T yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 1.344 başlık/FaRk ile birlikte,
1.344 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(7/7)
- VAROLAN/MEVCÛD ile/ve/=/||/<>/> BİLİNEN/MALUM
- VASÎ[< VESÂYET | çoğ. EVSIYÂ'] ile VÂRİS[< VERÂSET | çoğ. VERESE]
( Bir yetimin/öksüzün ya da akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kişi. | Vefât etmiş birinin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kişi. İLE Kendine kalıt/miras kalan kişi/ler. )
- VAZİYET ETMEK değil VÂZ-I YED ETMEK
( ... DEĞİL Duruma el koymak. )
- VECD ile/ve VÜCÛD
( 12. İLE/ve Sevilenin sevene ikramı. / Bulmak. Zatın kendini kendinde bulması. )
( Zatın sıfatları açısından kendini kendinde bulması. )
- VEDÛD ile ...
( Çok şefkatli, kendine çok sevgi beslenilen. | Tanrı'nın bir isim-sıfatı; seven, sevginin kaynağı. )
- VERİLENİ/SUNULANI:
"YUT" DİYE değil TUT DİYE!
- VİCDAN ve/=/||/<> MÂBED
- VİRD[Ar. çoğ. EVRÂD] ile VİRD[Ar. < VAHÎM]
( Belirli zamanlarda okunması âdet olan Kur'ân-ı Kerîm cüzleri, duaları. İLE Öğrenci.[ŞAKİRD(Fars.)] | Mürit. )
- VUCÛD ile ...
( BULUNMA, VAR OLMA, VARLIK )
- VUCÛD ile/ve VÂKÎ
- VÜCÛD ile/ve VİCDAN
( Bulunuş. İLE/VE Buluş. )
- VÜCÛD ile/ve VİCDAN
( Bulunuş. İLE/VE Buluş. )
- VÜCUT[Ar.] değil/yerine/= GÖVDE
- WEBER KATSAYILARI'NDA:
GÖRME/PARLAKLIK ile/ve KİNESTEZİ ile/ve ACI [ısıyla ortaya çıkan] ile/ve İŞİTME [orta frekanslar] ile/ve BASINÇ [deri] ile/ve KOKU ile/ve TAD [tuz]
( 1/60 ile/ve 1/50 ile/ve 1/30 ile/ve 1/10 ile/ve 1/7 ile/ve 1/4 ile/ve 1/3 )
- WRIGHT ile WRITE ile RIGHT ile RITE ile RIDE ile RIOT
( The wright had to write the right rite before the ride turned into a riot.
Zanaatkâr, yolculuk, bir isyana dönüşmeden önce doğru âyini yazmak zorundaydı. )
- YADIRGAMA ile/ve/> RED
( TO REGARD AS A STRANGER vs./and/> TO DENY )
- YAĞLI CİLT ile/ve/<> SİVİLCELİ CİLT
( Organik Yağlı ve Sivilceli Ciltler için özel kremler )
- YÂHÛD[Ar.] ile Yahûd/Yehûd[Ar.]
( Ya da, ya da, isterseniz. | İyisi, daha doğrusu. İLE Yahudî. Hz. Yâkub'un oğlu Yahuda soyundan gelenler, İsrailoğulları. )
- YAKIN/LIK ile/ve/<> YATKIN/LIK
- YALAN ile/ve/||/<>/> TALAN
- YANAY >< YATAY
( Bir nesnenin, düşey kesiti. | Katmanları gösteren kesit. >< ... )
- YANILGI ile/ve/<> YANILTI
( Yanılma durumu, yanlış davranış. | Bir sanatla, bir bilimle ilgili kuralların gereği gibi uygulanmayışından doğan sonuç. | Yanlışı doğru ya da doğruyu yanlış sanma. İLE/VE/<> Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık. )
- YANILSAMADA/YANILTMADA:
"YERDEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "GÖRÜNÜŞTEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "ÜRETİM" ile/ve/||/<> "AKTARIM" ile/ve/||/<> "YER DEĞİŞTİRME" ile/ve/||/<> "İÇİNE GEÇİRME" ile/ve/||/<> "YENİDEN OLUŞTURMA" ile/ve/||/<> "KAÇIRMA/ÇIKARMA" ile/ve/||/<> "UZTAŞIMA" ile/ve/||/<> "ÖNGÖRÜ"
(
)
( LEVITATION vs./and/||/<> VANISH vs./and/||/<> PRODUCTION vs./and/||/<> TRANSFORMATION vs./and/||/<> TRANSPOSITION vs./and/||/<> PENETRATION vs./and/||/<> RESTORATION vs./and/||/<> ESCAPE vs./and/||/<> TELEPORTATION vs./and/||/<> PREDICTION )
- YAPIT ile YAPIN
( Bir kişinin, emek sonucu ortaya koyduğu şey. | Sanatçının ortaya koyduğu ürün, yapıt. İLE Araç ya da el ile yapılmış her şey. )
- YAPMA!/OLMASIN!
GIYBET ve/||/<> HASED ve/||/<> TAASSUB
- YARADAN ile/değil YARATAN
- YAŞAMAK ve/||/<>/>/< YAŞARKEN YAŞATMAK
- YAŞAMAK ile/ve YAŞATMAK
- YAŞAM'DA:
ANLATIM ile/ve ANLAM
( Yaşam, anlatım ile anlamın birbirinden ayrılmasıyla aydınlanır. )
( The life gets the enlightenment by seperation of expression from meaning. )
( EXPOSITION/EXPRESSION vs./and MEANING (:IN LIFE) )
- YAŞAMSAL(VİTAL) ile/ve/<> YAYILMACI/BULAŞICI(VİRAL)
- YASTIK ile/ MAKAD ile/ MİNDER
- YATAK ile/ve/||/<>/> YASAK
- YATSIMAK" değil YADSIMAK
- YAVAŞLA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AZAL(T)MAK
- yDNA ile/ve/||/<> mtDNA
( Hablogrup. İLE/VE/||/<> Hablotip. )
- YEL ile ÜSTALİZE/ÜSALİZE
( ... İLE Alizelere karşıt olarak, iki yarıkürede de ekvator bölgelerinden, kutuplara doğru, 3-10 km. yükseklerde esen yel. )
- YEMİN/KASEM[Ar.] değil/yerine/= ANT/AND
- YENİDEN DİRİL(T)MEK ile/değil YENİDEN CANLANDIRMAK
( [not] RESURRECTION vs./but RE-ANIMATION )
- YEVM-İ MEAD ile ...
( KIYAMET GÜNÜ (YEVM-EL-FETH, YEVM-ÜD-DÎN, YEVM-ÜL-CEM, -AHD, -FASL, -HAŞR, -KARÂR, -KIYÂM, -MÎÂD, -MİSÂK, -MÎZÂN) )
- YİTİRİLEN ŞEYLER İÇİN ÜZÜLME (İFTİKÂD)
- YÖNTEM/METOD ile YOL
- YÜKSEL(T)MEK ile/değil/yerine YÜCEL(T)MEK
( İTİLA[Ar.]: Yükselme, yücelme. )
( TO BECOME LOFTY, (TO EXALT/SUBLIMATE) vs. TO RISE/INCREASE, (TO PROMOTE) )
- YUMULMAK ile/ve/<>/> "YAMUL(T)MAK"
- YÜRÜTMEK ile/değil/yerine/>< YÜRÜMEK
( Bir şeyleri, parçaları. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşamı, yolu ve bütünü. )
- YUTTURMA ile/değil/yerine/>< TUTTURMA
- ZÂD[çoğ. EZVÂD/EZVİDE/ZEVÂD] ile ZÂD[Ar. < ZİYÂDET] ile ZÂT ile ZÂT ile -ZÂD[Fars.]
( Azık, yiyinti. İLE Çoğalsın, artsın. İLE Kendi. | Asıl, öz, cevher. | Saygıya değer kişi. İLE Sahip, mâlik[hanım][<(dişil/müennes) ZÛ]. | Hekimlik terimlerinde hastalık [ZÂT-ÜD-DİMÂĞ: Beyin dokusunun/nescinin yangısı/iltihabı.], bitkibilim[botanik] ve hayvanbilim[zooloji] terimlerinde "-li, -giller" gibi anlamlarıla sınıflamalar oluşturur.[ZÂT-ÜL-İBRE: İğneli böcekler.] İLE "Doğma, doğuş" anlamına gelerek birleşik sözcükler yapar.[MÂDER-ZÂD: Anadan doğup büyüme. | NEV-ZÂD: Yeni doğmuş.] )
- ZAHİT[Ar.] ile ZAİT[Ar.]
( ... İLE Çoğaltan, artıran. | Gereksiz. | Artı[+]. )
- ZAHMET[Ar.] ile ZAMET[< SAMET < SAMED]
- ZÂT ile/ve/<> MEVCUD
- ZAYIF[Ar. < ZA'ÎF] ile/ve/||/<> KADİT[Ar. KADÎD]
( Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan ya da hayvan). | Görevini yapacak kadar yeterli gücü olmayan. | Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. | Önemli, güvenilir olmayan. | Çok az. | Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. | Başarısızlığı gösteren not. | Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. | Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. İLE/VE/||/<> Çok zayıf. | İskelet. )
- ZEKÂT ve/||/<>/>/< ZEKÂ
- ZELLE(T) ile ZULÜM
( Sürçüp kayma. İLE Güçlü birinin yasaya ya da vicdana aykırı olarak başkalarına yaptığı her türlü kötülük, haksızlık. )
- ZEND[Ar. çoğ. EZNÂD, ZİNÂD] ile ZEND[Ar. çoğ. ZİNÂD] ile ZEND[Ar.] ile ZEN[Jap.]
( Çakmak demiri. İLE Dirsek ile bilek arasındaki iki kemikten iç tarafta bulunanı, dirsek kemiği. [KÛBERE: Dış taraftaki kemik.] İLE Zerdüşt'ün, kendine indiğini ileri sürdüğü kitap. | Eski Farsça'nın bir lehçesi. İLE An bilinci, anda yaşananların/yaşanabileceklerin farkındalığı. )
- ZENDAKA/ZINDIKLIK ile/ve/||/<> İLHÂD
- ZERD/ZERED[Ar. çoğ. ZÜRÛD] ile ZERD[Ar.]
( Halka halka örülmüş savaşçı zırhı. İLE Sarı. | Solgun, soluk. )
- ZERRE ile MONAD
- ZERZEVÂT/SEBZEVÂT[Fars.] değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ
- ZEVÂD[Ar. < ZÂD] ile ZEVÂT[Ar. < ZÂT] ile ZEVÂD[Fars.]
( Azıklar, yiyintiler. İLE Kişiler/şahıslar, kimseler. İLE Azık, erzak stoku. )
- ZEVK ile BEĞENİ/İÇ TAT
( ENJOYMENT vs. LIKE )
- ZEVK ile/ve BİRLİK/TEVHİD
- ZEVK ile/ve TEVHİD
( Tevhidin tadı, onu kullananındır. )
( Ham tevhidden yararlanılmaz. )
( Her boyaya boyanmak tevhid değildir. )
( Tevhidin hali, kullanandan sarf olunur. )
( Zevk, deryada kaybolmaktır. )
( Tevhidin tadını, aletleri kullanarak dolabı yapanlar bilirler. )
( Birinci tevhid, ağacı kesenin tevhididir. İkincisi mobilyacının, üçüncüsü de o mobilyayı kullananın tevhididir. Tahtacı kestiği ağaca, mobilyacı dolaba imrenmiştir. O tevhid dolabını taşıyan hamalın ise ambalajın içindeki eşyadan haberi yoktur. )
- ZİMÂM-DÂR[Ar., Fars.] ile ZİLYED[Ar.]
( Bir işi elinde tutan, yöneten, yürüten. İLE Bir malı/gayrımenkulü elinde tutan, malı -sahibi olsun ya da olmasın kullanmakta bulunan kişi. )
- ZIT ile/değil İHTİLÂF
( [not] OPPOSITE vs./but CONFLICT )
- ZIT ile/yerine/değil ÖBÜR/ÖTEKİ UC
( [not] OPPOSITE vs./but OTHER TIP
OTHER TIP instead of OPPOSITE )
- ZORLAMAK ile/ve/||/<>/> ZORTLAMAK
- ZÜHD ile FERÂGAT
- ZÜHD ve KANAAT
- ZÜHD ve TAKVÂ ve MÜCÂHEDE
- ZÜHD ile UZLET
- ZÜMRÜT ile ZEBERCED
( ... İLE Zümrütten daha açık yeşil olan ve zümrüt kadar değeri olmayan bir süs taşı. )
(1996'dan beri)