Ormancılık İlimleri Doktoru" unvanını aldı. İ.Ü. Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü, Orman Ürünleri Kimyası ve Teknolojisi Anabilim Dalı'nda görevini sürdürürken 28 Mart 1989 tarihinde vefât etti. )