Bugün[07 Haziran 2026]
itibarı ile 11.599 başlık/FaRk ile birlikte,
11.599 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(48/48)


- YOZLAŞMIŞ ile YOZLAŞMIŞ İNSANLAR ile BOZUK ile YOZLAŞTIRICI ile BOZULABİLİR ile YOLSUZLUK ile YOZLAŞTIRICI ile YOZLAŞTIRICI

( CORRUPT vs. CORRUPT PEOPLE vs. CORRUPTED vs. CORRUPTER vs. CORRUPTIBLE vs. CORRUPTION vs. CORRUPTIVE vs. CORRUPTOR )

( تباه شدن ile انحراف اخلاقي ile تباه کردن ile فاسد ile تباه ile تبه ile تطميع کردن ile بدراه ile اهل فساد ile فاسدکردن ile منحرف کننده ile فساد پذير ile تطميع ile تباهي ile بدراهي ile آلايش ile فساد ile فساد آميز ile مستعد تباهي )

( TABAH SHODAN ile ENHERAF AKHLAGHY ile TABAH KARDAN ile FASAD ile TABAH ile TABEH ile TATAMYE KARDAN ile بدراه ile اهل فساد ile FASADKARDAN ile MONHERF KONANDEH ile FESAD PAZYR ile TATAMYE ile تباهي ile بدراهي ile ALAYSH ile FESAD ile FESAD AMYZ ile MOSTED TABAHY )


- YUGOSLAVYA > BOSNA-HERSEK, HIRVATİSTAN, KARADAĞ, KOSOVA, MAKEDONYA, SIRBİSTAN, SLOVENYA

( )


- YÜK ile/ve/||/<> BASINÇ


- CHARGED CONDUCTOR ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DU CONDUCTEUR CHARGÉ[Fr.] / BELASTETE LEITERENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ İLETKEN ENERJİSİ


- CHARGED CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR CHARGÉ[Fr.] / BELASTETER LEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ İLETKEN


- BLAST-FURNACE[İng.] / HOUT FOURNEAU[Fr.] / HOCHOFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK FIRIN


- YÜKSELİP/İLERLEYİP BİRLEŞMEK ile/değil/yerine BİRLEŞİP YÜKSELMEK/İLERLEMEK

( 23 + 43 = 72 İLE/DEĞİL/YERİNE (2 + 4)3 = 216 )

( image )


- YULAF ile BROM

( ... İLE Yabani yulaf. )


- YUMURTA[İng. EGG] ile/||/<> ALOJENİK[İng. ALLOGENEIC] ile/||/<> AMNİYON[İng. AMNION] ile/||/<> BASIMLAMA[İng. IMPRINTING] ile/||/<> BAŞKALAŞIM[İng. METAMORPHOSIS] ile/||/<> LARVA

( Yumurta, biyolojide, dişi üreme gözesi. Botanikte, yumurta bazen makrogamet olarak da adlandırılır. @@ 1. Aynı türe ait olmasına karşın bireylerin genlerinin farklı olmasıdır. Homo sapiens (modern insan) türünde, tek yumurta ikizleri haricindeki her birey birbiriyle alojeniktir. @@ Sürüngenlerde, kuşlarda ve memelilerde dölütü (embriyoyu) saran ve içinde amniyon sıvısı bulunan zardır. Karada yumurtlayan hayvanların tümünün yumurtasında da bulunan amniyon, balıkların ve kurbağagillerin yumurtalarında yoktur. "Amniyos" olarak da bilinir. @@ Kuluçkadan sonra yumurtadan yeni çıkan bir kuşun, örneğin ördeğin, çevresinde ilk yürüyen nesneyi takip etmeye başlaması ve bu nesneye bağlanmasıdır. @@ Bazı böcek ve kurbağa gibi canlıların, yumurtadan çıktıktan sonraki gelişme evrelerinde yapısal ve fiziksel değişikliğe uğrayarak atalarına benzer hale gelmeleri olayına denir. Aynı tür içerisinde, morfolojik, fizyolojik ve anatomik olarak birbirinden tamamen farklı yapılara dönüşmesi olarak da tanımlanabilir. En bilinen örneği, tırtılın belirli bir süre sonra önce koza (pupa) haline, sonra ise kozanın farklılaşarak kelebeğe dönüşmesidir. @@ Başkalaşım geçiren hayvanların yaşamlarının ilk evresi. Bu evre, yumurtadan çıktıktan sonra pupa evresine geçinceye kadar olan dönemi kapsar. Larvalar cinsel gelişimini tamamlamamış genç hayvanlar. Kelebeklerde larvalar "tırtıl" adını alırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YUMUŞAKÇA ile BALIK

( MOLLUSC vs. FISH )


- SOFTENING[İng.] / ADOUCISSEMENT[Fr.] / BLEIRAFFINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YUMUŞATMA


- YUNİT[İng. < UNIT] değil/yerine/= BİRİM


- YUNUS ile BAIJI BEYAZ YUNUS

( ... İLE Ne yazık ki, soyu tükenmiştir. :( )


- YUNUS ile BALİNA

( Yunuslar ve balinalar 38 cins ile 90 türden oluşur. )

( Yunuslar, balina ailesinden gelir. )

( Yunuslar, beyinlerinin bir yarısını ve aynı anda zıt yöndeki gözlerini kapatarak uyur. Beynin geri kalanı uyanık kalırken öteki göz, yırtıcı hayvanları ve engelleri izler ve su yüzüne çıkıp soluk almayı anımsar. İLE ... )

( 260'a kadar dişleri olabilir. [Dişleri sadece avı kavramaya yarar.][Avlarını bütün olarak yutar.] İLE ... )

( Yunusların derisi su akışını en üst sınıra çıkaracak biçimde iki saatte bir dökülür ve yenilenir. İLE ... )

( Yunusların ses telleri yoktur. [Çıkardıkları dil şaklatması, ıslık, inilti, ciyaklama ve havlamaya benzer seslerin tümü burun kanallarının altıdanki keselerden gelir ve saniyede 1200'ü bulduğu olur.] İLE ... )

( ... İLE Balinaların kemikleri süngerimsidir ve içi yağla doludur. [Bu sayede su üstünde durabilirler.] )

( Yağlı ve saydam bir salgı, gözleri denizin olumsuz etkisinden korur. )

( Gebelik süreleri 330-360 gündür. İLE Gebelik süreleri 330-365 gündür. )

( Doğum anında dişi yunusların yanında başka iki dişi yunus daha bulunur. Bu hayvanlar anne yunusun iki yanında yüzerler. Görevleri doğum anında savunmasız kalan anne yunusu ve yavruyu korumaktır. Doğum sırasında akan kanın kokusuna gelebilecek köpek balıklarına karşı anneyi ve yavruyu bu yardımcı yunuslar korur. )

( MECÂRÎ-İ HEVÂİYE: Balina, yunus, gergedan gibi bazı hayvanların başlarının üst tarafında bulunan bir ya da iki delik. )

( Yunus ile Balina )

( Gözleri açık uyurlar. İLE ... )

( )

( )

( )

( DOLPHIN vs. WHALE )

( DELPHINUS cum BALAENA MISTYCETUS )

( ... con LA BALLENA )


- YURTTA SULH, CİHANDA SULH ve/||/=/<> BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM


- YÜRÜMEK ile/ve BAHTERE[Ar.]/HİRÂM[Fars.]

( ... İLE/VE Salına salına, hoş yürüyüş. )


- YUVARLAMAK ile BURMAK


- SURFACE BOLOMETER[İng.] / BOLOMÉTER DE LA SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENBOLOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY BOLOMETRESİ


- SURFACE BARRIER[İng.] / BARRIÈRE EXTÉRIEURE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ENGELİ


- BUOYANCY[İng.] / POUSSEE[Fr.] / AUFFRIEB[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZME KAPASİTESİ


- YÜZÜNE-GÖZÜNE BULAŞTIRMAK ile BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT ETMEK


- YÜZYIL GEÇİŞİNDE ile/ve/||/<>/> BİNYIL GEÇİŞİNDE


- Z0-BOSON[İng.] / BOSON-Z⁰[Fr.] / Z0-BOSON[Alm.] ile/değil/yerine/= Z0 BOZONU


- ZAAF ile BEKLENTİ


- ZAFER ile/ve BAŞARI


- ZÂHİR ile/ve BÂTIN

( Sonra/Âhir. İLE/VE Önce/Evvel. )

( Sırt. İLE/VE Karın. )

( Adâlet ile dengelenir. İLE Aşk ile dengelenir. )

( Güneş bâtı(n)dan [içinizden] doğar. )


- AŞK:
ZÂHİRÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BÂTINÎ


- ZAMAN VE ZEMİNDE NESNE değil BİRLİKTE OLUŞMAYLA

( Özdek/nesne, zamanı gerçekleştiren devinimdir. )


- ZAMAN[Ar.] ile HIKBE[Ar.] ile BURHE[Ar.]


- ZAN ile BÂTIL İNANÇ

( GÜMÂN ile ... )

( SURMISE vs. SUPERSTITION )


- ZANNEDİYORUM ile/ve/||/<> BELLEĞİM YANILTMIYORSA


- ZANNETMEK ile/ve/||/<> BİLE DEĞİL


- [ne yazık ki]
ZARARLILARIN TÜKETİMİNDE:
(")İLGİLİ(/LİK)(") ile/ne yazık ki/<>/> ALICI(/LIK) / MÜŞTERİ(Sİ OLMA) ile/ne yazık ki/<>/> BAĞIMLI(/LIK)

( Başlangıçta. İLE/NE YAZIK Kİ/<>/> Ortada. İLE/NE YAZIK Kİ/<>/> İleride. )


- ZÂTEN" değil/yerine BİLİNDİĞİ GİBİ/MÂLUM


- ... ZÂT-EN değil/yerine/>< ... BİLİYORSUNUZ


- ZÂTEN ... ile/değil/yerine BİRİNCİSİ, ...


- ZÂTÎ ve/<> BÂKÎ

( Hocası. VE/<> Öğrencisi. )


- ZÂT-ÜL-BATNEYN[Ar.] ile BIVENTRE[Fr.] ile ...

( İkikarınlı. )


- ZATÜRRE/PNEUMONİ/PNÖMONİ ile/||/<> BRONŞİT

( Bronşların yangılanması, öksürük ve balgam ile ilişkili bir solunum yolu sayrılığı. İLE/||/<> Akciğer dokusunun yangılanması, ateş ve öksürük ile ilişkili bir solunum yolu bulaşı. )


- ZATÜRRİE/PNÖMONİ değil/yerine BATAR

( Akciğer yangısı/iltihabı. )

( PNEUMANIA )

( PNEUMONIE )


- ZEHİRLEYİCİ(/"ZEHİRLİ") GAZ ile BOĞUCU(ASFİKSİYAN) GAZ

( ... İLE Yanardağ ya da maden ocağı gibi yerlerde çıkan tehlikeli gaz. )

(

Zehirleyici(/"Zehirli") Gazlar ile Boğucu Gazlar Arasındaki Farklar

1. Zehirleyici Gazlar (Toksik Gazlar)

Tanım: Solunduğunda gövdeye kimyasal olarak zarar veren, genellikle gözelere, örgenlere ya da sinir düzenine doğrudan etki eden gazlar.

Etkileri:

  • Gözesel işleyişi bozar.
  • Örgen yetmezliğine ya da ölümcül zehirlenmelere yol açabilir.
  • Etkileri genellikle kalıcı ya da gecikmelidir.
GazÖzelliği
Fosgen (COCl₂)İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılan; akciğerlerde sıvı birikmesine neden olur.
Klor (Cl₂)Mukozalarda yanma, öksürük, boğulma hissi.
Hidrojen Siyanür (HCN)Hücrelerin oksijen kullanmasını engeller.
Kükürt Dioksit (SO₂)Solunum yollarında yakışa(tahrişe) neden olur.
Amonyak (NH₃)Göz ve solunum yollarında yanık etkisi oluşturabilir.

2. Boğucu Gazlar (Asfiksiyanlar)

Tanım: Solunduğunda doğrudan oksijenin yerini alarak ya da oksijenin kullanımını engelleyerek boğulmaya yol açan gazlar.

Etkileri:

  • Oksijenin yerini alarak ortamda boğulmaya neden olur.
  • Bazıları kandaki oksijen taşıma işlevini bozar.
  • Bilinç kaybı, baş dönmesi ve ani ölümle sonuçlanabilir.

a) Yalın Boğucular

GazÖzelliği
Azot (N₂)Kapalı ortamda oksijenin yerini alarak boğulmaya yol açabilir.
Metan (CH₄)Yanıcıdır; yüksek yoğunlukta oksijen yetersizliğine neden olur.
Helyum (He)Solunum yerine geçerek boğulmaya neden olabilir.

b) Kimyasal Boğucular

GazÖzelliği
Karbonmonoksit (CO)Hemoglobinle birleşerek oksijen taşınmasını engeller.
Hidrojen Sülfit (H₂S)Sinir düzenine hızla etki eder, solunumu durdurabilir.

Temel Farklar

Özellik Zehirleyici Gazlar Boğucu Gazlar
Etki biçimi Kimyasal zehirleyici etki Oksijen eksikliğiyle boğulma
Hedef Örgenler, gözeler, sinir düzeni Solunum düzeni ve kan dolaşımı
Örnek Gazlar Fosgen, HCN, Klor, NH₃ CO, CH₄, N₂, H₂S
Sonuç Zehirlenme, doku hasarı Bilinç kaybı, ölüm
Kalıcılık Kalıcı ya da gecikmeli etki Genellikle ani etki
)


- ZEKÂ ile/ve/<> BECERİ/MAHÂRET

( İç duyuların hızlılığı, açıklığı, keskinliği. İLE/VE/<> Gövdenin yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu. Ustalık. )

( Soyutlama gücü. | Bilenme. | Tezkiye. İLE/VE/<> Yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma/sonuçlandırma yeteneği. )

( Kişi, kendine, becerilerini geliştirecek zamanı ayırmalıdır. )

( Kişi, kaba kuvvet kullanırken, ötekiler beceriye başvurur. )

( Arzu ve imgeleme dünyayı yaratır, zekâ ise ikisini bağdaştırarak bir uyum ve barış duygusunu sağlar. )

( Zekâ, yabancıya karşı kullanılır. [yakınlara ya da yakınlar arasında değil!] )

( CERBEZE: Zekâ keskinlği. )

( Desire and imagination create the world and intelligence reconciles the two and causes a sense of harmony and peace. )

( INTELLIGENCE vs./and/<> SKILL/ABILITY )


- ZEKÂ ile/ve/<> BİLGELİK

( Mutlu olmak için kendimizi (özümüzü) bilmek dışında hiçbir şeye gereksinimimiz olmadığını bilmek, bilgeliktir. )

( Üstün kişinin parlak zekâsı, değişmez bir özelliğidir. )

( Hayret ve merak bilgeliğin şafağıdır. )

( Ne sevmek, ne de nefret etmek; tüm uygulayımsal/pratik yaşam bilgeliğinin bir yarısını, "Hiçbir şey söylememek" ve öbür yarısını da "Hiçbir şeye inanmamak" oluşturur. )

( Zihninizin tutsağı olduğunuzu, kendi yarattığınız hayali bir dünyada yaşadığınızı bilmek, bilgeliğin şafağıdır. )

( ZEKÂ: Gerektiğinde, düşüncelerini değiştirebilmektir. )

( SMART:
SPECIFIC
MEASURABLE
ACHIEVABLE
REALISTIC
TIME BOUND )

( To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom.
Wonder is the dawn of wisdom.
To know that you are a prisoner of your mind, that you live in an imaginary world of your own creation is the dawn of wisdom. )

( INTELLIGENCE vs./and/<> WISDOM )


- ZEKÂ değil/ne yazık ki BOŞLAMA(İHMAL)

( Çocukların, telefonda/tablette oyun bulup oynaması, zeki olduğunu değil ne yazık ki, boşlandığını gösterir. )


- ZEKİ ile/ve/değil/yerine/<>/< BİLGE

( [Sorunu] Çözümleyen/çözen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/< Önleyen. )

( Nerede aptal olacağını biliyorsan, yeterince zekisin demektir. )


- ZEMİN ile/ve/<> BAĞLAM


- ZEN ile/ve/||/<>/< BUDİZM/FELSEFE

( ZEN vs./and/||/<>/< BUDHISM/PHILOSOPHY )


- ENRICHMENT FACTOR[İng.] / FACTEUR D'ENRICHISSEMENT[Fr.] / BEREICHERUNG FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENGİNLEŞTİRME ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- ENRICHMENT[İng.] / ENRICHISSEMENT[Fr.] / BEREICHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENGİNLEŞTİRME


- ZENGİNLİK ile BAŞARI


- ZENGİNLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAŞARI


- ZENGİNLİK ile/ve/<> BEREKET

( GINÂ' ile/ve/<> ... )


- ZENGİNLİK ile/ve/<>/değil/yerine BOLLUK


- ZEVK ile BEĞENİ/İÇ TAT

( ENJOYMENT vs. LIKE )


- ZEVK ile/ve BİRLİK/TEVHİD


- ZİFT[Osm.] / PITCH, TAR[İng.] / BRAI, GOUDRON[Fr.] / TEER, TEEREN, PECH[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİFT, KATRAN


- ZİGOT[İng. ZYGOTE] ile/||/<> ALEL DIŞLANMASI[İng. ALLELIC EXCLUSION] ile/||/<> AYRIKLIK (TRANS-DÜZENLEME)[İng. TRANS-ARRANGEMENT] ile/||/<> AYRILMA KURALI[İng. LAW OF SEGREGATION] ile/||/<> BOZUCU SEÇİLİM[İng. DISRUPTIVE SELECTION] ile/||/<> ÇEKİNİK GEN[İng. RECESSIVE GENE] ile/||/<> HETEROZ[İng. HETEROSIS] ile/||/<> HETEROZİGOT AVANTAJI[İng. HETEROZYGOUS ADVANTAGE] ile/||/<> HOMOZİGOT[İng. HOMOZYGOUS]

( Bir yumurta ve spermin birleşmesiyle oluşan ilk göze. Anneden ve babadan birer set olmak üzere iki set kromozom bulundurur. Ancak yumurta ve sperm gözelerinin her biri, mayoz bölünme sebebiyle sadece bir set kromozom içerir. Zigotun bölünmesi ve büyümesiyle embriyo oluşur. @@ Heterozigotluk durumunda bir genin bulunabileceği lokustaki iki alelden yalnızca birinin ifade edilmesi durumudur. İmmoglubulin ve T Hücresi Reseptörlerini kodlayan genlerde bu durum görülür. T Hücrelerinde sadece 1 set TCR geni ifade edilir. @@ Ebeveynlerinden mutant ve doğal aleller aktarılmış olan, iki özellik açısından da heterozigot genler. Genlerin karşılıklı iki DNA zincirinde çapraz olarak iki baskın ya da iki çekinik özellik bulunması durumu. Bireyde birbirine bağlı olarak iki baskın gen ve iki çekinik gen varken mayoz bölünme sırasında birbirine bağlı bir çekinik bir baskın gamet oluşması ve çocuğa aktarılması durumunda trans-düzenlemeye rastlanabilir. @@ Bir genin iki farklı alelinin ayrılarak farklı gametlere dağılması. Tamamen rastgele gerçekleşir. Eğer genler homozigot ise gametlerdeki ayrılan genler %100 aynı olur. Fakat eğer ayrılan genler heterozigot ise gametlerin %50'si baskın aleli, diğer %50'si ise çekinik aleli alır. @@ Bir özellik için uçlardaki özelliklerin seçilmesi ve ortada kalan özelliğe karşı olunması. 2 alelle kontrol edilen bir özellik için çekinik ve baskın homozigot genin tercih edilmesi ve heterozigota karşı olunması. Heterozigot bireylerin sayısında azalma görülür. @@ Alelde heterozigot durumdayken fenotipte gözlemlenemeyen genlerdir. Yalnızca homozigot durumdayken fenotipte gözlemlenebilirler. @@ Daha az güçlü homozigot ebeveynlerden oluşan heterozigot dölün alışılmışın dışında bir gelişim, güç gösterip, daha sağlıklı olması. @@ Aşırıbaskınlık. Bir dengeleyici seçilim çeşididir. Bu durumdaki türlerin bazı özelliklerinin genetik temeli açısından heterozigot olan bireyler, homozigot baskın ya da homozigot çekinik genotipe sahip bireylerden avantajlı olurlar. Belirli bir lokusta bulunan heterozigot genotipin, homozigot genotipten daha yüksek uyum başarısına sahip olması durumudur. @@ Kromozomlarda verilen bir alel çifti ya da serisi bakımından aynı genleri taşıyan bireylerdir. Homozigotlar, belirli bir özellik bakımından sadece tek tip gamet meydana getirirler ve bu nedenle de saf olarak görülürler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ZİHİN ile/||/<> BEDEN

( Bilinç sorunu )

( David Chalmers tarafından 1996 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1966-) (Ülke: Avustralya) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Bilinç problemi, zombi argümanı) )


- ZİHİN ile/ve/||/<>/< BEYİN

( Örümcek ağı. İLE/VE/||/<>/< Örümcek. )

( MIND vs./and/||/<>/< BRAIN )


- ZİHİN ile/ve/değil/yerine BİRLEŞTİRİCİ/KAPSAYICI ZİHİN

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Koşullara karşı mücadele eden, başlangıçta düş kırıklığına uğrasa da zafere ulaşan, eylem halindeki sevgi. )


- ZİHİN ve/||/<>/> BİR(LİK)


- ZİNCİR ile/ve/değil/yerine/||/<> BLOK ZİNCİR

( İki uclu/yönlü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Altı yönlü/yanlı/yüzlü. )


- ZİNCİR ile BOSA, MANTİLYE

( ... İLE Gemide kullanılan bir zincir. )


- BOUCLIER[Fr.] ile/değil/yerine/= ZIRH


- OXYDE DE ZIRCONIUM PUR[Fr.] / BADDELEYIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİRKONYUM OKSİT


- ZİYÂDE[Ar.] ile/ve/||/<>/> BEREKETLİ[Ar.]


- ZŌĒ[Yun.] ile/ve/||/<> BIOS[Yun.] ile/ve/||/<> VIVERE[Lat.] ile/ve/||/<> SI VIVERE[Lat.]

(

ZŌĒ ile BIOS ile VIVERE ile SI VIVERE arasındaki FaRkLaR...
Ölçüt ZŌĒ (Yun.) BIOS (Yun.) VIVERE (Lat.) SI VIVERE (Lat.)
Temel Anlam Canlılık, yaşam gücü Belirli yaşam biçimi Yaşamak Kendisi olarak yaşamak
Yaşam Türü Biyolojik yaşam Toplumsal / etik yaşam Yaşam eylemi Bilinçli yaşam tarzı
Bilinç Gerekli değil Gerekli Gerekli değil Zorunlu
Özne Tüm dirimliler İnsan/kişi (politik özne) Dirimli Kendilik bilinci olan birey
Düzlem Doğal Etik–politik Dirimsel / olgusal Aktöresel / varoluşsal
Değer Boyutu Yok Var Yok Güçlü biçimde var
Felsefî Karşılığı Salt yaşam Yaşam biçimi Yaşamın gerçekleşmesi Yaşamın özüyle uyumu
Birbiriyle İlişki Yaşamın ham durum Zōē’nin biçimlenmiş durumu Zōē’ye denk düşer Bios’a yakın bir etik duruş
Yaygın Yanlış Anlama "İnsan yaşamı" sanılması Dirimsel yaşam sanılması İyi yaşamla karıştırılması Bireycilik sanılması
)


- ZONE :/yerine BÖLGE, ALAN


- ZOR ile SERT VE HIZLI ile SERT ISIRILMIŞ ile HAŞLANMIŞ ile BASILI KOPYA ile SERT EL ile SERT KAFA ile SERT AKÇAAĞAÇ ile ZOR SATIŞ ile SERT SET ile SERT KABUK ile SİNDİRİMİ ZOR ile ERİMESİ ZOR ile MONTAJI ZOR ile MEMNUN ETMEK ZOR ile DONANIM ile SERT KABLOLU ile ÇALIŞKAN ile SERTLEŞMEK ile ZORLU ile SERTLİK ile ZOR İŞ ile ZORLUK ile ZORLUKLAR

( HARD vs. HARD AND FAST vs. HARD BITTEN vs. HARD BOILED vs. HARD COPY vs. HARD HANDED vs. HARD HEAD vs. HARD MAPLE vs. HARD SELL vs. HARD SET vs. HARD SHELL vs. HARD TO DIGEST vs. HARD TO MELT vs. HARD TO MOUNT vs. HARD TO PLEASE vs. HARD WARE vs. HARD WIRED vs. HARD WORKING vs. HARDEN vs. HARDLY vs. HARDNESS vs. HARDSCRABBLE vs. HARDSHIP vs. HARDSHIPS )

( صلب ile صعب ile زمخت ile دشوار ile سنگ آسا ile دج ile شاق ile مشکل ile شاقه ile سخت گير ile سفت ile شداد ile سخت ile لازم الاجراء ile سرسخت وخشن ile سفت پز ile نسخه ملموس ile شاخ جنگي ile قند افرا ile زور چپاني ile منقبض شده ile سفت شده ile کاسه دار ile ديرهضم ile ديرگداز ile بدرکاب ile نازک نارنگي ile مشکل پسند ile فلز آلات ile سخت افزاري ile زحمت کش ile سختکوش ile محکم شدن ile بادوام نمودن ile سفت کردن ile مشکل کردن ile ماسيدن ile سخت شدن ile سخت کردن ile بسختي ile صلابت ile سختي ile سفتي ile صعوبت ile سخت مشغول ile مرارت ile عسرت ile دشواري ile مشقت ile مصيبت ile تعب ile تنگي ile محنت ile ذلت ile شدائد )

( SALAB ile SAB ile ZAMKHT ile DASHVAR ile SANG ASA ile DEJ ile SHAGH ile MOSHEKL ile SHAGHEH ile SOKHT GYR ile SOFT ile SHODAD ile SOKHT ile LAZM OLEJRA ile SARSOKHT VAKHSHEN ile SOFT PEZ ile NASKHEH MALMOS ile SHAKH JANGY ile GHAND AFRA ile ZUR CHPANY ile MONAGHABZ SHODEH ile SOFT SHODEH ile KASEH DAR ile DYRAYAZM ile DYRAGDAZ ile بدرکاب ile NAZAK NARANGY ile مشکل پسند ile FELZ ALAT ile SOKHT AFZARY ile ZAHMAT KESH ile SOKHTAKOOSH ile MOHKAM SHODAN ile BADVAM NEMUDAN ile SOFT KARDAN ile MOSHEKL KARDAN ile ماسيدن ile SOKHT SHODAN ile SOKHT KARDAN ile BASKHTY ile SALABAT ile SOKHTY ile SOFTY ile SOUBAT ile SOKHT MOSHGHUL ile MARART ile ASARAT ile DASHVARY ile MOSHGHT ile MOSYBAT ile تعب ile TANGY ile محنت ile ZALAT ile SHODAED )


- ZORUNLU ile BAŞKA TÜRLÜ OLAMAZ OLAN


- ZORUNLULUK ile/ve/değil/yerine/<>/< BAĞLAYICILIK


- ZÜ-L-CİNSEYN[Ar.] = BISEXUELLE[Fr.] = ...

( İkieşeyli, hünsa. )


- ZULM[Ar.] ile BAĞY[Ar.]

( Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. İLE Hakkı olunmayan bir şeyi zor kullanarak ve ihtirasla istemek. )


- ZÜMRÜT ile BÎRÛZ[Fars.]

( ... İLE Zümrüte benzer, değersiz yeşil bir taş. Gökzümrüt, yalancı zümrüt. | Kısmetsiz. )


- ZÛR[Ar.] ile KEZİB[Ar.] ile BÜHTÂN[Ar.]